Jump to content

İbni Haldun ; Tarih Felsefesinin ve Sosyolojinin Kurucusu...


birunsatan

Önerilen Mesajlar

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/c/cf/Ibnhaldun.jpg

İsim:İbn Haldun

Doğum tarihi:27 Mayıs, 1332

Ölüm tarihi:19 Mart, 1406

Okul/gelenek:İslam Düşünürü

Etkiledikleri:İslam, Yunan Düşünürleri

Katkıları:ekonomi, sosyoloji, nufus bilimi, tarih, felsefe, siyaset bilimi, sosyal bilimler

 

 

İbn Haldun, 1332-1406 (Hicrî 732 / 808) yılları arasında yaşamış bir İslam bilginidir. Tam adı Abdurrahman b. Muhammed b. Ebu Bekr Muhammed b. Hasan’dır.

İbn-i Haldun, 1332 yılında Tunus’ta, nesli sahabilerden Vâil b. Hacer’e uzanan, Arap bir ailede doğdu. Aslı Yemen kabilelerinden Hadramut’a kadar uzanır. Dedelerinden, ilk olarak Halid b. Osman, Endülüs’teki Karmuna’ya hicret etti. Endülüs halkının âdeti olarak Halid olan ismine u ve n harfleri eklenerek ismi Haldun’a dönüştü.

Babası fakih idi ve kendini fıkıh ile edebiyata adamıştı. İbn'i Haldun, Tunus’ta Kur’an-ı Kerim ezberleyerek ve tecvit öğrenerek yetişti. Aynı zamanda babasından Arapça ilimleri, İslam hukuku ve Arapça dersleri aldı. Babası, İbn Haldun’un dönemindeki en iyi âlimlerden ders almasına özen gösterdi.

İbn-i Haldun hayatının ilk dönemlerinde uzun bir süre hükümette memur olarak çalıştı. İbn Haldun, az sayıda eser bırakmıştır. El-İbar, Divan-i Mübteda, el-Haber fi Eyyamu’l-Arab, el-Acem ve el-Berber eserlerinin en meşhurlarıdır. Türkçe'de bilinen en ünlü eseri Mukaddime'dir. Hicri takvime göre, 808 yılının ramazan ayında Mısır’da vefat etti ve burada defnedildi.

 

 

Seyahatleri

İbn'i Haldun Tunus’u bırakıp Cezayir’deki Biskra’ya giderek yerleşti. Biskra’dan da yine Cezayir’deki Konstantin’e geçti. Daha sonra ailesini Konstantin’de bırakarak Fas’a geçti.

İbn-i Haldun, o dönemde Batı İslam dünyasının başkenti olan Fas’a yerleşip orada kaldı. İbn Haldun, Fas’ta kaldığı müddetçe kendini tefsir ve kıraate vererek Magrib ve Endülüs halkından ilim adamları ile karşılaştı. Okumak ve ilmi isteklerini gerçekleştirmek için Fas’taki kütüphanelere gidiyordu. Bu dönemde el-İbar isimli kitabının giriş bölümünü yazdı.

Endülüs’e gitti ve daha sonra Cezayir’e döndü. Kasabe camiinde hatip olduğu bir dönemde saray nazırlığı görevine getirildi. Siyasi görevinin yanı sıra camiide ders vermeye devam etti.

Yedi yıl sonra ailesi ile birlikte Tilmisan’a sonra da Fas’a gitti. Fas’ta ilim öğrenmeye ve öğretmeye devam etti. Sonra ailesini Fas’ta bırakıp tekrar Endülüs’e döndü. Granada’da bir müddet kaldıktan sonra Magrib’e geldi.

Tilmisan’da bir kez daha ailesi ile bir araya geldi. Bir müddet kitap telifi ve okumak için burada kaldıktan sonra Cezayir’deki Seleme Oğulları kalesine gitti ve burada dört yıl kaldı. Bu dönemde el-İbar isimli kitabını düzenledi ve daha sonra kontrolden geçirip milletler tarihini ilave etti. Ve sonra tekrar Tunus’a döndü.

 

 

Yaklaşımı

 

İbn-Rüşt’ün öğrencisi olan İbni Haldun, yaşadığı sürece İspanya’daki son müslüman devletlerin ortadan kalkışını belirleyen olaylara, Kuzey Afrika’daki toplumsal karışıklıklara tanık olmuş, Timur istilası sırasında doğuda bulunmuştur. İbn- Haldun’un en önemli eseri olan “Mukaddime

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

"Hüznün her zaman kişisel bir şey olmadığını biliyordu. Hüzün evrenin derinliklerinden gelen bir dalgaydı. Eğer kaybettiğimiz veya görüşmediğimiz sevdiklerimize teşekkürlerimizi sunmazsak onlara teşekkür edemediğimizden kaynaklanan hüzün insanı bunalıma sürüklerdi. Hüzün teşekküre dönüştüğü an bunaltı, depresyon ve insanı negatif saran enerji dalgası yok olurdu ve bedenimizdeki enerji noktaları daha sistemli çalışarak sağlıklı kalırdık."

 

"...Öğrendikleri onu çok şaşırttı. Hayal gücünün görüntü yaratarak insanın hedefinde başarılı olmasını sağladığını öğrenmişti. Kitap imgelerin, simgelerin, ayinlerin hayal gücünü beslediğini söylüyordu. Eğer bu anlatılanlar doğruysa görüş gücü; imgeleri, simgeleri kullanarak hayallerin gerçekleşmesine sebep olabilirdi. Üstelik hayal gücü dünyanın üstüne çıkarak geçmiş ve geleceği de kapsıyordu. Tüm bunlar gerçekse insanın görüş gücüyle pek çok şeyi başarabileceğini düşündü..."

 

"Güç; bir insana gelmeden önce aksayan işler, yanlış numaralar, görünürde çıldırtan hadiseler yaratır; ama sen onlar içinden gizlenmiş olan haberciyi, şansı yakalarsan yolun açılır."

"-Kaç tane kitap bitirmiş olursan ol asıl önemli olan disiplindir. Örneğin sen hep okumak istediklerini okumuşsundur; ama okumak istemediklerini asla okumamışsındır.

 

-Doğru söylüyorsun okumak istemediğim şeyleri okumam.

 

-Eğer sende, okumak istemediklerine karşı bir disiplin olursa can alıcı noktaya gelirsin ve dünyanın gidişatını değiştirirsin.

 

İbn-i Haldun şaşkındı; çünkü içbir şey anlamamıştı.

 

-Yüzün allak bullak oldu, dedi Hüsamettin. "Ben anlaşılmayacak bir şey demiyorum. İnsan algılamasını geliştirmek istiyorsa reddettiği şeyleri incelemeli, kabul ettiklerini değil diyorum. Sen hiçbir zaman küçük hesaplar peşinde koşma sakın. İnsanoğulları farkında olmadan bu kısır döngünün içinde sıkışır kalır. Aslında bu duygu insani değildir; atalarımnız yaşam mücadelesi içinde sıkışıp kaldığı için dışarıdan zorla kabul ettirilmiş bir döngüdür."

(Alter Yayınları - İbni Haldun İlmin Parıldayan Işığı - Devrim Altay)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Tarih Öncesi İnsan Türlerinin 7 Canlandırması

      Önceki insan türlerinin bize ne kadar benzediklerini, ne kadar farklı olduklarını hep merak ettik. Hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan, kilden ve silikondan arkeolojik buluntulara uygun olarak şekillendirilmiş rekonstrüksiyonlar.   1- Australopithecus Afarensis (3.9 milyon – 2.9 milyon yılları arası)   http://i.hizliresim.com/LDEJza.jpg   2- Paranthropus Boisei (2.3 milyon – 1.2 milyon yılları arası)   http://i.hizliresim.com/oV9LW7.jpg   3- Australopithecus Africanus (3.03 milyon –

      , Yer: Kayıp Medeniyetler

    • Tarih Türklerle Başlar

      74 bin yıl önce başlayan ve bugün Almanya’nın Berlin şehrine kadar uzanan buzul döneminin 12 bin yıl önce sona ermesiyle, dünya ısısı 4-5 C° artmaya başlamıştır. Artan ısıya bağlı olarak buzulların erimesi ve şiddetli yağmurlar nedeniyle deniz ve göllerdeki su seviyesi 125 metre kadar yükselmiş, dünya iklim ve coğrafyasında büyük değişiklikler olmuştur. Bu değişikliklere Anadolu topraklarından bir örnek verecek olursak; şu anki Tuz gölü, o tarihlerde Konya-Ereğli Havzasını kaplayan büyük bir göl

      , Yer: Tarihi Kişiler ve Olaylar

    • PUBG'nin Üçüncü Haritası İçin Tarih

      Son dönemin en popüler oyunlarından birisi olan PUBG Mobile'a gelecek 3'üncü harita için tarih sonunda belli oldu.     Android ve iOS akıllı telefonlarda oynanabilen, son dönemin en popüler oyunlarından biri olan PLAYER UNKNOWN'S BATTLEGROUNDS'a (PUBG Mobile) gelecek yeni harita için beklenen açıklama geldi. Platforma entegre edilecek olan 3'üncü harita olacak Sanhok'un 22 Haziran'da kullanıma sunulacağı açıklandı.     Yeni PUBG haritası Sanhok, değişken hava koşullarına sahip yoğun

      , Yer: Oyun

    • Advaita Felsefesinin Ezoterik Üstadı Adi Shankara

      Adi Shankara, 8.yüzyılda yaşamış ünlü bir Hindu filozofudur. Hinduizmin yayılmasına büyük etkisi olmuştur. Hinduizmin ritüel odaklı okullarını eleştirmiş, Vedik dini uygulamalarında reform yapmıştır. Adi Shankara, Hindu Kutsal Metinleri ve Vedik dini kuralları yorumladığı Brahma Sutraları, Upanishand İlkeleri ve Bhagavad Gita isimli eserleriyle bilinir.     Shankara, 788 yılında Purna Nenri kıyısında Kaladi isimli bir köyde doğdu. Anne ve babası Brahmin kastına mensup olsalarda fakir bir aileyd

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • ibni sina ve psikoloji

      İbni Sina doğa bilimini kuramsal bir çalışma olarak görür ve konularını cisimlerin hareket ve durağanlığıyla sınırlar. Her cisim madde ve formdan (suret) oluşur. Madde cismin aslına; form da niteliğini, niceliğini, yerini, nedenini gösterir. Madde ve form ayırımı yalnızca zihinsel olup gerçekte maddesiz form, formsuz madde bulunmaz. Her doğal cismin doğal bir yeri vardır. Evren birdir; yaratıcı hareket de birdir ve daireseldir. Cisimlerden hiçbiri kendiliğinden hareketli ya da durağan olamaz. Bu

      , Yer: İnsan Psikolojisi

×
×
  • Yeni Oluştur...