Jump to content

1958 Öğrenci Değişim Programı - Önyargı Üzerine


paranormalfikir

Önerilen Mesajlar

"Önyargı" konulu söyleşiyi resmen Yunanla  domine etmiş. Burada Yunanların nasıl Türklere karşı intikam duygularıyla hazırlanan, çarpıtılmış bir tarihle yetiştirildiğini ve bu yüzden biz komşularına karşı olan ön yargılarını yıllardır yıkamadıklarını izliyoruz. Bu durum halen sürüyor. Şüphesiz özellikle eğitim sisteminde günümüz resmi tarihi gerçekler bakımından yoksul, çarpıtılmış ve sorgusuz ezbere dayalı olduğu için, özellikle bunun gibi uluslararası tartışmalarda savunmasız kalabiliyoruz. Aynı şekilde kendi vatandaşımız, kâh sınıf arkadaşımız, kâh mahalle komşumuz olabilen ermeni,rum veya yahudi dostlarımızın arsız suçlamalarına karşı da öyle. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan itibaren ulus devlet olması Lozan 40,41,43'üncü maddeleri olan "azınlık" ayrıcalıkları ile engellenmişti. Bizlere barış, dostluk, kardeşlik, komşuluk öğretilirken, malesef onlara kendi okullarında düşmanlık ve ırkçılık öğretiliyor, bir gün Türkiye'yi işgal edecekleri hayalle nesilden nesile  büyütülümeye devam ediyorlar.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Halk Korkusu Bağlamında Türk Korku Sineması Üzerine Bir İinceleme

      KORKUDAN HALK KORKUSUNA Korku, diğer hislerde olduğu gibi belirli bir tek tanıma sahip değildir. Korku üzerine birçok araştırmacı farklı bakış açıları ile tanımlama yapmışlardır. Türk Dil Kurumu, çevrimiçi Güncel Türkçe sözlüğünde korku terimini; “Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü” olarak tanımlamaktadır . Korku bilinmez olanın merak edilmesi ile başlamaktadır. Aslında bilinmeyene karşı korku durumu ötekinden gelebilecek zarar düşüncesinden de kaynaklanm

      , Yer: Sinema

    • Sümerler'in Anavatanı, Türkiye ve Tufan Üzerine

      Türkiye'nin ilk sümerologlarından Muazzez İlmiye Çığ, Sümerler'in vatanının Orta Asya olduğunu belirterek, "Nuh Tufanı'nın da aslında Türkmenistan ve civarında meydana geldiği, jeolojik ve arkeolojik çalışmalarla kanıtlanıyor" dedi.   Pek çok kültürde yer alan ve yıllardan beri nerede meydana geldiğiyle ilgili pek çok tez ortaya atılan Nuh Tufanı ile ilgili son tez, Türkiye'nin ilk sümerologlarından olan 92 yaşındaki Muazzez İlmiye Çığ'a ait. 1940 yılında Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi'nd

      , Yer: Kayıp Medeniyetler

    • Zaman Üzerine

      Zaman kavramının derinliğini algılama;   Neden olayların sondan başa gerçekleştiğini görmüyoruz? Fizik kurallarına göre böyle bir şey mümkün. Zamanın hikayesi nedir? Zaman hakkında ne biliyoruz? Zamanın akışı tek yöndeymiş gibi görünür. Sadece geleceğe doğrudur. İşte bu doğru olmayabilir. Saatler bize saatin kaç olduğunu gösterebilir, ama zamanın ne olduğunu söyleyemez. Einstein'ın zamanla ilgili radikal fikirleri... Einstein'e göre, zaman farklı hızlarda akabilir. Benim

      , Yer: Uzay ve Gizemleri

    • Doğu-Batı Arasında Türk Sineması: Korku Filmleri Üzerine Bir Değerlendirme

      Türkiye’de sinema varlık göstermeye başladığı yıllardan itibaren özellikle melodrama ve bunun yanında güldürü filmlerine ağırlık verilmiş, belli kalıpların dışına çıkılmamıştır. Arada başka türler de denenmemiş değildir. Westernden polisiyeye kadar Yeşilçam sineması her türü denemiştir. Ancak, dünya sinemasında hiçbir zaman popülerliğini yitirmeyen korku türünde film üretimi ülkemizde oldukça düşük seviyede kalmıştır. Türk filmlerinde ister doğaüstü olsun, isterse ruhbilimsel, korku motifleri ço

      , Yer: Sinema

    • Büyü ve sanatın ortak kökenleri üzerine

      İnsan toplumunun çekirdeğini küçük bir göçebe topluluk oluşturmuştu. Bunları insansı maymunlardan ayıran özellik, elleriyle bazı ilkel araçlar yapmaları ve ateşten yararlanmalarıydı. İnsan toplumu bu ilk çekirdeğin bölünmesi sonucunda gelişti. Bu göçebe topluluk, ilkin, her ikisi de dıştan evlenme kuralına bağlı iki yarıma bölündü. Bir yarımın erkekleri öteki yarımın kadınlarıyla çiftleşti. Doğan çocuklar analarının bağlı olduğu yarımın üyesi sayıldılar. Daha sonra bu yarımlar da kendi içlerinde

      , Yer: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri

×
×
  • Yeni Oluştur...