Jump to content

Okültizm Uğraşmaya Değer mi?


nevermore

Önerilen Mesajlar

Bir insanın hayatta kendisi için seçtiği, ya da seçmeye zorlandığı yol ne olursa olsun, geleceğe baktığında ve devam etmenin doğru olup olmadığını kendisine sorduğunda, ya da adımlarının izinden geri dönüp "benim hatam" demenin daha iyi olduğuna karar verdiğinde, geriye dönüp kendisine buna değip değmediğini sorduğu bir an gelir. Daha samimidir o kişi, bildiği en yüce varlığa karşı daha sadıktır, Gerçeğe, inanç ve adanmışlıktan daha makbul, sonsuz ve en yüksek övgü olan vicdan muhasebesini daha sık yapar. Bunun dayanma gücü eksikliğinden kaynaklanan bocalama ile hiçbir ortak noktası yoktur, ne de gerçek inançların yokluğunda ortaya çıkan prensiplerin terk edilişiyle; o zayıflığın değil, gücün bir tezahürüdür, bir güç ki "Bütün kazançları bir araya getirip, bunların hepsini Bir yazı turayla riske atmayı göze alabilir" ve "Hakikatten daha büyük bir din olmadığına" gerçekten inanan bir bütüncüllük içindedir ve bunun için insanın dostlarından gördüğü ihanetle bile yüzleşmeye hazırdır.


Böylesine zorlu bir entelektüel dürüstlük testinden sonra, geriye kalan şey gerçekten de saf altın olarak değerlendirilebilir. Bu öylesine bir bedelle satın alınan öylesine bir altındır ki, bu dünyadaki insan yaşamının değerinin standardıdır: sınırlı ve göreceli dünyamızda her başarı ve her tezahür onunla test edilmelidir. O, Kelam'ın aramızdaki bedenlenmiş halidir. Okültizm yolunu seçmiş olanlarımız özeleştiriye çoğu insandan daha fazla ihtiyaç duyar, çünkü çalışmayı seçtiğimiz konuda hiçbir eleştiri standardı mevcut değildir. Bu alanda herkes kendi kurallarını koyar ve o kadar ki, bazıları insan aklının yargısının ötesindeki kaynaklardan bağımsız vahiyler aldığını iddia eder, fakat bu iddianın makullüğü, kendi özel matbaasında para basmak kadardır.

Paranın yasal bir değişim aracı olduğunu bildiğimiz gibi, insan bilincinde tezahürlerin veya daha doğrusu kavrayışların gerçekleştiğini de biliriz ama asla unutmamalıyız ki, tezahürlerin ve paraların bir diğer ortak özelliği, gerçeklikleri temsil etmedikleri sürece hiçbir değerleri olmadığıdır. Bir paranın değere sahip olması için herhangi bir anda altına çevrilebilir olması gerekir. Bir tezahürün değere sahip olabilmesi için ise, ruhsal bir kriz sırasında geçerliliğinin olması gerekir.


Kendi kendini sorgulama, bankerin ödeme gücünü tahmin edebilmesini sağlayan mizana benzer. O, altın rezervinin paraya denk olup olmadığından emin olmak için müşterilerin bankaya hücumunu beklemez. Tezahürlerin, hiçbir zaman tarafsız eleştiri ile test edilemeyen gizli geleneksel bilgeliğin, okült bilimi oluşturan gizli güçlerin, tüm gizem ve imgelerin herhangi bir geçerliliğe sahip olmaları için böyle periyodik bir mizana çok ihtiyacı vardır.


Dönüp okült bilimin tarihine baktığımızda, manzara iç açıcı değildir. Okültizm neden bir çok şarlatan üretirken birinci sınıf zekâları çok az üretmiş veya hiç üretmemiştir? Okültizmin görkemli teorileri insan yaşamını yüceltmekte ve kaderimizi görmemizi sağlamaktadır ve evrenle de bağlantılı bir perspektif içinde hareket etmektedir; fakat onun görkemli arka planı yıldızlarla dolu uzay mı, yoksa boyanmış bir tuval mi?


Bunu test etmenin tek bir yolu vardır ve o da doğrudan oraya gitmek ve ayağınızın altında gerçekten Yolun taşları mı var, yoksa bir tuvali yırtıp gösteri salonunun kirli arka kısmına mı girdiniz diye bakmaktır.
Kendi adıma konuşacak olursam, ben bu deneyi okült bilime ilk girişimde yaptım. Okült kitaplarda, seminerlerde ve kişisel konuşmalarda okült sanatların, astral fenomenlerin ve bir kaplumbağa üzerinde duran file benzeyen bir kozmogoninin renkli bir tasviri yapılıyordu ve daha ilk görüşte boyalı bir tuvalle karşı karşıya olduğumu gördüm ve onunla ilgili fikrimi göstermek için o tuvalin içine bir adım attım. Sonra sahne arkasına geçebilmek ve tanıklık etmeye davet edildiğim kukla gösterisini düzenleyenlerin zihinlerine ve motivasyonlarına nüfuz edebilmek için psikoloji bilgimden yararlandım.

Perileri tutan ipleri, kritik anda tanrının görünmesini sağlayan makineyi, gişedeki tek gözlü müdürü, yazarı ve çokça revize edilmiş oyun taslağını, sahne marangozu ve sahne ışıkçısıyla birlikte hareket eden prodüktörü ve egolarıyla rollerini bütünleştirmeye çalışan aktörleri gördüm.


Sonra tiyatronun sahne arkasına daha derin bir şekilde nüfuz ettim; farklı ezoterik okulları aktörlerin rolleri için makyaj yaptıkları soyunma odalarına benzettim. Tiyatro salonuna giriş yaptıkları kirli ve esintili taş merdiveni bulup indim. Tiyatrodan çıkınca etraftaki iğrenç mekânları fark ettim; erkekler ve kadınlar meyhanelerin dışında kavga ediyor, çocuklar yol kenarındaki pis su oluğu etrafında toplaşıyordu. Tüm o pisliği bir süre olsun görmemek için başımı yukarı kaldırdığımda, salonun boyalı sahnesinde tasvir edilen uzak ve parlak bir realitedeki yıldızları gördüm.


O zaman ve ancak o zaman gösterinin önemini anladım ve fark ettim ki bu bir aldatma değil, bir yansıtma çabasıydı ve tevazu, şükran ve sevinç içinde ön girişe gidip bir koltuk parası ödedim ki, orada sunulan hayat yorumunu izleyebileyim. Dersimi almış, inisiyasyon okulunun işlevini ve sınırını anlamıştım.


Soyut fikirlerin sembolik ifadesini somut nesnelerin gerçek tariflerinden ayırt etmemiz gerekiyor. Gizemlerle ilgili olarak denir ki, aday derece derece ilerletildi, Tanrı'nın giderek muğlâklaşan sembollerini gördü ve sonunda, içerdeki son perde çekildiğinde boş bir tapınak buldu ve bir ses kulaklarına "Tanrı yok" diye fısıldadı. Aynı zamanda Tapınağın Perdesi olan o sahne perdesinin arkasına geçen herkes bunun doğru olduğunu bilir. İsrail için mücadele eden ve yakılmış kurbanların kokusunu burnuna çeken İsrail Tanrısı mevcut değildir, Logos vardır ve Logos'un yapısı ancak boş bir tapınakta meditasyon yapabilenler, yani sembolsüz bir şekilde düşünebilenler tarafından kavranabilir. Bu kademeli eğitimin tasarlanma amacı zihne soyut ve aşkın düşünce seviyesine çıkmayı öğretmektir çünkü ancak düşünce durduğu zaman kavrayış başlar.


Perdeyi çekip boş tapınağı bulamayan ve okült doktrinlerin zihni düşünce ötesine geçirme imkânı sağlayan bir cebir sistemi olduğunu bilmeyen kimse okült bilim öğretemez. Planların ve Işınların ve Hiyerarşinin zaman ve mekânda mevcut olduğunu sanan kimse inisiye değildir ve dolayısıyla inisiyatör de olamaz.


Sözde okültist ile gerçek okültist arasındaki fark, birincisinin en iç tapınakta tanrının bulunduğunu sanması, ikincisinin ise Tanrı'nın kendi içinde mevcut olduğunu bilmesidir. Birincisi tezahüre inanır, ikincisi ise kavrayışa. Birincisi Üstadının ona vereceği özel bir mesaja, Cennet'ten inecek bir tebliğe inanırken, ikincisi Tanrı'nın içinde yaşamakta, hareket etmekte ve var olmakta olduğumuzu bilir.


Birincisi astral planın objektif gerçeklik olduğunu sanır, ikincisi ise onun objektif hayal gücü olduğunu bilir. Ama bunun anlamı astral planın mevcut olmadığı değil, pratik okültistin gerçek çalışma konusunun objektif imgeleme olduğudur.


Bu da bizi başladığımız noktaya geri getiriyor. Okültizm faydalı mıdır? Okültizm, ona birebir benzeyen matematik kadar çok veya az değere sahiptir. Matematikçi ne ekmek pişirir ne de çukur eşer ama onun bilimi, kesin ve doğru ifade için her şeyin indirgenmesi gereken birimlerin bilgisinin temelidir. Madde ve güç için matematik neyse, hayat ve bilinç için de okült bilim odur ve onun kendine özgü yöntemleri kullanılmadan kesin ifade veya sentez mümkün değildir. Dolayısıyla ben okültizmin faydalı olduğunu düşünüyorum ve okült arayış için harcadığım vaktin boşa gitmediğinden eminim.


Ama diğer taraftan, karşılaştığım bazı okült sistemlerin faydalı olmadıklarını düşünüyorum. Bir inisiyasyon sistemi bir gösteri salonuna benzetilebilecek olmakla birlikte, aktardığı öğreti sadece Hamlet gibi bir oyuna değil, Sweeny Todd, Fleet Sokağın Şeytan Berberi gibi bir oyuna da benzetilebilir. Bu oyunlardan birini büyülenerek izleyen kişiler, diğerinde ilk perdede salonu terk eder. Okültizm hakkındaki kitapların yüzde doksanı "ucuz gösteri" ruhuyla planlanmış ve o tarzda yazılmıştır; herhangi bir eğitimli insanın zevkine ters gelirler. Okült doktrinler bu tür bir biçimsellik içinde sunulduğu sürece, saygısı kazanılmaya değer olanların saygısını asla kazanamaz. Evet, her zaman bebekler için süt ve güçlü erkekler için et olmalıdır ama basitlik için aptallığı veya derin bilgelik için entelektüel kafa karışıklığını kabul etmeye gerek yoktur. Ezoterik kitapların çoğu doğrulanmamış ve doğrulanamaz nitelikte çok miktarda beyan ve ağır ve ağdalı bir duygusal hümanizm içerir ve bir insanın kendine okültist demesinden utanmasına neden olur. The Ancient Wisdom ("Kadim Bilgelik"), onun çıkarımlarını kabul etmeyenlerin bile saygısını kazanmış bir edebi üründür fakat dünyaya Okült Bilim adı altında sunulan şeylerden bazılarının tadı o kadar berbattır ki, sahte ilaçlardan bile daha utanç vericidir.


Hatırlamamız gerekir ki, Kutsal Bilim bu fizik planda yalnızca öğrencilerinin bilincinde mevcuttur; bizim bildiğimiz şekliyle kozmik yasa ve okült doktrin, bedenlenmiş egonun sahip olduğu tüm doğrudan kavrayışları aşan bazı şeylerle ilgili insan algılarından ibarettir. Bir tahminden ve olduğu gibi düşünülemeyen bir şeyi bir sembol yardımıyla düşünmeye yönelik bir girişimden fazlası olamaz.


İnisiyasyona giden kestirme bir yol yoktur, sadece çok sayıda ayak tarafından yürünerek kat edilen yol vardır. Bu nedenle elimizden gelen en iyi çabayı göstermemiz gerekir çünkü en yüksek kavrayışımızdan başka rehberimiz yoktur ve eğer içimizdeki ışık karanlıksa, o karanlık ne korkunçtur!


Yaratmakta olduğumuz şey fizik planda bir düzen veya kardeşliktir; astral planlardaki Üstatlar biz onları nasıl algılıyorsak öyledirler. Ruh ancak insan bilinci aracılığıyla maddi planı üzerinde çalışabilir. Astral plan ancak dünyanın kütlesel hayalleri tarafından düşünülmek suretiyle var ve yok edilir ve onun subjektif doğasını fark ettiğimizde onun egemenliğinden kurtuluruz.
Doğru anlaşıldığında, okült bilim her şeyi bilincin halleri olarak kabul etmeyi öğretir, sonra bize subjektif olarak bilincin kontrolünü nasıl elde edeceğimizi gösterir ve bu kontrol bir kez sağlandığında objektif bir şekilde yansıtılır. Bu bilinçli kontrol aracılığıyla insan zihni planı manipüle edebiliriz. Bu kendi içinde ne iyi ne de kötü olan, ancak kullanıldığı sırada iyi veya kötü olan bir güçtür. Tanrı'ya hizmete adanmış olan Sağ Yol inisiyesi bu gücün sadece insan bilincinin, Tanrı'nın her şeydeki varlığının farkına varmasını sağlamak amacıyla kullanılması gerektiğini düşünür. Onun zihin ile ilgili bilgisini kullanma amacı, zihnini Ruh'un aracı haline getirmektir ama bunun aksine Sol Yol inisiyesi, zihin ile ilgili bilgisini, zihnini tutkularına hizmet ettirmek için kullanır. Okültizm asla kendi içinde bir amaç veya sadece entelektüel merakın tatmin edilmesi olamaz; o zekânın ellerindeki en güçlü silahtır. İyi niyetli insanların bu iki ucu da keskin olan korkunç kılıcı tutmayı öğrenmesi faydalı mıdır? Sadece faydalı değil, ırkın güvenliği için gereklidir de, çünkü kötü niyetli pek çok kişi onu tutmayı öğrenmiştir.


İnsan, bir takım şeylerin gizli yönleriyle ilgili bilgileri kötüye kullanmak suretiyle neler yapılabildiğini gördüğünde, Karanlığın Güçleri ile onların masum kurbanları arasındaki boşlukta durabilmek için hiçbir fedakârlığın çok fazla ve hiçbir riskin çok tehlikeli olmadığını hisseder. Bu nedenle, Büyük Fedakârlığı, yani İnisiyasyonu gerçekleştirmeyi ve kendini Aydınlığın Güçlerinin hizmetine adamayı değerli bulan ruhlar her zaman olacaktır ki Aydınlığın Güçleri insanın onlara açacağı kanal yoluyla form planına tezahür edebilsinler.

Dion Fortune

  • Beğeni 1
  • Teşekkür 1
Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Okültizm Nedir?

      Okültizmle ilgilenenlerin çok azı okültizmin gerçekte ne olduğunu kendilerine sormak için duraksarlar. Onlar "okült" sözcüğünün "gizli" ve sık sık onun eş anlamlısı olarak kullanılan "ezoterik" sözcüğünün "az kişiyle sınırlı" anlamına geldiğini biliyor olabilirler. Eğer ikisini bir araya getirirlerse, kesin olarak okült bilimin gerçekten de birçoklarından gizlenmiş ve pek az kişiye sunulmuş bir bilim dalı olduğu sonucuna varabilirler. Madam Blavatsky tapınağın perdesini açtığından beri k

      , Yer: Maji ve Türleri

    • Sağlıklı Okültizm

      (Kitaptan ufak ufak alıntılar...) "...Maji ve simya hakkında bir şeyler okuyup deney yapmaya başlayan kişi güvende değildir. Eksik bilginin en tehlikeli olduğu yer okültizmdir. İsteğe ve meditasyona güvenen ve yalnızca sezgilerinin rehberliğine sahip yalnız bir işçinin ilerleyişi ne kadar yavaş olabilecek olsa da, kör bir liderin arkasındaki kör takipçininkinden çok daha iyi bir konumda olacaktır."   "...Kötü arkadaşlarla birlikte olmaktansa, yalnız olmanın her zaman daha iyi olduğunu hatırl

      , Yer: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri

    • Okültizm ve Popüler Kültür

      Okültizm ve Popüler Kültür   Evet arkadaşlar başlıktan da anlaşılacağı üzere bu konuyu açma sebebim günümüzdeki okültizm ile ilgilenen insanlar olarak bizler de dahil olmak üzere popüler kültürün bu konuda insanlara etkisi.Elimden geldiğince kendimi anlatmaya çalışmakla beraber bu konu başlığı altında sizlerinde düşüncelerini merak ediyor ve bekliyorum.   Günümüzde insanların çoğunluğu için "büyü" vs. gibi kelimeler okültizm veya ezoterizm gibi kavramlara nazaran daha fazla bilinmekte.En azı

      , Yer: Gnoxis Cafe

    • Okültizm E Book Paylaşımları

      Bulursam buraya atarım da değil e book normal kitap bulmak bile zor bulursam ilk ben paylaşırım.

      , Yer: Maji ve Türleri

    • Okültizm, Büyü , Sihir , Maji

      Hangi dilde olursalar olsunlar, kelimelerin gerçek anlamlarından daha çok zihnimizde uyandırdıkları kavramlar ya da semboller önemlidir. Bir kelimenin gerçekte ne anlama geldiği pek önemli değildir. Türk tarihinde Yavuz Sultan Selim adıyla bilinen Sultan Selim'in Yavuz'luğu da böyle bir durumdur. İranl'lılar Sultan Selim'den o kadar nefret ederler ki, onu, bir tür siyah çoban köpeğine verilen isim ile tanımlarlar, "Yavuz". Bu şekilde hakaret olsun diye takılan bir isim Türk dilinde üstün bir va

      , Yer: Maji ve Türleri

×
×
  • Yeni Oluştur...