Jump to content

Emre Aydın (sarkı sözleri ve şiirleri)


Deaths_Expulsion

Önerilen Mesajlar

Afili Yalnızlık

 

Ölsem, ölsem, ölsem... hemen şimdi

Kaçsam, gitsem, kaçsam... tam da şimdi

 

Bu kez pek bir afili yalnızlık

Aldatan bir kadın kadar düşman

Ağzı bozuk üstelik... bırakmıyor acıtmadan

Bu kez pek bir afili yalnızlık

Ağlayan bir kadın kadar düşman

Tuzaklar kurmuş üstelik

Bırakmıyor acıtmadan

 

Bitiyorum her nefeste

Ne halim varsa gördüm

Çok koştum, çok yoruldum

Ve şimdi ben de düştüm...

 

Sövdüm, sövdüm, sövdüm… ben dünyaya

Acılara, sokaklara, ait olmaya, insanlara

 

Bu kez pek bir afili yalnızlık

Aldatan bir kadın kadar düşman

Ağzı bozuk üstelik... bırakmıyor acıtmadan

Bu kez pek bir afili yalnızlık

Ağlayan bir kadın kadar düşman

Tuzaklar kurmuş üstelik

Bırakmıyor acıtmadan

 

Bitiyorum her nefeste

Ne halim varsa gördüm

Çok koştum, çok yoruldum

Ve şimdi ben de düştüm...

 

Değmezmiş hiç uğraşmaya

Bu kez mecalim yok hiç dayanmaya... dayanmaya...

 

Bitiyorum her nefeste

Ne halim varsa gördüm

Çok koştum, çok yoruldum

Ve şimdi ben de düştüm...

 

 

---------- ---------- ---------- ---------- --------- -------- ---------- --------- ---------- ---------- ---------- ----------

 

Belki Bir Gün Özlersin

 

Belki bir gün özlersin ...

Başka adamlarla

Başka şehirlerde yürürken .

 

Okuduğun ilk roman

Sevdiğin ilk adam

Yasal acılarından

Hatta yalnızlıktan

Belki dolar gözlerin .

Başka adamlara

Başka şehirlerde

Belli etmezsin ...

 

Belki bir gün özlersin ...

 

Sil gözünün yalnızlıklarını ...

O an fısılda duvarlara adımı .

Bin bıçak var sırtımda ,

Biniyle de adaşsın

Herbiri hayran sana ...

 

Belki bir gün özlersin ...

Başka adamlarla

Başka şehirlerde yürürken .

 

Seçtiğin bu hayat

Geçtiğin son adam

Yasal acılarından

Hatta yalnızlıktan

Sessiz harfler seçersin .

Başka adamlara

Başka şehirlerde

Belli etmezsin ...

 

Sil gözünün yalnızlıklarını ...

O an fısılda duvarlara adımı .

Bin bıçak var sırtımda ,

Biniyle de adaşsın

Herbiri hayran sana ...

 

---------- --------- --------- ------- -------- ------- --------- ------- ---------- -------- --------- -------- ----------

 

 

Bu Kez Anladım

 

Bu kez anladım

Kuru dallardan yapma

Bi köprüden geçiyorum

 

Ben ordaydım

Erbabı yalnızları

Yutan kentler biliyorum

 

Bu kez anladım

Hüzünlerden bozma

Mutluluklar yaşıyorum

 

Ben ordaydım

Acemi aşıkları

Boğan sular biliyorum

 

Ne müttefik belli

Ne sığınakların yeri

 

Kaybettim bugün kendimi, hükümsüzdür

Sonu yok bunun, boşluklardan boşluk beğendim

Vazgeçtim bugün herşeyden halsiz şu kalbim

Kan revan içinde hep kanamaz denen yerlerim

 

 

Hem suçsuz hem güçsüz hem halsiz...

 

Bu kez anladım

Kartonlardan yapma

Siperlere pusuyorum

 

Ben ordaydım

Huzurlu zamanları

Yıkan sonlar biliyorum

 

------------- ----------- --------- ----------- --------- ------------ ----------- ---------- ----------- --------------------

 

Dayan Yalnızlığım

 

Karla karışık yağar hüzün

Üstüm başım hep uzun kollu

Benden iyi bilirsin

Anlatmama lüzum var mı ?

 

Gözlerim senden sonra

Hep parçalı bulutlu

Sen de baksan görürsün

Bakmaya yüzün var mı ?

 

Mutlu muyduk ki ? Sade nefes aldık

Bıktım artık uzatma, yaslan bana ağla

 

Kal yanımda böyle sonbahar gelince

Soysuzlar içinde kalma yalnızlığım

Bak yenildik işte

Zamanı gelince kalkarız belki de

Dayan yalnızlığım

 

Uzun yola gitmeden

İki koltuk ayırttım

Seninkisi cam kenarı

Sormana lüzum var mı ?

 

Farkı yok ki geçmişten

İlk kez görmüş değilsin

Hiç kuraya girmeden

Hep kısa çöpü çekmişsin

 

Mutlu muyduk ki ? Sade nefes aldık

Bıktım artık uzatma, yaslan bana ağla

 

Kal yanımda böyle sonbahar gelince

Soysuzlar içinde kalma yalnızlığım

Bak yenildik işte

Zamanı gelince kalkarız belki de

Dayan yalnızlığım

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Git

 

Git gideceksen bekleme

Farklı değilsin sen de

Gideceksen bekleme

 

“Adam olmaz” dedin senden

“Adam nedir” dedim içimden

Fark etmezdi değişseydim

Güvenseydim ya da salıverseydim

 

Git gideceksen bekleme

Farklı değilsin sen de

Gideceksen bekleme

 

Git gideceksen bekleme

Başka bir şey söyleme

Gideceksen bekleme

 

“Artık olmaz” dedin senle

“Çok eskitti beni bu hikaye”

“Tamam” dedim “tamam kabul”

Laf anlatılmaz ki gerçeğe

 

Ben üşümem sen geç beni

Sıkı giyin kandırma kendini

Bir şairin şiirinden ibaret

Tüm bildiğin büyük ihtimalle..

 

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Hareket Vakti

 

İs karası gibiyim o temiz ellerinde

Dil yarası gibiyim bu masum sözlerinde

Kal deme hiç, bunu benden isteme

Sus bu gece

Bana aşktan sakın hiç bahsetme

 

Dur bu gece

Bana dokunma, beni delirtme

Sana boşuna umut vermek istemem

 

Çağıran bir şeyler var hep

Beni uzak şehirlerde

Bana ait bir şeyler var

O sert gülüşlerde

 

Sen yine olduğun gibi kal , benim için sakın değişme

Giderim bugun ha yarın hareket vaktigelince

 

Sen yine olduğun gibi kal , misafirim bu şehirde

Bir el sallarsın yeter hareket vaktigelince

 

Mum gibiyim

Senin ışıl ışıl gözlerinde

Kum gibiyim

Uçsuz bucaksız o çöllerinde

Kış gibiyim

Yakan yaz güneşinde

Hırsız gibiyim

Kadehteki o ruj izlerinde

Dil gibiyim

Yanağındaki o beninde

 

Kal deme hiç,

Bunu benden isteme

 

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Kalan Sağlar Senin Olsun

 

Kabul ettim hata bende , gelme üstüme

Öldüm zaten kaç gün önce

Aynı anda susunca , aynı anda konuştuk

Duymazdan geldiysek bile

Kabul ettim hata bende , ben gördüm önce

Öldün zaten kaç gün önce

 

Tamam yeter herşey istediğin gibi olsun

Tamam ben zaten öldüm , kalan sağlar senin olsun ...

 

Ne aşk var , ne mutlu sonlar

Dört duvar yalnızlık var

Gücün yetmez kaçmaya

Hapsolursun yalnızlığa

 

Ne aşk var , ne mutlu sonlar

Buz gibi yalnızlık var

Gücün yetmez ısınmaya

Hapsolunca yalnızlığa

 

Kabul ettim hata bende , gelme üstüme

Öldüm zaten kaç gün önce

Aynalarla avunma , göstermezler içini

Hiç çekinme tanı kendini

Tek kişilik eşyalar , küçük küçük bavullar

Hikayenden arda kalan

 

Tamam yeter herşey istediğin gibi olsun

Tamam ben zaten öldüm , kalan sağlar senin olsun ...

 

Ne aşk var , ne mutlu sonlar

Dört duvar yalnızlık var

Gücün yetmez kaçmaya

Hapsolursun yalnızlığa

 

Ne aşk var , ne mutlu sonlar

Buz gibi yalnızlık var

Gücün yetmez ısınmaya

Hapsolunca yalnızlığa

 

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Kim Dokunduysa Sana

 

Yapma , dokunma

Kim dokunduysa sana ... ona git

Nerde unuttuysan beni ... orda kal

Ezdirmem kendimi sana

 

“Yaptım çünkü aşık oldum” deme , konuşma

Ona öyle demezler buralarda

Alem inansa sözüne ben inanmam

 

Beş para eder mi varlığın ?

Ki yokluğun beni acıtsın

Alem eğilsin önünde , ben eğilmem

 

Yapma , dokunma

Kim dokunduysa sana ... ona git

Nerde unuttuysan beni ... orda kal

Ezdirmem kendimi sana

 

Sen öğrettin bana ağlamayı

Başıma yastık basıp hıçkırmayı

Alem affetse seni ben affetmem

 

Onlar gibi değilim ben

Adam olmaı hala benden

Adam kölen olsun senin , ben olmam

 

Yapma , dokunma

Kim dokunduysa sana ... ona git

Nerde unuttuysan beni ... orda kal

Ezdirmem kendimi sana

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Unut Gittiğin Bir Yerde

 

Adının karşısında acı yazıyor bütün sözlüklerde

Ne desen küfür gibi , senden yana cümleler bile

 

Gülüşlerim vardı benim ... Ben kimin , ben nerdeyim ?

Tam karşıya geçerken bıraktığın o el benim

 

Bir de sen bırak beni

Unut gittiğin bir yerde

Kim kaldı ki

Çok büyüdüm sayende

 

Tabirim caiz değil , numunem yok , sende kalsın aslım

Müstakil bir masaldı , bitti işte , ben aynı haytayım

 

Gülüşlerim vardı benim ... Ben kimin , ben nerdeyim ?

Tam karşıya geçerken bıraktığın o el benim

 

Bir de sen bırak beni

Unut gittiğin bir yerde

Kim kaldı ki

Çok büyüdüm sayende

 

-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

Ve Gülümse Şimdi (Bebeğim)

 

Sakın ağlama , tanıdık yalnızlık , evvel Allah tanıştık evvelden

Kokunu bırakma, çok sevdim kokunu , bilemezsin al götür kokunu

 

Çocuktun hep sen , elinde balonla ... Engel miydim ben ? İğne miydim ?

Bir bakmışım ki ben , elmalar düşmüş , tükenmişiz , kepenkler inmiş ...

 

Ve uğraşmak anlamsız

Yüzündeki yabancı

Her geçen saniye bana daha yabancı .

Ve böyle olmasın bildiğim gibi kal sen

Her geçen saniye daha da zorlaşmasın

Ve gülümse şimdi .......

 

Haklıydın hep sen , acılar bedava , mecburduk hep uzaktan bakmaya

Çok yorgunum ben , eski bir saat gibi ... hırpalandım Istanbul gibi ..

 

Bebeğim ...

 

Oyunun en güzel yerinde zil çalınca üzülürdük ya ... öyleyim .

 

 

 

 

 

 

 

 

 

ŞİİRLERİ

 

 

608

 

senin için yalnız bıraktım kendimi.

neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de

kimseyle oynamak istemiyorum sanki

kimse yok karşımda

buna rağmen yerde karşımdaki oturak,

evet yerde! hem boş hem yerde!

havada olan benim havada asılı olan!

ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim

yanlış mı?

 

 

 

eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini?

buluyorum ben

“nasılsın” diyorlar mesela

“iyidir” diyorum “ne olsun,aynı”

sonra diyorum ki kendime

“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”

 

 

bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum

bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi

eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi

sen çok güzeldin

geceydi,evine kadar yürüdük

yoruldun çok

hafif kızardı yanakların

azıcık alkollüydün

özlemiş gibiydin üstelik beni

çok konuşmadın

bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını

ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin

“nasılsın” dedin sonra birden

gerçekten “nasılsın” diyordun

“iyidir” dedim ben

“ne olsun,aynı” demedim

çok mutluydum çünkü

utanmasam ağlayacaktım

 

 

o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı?

çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni?

ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık?

sonra ben dedim ki kendime

“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”

utanmadım ağladım

 

 

nasılsın Su?mutlu musun?

büyüksün benden farkında mısın

havada olan benim havada asılı olan

artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar

kabullendim bile sayılır çirkinliğimi

temizlemiyorum odamı

heyecanla uyanmıyorum

“nasılsın” diyorlar mesela

“iyidir” diyorum

“ne olsun aynı”.

 

 

senin için yalnız bıraktım kendimi

fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında

öyle bıraktım işte elimde olmadan

hiçbir şey talep etmeden bıraktım

hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini

öyle

 

 

 

bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya

terminalleri de unutmuyorum

sen giderken daha soğuk olurdu terminaller

ağlardın bazen,ben ağlamazdım

bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.

güçlü biri gibi susardım ki

yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi

(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)

bu her zaman böyleydi

en çok terminallerde böyleyi bu

kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı

yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu

depresyon oldu sonra

oldu işte bir şeyler

neticede ben unutmuyorum terminalleri ki

ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum)

çatlaklar görüyorum yerlerde

büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan

neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?

 

 

ve Su,

bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi

yalnız bıraktım kendimi senin için

sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce

sonra “iyidir” dedim “ne olsun aynı”

ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme

“ben” dedim “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”

ve Su,

alıştım ben

alıştım...

 

 

 

hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

YİNE DE BEN TOPLARDIM YERLERDEN KALBİMİN KIRIKLARINI

 

en çok

senin yanında üşürdüm

sen beni her zaman üşütürdün de

haddimi aştığım zamanlarda

sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani

en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme

çok toydum

dayanamazdım

buz kesilirdim

ve son bir vuruşla

paramparça etmeyi de ihmal etmezdin

o buz kütlesini her seferinde

 

 

yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını

 

 

suya benzerdin

musluktan damlardın mesela

ben uykuya dalmadan hemen önce

uykumu ***mek için

 

yada durup dururken

bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan

bana armağan ederdin

 

hiç bi şey yapmasan

ayakkabımın içine girerdin

tam da evden yeni çıkmışken ben

 

 

 

sen basbayağı suya benzerdin

ne zaman kötü hissetsen

kötü hissettirmek için

yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle

tabi ki ben olurdum yokuşun altında

ve her zaman hazırdı savunman;

yokuş yukarı nasıl akacaktın

ve tabi ki gövdemi parçalardın

sen benim gövdemi parçalardın da

yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını

 

 

 

sen suya benzerdin ya

sensiz olmazdı

olduğu kadar da olmazdı

yani ben bir hiç kimseydim

ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını

 

 

sırf ayaklarına batmasın diye..

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

ÖLÜR MÜYDÜN SANKİ SEVSEN BENİ

 

Yaşadığımdan emin değilim.Gittiğinden eminim ama bak,seni özlediğimden eminim.

Yirmi beş yaşında bir hayal kırıklığı olduğumdan hiç şüphem yok mesela.

Beceriksizliğimden,yalnızlığımdan,bu şehri sevmediğimden,düzensizliğimden,yorgunluğumdan,huysuzluğumdan,baltalarınızdan birine sap olmamışlığımdan hatta olamayacak olmamdan,kırgınlığımdan,bir gün bana ayrılan sürenin sonuna geleceğimden her tavşan kesildiğimde dünyanın dağ olma vaziyetinden filan eminim.

Örnekleri çoğaltabilirim.Örnekleri çoğaltabileceğimden eminim.

 

Birileri namusum üzerine yemin edecek,

 

 

Ölür müydün sanki sevsen beni.

 

 

Günlerdir doğru dürüst uyuyamıyorum.Ellerim parçalanıyor ne zaman yazmayı denesem.Ağzım artık daha bozuk.

Her tarafta pis bir koku;nefes alamıyorum.

Çok bekledim seni.Her halimle,her yerimle bekledim.

Yetkiler verdim kendime;tuttum seni affettim.

Aramanı bile bekledim bazen.Ağır küfürlerle örtbas ettim sonra aramayışlarını.Bunca zaman aramayışlarını biriktirdim.

Seni bekledim ben çünkü

Seni bekledim.

İçtim..içtim..içtim...

Kustum.

En çok giderken bıraktığın kelimeleri kustum.Sanat filan dedi bazısı o kelimelere bazısı bunlardan bi bok olmaz dedi.

Senin önemsediğin kadar önemsemedim ben o kelimeleri,senin danışma gruplarının önemsediği kadar önemsemedim.

Kustum..kustum..kustum.

İçtim.

 

Ellerimle yaptığım cam evim kırılacak,

 

 

Ölür müydün sanki sevsen beni.

 

 

içimden geç

içimi sil

artık özlemek istemiyorum.

 

 

Neye el atsam piç ediyorum.

Yine de fiyakalı durumlar peşindeyim hep.

En sert içkileri kaçırıyorum soluk boruma bilerek.Her yıl ilkokula başlıyorum.Her gün yeni bir krallık kurup öldürüyorum kralını gece yarısına doğru.

Uzatmaya gerek yok;sen olmayınca yapamıyorum.

 

Yokluğun gümüş tepside intihar sunacak,

 

 

Ölür müydün sanki sevsen beni.

 

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

ÖNGÖRÜ-İSTANBUL HATIRASI

 

nasıl olacak biliyor musun

iki bin bilmem kaçın bilmem ne ayında

istiklal`den geçeceğim

ilk sapağın başında sen duracaksın

yanında dört kişi olacak üçü erkek biri kadın

erkeklerden biri sevgilin

belki kocan büyük ihtimalle kocan

önünüzden geçeceğim dibinizden

sen beni görmeyeceksin

kocanı öldürmem gerekecek

seni de öldürmem gerekecek

hiç kimseyi öldürmeyeceğim

ama önünüzden geçeceğim dibinizden

sen beni görmeyeceksin

 

 

nasıl olacak biliyor musun

kıyafetini sevmeyeceğim yine

yanındakileri hiç sevmeyeceğim

her taşın altından acı çıkacak

sen çıkacaksın hatta kocan çıkacak

hakkın yok buna ama böyle olacak

sen beni görmeyeceksin kocan görecek

sana bir şey söyleyemecek

nasıl olacak biliyor musun

çok kötü olacak

başım yerlere düşecek

 

----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

 

LOKANTA

 

adam gururla lokantadan içeri girdi yorgundu adam

çok yoksuldu hem de babaydı

kolunda karısı vardı elinde kızı

 

 

adamın karısı vardı karısının elleri vardı delik deşik

hazır cevabı vardı her soruya verdiği;

"ben bilmem beyim bilir"

muhtemel hiç bir zaman sevmemişti beyini.

 

 

adamın kızı vardı kızın gözleri vardı yüzü vardı

sonra üstü başı vardı eski

bir gülümsemesi vardı ki yüzüyle gözlerini neredeyse tamamen örten

lokantaya gelebildiklerindendi o gülümsemesi başka bir şeyden değil

 

 

bir de yavaş yemesi vardı kızın

neden hemen dönmek isteyecekti ki bi oda bi salon yalnızlıklarına.

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Emeğine sağlık çok hoş

 

Hareket Vakti

 

İs karası gibiyim o temiz ellerinde

Dil yarası gibiyim bu masum sözlerinde

Kal deme hiç, bunu benden isteme

Sus bu gece

Bana aşktan sakın hiç bahsetme

 

Dur bu gece

Bana dokunma, beni delirtme

Sana boşuna umut vermek istemem

 

Çağıran bir şeyler var hep

Beni uzak şehirlerde

Bana ait bir şeyler var

O sert gülüşlerde

 

Sen yine olduğun gibi kal , benim için sakın değişme

Giderim bugun ha yarın hareket vaktigelince

 

Sen yine olduğun gibi kal , misafirim bu şehirde

Bir el sallarsın yeter hareket vaktigelince

 

Mum gibiyim

Senin ışıl ışıl gözlerinde

Kum gibiyim

Uçsuz bucaksız o çöllerinde

Kış gibiyim

Yakan yaz güneşinde

Hırsız gibiyim

Kadehteki o ruj izlerinde

Dil gibiyim

Yanağındaki o beninde

 

Kal deme hiç,

Bunu benden isteme

 

 

Bu şarkıyı asıl sahibi Umay Umay dan dinlemenizi tavsiye ederim

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

En sevdiklerim

 

Ve gülümse şimdi (Bebeğim)

 

 

İhtiyacım var sana

 

bugün biraz gerginim yine,

sesim değişik gelebilir biraz,

ama sen anlarsın,bana katlanırsın...

tuhaf laflar edebilirim,

seni belki üzebilirim,

ama sen susarsın,çünkü beni tanırsın...

öyle çabuk kızma derdin hep,

bu kadar da kolay alınma,

o zaman beni sar,

hadi sarıl bana,

değişmez huylar bilirsin,

bir kere de sen dene alışmayı!

ben göğsüne yatarken

böyle derin nefes alma

bu ara ihtiyacım var sana

ellerimi sakın bırakma

bana huzur veren tek yer senin yanın unutma

gün varıncaya kadar sabaha

sakın hiçbir yere kalkma

fazla bişey istemem

sadece dur burda...

 

 

Koyver gitsin

Burdan öteye de yol yok

Burdan öte bir köy yok

Yanındaysa gözyaşın bundan iyi vakit yok

Koyver gitsin...

 

Gözlerin bile donmuş

O kadar soğuksun ki

Elindeyse bir şişe içinde ben olsaydım

Beni yudumlar mıydın?

 

İçinde yıkık bir şehir

Benimle gelir miydin?

Çözülseydi gözlerin

Yüzüme bakar mıydın?

Beni yudumlar mıydın?

 

Burdan öteye yol yok

Burdan öte bir köy yok

Yanındaysa gözyaşın bundan iyi vakit yok

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

ÖLÜR MÜYDÜN SANKİ SEVSEN BENİ

 

 

Yaşadığımdan emin değilim.Gittiğinden eminim ama bak,seni özlediğimden eminim.

Yirmi beş yaşında bir hayal kırıklığı olduğumdan hiç şüphem yok mesela.

Beceriksizliğimden,yalnızlığımdan,bu şehri sevmediğimden,düzensizliğimden,yorgunluğumdan,

 

 

huysuzluğumdan,baltalarınızdan birine sap olmamışlığımdan hatta olamayacak olmamdan,kırgınlığımdan,bir gün bana ayrılan sürenin sonuna geleceğimden her tavşan kesildiğimde

 

 

dünyanın dağ olma vaziyetinden filan eminim.

Örnekleri çoğaltabilirim.Örnekleri çoğaltabileceğimden eminim.

 

 

Birileri namusum üzerine yemin edecek,

 

 

 

 

Ölür müydün sanki sevsen beni.

 

 

 

 

Günlerdir doğru dürüst uyuyamıyorum.Ellerim parçalanıyor ne zaman yazmayı denesem.

 

 

Ağzım artık daha bozuk.

Her tarafta pis bir koku;nefes alamıyorum.

Çok bekledim seni.Her halimle,her yerimle bekledim.

Yetkiler verdim kendime;tuttum seni affettim.

Aramanı bile bekledim bazen.Ağır küfürlerle örtbas ettim sonra aramayışlarını.Bunca zaman aramayışlarını biriktirdim.

Seni bekledim ben çünkü

Seni bekledim.

İçtim..içtim..içtim...

Kustum.

En çok giderken bıraktığın kelimeleri kustum.Sanat filan dedi bazısı o kelimelere bazısı bunlardan bi bok olmaz dedi.

Senin önemsediğin kadar önemsemedim ben o kelimeleri,senin danışma gruplarının önemsediği kadar önemsemedim.

Kustum..kustum..kustum.

İçtim.

 

 

Ellerimle yaptığım cam evim kırılacak,

 

 

 

 

Ölür müydün sanki sevsen beni.

 

 

 

 

içimden geç

içimi sil

artık özlemek istemiyorum.

 

 

 

 

Neye el atsam piç ediyorum.

Yine de fiyakalı durumlar peşindeyim hep.

En sert içkileri kaçırıyorum soluk boruma bilerek.Her yıl ilkokula başlıyorum.Her gün yeni bir krallık kurup öldürüyorum kralını gece yarısına doğru.

Uzatmaya gerek yok;sen olmayınca yapamıyorum.

 

 

Yokluğun gümüş tepside intihar sunacak,

 

 

 

 

Ölür müydün sanki sevsen beni.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

YİNE DE BEN TOPLADIM YERLERDEN KALBİMİN KIRIKLIKLARINI

 

 

en çok

senin yanında üşürdüm

sen beni her zaman üşütürdün de

haddimi aştığım zamanlarda

sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani

en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme

çok toydum

dayanamazdım

buz kesilirdim

ve son bir vuruşla

paramparça etmeyi de ihmal etmezdin

o buz kütlesini her seferinde

 

 

yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını

 

 

suya benzerdin

musluktan damlardın mesela

ben uykuya dalmadan hemen önce

uykumu ***mek için

 

 

yada durup dururken

bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan

bana armağan ederdin

 

 

hiç bi şey yapmasan

ayakkabımın içine girerdin

tam da evden yeni çıkmışken ben

 

 

sen basbayağı suya benzerdin

ne zaman kötü hissetsen

kötü hissettirmek için

yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle

tabi ki ben olurdum yokuşun altında

ve her zaman hazırdı savunman;

yokuş yukarı nasıl akacaktın

ve tabi ki gövdemi parçalardın

sen benim gövdemi parçalardın da

yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını

 

 

sen suya benzerdin ya

sensiz olmazdı

olduğu kadar da olmazdı

yani ben bir hiç kimseydim

 

ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını

sırf ayaklarına batmasın diye..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Üstteki Üyeye Şarkı Sözleriyle Cevap Verme

      heralde anlamışsınızdır ben bir şarkıdan bir söz yazıcam attaki üyede ona karşılk verirmiş gibi başka bir şarkıyla devam edicek ve onun verdiği cevaba karşılık onun altındaki bi şarkı sözü yazıcak     BAŞLIORUZ hey hey you you i don't like your boyfriend   Bkalm ne cvp verick...

      , Yer: Forum Oyunları

    • Forumdan Birine Şarkı Armağan Edin

      Forumdan Birine Şarkı Armağan Edin

      , Yer: Forum Oyunları

    • Atatürk Şiirleri - Serdar Yıldırım

      EŞSİZ ASKER ATATÜRK O, bir millete baştı. Yel oldu, dağlar aştı. Sel oldu, düşman kaçtı Tüm dünya buna şaştı Eşsiz asker Atatürk. --------------------------------- ATATÜRK VE CUMHURİYET O'nsuz tarih olmazdı. O, doğmasaydı. Tarih kitaplarını yırtardım, Cumhuriyet kurulmasaydı. --------------------------------- CUMHURİYET Haykır durma, Cumhuriyet 96 yaşında. Dört mevsim yaşanıyor, toprağında, taşında. *     *     *      * Birbiriyle kaynaşmış Türk Halkı'nın

      , Yer: Atatürk'çü Düşünce Kulübü

    • Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri

      En sevdiğim ile başlıyorum... Seni   Öyle uzun seviyorum ki seni Ya yaradılışta doğmuşum Ya ölümsüzün biriyim ben... Hasret Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri, Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye: Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri, Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır diye Oyun Oynasak Biri yıldız olsa Biri ben olsam.   Oynasak Gelse gecenin biri Çağırsak gündüzün birini Biri ben olsam.  

      , Yer: Şiir

    • Aşık Veysel Şatıroğlu Hayatı ve Şiirleri

      “Üçyüzonda gelmiş idim cihana”   Veysel Şatıroğlu, 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Veysel’in dünyaya geliş öyküsü, Anadolu köylerinde hemen birçok çocuğun yaşadığı olağan bir doğum biçimidir. Ama, bugün özellikle dışarıdan bakanlar için ilginçtir, olağandışıdır. Anlatmak gerekirse, annesi Gülizar Ana, Sivrialan dolaylarındaki Ayıpınar merasında koyun sağmaya giderken sancısı tutmuş, oracıkta dünyaya getirmiş Veysel’i. Göbeğini de kendisi kesmiş, bir çap

      , Yer: Yazarlar

×
×
  • Yeni Oluştur...