Jump to content

Misâl Alemi


paranormalfikir

Önerilen Mesajlar

paranormalfikir

(Arkadaşlar, bu yazıyı başka herhangi bir yerde bulabilmeniz mümkün değildir. Onun için mutlaka değerlendirmenizi isterim. İçinden çıkılamayan bazı sorularınıza doyurucu cevaplar bulabilirsiniz. Özellikle rüyaların yaşandığı boyut neresidir? Geçmiş ve geleceğin kaydı nerededir? Alemlerin sıralanışı... Ruhlar alemi ile misâl alemi arasındaki farklar... Aynı zamanda ceset alemi, yani içinde yaşadığımız madde alemi gibi kavramları birbirinden ayırıp temele oturtan bir yazı. Yaradılışın sebepleri? Gerçeklik ve hayâl nedir? Misâl aleminde her şeyin var olması, ama orada canlının olmaması ne anlama gelir? Anlatım biraz ağır gelebilir okurken, elimden geldiğince biraz toparlamaya çalıştım. Müsait bir zamanda sakin kafayla, düşüne düşüne ve önyargısız bir yaklaşımla okumanızı isterim...)

 

 

Yazıya geçmeden önce konunun daha anlaşılır olması için, birkaç kavramın ve kelimenin açıklamasını yapmak gerekir.

 

Misâl Alemi: Misâl aleminde her şey vardır, ama canlı yoktur. (Bu tanım, aşağıda ki yazıda mantıklı bir şekilde izâh edilmiştir.) Orası ancak ruhlar âlemi ile cesetler âleminin ma'nâlarını (anlamlarını) ve hakîkatlerini (gerçeklerini) yansıtan bir aynadır. Sûret ve şekiller vardır sadece. Aynanın içinde hiçbir canlı sûret yoktur. Ayna yalnız dışarıdaki sûretleri gösterir. Bu aynanın adı, Misâl Alemi'dir. Bu âlemin bulunduğu yer, ruhlar alemi ile ceset aleminin (şehadet alemi ya da madde aleminin) arasındadır. Ancak diğer alemlerdeki görüntüler de bu misâl aleminin içindedir.

 

Şehâdet Alemi: Farklı düşünürler buna, (madde alemi - ceset alemi) de demektedirler. İçinde bulunduğumuz alemdir.

 

Tecelli etmek: Belirmek, görünmek... gibi anlamları vardır.

Zuhur etmek: Belirmek, görünmek... gibi anlamları vardır.

Lâtif: Saydam, ince... gibi anlamları vardır.

Teveccüh: Bir yana doğru yönelme, yüzünü çevirme... gibi anlamları vardır.

Aşina Olmak: Tanımak, bilmek... gibi anlamları vardır.

Tezahür Etmek: Belirmek, anlamına gelmektedir.

 

 

Misâl Alemi ve Yaradılışın Sebepleri

 

Misal alemi, ruhlar aleminin coştuğu, taştığı yerdir...

 

Allah bilinmiyordu, ardından bilinmeyi istedi. Ve bilinmeyi istedikten sonra da bir şey yarattı. O yarattığı şey, akıldı. Yaratıcının bilinirliğe geçerken ilk yarattığı şey, akıldır.

 

Çünkü Allah'ı bilecek olan akıldır. Misâl alemini anlatırken aklı öne sürmemizin sebebi şu; misâl aleminin tecelli edeceği (belireceği) yer, akıldır.

 

Ruhlar alemi ise, lâtif (saydam) bir alemdir. Başlangıcında sûret yoktur.

 

 

Varlığın Hâlden Hâle Dönüşmesi ve Alllah Hiçbir Şeyi Yaratmamışken Neredeydi?

 

Sahabe, Hz. Peygamber'e sorar; "Allah, hiçbir şey yaratmamışken neredeydi?"

Hz. Peygamber cevap verir; "Âmâ'da idi."

 

(Bu kelimeyi bütün Arap dilbilimcileri "Bulutumsu bir şey..." olarak açıklar. Bulut değil, ama bulutumsu.

 

Muhyiddin İbn Arabi, varlığı anlatırken buhardan, örnek verir ve bunu bir bulut örneğiyle tarif eder.

 

Buharın Özelliği:

 

Buhar, lâtif (saydam) birşeydir. Buhar, alemde yayılsa; siz onu gözünüzle göremezsiniz. Bulunduğunuz odada nem var mıdır? Vardır. Gözle görebiliyor muyuz? Hayır. Ancak oda hızla soğutulsa, içinde ki nem, buz olur dökülür...

 

Dünya'nın dışındaki evrenin sıcaklığı -273 santigrat derecedir. Ibn Arabi, bunları söylerken evrenin sıcaklığını ölçmemişti, ancak bunu söylerken bir buhar metaforu geliştirdi. Diyor ki Ibn Arabi;

 

"...Bir buhar düşünün, bu buhar soğukla karşılaştığında buz hâline gelir. Buhar biraz daha az bir soğukla karşılaştığında ise, su hâline gelir. Buhar kendi içinde aslında buzu da, suyu da barındırır. Ama kendi içinde buzu ve suyu barındırdığı hâlde biz onun içerisindeki suyu ve buzu göremeyiz. Görmemiz mümkün değildir, ama onun içerisinde buz var mıdır? Vardır. Onun içerisinde su var mıdır? Vardır." İşte misâl alemi de burada bizim karşımıza bir boyut olarak çıkar.

 

Buhardan, ruhlar alemine, oradan misâl alemine ve daha katı olan madde alemine (şehadet alemine - ceset alemine) inmiştir yaratılan... Ve misâl aleminin içindedir bütün her şey...

 

Varlık, ruhlar aleminden misâl alemine dökülürken, her şey misâl aleminde görüntüye çıkar. Çünkü ruhlar aleminde her şey nurdur. Nur'un renkleri ise beyazdan siyaha kadar olan bir skaladır. Yani ruh, ruhlar alemindeyken latiftir (saydamdır). Görüntüsü, şekli yoktur ruhun.

 

Görüntü yoktu, görüntü var. Buhardı, biraz soğuyunca su hâline geldi.

 

 

Misâl Alemini Bir Benzetmeyle Daha da Belirgenleştirelim

 

Sinema salonunda film seyrederken, bu filmi nereden seyrederiz? Duvardan, yani beyaz perdeden izleriz.

 

Ama filmin kaynağı beyaz perdede değildi. Makinadaydı. Ama biz onu izlerken geriye dönüp makinaya bakmadık. Biz onu seyrederken karşımızdaki perdeden seyrettik. Perde bize filmin tecelli ettiği (belirdiği) yer oldu.

 

O sûret aslında orada duvarda mıydı? Değildi. Ama sûret duvarda belirdi. Sûret, duvarda belirdiğinde, sûreti var gördük. Oysa filmdeki karakterler o an orada değillerdi. Bambaşka yerlerde, başka hâllerdeydiler. İşte bu, misâl alemidir. Yani anlatılmak istenen şey; her şeyin görüntüsü misâl alemine yansır. Bir ayna gibi gösterir herşeyi. (Unutmamak gerekir ki, misâl alemine yansıyan her şey, buradaki gibi görünmeyebilir orada. Bu konu aşağıda detaylandırılmıştır.) Ve tıpkı bir film kaseti gibi, her şey kayıtlıdır bu alemin içinde.

 

 

Alemlerin Sıralanışı

 

Misâl aleminden aşağıya doğru inildiğinde ceset alemine (madde alemine - şehadet alemine) gelinir.

 

Biz, konunun başlangıcında en üstten aşağıya doğru bir yolculuk yaptık. Ancak Sufi terbiyesinde kişi, aşağıdan yukarıya doğru hareket eder. Yani o kişi, insanlık noktasında insani terbiye alır ve adım adım bir üste çıkar. Bir üstü şehadet alemidir. Bir üste çıkar, misâl alemine ulaşır. Bir üste çıkar, ruhlar alemine kavuşur. Bir üste çıkar, artık orası ruhlar aleminden sonraki olan yerdir. Orası Levh-i Mahfuz'un olduğu yer, kalemin cızırdadığı yerlerdir.

 

Sufi terbiyesinde nefsin eğitilerek; aşağıdan yukarıya doğru olan bir yolculuk amacıdır bu.

 

 

Matematik, Misâl Alemini Anlatmak İçin Yetersiz Kalır

 

Misâl alemi ile ruhlar alemi birbirine çok bitişiktir. Ve misâl alemi, ruhlar alemini de içine aldığı gibi aşağıdaki ve yukarıdaki bütün alemleri de kendinde barındırır. Misâl alemi, bu mânâda bütün alemleri içine alan geniş bir alemdir.

 

Ve misâl aleminin, bir üstü olan ruhlar alemine yakın olan yeri latiftir (saydamdır). Yani bu noktada tam olarak bir vücudu görmek mümkün değildir, ama aşağıya doğru şehadet alemine (ceset alemine) doğru inerken, yoğunlaşma artmaya başlar. Yani artık böyle bir beden varmış gibi veya fiziki bir şey varmış gibi görüntüye dönüşür. Buharın yoğunlaştığı yerdir. İnsan ruhunun ruhlar alemindeki şekilsizliği, burada şekle şemale bürünmeye başlamıştır. Ancak ruh, fiziki bir noktada tam olarak maddeleşmemiştir hâlâ. Görünüyor ancak kesmek, dokunmak mümkün değil. Görünüyor delmek mümkün değil. Elinizi uzatırsanız eğer, görüntünün içinden geçer eliniz...

 

Aslında orada sizin de eliniz yoktur, ama varmış gibi görürsünüz. Misâl alemi, bu noktada hem insanları aldatan (sufileri aldatan), hem de kemale erdiren bir yerdir. Misâl alemi bu mânâda, asla ama asla matematiksel olarak anlatılması ve anlaşılması mümkün olmayan bir alemdir. Bunun idrakı ancak hâl ile mümkündür.

 

 

Rüyalar Misâl Alemi'nde Yaşanır.

 

Nesneler, insanlar kısaca var olan her şey, rüyada iken yani misâl aleminde başka bir şekilde tecelli edebilir (görünebilir) bizlere. Rüyada görülen elma, maddi Dünya'da bir insanı niteleyebilir. Dünyadaki insan, misal aleminde elmaya tecelli etmiştir (elma olarak görünmüştür.)

 

Hz. Yusuf'un görmüş olduğu rüya, buna güzel bir örnektir.

 

Hz. Yusuf, gördüğü bir rüyayı Babası Hz. Yakub'a anlatır...

Der ki; "Bir rüya gördüm."

Babası; "Hayırdır evladım." der.

Hz. Yusuf: "Rüyamda Ay, Güneş ve 12 tane yıldız bana secde ettiler." der.

 

Hz. Yakub enteresan bir yanıt verir oğluna...

 

Der ki; "Evladım, bunu kardeşlerine sakın söyleme. Şeytan apaçık bir düşmandır."

 

O esnada Hz. Yusuf misâl aleminden habersizdir. Alem-i misâlde yıldız, kardeşi simgeler. Ay, anneyi simgeler. Güneş ise, Hz. Yakub'u yani babasını simgeler.

 

Hz. Yakub, misâl aleminden haberdar olduğu için, oğlu Yusuf'a, "Rüyanı kardeşlerine anlatma." der ve sonra kardeşlerinin kıskançlıklarını da şeytanın üzerine koyar. Bundan dolayı "Şeytan apaçık insanın düşmanıdır." der. İbn Arabi, eserlerinde bu kıssayı anlatır. (Rüya ve Hâller kısmı.)

 

 

Misâl Aleminin Yönleri, Misâl Alemine Geçiş ve Bu Alemin Kişide Belirmesi (Görünmesi)

 

Misâl aleminin iki hareket yönü vardır. Bir yönü vardır ki, Hakka yöneliktir. Yani bir üste, yukarıya doğrudur. Bir yönü vardır ki, Halka (insana) yöneliktir. Aşağıya.

 

Misâl Alemine Geçiş:

 

Misâl alemine geçiş; bir yönü vardır ki, Halktan Hakkadır. Yani bir kimsenin misâl alemine tecelli etmesidir. (Orada belirmesidir.) Bir yönü daha vardır. Misâl aleminin bir insanda tecelli etmesidir. İnsanda belirmesidir.

 

Sufiler için misâl alemine tecelli etmek mümkün müdür? Evet, mümkündür.

 

Sufi, istihare yaparken aslında misâl alemine müraacat eder. Çünkü misâl aleminde, kalemin yazdığı (Levh-i Mahfuz'dan) tecelli eden (beliren) görüntülerden geçemezsiniz. O yüzden çok büyüktür bu alem. Bu sebeple istihare edilerek, büyük bir alemde mikro istek için noktasal arzu çalışması yapılır.

 

 

Herşeyin Kaydı Misâl Aleminde Mevcuttur

 

Şu an bu yazıyı okuyan insanın, nasıl bir hayat yaşayacağına dair görüntülerini, kayıtlarını misâl aleminde görmek mümkündür. Kişinin ölümü de bu kayda dahildir. Dünyaya gelecek olan ruhların da misal aleminde görüntüleri vardır. Aynı zamanda misâl aleminde tüm peygamberlerin görüntüleri de yer almaktadır. Sadece görüntüler değil, buna sözler, sesler de dahildir. Daha önce yaşamış bütün insanların hayatlarını misâl aleminde görebilirsiniz. Kiminle görüşmek istiyorsanız, manevi derecenize göre onunla görüşebilirsiniz misâl aleminde.

 

Ibn Arabi bunu kendisinden örnekleyerek der ki; "Ben Hz. Muhammed'le (SAV) ne zaman görüşmek istediysem görüşürdüm..." Hâttâ Arabi biraz daha ileri gider. Der ki; "Ben Pirler'den istediğimle görüşürdüm..." Ibn Arabi'nin bahsettiği görüşme şekli daha önce dediğimiz gibi, Halktan Hakka doğru misâl alemine çıkıştır. Orada Ibn Arabi, kendi derecesiyle misâl aleminden kendisine birşeyler devşirir.

 

Peki bu kapı, insanlar için de açık mıdır? Açıktır. İstihare bunun bir örneğidir. Ve bu Halktan Hakka doğru teveccühtür (yönelmedir). Yani aşağıda olan bir insanın yukarıda olan bir bilgiyi istemesidir. Ama bir de insana, istemeden bazı bilgiler yukarıdan verilir. Bu da Hakkın Halka tecelliyatıdır (belirmesidir).

 

İstemeden gelen bilgiye şunları örnek verebiliriz. Rüyada Hz. Muhammed (SAV) görmek, ya da diğer peygamberlerden harhangi birini görmek. Aynı zamanda Hz Yusuf'un gördüğü rüya da Haktan Halka geliştir. Hz. Yusuf, böyle bir rüya görmek istemedi, ama ona misâl aleminden bu rüya ona gösterildi.

 

Bu sebepten ötürü bazı rüyalar tabire ihtiyaç duyar...

 

 

Hayâl Alemi ve Misâl Alemi

 

Misâl alemini çepeçevre çevreleyen bir olgu da hayâldir. Hayâlinde 2 kısmı vardır.

 

1. si, insanın kendi aklıyla kurmuş olduğu hayâl ki; burada insanın yanılma payı vardır.

 

2. si, Haktan gelen hayâl tecelliyatıtır (belirmesidir). Bunda o kimsenin hevâ ve hevesi yoktur. İşte misâl alemine de, bu hayâl alemi tecelli eder (belirir.)

 

Yani daha basit bir ifadeyle; kurulan hayâllerimiz dahi misâl aleminde hayâl perdesi olarak yer bulur kendine.

 

Hayâl alemi de, misâl alemi ile ruhlar alemi arasında bir hayâl perdesi olarak bulunur. O hayâl perdesi de, misâl aleminde olduğu gibi Halktan ve Haktandır.

(Ve misâl alemi bu manada kısaca; varlık aleminde varlığa dönüşecek olan; ruh, taş, böcek, ateş, su... Gözünüzün görebildiği her şey, göremediği her şey, aklımızla, duyu organlarımızla hissedebileceğimiz bütün her şeyin misâl aleminde bir hayâli mevcuttur. Yani görüntüsü vardır. Dağın, taşın, coğrafyaların misâl aleminde kaydı vardır.)

 

Şu an bu yazıyı okuyanların da orada görüntüsü mevcuttur.

 

Misâl alemi bu mânâda bize gizli ve saklı olan şeylerin aşina olduğu (bilindiği) yerdir.

 

 

Misâl Aleminde Görüntülerin Şekli ve Misâl Alemi'nde Geçmiş ve Gelecek

 

Geçmiş ve gelecek misâl aleminde görüntü olarak var durumundadır.

 

Biz, bu yazıyı derleyen kişinin 1 hafta sonra ne yapacağını misâl aleminden görebiliriz. Aynı zamanda bu kişinin 5 yıl sonraki hayatını da görebiliriz. Meselâ bu kişi, misal aleminde daha nurlu görülebileceği gibi, daha nursuz da görülebilir. Veya misâl aleminde X bir kimseyi hayvan sûretinde de görebiliriz. Ama o kimse Dünya'da hayvan değildir, insandır o...

 

Yani misâl aleminde farklı gördüğünüz birşeyi şehadet aleminde (madde aleminde, ceset aleminde) farklı görebilirsiniz. Buna örnek olarak; yeryüzüne inen meleklerin insan sûretinde görünmesi örnek verilebilir.

 

O hâlde ruhlar aleminden misal alemine geçen şeyin tezahürü (belirmesi) farklı olabileceği gibi, misâl aleminden şehadet alemine (madde alemine) tezahür eden (beliren) şeyin şekli şemali de farklı olabilir. Aynı zamanda, içinde bulunduğumuz madde aleminde ki bir olay - bir görüntü, misâl aleminde farklı tezahür edebilir (farklı belirebilir).

 

 

Rüyaların Gerçekleşip Gerçekleşmemesi

 

Dikkat!!!

 

Misâl aleminde tezahür eden (beliren) bir şey; şehadet alemine tezahür etmeyebilir (belirmeyebilir). Rüyalar buna örnektir.

 

Rüyada kaza yaptığınızı görürsünüz, ancak siz Dünya'da kaza yapmazsınız. Başınıza bir olumsuzluk gelmemiştir. İşte bu kaza, misâl aleminde zuhur edip (belirip) gitmiştir.

 

Bize göre bu dünyada olmayan şey, misâl aleminde aslında gerçekleşmiştir.

 

Siz, sadaka vererekten belâları önleyiniz. Sadaka vererekten kendinize gelecek olan sıkıntıları önleyiniz. (Hadis) Sıkıntı gelecekti nerede kaldı? Misâl aleminde kaldı. Misâl alemindeki görüntü, bize göre bize tecelli etmedi (belirmedi). Ceset aleminde olmadı, ama misâl aleminde gerçekleşti.

 

 

Uykuda Olmak

 

İnsanlar uykudadır. Öldüklerinde uyanırlar. (Hadis)

 

Ibn Arabi der ki; "İnsanlar uykudadır ve bu uykunun içinde uyurken bir kimsenin rüya görmesi; hayâl içerisinde bir hayâl görmektir. Ve eğer bu görülen rüya tabir edilirse, bu, hayâl içerisindeki hayâlin hayâlidir."

 

Dikkat ederseniz gerçeğe dönülmüyor hiç. Çünkü Arabi'ye göre, bütün varlık hayâlden ibarettir. Tıpkı izlediğiniz bir sinema filmi gibi. İzlediğiniz sinema gerçek miydi? Evet. Hayâl olarak gerçekti.

 

Gerçek mânâda gerçek miydi sinema filmi? Hayır.

 

Filmde konuşan insanlar var mıydı? Evet.

 

Fakat o kişiler görünürken ve konuşurken odanın içinde var mıydılar? Hayır. Ama gördünüz ve duydunuz onları...

 

(Bu görüş Arabi'nin görüşüdür.)

 

Sinema filmiyle bu yazıyı oluşturan arasında ki fark nedir..?

 

 

Gerçekte Yoktur Kimse...

 

Ibn Arabi der ki; "Gerçekte yok kimse. Bütün bu alem, bir hayâlden ibaret. Ve biz o hayâlin içerisindeyiz."

 

Ve rüyayı da, hayâl içerisinde hayâl olarak tanımlar.

 

 

İnsanın Amacı Nedir Bu Dünyada?

 

Peki bu hayâl aleminde uykuda olan insanın amacı nedir?

 

Kendini tanımaktır bizden istenen. Kendini tanıyan O'nu da tanır. Çünkü O, bilinir olmayı sevdi. Tanınırlığı sevdi. Varlığı onun için yarattı.

 

Nereye koşuyoruz? O'nu bilmeye koşuyoruz.

 

O'nu bilmenin yolu nedir? Nefsini bilmektir.

 

İnsanlar, birbirlerini katletmek için yaratılmamıştır. Birbirimizi üzmek, kırmak, incitmek için de yaratılmadık. Biz O'nu tanımak için yaratıldık.

 

Yani din demek, katliam demek değildir. Din demek, O'nu tanıyıp, O'nu sevip, bütün varlığı

sevmektir. Bunun yolu da, kendimizi tanımaktır...

 

 

(Tasavvuf Topluluğu söyleşisinden derlenmiştir.)

 

İlerleyen zamanlarda eklemeler yapılabilir...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

"Misal alemi" fikri, hologram teorisindeki "tüm bilginin bir yerlerde kayıtlı olması gerektiği" fikri ile örtüşüyor. Fakat, bu bilgilerin, sadece bazı "ermiş" kişilerin ulaşabileceği bilgiler değil, binlerce yıl önce insanlığın ulaştığı üstün bir medeniyetin kırıntıları olduğunu düşünüyorum. Dayanağım da, Arabî'nin ilminin, "Miraca çıkarken aşağıya baktım: dünya duruyordu; tüm kâinat etrafında dönüyordu." söylemi ile sınırlı olmasıdır.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Medyum yetenekleri olan kişilerin de, bu alemle bağlantı kurdukları ileri sürülüyor. İsmi aklımda değil, bir medyum tüm hastalıkların reçetelerine ulaşabiliyordu. Dünyanın diğer ucunda yıllar önce yazılmış ve de hiç kullanılmayan bir reçeteyi görüp, bir hastalığı tedavi ettiği iddiası bile var. İlk tedavi ettiği de kendi hastalığı idi.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Medyum yetenekleri olan kişilerin de, bu alemle bağlantı kurdukları ileri sürülüyor. İsmi aklımda değil, bir medyum tüm hastalıkların reçetelerine ulaşabiliyordu. Dünyanın diğer ucunda yıllar önce yazılmış bir reçeteyi görüp, bir hastalığı tedavi ettiği iddiası bile var. İlk tedavi ettiği de kendi hastalığı idi.

Edgar caycle miydi neydi?

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
paranormalfikir

Paralel evrenler maddeden oluşuyorsa, bir misâl aleminde, birden fazla madde alemi aynaya yansır yani. :) Ben normalde pek bilgili değildim bu konularda. Onun için koca bir şaşırma ünlemiyle yaklaşıyorum. :)

 

Tabii ki vardır Paranormal. Zaten, paralel evrenler teorisi de, bilim çevrelerince kabul gören bir teori. Teoriler birleştirilip, "her şeyin teorisi" oluşturulduğunda, tüm problem çözülecek. Bu kadar basit yani. :)
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Paralel evrenler maddeden oluşuyorsa, bir misâl aleminde, birden fazla madde alemi aynaya yansır yani. :) Ben normalde pek bilgili değildim bu konularda. Onun için koca bir şaşırma ünlemiyle yaklaşıyorum. :)
Son teoriler, madde de olmadığını söylüyor. Her şey zihinde oluşuyor.
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Ibn Arabi der ki; "Gerçekte yok kimse. Bütün bu alem, bir hayâlden ibaret. Ve biz o hayâlin içerisindeyiz."
Bu fikir doğru olabilir de; yolu yanlış bana göre. Sadece onun söylemi değil zaten. Ondan önce söyleyenler de var.

Arabî felsefe yapıyor aslında. Vahdeti Vücut, panteizmin, din ve spiritüalizmle soslanmış halidir. Bir ucu da, idealizme uzanıyor.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kuran ayetleriyle de belirgindir bu yazılanlar ; Biz insanı en güzel bir biçimde yarattık sonra onu aşağılardan en aşağısına yuvarladık derken , Misal aleminden şehadet alemine doğru olan güzergahı söylüyor .( Burada konuyu görünce kafamda oturdu çoğu şey bilmiyordum bu alemleri . :D ) . Ayetlerden örnek vermeye devam edecem ; Öldükten sonra nakledilmiş 3 boyutlu filmini gözünün önünde insana oynatırız . Biz yerler ve Gökler arasındakileri hak olarak yarattık . .

 

Şimdi diyeceklerime gelirsem ; Arabinin varlık hayaldir görüşüne katılmıyorum ki , Hak olarak yarattık ifadesiyle çatışıyor bu görüş . Ayrıca her şey illüzyondan ibaretse hangi gerçeklik perspektifinden bakılıyorda bu yargıya varılıyor . Bunun cevabının verilmesi gerek , Cevap misal alemiyse , E o zaman herşey de misal aleminin tecellesi ise hayal olan birşey yok demektir . ..

 

Burada her şeyin bir filmden ibaret olduğunu düşünmüyorum . İsra suresi 13.ayet der ki , Biz insanın kişisel ahlaki tercihlerinin ve yaptıklarının sonuçlarını kendi boynuna dolamışızdır . Cüzi-iradenin varlığından söz ediliyor yani .

 

Şöyle düşünebiliriz mesela diyorsun ki . Misal ben yarın kurufasulye yiyecem diyorsun . Önce zihninde gerçekleştiriyorsun sonra mutfağa gidiyorsun bir bakıyorsun ki kuru fasulye kalmamış . O zaman barbunya hazırlayayım diyorsun kendine . Zihninde gerçekleştirdiğin şey barbunyaya dönüştü yani . Bruno nun teorisi gibi evrende sabit bir nokta yoktur , Mikrokozmos olan insan zihninde de . Oyun üretiyorsun kendine sürekli sınırsız bir şekilde . O yüzden ayet der ki Hayat oyundan ve eğlenceden ibarettir ..

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
paranormalfikir

"...Bunun cevabının verilmesi gerek , Cevap misal alemiyse , E o zaman herşey de misal aleminin tecellesi ise hayal olan birşey yok demektir . ..

 

Burada her şeyin bir filmden ibaret olduğunu düşünmüyorum . İsra suresi 13.ayet der ki , Biz insanın kişisel ahlaki tercihlerinin ve yaptıklarının sonuçlarını kendi boynuna dolamışızdır . Cüzi-iradenin varlığından söz ediliyor yani .

 

Şöyle düşünebiliriz mesela diyorsun ki . Misal ben yarın kurufasulye yiyecem diyorsun . Önce zihninde gerçekleştiriyorsun sonra mutfağa gidiyorsun bir bakıyorsun ki kuru fasulye kalmamış . O zaman barbunya hazırlayayım diyorsun kendine . Zihninde gerçekleştirdiğin şey barbunyaya dönüştü yani . Bruno nun teorisi gibi evrende sabit bir nokta yoktur , Mikrokozmos olan insan zihninde de . Oyun üretiyorsun kendine sürekli sınırsız bir şekilde . O yüzden ayet der ki Hayat oyundan ve eğlenceden ibarettir .. "

 

Her şey, zaten boş olan misâl aleminde birikir. Tam tersine biz oraya tecelli ederiz. Aynı zamanda orada geçmiş ve gelecek olduğu için, orada sen de tecelli edebilir.

 

Misâl alemi boş bir alemdir. Boş derken orası bir aynadır. Oradan tecelli etmek ayrı bir şey, orada olanın madde aleminde algılanışı ayrı bir şey. Yani orada sadece madde alemi de bulunmaz. Hayâl alemi, ruhlar alemi, hatta yazıya göre Levh-i Mahfuz'da...

 

Diğer konuya gelirsek; Cüz-i iradeye aykırı değil benim yorumum. Bunu sana ilerleyen zamanlarda açıklayabilirim. Bunu derken şunu kastetmedim; "Kişinin eli kolu bağlanmıştır..." yok böyle bir şey. Biraz sakıncalı bi yorum benim ki; ama şöyle düşün. Sen zaten, kuru fasülye yapma planını yapmışsın ve ertesi gün barbunya pişirmişsin. Ve bunu özgürce yapmışsın ve bu durum kaydedilmiş. Elimdeki kâğıdı yırtayım mı, yırtmayayım mı? Bu repliği daha önceden yaşadığını düşün. Ve bu özgür iradenin filme alınıp tekrar oynatıldığını düşün. Fantastik gelebilir, sadece bir fikir...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Zihinde oluşan, illüzyon değil aslında. "Dalga fonksiyonunun çökmesi" diyor bilim. Her nasıl oluyorsa? :)
.

 

Ben illüzyon demedim de . Gayet tutarlıymış bu görüş . Bilincin ve imgeleminde bir şeyi düşünüp tasarladığın zaman . Zamanı durdurmuş gibi oluyorsun . Zamanda dalga halinde olan bir aygıt . Filozofların şimdi kavramını hatırlattı bana . Geçmiş ve gelecek şimdinin bir uzantısıdır . 80 yaşında öldüğünde de Şimdi ölüyorsun şimdide öleceksin . Gelecekte değil . 7 yaşında şeker yerkende şimdi yiyordun. Geçmişte değil .:D

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Araf-Berzah Alemi

      Rüyamda arkadaşım tarafından bir yere gönderildim ve bir varlıkla karşılaştım bana beni alacaklarını söyledi sonra beni götürdüğü yerde bazı insanlar vardı kafatasları yarık ancak canlı ama insana benziyorlardı. sadece ne olduklarını görüyordum ve bende onlar gibiydim ama daha insansı yani sadece onların enerjileriyle aynı enerjisel varlığa sahiptim ama insandım kafatasım yarık değildi. Arkadaşıma anlattım bana araf'a gittiğimi söyledi. Berzah alemine gitmiş olamaz mıyım ?

      , Yer: Yaşadığınız Paranormal Deneyimler

    • Lüsid Rüyalar Alemi

      Araştırmacılar lüsid rüyalar konusunda kısa bir bilgilenmeden sonra hemen lüsid rüya görmeyi öğrenmenin mümkün olmadığını, öğrenmeye değer birçok diğer şey gibi, lüsid rüya görmenin de belli bir çaba gerektirdiği konusunda birleşmişler. Ayrıca her şeyde olduğu gibi motivasyonun ve öğrenmeyi gerçekten istemenin önemini hepimiz biliyoruz. Bu arada günlük koşuşturmalar içerisinde hızla akıp geçen zamanın içinde az da olsa bireysel gelişimimiz ve kendimizi tanımamız bakımından da biraz özel zama

      , Yer: Lucid Rüya

    • Galaktİk uygarliklar(melekÜt alemİ)

      aşağıdaki ayetlerden bir kısmının anlamını foton kuşağı deneyiminin anlatıldığı tablolarda bulabilirsiniz. (KURANDA,UZAYLI DEDİĞİMİZ YÜKSEK BOYUTLU VARLIKLAR -MELEKLER- OLARAK GEÇMEKTEDİR!)   1(aşağıda ki ayetlerde spiritüel hiyesasşiler dünya`ya insanı ilk oluşturduktan sonra, YÜKSELMİŞ GALAKTİK insanlarla evrendeki karanlık güçler insanoğlunun tekamülünden kendilerince roller oynamaya başladılar.)   -meleklere, adem`e demiştik, İblis müstesna secde ettiler, o ise kaçındı,büyüklük tasladı ve

      , Yer: Bilim & Teknoloji

    • Ruhlar alemi ve hipnoterapi

      Hipnoz durumunda geçmiş kolaylıkla tekrar yaşanır. Regresyon tekniği ile geçmişte soruna neden olan olayları canlandırtıp yeni düzenlemeler ve iyileştirmeler yaparız. Bu geçmiş bazen geçmiş hayatlarda olabilir.   Gerçekten geçmiş yaşam var mı? Bunu söyleyecek durumda değilim. Ama en azından bilinçaltında böyle bir kavram var. Geçmiş yaşamlarını yaşamış on binlerce hipnoz öyküsü kitaplarda mevcut. Fiziksel beden ölmesine rağmen bilinç enerjisi yaşamını sürdürebiliyor mu? Bu olgular bu olasılığı

      , Yer: İnsan Psikolojisi

    • Hayvanlar Alemi&Doğa'dan seçme fotolar

      http://www.nasnet.ru/admin_new/foto/2008-1-18/1200631602/ljudi_beregite_prirodu_25_foto_1.jpg   http://www.nasnet.ru/admin_new/foto/2008-1-18/1200631602/ljudi_beregite_prirodu_25_foto_2.jpg   http://www.nasnet.ru/admin_new/foto/2008-1-18/1200631602/ljudi_beregite_prirodu_25_foto_3.jpg   http://www.nasnet.ru/admin_new/foto/2008-1-18/1200631602/ljudi_beregite_prirodu_25_foto_4.jpg   http://www.nasnet.ru/admin_new/foto/2008-1-18/1200631602/ljudi_beregite_prirodu_25_foto_5.jpg   http://www.nasn

      , Yer: Fotoğraf

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...