Jump to content

Şeytanlar,Cinler ve İfritler


Dreltraz

Önerilen Mesajlar

Öncelikle merhaba,

Birçok kişi tarafından mesaj alıyorum.Bilgilerimi paylaşmak veya tecrübelerimi anlatmak istemiyordum.Daha sonradan fark ettim ki bu şekilde yaparsam içim rahat etmiyor.Sizlerden tek ricam eğer bu tür yazılardan olaylardan çekiniyor iseniz lütfen okumayın.Bir yaş sınırı koymak gibi bir yetkim yok ancak günümüz dünyasında yaş ne kadar ilerlemiş olsa dahi,fikirleriniz veya size aktarılan bilgilerin, yanlış veya doğru olmaksızın inanıyor iseniz aynı şekilde lütfen kendinizden emin olun ve korkmayın.

Yaşantımı,araştırmalarımı ve bunlardan çıkarımlarımı sizlerle paylaşmak istiyorum.Anlatacağım konular sizleri rahatsız edebilir,konudan rahatsız olabilirsiniz.Uydurma olduğunu da düşünebilirsiniz.Anlatacaklarım belgesellere,kitaplara(bir çoğu satın alamayacağınız kitaplar) ve tecrübelere dayanacaktır.Konuyu bölümlere ayırarak anlatmak istiyorum.Öncelikle konunun gidişatını tek bir sayfa yazı ile bitirmek istemiyorum.Konuya yazacağınız mesajlardan çıkarımlarım ile bir kez daha yazarak ve bir takım söyleşi yaparak devam etmek istiyorum.İnancınız doğrultusunda bu tür varlıklardan korkmuş olabilirsiniz.Sizden tek istediğim aklınızdaki düşünceleri uzaklaştırın.Filmler,diziler,oyunlar ve çizgi romanlardaki karakterler gibi olmadıklarını anlatmak istiyorum. Öldürebildiklerini ve ölebileceklerini, doğup büyüyüp öldüklerini, insanlar gibi konuşabildiklerini daha da kötüsü içimizde yaşayabildiklerini anlatacağım.

 

 

Bölüm 1-İçimizdeki Düşman

İlk olarak buradan başlamak istedim ve bu gerçekten sizlerin deneyimleriyle ortaya çıkabilecek bir konu olduğunu düşündüğüm için.Kulaktan dolma bilgiler ile aşık oluyorlar veya büyü ile bizleri kontrol ediyorlar gibi basit düşüncelerden önce bir uzaklaşın.Elbette bunlar bir etken ancak işin gerçek boyutu daha ürkütücü ve detaylı.Basit olmasının nedeni bir döngü içinde olmaları.Devamlı olarak filmlerdeki bizlere gösterilen geçmişte yapılan şeytan ile anlaşmalar veya büyülerden kaynaklı olaylar gibi herkesin rahatça sokakta,kahvede otururken,sohbet ederken konuşabileceği konular.Nedeni ise bizleri başka yönlere çekmek istemeleri(Bu konuyu ayrı bir bölümde incelemek istiyorum).Şöyle ki eğer bu gibi olayları yapmadıysanız sorun yok.Sizce de öyle mi?

 

Ne yazık ki öyle değil arkadaşlar.Herhangi birinden aldığınız kötü söz(beddua),birbirinize söyleyip tutmadığınız sözler, şu işim olsun söz şunu keseceğim(veya herhangi bir şart koşmanız) gibi adaklarımız, içindeki derin karanlık,büyü ( yapan veya yaptıran), dedikodu, eşinizi aldatmanız gibi sizleri olumsuz etkileyen, özellikle karakterinizin doğru oturmadığı bu konular etkendir.İşin dini boyutunu bırakırsak bir köşeye,enerji-sel boyutuna baktığımızda bu tür olayları yaptığımızda negatif bir enerji içine girmiş oluruz.Bu tür varlıklar negatif enerji ile beslendikleri için, bizlerin içimizdeki bu kötü enerjiden faydalanma ve daha da kötüsü yer edinip bizleri bu kötülükler için kamçılaması anlamına geliyor.Birçok inanç sisteminde buna bir ad verilmiştir.En yakın olduğumuz İslam dininde bu vesvese olarak adlandırılmıştır.Anlamanız için böyle yazıyorum.

 

Peki içimizde olduklarını nasıl anlarız veya kurtulmak mümkün müdür?Elbette anlayabilir ve bundan kurtulabiliriz.Bunu burada yazmak istemiyorum.Nedenlerinden biri ise bunun inanmak veya gerçekten istemekten geçtiğini düşünmüyor olmam.Örnek vermek gerekirse insanların bir inanç sıkıntısı yaşamaları ve bunları tek bir doğrultuda güçlendirmek yerine oradan buradan biraz biraz alarak kendilerini hurdacı yapmaları.İnancı sağlam olmayan biri ve kendini geliştirememiş bir insan zaten teknikleri, kelimeleri kısacası gereken ne var ise bunları öğrenmeleri,içinde bulunduğu durumu daha da kötüleştirecektir.Düşünün içinizde bir şeytan var siz daha kendinizi kontrol edemezken ona karşı savaş açıyorsunuz.Elbette ki genele konuşmuyorum, ancak bunu ergenliğe yeni girmiş biri veya psikolojik sorunları olan tek bir kişi dahi uygulayıp kötü sonuçlar alırsa ben bunu kendime yakıştıramam ve vicdanım buna el vermez.Ancak yinede çözüm yolu aramamız gerekir ise bence bu doğru inanç ve gönülden istemek ile olacaktır.Doğru inançtan kastım doğru din şudur veya asıl inanç böyle olmalıdır diyemem elbette.Ama kendinizi geliştirebilirsiniz.Ufak meditasyon teknikleri ile kendi gücünüzü keşif edebilirsiniz.Kendinizi,bu tarz uygulamaları yapar iken, güçlü hissettiğiniz dile yöneltebilirsiniz.Bitki çaylarına yönelebilir, sizi huzura kavuşturacak olduğunu düşündüğünüz herhangi bir şeyi gerçekleştirebilirsiniz.Sadece bilin ki tek bir yolunuz olduğunu ve bunun için çaba gösterin.

 

 

Devam edecek olursak konuyu sizleri konuya dahil etmek ve diğer bölümleri uzun uzun yazmak için burada bırakıyorum.Umarım beni yanlış anlamazsınız.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

elbette devam etmeni isterdim kişilerin bilgi ve paylaşımları forum çeşitliliği açısından güzel olur ancak! Forum olarak tüm inançlara eşit yaklaşıyoruz bu bir ikincisi, madem bilgi paylaşacakmısınız konunun temel kavramına gelince ''bunu burada yazmak istemiyorum '' demek bana konunun devam eden edecek olan bölümleri hakkında şüphe duymama sebep oldu.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Neyin negatif neyin pozitif olacağına varlıklar değil insani yargılar karar verir. Doğduğumuzda bize evlenmeden sex negatif aşılanmıştır ancak eski kabilelerde bunu kutsal olarak sayıp,kızlarını mabetlere prense gönderirler ve sevinç gözyaşları dökerlerdi. Hem işin dini boyutunu bir kenara bırakırsak diyorsun hemde dini yasaklara negatif diyorsun. Tutarsız yazmışsın.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Neyin negatif neyin pozitif olacağına varlıklar değil insani yargılar karar verir. Doğduğumuzda bize evlenmeden sex negatif aşılanmıştır ancak eski kabilelerde bunu kutsal olarak sayıp,kızlarını mabetlere prense gönderirler ve sevinç gözyaşları dökerlerdi. Hem işin dini boyutunu bir kenara bırakırsak diyorsun hemde dini yasaklara negatif diyorsun. Tutarsız yazmışsın.

 

Kesinlikle Katılıyorum negatiflik ve pozitiflik dini inanışlara göre değişir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Neyin negatif neyin pozitif olacağına varlıklar değil insani yargılar karar verir.

Benim anladığım kadarıyla negatiflikten kasıt, davranışlarınla etkilediğin kişilerde sana karşı oluşan negatif duygular ve senin hissettiğin kendine veya başkalarına karşı hissettiğin negatif duygular.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Benim anladığım kadarıyla negatiflikten kasıt, davranışlarınla etkilediğin kişilerde sana karşı oluşan negatif duygular ve senin hissettiğin kendine veya başkalarına karşı hissettiğin negatif duygular.

 

 

Negatif hissetmemizi sağlayan şey zaten insani duygular. Bununla ilgili bir sosyal deney bile yapıldı. Çocuğun birisini farklı bir yapıda büyüttüler. Çocuğa tokat attıkları zaman mutlu olup,çiçek verip sarılıyor. Kızgınlık değil sevgi hissediyor. Bu tamamen yetiştirilme ve yargılarla alakalı.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Tüm yorumlarınız için teşekkür ederim. Hepiniz yorumları benim için değerli.Bu sebep ile yazacaklarımı ona göre şekillendireceğim.Öncelikle bunu burada yazmak istemiyorum demek istememde ki sebep insanların konuya bakış açıları olmuştu.Amacım tepki çekmek değil bu dünyada bir amaçları olduğu ve bu amaca hizmet ettikleri.Ben ise bunu insanların fark etmelerini sağlamak istiyorum. İlk konuda paylaşmak istemedim. Buradaki düşüncenizi "bu forumda" değilde bu sayfada yazmak istemiyorum olarak değiştirmek istiyorum izniniz ile. Ayrı bir bölüm olarak anlatacağım.Ancak konuyu tamamı ile kavradığımızı düşünmek istiyorum.

Öncelikle insan doğasına baktığımızda kolay etkilenebilen İnsanlar,insanları pozitif,negatif veya nötr olarak etkiler. Örneklerizdeki olaylar insan kaynaklıdır. Din değişime uğramıştır. Kolaylıklar sağlanmış, taraf ayrılıkları,çağ,toplum ve coğrafi zorluklar açısından değiştirilmiştir. Ancak ana fikirleri buna dahil olmamıştır. Dini öğretiler temelinde insanları pozitife çekmek için öğretiler göstermiştir. Negatif veya pozitif olaylar iyi veya kötü olarak algılanmamalı.İyi ve kötü farklı bir konudur.İyi size göre kötü,kötü ise başkasına göre iyidir. Ancak negatif veya pozitif olaylar değişimi zor gösterir. Şöyle ki her bir kutsal din temelinde on emir ile gelmiştir.Bunlara baktığımızda sizleri kötü yola düşürmek değil tam tersine sizleri doğaya ve insanlara karşı olumlu yönde eğitmek içindir. Eğer sizler yaptığınız gibi olayları insan kaynaklı düşünür iseniz işin içinden çıkamayız. Örnek vermek gerekir ise toplumun İslamiyete bakış açışı kötülenmek istenmektedir. Bunlar için kurulmuş bir çok örgüt, birçok video, Arap ırkının yaptıkları gibi aslında İslamiyet'in yaptıkları gibi gösterilmiştir. Ancak İslamiyet bunu yapmaz, insanlar yapar.Bir düşünün kutsal kitaplar bunları onaylamaz iken ve kesin bir şekilde reddetmişken,bu tür insanların bunlara inanıp dine yaklaşmamasının asıl nedeni kandırılıyor olmaktır. Bilmiyorum belki bana katılacaksınız veya beni onaylamayacaksınız. Tek istediğim bir bilgi alış-verişi olması.

 

Son olarak varlıkları negatif düşünmemiz olmaz demeniz beni etkiledi.Ben karşılaştığım varlıklarda bir olumlu yön görmedim arkadaşlar.Ve hiçbir şeytan,cin veya ifrit adına ne derseniz deyin bu böyledir.Akılları bizler gibi selim olmadığı için ve kolay inandıkları için bizden çok daha aşağı varlıklardır.Örnek vermem gerekir ise, yakın zamanlarda karşılaştığım bir olayda cin, babasına(Baş şeytan,ilk düşen veya Azazil gibi isimler kullanılmıştır)hizmet etmekteydi.Ve fikirlerini tapınaklarının lideri olan bir ifritten almaktaydı.Cinlerde rütbe esastır.Ve amaçları sadece babalarının onlara söyledikleriydi.5 emirdir.Bir insan bedenine girdiğinde bu 5 emri uygulamaları gerekmektedir.Eğer bunlara uymaz iseler kendi kabileleri tarafından öldürülürler.Kendi korkuları ile bağlanmışlardır.Yaptıklarının doğru olduğunu savunmaktaydı.

Tek amaçları ise zarar vermekti.Ne yazık ki sonu ise kendisi gibi bitti.Buradaki olay sadece anlamanız için.Falcılar büyücüler ve piyasadaki birçok cin sahibi olduğunu iddia eden bu insanlar sadece şeytana hizmet ederler.Bizleri kandırmak içindir şeytanlardan güç alırlar ve bunu kullanırlar.Şeytanlar,cinler veyahut ifritler bizler ile güçlerini paylaşmazlar sadece kötülüğümüzle ortak olurlar.Bize yardım ettiği konular sadece kötülüktür.Eğer sizlere yardım ettiğini düşündüğünüz bir varlık varsa söylemekten çekinmeyin.Ancak ben biliyorum ki bu varlıklar sizin içindeki iyiliği öldürmek ve ölünceye dek siz ile birlikte kötülük etmek istemektedir.Kullandığım kelimelerdeki yanlışları söyleyebilir sizde bildiklerini bizlerle paylaşın böylece konunun birikiminin bir hayli fazla olacağına inanıyorum.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İlk defa bu kadar uzun bir yazıyı sıkılmadan okudum. Bilmiyorum cevaplamaktan yorulur musun ama benim kafamı kurcalayan birkaç nokta var. Benim babam İlahiyat mezunu din kültürü öğretmenidir. Bölümü gereği hafızdır da ama benim bu tarz konularla yakından ilgilenmemi iyi karşılamaz. Mesela ben kuyruklu çirkin kırmızı şeytan diye ortalarda gezinirken küçüklük zamanlarım da hep bana somutlaştırılarak şeytanı insanların anlayacağı duruma sokuyoruz derdi. Şeytan aslında senin fikirlerin, kötü niyetlerin derdi. Bu soyut somut boyut konusunu da aydınlatırsan çok memnun olurum :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Tüm yorumlarınız için teşekkür ederim. Hepiniz yorumları benim için değerli.Bu sebep ile yazacaklarımı ona göre şekillendireceğim.Öncelikle bunu burada yazmak istemiyorum demek istememde ki sebep insanların konuya bakış açıları olmuştu.Amacım tepki çekmek değil bu dünyada bir amaçları olduğu ve bu amaca hizmet ettikleri.Ben ise bunu insanların fark etmelerini sağlamak istiyorum. İlk konuda paylaşmak istemedim. Buradaki düşüncenizi "bu forumda" değilde bu sayfada yazmak istemiyorum olarak değiştirmek istiyorum izniniz ile. Ayrı bir bölüm olarak anlatacağım.Ancak konuyu tamamı ile kavradığımızı düşünmek istiyorum.

Öncelikle insan doğasına baktığımızda kolay etkilenebilen İnsanlar,insanları pozitif,negatif veya nötr olarak etkiler. Örneklerizdeki olaylar insan kaynaklıdır. Din değişime uğramıştır. Kolaylıklar sağlanmış, taraf ayrılıkları,çağ,toplum ve coğrafi zorluklar açısından değiştirilmiştir. Ancak ana fikirleri buna dahil olmamıştır. Dini öğretiler temelinde insanları pozitife çekmek için öğretiler göstermiştir. Negatif veya pozitif olaylar iyi veya kötü olarak algılanmamalı.İyi ve kötü farklı bir konudur.İyi size göre kötü,kötü ise başkasına göre iyidir. Ancak negatif veya pozitif olaylar değişimi zor gösterir. Şöyle ki her bir kutsal din temelinde on emir ile gelmiştir.Bunlara baktığımızda sizleri kötü yola düşürmek değil tam tersine sizleri doğaya ve insanlara karşı olumlu yönde eğitmek içindir. Eğer sizler yaptığınız gibi olayları insan kaynaklı düşünür iseniz işin içinden çıkamayız. Örnek vermek gerekir ise toplumun İslamiyete bakış açışı kötülenmek istenmektedir. Bunlar için kurulmuş bir çok örgüt, birçok video, Arap ırkının yaptıkları gibi aslında İslamiyet'in yaptıkları gibi gösterilmiştir. Ancak İslamiyet bunu yapmaz, insanlar yapar.Bir düşünün kutsal kitaplar bunları onaylamaz iken ve kesin bir şekilde reddetmişken,bu tür insanların bunlara inanıp dine yaklaşmamasının asıl nedeni kandırılıyor olmaktır. Bilmiyorum belki bana katılacaksınız veya beni onaylamayacaksınız. Tek istediğim bir bilgi alış-verişi olması.

 

Son olarak varlıkları negatif düşünmemiz olmaz demeniz beni etkiledi.Ben karşılaştığım varlıklarda bir olumlu yön görmedim arkadaşlar.Ve hiçbir şeytan,cin veya ifrit adına ne derseniz deyin bu böyledir.Akılları bizler gibi selim olmadığı için ve kolay inandıkları için bizden çok daha aşağı varlıklardır.Örnek vermem gerekir ise, yakın zamanlarda karşılaştığım bir olayda cin, babasına(Baş şeytan,ilk düşen veya Azazil gibi isimler kullanılmıştır)hizmet etmekteydi.Ve fikirlerini tapınaklarının lideri olan bir ifritten almaktaydı.Cinlerde rütbe esastır.Ve amaçları sadece babalarının onlara söyledikleriydi.5 emirdir.Bir insan bedenine girdiğinde bu 5 emri uygulamaları gerekmektedir.Eğer bunlara uymaz iseler kendi kabileleri tarafından öldürülürler.Kendi korkuları ile bağlanmışlardır.Yaptıklarının doğru olduğunu savunmaktaydı.

Tek amaçları ise zarar vermekti.Ne yazık ki sonu ise kendisi gibi bitti.Buradaki olay sadece anlamanız için.Falcılar büyücüler ve piyasadaki birçok cin sahibi olduğunu iddia eden bu insanlar sadece şeytana hizmet ederler.Bizleri kandırmak içindir şeytanlardan güç alırlar ve bunu kullanırlar.Şeytanlar,cinler veyahut ifritler bizler ile güçlerini paylaşmazlar sadece kötülüğümüzle ortak olurlar.Bize yardım ettiği konular sadece kötülüktür.Eğer sizlere yardım ettiğini düşündüğünüz bir varlık varsa söylemekten çekinmeyin.Ancak ben biliyorum ki bu varlıklar sizin içindeki iyiliği öldürmek ve ölünceye dek siz ile birlikte kötülük etmek istemektedir.Kullandığım kelimelerdeki yanlışları söyleyebilir sizde bildiklerini bizlerle paylaşın böylece konunun birikiminin bir hayli fazla olacağına inanıyorum.

 

 

Bak işte bu yazdıklarına harfiyen katılıyorum. Her ne kadar bir kaynak gösteremesen de şahsi inanç ve fikirlerim bu yöndedir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Negatif hissetmemizi sağlayan şey zaten insani duygular. Bununla ilgili bir sosyal deney bile yapıldı. Çocuğun birisini farklı bir yapıda büyüttüler. Çocuğa tokat attıkları zaman mutlu olup,çiçek verip sarılıyor. Kızgınlık değil sevgi hissediyor. Bu tamamen yetiştirilme ve yargılarla alakalı.

O zaman çocukta zaten olumsuz duygu oluşmuyor. Davranışın doğru veya yanlış olması söz konusu değil çünkü çocukta olumlu bir duygu oluşuyor.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kaynaklarımı daha sonra belirtmek istiyorum eğer forum kuralları buna izin verir ise.Burada ki amacım sadece belirli bir düşünce ile şudur budur demek için değil hepimizin neler düşündüğünü görmek.Mitlerden,masallardan çok tecrübelerimi paylaşmak ve sizin tecrübelerinizi dinlemek.Soyut mu fiziksel midir gibi sorularınızı şu şekilde anlatabilirim.Ancak boyutlarını,formlarını başka bir bölümde anlatmak istiyorum.Kendi tecrübem ile duman mıdır gölge midir veya sesleri nasıldır gibi sorularınız cevabı "Sizler nasıl düşünüyor iseniz öyleler" .Nasıl mı? Korkularınız nasıl ise öyleler.Bu tarz işlerle başı dertte olan bir tanıdığım,evde yalnız iken birden kapının açıldığını ve odanın içinde bir sesin onla konuştuğunu,kendisini görmek isteyip istemediğini sorduğunu, kendisinin sadece kafa sallayabildiğinden dilinin tutulduğundan bahsetmişti.Ve daha sonrasında bir takım olaylar yaşamış ve yanından ayrılmadığını,anlatacakları,gösterecekleri bittikten sonra gayb olduğunudan bahsetmişti.İlk sorularım bu tür varlıkları nasıl hayal edersin olmuştu.Kendisi ise gür sesli bir erkeğin kara cübbe içinde olduğunu söylemişti.Bende ona şöyle sordum."Peki sen ne duydun?" O da gür bir erkek sesinin odanın ortasında onunla konuştuğunu ve nefes alıp verişini duyduğunu söylemişti.Eğer kendisini görmek isteseydi sakallı siyah cübbeli birini görecekti.Çünkü bundan etkileniyor.

 

Kendi edindiğim tecrübede ise ben içimde gezinen ve fikirlerimi körelten birini fark ettim.Çocukluğumdan beri bir dürtü olan bu yaranın kabuğunu kaldırma vaktinin geldiğini düşündüm.Devamlı bir şeyleri önceden görebiliyor ve bunu hayatımda uygulayabiliyordum. Bu bendeki gücün bağlantılarını araştırdım.Her rüyamın ince ayrıntısına kadar ne anlatmak istediğini düşündüm.Sonunda fark ettiğimde içimde bana yakın olan bir şey var.Tabiri caiz ise kendisini karşıma alıp nedenini sormak yerine öldürmek istemiştim.Bu fikrimden sonra her gece 3 ay boyunca karanlıktan korkar hale geldim fikirlerim artık değişmiş ve karanlığın içinde kalmıştım.Durmadan gözümün önünde şekiller, o zamana kadar görmediğim yüzler görüyor ve aşırı derece de korkuyordum.Artık uyumak için i-doser kullanmaya,Dream Theater grubunun uykuya iyi gelen ve terapi olarak sizleri kendinizi bulabileceğinizi düşündüren Metropolis şarkısını ezbere biliyordum artık.Ta ki korkularımı yenip kendimi bulduğum yağmurlu bir günde gecenin sessizliğinde,meditasyon yapıp gücümü yağmurdan ve aydan alarak kendi gücümü, o güne dair yapmadığım bir güce çıkardım.Ben kendimi bulurken ayaklarımdan bu gücü alıp başıma kadar ilerletirken aynı şekilde içimde bir şeylerin yürüdüğünü fark ettim.Tüm hissimi tek bir doğrultuya odakladık tan sonra başımda kaçmaya çalışan bir şeyi tam anlamıyla kendi enerjim ile yaktım.Ve inanılmaz bir acı ile vücudumu terk edişine tanık oldum.Karanlığa baktığımda orada gölgenin içinde daha karanlık bir gölge gördüm.Boyu uzun ve ellerini göbeğinde birleştirmiş başını öne eğmiş ve insan gibi hatları olan,ama bir hayli de benzemeyen bir varlıktı.Daha sonrasında gözlerimi kapattığımda bir tahtın üzerinde oturuyordum.Bir çok varlık içeriye giriyor ve hiç biri yüzüme bakmıyordu.Çünkü ben böyle istemiştim.Konuşmalarını istemiyordum.Sadece içlerinden biri en yakınıma otururken yüzüme baktı ve bunu fark ettiğimde başını öne eğdi.İçeriğe bir adam ve bir kadın girdi.Adam kadının elinden sımsıkı tutmuş ve başını önüne eğmişti.Kadın da o haldeydi.Sadece sorduğum soru "gösterin".O an hayatımda belki de bir daha yaklaşamaya-cağım bir seviyede idim.O an böyle düşünüyordum.Kadın bir anda kafasını kaldırdı ve yüzünü gördüm sadece karanlıktı ve o anda birden kadının yüzüne çarptım ve onun gözünden görmeye başladım.Bir anda yürüyor ve nerede olduğumu bilmeksizin ilerliyordum.İlk gittiğim yer Mısır'da bir yerdi bunu etraftaki evlerden anlamıştım.Kafamı çevirebiliyordum.Bir kabilenin içinde yürüyen bir varlıktım.Ellerinde hepsinin meş'ale vardı ve durmadan bağırıyorlardı.Varlık kelimesini kullanmak istiyorum çünkü "kim bunlar" diye sorduğumda bana başlarında yürüyen ve yüzü bize dönük olan üzerinde beyaz bir cübbesi,kırmızı haç şeklinde desenleri olan yüzü ve kolları tamamen siyah(karanlık,boşluk) birini gösterdi ve her soru sorduğumda,sorumla ilgili bir olaya tanıklık ediyor ve bundan korkmuyordum.Bir çok kez bu gerçekleşti, bir çok şey gördüm ve tecrübe edindim.Artık dönmek istediğimi belirttiğimde kadının içinden çıktım ve tahtıma geri oturdum.En son hatırladığım şey ilk başta sadece yüzüme bakan o varlık, elini omzuma koyup "sen de artık şahitler-densin" demişti.Uzun lafın kısası ben nasıl onları görmek istersem öyleydiler.Umarım şimdilik bu bir cevap olabilir sizin için.Sizlerden de bunu nasıl yorumladığınız ve bu tür olayları tecrübe edip etmediğinizi sormak istiyorum.Son olarak söylemem gerekirse bunu yaklaşık 3 sene önce gerçekleştirdim.O güne kadar insanların nasıl büyü yapabileceklerini bilmem,rüyalarımda ölecek insanları görmem,insanlara durmadan yalan söylemem birden kesildi elbette bir çok şeyi hissetmeye başladım ve bu beni etkiledi.Ancak o gün benim için bir dönüt noktasıydı.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Söylenecek söz yok üstad, herkesin fikirleri anca bu kadar önemsenip, bu kadar süzgeçten geçirilip, lezzetli cümlelerle sunulabilirdi ve kaynak ihtiyacı hissettirmiyosun garip bir şekilde. İşte olayın gerçeklik kısmı burada başlıyo, şüphesiz ve totolojik konuşuyosun. Tekrardan teşekkürler :) Bu vakitte cevap vermişmisin acaba diye merak ettim ve cevabımı aldım eline bilgine sağlık :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ghost Adventures'ın bazı bölümlerinde evlerin içindeki demon dedikleri varlıklardan bahsediyorlar. Mesela evde eskiden yaşamış bir kiracı onu küçük bir kız çocuğu olarak tanımlıyor ve robot resmini çizdiriyor sonra bir medyum bu resmi görmediği ve kiracıyla konuşmadığı halde aynı küçük kız çocuğunu tarif ediyor. Bayaa kafa karıştırıcı geldi. Demon kendine bir form seçebilir mi yoksa o aslında orada önceden yaşamış birinin hayaleti mi?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Tekrardan teşekkür ederim. Avatarım anlamı büyülerden korunmak için özel kalemlerle yazılan ve yapımı yılları bulan bir mühürdür.Ben ise bilgisayar ortamında yapılmış halini aldım.Bu yaza doğru kendi emeğim olan mührü ise göğsümün üstüne dövme olarak yaptırmayı düşünüyorum.

Şekilleri ve bizim farkında olmadığımız zamanlardaki görüntüleri(yani biz korkmadığımız da veya böyle bir şey beklemediğimiz anlarda) küçük bir kız şeklinde olmuş.Ancak elimde bulunan İmam-ı Şibli'nin Cinlerin Esrarı(kitabın yayından kaldırılmış hali ve ilk basımı bulunmakta) kitabında anlatılan olaylarda bir sesin konuştuğundan, zarar verilebildiğinden gibi neredeyse tüm olaylara değinilmişti.Orada bir kaç hikayede geçiyordu.Ancak kitabın yazılışı 800lü yılları bulmakta.Ben ise "günümüzde bunun gibi olaylar yaşanmış mıdır?" diye bir araştırmak istedim.Bir çok insanla yüz yüze konuşup durum değerlendirmesi yaptım.Onlarda böyle bir şeyi gördüklerini ve hep aynı şekilde olduğunu öğrendim.Küçük bir kız çocuğu.Nedenini anlamak biraz hayli zor oldu benim için.Ancak ben gördüğümde bir erkek çocuğuydu ve onun bir cin olduğunu fark ettiğimde boğmak istedim.Beni yere düşürdü,ve kıpırdayamıyordum.Kendimi toplayıp,onun gücünü yendikten sonra ayağa kalktım ve üzerine saldırdım.Tam boğazını sıkıp öldürecek iken rüyamdan uyandım.Bana bu şekilde görünmesinin nedenini şu şekilde fark ettim.İnsani duygular, kim bir çocuğa saldırabilir ki?O şirinliğin de kim onun kötü biri olduğunu düşünebilir ki ? Gittiğim bir falcı benden rahatsız olmuş ve falı bir kenara bırakıp sohbet etmeye başlamıştık.Onları engellediğimden ve konuşmalarını istememin rahatsız ettiğinden bahsetmişti bana.Yani benimle iletişime geçme yolları bu şekilde olmuştu.Ancak korku filmlerinde dahi göremeyeceğiniz yüzler görüp yine de üstlerine saldırmışlığım vardır.Sonuç mu kaçan hep onlar oldu.Gerçek hayatta da böyle.

 

Bir öğretmenimin babasının başından geçen bir olayı sizlerle paylaşmak isterim.Kendisi bir 35-40 yaşlarında bir kadındı.Babası, daha öğretmenim 9-10 yaşlarında iken tarlaya çalışmaya tek başına gitmiş.Tarladaki bağ evine girmiş.Saat sabaha karşı 3 gibi suyun karıkları doldurmasını beklerken bir sigara yakmış ve yatağına uzanmış.Birden kapı açılmış ve içeri 4 kişi girmiş.Bu 4 kişide öğretmenimin babasının ölü akrabalarıymış.Adam dona kalmış.Elinde sigara, karşısında ölü 4 akrabası.Ne diyeceğini bilememiş.Resmen kitlenmiş o anda ne olduysa içeriye bir küçük kız girmiş ve o 4 kişiye bağırarak çabuk dışarı çıkın rahatsız etmeyin onu diye bağırmaya başlamış.Bu 4 sözüm ona hayalette dışarı çıkmış.Küçük kız kapıyı kapatıp evi terk etmiş.O küçük kız kim mi? O adamın kızı,öğretmenim imiş.Kendisi Almanya da yaşar iken, babası Türkiye'de.Sizce de hayaletler var mı? Varsa insanların kimliğine bürünebilirler mi?Karşılaştığım insanların tecrübeleri hepsinin cin olduğunu söylüyor bana.

 

Bir başka olaya bakacak olur isek eski bir satanistin sözlerinde şöyle anlatılmakta.Kendisi bir bahriye iken bir arkadaşının ona gelip "Hey!Ölmüş anneni ruhu ile konuşmak ister misin? demiş.Eski satanist ilk başlarda korkmuş ve bunu yapamayacağından bahsetmiş.Ancak arkadaşı onun korkak olduğunu bunu kaldıramayacağını söylemiş.Adamda bir kereden bir şey olmaz deneyebilirim diyerek yola koyulmuş.Arkadaşı ile bir kadının evine gitmişler.İçeride 20 ye yakın insan "U" şeklinde sandalyelere oturmuş kadının gelmesini bekliyorlarmış.Kadın içeriye girmiş ve ritüel başlamış.Kadın onların istediklerini yapmamız gerektiğini ve onların bizlere yardım edeceğini söylüyormuş.Çünkü onlar ölü insanlar ne de olsa.Teker teker insanların kim ile konuşmak istediğini sormuş, kimse cesaret edememiş.İçlerinden biri çıkıp,aylar önce ölen bir arkadaşım ile konuşmak istiyorum ancak onu görmek istemiyorum demiş.Kadında önce bir sormam lazım diyerek "ölünün ruhu" ile konuşmuş ve onayı almış.Aniden odanın ortasında bir erkek sesi duyulmuş.Arkadaşına teşekkür etmiş ve kendisini çağırdığı için memnun olduğunu söylemiş bu ses.Adam ağlayarak arkadaşı ile sohbet etmiş ve ruhu "huzurlu olduğu yere geri dönmüş".Kadın ayağa kalkmış ve bu insanlara onların bir sürpriz beklediğini, bir ruhun beden bulacağını söylemiş.Herkes hayretler içerisinde o anı beklemiş.Bir kadın çok küçük yaşlarda ölen kız kardeşinin beden halinde gelmesini istemiş.Başlarında ki kadında onaylamış ve o anda büyük bir rüzgar binaya çarpmış ve içeriğe yüzlerce ışık dolmuş(ayrı ayrı noktalar halinde,beyaz).O sırada herkesin gözleri kamaşmış iken duvarın içinden bir kadın silueti girmiş.Kız kardeşini gören kadın bayılmış.Tüm insanlar kadına yardım eder iken ışıklar odayı terk etmiş ve siluet kaybolmuş.Ne kadar güzel öyle değil mi? Ölüler ile konuşuyoruz ve bizlere yardım ediyorlar. Hiçbir amaç beklemeden,kan yok,kirli korkutucu ritüeller yok,zahmete girmiyoruz.Bu eski satanist ise olayların içine girmiş, yıllar yılı işlerinde başarıdan başarıya koşmuş.Çünkü yaptığı işin bir kötülüğü olduğunu düşünmemesi. Hasbelkader bir gün kendisinden üst sınıfta olan bir bando şefiyle içerken,sarhoş olan bu şefin sözleriyle aslında bir satanist örgüte üye olduğunu,kendilerine yardım eden bu ölü insanların ruhlarının aslında şeytan olduğunu öğrenmiş.Bando şefinin aslında bir yeteneğinin olmadığını şeytanların bu yardımları ile başarılı olduğunu öğrenmiş.Ve tapınaklarının şefinin aslında Baş şeytan ile konuştuğunu ve şeytanın yani Azazil'in bir şekilde tüm doğa olaylarının elinde tuttuğunu söylemiş(burada ki konuyu elimdeki her türlü kaynaktan ve bilgilerden nasıl şeytanın doğa olaylarını elinde tuttuğunu başka bir bölümde anlatmak istiyorum çünkü konu bir hayli uzun sizleri de sıkmak istemiyorum).

 

Konuyu daha fazla uzatmak istemiyorum sanırım hepimiz anladık.Çevremde ölen insanları öldüğü anda kendi evlerinde,Öldüğü anda başka yerlerde tek bir seferlik gören bir çok arkadaşım var.Ancak hiç biri bunlardan yardım almamış ve bunları gelişi güzel kontrol etmemişler.Sadece aralarında çok güçlü bir gönül bağı olduğu için,onlara göründüklerini varsayıyorum.Bir kanıya varmak gerekiyor ise bu tür olayları sizlere 10 sayfa olarak yazabilirim.Burada satanist adam olayını "GELENLER" adlı bir belgeselden izlemiştim.10 sayfanın hiçbirini bu tür kulaktan dolma bilgiler ile değil, yaşayan,tecrübe eden insanların tecrübeleri ile yazabilirim.Çevremde çok fazla insan bu tür işler ile uğraşmakta ve çoğu kandırıl-makta.Ruhunu satanlar,sırf fal bakabilmek için onlarla anlaşma yapanlar,büyü,kendini cadı zanneden(burada ki kısmın yanlış anlaşılmasını istemiyorum zanneden kelimesini bu yüzden kullandım) ve sadece şeytana hizmet eden bu tür insanlar,özlerinde ne kadarda aciz ve körler.Ben şeytanları bir araç değil her zaman düşman olarak görüyorum.Çünkü onlar sadece kötülük ederler.İyilik sadece bir başkasını mutlu ettiğinizde iyilik olur.Kendi çıkarlarınız için kendinizi mutlu etmek bu sadece kendi egonuz içinde sizi boğar.Tekrardan dile getirmek gerekirse yazılarımda ki yanlışları bana söyleyebilir ve bunun için açıklamalarda bulunabilirim.Sizlerde tecrübelerinizi bizlerle paylaşarak bu tür varlıkları daha yakından tanıyabiliriz.Ne demişler dostunu yakın düşmanını daha yakın tut.

Konumuzu daha fazla uzatmadan Bölüm 1-İçimizde Düşmanın devamını bugün yazacağım umarım sizlerde eleştirerek doğruluğunu tartışabilirsiniz.Düşünceme göre yıllarca okunmuş kitap değil aylarca yaşanmışlık,tecrübe daha önemlidir.Tabi ki ön önemli olan bu tecrübelerimizden bir ders çıkarmak.İyi günler.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Güzel bir yazı dizisi olmuş. Devamını bekliyorum.

 

Öncelikle son dediğinize katılmıyorum. Yıllarca okunmuş bir kitaptan, aylarca yaşanılarak edinilmiş tecrübenin daha önemli olduğunu düşünmüyorum. Hz.Ali'nin sözüyle "İlim bir noktaydı." Okumak çok önemli. Konu dağılmasın diye kısa kesiyorum.

 

Dediğiniz gibi cin-şeytanlar insan vücudunun içerisinde yaşayabiliyorlar. Adem yaratıldığında, Azazil insanın nasıl bir şey olduğunu merak ediyor ve onun topraktan yoğrulmuş bedeninin içerisinde dolaşıyor. Gezintisini tamamlayıp dışarıya çıktığında şaşkınlığını gizleyemiyor ve içten içe kıskanma duygusunun esiri oluyor. İnsanın bedeninde, bir başka evreni gördüğünü söylüyor.

 

Şeytanın oyunları bitmez. Dikkatli olmak gerek. Cinler ve şeytanlar, üç boyutlu uzay-zamanda insanları kullanmadan hiç bir etki oluşturamazlar. İnsanın kendi kendisine zarar vermesine neden oluyorlar sadece. Tabi insan, kötülüğü aslında kendinden bilmez, hep başkalarını suçlar. Cin-şeytanların savunması da hazır, sadece vesvese vermek...

 

Cin-şeytanlar insan görünümüne bürünebiliyorlar, peygamber hariç. Ama ölmüş insanlar da farklı bir beden ile bize görünebilirler. Her ölü insan için geçerli değil bu. İzin verilenler, bizim ölü bildiğimiz ama aslında metafizik anlamda diri olanlardan bahsediyorum. Mesela uzun yıllar önce yaşadığımız müstakil evin banyosundaki küçük çeşme, her sabah, ezan okunduğunda açılırdı, sanki biri abdest almak için geliyordu. Su, çeşme, ırmak ve deniz... Bir tür boyutsal geçiş veya kapı, iki denizin birleştiği yer gibi...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Güzel bir yazı dizisi olmuş. Devamını bekliyorum.

 

Öncelikle son dediğinize katılmıyorum. Yıllarca okunmuş bir kitaptan, aylarca yaşanılarak edinilmiş tecrübenin daha önemli olduğunu düşünmüyorum. Hz.Ali'nin sözüyle "İlim bir noktaydı." Okumak çok önemli. Konu dağılmasın diye kısa kesiyorum.

 

Dediğiniz gibi cin-şeytanlar insan vücudunun içerisinde yaşayabiliyorlar. Adem yaratıldığında, Azazil insanın nasıl bir şey olduğunu merak ediyor ve onun topraktan yoğrulmuş bedeninin içerisinde dolaşıyor. Gezintisini tamamlayıp dışarıya çıktığında şaşkınlığını gizleyemiyor ve içten içe kıskanma duygusunun esiri oluyor. İnsanın bedeninde, bir başka evreni gördüğünü söylüyor.

 

Şeytanın oyunları bitmez. Dikkatli olmak gerek. Cinler ve şeytanlar, üç boyutlu uzay-zamanda insanları kullanmadan hiç bir etki oluşturamazlar. İnsanın kendi kendisine zarar vermesine neden oluyorlar sadece. Tabi insan, kötülüğü aslında kendinden bilmez, hep başkalarını suçlar. Cin-şeytanların savunması da hazır, sadece vesvese vermek...

 

Cin-şeytanlar insan görünümüne bürünebiliyorlar, peygamber hariç. Ama ölmüş insanlar da farklı bir beden ile bize görünebilirler. Her ölü insan için geçerli değil bu. İzin verilenler, bizim ölü bildiğimiz ama aslında metafizik anlamda diri olanlardan bahsediyorum. Mesela uzun yıllar önce yaşadığımız müstakil evin banyosundaki küçük çeşme, her sabah, ezan okunduğunda açılırdı, sanki biri abdest almak için geliyordu. Su, çeşme, ırmak ve deniz... Bir tür boyutsal geçiş veya kapı, iki denizin birleştiği yer gibi...

Yorumun için çok teşekkür ederim.Tecrübe kısmında düşüncemi biraz açacak olur isem.Bahsettiğim şey tam olarak şu iyiliği,sadakati,sevgiyi, kitaplardan okumuş biri bu hislerin nasıl olduğunu bilemez ancak bunları yaşamış bir insan çok daha ileri gidebilir , ilk emir "Oku" olmuştur elbette.Kastettiğim şey okumamak değil,daha derinlerde var ettiğimiz duygular.İlk hislerimizi annemize babamıza sorarız bu nedir diye.Onlar da bize aşktır,acıdır,suçluluk duygusudur gibi tecrübelerinden doğanları söylerler.Silahın tüm hatlarını bir kitapta incelersen, eline ilk silahı aldığında tetiğin soğukluğu seni şaşırtacaktır.Ancak bir avcı yıllarını bu işe verdiği için attığını vuracaktır.Demek istediğim kitapları tecrübeli insanlar yazar.Geri kalanlar ise bunları okuyarak yorumlanışını inceler ve kendi düşüncesiyle harmanlar.

 

Son durumda bahsettiğin olayı dediğim gibi gönül bağlılığı ile açıklıyorum.Köyümde hala bir gelenektir, namazına niyazına düşkün bir insan öldüğünde banyonun lambası geceleri hep açık durur.Babası öldüğünde bir arkadaşım banyoda birinin abdest aldığını duyduğunu söylemişti.İnsanlar seven ve bunu büyüten varlıklardır.Ölüler bile sevdiklerine gönülden bağlı iken, bizler sadece rüzgarda uçuşan kelebeklermişiz gibi geliyor bazen bana.Mesafeler,para,güç,hırs o kadar boş ki..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İnsanın şeytanlaşması için ondan daha üstün birini ona gösterin yeter ,Aşağılık duygusu insanın en az baş edebildiği duygudur .Hz adem yaratılmadan önce şeytan melekti .;),Şeytan diyince aklınıza hep boynuzları olan kötü bakışlı kötülüğü amaç edinmiş figür gelmesin . :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bu arada aklıma gelmişken Ghost Adventures'da bu tür demon gibi çok güçlü varlıkların, yani vücudunuzu tırmalayabilen size ciddi zarar verebilen varlıkların genelde maden çıkarılan yerler, mezbaha gibi veya köpek dövüştürülen yerler gibi hayvanların işkence gördüğü yerler, hastane gibi akıl hastanesi, hapishane gibi yerler, kızılderili mezarlığı üstüne kurulmuş yerler ya da ruh çağırılan bir alet vardı ama adını unuttum ... board diyolardı hatırlatan olursa sevinirim, onun kullanıldığı için portal açılmış yerlerde olduğu dikkatimi çekti. 10 yıldır çekilen bütün bölümleri izledim diyebilirim. Yani demek istediğim bir yerde birçok insanın veya hayvanın çok acı çekmiş olması, çok korkmuş olması gerekiyor veya bu bahsettiğimiz olumsuz duygular yaşamaları gerekiyor.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bu arada aklıma gelmişken Ghost Adventures'da bu tür demon gibi çok güçlü varlıkların, yani vücudunuzu tırmalayabilen size ciddi zarar verebilen varlıkların genelde maden çıkarılan yerler, mezbaha gibi veya köpek dövüştürülen yerler gibi hayvanların işkence gördüğü yerler, hastane gibi akıl hastanesi, hapishane gibi yerler, kızılderili mezarlığı üstüne kurulmuş yerler ya da ruh çağırılan bir alet vardı ama adını unuttum ... board diyolardı hatırlatan olursa sevinirim, onun kullanıldığı için portal açılmış yerlerde olduğu dikkatimi çekti. 10 yıldır çekilen bütün bölümleri izledim diyebilirim. Yani demek istediğim bir yerde birçok insanın veya hayvanın çok acı çekmiş olması, çok korkmuş olması gerekiyor veya bu bahsettiğimiz olumsuz duygular yaşamaları gerekiyor.

 

 

Ouija board.

....

Yani diyorsun ki negatif enerjinin olduğu yerler.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Periler, İfritler ve Hüddâm

      Periler: Çok üstün enerjileri vardır Bir yerden bir eşyayı götürme, bir kişiyi başka bir mekana iletme gibi üstün yetenekleri vardır. İnsanlarla tam temas içerisinde bulunmazlar. Tek veya birkaç kişi halinde, su kenarlarında, ıslak zeminlerde, eski mezarlıklarda, deniz kıyılarında, gelinlikli yada tüller içerisinde, çok uzun boylu, üç-dört katlı bina büyüklüğünde, heybetli olarak bayan şeklinde insanlara görünürler. İnsanlara pek zarar vermezler. Eğer görüldüğünde korkmadan ondan bir hediye iste

      , Yer: Neo-paganizm & Wicca

×
×
  • Yeni Oluştur...