Jump to content

Akif Pirinççi


schizophrana

Önerilen Mesajlar

1959 yılında İstanbul’da doğan ve halen Bonn'da yasayan Akif Pirinçci, radyo oyunları ve kısa fantastik öyküler yazdıktan sonra Viyana'da sinema ve televizyon eğitimi aldı. Birçok film şirketine senaryo yazdı.

"Pirinçci kedilere özgü bir paralel evren yarattı. Bu oyuna katılanlar, zarif ve esprili bir serüven yaşayacaklar." - Die Welt-

"Kadife patili dedektif Francis'in etrafında dönen polisiye romanlar, son derece heyecanlı, eğlenceli, duygulu ve dilsel açıdan zengin." - Rheinpfalz-

"Akif Pirinçci bir dahi..." -Stern-

"Feliade, sıradan polisiye romanının geleneklerini alaya alan bir başyapıt.” -San Francisco Chornicle-

 

Dedektifi : Francis (Kadife Patili Bir Kedi)

 

FELİDAE (1999)

Almanya'da yaşayan dünya yazarı Türk'ten uluslararası bir bestseller...

Avrupa'nın en pahalı çizgi film prodüksiyonuna konu olan Felidae", Sherlock Holmes'dan sonraki en ünlü dedektif karakteri! Felidae, bir insanlık ve uygarlık eleştirisi, bir iç hesaplaşma, bir özeleştiri romanı... Aslında ne bir fabl en de bir masal olan Felidae, gerçekte bir polisiye roman. Romanın kahramanı Francis ve sahibi Gustav'ın taşındığı mahallede işlenen seri kedi cinayetler Francis'in ağzından anlatılır. Bu seri cinayetlerin çözümünde türdeşleri ile beraber ve heyecan dorukta tutulurken, ortaya çıkan süpriz son; okuru, dünyayı ve insanlığı sorgulamaya itiyor. Felidae, Almanya'da yayınlandığı 1989 yılında bu alanda ilk olan En İyi Polisiye Roman Ödülü'nü aldı. Ve yalnızca Almanya'da iki milyondan fazla okura ulaştı.

 

GÖVDE (Der Rumpf) (2000)

Kolsuz bacaksız bir insan cinayet, hem de kusursuz bir cinayet işleyebilir mi?

Yazarın üzerinde iki buçuk yıl çalıştı bu eser, kara mizahın yeyeni bir örneği, birinci sınıf bir polisiyedir. Romanın kahramanı ve anlatıcısı, kolları ve bacakları olmayan bir katildir. Olay tuhaf bir özürlüler yurdunda geçer. Roman ölümü hatırlatan kavramlarla dopdoludur: Hastalık, işkence, cinayet! Bu eserde özürlülük-mükemmellik ya da iyi-kötü gibi karşıtlıklar ortadan kaldırılarak, kötülüğün kaynağı araçlarda değil, "öz"de, insan ruhunun derinliklerinde aranır.

"İşte benim öyküm burada başlayacaktı. Olağanüstü çetin, olağanüstü dramatik, kan dolu. Tehlikeli insanların elinde tehlikeli silahların bulunduğu bir öykü. Bu öyküde evren ve içinde sayısız sırrı barındıran küçücük bir yıldız anlatılıyor. Bu öykünün içinde soluk kesen, ancak sahte Tanrıçaların ve bizlerin geçmişi anlatılıyor. Ve elbette onlar, yani "Efsunlanmış Avcılar' anlatılıyor..."

 

FRANCİS FELİDAE II (2001)

Avrupa’nın ve dünyanın en ünlü dedektif kedisi Francis, geri döndü!

Francis, kadife patili akıllı kedi... Fırtınalı bir gecede evden kaçar. Çünkü sahibi Gustav, kendisinin ve kedisinin yaşamını yeniden düzenlemeyi amaçlayan bir kadına aşık olmuştur. Ev yaşamındaki tehlikeden kaçarken kentin kanalizasyon çukuruna düşen ve kendisini ürkütücü bir öykünün içinde bulan Francis, gözleri görmeyen kediler, acımasız avcılar, kurnaz çeteler, vahşice işlenmiş seri cinayetler ve güzel bir dişiyle karşılaşır...

İş seri cinayetleri çözmeye geldiğindeyse, Francis, kıvrak zekası ve alaycılığıyla, dedektif rolünü üstlenir.

Yayınlandığı 37 ülkede de ayni ilgiyle karşılanan Felidae romanlarının ikincisi FRANCIS'in sinemaya uyarlama çalışmaları da sürüyor.

 

SONU HEP GÖZYAŞI (2002)

Almanya'da yasayan ve dünyaca ünlü dedektif kedi karakteri Francis'in yaratıcısı Akif Pirinçci'nin kendi aşk romanı! .. Bugün kitapları 37 ülkede birden yayınlanan ve milyonlar satan, kariyerinin başlangıcındaki bir dünya yazarının yaşamından gerçek bir kesit..

 

CAVE CANEM (Cave Canem) (2002)

Cave Canem (Dikkat Köpek)

Dedektif kedi Francis yine iş başında! Yaşadığı bölgede esrarengiz hayvan cinayetleri giderek çoğalıyor ve kurbanlar arasında bu defa sadece kediler değil, can düşmanları köpekler de yer alıyor. Konuyu görüşmek için iki taraf zorunlu olarak bir toplantı düzenliyor; çünkü katilin kendi türlerinden biri olma ihtimali çok yüksek. Francis bu olayı emekli bir polis köpeğiyle birlikte aydınlatmak zorunda bırakılıyor. Buna öfkelenen ve hayatının ikinci baharını dolu dolu yaşamak isteyen Francis'in doymak bilmeyen merakı, onu büyük bir komplonun ip uçlarına götürüyor;

 

DÜELLO (Das Duell) (2003)

Milyonlarca Felidae hayranı bu romanı dört gözle bekliyordu:

Genç, dişli bir rakip ve bölgedeki bütün kedilerin yüreklerini ağızlarına getiren esrarengiz bir katil: Dört ayaklı usta dedektif Francis, yaşamının en büyük mücadelesiyle karşı karşıya.Akif Pirinçci düş gücü konusunda ne denli usta bir sihirbaz olduğunu bu romanıyla bir kez daha kanıtlıyor. Kadife partili kahramanlarının sıra dışı bakış açılarından yararlanarak, hem sürükleyici, hem de biz insanların maskesini düşüren bir yaklaşım sergiliyor ve bu arada elbette müthiş eğlendiriyor.

 

SALVE ROMA! BİR FELİDAE ROMANI (2005)

Haydi, Roma’ya!

Sahibi, Forum Romanum’da yeni keşfedilen katakompların kazı çalışmalarını yürütmek üzere parlak bir iş teklifi aldığında, Francis’i yanında götürmek istemez. Ancak Francis, hayallerini süsleyen kente kavuşturmak için, bu yolculuğa katılmanın bir yolunu bulur. Sivri kulaklı turistimiz, sokak kedilerinin barındığı ve tehlikeli kedi mafyasının her şeyi kontrol altında tuttuğu Largo Argentina’ya sağ salim ulaşır. Kısa sürede buradaki azılı çetenin, tüyler ürpertici bir sırrı olduğunu keşfeder. Francis’in dedektiflik duyguları alevlenir. Usta dedektif, metropolün ara sokaklarını ve karmaşık katakomp sistemini avucunun içi gibi bilen yeni dostunun yardımıyla, ürkütücü katilin ilk izlerini sürmeye başlar.

Akif Pirinçci bir kez daha yüksek gerilimi, tuhaf karakterleri ve alışılmadık mekanları olağanüstü bir romanda buluşturmayı başarıyor.

 

alıntıdır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Akif Pirinçci genel olarak çok beğendiğim bir yazardır.....üslubu okuru oldukça dinamik tutuyor...nickimden de anlaşılacağı üzere Felidae* favori romanlarım arasında yer alıyor......okumayan arkadaşlara mutlaka tavsiye ediyorum.....özellikle Francis'in betimlemelerindeki mizahi yaklaşım kitaba çok farklı bir tat katıyor....konserve açacağı olarak görülen homo sapien olmak da kitabı okurken bir kedinin gözünde başka ne olabilirdimki sorgusu yaratmakda gayet başarılı.......hayata birde Francis'in gözünden bakın derim....sanırım o zmn insan olmak* fikrine karşıda alternatif düşünceler üretebilmemiz çok daha mümkün oluyor.....

 

yinede ...Dikkatli ol Francis! Homo sapien'i sakın küçümseme....

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...