Jump to content

Tiyatro ve Sahne Sanatları Haberleri


schizophrana

Önerilen Mesajlar

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 1 Ekimde perdelerini açacak.

Yeni sezona ilişkin düzenlenen basın toplantısında konuşan Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Orhan Alkaya, geçen hafta yeni dönem projelerini açıkladıklarını hatırlatarak, bu projelerin hayata geçtikçe daha çok ilgi toplayacağını söyledi. Alkaya, Türkiye’nin ilk çocuk tiyatrosu sahnesinin Kağıthane’de kurulacağını, bunu Gaziosmanpaşa’da çocuk tiyatrosu sahnesinin izleyeceğini anlatarak, Beyoğlu Sahnesi Mimari Proje Yarışması’nın da bir dönüm noktası olduğunu ve proje hayata geçtiğinde kamu-sanat binalarına model olacağını söyledi.

Yeni dönemde ilk etapta 35 tiyatro oyunu, 14 çocuk ve 3 gençlik oyunu sahneleneceğini anlatan Alkaya, “Yüklü bir repertuvar. Diliyorum sonuçları itibariyle Türk tiyatrosunda beklediğimiz değişimi ateşleyecek bir repertuvar olur. Çünkü bu değişim, uzun zamandır sıkıntısını çektiğimiz, eşiğine geldiğimiz bir kavram. Yeni ve hasarsız tiyatro sahneleri ile İstanbul’u sanat binası yoksulluğundan kurtarmaya soyunduğumuz bir dönemde diliyorum ki 95 yıla yaklaşan tarihi ile Türk tiyatrosunun öncüsü olan Şehir Tiyatroları bu değişimi ateşleyici bir rol üstlenecektir” diye konuştu.

 

Bu yıl Özgen Yula, İskender Pala ve Işıl Özgentürk gibi yazarlarla proje geliştirme konusunda ilk adımları attıklarını dile getiren Alkaya, oyun yazma atölyelerinden çıkan ürünleri de çok önemsediklerini kaydetti.

 

Yeni sezonda, Nuri Pakdil, Aydın Arıt, Kemal Demirel, Vüs’at O. Bener ve Sevim Burak gibi yapıtları sahnelenmemiş yazarlar için özel projeleri olduğunu anlatan Alkaya, Abdülhak Hamid, Recaizade Mahmut Ekrem gibi tiyatronun kurucu dönem yazarlarından eserlerinin de seyirciyle buluşacağını bildirdi.

 

Alkaya, Ahmet Rasim, Reşat Ekrem Koçu ve Orhan Pamuk gibi İstanbul’u konu edinen yazarların roman ve anılarının oyunlaştırılarak sahneleme çalışmalarının da sürdüğünü anlattı.

MUHSİN ERTUĞRUL SAHNESİ’NİN DURUMU

 

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Orhan Alkaya, bir soru üzerine, Şehir Tiyatroları’ndaki değişimde çok iyi bir noktaya geldiklerini söyledi.

 

Alkaya, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İstanbul’un dört bir yanında tiyatro şantiyesi açmış durumda. İstanbul’da Vatan Caddesi, Güngören, Bahçelievler, Üsküdar, Beyoğlu ve Harbiye’de tiyatro yapılıyor. Bu hangi dönemde yaşandı?” dedi.

 

Başka bir soru üzerine, Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin de 2009 yılının Ekim ayında açılacağını ve sembolik biletlerin de Ocak ayı itibarıyla satışa sunulacağını anlatan Alkaya, şöyle devam etti:

“Yüzeyde sıfır kot üzerinde Muhsin Ertuğrul Sahnesi olacak. Altında çok büyük bir kongre merkezi yapılaşması var. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nin duvarları bile ayrı, hiçbir şekilde bir kompleksin içine sığınmış değil. Muhsin Ertuğrul Sahnesi ile ilgili tartışmaları, Türk tiyatrosuna büyük katkı sayıyorum. Tartışmalar bize çok şey öğretti. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bu büyük tiyatro yapma hamlesini de tetikledi.”

 

Atatürk Kültür Merkezi’nin durumu da sorulan Alkaya, “Sonunda bir gelişme oldu. Uluslararası bir proje çalışması yürütülüyor. Bu benim alanım değil. Daha çok Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın cevaplaması gereken bir soru. Bildiğim bir şeyi söyleyeyim, şu anda bir proje sürecinde. Yıkılmadan dönüşecek, bir tadilat geçirecek” dedi.

2008-2009 SEZONU REPERTUVARI

 

Yeni dönemde, uluslararası ortak yapımlar kapsamında Lefkoşa Türk Tiyatrosu ile birlikte hazırlanan “Canavar Sofrası” adlı oyun sahnelenecek. Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği ve “6. Kıbrıs Tiyatro Festivali”nde 26 Eylül’de prömiyeri yapılacak oyun, Nazi işgalindeki Fransa’da bir doğum günü partisinde geçiyor.

 

Çocuk tiyatrosu kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Çocuk Birimi ve Uluslararası Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Birliği, Danimarka, Slovenya ve Sırbistan ile ortak bir projede buluşacak. Ayrıca Üsküp Türk Tiyatrosu ile de ortak bir çalışma yürütülecek.

 

İSTANBUL 2010 REPERTUVARI

 

“İstanbul Repertuvarı” üst başlığı ile “İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Projesi” kapsamında, ekseninde İstanbul’un yer aldığı 5 oyun sahnelenecek. Oyunlar, 2009-2010 tiyatro sezonundan başlayarak İngilizce çevirili elektronik alt yazı ile sunulacak.

 

Buna göre, Engin Alkan’ın yönettiği Musahipzade Celal’ın “İstanbul Efendisi”, Yahya Kemal Beyatlı’nın ölümünün 50. yılı anısına Sönmez Atasoy’un yazdığı, yönetmenliğini Engin Uludağ’ın yaptığı “Kendi Gök Kubbemiz”, geçen yıl hayatını kaybeden Savaş Dinçel’in Sait Faik’in öykü ve anılarından yola çıkarak kaleme aldığı “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye”, Orhan Alkaya’nın kurgu ve yönetmenliği ile 1993 yılında sahnelenen Edip Cansever’in “Bezik Oynayan Kadınlar” adlı oyunlar sahnelenecek.

DÜNYA KLASİKLERİ VE ÇAĞDAŞ DÜNYA TİYATROSU

 

Yeni sezonda, dünya klasikleri arasında yer alan William Shakespeare’in “Coriolanus”, George Feydeau’nun “Dame de chez Maxim (Onlar Ermiş Muradına)”, Anton Çehov’un “Vişne Bahçesi”, George Büchner’in “Leonce ile Lena”, Eugene Ionesco’nun “Gergedanlar”, Peter Weiss’ın başyapıtı “Marat-Sade” ve Bertolt Brecht’in başyapıtlarından “Galileo Galilei’in Yaşamı” adlı oyunlar izlenebilecek.

 

Çağdaş dünya tiyatrosundan ise İsrailli yazar Ian Hatsor’un “Maskeliler”, Israela Margalit’in “Trio”, Antonio Skarmeta’nın “Ateşli Sabır”, Stanislav Stratiev’in “Deri Ceket”, Sovyetler Birliği döneminde muhalif olduğu için baskı gören Çek lider Vaclav Havel’in “Ayrılış” ve Cecil Philip Taylor’un “İyi” adlı oyunları seyirci ile buluşacak.

 

ÇEŞİTLİ DÖNEMLERİYLE TÜRK TİYATROSU

 

Ragıp Yavuz’un yazdığı “Mecbur Adam”, Cahide Sonku’nun sanat yaşamı, evlilikleri ve dramatik yalnızlığının anlatıldığı “Dinmeyen Alkışlar”, Bilgesu Erenus’un “Arka Bahçe”, Reşat Nuri Güntekin’in “Balıkesir Muhasebecisi”, Haldun Taner’in yeni keşfedilen ve daha önce hiç oynanmamış “Haldun Taner’in Timsahı”, Murathan Mungan’ın “Mahmud ile Yezida, Taziye ve Geyikler Lanetler” oyunlarından oluşan “Mezopotamya Üçlemesi”, Dinçer Sezgin’in “Telefon Defteri”, Mehmet Baydur’un “Yalnızlığın Oyuncakları”, Güner Sümer’in “Bozuk Düzen”, Nobel ödüllü Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez’in romanından uyarlanan “Kırmızı Pazartesi” adlı oyunlar izlenebilecek.

 

Joe Masteroff’un kaleme aldığı ve Yücel Erten yönetmenliğinde hazırlanan “Kabare” adlı müzikal de yeni sezonda görülebilecek.

 

GENÇLİK VE ÇOCUK OYUNLARI

 

Yeni dönemde sahnelenecek gençlik oyunları arasında Nazım Hikmet’in “İnek”, Nezihe Meriç, Ayşe Kilimci, Nevra Bucak, Seray Şahiner ve Evrim Yağbasan’ın “Yedi Tepeli Aşk” ve Yiğit Sertdemir’in “Bekleme Salonu” adlı oyunları yer alırken, çocuk seyirciler için hazırlanan oyunlar ise şöyle:

“Şahmeran, Kibritçi Kız, Bir Deniz Masalı, Sokak Kedileri, Büyüyünce Ne Olacaksın?, Değişim Üçlemesi: Benim Arkadaşım Yok, Beni Anlayan Yok, Metamorfoz; Küçük Hayalet, İnuk ve Güneş, Damlaların Dansı, Bir Avuç İnsan Minsan, Ana Baba, Deli Dumrul, Askerin Öyküsü, Momo, Fırtına, Küçük Kara Balık ve Zihni Göktay’ın rol alacağı tek kişilik oyun Fareli Köyün Kavalcısı.”

Kaynak

schizophrana tarafından düzenlendi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürü ve Sanat Yönetmeni Suat Arıkan, yeni sezon açılışına ilişkin Üsküdar’daki Tekel Müzesi ve Kültür Merkezi’nde bir basın toplantısı düzenledi.

 

Arıkan, İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin her sezon, bazen bugüne kadar hiç oynanmamış, seslendirilmemiş eserleri ya da opera-bale edebiyatına damgasını

vurmuş popüler eserleri programına aldığını hatırlattı.

 

Eserleri seçerken de hem izleyici anketlerinden hem de Türk, İtalyan, Fransız, Alman ya da diğer ülke repertuvarlarından yararlandıklarını ifade eden Arıkan, şöyle konuştu:

 

“Sezon açılış konserlerimizi Atatürk Kültür Merkezi (AKM) dışında yaptığımız çok oldu. Bu yıl da açılış konserimizi AKM dışında Aya İrini’de gerçekleştiriyoruz. Ne var ki açılış konserinden sonra gerçek sahnemiz olan AKM’ye dönmek için bir sezon beklemek zorundayız.

 

Bu sezon Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi’ndeyiz, Bahçeşehir’deyiz, Beyoğlu Yeni Melek Sineması’nda ve daha birçok yerdeyiz. Başına büyük felaketler gelen ya

da işlevini yerine getirebilmekte zorlanan her tiyatro binası gibi bize ait olan AKM de aynı kaderi paylaştı.”

 

Sezon açılışını ‘Avrupa Kültür Başkenti’ olmaya hazırlanan İstanbul’a armağan ettiklerini belirten Arıkan, 27 Eylül Cumartesi günü yapılacak açılışı Ludwig van Beethoven’in 9. senfonisi ile gerçekleştireceklerini bildirdi.

 

 

NTV/MNSBC

schizophrana tarafından düzenlendi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
schizophrana

Efsanevi Dans Topluluğu Anadolu Ateşi'nden yüzyılın dans projesi 14-22 Kasım'da İstanbul Gösteri Merkezi'nde canlanıyor... .

 

Anadolu Ateşi Dans Topluluğu Troya efsanesine hayat veriyor. Sanat tarihinin bu ölümsüz eserine Anayurdu'ndan üç bin yıl sonra merhaba diyorlar. Hitit Kralı Tuthalia'dan, Akhileus'a, Büyük İskender'den Roma İmparatoru Sezar'a, Pers Kralı Kserkses'den Bizans Kralı Konstantinus'a, Fatih Sultan Mehmet'ten Mustafa Kemal Atatürk'e kadar çağlar aşan dünya liderlerinin düşlerini süsleyen ışıklı şehir...

 

Troya yıkıntılarından yükselen çığlık ve 3000 yıllık mistik bir düşün yeniden hayat buluşu...

 

Anayurdundan bütün insanlığa. Troya'da zaman, Troya'da mekan, Troya'da aşk ve sınırsallık...

 

Yitik bir mitin gölgesinde sürdürülen hummalı bir çalışma, görmezden gelinen tarihe karşı bir tarih ve müzikal bir başkaldırı.

 

Genel Sanat Yönetmeni: Mustafa Erdoğan

Tarih: 14.11.2008 21:00:00 - 22.11.2008 21:00:00

Mekan: İstanbul Gösteri Merkezi (Eski Mydonose)

 

Kaynak

schizophrana tarafından düzenlendi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
schizophrana

Yeni Sezondan

 

Kadıköy'de birçok tiyatroseverin buluşma mekanı olan Oyunatölyesi yeni sezonuna bomba gibi giriyor.

 

Güçlü kadro

Geçen yıl 'Evlilikte Ufak Tefek Cinayetler' isimli oyunla popüler hale gelen Oyunatölyesi'nde bugünden itibaren 'Testosteron' oyunu izlenebilecek. Andrzej Saramonowicz'in yazdığı, Kemal Aydoğan'ın yönettiği oyunda başlıca rolleri Metin Coşkun, Fırat Tanış, Emre Karayel, Mert Fırat, Timur Acar, İnan Torun ve Tuna Kırlı paylaşıyor. 'Testosteron', bir nikah ve onun bozulması üzerinden değişik mesleklerden gelen 7 erkeğin cinselliğe ve kadına bakışını sergiliyor.

 

Yer: Oyunatölyesi Saat: 20.30 Bilgi için: 0216 556 98 00

 

Dot'ta prömiyer sağanağı başlıyor

 

 

İngiliz yazar Mark Ravenhill'in 18 kısa oyundan oluşan epik tiyatro oyunu Vur Yağmala Yeniden, Dot tarafından, Dotbilsarda projesi başlığıyla bu yıl Bilsar Binası'nda. Sekiz ay sürecek Dotbilsarda projesi kapsamında, her ay yeni iki - üç oyun, prömiyer yapacak. Haziran 2009'da ise 17 kısa oyun, toplu olarak sahnelenecek. Proje kapsamında radyo oyunu olarak yazılmış bir kısa oyun, NTV Radyo işbirliğiyle hazırlanacak ve yayınlanacak.

Kaynak

Her yıl düzenlediği etkinliklerle adından söz ettiren Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi (SGM), yeni sanat sezonunu çarşamba günü açıyor. Açılışta Ayhan Sicimoğlu çalacak!.

 

İstanbul'un ünlü sanat merkezlerinden Sabancı Üniversitesi Gösteri Merkezi (SGM), kapılarını 8 Ekim Çarşamba akşamı vurmalı çalgılar ustası Ayhan Sicimoğlu ve topluluğu Latin All Stars'la açıyor. Etkinlik, 9 Ekim'de Espri Standartları Enstitüsü Kurumu tarafından sahnelenen 'Kaygan Zemin' isimli komedi oyunuyla devam edecek. Uğur Uludağ'ın kaleme aldığı ve yönettiği oyunda, Yağmur Kaşifoğlu, Yosi Mizrahi, Doğa Rutkay, Koray Şahinbaş ve Alp Kırşan rol alıyor. Oyun, kadın-erkek ilişkilerine farklı bir bakış getiriyor.

 

Ücretsiz oyun!

 

Bu arada etkinlikler kapsamında minikler de unutulmadı. Küçük izleyiciler, Tiyatro Mie tarafından sahnelenen 'Bremen Mızıkacıları' adlı oyunu, 12 Ekim Pazar saat 11.00'de ücretsiz olarak izleyebilecek. Oyunda, sahipleri tarafından istenmeyen eşek, köpek, kedi ve horozun dostlukları anlatılıyor. Tel: 0216 483 90 26

 

http://kultur.sabah.com.tr/i/1pix.gif

 

Sivas '93 oyunu Avrupa turunda

 

07 Ekim 2008

 

 

Dostlar Tiyatrosu, Genco Erkal'ın yazıp yönettiği Sivas 93 oyununu, 5 Ekim - 6 Kasım tarihleri arasında İngiltere, Fransa, Almanya, İsviçre, Belçika ve Hollanda'yı kapsayan bir turneye yolcu ediyor. Oyun, 10 Ekim'de Metz, 17 Ekim'de Münih, 19 Ekim'de Basel, 22 Ekim'de Stuttgart, 23 Ekim'de Rüsselsheim, 24 Ekim'de ise Nürnberg de izlenecek. Dostlar Tiyatrosu ekibi, söz konusu oyunu daha sonra Brüksel, Köln, Paris ve Rotterdam'da izleyicilerle buluşturacak.

 

sabah.com

 

Sarıyer Sanat Tiyatrosu 2008-2009 tiyatro sezonunda Prens ile Denizkızı isimli çocuk oyununu gösterime sunmaktadır. Sabahattin Mutluer tarafından sahneye konan oyunda tüm Dünya çocuklarının bildiği Denizkızı, bu kez Türkiye'de Karadeniz sahillerinde karşımıza çıkıyor.

 

Yöresel dans ve müziklerin yanında çağdaş müzikle de yoğurulmuş neşeli, eğlenceli, çocuklar kadar büyüklerin de eğlendiği oyun keyifli dakikalar vaadediyor.

 

1992 yılından günümüze kadar sanatsal değerlerden ödün vermeden çalışan Sarıyer Sanat Tiyatrosu, bu yılda aynı kaygıyla perdelerini açıyor.

 

Ekim ayı boyunca her cumartesi-pazar, saat 13:00 da sergilenecek Prens ile Denizkızı oyunu MALTEPE YAYLA SANAT MERKEZİNDE.

Maltepe Yayla Sanat Merkezi Gişe Telefonu: 0 216 383 99 20-21

 

Sarıyer Sanat Tiyatrosu İletişim

www.sariyersanat.com

[email protected]

[email protected]

 

0 216 345 14 93

0 533 627 48 69

schizophrana tarafından düzenlendi
Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
schizophrana

Salih Memecan'ın yarattığı 'Sizinkiler' karakterleri yarından itibaren tiyatro sahnesinde miniklerle buluşacak. 20 ilde 60 bin çocuğun izlemesi beklenen oyunun biletleri de ücretsiz olacak.

 

Koç Holding'in çocukların gerek zihinsel gerekse kültürel gelişimlerine katkıda bulunmak amacıyla başlattığı 'Sizinkiler Projesi', bu yıl yeni bir tiyatro oyunuyla miniklerin karşısına çıkıyor. 'Altın Çiçeğin Peşinde' isimli oyunun ilk gösterimi yarın saat 11.00 ve 14.00'te Beşiktaş Kültür Merkezi'nde yapılacak. Ünlü karikatürist Salih Memecan'ın 1991'den bu yana yayımlanan çizgi kahramanları, müzikli ve danslı oyunla Türkiye'nin dört bir yanındaki çocuklara keyifli dakikalar yaşatacak.

 

6 Aralık'ta btecek

'Altın Çiçeğin Peşinde' isimli oyun, çıkacağı turne kapsamında yaklaşık 60 bin çocuğa ulaşacak. Oyun, turne kapsamında sırasıyla Samsun, Erzurum, Gaziantep, Adana, Mersin, Konya, Ankara, Eskişehir ve İzmir'i ziyaret ettikten sonra kasım ayı başında tekrar İstanbul'a dönecek ve İstanbul'da iki kez daha sahne alacak. İstanbul'un ardından Kocaeli, Adapazarı, Bursa, Manisa'nın da aralarında bulunduğu sekiz ili de ziyaret ederek, kapanış gösterimleri için tekrar İstanbul'a gelecek olan Sizinkiler ekibi turneyi 6 Aralık'ta İstanbul'da sonlandıracak. Biletler, BKM'nin illerde kuracağı mobil gişeler ya da o ilde BKM biletlerinin satıldığı noktalara başvurularak, ücretsiz olarak temin edilebilecek.

 

http://kultur.sabah.com.tr/i/1pix.gif

www.sabah.com

 

 

Günün tiyatro haberlerine bir göz atalım.

 

Tiyatro Kedi'den yeni bir klasik 'Çalıkuşu'

 

Reşat Nuri Güntekin'in romanından uyarlanan 'Çalıkuşu' bugün Caddebostan Kültür Merkezi'nde izlenebilir. Oyunda Feride'yi Ebru Cündübeyoğlu, Elif Çakman ve Dilek Aba canlandırıyor. Yer: CKM Saat: 16.00/ Bilgi için: 0216 556 98 00

 

 

Kralı Getirin, Onu Getirin oyunu, perdelerini yaşanan işgale rağmen tekrar açan Irak'ın başkenti Bağdat'taki Ulusal Tiyatro'ya tam 3 bin izleyici çekti. Aslında, sahnelenen oyun aynıydı: Yolsuzluklar, intihar bombacıları, şiddet ve çaresizliğin trajikomedisi.

 

Irak'ta sıradan bir gün. Sokaklarda devriye gezen askerler, araç ve çantaları bomba için arıyor, Patlayan intihar bombacıları, dar sokaklarda gezinen silahlı araçlar, dikenli tellerin ardından gözlerini kısarak bakan askerler ve sokakta devam eden bir savaş. Ama bütün bunlara rağmen Bağdat'ta tiyatro oyunları sergilenmeye devam ediyor. Yarım yamalak ışıklandırılmış bir salonda, eski püskü koltuklar ve bütün olanıksızlıklara rağmen, yönetmen Haider Munathar, garip bir biçimde kaybolan bir kral ve gevezelik eden politikacılarla dolu, vahşi ama umut dolu bir Irak'ı hicveden bir oyunu sahneye koyuyor. Birkaç gün önce seyircisiyle buluşan Kralı Getirin, Onu Getirin adlı oyunun prömiyeri öncesi yaşananlar, aslında durumu daha da trajikomik kılıyor. Oyuna birkaç saat kala Ulusal Tiyatro binasının yakınlarında patlayan bomba yüklü bir araç yüzünden soyunma odasının tavanı çöküyor ve olay sonrası yönetmen Munathar'ın eşi Zahra Beden ve bir başka aktris, hafif bir biçimde yaralanıyor. Oyunda aynı zamanda kral rolünü de oynayan Munathar, patlama sonrası seyircilerin gelmeyeceğinden endişelendiğini ancak bunun tam tersine patlamanın dumanları hâlâ tüttüğü halde 3 bin kişinin oyunu seyretmeye geldiğini söylüyor. Oyunun 2003 yılında başlayan ABD işgalinden bu yana Ulusal Tiyatro binasında sergilenen ilk oyun olduğuna dikkat çeken Munathar, koşullar imkânsız ama buna rağmen perdenin açılması gerektiğine inanıyor ve ekliyor: "Patlamanın ertesi akşamı kapalı gişe oynadık. Irak halkı korku halini atlatmaya başlıyor. Hayat geri geliyor." Oyun yazarı Ali Hüseyin'in kaleme aldığı iki perdelik oyunda, Iraklı politikacılar darkafalı yozlaşmış ve yönettikleri halktan kopuk kişilikler olarak tasvir ediliyor. Oyunun sonunda kral, ülkesindeki 'çürüme'yi fark ediyor ve halkının rüyalarının neden gerçekleşmediğini anlıyor. Bu tür bir oyunun Saddam Hüseyin döneminde hoş karşılanmayacağını bildiğini belirten Munathar, 90'lı yıllarda deneysel bir tiyatro grubuyla sergiledikleri bir oyun yüzünden tutuklandığını ve hapse atıldığını da sözlerine ekliyor.

 

YOZLAŞMA, KİRLİLİK, PERDE!

Ancak yeni oyunun mezar başında ağlaşan insanlar ve çöken duvarlarla geçen günlerini ötesinde başka bir hayata dair ışıkların göstergesi olduğunu da vurgulamadan edemiyor. Irak'ta Saddam sonrası politikacıların verdikleri sözleri tutmamalarını eleştiren oyun, yönetmen Munathar'a göre ülkedeki en cesur oyun. Munathar oyunun politikacıları daha duyarlı hale getirmeye yarayacağına da inanıyor ve ekliyor: "Oyuncuların görevi politikacılardan daha önemsiz değildir. Oyuncularım, hayatı gerçekleştirmek için önlerindeki barikatları yıkıyorlar aslında. Bu son derece gurur verici." Bu arada oyuna birkaç saat kala bir gün önceki patlama nedeniyle tozlar altındaki soyunma odasında yönetmen Munathar'ın eşi Beden hazırlanıyor ve patlamadan bahsediyor. Beden, patlamanın korkunçluğuna rağmen tiyatroya seyirciyi geri getirmeye çalışmaları gerektiğini ve tek bir oyuncu bile kalsa bunu yapmaya devam etmeleri gerektiğini ifade ediyor. Los Angeles Times Gazetesi

 

 

sabah.com

schizophrana tarafından düzenlendi
Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
schizophrana

İstanbul Değişim Atölyesi oyuncularından Zengin Mutfağı

 

YAZAN Vasıf Öngören

YÖNETEN Müge Saut

YÖNETMEN YRD. Selen Şeşen-Hande Halilbeyoğlu

KARİKATÜR Kemal Gönen

GÖRSEL TASARIM Bülent Erdoğan

 

OYNAYANLAR

Nevzat Süs LÜTFÜ USTA, Suat Oktan AHMET, Halil Ersan SELİM,

Müge Saut KIZ, Ulaş Kotan ŞOFÖR SEYFİ

 

 

NÂZIM HİKMET KÜLTÜR MERKEZİ

ALİ SUAVİ SOK.NO:7 TLF: 0216 414 22 39

 

24 Ekim Cuma saat 20.00

26 Ekim Pazar saat 18.30

31 Ekim Cuma saat 20.00

 

"Albay Kuş" Oyun Atölyesi'ne kondu

 

Tiyatroadam'ın ilk oyunu "Albay Kuş" 20-21-27 Ekim 2008 saat 20.30'da Oyun Atölyesi sahnesinde izleyicilerle buluşuyor.

 

Kasım 2007'de konservatuvar mezunu, tiyatro sevdalısı bir grup genç oyuncu tarafından, Serdar AKAR'ın süpervizörlüğünde kurulan Tiyatroadam, Murat KARASU yönetiminde, Bulgar yazar Hristo BOTYCHEV'in "Albay Kuş" adlı eserini sahneliyor.

 

Geçtiğimiz sezon Fatih Koyunoğlu'na "Çingene" rolündeki performansıyla Lions Tiyatro Ödülleri'nde Yardımcı Rolde En Başarılı Erkek Oyuncu Ödülü'nü kazandıran, Boytchev'in bu bol ödüllü oyunu son birkaç yıldır değişik ülkelerde de sıkça sahnelenmiş ve kapalı gişe oynamış.

 

Oyun, savaş sırasında, Balkan Dağları'nda, hiçbir şeyin -ne ilaç, ne yatak çarşafı, ne doğru dürüst giyecek, yiyecek hiçbir şeyin- olmadığı, manastırdan bozma bir psikiyatri kliniğinde geçiyor. Kaderlerine terkedilmiş ve donmamak için aynı odada birlikte kalmak zorunda olan ilginç ama zararsız altı deli ve yine onlar kadar ilginç bir doktorun yaşamının bir sabah manastırın bahçesine gökten düşen bir sandıkla nasıl değiştiğini konu alıyor.

 

İç içe geçmiş halkların, birbiri içine dal budak salmış kültürlerin vatanı Balkan Yarımadası'nda akıl sahiplerinin başaramadığı bir arada yaşayabilme durumunun, delilerce başarılmasının, insanın, büyük bir hayal hatta paranoya da olsa "o harika dünyayı" arayışının trajikomik öyküsünü anlatan oyun, akıllı-deli kavramlarını yeniden düşünmemiz gerektiğini, her büyük hayalin, her büyük girişimin bir paranoya olduğunu ve sonucu ne olursa olsun hayallerimizin peşinden gitmemiz gerektiğini hatırlatıyor bizlere.

 

Oyunun Künyesi

Yazan: Hristo Boytchev

Çeviren: Nihal Geyran Koldaş

Yöneten: Murat Karasu

Süpervizör: Serdar Akar

Sahne Tasarımı: Başak Özdoğan Pirim

 

Oynayanlar: Ali Kil, Deniz Özmen, Burak Dur, Aşkın Şenol, Ayça Aykut, Sarp Akkaya, Fatih Koyunoğlu, Ferit Kaya

 

www.tiyatroadam.com

 

Oyun Atölyesi

Moda Kadıköy / İstanbul

Gişe Telefonu: 0216 345 39 39

Bilet fiyatları: Tam bilet 15 YTL, Öğrenci bileti: 10YTL

 

sabah.com

 

Geleneksel tiyatromuzun ustasına saygı

 

Sahnelerimizde geleneksel tiyatromuzun son temsilcilerinden olan Zihni Göktay, dördüncü yılına giren "Ustalara Saygı" etkinliğinin 20 Ekim Pazartesi akşamki konuğu olacak. Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenen etkinlik hem Göktay'a hem de geleneksel tiyatromuzun bütün ustalarına saygı gecesi niteliğini taşıyacak. Faruk Şüyün'ün hazırladığı "Ustalara Saygı" toplantısı Melih Cevdet Anday Sahnesi'nde (Akatlar Kültür Merkezi), saat 20.00'den itibaren takip edilebilecek.

 

Etkinlikte, ustanın yıllardır aynı sahneyi paylaştığı, tulûatçılığından gelen doğaçlamalarıyla sık sık sürprizler yaptığı rol arkadaşları, Zihni Göktay'la ilgili anılarını ve düşüncelerini seyircilerle paylaşacak. "Ustalara Saygı" gecesinde; Faruk Şüyün ve Zihni Göktay; Ayşe Kökçü, Emin And, Ferdi Atuner, Funda Postacı, Güngör Denizaşan, Hakan Erbil, Hikmet Körmükçü, Mazlum Kiper, Orhan Alkaya, Salih Kalyon, Savaş Barutçu, Selçuk Uluergüven, Selim Atakan, Sevil Üstekin, Sezai Alptekin, Şenay Saçbüker, Uğurtan Atakan, Üstün Akmen ve Zeynep Göktay'ı sahnede konuk edecek. Gecede seyirciler, konuşmacıların diyaloglarıyla kimi zaman âdeta bir tulûat gösterisine de tanıklık etmiş olacak.

 

Sahnelerimizin en uzun süreli oyunu "Lüküs Hayat"ın ilk temsilinden beri değişmeyen tek oyuncusu olan Zihni Göktay için hazırlanan etkinliğe müzikaller de damgasını vuracak. Başta "Lüküs Hayat" olmak üzere "Kanlı Nigâr", "Pembe Konağın Gelinleri" ve "Sarıpınar 1914"ten şarkılar, gece boyunca Melih Cevdet Anday Sahnesi'nden yankılanacak. Sanatçının oğlu Ömer Göktay da etkinliğe mini bir klarinet konseriyle katılacak.

 

Göktay'ın yaşam ve sanat serüveninin bir dia gösterisiyle de özetleneceği gecenin finali, kısa bir süre önce aramızdan ayrılan, Göktay'ın kadim dostu Suna Pekuysal'lı görüntüler eşliğinde söylenecek "Lüküs Hayat" şarkısıyla yapılacak.

 

Etkinlik: Zihni Göktay için "Ustalara Saygı"

Tarih: 20 Ekim Pazartesi

Yer: Melih Cevdet Anday Sahnesi - Akatlar Kültür Merkezi

Saat: 20.00

 

sabah.com

schizophrana tarafından düzenlendi
Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
schizophrana

http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=159571&Width=292&Height=0&BlackWhite=False

 

 

Moliere'in ölümsüz eseri ile Barok müziğin tanınmış bestecilerini bir araya getiren "Kibarlık Budalası", tiyatronun duayeni Haldun Dormen'i de 8 yıl aradan sonra seyirci ile buluşturuyor.

 

İpek Kadılar Altıner'in uyarladığı Hakan Altıner'in sahneye koyduğu oyunun müzik direktörlüğünü Arda Aydoğan yapıyor. Kostüm tasarımı Türkan Kafadar, dekor tasarımı Gizem Gürsel ve Sedef Kermen, ışık tasarımı Cengiz Özdemir'e ait olan oyunda, Haldun Dormen'in yanı sıra Tarık Papuççuoğlu, Ebru Cündübeyoğlu, Özlem Çakar, Abdül Süsler, Elif Çakman, Dilek Aba, Oral Özer ve Erez Ergin Köse rol alıyor.

 

"Kibarlık Budalası"nın kurgusu özetle şöyle:

 

"17'nci yüzyıl Fransa'sında, cahil, saf ama çok zengin bir adam olan Mösyö Jourdain'in (Haldun Dormen) bir tek amacı vardır: Asilzade olmak... Bunu gerçekleştirebilmek için her şeyi göze alır, anlamlı-anlamsız, yararlı-yararsız ama mutlaka masraflı her çabayı gösterir. Gülünç duruma düşer, alay konusu olur, ama hiç yılmaz.

 

Hedefi bellidir: Soylu sınıfa girebilmek, soylu bir Markiz'i baştan çıkarabilmek (Dilek Aba) için her şeyi yapmak ve biricik kızını (Elif Çakman) da mutlaka bir 'soylu' ile evlendirmek. Oysa kızı bir başka gence aşıktır.

 

Moliere, yarattığı bu olağanüstü tiplemenin etrafını, onu sömürmeye çalışan Kont (Tarık Papuççuoğlu), ayakları yere basan karısı (Özlem Çakar), sağduyunun ve samimiyetin temsilcileri hizmetçi (Ebru Cündübeyoğlu) ve uşak (Abdül Süsler) ile bir dantel gibi örer."

 

Oyun, 25 Ekim Cumartesi günü Tayyare Kültür Merkezinde saat 20.30'da izlenebilecek.

 

cnnturk.com

schizophrana tarafından düzenlendi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
schizophrana

Oyuncu Tayfası 2008/2009 Sezonuna yepyeni bir oyunla başlıyor. Bahçelievler Belediyesi'nin Ekim ayında açılacak olan 5yüz kişilik yeni sahnesindeki ilk etkinliği Ephraim Kishon'un Bir Tavsiye Mektubu isimli oyunu. Yönetmenliğini Kerem Yılmaz'ın yaptığı oyun şarkıları ve bürokratik iğnelemeleri ile dikkat çekiyor.

 

Bir Tavsiye Mektubu, 2.Dünya Savaşı sonrası Dünya'nın herhangi bir coğrafyasında geçen alegorilerle süslü eleştirel bir komedi. Dünyaca ünlü mizahçı yazar Ephraim Kishon'un oyunu oldukça başarılı bir bürokrasi eleştirisi olmakla birlikte; torpil, piston gibi kavramlar arasında sıkışan insanların hikayesini trajikomik şekilde gözler önüne seriyor.

 

Her şeyini kaybetmiş olarak savaştan dönen kibar gencimiz Zvi prager'in amcası Yaakov'dan başka güvenebileceği hiç kimse, onunkinden başka sığınabileceği hiçbir ev yoktur. Yaakov ve Hanna, Zvi'ye iş bulabilmek için, çulsuz kiracıları Schaffler'den onun için bir tavsiye mektubu yazmalarını isterler. Bu mektup sayesinde Schaffler ismi kulaklara sıkça çalınacak ve Zvi de Tarım Bakanlığı Su işleri Dairesi'nin yeni müdürü olacaktır. Ancak planlamadık şekilde iyi giden işler, ofisin eski sakinleri Dr.Monroe, Steiner ve Shulamit'in de etkisiyle rayından çıkacak ve kaderi Zvi'ye yeni oyunlar hazırlayacaktır. Bilge çaycı Waczlaw'ın yardımlarının, bu oyunların galibinin kim olacağına etki edip etmeyeceğini ise hep birlikte göreceğiz.

 

Bir Tavsiye Mektubu, izleyicilere keyifli vakitler sunmakla birlikte; iyi bir kara güldürü örneği olarak karşımıza çıkıyor. Bizleri aşikâr olduğumuz bürokratik manzaralarla baş başa bırakan Oyuncu Tayfası'nın bu yeni oyunu şarkıları ve danslarıyla da güncel göndermelerde bulunup bizlere farklı bir bakış açısıyla yaşadıklarımızı göstermeye çalışıyor.

 

Yazan: Ephraim Kishon

Çeviren: Cahit Okurer

Yöneten: Kerem Yılmaz

Yön.Yrd: Ufuk Tuncer

Reji Asistanı: Y.Ferhat Kanat

Dekor Tasarım: Burhan Yılmaz

Işık Tasarım: Enver Başar

Koreograf: Caner Peçenek

Koreograf Yrd.: Pınar Alkan

Şarkı Sözleri: Arif Kuru

Müzik Direktörü: Alp Köksal

 

 

Oyuncular

 

Kubilay Yılmaz

Ufuk Tuncer

Arif Kuru

K.Burak Salimoğlu

Kerem Yılmaz

Aykut Yavuz

Elif Kasapçopur

Y.Ferhat Kanat

Onur Alagöz

Merve Mutafoğlu

 

Genel Sanat Yönetmeni: Kerem Yılmaz

 

17 Ekim 2008 Cuma Saat:20.00 Bahçelievler Bld. Yeni Sahne

18 Ekim 2008 Cumartesi Saat:20.00 Bahçelievler Bld. Yeni Sahne

22 Ekim 2008 Çarşamba Saat:20.00 Bahçelievler Bld. Yeni Sahne

24 Ekim 2008 Cuma Saat:20.00 Bahçelievler Bld. Yeni Sahne

25 Ekim 2008 Cumartesi Saat:20.00 Bahçelievler Bld. Yeni Sahne

31 Ekim 2008 Cuma Saat:20.00 Bahçelievler Bld. Yeni Sahne

 

http://kultur.sabah.com.tr/i/1pix.gif

sabah.com

 

Şehir Tiyatroları'nda bu hafta

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, bu hafta yine sahneleyeceği oyunlarla adından söz ettirecek. İşte oyunlardan bazıları ve sahneleneceği mekanlar:

 

* Küçük Hayalet/25-26 Ekim Ümraniye Sahnesi

 

* Size Öyle Geliyorsa Öyledir 22-26 Ekim Fatih Reşat Nuri Sahnesi

 

* Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe 22-26 Ekim 2008 Kağıthane Sadabad Sahnesi

schizophrana tarafından düzenlendi
Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
schizophrana

UNESCO'ya bağlı bir kuruluş olan Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi (TEB), "2008 Onur Ödülü"ne Prof. Dr. Dikmen Gürün'ü değer gördü.

 

TEB'den yapılan yazılı açıklamada, ödülün birliğin tüm üyelerine açık oylamayla saptandığı açıklandı. Gürün, ABD'nde tiyatro üzerine lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamlayıp Türkiye'ye döndükten sonra doktorasını Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü'nde yaptı. Çeşitli dergi ve gazetelerde tiyatro eleştirileri yazdı. Yazıları halen "Cumhuriyet"te yayımlanmaktadır.

 

Dikmen Gürün, bir süre ara verdiği akademik çalışmalarına 1992 yılından itibaren İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü'nde devam etti. Bu bölümün kuruluş ve gelişim aşamasında görev aldı. 1997'de Bölüm Başkanı oldu. Pek çok öğrenci yetiştirdi. Yurt dışında çeşitli staj olanakları sağladı. Yine yurt dışında belli başlı üniversitelerin tiyatro bölümleriyle değişim programları gerçekleştirdi. Genç meslektaşlarının yanında durarak onların uluslararası eğitim programlarına, konferans ve festivallere katılmalarını destekledi. "Tiyatro Yazıları" adlı kitabının yanı sıra, uluslararası bilimsel toplantılarda Türkiye'de tiyatronun gelişimine yönelik yaptığı sunumlar yayınlandı. Halen "Eleştirilerle Türk Tiyatrosu" adlı kitabı üzerinde çalışıyor. Prof. Dr. Dikmen Gürün'ün akademik çalışmaları ödül gerekçeleri arasında gösterildi.

 

Dikmen Gürün'ün yıllardır Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali'nin direktörü olarak dünya tiyatrosunun belli başlı topluluklarını, yorumcularını sanatseverlerle buluşturan ve aynı şekilde yerli tiyatro topluluklarını ve sanatçılarımızı dünyaya tanıtmayı amaçlayan çalışmalarına, genç tiyatrolara yeni açılımlar sağlamasına, ortak-yapımlarla uluslararası ilişkileri güçlendirecek zeminler oluşturmasına ve de her geçen yıl çıtasını yükselterek İstanbul Tiyatro Festivali'ni dünyanın saygın festivalleri arasına sokmasına ödüle gerekçe olarak yer verildi.

 

Tiyatro dünyasına katkıları, alanındaki başarıları ve topluma karşı sorumlu bir akademisyen / yönetici / eleştirmen kimlikleriyle yaşamı boyunca tiyatro dalında üzerinde yürüdüğü tutarlı çizgisini sürdürmesi "TEB - 2008 Onur Ödülü"nün Prof. Dr. Dikmen Gürün'e verilmesinin gerekçeleri arasında belirtildi.

 

Prof. Dr. Dikmen Gürün'e ödülü önümüzdeki günlerde verilecek.

sabah.com

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
schizophrana

Çocuk Oyunu Deniz Kızı

 

Oyun bir aşk adına yapılmış fedakarlığın öyküsüdür. Paylaşmanın, sevginin büyüklüğünü anlatırken; çevremizin ve denizlerimizin temizliği konusunda duyarlı olmamız gerektiğinin altını kalın çizgilerle çiziyor.

 

Güzel bir deniz kızı, yakışıklı bir prens, ışıl ışıl bir saray, sevimli bir yengeç, kötü bir cadı, bilgili bir kral ve büyük bir aşk...

 

Okyanus Krallığı'nda mutlu bir yaşam sürdüren prenses, insanların yaşamını merak eder. Kızının üzülmesini istemeyen Okyanus Kralı, insanlara yaklaşmasını yasaklar. Küçük deniz kızı, babasını dinlemez ve bir gemiyle yolculuk yapan yakışıklı bir prensi izlemeye başlar. Ancak korkunç bir fırtına çıkar ve deniz kızı, prensin hayatını kurtarır. Prense aşık olan deniz kızı ona ulaşabilmek için korkunç bir cadıyla pazarlık yapmak zorunda kalır. Deniz kızının vereceği karar çok önemlidir; insan olup prensine kavuşabilmek için önemli bir fedakarlık yapar...

 

Oyunun Adı: Deniz Kızı

Oyunun Türü: Müzikal Çocuk Oyunu

Oyunun Süresi: 2 Perde 90 Dk.

Oyunun Oynandığı Sahne: TİM Maslak Show Center 0216 286 66 86

Oyunun Oynandığı Gün Saat: Cumartesi Pazar 13:30

Oyunun Bilet Ücreti: 16 YTL.

Bilet Satış: Biletix Satış Noktaları 0216 556 98 00 www.biletix.com

Oyun Günü Gişe Tel: TİM Maslak Show Center 0212 286 66 86

 

Uyarlayan : Murat ALTINOK

Yöneten : Murat ALTINOK

Müzik Yönetmeni : Emre ÖNBAYRAKTAR

Kostüm ve Dekor Tasarım : Tuba ALTINOK

Koreografi: Berke YÜKSEL

 

Oynayanlar:

Murat ALTINOK

Burcu TATLISES

Neslihan DÖNMEZ

Berke YÜKSEL

İpek TAŞTAN

Ece BOZKAYA

Fatih ERMİŞ

Onur ÖZTÜRK

Gizem TATAROĞLU

 

sabah.com

schizophrana tarafından düzenlendi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kadınların çığlığı tiyatro sahnesinde Çarşamba, 15 Ekim 2008 A4 Sanat Merkezi, Dario Fo-France Rame'nin kadın oyunu

 

kadınların çığlıklarını sahneye taşıyor. İlk oyun Cuma günü A4 sanat Merkezi'nde

 

A4 Sanat Merkezi, Dario Fo-France Rame'nin kadın oyunlarını bir araya getirerek oluşturdukları 'Beyaz bir çığlık' gösterilerinin ilki Cuma günü seyirci karşısına çıkıyor. A4 Sanat Merkezi'nin ortakları Mehmet Çevik ve Fuat Saral'ın kataldığı tanıtım toplantısında, Tecavüz oyunu tanıtıldı. Tek kişilik oyunu sahneleyen Deniz Alan ve yönetmen Veysel sami Berikan, oyunun tanıtımını yaptılar. Tiyatro Sanatcısı Mehmet Çevik ise, tiyatro severlerin

yapılan tiyatroyu denetlemelerini ve takipcisi olmaları gerektiğini söyledi.

 

http://www.haber262.com/images/stories/Kultur/151008a41.jpg

 

 

İLK OYUN SAHNELENECEK

Demiz Alan'ın oynadığı ve Büyükşehir belediyesi Şehir Tiyatrosu sanatçısı Veysel Sami Berikan'ın yaptığı Tecavüz oyunu, tiyatro severler buluşacak. 4 kişi tarafından kaçırılarak tecavüz edilen France başından geçenleri anlattığı oyunu canlandıran Deniz Alan'ın mükemmel performansı ile Cuma akşamı seyirci karşısına çıkacak oyun 16 dakika. Ülkemizde her gün karşımıza çıkabilecek bir durumu anlatan Tecavüz oyunundan sonra Dario Fo'nun, Medea, Yarın Olacak ve Ben Ulrike Bağırıyorum oyunları sahnelenecek. Yaklaşık 1 yıl önce kurulan A4 Sanat Merkezi Tecavüz oyunu ile ilk oyunun sahnelemiş olacak. Ekim ayının sonuna doğru etkinlik programını açıklayacak olan kurum, 'A4 ile Cuma akşamları” kendi mekanında her hafta yeni bir etkinlikle Kocaeli halkının karşısına çıkacak.

 

HEM EĞİTİM VERİYORUZ HEM ÜRETİYORUZ

A4 sanat merkezi ile ilgili bilgi veren Mehmet Çevik, Kocaeli'de sanat adına bir takım değişiklikler olduğunu belirterek, A4 Sanat merkezi'nin yanlızca sanat eğitimi veren bir kurum değil, sanat üreten bir yer olduğuna dikkat çekti. Sanat adına sorumluluk ve kaygı duyan bir kadro ile çalıştıklarını ifade eden Çevik, “Kocaeli'de artık tek sanat adresi yok. A4'te bir adres haline geldi. Arkadaşlarımız büyük bir sorumluluk içinde bu çalışmaları yapıyorlar. Dario Fo'nun kadın oyunlarının sergilenmeye başladığı kurumumuzda, bundan sonra da önemli çalışmalar yapmaya hazırız. Kentten beklentimiz, sanat adına yapılan çalışmaları denetlemek ve katkı koymak adına adım atmasıdır” dedi.

 

LÜTFEN GELİN KONTROL EDİN

Tecavüz oyunun yönetmeni ve A4 Sanat merkezi Tiyatro Bölümü sorumlusu Veysel sami Berikan, A4 Sanat merkezi'nin kapısına “lütfen gelin kontrol edin” yazısı asmak istediğini ifade ederek, “çok önemsediğimiz bir yazarın oyunlarını sahnelemeye başladık. Bizim tek isteğimiz seyircilerimizin ve sanat severlerin denetleyici olmasıdır. Bu kent ve sanat için dahi iyi şeyler üretmeye adayız” dedi. Bugün ve yarın genel provalarının yapılacağı oyunun kostüm tasarımını Özlem Arıkan Serbez yaptı.

 

26 EKİM'DE YETENEK SINAVI YAPILACAK

“Hayallerimize gölge düşmesin. Sanat'a çağırıyoruz” diyen A4 Sanat merkezinde tiyatro dışında müzik, bale ve resim kurslarıda verilmekte. Bunların yanı sıra merkezde Diksiyon, modern dans, liderlik ve hitabet kursları verilmekte. Kursların kayıtları Kasım ayında başlayacak. Ses Kayıt Stüdyosu'nun açıldığı merkezde, müzisyenler randevu almak koşuluyla çalışmalarını gerçekleştirebilecekler. 26 Ekem'de ise tiyatro kurslarına yeni öğrenci alımı için yetenek sınavı gerçekleşitrilecek. Her yaş grubunun katılabileceği sınavın jüri üyeliğini Kocaeli Büyükşehir Tiyatrosu oyuncuları yapacak.

 

*Yetkin Yüksel

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarının, sanatçı Cahide Sonku'nun sanat yaşamı, evlilikleri ve dramatik yalnızlığını işleyen "Dinmeyen Alkışlar", 4 Kasım'da izleyiciyle buluşacak.

 

Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesinde sahnelenecek ve Gülsün Siren Kınal'ın yazdığı oyunu, Engin Gürmen yönetti.

 

Dekor tasarımı Ayhan Doğan, kostüm tasarımı Ayşen Aktengiz, ışık tasarımı İlhan Ören, efekt tasarımı Ersin Aşar, şapka tasarımı Nilgün Kural'ın imzasını taşıyan oyunda; Aslı Seçkin, Erkan Sever, Aziz Sarvan, Rahmi Elhan, Defne Gürmen Üstün, Cem Uras, Enes Mazak, Melike Altınbaran ve Emre Narcı rol aldı.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Tiyatro Dergisi tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen "Tiyatro Ödülleri" sahiplerini buldu. Dostlar Tiyatrosunun "Sivas '93" adlı oyunu "Yılın Yapımı", "Şeylerin Şekli" adlı oyunla Mehmet Ergen de "Yılın Yönetmeni" oldu.

 

Tiyatro Dergisi tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen "Tiyatro Ödülleri" sahiplerini buldu. Harbiye'deki Kenter Tiyatrosu'nda düzenlenen ödül töreninde, Dostlar Tiyatrosu'nun "Sivas'93" adlı oyunu "Yılın Yapımı" ödülüne değer görüldü. "Yılın Yönetmeni" ödülünü "Şeylerin Şekli" adlı oyunla Mehmet Ergen, "Yılın Kadın Oyuncusu" ödülünü Ayça Bingöl, "Yılın Erkek Oyuncusu" ödülünü ise Sezai Altekin aldı. "Yılın Yazarı" ödülüne "444" adlı oyunla Yiğit Sertdemir, "Yılın Çevirmeni" ödülünü "Bana Bir Picasso Gerek" adlı oyunun çevirisiyle Şükran Yücel layık görüldü. "Yılın Sahne Tasarımcısı" ödülü "Bir Şehnaz Oyun"daki tasarımıyla Ali Cem Köroğlu ve "Mutlu Yıllar" oyunundaki tasarımıyla Barış Dinçel arasında, "Yılın Işık Tasarımcısı" ödülü de "Savaş İkinci Perdede Çıkacak" adlı oyunla Yakup Çartık ve "Oyunu Bozuyorum" oyunuyla Yüksel Aymaz arasında paylaştırıldı. "Yılın Giysi Tasarımcısı" ödülü "Bayazıt" adlı oyunla Canan Göknil'e verilirken, "Yılın Oyun Müziği" ödülünü "Savaş İkinci Perdede Çıkacak"ın müzikleriyle Çiğdem Erken kazandı.

 

sabah.com

schizophrana tarafından düzenlendi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

1930’ların İstanbul sokaklarından farklı bir aşk hikayesi anlatan, Suat Derviş’in ünlü romanı ‘Fosforlu Cevriye’, Gülriz Sururi’nin yönetiminde sahnelere geliyor.

 

Yıl 1969

Suat Derviş, en ünlü romanı ‘Fosforlu Cevriye’yi şöyle imzalar Gülriz Sururi’ye: “Sevgili ve büyük Gülriz Cezzar’a, en derin sevinçle Fosforlusunu teslim eder.”

 

Yıl 2008

Gülriz Sururi, neredeyse 40 yıllık bu emaneti yeniden alır eline ve oturur, romandan yola çıkarak ‘Fosforlu Cevriye” müzikalini yazar. Yazarken her sahne, her replik, her mimik canlanır gözünün önünde. ‘Fosforlu Cevriye’ yönetmenini seçmiştir artık. Galata’nın en ünlü fahişesi Fosforlu Cevriye’nin tiyatro serüveni başlar. Sururi’nin yönetmenliğini yaptığı oyunda Cevriye’yi Feray Darıcı canlandırırken diğer rollerde Uğur Çavuşoğlu, Nermin Uğur Bakır, Engin Özsayın, Deniz Baytaş, Zeynep Aytek Tekin, İclal Karaduman, Kader İlhan, Pınar Berkmen, İsmail Volkan Duru var. Oyunun müzikleri ise Atilla Özdemiroğlu’na ait.

 

Eylül ayında provalarına başlanan oyunda, Cevriye, 1930’ların sonunda ‘meslektaşları’ Top Melahat, Güllü, Marika, Cemile, Kumru ile Galata sokaklarını arşınlar. Zamanla karakollar, hapishaneler, randevu evleri de girer işin içine. Zombi Recep, Sele Şevki, Fışfış ile birlikte can dostu Barba’nın meyhanesinde kafaları çeker. Ne evi vardır ne barkı ne de bir ailesi. Kim olduğunu, neden saklandığını bilmediği bir adamla karşılaşıp ona âşık olana kadar da düşünmemiştir bunları. Eski kantocu, yeni randevu evi sahibi Sümbül Dudu onu kurtarmaya çalışsa da, Cevriye karasevdaya düşmüştür artık.

 

‘Fosforlu Cevriye’, 11 Kasım’dan itibaren Akün Sahnesi’nde.

 

ntv/msnbc

schizophrana tarafından düzenlendi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Mask-kara Tiyatrosu 15.yılını Tartüf adlı oyunla kutluyor

 

1664'te Moliere'in yazdığı "Tartüf" adlı oyunu, Nazım Hikmet 1959'da "Tartüf 59" adıyla yeniden kaleme aldı.

 

Günün koşullarına uygun olarak yeniden ele alınan oyun, Tartüf'lerin değişen koşullara nasıl ayak uydurduklarını, teknolojiyi nasıl çıkarları için kullandıklarını ve bütün bunların karşısında durması gereken sınıfsal gücün kimler olması gerektiğini de açık bir şekilde ifade eder.

 

Yılmaz Onay dramaturgisini yaparak, Nazım Hikmet'in Tartüf'ünü bugüne taşıdı..

 

Tiyatronun üç usta yazarının elinden gecen metin, aslında Tartüf'lerin tüm insanlık tarihi boyunca bizleri nasıl etki altına aldıklarını, dinsel inançları kullanarak kendi iktidarlarını kurup ve pekiştirmek için neler yaptıklarını anlatır.

 

"Velevki Tartüf" adıyla oyunu sahneye taşıyan Mask-Kara Tiyatrosu aynı zamanda bu yıl kuruluşunun 15 yılını kutluyor.

 

Yönetmenliğini Orhan Kurtuldu'nun üstlendiği oyunun Genel Sanat Yönetmenliği Nazif Uslu'ya ait. Sahne Tasarımı Cengiz Çakıcı, Kostüm Tasarımı Zeynep Aydemir, Müzik ve Remix'leri Renan Bilek, Işık Rejisi Yüksel Aymaz imzasını taşıyor.

 

"Velevki Tartüf" adlı oyunda . Renan Bilek, Toygun Ateş, Nazif Uslu, Özlem Toptaş Menligil, Uygur Erol, Seda Kement, Zeynep Aydemir, Tuna Öztunç, Volkan Çolpan, Mehmet Bilen ve Recep Yener rol almaktadır.

 

Tarih:

15 kasım 2008 cumartesi saat 20:00

16 kasım pazar saat 16:00

Yer: Su gösteri sanatları sahnesi (pertevniyal lisesi arkası) Aksaray

Tel: 0212-621 45 53

Bilet fiyatları: 20 Ytl indirimli 15 Ytl

 

15 ve 16 kasımdan itibaren Oyun her cumartesi saat 20:00 de her pazar saat 16:00 da Su gösteri sanatları sahnesi nde sergilenecek.

 

sabah.com

Oyuncu Tayfası'ndan "Bir Tavsiye Mektubu"

12 Kasım 2008

Oyuncu Tayfası tarafından sahneye uyarlanan Ephraim Kishon'un "Bir Tavsiye Mektubu" isimli oyun, Bahçelievler Belediyesi'ne ait 500 kişilik yeni sahnede gerçekleştirilen ilk etkinlik olarak tiyatro izleyicisiyle buluşacak. Yönetmenliğini Kerem Yılmaz'ın yaptığı oyun, şarkıları ve bürokratik iğnelemeleri ile dikkat çekiyor.

 

Oyuncu Tayfası 2008/2009 sezonuna yepyeni bir oyunla başlıyor. Ephraim Kishon tarafından kaleme alınan "Bir Tavsiye Mektubu"; 15, 21, 22, 28, 29 Kasım tarihlerinde, saat 20.00'de Belediye Yeni Sahne'de görülebilir.

 

Adres: Şirinevler Mh. Barbaros Cd. No:9 Bahçelievler Belediye Başkanlığı altı - Yeni Sahne

 

 

OYUN HAKKINDA

"Bir Tavsiye Mektubu", 2.Dünya Savaşı sonrası Dünya'nın herhangi bir coğrafyasında geçen alegorilerle süslü eleştirel bir komedi. Dünyaca ünlü mizahçı yazar Ephraim Kishon'un oyunu oldukça başarılı bir bürokrasi eleştirisi olmakla birlikte; torpil, piston gibi kavramlar arasında sıkışan insanların hikayesini trajikomik şekilde gözler önüne seriyor.

 

Her şeyini kaybetmiş olarak savaştan dönen kibar gencimiz Zvi prager'in amcası Yaakov'dan başka güvenebileceği hiç kimse, onunkinden başka sığınabileceği hiçbir ev yoktur. Yaakov ve Hanna, Zvi'ye iş bulabilmek için, çulsuz kiracıları Schaffler'den onun için bir tavsiye mektubu yazmalarını isterler. Bu mektup sayesinde Schaffler ismi kulaklara sıkça çalınacak ve Zvi de Tarım Bakanlığı Su işleri Dairesi'nin yeni müdürü olacaktır. Ancak planlamadık şekilde iyi giden işler, ofisin eski sakinleri Dr.Monroe, Steiner ve Shulamit'in de etkisiyle rayından çıkacak ve kaderi Zvi'ye yeni oyunlar hazırlayacaktır. Bilge çaycı Waczlaw'ın yardımlarının, bu oyunların galibinin kim olacağına etki edip etmeyeceğini ise hep birlikte göreceğiz.

 

Bir Tavsiye Mektubu, izleyicilere keyifli vakitler sunmakla birlikte; iyi bir kara güldürü örneği olarak karşımıza çıkıyor. Bizleri aşikâr olduğumuz bürokratik manzaralarla baş başa bırakan Oyuncu Tayfası'nın bu yeni oyunu şarkıları ve danslarıyla da güncel göndermelerde bulunup bizlere farklı bir bakış açısıyla yaşadıklarımızı göstermeye çalışıyor.

 

 

Yazan: Ephraim Kishon

Çeviren: Cahit Okurer

 

Yöneten: Kerem Yılmaz

Yön.Yrd: Ufuk Tuncer

Reji Asistanı: Y.Ferhat Kanat

 

Dekor Tasarım: Burhan Yılmaz

Işık Tasarım: Enver Başar

Koreograf: Caner Peçenek

Söz-Müzik: Arif Kuru

Müzik Direktörü: Alp Köksal

 

Genel Sanat Yönetmeni: Kerem Yılmaz

schizophrana tarafından düzenlendi
Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Beşiktaş Belediyesi tarafından düzenlenen “Ustalara Saygı” gecesinde 17 Kasım’da tiyatromuzun iki büyük ustası Suna Pekuysal ve Ergun Köknar anılıyor.

 

http://www.ntvmsnbc.com/news/295185.jpg

 

 

 

Suna Pekuysal ve Ergun Köknar için düzenlenecek olan “Ustalara Saygı” gecesi, 2000 yılında kaybettiğimiz Köknar ve bu yıl içerisinde aramızdan ayrılan Pekuysal için gerçekleştirilecek ilk etkinlik olma özelliğini de taşıyor.

 

Kültür, sanat, edebiyat ve düşün dünyasındaki usta isimlerin çalıştıkları alanlara damga vuran çeşitli yönleriyle izleyici ile buluştuğu gecelerin kırk sekizincisi, saat 20.00’da Melih Cevdet Anday Sahnesi’nde (Akatlar Kültür Merkezi) yapılacak.

 

Faruk Şüyün’ün hazırladığı ve yöneteceği gece, iki sanatçının aile albümünden ilk kez gün ışığına çıkacak görüntüler ile başlayacak. Etkinlikte, Pekuysal ve Köknar’ın birlikte oynadıkları filmlerden görüntülerin yer aldığı bir kolaj da sunulacak.

 

Adalet Ağaoğlu, Ani İpekaya, Arif Erkin, Atilla Alpöge, Ayşe Kökçü, Beklan Algan, Deniz Kavukçuoğlu, Erol Keskin, Gülgün Akansu Pabuçcuoğlu, Haldun Dormen, Hasan Özen, Orhan Alkaya, Osman S. Arolat, Şükrü Türen, Tarık Pabuçcuoğlu, Toron Karacaoğlu, Üstün Asutay, Vedat Demirci, Zihni Göktay’ın anıları ve yorumları ile konuşmacı olarak katılacakları gecede sanatçıların oğlu Sait Ali Köknar da bulunacak.

 

 

ntv/msnbc

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İnsanoğlu İnsan oyunu, insanoğlunun doğumundan ölümüne kadar kurduğu bire bir ve toplumsal ilişkileri hicvediyor. Oyun, 24 Ekim -31 Ocak tarihleri arasında Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi'nde sahne alacak.

 

Bir tiyatro düşünün, dramatik tiyatronun olmazsa olmaz kuralı olan "Seyirci dördüncü duvardır" kuralını daha başlar başlamaz oyunun daha birinci dakkasında şakalarla yıkıyor.

 

Tiyatronun sizli bizli mesafesini ortadan kaldırıp, ölçüyü de elden bırakmadan eğlendirerek, ortamı senli benli bir havaya sokuyor .

 

Böyle olunca da ortaya sizi sarıp sarmalayan, sıcak, doğal, canayakın, hınzır, eğlenceli, bizden bir oyun çıkıyor.

 

Bizden bir oyun çıkıyor çünkü bir halk tiyatrosu olan Kabare Dev Aynası, güncel olayları eğlendirici hale getirirken Geleneksel Tiyatromuzun zenginliklerinden, ortaoyunu, meddah, tuluattan da yararlanıyor.

 

Kurulduğu günden bu yana sadece kabare oynayan ülkemizin neredeyse tek kabare tiyatrosu olan Kabare Dev Aynası oyunlarında bize bizi anlatıyor. Bize ayna tutarak aynada kendimizi daha da önemlisi,aynadaki sırları kulağımıza fısıldıyor.

 

Yani Kabare Dev Aynası Tiyatrosu, söyleyecek sözü olan güler yüzlü bir tiyatro olarak,sekiz yıldır kabare bayrağını elinden düşürmeden, nitelikli bir eğlencenin peşinden koşuyor.

 

İNSANOĞLU İNSAN

 

Topluluğun kurucusu Ali Erdoğan, yazıp yönettiği, İLİŞKİME İLİŞME, SANSASYONUN KADAR KONUŞ, TIPKISININ AYNASI, KÜLAHIMA ANLAT, YOLUMUZU BULALIM oyunlarına bir yenisini daha ekledi: İNSANOĞLU İNSAN...

 

Ali Erdoğan'ın yazıp yönettiği oyunun müziklerini Umut Deniz Topçuoğlu, dekor uygulamasını Murat Kızıldağ, ışık tasarımını Süreyya Karaduman ve Sercan Büyükçınar yaptı.

 

İNSANOĞLU İNSAN oyunu, insanoğlunun doğumundan ölümüne kadar kurduğu bire bir ve toplumsal ilişkileri hicvediyor.

 

Oyun, insanoğlunun, tertemiz duygularla başlayıp, nikah salonunda atılan imzalarla resmiyete dönüştürdüğü fakat daha sonradan şiddetli geçimsizlik biçiminde mahkeme salonlarına taşıdığı ilişkilerinin traji komik yanlarını eğlenceli bir biçimde yansıtıyor.

 

Oyun ayrıca, çiftlerin evliliklerini renklendirme çabalarını, yani, kaçamak adını verdiğimiz değişik yastık şanslarını zorlama etkinliklerini ve ilişkilerimizdeki güven problemlerini şakacı bir uslüpta hicvediyor.

 

Toplumsal yozlaşmaya bağlı olarak ortaya çıkan çürümenin de nedenleri ve sonuçları üzerinde duran oyun insanoğlunun sorunlarını inkar ederek, çareyi ihmal ederek insanca bir yaşam yaşayamayacağının da altını çiziyor

 

Oyunda Ali Erdoğan'ın yanı sıra Harika Özovalı Baykal, İsmail Can Törtop, Engin Yağcılar, Eren Kayalı, Esra Güner rol alıyor.

 

OYUN TARİHLERİ

24 Ekim Cuma - 20.30

7- 14-21-28 Kasım Cuma - 20.30

6-13 Aralık Cumartesi - 20.30

3-10-17-31 Ocak Cumartesi - 20.30

 

Yer:

KADIKÖY BARIŞ MANÇO KÜLTÜR MERKEZİ

Caferağa spor salonu arkası, Şifa Hastanesi karşısı

Moda caddesi, Nail bey sokak,No:37 Kadıköy/ISTANBUL

 

Gişe Tel: 0216 418 16 46

Tam Bilet: 15 YTL

İndirimli (Emekli-Öğrenci): 10 YTL

 

www.kabaredevaynasi.com

[email protected]

 

sabah.com

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
mysteriouslady

Daha önce 16.uluslararası İstanbul tiyatro festivali’nde Tiyatro Oyunevi kapsamında oynanan ve yine İBŞT tarafından 24.genç günler festivali kapsamında sahnelenen oyun festivallerde aldığı övgülerden sonra galasını yaptı.

 

 

 

 

http://i35.tinypic.com/6opzpu.jpg

 

 

 

Alman romantizminin önemli isimlerinden olan Georg Büchner'ın yazdığı oyunun yönetmenliğini Yiğit Sertdemir yapmış. Muhteşem textin çevirisi Adalet Cimcöz’e ait.

Oyuncular;ALİ GÖKMEN ALTUĞ , CENGIZ TANGÖR , ERASLAN SAĞLAM , ERHAN ABUR , ÖZGE ÖZDER , ÖZGÜR KAYMAK , TOLGA YETER , TOMRIS İNCEER

Sahne Tasarımı : GAMZE KUŞ (MASKE KUKLA TASARIMI) GAMZE KUŞ - NIHAL KAPLANGI Kostüm Tasarımı : NIHAL KAPLANGI Işık Tasarımı : MAHMUT ÖZDEMİR Müzik: SELİM CAN YALÇIN Hareket Düzeni: ÖZGÜR KAYMAK TANIK Yönetmen Yardımcısı : ALI GÖKMEN ALTUĞ (DANIŞMANLAR ERHAN ABİR - TOMRIS İNCER)

 

 

Georg Büchner'ın kısa hayatına sığdırdığı oyunu Leonce ile Lena, ortaçağ döneminin bilinmezlikle şekillenen masalsı dünyasından izler taşıyan bir anlatım içinde, iki genç insanın birbirine âşık oluşunu ele alırken, soylu sınıfların zorba ve buyurgan tavırlarının eleştirisini yapıyor.

 

 

 

 

http://i33.tinypic.com/2di0mlv.jpg

 

 

 

Bir zamanların içindeki bir zamanda geçiyor masalımız yeri gelmişken zamandan bahsedelim o zamanki önemliydi soylu kişiler için onlar saatle yatar saatle kalkardı, tabii tek sanatı tembellik olan bol bol üşenen bir prens için bu genelleme geçerli değildir.

 

Kral babasının ona bir iş buyurur gibi evlen demesine kendi bacaklarına takılıp düşmesine rağmen karşı gelebildi tabanları parıl parıl parıldayan göbekleri şişkin tanrılardın biri olmak isteyen prens neyse ki sesli harflerin tohumundan doğan laf ebesi çok bilmiş valerio’su vardı prensin. Böylece aslında evlendirilmek istendiği prenses olduğunu bilmeden aşık olacağı kendi gibi tembelliğine rağmen kral babasının oyuncağı olmaktan kaçan prenses Lena ile karşılaşacaktı.

 

Kralların biricik tahtlarını devredecekleri varisleri prens ve prensesler üzerinden iktidarın trajikomik hallerini seyrediyoruz. Kralın çocuksu dili, tembelliğe övgü çalışkanlığa yergiler, görünene tezat romantik replikler, otorite yardakçılarının farklı anlatımı gibi rejilerle yazarın anlatmak istediği şekilde oyunun ve grotesk tiyatro kavramının hakkı verilmiş.

 

Dekor konusunda Tiyatro Oyunevi’nin dekoru ve sahne tasarımının daha etkin olduğu söylenebilse dahi başarılı kostümler, etkili makyaj ve usta oyunculuklarla bu eksiklik göze batmıyor.

 

Oyun boyunca yüzümüzdeki acı gülümsemeyle otoritenin oyunlarıyla, dillerine dolanan tekerlemeleriyle, kafa sallayan kukla meclisleriyle pek eğlenceli bir hayat sürdüklerini görüyoruz. Bu çok eğlenen keyfi yerinde otorite ‘yanımız yöremiz oyuncak-kukla dolu onlara frak mı giydirsek kılıç mı kuşandırsak!’ diye özetliyor halkıyla ilişkisini…

 

 

 

http://i37.tinypic.com/x3etxx.jpg

 

 

 

Oyunun festivaller dışında yer bulamayacağı endişesini duymuştum ancak az ama kaliteli seyircinin beğenisine güvenilerek oyunu sezona taşımak oldukça cesur ve alkışlanası olmuş.

 

Ancak zaten oldukça zengin olan metin ve güzel rejiye rağmen oyunda kareorgafiyi az olsa dahi çok fazla buldum metin zaten kendini anlatırken her ne kadar grotesk tiyatronun gereği olsa dahi bu denli abartıya kaçılmasa daha iyi olurdu diye düşündüm nacizane.

Ayrıca oldukça tanıdık gelen oyuna seyirci interaktif olarak katılabilir diye düşünmeden edemedim.

 

 

http://i34.tinypic.com/6zsbah.jpg

 

 

Sonuçta; günümüzde her eserin piyasa-ticari veya sanatsal olarak iki ayrı sınıfa sokulmaya zorlandığı bir ortamda sinema için bolca yapılan festival filmi gişe filmi ayrımına tiyatronun başkaldırısı olarak görülebilir bu oyun umarım festivaldeki beğeni sezon seyircisi üzerindede sürer. Belki büyüklerimizin parmağına bağlanmış bir düğüm olup halkını hatırlatmaya bile yarayabilir ne de olsa masalsı bir oyundan çıktık hayale kapılmamak elde değil!

 

 

 

Oyundan bir replik;

- Birini suçluya benzetmişsek ve asmışsak gerçek suçluyu asmaktan kötü müdür?

- Aksine efendim iyidir hem canı yanmaz hem öteki dünyayı boylar.

 

 

http://i37.tinypic.com/2yziffc.jpg

 

 

 

 

Sanatla, sağlıcakla kalın...

 

Sabiha Topallar

KENTHABER

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Dot’tan 18 oyun birden

 

Son dönemin en özgün tiyatrolarından ‘Dot’, Dotbilsarda projesi kapsamında Mark Ravenhill’in 18 kısa oyundan oluşan tiyatro oyununu sahneliyor.

 

http://www.ntvmsnbc.com/news/295661.jpg

--------------------

Britanya’da doğmuş olan In-yer-face akımı oyunları Türkiye’de ilk kez sahneleyen Dot, Ekim ayında başladıkları ve toplam 8 ay sürecek Dotbilsarda projesi kapsamında, Kasım, Aralık 2008 ve Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs 2009’da her ay yeni 2-3 oyunun premierini yapacak. Vur/ Yağmala/ Yeniden projesi kapasamındaki 17 kısa oyun Haziran 2009’da toplu olarak sahnelenecek. Projenin radyo oyunu olarak yazılmış bir kısa oyunu da NTV Radyo işbirliğiyle hazırlanacak ve NTV Radyo’da yayınlanacak.

 

Proje kapsamındaki 18 oyun, projenin konsept ve yönetimini yapan, Dot sanat yönetmeni Murat Daltaban tarafından 8 gösteri oluşturacak şekilde eşleştirildi. Tüm oyunlar Murat Daltaban tarafından yönetiliyor ve Yeşim Bakırküre tarafından proje mekanı olarak yeniden düzenlenen Bilsar Binası’nda, Perşembe, Cuma ve Cumartesi akşamları 19.00’da ve Pazar sabahları 11.00’de oynanıyor.

 

Oyunlar Mark Ravenhill tarafından “2007 Edinburgh Festivali” kapsamında “Ravenhill for Breakfast’” projesi için yazıldı ve her gün bir oyun, oyuncular tarafından okundu. Nisan 2008’de Londra’da farklı tiyatrolar (Paines Plough, The National Theatre, Out of Joint, The Gate Theatre, Royal Court ) tarafından paylaşılarak üç hafta boyunca tüm oyunlar sahnelendi.

 

Projede Ayçe Abana, Saadet Işıl Aksoy, Serkan Altunorak, Enis Arıkan, Öykü Başar, Beste Bereket, İpek Bilgin, Şebnem Bozoklu, Cemil Büyükdöğerli, Çağ Çalışkur, Murat Daltaban, Ece Dizdar, Engin Altan Düzyatan, Gizem Erdem, Tülay Günal, Melike Güner, Veda Yurtsever İpek, Rıza Kocaoğlu, Alper Kul, Mürüvvet Kurt, Hakan Meriçliler, Ezgi Mola, Devrim Nas, Mert Öner, Cem Özeren, Uğur Polat, Pınar Töre, Melina Özprodomos, İbrahim Selim, Mine Tugay, Tuğrul Tülek, Selen Uçer, Gonca Vuslateri yer alıyor.

 

Vur/ Yağmala/ Yeniden

Korku ve Sefalet

Uğur Polat, Veda Yurtsever İpek ve Tuğrul Tülek’in oynadığı Korku ve Sefalet’ de birbirini çok seven bir çiftin akşam yemeğine tanık oluruz. Çift o akşam yemeği boyunca, güvenlikleri için duydukları endişeyi, 7 yaşındaki oğullarının kabuslarında gördüğü başı olmayan askeri, terörü, korunaklı alanları ve kapıları, kapılara olan ihtiyaçlarını konuşurlar.

 

Savaş ve Barış

Tuğrul Tülek ve Cem Özeren’ in oynadığı Savaş ve Barış’da 7 yaşındaki bir oğlan çocuğunun her gece odasına gelen hayali arkadaşı başı olmayan askerle konuşmalarını izleriz. Çocuk ve Asker savaşı konuşurlar.

 

Oyunlar ve Takvim

2. GÖSTERİ

KORKU VE SEFALET

SAVAŞ VE BARIŞ

13, 14, 15, 16 - 20, 21, 22, 23 - 27, 28, 29, 30 Kasım , 4, 5, 6, 7 Aralık, Perşembe / Cuma / Cumartesi 19.00 Pazar 11.00

 

3. GÖSTERİ

TROYALI KADINLAR

DÜNYALAR SAVAŞI

11, 12, 13, 14 - 18, 19, 20, 21 - 25, 26, 27, 28 Aralık, 8, 9, 10,11 Ocak, Perşembe / Cuma / Cumartesi 19.00 Pazar 11.00

 

4.GÖSTERİ

TAHAMMÜLSÜZLÜK

AŞIK KADINLAR / MİKADO

15, 16, 17, 18 - 22, 23, 24, 25 - 29, 30, 31 Ocak, 1-5, 6, 7, 8 Şubat, Perşembe / Cuma / Cumartesi 19.00 Pazar 11.00

 

5.GÖSTERİ

AŞK (için her şeyi yaparım ama bunu yapamam)

TANRILARIN ŞAFAĞI

12, 13, 14, 15 - 19, 20, 21, 22 - 26, 27, 28 Şubat, 1-5, 6, 7, 8 Mart, Perşembe / Cuma / Cumartesi 19.00 Pazar 11.00

 

6.GÖSTERİ

MAHŞER

ANA

12, 13, 14, 15 - 19, 20, 21, 22 - 26, 27, 28, 29 Mart, 2, 3, 4, 5 Nisan, Perşembe / Cuma / Cumartesi 19.00 Pazar 11.00

 

7.GÖSTERİ

BİR ULUSUN DOĞUŞU

SUÇ VE CEZA

9, 10, 11, 12 - 16, 17, 18, 19 - 23, 24, 25, 26 - 30 Nisan, 2, 3 Mayıs, Perşembe / Cuma / Cumartesi 19.00 Pazar 11.00

 

8.GÖSTERİ

ODYSSEİA

CENNET YENİDEN

7, 8, 9, 10 - 14, 15, 16, 17 - 21, 22, 23, 24 - 28, 29, 30, 31 Mayıs, Perşembe / Cuma / Cumartesi 19.00 Pazar 11.00

 

ntv/msnbc

http://www.ntvmsnbc.com/i/blank.gif

schizophrana tarafından düzenlendi
Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bu günkü tiyatro ortamında, dünyanın, ülkenin, kadınların ve erkeklerin sırt çevrilen makro gerçekliklerine odaklanıyor. Sanatın güce muhalif olma gerekliliğinin bilinciyle hareket eden grup, mikro bakış açılarını bir kenara bırakarak; derinde, karşı çıkılamaz, büyük ve güçlü olanı tartışmaya açıyor.

 

Zeynep Kaçar tarafından kaleme alınan Sahici İnsanlar/Plastik Ölümler, Bab-ı Tiyatro grubunun ilk oyunu.

 

Oyun, konusunu gerçek bir olaydan alıyor. Güneydoğu'da yaşanan bir töre cinayeti üzerinden yola çıkarak, kapitalist sistemin nasıl işlediği temelinde ilerleyen oyun, diğer yandan sistemin olayları ve insanları yönlendiriş biçimini sorguluyor.

 

Prömiyer: 2 Aralık 2008, saat 21.00 / Talimhane Tiyatrosu

Dramaturg: Melike Saba Akım

Yazan/Yöneten: Zeynep Kaçar

Yardımcı Yönetmen: Mesut Yüce

Müzik: Toz ve Toz [www.myspace..com/tozvetoz]

Koreografi: Mihran Tomasyan

Fotograflar: Gökçe Pehlivanoğlu

Afiş Tasarım: Gaye Su Akyol

Oynayanlar: Ezgi Bakışkan, Göktay Tosun, Mesut Yüce, Zeynep Kaçar

 

İletişim:

www.babtiyatro.com

babtiyatro.blogspot.com

[email protected]

schizophrana tarafından düzenlendi
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Şehir Tiyatroları'nın yeni oyunu sahnede!

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları yeni oyunu 'Deri Ceket'i bugün sahneleyecek. Stanislav Stratiev'in yazdığı oyunda, bürokrasiyle uğraşan idealist bir öğretim görevlisinin öyküsü anlatılıyor. Farklı bir oyun izlemek istiyorsanız kaçırmayın! Yer: Üsküdar Musahipzade Celâl Saat: 20.30/ Tel: 0216 553 03 97

 

 

 

sabah.com

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Fatih Akın'ın Duvara Karşı filmi, 18-21 Aralık arasında Talimhane sahnesinde. İsveç Ulusal Turne Tiyatrosu Riksteater'ın sahnelediği oyunun yönetmeni Dritero Kasapi'ye göre yapım, 'insana dair, güçlü bir hikâye'.

 

Fatih Akın'ın Altın Ayı ödüllü filmi Duvara Karşı, bu defa tiyatro sahnesinde izleyici ile buluşuyor. İsveç Ulusal Turne Tiyatrosu Riksteater, filmle aynı adı taşıyan oyunu İsveç'ten sonra şimdi de İstanbul'da sahneleyecek. Duvara Karşı, 18-21 Aralık arasında İstanbul'da Talimhane sahnesinde olacak. Oyunu sinemadan tiyatroya uyarlayan yönetmen Dritero Kasapi, Duvara Karşı'yı dört yıl önce izlediğinde "Bir an önce bu filmi sahnede anlatmalıyım," diye düşünmüş. Kasapi, tanışmalarından evlenmelerine ve ayrılıklarına kadar her şeyin bir anda olduğu Cahit ve Sibel'in öyküsü için "Bu aşk ve insan olarak gelişmek üzerine çok güçlü bir hikâye. Ama bana göre asıl özel olan, sahnede çok nadir görebildiğimiz insanların ön planda olmasıydı. Avrupa'nın kent yaşamı günden güne daha heterojen hale geliyor. Fatih Akın ve öyküsü, bize günümüzü daha komplike bir şekilde, basitleştirmeden anlatma olanağı veriyor," şeklinde konuşuyor.

 

FİLME ÇOK DA BENZEMEYE ÇALIŞMADIK

İsveç'te izleyenlerin ve basının olumlu değerlendirmelerle bahsettikleri oyun, filmin içinden doğmasından kaynaklı kaçınılmaz benzerliklerle beraber, büyük farklılıklar da barındırıyor. Öykünün bu defa Sibel'in perspektifinden anlatılması buna en büyük örnek. Dritero Kasapi bu konuda "Bize ait bir başka tiyatral dünya yaratacağımızdan emindim. Sanırım bunu da başardık. Filme benzemeye çalışmadık, öyküye sadık kalarak yeni bir form geliştirdik," diyor. Birol Ünel'in performansıyla bir fenomene dönüşen Cahit karakteri ise, sahnede Peter Perski tarafından canlandırılıyor. 12 yıldır tiyatro oyuncusu olan 38 yaşındaki İsveçli oyuncu; filmin sertliği, çıplaklığı ve dürüstlüğünden öylesine etkilenmiş ki, aklından ilk geçen cümle "Lanet olsun bu iş nasıl olacak, biz bunu sahnede nasıl yapacağız," olmuş. Sibel'i sahnede canlandıran Elmira Arıkan ise İstanbul doğumlu ve beş yıldır tiyatro yapıyor. Türk oyuncu film hakkında şöyle konuşuyor: "Çok kışkırtıcıydı, filmin bu kadar iyi olması aynı zamanda büyük bir stres kaynağı oldu. Sahneleme sürecine girdiğimizde, filmi yeniden canlandırmak yerine, kendi tecrübelerime güvenmeyi öğrendim."

 

İSVEÇ YENİ PROJELERE AÇIK

Yapımcı Figen Solmaz, İsveç hükümetinin, İsveç'in tüm kurumlarına Türkiye ile ortak işler yapma konusunda tavsiyede bulunduğunu söylüyor ve devam ediyor: "İsveç Türkiye'nin AB üyesi olmasını çok önemsiyor. Bu yüzden ortak projeler geliştirilmesi için bize direkt hükümetten talimat geldi. Hatta bir Türkiye masası kuruldu ve burada neler yapılacağı planlanıyor." Özellikle kültürler arası diyalog çalışmaları çerçevesinde ortak projelere hız verdiklerini belirten Solmaz, Duvara Karşı oyununun İsveçli beş kurumun ortak çalışması Home not Home adlı projenin bir parçası olduğunu da ekliyor.

 

 

 

sabah.com

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

CSO sahnesinde 2009'da yıldız yağmuru !

 

Orkestra, yeni yıldan itibaren aralarında piyanist Fazıl Say, Hüseyin Sermet, keman sanatçısı Patricia Kopatchinskaja, Maxim Fedotov, çello virtüöze Natalia Gutman ile dünyaca tanınmış vokal topluluğu Swingle Singers'ın da bulunduğu isimlerle aynı sahneyi paylaşacak.

 

CSO Müdürü Çağatay Akyol, geçen sezon salonları tadilatta bulunduğu için farklı mekanlarda izleyiciyle buluştuklarını ve seyircinin hiçbir konserde kendilerini yalnız bırakmadığını söyledi.

 

Akyol, 2008-2009 sanat sezonunun açılışını ünlü piyanist İdil Biret eşliğinde yaptıklarını ve bu konserlerin büyük ilgi gördüğünü ifade ederek, sanatçının, salonun resmi açılışını gerçekleştirdikleri gala konserinde de yer aldığını anımsattı.

 

Seyircinin büyük ilgisiyle konserlerini gerçekleştirdiklerini belirten Akyol, "Sezonun açılışından bu yana konserlerde salonumuz hınca hınç doluyor. Orkestramızın başarısında seyircimizin itici gücünün büyük etkisi var" dedi.

 

Kurban Bayramı tatili öncesinde son olarak dünyaca ünlü İsrailli keman sanatçısı Shlomo Mintz'i konuk ettiklerini anlatan Akyol, Mintz'in Ankara'ya ilk defa gelen uluslararası sanatçılar arasında yer aldığını söyledi.

 

Akyol, "Bu yıl çok önemli, uluslararası sanatçılar davet ettik. Ankara seyircisiyle bu sanatçıları buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz" diye konuştu.

 

Yeni yıla aryalarla girecek

CSO Müdürü Akyol, orkestranın 2009 yılına aryalarla "merhaba" diyeceğini, 25 ve 26 Aralıktaki konserlerde Münih Operası solistlerinden tenor Emil Ivanov ile mezzosoprano Elmira Veda'nın Başkent'e konuk olacağını söyledi.

 

Bu iki sanatçının çok önemli bir kariyere sahip bulunduğuna işaret eden Akyol, konserlerde orkestra şefliğini daha önce İzmir'de "Manon Lescaut" operasını da yöneten şef Tulio Gagliardo Varas'ın üstleneceğini kaydetti.

 

Orkestranın 28 Aralıkta İzmir'de yapılan Adnan Saygun Kültür ve Kongre Merkezi'nin açılış etkinlikleri kapsamında bu ile turne düzenleyeceğini anlatan Akyol, "Salon, Türkiye'deki belki de uluslararası tek konser salonu olarak adlandırılıyor. Bu salonda da konser verecek olmaktan dolayı mutluyuz" dedi.

 

Akyol, orkestranın geçtiğimiz haftalarda Denizli'de, daha önce de Frankfurt Kitap Fuarının açılışında Alte Oper'da seyirciyle buluştuğunu, her iki konserin de başarıyla geçtiğini ifade etti.

 

CSO'nun ocak ayında İtalyan piyanist Michelle Campanella ile konser vereceğini belirten Akyol, "Sanatçı, yüzyılın en önemli piyanistlerinden biri. Bu konseri de İtalyan Kültür Merkezi'nin işbirliği ve desteğiyle gerçekleştireceğiz" diye konuştu.

Fazıl Say yeniden CSO sahnesinde

 

CSO Müdürü Çağatay Akyol, Şubat ayında Şef İbrahim Yazıcı'nın yönetiminde Fazıl Say'ın keman konçertosu "Haremde Binbir Gece"nin seslendirileceğini, konserde tanınmış keman sanatçısı Patricia Kopatchinskaja'nın sahne alacağını belirtti.

 

Bu eserin dünya prömiyerinin İsviçre'de Luzern Orkestrası eşliğinde yapıldığını anımsatan Akyol, 12 ve 13 Şubat'taki bu konserlerde eserin Ankara'da ilk kez seslendirileceğini, daha önce Bilkent Senfoni Orkestrası'nın konuğu olan Kopatchinskaja'nın da ilk kez CSO sahnesinde izleyiciyle buluşacağını kaydetti.

 

Akyol, 20 Şubat'ta keman sanatçısı Domenico Nordio'nun İtalyan Kültür Merkezi desteğiyle gerçekleştirilecek konserde Ahmet Adnan Saygun'un keman konçertosunu yorumlayacağını, bir Türk bestecisinin eserinin önemli bir uluslararası sanatçı tarafından yorumlanması nedeniyle de konserin anlamlı olduğunu ifade etti.

 

"Mart ayında gerçekten bizi heyecanlandıran konserlerden biri olacak. Baharı bu konserle karşılayacağız" diyen Akyol, "Rostropovich'ten sonraki en büyük çellist" olarak adlandırılan Natalia Gutman'ın Rusya'da da büyük isim yaptığını aktardı. Akyol, orkestrayı CSO Genel Müzik Direktörü, Şef Rengim Gökmen'in yöneteceği konserde sanatçının Şostakoviç'in "viyolonsel konçertosu"nu seslendireceğini belirtti.

 

Akyol, 27 Mart'ta ünlü Rus kemancı Maxim Fedotov'un Şostakoviç'in "keman konçertosu"nu seslendirileceğini kaydetti.

 

Tanınmış piyanist ve besteci Fazıl Say ile Moskova'da düzenlenen "Türk Yılı" etkinliklerinde "Nazım Oratoryosu"nu seslendirdiklerini hatırlatan Çağatay Akyol, Say'ın 10 Nisanda da CSO sahnesinde seyirciyle buluşacağını ifade etti.

 

Akyol, "Fazıl Say, George Gerschwin'in 'Rhapsody in Blue' adlı eserini seslendirecek. Say, bu salonda bizimle çok uzun yıllar önce konser vermişti. Yıllar sonra bu salonda buluşacağız" şeklinde konuştu.

 

Orkestranın mayıs ayında vereceği üç ayrı konsere de büyük önem verdiklerine işaret eden Akyol, dünyaca ünlü Klazz Brothers grubunun vereceği "Bahar Konseri"nde senfonik salsa programının yer aldığını, konseri ABD'li orkestra şefi Matthew Savery'nin yöneteceğini söyledi.

 

Akyol, mayıs ayı içinde keman sanatçısı Mirjam Tschopp'un Ulvi Cemal Erkin'in "keman konçertosu" ile seyirci karşısına çıkacağını, sezonun kapanış konserinde de dünyaca ünlü vokal grubu Swingle Singers ile CSO'nun bir araya geleceğini sözlerine ekledi.

 

cnnturk / kültür sanat

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

"Yaklaşık 90 yıldır en çok okunan Türk romanı, döneminde en çok ilgi ve seyirci toplayan Türk filmi, televizyonun seyirci rekorları kırmış unutulmaz dizisi" olan Çalıkuşu'nun, Tiyatro Kedi tarafından sahnelenecek yorumunda, Ebru Cündübeyoğlu, Elif Çakman ve Dilek Aba sahnede üç farklı "Feride"yi canlandıracak.

 

Cündübeyoğlu, Çakman ve Aba, 1920'lerde bir kadının İstanbul'dan Anadolu'ya uzanan mücadele dolu yaşamındaki evreleri, "Feride'lerin kimliğinde" izleyiciye sunacak.

 

Yazarının anlatımıyla "Gözlerinden uyku gibi sevda akan Feride"nin ölümsüz aşkı "Kamran"ı ise Atılgan Gümüş oynayacak. "Feride"nin tüm öyküsünün köşe taşlarını oluşturan altı farklı kadın kahramanı Dilek Türker, "Siyahlı kadın"ı Deniz Türkali, Feride'nin Anadolu macerasının en önemli kişilerinden biri olan "Dr. Hayrullah"ı Tarık Papuççuoğlu, dönemin tüm bürokratlarını Mehmet Ulay, "Feride'nin sırdaşı" Müjgan ve onu bu yolculuğunda "küçük tuzaklarına çekmeye çalışan kadınları" Özlem Çakar, Yüzbaşı İhsan'ı Abdül Süsler, Feride'nin karşılaştığı kişileri Erez Ergin Köse ve Sanem İşler canlandırıyor.

 

İpek Kadılar Altıner'in oyunlaştırdığı, Hakan Altıner'in sahneye koyduğu Çalıkuşu'nda dekor ve kostüm tasarımı Gizem Gürsel ve Sedef Kermen, ışık tasarımı Mesut Sarı tarafından yapıldı.

 

"Çalıkuşu", Tayyare Kültür Merkezi'nde 7 Ocak Çarşamba günü saat 20.30'da izlenebilecek.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...