Jump to content

Fıkralar (Tüm Fıkralar Bu Başlık Altına)


bolsoru

Önerilen Mesajlar

Erzurumlu uyanık bir bektaşi Van a gitmiş.Van da dolaşırken farketmiş ki herkes namaz kılıyor,camiye gidiyor ama imamları yok.insanlar da uzun süredir kendilerine bir imam arıyorlarmış.bizim bektaşi de uyanık ya demişki:

-ey cemaat ben size imamlık yaparım ama bir şartla.bana her hafta 1 tane dana vereceksiniz.

cemaat de sevinçle:

-dana ne demek sen yeter ki bize imamlık yap biz sana herşeyi veririz.

bektaşi hemen sıvamış kolları.başlamış imamlığa.ama ne bir dua biliyor nede namaz.tuhaf tuhaf hareketler yapmaya başlamış,insanlar da o ne yaparsa aynısını yapıyorlarmış.durumu farkeden bir uyanık;bektaşiyi şikayet etmiş ve devlet de durumu sorgulamak için bir müftü görevlendirmiş.müftü camiye gelmiş ve bektaşiye:

-hadi kıldır şu namazı da görelim imamlığını demiş.

bizim bektaşi yine tuhaf hareketler yaparak başlanmış söylenmeye:

-Erzurum dan geldim Vana

-Hiç zararım yok bir cana

-Elimde var 150 dana

-Müftü bey yarısı sana yarısı banahttp://www.aleviforum.com/images/smilies/smile.png

-Allahuekber....

 

(Müftü nün raporu:mümin kardeşimiz ibadetin gereğini fazlasıyla yerine getirmektedir.iddialar asılsızdır)

 

--------------------------------------------------------------

 

imam : allah gozle gorulmez, kulakla duyulmaz, elle dokunulmaz, ne yerdedir, ne goktedir.

bektasi : ya sen suna yok diyeceksin ama dilin varmiyor.

 

--------------------------------------------------------------

 

 

bektaşi, camide namazdan sonra dua etmiş :

-ey ulu tanrım, bana bir rakı parası ver!

yanında namazını bitiren softa da, ellerini kaldırmış :

-rabbim, bana iman ver!

iki duayı da işiten hoca, bektaşiye :

-bak, herkes ne isitiyor tanrı'dan, sen rakı parası. utanmıyor musun?, demiş

.. bektaşi usulca :

-ne yapalım hoca efendi, herkes kendisinde olmayanı ister, demiş.

 

--------------------------------------------------------------

 

bir bektaşi her ne olursa ''allahtan'' dermiş.

birgün bir külhanbeyi bu bektaşinin ensesine okkalı bi tokat patlatmış. sonra bektaşi arkasını dönünce külhanbeyi;

-baba efendi ne bakıyosun? allahtan..

demiş

-eyvallah evlat.. bende allahtan olduğunu biliyorum ama hangi pe...ngin eliyle yaptırdı diye merak ettim ona baktım

 

--------------------------------------------------------------

 

 

bir toplantida ahlakin bozuldugundan bahsediliyormus.. orada bulunanlardan birisi, boyle giderse, dunya alt ust olacak diye hayiflanmis..bunu duyan bir bektasi ne dertleniyorsun yahu diye atilmis.. belki alti ustunden daha iyi cikar..

 

--------------------------------------------------------------

bektaşiyi zorla camiye götürmüşler. imam o günkü vaazında alkolün kötülüklerinden bahsediyormuş.

 

bir ara cemaate dönüp şöyle buyurmuş:

- efendiler, eşeğin önüne bir kova su koyun, bir kova da rakı... hangisini içer?

 

cemaat hep bir ağızdan:

- suyu hoca efendi, suyu...

demişler.

 

imam efendi kendini tutamayıp daha da ileri gitmiş:

- neden peki efendiler? neden rakıyı değilde suyu içer?

diye sormuş.

 

cemaatten hiç ses çıkmaz olmuş, imam da sinirlenmeye başlamış. bu arada bizim bektaşi'nin de dayanacak gücü kalmamış ve imamın sorusuna şöyle yanıt vermiş:

- eşekliğinden imam efendi, eşekliğinden...

 

--------------------------------------------------------------

 

bektaşi cuma'ya gitmiş. camide hoca yüksekçe bir yere çıkmış boyuna

nutuk atmakta...hem de şarap içenleri açıkça kınamaktadır.

 

bektaşi can kulağıyla dinlemeye başlamış, hoca devamlı şarap

içenler öbür

tarafta her türlü ceza görecek. şarap içmeyenler her türlü sefa

görecek. hatta herbirinin emrine kırk huri verilecek... huriler

şöyle güzel,böyle hoş,başka türlü...

 

şarap içenlerinse içtikleri her şişe şarap, kıl köprüden geçerken

boyunlarına asılacak..!!! demis. bektaşi dayanamamış durduğu yerden seslenmiş:

"hoca efendi şişeler dolu mu olacak, boş mu!"

 

hoca gürlemiş "bre zındık sen dolu şişelerle öbür tarafı meyhane

mi sanırsın?"

 

bektaşi boynunu büküp itiraz etmiş:

 

"iyi ama hoca, adam başı kırk huri ile sen de öbür tarafı k...rhane

mi sanırsın?"

 

--------------------------------------------------------------

 

bir adamcagiz kötü yoldan para kazanip bununla kendisine bir inek

alir.

neden sonra, yaptiklarindan pisman olur ve hiç olmazsa iyi birsey

yapmis olmak için bunu haci bektas veli'nin dergahina kurban olarak

bagislamak ister.

o zamanlar dergahlar ayni zamanda asevi islevi görüyordu.

durumu haci bektas veli'ye anlatir ve haci bektas veli helal degildir

diye

bu kurbani geri çevirir.

bunun üzerine adam mevlevi dergahina gider ve ayni durumu mevlana'ya

anlatir mevlana ise bu hediyeyi kabul eder.

adam ayni seyi haci bektas veli'ye de anlattigini ama onun bunu kabul

etmemis oldugunu söyler ve mevlana'ya bunun sebebini sorar.

mevlana söyle der:

- biz bir karga isek haci bektas veli bir şahin gibidir. öyle her lese

konmaz. o yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz ama o kabul

etmeyebilir.

adam üsenmez kalkar haci bektas dergahi'na gider ve haci bektas

veli'ye, mevlana'nin kurbani kabul ettigini söyleyip bunun sebebini bir de haci

bektas veli'ye sorar.

 

haci bektas da söyle der:

- bizim gönlümüz bir su birikintisi ise mevlana'nin gönlü okyanus

gibidir.

bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin

gönlü kirlenmez. bu sebepten dolayi o senin hediyeni kabul etmistir

 

--------------------------------------------------------------

 

rivayet bu ya; bekta$i camiye gider cemaatle namaza durur. namaz bittikten sonra egilip dogrulurken uzerindeki bo$ icki $i$esini du$urur. bunu goren cemaat hucum eder: "bre gafil gunahi i$lemi$sin madem gunaha vesile olan alet ile camiye gelmeye utan bari!". erenlerin cevabi: "herbirinizde zina aleti yok mudur? kapida bırakip mi girersiniz iceri?".

 

--------------------------------------------------------------

 

bektaşiye bir gün sormuşlar...

gelse bir dilberi ahu

olsa savmı ramazan

dilber-i ahumu efdaldir ,

yoksa savmı ramazan mı?

 

bektaşi cevap verir:

fırsatı fevketme zinhar...

sür sefasın dilberin

olur kazası savmın

olmaz kazası dilberin....

 

--------------------------------------------------------------

 

ramazana doğru bir gün

"erenler, yarın ramazan!"

demişler bektaşi'ye.

"aman" demiş bizimki,

"unutmayayım,

yazın da verin hele!"

 

yazıp vermişler bir kağıda:

"yarın ramazan!"

 

bektaşi, her gün

çıkarıp kağıdı, okuyormuş:

"yarın ramazan!

yarın ramazan!"

ve koyuyormuş,

cebine.

 

bir gün bakmış ki

toplar atılmakta gümbür gümbür,

anlamış

bayram günüdür.

 

iç çekmiş,

"hey mübarek hey,

ne çabuk gelip geçti!" demiş,

"böyle sessizce, habersizce!"

 

--------------------------------------------------------------

 

Bir bektaşi ile sofu otururken önlerinden bir köpek geçmiş.Sofu demiş ki:

-ey bektaşi sence şu köpek sizden mi bizden mi?

bektaşi:

-önüne bir tavşanı kes,pişir,at.yerse sizden yemezse bizden:D

 

--------------------------------------------------------------

 

bektaşiyi yine ramazanda öğle vakti yemek yerken yakalayıp sıkıştırmışlar:

 

- neden oruç yiyorsun?..

 

bektaşi:

 

- ulan, demiş, aç gezerken kimse bir şey sormuyor; bugün yiyecek bir şey buldum, hepiniz üstüme geliyorsunuz!..

 

--------------------------------------------------------------

 

baba erenlere sormuşlar:

- ramazan'ı mı seversin, bayramı mı?

- biz, demiş, ikisini de hoş görenlerdeniz. ne ramazan geldi diye düşünürüz, ne bayram geldi diye seviniriz

 

--------------------------------------------------------------

 

 

bektaşi babasına:

- baba erenler, dediler; sen de seçim kampanyalarına katılıp, "türke türk propagandası" yapa yapa oy toplamaya kalksaydın, nasıl bir nutuk söylerdin?

baba erenler, şarap testisinden bir fırt çekerek hemen ayağa kalktı ve başladı nutkunu söylemeye:

- ey benim bakışı sert, yüreği mert, tarihi şanlı, kılıcı kanlı, ataları soylu, seçimleri oylu, kahramanlıkları sonsuz, kahpeleri donsuz yüce ırkımın soydaşları!

taharetlenmesini bile bilmeyen kefere; uzaya gitmeyi değil, turist olarak antalya'ya gitmeyi dahi düşünemediği dönemlerde; biz çoktan göklerdeki kehkeşana da hükümran olmuş; büyük ayı'ları da, küçük ayı'ları da, demirkazık'a bağlayarak uzayda rastlanmadık birer pehlivan olmuştuk. işte size bunun belgesi:

atalarım gökten yere indirdiler ay yıldızı

bir buluta sardılar ki, rengi şafaktan kırmızı!

 

--------------------------------------------------------------

 

halk kuraklıktan çok çekmiş, yağmur duasına çıkmışlar. kasabadan geçen bektaşi hallerine acımış: "iki damla yağmur için bu kadar feryat figan edilir mi?"

 

halk kızınca, bektaşi müjdeyi vermiş:"ben şimdi bir dua edeyim, bakın yağmur nasıl yağıyor!"

gömleğini çıkarmış, bir leğen su istemiş, gömleğini yıkayıp kurusun diye bir çalının üzerine asmış... allah'ın hikmeti, biraz sonra hava kararmış. gök gürültüsü, arkadan yağmur boşanmış...

 

hemen bektaşi'ye koşup eline sarılmışlar: "baba, sen ne mübarek adamsın. allah, bir duanı iki etmedi!"

 

bektaşi bıyık altından gülmüş, yukarıyı işaret etmiş: "bugünlerde aramız bozuk, gömleğim kurumasın diye yağmur yağdırdı

 

--------------------------------------------------------------

 

- "baba erenler, bu yil bagda üzüm pek cok oldu, ne yapalim der?" der.

baba erenler:

-"pek ala... konu komsuya dagitiniz!" emrini verir.

dagitirlar, yine cok. dervis yine "ne yapalim?" deyince; "küfelerle yola cikarin gelip gecen herkese verin" buyurur. bir kac gün sonra dervis tekrar huzurda peymanceye gecer.

- baba erenler, dagittik dagittik, yine de cok, koyacak yer kalmadi. ne yapalim?

baba erenler:

-suyunu sıkın, küplere doldurun, bakalim tanri ne gösterir?

 

--------------------------------------------------------------

 

 

baba erenler sicak bir ramazan günü bir dostu ile karpuz yerken zaptiyeler tarafindan yakalanir ve ikisi de karakola götürülürler. komiser erenlerin yanindakine sorar:

-mübarek ramazan, alenen yemek yemeye utanmaz misin?

adam boynu bükük, cevap veremez. komiser erenlere döner:

-ya sen?

erenler:

-evlat, ben hristiyanim. bizim oruc tutma zorunlulugumuz yok.

ona, "haydi, öyle ise sen git" derler ve arkadasini tutuklarlar. baba erenler kapidan dönerek komisere:

- ben sizin dininizi cok begendim, müslüman olmak istiyorum ama bir sartim var. müslüman olursam su arkadasimi serbest birakir misiniz?

bir hristiyani müslüman yapmanin sevabiyla mest olan komiser razi olur. erenler hemen orada kelime-i sahadet getirir. herkes memnun, erenler arkadasini karakoldan alir, yola düzülürler. dostu:

-"yahu ben hristiyanim demeye dilin nasil vardi?" deyince; erenler:

-sesini cikarma. hristiyan oldum kendimi kurtardim, müslüman oldum seni kurtardim. daha ne istiyorsun?

 

--------------------------------------------------------------

 

irza tecavüz davasiyla bir çapkını mahkemeye getirdiler. yargiç sormuş:

"bu suçu ne diye işledin?"

delikanli:

"şeytana uydum. bana yol gösterdi, bu işi yaptirdi."

bektaşi olan yargiç:

"be hey çapkin! hz. adem'e bile secde etmemek için cennetten kovulmayi göze alan şeytanin işi yok da sana pe...venklik mi yapacak

 

devamının gelmesi dileğiyle:D

not:sürçü lisan ettikse affola.elimden geliğinde argo kelimeleri kesmeye çalıştım

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Soguk ve karli bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir isadami vesekreteri arabalarini terketmek zorunda kalirlar ve uzun bir yürüyüsten sonra üsümüs ve islanmis durumdayken bir kulübe bulurlar.

Kulübede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir sürü battaniye bulunmaktadir...

Geceyi geçirmeye hazirlanirlar ve isadami bir centilmenolarak , yatagi sekreterine verir...

''Ben yerde uyku tulumunda uyurum" der. Sekreter yatagayatar , adam uyku tulumunun içine girerek fermuari çeker. Bir süresonra , tam da uyumak üzereyken sekreterinin sesini duyar; ''Efendim, ben çok üsüyorum."

Adam fermuari açar, uyku tulumundan çikar, bir battaniye alip kadinin üzerine örter, tekrar uyku tulumuna girer, yine tamuyumak üzereyken sekreterinin sesini duyar;

''Efendim, ben hala çok üsüyorum."

Adam yine fermuari indirir, tulumdan çikar, bir battaniyedaha alip kadinin üstüne örter, uyku tulumuna girerek fermuari çeker.

Tam uykuya dalacagi sirada yine duyar; ''Ben yine çoooooküsüyorum".

Adam yattigi yerden; ''Bir fikrim var." der, ''Burasi issiz biryer. Neler oldugunu kimse göremez , istersen evliymisiz gibidavranabiliriz ."

Genç kadin kikirdar; ''Tamaaam, bana göre hava hos."

Adam yattigi yerden avazi çiktigi kadar bagirir;

''''ÖYLEYSE KALK VE KAHROLASI BATTANIYEYI KENDIN AL !!!!! ""

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kadının biri kocasını aldatmaya karar verir ve köyün

imamına bunun cezasının cehennemde ne kadar olacağını sormaya

gider...

 

İmam efendi anlatmaya başlar "İşte kızım köyün muhtarıyla

kocanı aldatırsan

altı ay, öğretmeniyle yaparsan bir yıl, bekçi ile yaparsan

iki yıl"...

Kadın dayanamayıp sorar; "peki imam efendi ya köyün imamıyla

aldatırsam cezası ne kadardır?"

 

İmam gevrek gevrek gülerek; "seni gidi kâfir seni der,

cennette gözün var demi"... !!

 

:rofl: :rofl:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Temel ve dursun yaz tatillerinde Antarktika'ya gitmeye karar vermişler. Uzun bir yolculuktan sonra buzlar diyarına varmışlar. Bir rehber bulamadıklarından kendileri gezmişler uzun buz ovalarını. ertesi sabah bir rehberle anlaşarak kıtanın en güzel yerlerini rehber eşliğinde gezip merak ettiklerini soruyorlarmış. Bir ara Temel rehbere seslenerek

- " Pardon burada hiç beyaz kadın var mı ? " diye sormuş,

- Rehber "Tabiî ki var, buradaki kadınların yüzde doksanı beyazdır" demiş.

- "Peki siyah kadın var mi?"

- "Eh bir kaç tane var bu civarda"

- "Pekİ siyah beyaz kadın var mı" rehber son derece şaşkın bir şekilde

- "Tabiî ki hayır ben hiçbir yerde rastlamadım böyle kadına" Cevaptan hiç de hoşnut kalmayan Temel

 

Dursun'a dönerek

- " Ula dursun yoksa dün akşamkiler penguen miydi?".

 

hiheeeeeee buna koptum ya :rofl: :rofl:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

10 tane zencı alaaddinin lambası misali bişey bulmuşlar ovuşturmuşlar temızlemısler içinden bir mavi cin çıkmış ve demişki : dileyin benden ne dilerseniz.

İlk zenci : Ben yıllardır zenciyim ve beyaz tenli olmak istiyorum demiş cin tamam demiş zenciyi beyaz yapmış.zencinin birisi kıs kıs gülmeye baslamıs.

İkinci Zenci : bende yıllardır zencıyım bende beyaz olmak ıstıyorum demiş.cin o zencıyıde beyaz yabmıs.o gülen zenci artık sırıta sırıta guluyomus.dierleri şaşırıyor tabı bu adam neden guluyo diye.neyse

Üçüncü Zenci:bende beyaz olmak istiyorum ve o da beyaz olmuş.adam iyice kahkahalara boulmuş

böle böle dokuzuncu zencıye kadar gelmıs ve dokuzuncu zencıde beyaz olmak ıstemıs ve o da olmuş tabı.bu arada gulen yerlere yatmıs gulmekten.sıra bu gulen adama gelmıs

cin sormus ne dılıyorsun:

gülen zenci : Bunların hepsini Zenci yap !

 

hiheheheheheee:rofl:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...