Jump to content

KİNYAS VE KAYRA.(Hakan Günday) Yalnızlık hiç bu kadar güzel anlatılmamıştı.


Münzevi Büyücü

Önerilen Mesajlar

       Kolay değildir yalnızlık. Öğrenilmesi gerekir. Tabiî eşleri öldükten sonra otuz dört yıl evlenmeden yaşayan yaşlı kadınların yalnızlığı değil bahsettiğim. Daha çok benim gibi, kendini dünyada üzerinde yaşayan tek canlı olarak gören ve hisseden adamların yalnızlığından bahsediyorum. Böyle bir tercihin nedeni yıllarca düşünülse bulunmaz. Çünkü tek bir nedeni yoktur insanları reddetmenin. Uzun bir süreçtir. Dokuz yaşlarında başlar ve gerçekten yalnız kalana kadar devam eder. Yalnızlık paranın çektiği dostluklarla, fahişelerle bozulur arada bir. Sonra hepsi biter..
 
                                                                                                                    kinyas-ve-kayra-cizgilerle-02.jpg.ee239b33238a0d940d0e65d0b9d64ad6.jpg
  Fahişelerin yalnız adamlar üzerindeki etkileri en az annelerinki kadar güçlüdür. Onlarla beraber boşluğu seyreder, içki içip konuşurlar. Son derece profesyonelce gelişen ilişkilerdir. İz bırakmazlar eğer bir mucize olup da, mesleğine ihanet eden bir fahişe yanındaki yalnıza âşık olmazsa...Bir insanın yalnızlığı üzerine söylenecek o kadar söz vardır ki! O kadar büyüktür ki yalnızlık. O kadar kalabalıktır ki. Dünyayı dolduran canlılardan uzak bir hayat yaşamak ya da binlerce bedenin arasında olup hiçbirini dinlemeden ilerlemek. Hepsi de, yalnızlığın türleridir. Hapishanelerdeki tek kişilik hücreler bazılarını delirtip kendi isimlerini bile unuttururken, bazılarını da Tanrı'ya dönüştürür... Ama ne olursa olsun, önemli olan tek şey pişmanlıktan arınmaktır. Kendini yalnızlık okyanusuna can simidi olmadan, boğulmak üzere bırakmış bir insan, içindeki dibe sürüklenirken devirdiği her metrede sonsuz huzuru hissetmeye başlamışken, eğer tek bir salise pişmanlık duyarsa yalnızlığından, tek bir salise bile tereddüt ederse tercihinden, işte o an kişinin felaketi başlar. Panik acıyı getirir. Bir kuş gibi suyun içinde süzülen vücudu çirkinleşir, gerilir, kıvrılır, kontrolsüzce kasılır. Ve tercih ettiği yalnızlığın içinde kaybolmaktan korkan insanın en büyük acısı olan deliliğin başladığı noktadır. Daracık, nefesin bile zor alındığı, yerin metrelerce altındaki bir dehlizde, tonlarca havayı hatırlayıp nefes almamaya ve kalp krizi geçirecek kadar büyük bir panik yaşamaya benzer... İçine adım atıldığında girdaba ayak uydurulur. Kendisine çeken dev hortumla uyumlu şekilde dönmek yapılması gereken tek doğru harekettir. Kurumuş bir yaprağın lodosa boyun eğmesi gibi insan da yalnızlığına boyun eğmelidir. Yalnızlığın çelikleşmiş iskeletine karşı çıkmaktansa, onda keşfedilmeyi bekleyen binlerce bilinmeyeni aramaya çalışılmalıdır. Yalnızlık, insanın içindeki gizli mabettir... Benim yalnızlığım ise, hayatım boyunca ürkütücü bir hızla büyümüş ve sosyal denilebilecek bütün yeteneklerimi teker teker yok etmiştir. Bedenimin çevresinde yıllar boyu inşa etmiş olduğum ve yakında kapısını tamamen içeriden kilitlemeyi düşündüğüm yalnızlık katedralim, belki de şimdiye kadar başardığım tek iştir...
                                                                                               wp8998396.thumb.jpg.bc441f88a203feed3012422bcc79568d.jpg
Sorarlarsa, "Ne iş yaptın bu dünyada?" diye, rahatça verebilirim yanıtını: "Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyarın arasında doğdum. Ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından..."
s.264-265
Kinyas ve Kayra
                                                                                                                             
Münzevi Büyücü tarafından düzenlendi
Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Albert Camus - Yabancı kitabı da özellikle yabancılaşme ve yalnızlık üzerine güzel bir eserdir. Her ne kadar Meursault toplumsal hayatta yalnız biri gibi gözükmese de, sevgilisi var, arkadaşı var vs., içinde aslında ne kadar yalnız olduğu açıkça görülüyor.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bir saat önce, phoenix34 yazdı:

Albert Camus - Yabancı kitabı da özellikle yabancılaşme ve yalnızlık üzerine güzel bir eserdir. Her ne kadar Meursault toplumsal hayatta yalnız biri gibi gözükmese de, sevgilisi var, arkadaşı var vs., içinde aslında ne kadar yalnız olduğu açıkça görülüyor.

Önerdiğin kitabın yorumları çok güzel.Tavsiyene uyacağım.Teşekkür ederim...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Hiç Aldatıldınız mı?

      Hiç aldatıldınız mı? Dostunuz yada sevgiliniz tarafından.

      , Yer: Anketler

    • İnsan Ne Kadar Zalim Olabilir - Ritim 0

      Rhythm 0 Gösterisi   İşte insanların kimi böyledir. Destekçi bulduklarında neler yapabileceklerini kestiremezsiniz. Kimi insan karanlığa adım attıkça karanlık haz verir ve onu hayat sanmaya başlayabilirler. Şu videoda kendi sanatının tiyatrodan farklı olduğundan bahsediyor. Tiyatronun rol olduğunu söylüyor kendi sanatının ise tamamen gerçek olduğunu, katılımcıların önceden bir planı olmadığından bahsediyor. [Ben de buna benzer bir şey yapmıştım. Üstelik bir tiyatro

      , Yer: Gnoxis Cafe

    • Ne Kadar Yılansın?

      >>> https://onedio.com/haber/ne-kadar-yilansin--729620

      , Yer: Yararlı ve Eğlenceli Linkler

    • Hiç Yaptığınız Bir Büyü Tuttu mu?

      Hiç yaptığınız bir büyü tuttu mu?

      , Yer: Witchcraft

    • Zihnimiz Neden Seks ile Bu Kadar Meşgul?

      [h=3]Seksin manevi kökü, ruhun Yaratan’la birleşmesidir.[/h] Manevi dünyada, ruh Işık’la birleşmiştir ve bu birleşmeye Zivug – çiftleşme – denir. Bu, yaradılışın iki parçasının – erkek ve kadın - birleşmesini teşkil eder. Ruhun, Yaratan’ın Işığı ile dolması, tüm zamanlarda olabilecek en büyük hazdır. Bu manevi çiftleşmenin de, fiziksel dünyada, madde dünyasında bir dalı ya da kopyası vardır. Zihnimizin seks ile bu kadar meşgul olmasının nedeni budur. Seks, bu dünyadaki en büyük hazdır ve bu

      , Yer: Kabala

×
×
  • Yeni Oluştur...