Jump to content

Pink Floyd Şarkı Sözleri


ensiferum13

Önerilen Mesajlar

A Pillow Of Winds-Pink Floyd

 

A cloud of eider down

Draws around me softening the sound

Sleepy time when I lie

With my love by my side

And she's breathing low

And the candle dies.

When night comes down you lock the door

The boot falls to the floor

As darkness falls the waves roll by

The seasons change

The wind is warm.

Now wakes the owl, now sleeps the swan

Behold a dream, the dream is gone

Green fields

A cold rain is falling

Near the golden dawn.

And deep beneath the ground

The early morning sounds and I go down

Sleepy time in my life

With my love by my side

And she's breathing low

And I rise like a bird

In the haze and the first rays touch the sky

And the night winds die.

 

Pink Floyd

Bir Rüzgar Yastığı-Pink Floyd

 

 

Kuş tüyü yorgandan bir bulut

 

Etrafımda sesi yumuşatarak dolaşıyor

 

Hayatımdaki uykulu zaman

 

Yanımdaki aşkımla beraber

 

Ve o yavaşça nefes alıyor

 

Ve mum sönüyor.

 

Gece olunca kapıyı kilitle

 

Çizme zemine düşer

 

Karanlık çöktükçe ve toprak sallandıkça

 

İklimler değişir

 

Rüzgar nemlidir.

 

Şimdi kuğuyu uyutan zamanı uyandırıyor

 

Bir rüya gör, rüya bitti

 

Yeşil tarlalar

 

Soğuk bir yağmur düşüyor

 

. Altın renkli gün ışıklarının yanında

 

Ve toprağın derinliğinin altında

 

Sabahın ilk ışıkları sesleniyor ve ben aşağı iniyorum

 

Hayatımızdaki uykulu zaman

 

Yanımdaki aşkımla beraber

 

Ve o yavaşça nefes alıyor

 

Ve tıpkı bir kuş gibi yükseliyorum

 

Pusun içinde ve ilk ışıklar gökyüzüne dokunuyor

 

Ve gecenin rüzgarları sona eriyor.

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

"(''Saucerful of Secrets şarkısını ilk hazırladığımızda Norman Smith'in 'Bu şeklide olmaz, çok uzun. 3 dakikalık şarkılar yazmanız gerekiyor' dediğini hatırlıyorum. O dönemler bayağı ukalaydık ve kendisine albümü yapmak istemiyorsan gidebilirsin dedik.dogru bir davranış olduğunu düşünüyorum.)"Rick WRİGHT

 

biliyorum bölüm baslıgı sarkı sözleri. bu da Instrumental !!bir sarkı söz yok .. aslında var .. okadar cok söz varki.....

 

http://video.google.com/videoplay?docid=-458912276718978839&ei=1W0ESp_RNoOb-AaUh_jwBQ&hl=tr

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

evet.bu parçada sınırsız şarkı sözü var.pink floyd un en zor parçalarından biri aslında.algılanması en zor diyebiliriz.ama kesinlike ayık kafa parçası değil bunu diyebilirim.

:) seviyorum bu siteyi ne guzel herkes herkesi anlayabiliyor ..

sana hediyem olsun ensiferum

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

dingin yuregime esir olan sizin ruhunuzmus meger ...

oysa ne cok korkuları vardı ademin ..

ne cok yanlızlıgı... kalabalıklar arasında... pişman duyguların esiri olmus kirpiklerinden akan kanla bestelenmiş ...

gunese mi isyan ? gune... aya ?? tanrıyamı?

kendi(ni)mizemi...

oysa cocuk kalbim elinde bagırrıken... oysa ... parmaklarının arasına gecmişken kirli bedenim...

 

 

 

arada gorusmek dilegiyle... huzur içinde uyu :thumbsup:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Little by little the night turns around

Counting the leaves which tremble at dawn

Novices lean on each other in yearning

Under the leaves the swallow is resting

Set the controls for the heart of the sun

Over the mountain watching the watcher

Breaking the darkness waking the grapevine

One inch of love is one inch of shadow

Love is the shadow that ripen's the wine

Set the controls for the heart of the sun

The heart of the sun

The heart of the sun

Witness the man who raves at the wall

Making the shape of his question to heaven

Whether the sun will fall in the evening

Will he remember the lesson of giving

Set the controls for the heart of the sun

The heart of the sun

The heart of the sun

 

yavaş yavaş dönüyor gece

sayarak şafakta titreşen yaprakları

nilüferler birbirlerine yaslanmış özlem ile

tepelerin üzerinde bir kırlangıç dinleniyor

yön ver güneşin kalbine doğru

dağın tepesinde izliyor gözcü

karanlığın kırılmasını, asmanın uyanışını

aşkı bilmek, gölgeyi bilmektir

aşk, şarabı olgunlaştıran gölgedir

yön ver güneşin kalbine doğru

izle duvarın dibinde el sallayan adamı

şekillendirirken tanrıya olan sorusunu

akşam güneşin alçalıp alçalmayacağına dair

anımsayacak mı adam boyun eğişten aldığı dersi

yön ver güneşin kalbine doğru

yön ver güneşin kalbine doğru...

http://video.google.com/videoplay?docid=4052361410218663660&ei=emgWSoX1DIKG-QaE88m2BA&hl=tr

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Özlediğim söylenemez sizi,

Özlemek için yeteri kadar sizsiz kalmıyorum çünkü.....

Nefes alışım ,verişim , hayatı hissedişim ......

hepsi,

hepsi iki kısa kelime.......

Sevgiliye duyulan aşktan öte,tanrıya hissedilen minnettarlıktan öte...

Anlamak hissetmektir ya....

henüz hissetmeye başladığımda sizi ,algılarımın anlayamayacağı bu karmaşık duyguları yıllar önce nasıl tahmin ettiniz ..?

Ve biliyorum ki , 2 kişi az 3 kişi fazladır sizin için ....

selam size tanrıların doğum sancısını müzik yapan ölümlüler ..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

hadi Wright yırttı Syd tozuttu (oda yırttı sayılır)

Peki siz?

onca çelişkiye isyana rağmen nasıl nefes alıyorsunuz?

Upuzun saçları özlemiyormusun hiç...

ispanyol paça pantolonlarını,çiçekli gömleklerini?

.... MOR DUMANLARINI..;)

Neyse .., dolaşırken uğrayayım dedim hadi afiyet olsun :D

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Pink floydu anlatmaya gerek yok sanırım , ölüsü yeter tabiri vardır ya , neler yapmıştır, dünyaya hizmetleri nelerdir, müziğe sanata verdikleri nelerdir bilmeyen yok, cococola bir pinkfloyd iki :)

Syd'li psikodelic albümlerinden tutun en popüler şarkılarına kadar tapılası bir grup pinkfloyd..

meydanı boş buldum yazıyorum :)

Benim için yeri yurdu anlamı değeri tartışılmaz ... ama birde high hope vardır ki... of diyim...

Gecenin bu saatlerinde kıçınızda pireler uçuşurken açar dinler ya hayvan herifler buda yapılmaz ki dersiniz ( ben diyorum yani)

 

ve .. HİGH HOPE

Beyond the horizon of the place we lived when we were young

In a world of magnets and miracles

Our thoughts strayed constantly and without boundary

The ringing of the division bell had begun

 

Along the Long Road and on down the causeway

Do they still meet there by the Cut

 

There was a ragged band that followed our footsteps

Running before time took our dreams away

Leaving the myriad small creatures trying to tie us to the ground

To a life consumed by slow decay

 

The grass was greener

The light was brighter

With friends surrounded

The nights of wonder

 

Looking beyond the embers of bridges glowing behind us

To a glimpse of how green it was on the other side

Steps taken forwards but sleepwalking back again

Dragged by the force of some inner tide

 

At a higher altitude with flag unfurled

We reached the dizzy heights of that dreamed of world

 

Encumbered forever by desire and ambition

There`s a hunger still unsatisfied

Our weary eyes still stray to the horizon

Though down this road we`ve been so many times

 

The grass was greener

The light was brighter

The taste was sweeter

The nights of wonder

With friends surrounded

The dawn mist glowing

The water flowing

The endless river

 

Forever and ever

............................................................

Yaşadığımız yerin ufkunun ötesinde

gençtik

bir dünyanın, mıknatıs ve sihirlerin ...

Düşüncelerimiz serserice yolunu yitirdi kararlı

(serserisiz başıboş dolaştı, gene kararlı)

sınırdan yoksun ...

Pay edip bölme çanının çınlayışı (önceden) başlamıştı

 

Uzun Yol boyu Ve o sebep patikasından doğru aşağı,

onlar hala buluşurlar mı orada Kesik tarafınca.

 

Orada paçavraca bir topluluk, bir grup ahali vardı

adımlarımızı takibeden,

zamanın rüyalarımızı uzağa çalmasından önce koşan ...

Sayısız küçük yaratıkları bırakan;

bağlamayı deniyor bizi temele,

ağır bir çürüme tarafından tüketilmiş bir hayata ...

 

Çim, daha yeşil ...

Işık daha parlak,

arkadaşlar ile, çevrili.

Şaşkınlık ki merakın geceleri.

 

Bakıyorken ötesinde korun, közün,

ki köprülerinde sıcaklık verenin, arkamızdan;

.. ne kadar yeşil olduğuna dair öte yan`da, anlık bir görme`ye ...

Takınılan adımlar, ileride Fakat uyurgezerlik geri geldi;

çekilip sürüklenen, gücü`nde, daha iç bazı akınlarında .

 

Denizden daha yüksekçe bir mevkide ki bir bayrakla şemsiyelenen,

başdöndürücü yüksekliklere eriştik biz

dünyanın düş görülerinin ...

 

Arzu ve hırs ile

ayakbağı olan sonsuza dek

Hala bir açlık var tatmin edilememiş

Yorgun gözlerimiz hala başıboş, yolunu yitirebiliyor ufka doğru,

bu yolun diplerine çok seferler vurmuş olmamıza rağmen ...

 

Çim daha yeşil ...

Işık daha parlak,

( arkadaşlarımızla çevrilmiş..

`şaşırtmacanın merakında` geceleri

ya da merakı için sürpriz gelişlerin ...)

tatmak daha tatlı

geceleri merakın

arkadaşlarımızla çevrili

Şafak sisi, parlak, ateş ve çaba

ve akan su

bitişsiz bir nehir..

 

sonsuza ve sonsuza dek ...

Bu muhteşem şey'in Nightwish yorumu

 

http://www.youtube.com/watch?v=Gkg88Mw5xJw

 

Ve buda Ta kendisi.....

 

http://www.youtube.com/watch?v=Bqvcmud3LFQ

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İİnan çabuk geçiyor zaman sevdiğim, inan çabucak tükeniyor. Sevgiler, hüsranlar, adı bilinmez tarif edilemez duygular...

Bugün günlerden acı, yarın acının ertesi... Gelecek yeni, ama geçmiş hiç üstünden gitmiyor...

 

ne alaka bilmiyorum :D siz biliyormuydunuz ne alaka olduğunu ? en akıllınız Syd bile farkında değildi neler olduğunun ;)

[video=youtube;76yQFV58-0o]http://www.youtube.com/watch?v=76yQFV58-0o&NR=1

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

So, so you think you can tell Heaven from Hell, blue skies from pain

Cehennemden cenneti, acılar içinden mavi gökyüzünü anlatabileceğini mi düşünüyorsun?

Can you tell a green field from a cold steel rail?

soğuk çelik raylardan yeşil çayırları anlatabilir misin?

 

A smile from a veil?

bir maskeden gülümsemeyi?

 

Do you think you can tell?

anlatabileceğini düşünüyor musun

 

And did they get you to trade your heroes for ghosts?

ve sana kahramanlarınla hayaletleri takas ettirdiler mi?

 

Hot ashes for trees?

ağaçlarla sıcak külleri?

 

Hot air for a cool breeze?

Sıcak hava ile soğuk bir esintiyi?

 

Cold comfort for change?

bozuk para olarak soğuk komfor verdiler mi?

 

And did you exchange a walk on part in the war for a lead role in a cage

ve kafesteki başrol için savaştaki sıradan rolü değiştin mi?

 

How I wish, how I wish you were here.

burda olmanı ne çok isterdim

 

We're just two lost souls swimming in a fish bowl, year after year,

biz sadece balık kabında yüzen iki kayıp ruhuz, yıllar boyunca

 

Running over the same old ground

hep aynı yüzeyde koşan

 

What have you found? The same old fears.

ne buldun? aynı eski korkuları mı?

 

Wish you were here

keşke burda olsaydın

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

[h=6]Hello?

Merhaba,

 

Is there anybody in there?

İçerde kimse var mı?

 

Just nod if you can hear me.

Yalnızca başını salla beni duyabiliyorsan

 

Is there anyone home?

Evde kimse var mı?

 

Come on, now.

Hadi ama,

 

I hear you're feeling down.

Duyuyorum kendini kötü hissettiğini

 

Well I can ease your pain,

Yatıştırabilirim acını

 

And get you on your feet again.

Ve ayağa kalkmanı sağlayabilirim senin yeniden

 

 

Relax.

Gevşe

 

I need some information first.

Biraz bilgiye ihtiyacım var önce

 

Just the basic facts,

Yalnızca temel şeyler

 

Can you show me where it hurts?

Gösterebilir misin bana neresinin acıdığını?

 

There is no pain, you are receding.

Azalttığın hiçbir acı yok

 

A distant ship's smoke on the horizon.

Uzak bir geminin dumanı tütüyor ufukta

 

You are only coming through in waves.

Sen dalgaların içinden geçerek yaklaşıyorsun

 

Your lips move but I can't hear what you're sayin'.

Dudakların kımıldıyor ama duyamıyorum ne söylediğini

 

When I was a child I had a fever.

Çocukken ateşlenmiştim bir gün

 

My hands felt just like two balloons.

Ellerim sanki iki balon gibiydiler

 

Now I got that feeling once again.

Şimdi aynı duyguyu bir kez daha yaşıyorum

 

I can't explain, you would not understand.

Anlatamam, anlayamazsın da

 

This is not how I am.

Ben normalde böyle değilim

 

I have become comfortably numb.

Şimdi keyifli bir uyuşukluk içindeyim

 

Ok.

Tamam

 

Just a little pinprick.

Yalnızca bir iğne batması

 

There'll be no more ...Aaaaaahhhhh!

Artık kalmayacak hiçbir aaaaaaaaaaaaaah

 

But you may feel a little sick.

Fakat kendini belki biraz hasta hissedebilirsin

 

Can you stand up?

Ayağa kalkabilir misin?

 

I do believe it's working. Good.

Sanırım etkisini gösteriyor, iyi

 

That'll keep you going for the show.

Bu senin gösteriyi sürdürmeni sağlayacak

 

Come on it's time to go.

Hadi, gitme zamanı geldi.

 

 

There is no pain, you are receding.

Azalttığın hiçbir acı yok

 

A distant ship's smoke on the horizon.

Uzak bir geminin dumanı tütüyor ufukta

 

You are only coming through in waves.

Sen dalgaların içinden geçerek yaklaşıyorsun

 

Your lips move but I can't hear what you're sayin'.

Dudakların kımıldıyor ama duyamıyorum ne söylediğini

 

When I was a child I caught a fleeting glimpse,

Çocukken bir şey ilişmişti

 

Out of the corner of my eye.

Gözümün ucuna

 

I turned to look but it was gone.

Dönüp baktım fakat kaybolmuştu

 

I cannot put my finger on it now.

Tanımlayamıyorum şimdi onu

 

The child is grown, the dream is gone.

Çocuk büyüdü, düş kayboldu

 

I have become comfortably numb.

Ve ben keyifli bir uyuşukluk içindeyim.[/h]

 

[video=youtube;e46Po-DHHbo]http://www.youtube.com/watch?v=e46Po-DHHbo

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...