Jump to content

Bugün Sizi Hangi Şiir Anlatıyor?


schizophrana

Önerilen Mesajlar

İnsan her şeyi elinde tutamaz hiç bir zaman

Ne gücünü ne güçsüzlüğünü ne de yüreğini

Ve açtım derken kollarını bir haç olur gölgesi

Ve sarıldım derken mutluluğuna parçalar o şeyi

Hayatı garip ve acı dolu bir ayrılıktır her an

Mutlu aşk yoktur

 

 

Güzel aşkım tatlı aşkım kanayan yaram benim

İçimde taşırım seni yaralı bir kuş gibi

Ve onlar bilmeden izler geçiyorken bizleri

Ardımdan tekrarlayıp ördüğüm sözcükleri

Ve hemen can verdiler iri gözlerin için

Mutlu aşk yoktur

 

Aragorn

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Düşüme Düştün...Canın Acımadı Ya...

 

Gitmeyi öğrettiler bana, kalmak nasıldır..?

nasıldır bir göğüste endişesiz uyumak..?

 

ne zaman düştün sol yanıma da, vuruldum sözlerimden

benim yazım değilsin, korkarım kışım da

tenimde çıldırmış bir dilek tutuşturur iliklerimi

sen ateşsin

saat 17.28

kimbilir, şimdi neredesin

 

yoruldum korktuğum yangınlara yakalanmaktan

suya düştü intihar, boğuldu son bakış

kimi istesem uzaktır kıyı boyları

vedalar alnıma işlenmiş, nakış nakış

 

aşk! Sevdiğim ama dokunamadığım çiçek

kulaç attığım dalgalara sıkıştı haykırışım

gitmeyi öğrettiler bana, kalmak nasıldır..?

nasıldır bir göğüste endişesiz uyumak..?

yırttığım takvim yapraklarında ağlıyor çocukluğum

söylesene, nasıldır dudaklarını bir dudakta uyutmak..?

 

ne zaman girdin aklıma da, karıştım gecelerde

benim sevdam değilsin, korkarım sevenim de

yürekte şaha kalkmış bir arzu ıslatır dilimi

sen havasın

saat 22.16

kimbilir, şimdi hangi kuytudasın

 

arındım ve çözüldüm geçmişin kirli nefesinden

geceye düştü uyku, titredi acı soluk

kimi çağırdıysam, kapalıdır seslerinin yolu

üşümeler içimden akıyor, oluk oluk

 

tutku! Bildiğim ama gösteremediğim resim

akıttığım renklere takıldı gül yüzlü uçurtmam

susmayı öğrettiler bana, konuşmak nasıldır..?

nasıldır, bir sesin içinde bağdaş kurup dinlenmek..?

yitirdiğim öpüşlerde yanıyor sevgilerim

söylesene, nasıldır bir yüreğin içinde demlenmek..?

 

ne zaman geldin yanıma da, dağıldı hüznüm

kaçarım değilsin, korkarım tutanım da

sen topraksın

saat 22.39

kimbilir, şimdi hangi duygunun uykusundasın

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

take this kiss upon the brow!

and, in parting from you now,

thus much let me avow-

you are not wrong, who deem

that my days have been a dream;

yet if hope has flown away

in a night, or in a day,

in a vision, or in none,

is it therefore the less gone?

all that we see or seem

is but a dream within a dream.

i stand amid the roar

of a surf-tormented shore,

and i hold within my hand

grains of the golden sand-

how few! yet how they creep

through my fingers to the deep,

while i weep- while i weep!

o god! can i not grasp

them with a tighter clasp?

o god! can i not save

one from the pitiless wave?

is all that we see or seem

but a dream within a dream?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Uçurum dibinde nasıl göründüğümü

Merak ederim hep.

Yüzümün aynadaki boşluğuna hep bakmak isterdim.

İnançlarımın kırık döküldüğü yeri anlamak için

kalabalıklar içindeki yalnızlığıma dokunmak isterdim...

Aşktı adın uçurumda, yanı başımda

aynadaki suretimdi yüzüm,

aykırı kanardı bana.

İnançlarımın çoğu yalanmış

alay ederdi benimle.

Çok geç anladım, kalabalıklar arasındaki

senmişsin dokunamadığım...

Yalnızlığım diye küçümsediğim senin sevginmiş,

Geceleri ansızın uyanıp

incitilip durduğum senin yokluğunmuş...

Onca sevişmeden sonra değişememişsem,

sihirli bir aydınlıkta,

içimde bir yer sonsuz hasret kaldığı içinmiş...

İşte onca yalan geçen hayatımda

buymuş tek gerçeğim...

--------------------

Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa

ben koca bir hayat sığdırdım...

Beni sevmemene isyan edip kaçmak,

sende aradıklarımı hayatla doldurmaya çalışmak,

ruhumun en büyük yanılgısıydı...

Hayat bana en acımasız yüzünü

sevgini inkar ettiğim zamanlarda gösterdi...

Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,

hayata başladığım yerde,

kalbindeyim...

Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:

Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Biliyorum Sana Giden

 

Biliyorum sana giden yollar kapalı

Üstelik sen de hiç bir zaman sevmedin beni

 

Ne kadar yakından ve arada uçurum;

İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

 

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm

Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

 

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım

Ben artık adam olmam bu derde düşeli

 

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya

Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

 

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi

Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

 

Kaç kez sana uzaktan baktım 5.45 vapurunda;

Hangi şarkıyı duysam, bizimçin söylenmiş sanki

 

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor

Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

 

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;

Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

 

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım

Bu böyle pek de kolay değil gerçi...

 

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;

Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

 

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,

Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

 

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,

Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

 

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu

Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri

 

Cemal Süreya

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

5 saattir aralıksız kitap okuyorum ve şuanda hayattan bezmiş vaziyetteyim gözlerim kapanıyo resmen ve şuanda n. fazılın şu şiiri aklıma gelio:

 

Buyuk randevu... Bilsem nerede, saat kacta?

Tabutumun tahtasi, bilsem hangi agacta?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Uzun zaman sonra seni görecektim

Elini elime alıp yüzüne gülecektim

 

Belki uğrunda can verecektim

Beni sevmeğini sezecektim

 

Olsun yine rüyalarımda ki gibi sevecektim

Ellerimi açtığımda tanrıdan seni dileyecektim

 

Senin için dünyayı boş verecektim

Olsun bre seni yine karşılıksız sevecektim

 

Elin başka birinin elinde görecektim

İşte o an ben ölecektim

 

--------HAKAN---AYDIN-----

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

sabah olmak her gece kolay mı sanırsınız

bulutları dağıtıp güneş olarak doğmak

denizle gök arasında çiy yorgunu şehre

kurşun kubbeleri buğulu minareleri ıslak

soğuk bir trenden inmiştiniz / yalnızdınız

 

bilmem kaçıncı defadır / yine yanılmıştınız

 

hiç uyumamıştınız / gözleriniz yanıyordu

yolculuk sanki bitmemişti / birdenbire

kendinizi vagonda unuttuğunuzu sandınız

sanki katar soluk soluğa tırmanıyordu

dumanlı rampaları / bir kılıç gibi çıplak

tiz çığlıklarıyla aydınlığı doğrayarak

 

bilmem kaçıncı defadır / yine yanıldınız

 

jilet mavisi bir kadın elinde purosu

değdiği yer açılıyor çok fena keskin

kim olduğunu bilen yok / işin doğrusu

yüzünü kaybetmiş aynalarda arıyordu

amerikan bara tünemiş sek vodka içiyor

geçmişinden rusça bir şarkı arayarak

sarhoş olmamak en büyük korkusu

 

bilmem kaçıncı defadır / yine yanıldınız

 

elbet en kötüsü sokaklarda tutuklanmak

hani bir kere iki yanınızda iki sivil polis

beyoğlu'ndan çekilip nasıl koparılmıştınız

nabız gibi vuran o kötü ve karanlık his

yakanızı hala bırakmadı asla bırakmayacak

 

bilmem kaçıncı defadır / yine yanıldınız

 

ATTİLA İLHAN

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ben bilmem öyle

Beni darmadağın eden

Beni benden alıp harabe

Yıkık dünyalara sürükleyen

Unuttuklarımın arasına katılan

Sevdiğimi zannedip

Beni terkeden insanları

Kelimelendirip sonrada cümlelere katıp

Değerlerine değer katmayı

 

Ben bilmem öyle Alaturka şehirlerin

Kendine has özel duygularını

Ben bilmem beni bu hale düşürenleri

Ben suçlamam beni karanlığa itenleri

Ben attığım adımı ve takılıp düştüğüm karanlık kuyuları

Ve çıkmak için çaba sarfetmediğim

Jilet gibi keskin duvarlarını bilirim...

 

Evet yine yaptım yapmam dediklerimi

Ve yine yapmadım yapacağım dediklerimi

Kusura bakmayın çocuklar

Ben böyleyim...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Halimi soran olmadı hiç derdimi bilen yok

ankara gelir üstüme dert keder gerekli şok

kalabalıklar içinde yalnız kalan adam çok

çabuk darıldı dostum alkoldense fayda yok

yağmur yağar şehrime

ıslanır tüm hayallerim

sensizlik bozar dengemi

fena sızlar damrlarım

saklarım gözyaşlarımı

sen hiç akmaz sanardın

bu gece senin içn değil

sensizliğe ağladım!

 

gitme

gidişin kadar hazin gelir ankara

inan bu yaşlı şehir sensiz çekilmiyo

gitme

gidiyosan ayrılığa çare bul

gözlerimdeki son bahar çare olmuyo!

 

bende sana en yakın şey şimdi hasret

gözlerimse dışarda yollarda kasvet

bi son bahar akşamında kusursuz cinayet

işleyende sensin oysa demiştin sabret

söylediklerinin hepsi yalandı evet ibliyodum

ama hiçbir yalanı senink adar sevmiyodum

şimdi yıkılıyorum varoş kaldırımlara

her akşam üstü öllüyorum karanlık sokaklarda

sayfalarda şiir var vede hepsi sana ait

sensizlik ölüm gibi azrailim şait

şimdi söyle bana bu yalnızlık neyin arifesi

gönlümde kopan fırtına bu yağmur dinermi

gözlerim hala buğulu bigün döndersin sandım

ne zaman umut baglasam ben hep yanıldım

geri gel kelimesini bekleme benden sakın

şaet geri gelsende hayır diyemem korkarım...

 

 

Yardıma muhtaç biten bi aşkım

gönlümün içinde senin adın var

yol verin bana dağlar canım yanar

dört duvar içinde yaralarım ağlar!

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Adına türküler söylerken

Ve her şeyi dizelere dökerken

Bu sebepsiz gidişin neden

Delice sevdiğini söyleyen sen

Ölümüne seven ben

Peki, bu sebepsiz gidişin neden

Hiç düşündün mü giderken

Nasıl yaşar çamurdan bu beden

Şarabın acı tadına yemin etmişken

Her yudum seni içeceğim şimdi şişeden

Ve ardına bakmadan giderken

Sanma durur bu can kafesinde

 

-----H-A-K-A-N-----

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Senfoni

Önce sesin gelir aklıma

Çaresiz kaldıkça hep seni düşünürüm

Güzel olan, dolgun başaklardaki sarışın sevinçli

Sonra cumartesi günleri gelir

Sonra gökyüzü gelir hemen kurtulurum

Bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak.

 

Kırk kere söyledim bir daha söylerim

Savaşta ve barışta, karada ve denizde,

Düşkünlükte ve esenlikte

Zamanımız apayrı bize göre

Yanyana olduk mu elele

Aç kalsak ağlamayız biliyorum.

 

İçim güvercinleri okşamış gibi rahat

Sen yanımdayken ister istemez

Geniş meydanlarda akşam üstleri

Üstüste üç kere deniz, üç kere çınarlar.

 

Sen yanımdayken ister istemez

Uzak ırmakları hatırlıyorum.

 

Arasıra düşmüyor değil aklıma

Yabancı kadınların sıcaklığı

Ama Allah bilir ya, ne saklıyayım

Yanında ihtiyarlamak istiyorum...

 

Turgut Uyar

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sevilmek mi?-öyleyse bırakma yüreğini

Şimdiki yolundan ayrılmaya.

Olduğun herşeyken şimdi

Olmadığın şey olma.

Böylece kibarlığın, lütfun

Aşkın güzelliğin

sonsuz bir övgü konusu olacak yeryüzünde

ve aşk-basit bir görev

E.A.P

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sen benim hicbir seyimsin

Yazdiklarimdan cok daha az

Hic kimse misin bilmem ki nesin

Luzumundan fazla beyaz

Sen benim hicbir seyimsin

Varligin yoklugun anlasilmaz

 

Galiba eski liman uzerindesin

Nasil karanligima bir yildiz olmak

Dudaklarinla Cama cizdigin

En fazla sonbahar Otellerinde

Universiteli bir kiz uykusu bulmak

Yalnizligi olduresiye cirkin

Sabaha karsi olduresiye korkak

Kulagi cabucak Telefon zillerinde

 

Sen benim hicbir seyimsin

Hicbir sevismek yasamisligim

Henuz bos bir roman sahifesinde

Hic kimse misin bilmem ki nesin

Ne cok cigliklarin silemedigi

Zaten yok bir tren penceresinde

 

Sen benim hicbir seyimsin

Yabanci bir sarki gibi yarim

Yagmurlu bir agac gibi islak

Hic kimse misin bilmem ki nesin

Uykumun arasinda cagirdigim

Cocukluk sesinle aglayarak

 

Sen benim hicbir seyimsin

 

 

atilla ilhan

--------------------

BİR ACAYİP DUYGU

Mürdüm eriği

çiçek açmıştır.

— ilkönce zerdali çiçek açar

mürdüm en sonra —

Sevgilim,

çimenin üzerine

diz üstü oturalım

karşı-be-karşı.

Hava lezzetli ve aydınlık

— fakat iyice ısınmadı daha —

çağlanın kabuğu

yemyeşil tüylüdür

henüz yumuşacık...

Bahtiyarız

yaşayabildiğimiz için.

Herhalde çoktan öldürülmüştük

sen Londra'da olsaydın

ben Tobruk'ta olsaydım, bir İngiliz şilebinde yahut...

Sevgilim,

ellerini koy dizlerine

— bileklerin kalın ve beyaz —

sol avucunu çevir :

gün ışığı avucunun içindedir

kayısı gibi...

Dünkü hava akınında ölenlerin

yüz kadarı beş yaşından aşağı,

yirmi dördü emzikte...

Sevgilim,

nar tanesinin rengine bayılırım

— nar tanesi, nur tanesi —

kavunda ıtrı severim

mayhoşluğu erikte ..........»

 

........ yağmurlu bir gün

yemişlerden ve senden uzak

— daha bir tek ağaç bahar açmadı

kar yağması ihtimali bile var —

Bursa cezaevinde

acayip bir duyguya kapılarak

ve kahredici bir öfke içinde

inadıma yazıyorum bunları,

kendime ve sevgili insanlarıma inat

nazım hikmet

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

BECERİKSİZ

 

Bir seni seviyorum

İki seni seviyorum

Üç seni seviyorum

Seni çokça seviyorum

 

Bunu söyleyebilmek için varımı gücümü sarfediyorum

Arzu edilen bir incelikle

Dünyada bilemedim ben o en küçük şeyi

Arzu uyandırmayı

Uyandırmayı istediğim anda bile

 

Buysa eğer sözü edilen duygu masum bir teşhirciliktir alt tarafı

Fiziksel olduğu kadar ahlaksal da bir konu

allahın belası şey tüm bunlar hiç de ferahlatıcı değil

Çekim gücü olarak sıfır noktası

Aragon

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...