Jump to content

Karalama Defteri


KATA

Önerilen Mesajlar

   İçinde heba edilen her duyguda zan altında kalmaktan yoruldum. Sol yanım gece karanlığı kadar siyah sayende, birde kalkmış '' Bana hayallerinden bahset! '' diyorsun. Uçurtmamın çıtası kırılmış, kitapları her çevirdiğimde nemden yaprakları elimde kalıyor, bilye poşedim delik ve sen bana ısrarla '' Haydi '' diyorsun ya, pes!

 

Pata

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
PatavatsiZ

   Ellerim titrerken yanımda olamayanlar için yaktım sigaramı bu gün, yaz sıcağında buz kesen parmak uçlarımı ovalayamayanlara yaktım. Feda edilen zamanlara yaktım yine sigaramı, aslında hep orada var olup, burada olanları umursamadan yaşayanlara yaktım. Ben babamın öldüğü yaşa geldim de hiç bu gün ki kadar bir başıma kalmadım...

 

Pata

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Çekeceksem yollar benimdir giderim, aşacaksam dağlar benimdir aşarım, seveceksem yürek benimdir severim ve eğer ki öleceksem can benimdir veririm! Şimdi bana söyle ; yollarıma yâren, dağlarıma delen, yüreğime sevda, canıma canan olacak mısın ?

Pata

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bir seher vakti gel bana. Güllerin açmamış gonca olsun, çantanda mas mavi gökyüzü. Her adımında hoşgeldin desin tabiat ve yüzü deniz kokan gülümsemelerle gel. Adına yazılmış binbir dizelik şiirlerin ardından, bir seher vakti gel bana. Fidana can suyu gibi gel, arıya çiçek gibi gel, bahar gibi gel bana bir seher vakti.

 

Pata

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

 Esmeyen havasıyla ve güneşin selametiyle  bir Rodos gün batımına, dünden kalan ekşimiş şarabın nahoş tadını damağıma hapsetmeye bırakılmış gibiyim. Kaygısız, rahatsız yada anlamsız çabalarım hep boşa. Nacizane kulun elinden gelen sadece yaşamaya çalışmak. Ne kollarında derman, ne gözlerinde heyecan nede dudaklarından çıkmayan merhabalarıyla hapsoldum bu lanet Rodos'un ekşimiş şarabına. Ben soluk denizlerin hiç gelmeyeceğini bile bile sahiline yeminler etmiş yalnız güzelinin tutkun aşığı, elleri kahırdan zımpara misali sakalını sıvazlarken bile hissiz kalmış, ruhsuz kalmış, bahtsızlığa mahsur kalmış gecenin silüeti. Yetmez mi kendine ızdırap dolu hayatında bir an olsun gülümseyemeyeceğini bile bile tutunma çaban. Bırak girsin artık ışık içeri, bırak senin de sabahların günaydınlar, akşamların iyi gecelerle dolsun. Bırak ta ruhun özgür kalsın mahşer yeri Rodos'un havasından. Sal yüreğinin mateminden eksik kalsın bu kerkenez kuşları, adım adım sabahların ilk ışığına yürüsün özgür adamın, özgür umutları...

Pata...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Yalın ayak bastık, yıllarca taş toprak demeden. Ellerimiz çamur, yüzümüz isti lakin mutluydu gönlümüz. Hayrına su veren anneler vardı mesela, sofralara davet etmek vardı, mahalle büyüğünün elinden poşetlerini alıp eve kadar taşımak vardı gençliğimde. Komşunun kızı bacın, annesi teyzen, babası amcandı. Mendil verirdi yaşlılar bayramlarda, eh birde içinde ufak tefek meblağlar. Çatılarda salça kavrulur, sokaklarda korkmadan macun yenir, süt mısır alırdık. Hani o bilmemkaçyüz oyunlu ateri kasetleri, mahallenin çocukları arasında gider gelirdi. 

 Sabit kurallar vardı mesela, maçın son düdüğünü akşam ezanı belirlerdi. Abileri vardı mahallenin köşesinin, ah o abileri bir fiske yedirtmediler ya bana... Acıktığımda annemin salçalı ekmeği vardı, Melda teyzenin pelteleri vardı, gazozuna yapılan seyircili mahalle maçları vardı. Deliyürek izleyip, beline taktığın boncuklu tabancayla ona buna sıkmak vardı. Tüf-tüf vardı üstünde borudan dürbünlü. Mesela her pazar televizyonda başlayan pazar gecesi sineması vardı. Eh yaşımız yetmez, aralık kapının eşiğinden izlemeye çalışırdık, malum sabah yine okul vardı. Öğretmen anneydi mesela, babaydı. Sıkarmıydı kötü söz söylemek, ses yükseltmek. Anneye babaya kalkan el gibi taş olurdu ellerin. Sabahları bismillahla açılan dükkanlarda esnaf kahvaltıları vardı, mis gibi çay, zeytin, peynir. Hani o gün gönlü bolsa manav Suat domates keser gelirdi. 

 Kapalı kapılarda, kapalı zihniyetlerin, gözlerden ırak hayatları olduk şimdi. Çocuklar müptezel gibi küçücük ekranlara mahkum kaldı, çayırların, sokakların yerine. Öğretmene '' Sen kimsin '' diyen veli, esnafa '' İşin ne parasıyla değil mi ? '' der oldu. Sakalı çıkmamış erkek çocukları, anasını babasını dövüp te, üç gram ot almak için evin televizyonunu satar oldu. Biz ne ara  zarif zarif salınırken, tüm marifetini ortaya dökmenin yenilik, çağdaşlık olduğunu iddia eden genç kızların, Besmele çekmeden içilen suların, Kutlanmayan 30 Ağustos'ların, 29 Ekim'lerin, 23 nisanların olduğu bir toplum olduk ?¿

 

Pata

 

PatavatsiZ tarafından düzenlendi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Zemheri atlatmış kardelen misali, var gücümle sitem ediyorum alacadan aydınlığa geçen vakitte güneşe. '' Neredeydin? Oysa elinde gofretiyle gelecek babanın, yolunu bekleyen çocuk gibi bekledim gelişini. Üşüdüm, yeri geldi hissedemedim köklerimi ve an geldi tonlarca karın altında ezildi ufacık bedenim. Bekledim, suya hasret sahra gibi bekledim gelişini. Günler geçti, haftalar, hatta aylar geçti. Borcu olan bakkalın önünden koşar adım geçen dar gelirli gibi bir görünüp bir  yok oldun aylarca kapkara bulutların üzerinden. Halimi bildin de, bir kez olsun yardım etmedin. Sen olmasan da beni kabul eden toprağın en derinine saldım köklerimi, delip geçtim üzerimdeki kazuleti , sana ve senin beni mahkumu gördüğün beyaz parmaklıklı maphusuna inat, zemheriye inat, yapamazsın diyenlere inat, dim dik buradayım bak.'' 

Pata

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bir bardak soğuk suyun değerini, yaz sıcağında damla damla eriyen ruhuma dokunduğunda anladım. Ahlaksızlıklardan uzak, baharın son demleri kadar ılıman ve sıcaktı her dokunuşu. Bir fincan kahvenin hatırı, bir tutam şekerin tadıyla bir damla göz yaşının ağırlığıydı seninle günlerim. Kah Bodrum sokaklarında bir kafede, kah Darülaceze'de gönüllerin bir olduğu anlarda, kah yetimlerin anne baba sıcaklığında bulduk birbirimizi. Kimsesi olmayan insanlara kimse olmak, seninle ne de güzel be sevgili. Ne büyük şeref seninle aynı geminin yolcusu, aynı dümenin kaptanı, aynı mezarlığın komşuları olabilmek. Bir lütuf hiç bu kadar derin ve parlak olmamıştır adem oğluna. Sakallarımdaki ak kadar, yüreğimdeki boşluğu dolduran onca sevgiyi ben şimdi nerelerde saklayacağım, hangi hamal taşıyacak benimle bunca güzellikleri ve hangi sevda bu kadar endamlı gelebilecek kimselerin bilmediği, tarih kitaplarının yazmadığı, aşıkların misal olarak alamayacağı, tek ve sadece benim nazarımdan. Gözlerimle titreyen tutsak sevdam, sözlerimle akıp giden zaman ve hüznümle bir anlık özlem bitecek mi dersin ¿

Ciao

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
paranormalfikir

Kaç zamandır elime kalemi almıyordum. Son birkaç gün şöyle bir aldım, çıkardım defteri abur cubur yazmaya başladım. Öyle edebi olması için çabalamadım, bilinç akışına ne gelirse, kelimeler nereye götürürse artık. Dedim absürt olsun, saçmalık olsun, kafa dağıtıcı olsun.

Velhasıl kelam Çigmund Fıroyd Emmi'de karar kıldım. Fıroyd emmi malumunuz psikanalizin kurucusu. Metotları sert bir adammış. Önce kendinde denermiş psikanalizi. E hâliyle bu yeterli olmazmış. Kendisi bilgisi olan denek olduğu için birde bilgisi olmayan deneklerde de çalışması gerekirmiş.

Önce kendinde denemiş çikolojik baskıyı yüskek voltampere katlanıyormuş ya. Çonra demiş ki du şunu bide bilgisi olmayan deneklerde deneyeyim. Ama bunu deyince çikolojik baskının etkisi azalmış mı? Yoksa çikolojik baskı yok muymuş?

Çigmund Amca çenin  kafa iyi mi?

Cevap vermiş ünlü sözüyle Fıroyd Emmi; piçikanalize göre herkes biraz hastadır taaaamm mııı

Fıroyd Emmi ölmüş sonra. :(

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Tam istedğim gibi konuşuyor, istediğim cevapları veriyor, bak işte böyle olmalı, böyle bakmalı, böyle görünmeli, böyle bir karizma yok, böyle söylemeli, bak bu kahvenin tadı şahane.. derken, hiç beklenmedik bir şey oluyor, içimde bi yer, yerle bir oluyor. Durdurabilsem durdurucam... nasıl çabalıyorum..çabalıyorum da.. çok çabalıyorum.. çok çabalıyorum.. çok çabalıyorum.. sanki evren benimle birlik olmuş, benden daha çok çabalıyor. Her şey gerçek olmuş...Bana inat her şey gerçekleşmiş.. Ama Olmuyor... Olamıyor.. İnancım yok benim!.. En kötüsüymüş bu.. Hissedememek. Yanından geçip gitmesine izin verebilecek kadar hissizleşebilmek. En çok istediğin şey için, ''kılın kıpırdamaması''hali. En çok istediğin şeyin, ''en çok istediğin şey'' olamasın diye dönüştürülmek.. Egonun ölümü.. Hiç bir şeye lüzüm göremeyecek kadar kendine yabancılaşma. kendine karşı kazandığın bir zaferin, aslında bizzat benliğini yok edişi.. Bak ben buna içiyorum şimdi.

Sakın beni suçlamayasın , pembe gözlüklerim paramparça olmuş, her yer zifiri karanlık.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
paranormalfikir

Efendim hukuk bilgim yok düzeyindeymiş. Hiç farkında değilmişim koyun toplumlarda yetişmenin bir sonucu bu. Ancak her insanın temel düzeyde hukuk bilgisi olmasının önemini çok iyi anladım. Evet itiraf ediyorum hukukun temel kavramlarından bihaberim. :( --Merhaba pafi aramıza hoşgeldin. Seni yargılamıyor ve anlayışla kucaklıyoruz)

Ben şimdi fena bir maymun iştahlıyım vakit buldukça öğrenmeye çalışıyorum. Birkaç güne bir şeyler yazarım buraya bu hukuk cahilliği ile ilgili.

Alper tunga öldü mü

Mavi kapsülo patla dı mı

Issız yollar çimlendi de

Ay çiçekleri soldu mu

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
paranormalfikir

Hukuk bilgisi üzerine arada sırada bir şeyler okumaya çalışıyorum. Şu adaleti simgeleyen heykel var ya; dedim onu araştırayım, araştırdım araştırdım;

Tarafsızlığı simgeliyormuş. Hukukun evrensel ilkelerini simgesel olarak taşıdığı için Themis heykeli adaleti ifade etmekteymiş.

"Themis, Yunan mitolojisinde Uranüs ve Gaia'nın kızı olan adalet ve düzen tanrıçasıdır. İlahi adaletin tecessümüdür."

Al işte ironi. Hayatta kavramların karşısında yapılanlar trajikomiktir genelde. Adında barış olur eyleminde kan; gibi gibi çoğaltılabilir bunlar...

 

Sividişli uzmanların yaptığı araştırmaya göre dünyada en çok tecavüze uğrayan şey, bu Themis heykeliymiş. En çok da hukukçular ırzına geçiyormuş bu garibanın. Themis demiş közümü bağlayın ola ki içimde yanlı bir his oluşur; peki demişler akabinde ırzına geçmişler o vakit... Ah, Themis aç gızım gözlerini, değmez yavruuum yavrum!

 

adalet-heykeli-justitia-themis-beyaz-renkaltin-varakli__0398555577063765.jpg

paranormalfikir tarafından düzenlendi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...