Jump to content

Orpheus (mitolojinin güç yerine sanatını kullanan tek kahramanı)


nihtwish

Önerilen Mesajlar

http://www.tebe.org/tr/dosyalar/mitoloji/orphe_img/01.jpg

 

Orpheus mitolojideki ünlü Trakyalı ozandır. Esin perilerinden biri olan Kalliope ya da bazılarına göre Apollon'un oğludur. Sanat yeteneği bu sayede meydana gelmiştir. Lirini çalmaya başlayınca azgın akan sular durur, ormandaki en yabani yaratıklar bile evcilleşirdi. Orpheus zamanını ormanda, Musalarla birlikte geçirirdi. Orpheus Musalardan Eurydike'ye aşık olmuş, onunla evlenmiştir. Eurydike bir gün ormanda gezinirken ayağını bir yılan sokmuş ve ölmüştür. Orpheus bunun üzerine lirini alarak karısının ardından Hades'e yani ölüler ülksine gitmiştir. Orpheus'un yeraltında kaldığı süre içinde cehennemde tüm işkenceler durmuş, güzel müziği ona yeraltının tüm kapılarını açmış, Tanrı Hades bile duygulanarak gözyaşlarını tutamamıştır. Hades, Orpheus'a karısını da alarak yeryüzüne dönmesi için izin vermiş ancak dönüp ardına bakmaması gibi bir şart koşmuştur. Orheus çıkış yolunda dayanamaz ve dönüp arkasına bakar. Ama karısı birden görünmez olarak Hades'e geri döner ve Orpheus'a ölüler ülkesinin kapıları bir daha açılmaz. Bu duruma tanrılar ve Trakyalı Karlar çok sinirlenerek Orpheus'un kafasını kesip bir ırmağa atarlar. Kesik baş ırmaktan denize karışarak bütün Ege'yi dolaşır

 

 

http://s.azbuz.com/uploads/images/27/22/5000000002722515.gif

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

“Alev alev yanmakta ve ışıl ışıl ışıldamakta olan yüce âlemin derinliklerine yükselebilmek için önce kendi iç âleminizin derinliklerine gömülmeniz gerekir. Ey özel yol mensubu...

Bedenini, düşüncenin ateşiyle eritip yok et. Alev nasıl için için kemirdiği odundan ayrılıp serbestleşiyorsa, sen de maddeden, aynı şekilde kopup serbestleş. Ve sen de bir ateş ol... Ruhun ancak o zaman Diyonisos sırlarına erebilir ve ancak o zaman ezeli-ebedi sebeplere özgü o arı gerçekliğe ulaşabilirsin. Kendi benliğinden vazgeçmeyen ilahi benlikle kontak kuramaz. Ey Delf’in evladı, sırlar kapısından geçebilmek için önce kendinden vazgeçebilmelisin. Tanrılar diyarına açılan kapı buradadır. Ancak unutma, buradan Tanrılara doğru uzanan yol diktir, çetindir. Önce çiçekli bir patikaymış gibi görünür. Ardından ise dik ve zorlu bir yamaç... Kendi sırrını bilmeyen bu yolu bulamaz. Kendi sırrını bil ki Tanrıları da bilesin, çünkü bu sırrı içinde taşımaktasın.” Orpheus

“Orpheus(efsanevi kişilik) mitolojideki ünlü Trakyalı ozandır.” Orpheus, kimilerince gerçekten yaşamamış efsanevi bir isim veya mitolojik bir şair olarak görülmesine karşın, ezoterizmde, antik Yunan’a bilgeliği Pisagor ve Platon’dan önce getirmiş, en büyük inisiyelerden biri olarak da kabul edilir. Orpheus birçok mitolojik öyküde şairliği ve müzik yeteneği ile geçmektedir. Efsaneye göre lirini çalmaya başlayınca azgın akan sular durur, ormandaki en yabani yaratıklar bile evcilleşir. Doğduğu söylenilen yer bugün Yunanistan, Bulgaristan ve Türkiye sınırlarının kesişimine yakın bir yerdedir.” Orpheus müzisyen olmasının yanı sıra kâhin ve büyücüdür. Esin perilerinden biri olan Kalliope ya da bazılarına göre Apollon'un oğludur. Finike dilindeki, “Ap Olen” (Apollon) (Evrensel Baba) Luvilerin tanrısıdır.

İnanca göre Orpheus, Apollon'a adanmış Delf mabedinin bakire rahibelerinden birisinin oğludur. Orpheus, Apollon dininin reformcu lideri ve Diyonisos kültünün kurucusudur. Orpheus, kendi dinini öğretirken, Mısırlı rahiplerin yöntemini kullanmış ve öğretisini var olan inançlar üzerine, Baküs dini üzerine kurmuştur. Bunun sonucu olarak, ortaya çok tanrılı Zeus dini ve ayrıca, Diyonisos kültü çıkmıştır. Orpheusçuluk dinsel hareketi Trakya'da doğmuş, oradan M.Ö. 5. yüzyılda Yunanistan ve İtalya'ya geçmiştir. Ancak bu öğretinin kökeninin daha da eskilere dayandığı düşünülmektedir. Azra Erhat, “Mitoloji Sözlüğü”’nde Orpheus’u şöyle anlatır : “Orpheus dillere destan olmuş bir ozandır. İlkçağda ünü orfizm denilen mistik bir akım yaratacak kadar çok yayılmış, kişiliği üzerine anlatılan masallar her türlü sanatçıyı etkilemişti.” Bu inanç sistemi daha çok Yunanistan'da tutunmuş, sonraları Dionysos mistisizmi ile birleşerek derin bir kök salmıştır.

“Yunan mitolojisinde kahramanların ölüler ülkesine gidişi rastlanılan bir motiftir. Bu motif inisiyasyondaki ölüm deneyimi ile ilgilidir. Orpheus da erginleşmiş bir kahraman olabilmek için ölüm deneyimini yaşamıştır ancak bir hata yaparak ardına bakmış ve geçmişle bağlarını koparamadığı için efsaneye göre en çok tutkunu olduğu şeyi yani sevdiğini kaybetmiştir. Orpheus’un da inisiye diğer tanrı/kahramanlar gibi(Osiris, vs...) bedeni yok edilmiştir. Parçalanmış, sonra parçaları birleştirilmiş ve yeniden dirilmiştir. Bu inisiyasyonu, yaşarken yeniden hayat buluşu temsil etmektedir.” Orpheus miti, birtakım gizemli güçler ve ölüm sonrası ile ilintilidir. Orfeusçuluk ruhun varlığını ve ölümsüzlüğünü kabul eden bir öğretidir. Orfeusçu neofit, inisiyasyon töreninde şöyle der: “Ben yeryüzünün ve yıldızlı göğün çocuğuyum fakat soyum gökten gelmedir.”

İnanışlarına göre yedi telli lirin müziği eşliğinde, göğün yedi küresinden geçilerek ve Yüce Tanrı katına ulaşılır. “Orfeik öğretiye göre, tüm tanrıların en büyüğü olan Zeus, tüm evrenin kendisinden var olduğu Tanrıdır. Diyonisos ise, onun oğlu, yani tezahür etmiş İlahi Kelamdır. İnsanlar, Diyonisos'dan birer parçadır. İnisiyeler ise, insanoğlunun Hermes'leri, yani ikincil tanrılarıdır.” Orpheus, "Tanrılar bizde ölür, bizde dirilir" der. “Orpheus'un Diyonisos'u, Apollon'dan başkası değildir. Güneş tanrısı olan Apollon, ışıktır. Tanrısal Nur'dur.”

“Orfeusçu öğretide ruhun ölümsüzlüğü düşüncesi, ruhun zaman içinde farklı bedenlerde de var olabilmesi fikrini getirmiştir.” Öğretiye göre insan tanrısal atalarından gelen günahlarının bedelini ağır ödemektedir ve ruh bedende bir mezarda gibidir. “Orpheusçuluğa göre insan tanrılar tarafından yaratılmamıştır, fakat ölümsüzlükten var olmuştur.” Orfeik inanca göre insan iyilikle kötülüğün karışımı olan bir varlıktır. Ruh öldükten sonra başka bedene geçer.

“Bu yolu seçenler hiçbir canlının hayatına kıymamak zorundadır. Bu yüzden müritler vejetaryen bir rejim uygularlar. Yunan toplumunda sık uygulanan kanlı kurban ayinleri de reddedilir. Orfeusçu yolu seçen, kesinlikle intihar edemez. İntihar, taşınılan tanrısal öz yüzünden, kesinlikle yasaktır. Orfeusçu yolu seçenin özel gizem törenlerine de katılması gerekmektedir. Bu törenlerin bir bölümü de ölüm ve ölüm sonrası ile ilgilidir. Ruhun ölmezliğine inanan Orfeusçu düşünce ölüm sonrası ile de ilgilenmiştir. Orfeusçu düşünceye göre asıl olan ruhtur ve bu dünya geçicidir. Ancak burada erginlenmeyen kişi Hades’e gittiğinde sıkıntılar çeker ve yeniden bu süreci yaşamak zorundadır. Oysa bu dünyada erginlenme(inisiyasyon) tanrısal kimliği bulmaktır.” İnançlarına göre erginlenmemiş olanlar da tanrısal özünü unutarak Hades’de ya da yeniden bedenlenerek yeryüzünde dolaşırlar. “Ruhun susaması terimi tanrısal özüne karşı duyduğu bir özlemdir. Ölüm bir başlangıç sayılabilir. Öğretiye göre Orpheus müridi, gizem törenleri sayesinde sembolik anlamda öldürülüp diriltilerek ölüm deneyimini yaşamış olup, ölümden sonra ne yapacağını bilmektedir.”

Orpheus’un elinde kozalak başlı bir asa taşıdığı rivayet edilmiştir. Adı “ışığıyla şifa veren” anlamına gelmektedir. Töreye, örfe ya da kendi koyduğu dogmatik kurallara meydan okuyup, onları yıkmak istemiştir. Orpheus, “vicdani hesaplaşma”, “kendi kendini yargılama”, “kendini tanımak”, “cehenneme iniş”, “ejderini öldürebilme” “arınma, saflaşma” yani yaşarken yeniden doğmaya ve sonucunda erdemli davranarak yaşamaya inanmıştır.

Heredot: “Orpheusçular Mısırlılar gibi dinsel törenlerde yün giymezler ve yünü kefen olarak kullanmazlar.” der. Mısır inanç sistemi ile Orpheus arasında ortak birçok nokta (ruhun ölmezliği, inisiyasyon, vs...) olduğu kesindir. Orpheusçular da birçok düşünce sistemini ve Hıristiyanlığı etkilemiştir. “Orpheus, misterler eğitiminden geçtikten sonra Mısır’a gidip İsis Misterleri inisiyasyonundan geçmiştir. İnanışa göre Mısır’da ünlü Osiris Mabedinde inisiye olup 20 yıl Mısır’da kalan ve Hermetik inancı Yunanistan’a ilk getiren kişidir. Pisagor ve Platon okullarının temellerini Orpheus’tan almıştır.” Daha sonra Yunanistan’a geçip Mısırdaki gibi Hermetik esaslı Delf kentinde kendi inisiyatik organizasyonunu kurmuştur. “Orpheus, eski inanışları tümüyle reddederek tepki çekmek yerine, eski inanışlardaki ilahlara ezoterik anlamlar yükleyerek, bu batıl duruma gelmiş inanışları ezoterik öğretisi içinde eritme yöntemine başvurmuştur.”

“Her insanın en iyi gurusu (üstadı) kendi içindedir.” Hint atasözü

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...