Jump to content

Jean Luc Godard


doja

Önerilen Mesajlar

Jean-Luc Godard (d. 3 Aralık 1930) Fransız ve İsviçreli film yönetmeni ve sinema eleştirmeni. Fransız Yeni Dalga Akımının en etkili üyelerinden birisi.

 

burjuva bir ailenin sosyalist çocuğu olan godard'ın babası doktor annesi ise isveç'in en zengin bankacılarından birinin kızıydı. sorborne'da etnoloji okurken aralarına katıldığı françois truffaut, jacques rivette ve eric rohmer sinemaya yönelmesini sağlamış, godard rivette ve rohmer ile beraber "gazette du cinéma"yı kurmuştur. "hans lucas" takma ismiyle pek çok yayın organına makale yazmıştır. rivette ve rohmer ile birlikte iki filmi finanse etmek için çalışmaya başlayan godard, ailesinin parasal desteği kesilince bohem hayatı tercih etmiş ve gerektiğinde yiyecek vs çalarak hayatını idame ettirmiştir. sosyalisttir.çektiği bütün filmleri etiyle tırnağıyla zar-zor finanse edebilmiştir.

 

birlikte film yapmayı öğrenmek için ekibe mektup - jean-luc godard

 

''ben oynuyorum

sen oynuyorsun

biz oynuyoruz

sinema.

sanıyorsun ki

oyunun kuralı var,

ama yok.

sen sanıyorsun ki,

oyunun kuralı yok,

ama aslında var.

çünkü sen bir çocuksun,

henüz bilmeyen

oyunun ne olduğunu,

ve onun

yetişkinlere özgü olduğunu düşünen,

ki sen de artık onlardan birisin

unuttuğun için

bunun çocuk oyunu olduğunu.

o neyin içindedir?

birçok cevap verilebilir:

işte iki ya da üç tanesi:

kendini gözlemlemek

başkalarının aynasında.

unutmak ve bilmek,

hızlı ve yavaş

dünyayı

ve kendini.

düşünmek ve konuşmak,

garip bir oyun:

işte hayat budur!"

 

http://www.stuffwelike.com/stuffwelike/wp-content/uploads/2007/09/godard.jpg

 

http://www.posteritati.com/jpg/B4/BAND%20A%20PART%20SC%202.JPG

 

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/en/a/a8/La_Chinoise_Australian_DVD_cover.jpg

 

http://www.film-forward.com/masculin.jpg

 

http://filmsdefrance.com/1972_Tout_va_bien.JPG

 

http://imagecache2.allposters.com/images/pic/VinMagCo/AP021~Vivre-Sa-Vie-Posters.jpg

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Alphaville

 

 

Breathless

 

http://www.youtube.com/watch?v=b93xK8d3ISo

 

Band Of Outsiders

 

http://www.youtube.com/watch?v=w_K3oHzokvs&feature=related

 

Masculine, Feminine: In 15 Acts

 

http://www.youtube.com/watch?v=U2ihlz_joKo&feature=related

--------------------

Jean Luc Godard'dan inciler

 

“Bugün bile, yapılması gerektiği gibi bir film yapmak, benim için, yaşamak istediğim gibi bir hayat yaşamaktan daha kolay... Eğer yaşamaya hakkım olduğuna inandığım hayatı yaşayabilseydim; film ya da sanatla uğraşacağımı düşünmüyorum.”

 

“Çölde küçük taşlar toplayan amcam Théodore Monod gibi ben de cümle parçacıklarıyla, cümleciklerle, teoremlerle ilgiliyim... Jacques Derrida bir blok alıyor ve onu söküyordu. Bense tersini yapıyorum, bulmacalar düzüyorum. Artemis'in ayağı, onu şuraya koyuyorum, bakıyorum olmamış. Sonra onu Raymond Chandler'a yapıştırıyorum ve diyorum ki kendime, hah işte, burada bir yasa olabilir.”

 

“%10’un bir parçası olarak o sinirli ve ciddi görünüşünün arkasında yatan büyülü sine

Sinema, sanat ile yaşam arası bir şeydir. Resim ve edebiyattan farklı olarak hem yaşamı verir hem de yaşamdan alır. Ben filmlerimde bunu uygulamaya çalıştım.”

 

(Robert Bresson hakkında) “Sinemanın spektaküler bir şey olduğunu bana öğreten odur ama aynı zamanda ahlaki ve metafizik bir yönü olduğunu da, ki bu bir üslup ve özgünlük meselesiydi.”

 

“Artık sadece iletişim araçları var, iletişimin kendisi yok.”

 

“Bir bilinç haline gelmek patlamaktır ve bu patlamada da acı vardır."

 

“Yığınla genç sinemacıyı etkilediğim ileri sürülüyor. Dahası bir Jean-Luc Godard stilinden söz ediliyor. Bence Godard’ın stili, bir stilinin olmamasıdır. Ben sadece filmler yapmak istiyorum, hepsi bu.”

“Filmler saniyede 24 kere gerçeğin ta kendisidir." (Le Petit soldat filminden)

 

“Sinemacı Freudyen anlamda bir ‘değişim bölgesi’ne sahiptir. Çeşitli eğilimleri vardır. Yeteneklidir. Bir büyücü gibi sözleri bedeniyle nakleder… Sinema bir cadıdır. Ortaçağ’daki gibi yakılamaz. O halde yüceltilmelidir.”

 

“Film; kendini alıcı karşısında doğrulamak isteyen birinin özel günlüğü, not defteri ya da tek başına konuşmasıdır.”

 

“İnsan bir kitapla şok olmaz. Buna karşılık sinemada şok yaşanır.”

 

Nicholas Ray, sinemadır.”

 

“Her Fransız aslında iki meslek icra eder. Kendi mesleği ve film eleştirmenliği.”

Sinema ne sanattır ne de hayatın kendisi; ikisinin ortasında bir şeydir.”

 

“Kimi insanlar sokakta yürürken etrafı bakıp gözlemler, kimileri ise önüne bakar ve başını kaldırdığında birdenbire mühim bir şeyler görüverir; bunu sinemaya uyarlarsak, ben ikinci türden bir yönetmenim.”

 

“Ben kapıları açmayı severim, o kadar!”

 

Sinema uygulamadan kurama giden bir tablodur.”

 

“Kitaplar sabah vakti yazdıklarımız, filmler de akşam vakti hayal ettiklerimizdir.”

 

Sesli sinemayla birlikte, görmeyi, düşünmeyi, hayal kurmayı da bir yana itmek gerekti. Sesli sinemanın bütün büyük filmleri sessizdir. Öyleyse, örnek olarak sessiz filmler alınmalı ve bunların sesli sinema döneminde ne hale geldiklerine bakılmalı

 

“Aşksız film olmaz… Sinema her şeyden önce onu yapanların bu sanata derin bir aşkla bağlanmalarıyla yürüyor. Televizyon ise bir çeşit mecburiyet gibi.”

 

Sinema Habil, televizyon ise Kabil diyebilirim.”

 

“Görüntülere ses katmadığı için halk tarafından sevilen sessiz sinema çok güçlüydü. Endüstri, bilinçaltı korkuya kapıldı ve filmler sesli yapılmaya başlandı.”

 

“Adlarla çok ilgiliyim. Neden acaba Amerikalılar kendilerini bütün bir kıtanın adıyla adlandırırlar mesela? Amerikalı, bu hukukî bir ad, ama topraktan gelmiyor. Büyük handikapları ve bugünkü o karmaşık suçları işte budur. Ayakları toprağa basmıyor. İşte belki burundan konuşmalarının nedeni de bu.”

 

“Doğru sayılan değerlerin yanlış, yanlış sayılanların da doğru olduğu ileri sürüldü… Ama bugün ne doğru var ne de yanlış ve her şey zorlaştıkça zorlaştı… Evet, giderek daha fazla şey gösteriliyor, ama giderek daha az şey görmekteyiz.”

 

“Sinemada pek istediğimi yaptığımı söyleyemem. Belki 20 kez yapabildim.”

 

“Düşünmüyoruz, düşünülüyoruz… Kendimize ait bir şeyimiz yok. Bakmıyoruz, şeyler tarafından bakılıyoruz. Bakışlarımız yönlendiriliyor, belki düşüncemiz de.”

 

Yirmili yaşlarda sayısız film yaptım; ama bunları kimse görmedi. Çünkü bunları çekmedim. Benim zihnimde kaldılar. Bugün bu yapmadıklarımı da yaptıklarımın yanında sunabilmeyi isterdim.”

 

Montaj hiç varolmadı. Hayatı akışa hiç geçiremedi, çok ender istisnalar dışında -tıpkı evrimde olduğu gibi. Arthur Rimbaud ile Stephen Mallarmé gerçek montajcılardı. Sinema bunu yapmayı başaramadı. Yine de, çocukça niyetleri vardı ama paranın kötü kullanımı yüzünden bunlar çok çabuk yozlaşıp gittiler. Sinemanın binde biri yine de kurtarılabilir. Diyelim ki bu sulardan kurtarılmış Musa olsun.”

 

Burjuva sinemacılar gerçeğin yansımalarına odaklanırlar, biz ise bu yansımanın gerçekliği ile ilgileniyoruz.”

 

“Hikaye anlatmakta iyi olanlar Amerikalılardır, Fransızlar değil. Flaubert ve Proust hikaye anlatamazlar. Onların yaptıkları başka bir şeydir.”

 

 

ma dünyasında yaşamak isterdim.”

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Yay'daki Güneş ve Merkür'ü 3. evindedir. Yay'ın arzusunu 3. ev basitliğiyle öldürür.

 

Ingmar Bergman’dan Jean-Luc Godard’a:

 

‘’Onun filmlerinden hiçbir şey anlamıyorum. Sürekli bir sahte entelektüellik söz konusu. Sinematografik olarak hiçbir ilginç yanı yok ve son derece sıkıcı. Hayatımda böyle sıkıcı adam görmedim. Sanki filmlerini eleştirilmek için yapıyor.’’

 

Orson Welles’tan Jean-Luc Godard’a:

 

‘’Yönetmen olarak sinemaya katkısı belli; ancak benden onu bir düşünür olarak ciddiye almamı beklemeyin. Verdiği mesajlar toplu iğne başı kadar etmez.’’

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İnsanın içindeki cevher istediği şeye yakın olunca ortaya çıkar. Yılmaz Güney bir zamanlar filmcilerin ayak işlerini yaparmış. Yılmaz Güney camiadan aldığı hevesle önce filmler sonra yönetmenlik ve senaryo diye devam etmiş. Yılmaz Güney sinemanın sihirli dünyasında çok ileri gitmiş. Adı cinayete bile karışmış. Sonradan lakabı olan 'Çirkin Kral'ı filme çekmiş. Ve Yurt dışında vatana hasret gitmiş. Hala mezarı Fransa'da. Biliyoruz ki insanlarımızı asileştiren yönetildiğimiz şekildir. Asi bir toplum sanatta o kadar ileridir ama yaşanacak acılara da açıktır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Siyah Kan - Jean-Christophe Grangé

      Hiç suyun 20 metre altına serbest dalış yaptınız mı? Ya da herhangi bir gecede boynunuza kemerinizi geçirip, gözleriniz kararana kalana kadar kendinizi boğazladınız mı? Eğer bunları yapmadıysanız Jacques Reverdi'yi anlamak kolay olmayacaktır. Sıradan bir cinayet romanı okur, sonunda; "Vay efendim neler varmış." dersiniz. Katili anlamak, katil olmaktan geçer! Nefesin ve derinliğin ortasında hüküm süren seri katil ruhunu arındırırken peşine düşen bir gazetecinin yakaladığı hikaye kadar masumdu

      , Yer: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri

    • Le Noeud Cravate- Jean-François Lévesque

      Çok hırslı insanlar, toplumda övülürler ve onların hep başarıya ulaştıkları düşünülür. Ama hırslı insanlar bana; kendilerini durmadan yıpratan, hiçbir zaman doymayan, 'başarı için her yol mübahtır' diyecek kadar ilkelerinden uzaklaşabilen insanlar gibi gelirler.   Albert Einstein      

      , Yer: Kısa Film

    • Jean Paul SArtre

      Evrensel ahlak yasasının varlığını reddeden filozoflardan biri de Jean Paul Sartre (Jan Pol Sartır),1905-1980)'dır.Çağımızın en popüler akımlarından biri olan varoluşçuluk (egzistansiyalizm)akımının en çok tanınan düşünürüdür. Sartre,insanın varlığı ile öteki nesnelerin varlığı arasındaki farklılığı inceleyerek işe başlar.Ona göre insan,TAnrı tarafından özü düşünülmüş ve bu öze göre yaratılmış bir varlık değildir.Yani insan,kendinden önce gelen ve onu belirleyen bir öze sahip değildir.İnsanın v

      , Yer: Felsefe

    • Jean Yves Lemoigne

      http://www.jeanyveslemoigne.com/   http://www.sessionmagazine.com/img/artwork/jean-yves-lemoigne/Jean-Yves-Lemoigne-Photography-01.jpg http://www.sessionmagazine.com/img/artwork/jean-yves-lemoigne/Jean-Yves-Lemoigne-Photography-02.jpg http://www.sessionmagazine.com/img/artwork/jean-yves-lemoigne/Jean-Yves-Lemoigne-Photography-03.jpg http://www.sessionmagazine.com/img/artwork/jean-yves-lemoigne/Jean-Yves-Lemoigne-Photography-04.jpg http://www.sessionmagazine.com/img/artwork/jean-yves-lemoign

      , Yer: Fotoğraf

    • Jean-Baptiste-Camille Corot (1796-1875)

      http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/e/e1/Jean-Baptiste-Camille_Corot_006.jpg/800px-Jean-Baptiste-Camille_Corot_006.jpg Jhttp://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/3/3a/Jean-Baptiste-Camille_Corot_007.jpg/462px-Jean-Baptiste-Camille_Corot_007.jpgeahttp://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/c/c9/Jean-Baptiste-Camille_Corot_040.jpg/800px-Jean-Baptiste-Camille_Corot_040.jpg n-http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/67/Jean-Baptiste-Camille_Corot_041.

      , Yer: Plastik Sanatlar

×
×
  • Yeni Oluştur...