Jump to content

Seyrani şiirleri


Dolunay

Önerilen Mesajlar

 

Seyrimde Bir Şehre Eyledim Nazar

 

Seyrimde bir şehre eyledim nazar

Gördüm elvan türlü meyhaneler var

Teşne var mı diye sakiler gezer

Ellerinde dolu peymaneler var

 

Bir takım doldurur bir takım sunar

Bir takım susamış bir takım kanar

Bir takım söğünmüş bir takım yanar

Bir takım çevrilir pervaneler var

 

Bir eli kaseli bir eli taslı

Bir takım keyifli bir takım yaslı

Bir takım deli var bir takım uslu

Bir takım aşk içre mestaneler var

 

Aşık olan mürşidine yan verir

Bu Seyrani dilden dile şan verir

Hast'olmadan pir önünde can verir

Nice bizim gibi divaneler var

 

 

 

Hak Yolunda Gidenlerin

 

 

Hak yolunda gidenlerin

Asa olsam ellerine

Er pir vasfın edenlerin

Kurban olsam dillerine

 

Torunuyuz bir dedenin

Tohumuyuz bir bedenin

Münkir ile cenk edenin

Silah olsam ellerine

 

Bir üstada olsam çırak

Bir olurdu yakın ırak

Kemiğimi yapsam tarak

Yar saçının tellerine

 

Vücudumu kavursalar

Yönüm yare çevirseler

Harman edip savursalar

Muhabbetin yellerine

 

Vakit kalmadı durmağın

Kaldır Seyrani parmağın

Deryaya akan ırmağın

Katre olsam sellerine

 

 

 

Eğlen Hocam Eğlen Bir Sualim Var

 

 

Eğlen hocam eğlen bir sualim var

İz'an nedir erkan nedir yol nedir

Seni bana gayet fazıl dediler

İçerimde bir yaram var bil nedir

 

Cennetin kapısın Sallallah açar

Şeriat işini Muhammed seçer

Seksen bin evliya yurdundan göçer

Onları bekleten mutlu kul nedir

 

Muhammed dinidir yaptığım tapı

Bozulmaz Mevla'nın yaptığı yapı

On iki bahçede kırk sekiz kapı

Eşiği bekleyen iki kul nedir

 

Kıldan ince derler Sırat'ın yolu

Önünde Devletlu ardında Ali

Üçyüz altmış birdir selvinin dalı

Dalında açılan iki gül nedir

 

Başına bağlamış al yeşil çember

Kokuyor ağzında misk ile amber

Seksen bin evliya yüzbin peygamber

Önünde gidiyor iki kul nedir

 

Seyrani der diyar diyar gezmedim

Kalem alıp kaşın gözün yazmadım

Elim ile bir gemicik düzmedim

Gemi nedir derya nedir yol nedir

 

 

 

Evvel Giymez İken İpek Mintanı

 

 

Evvel giymez iken ipek mintanı

Geyersin eğnine çul yavaş yavaş

Feragat kıl bırak aşk ü sevdayı

Olma bir dilbere kul yavaş yavaş

 

Heder olsa bir pul için her demin

Muhannet babına basma kademin

Emsaliyle konuşmayan ademin

Altun ismi olur pul yavaş yavaş

 

Soyundum libasım oldum uryanı

Seyrettim köşeyi çarhı devranı

Bu dünyanın işi bitti Seyrani

Başına bir çare bul yavaş yavaş

 

 

 

Gönül Serden Geçer Yardan Geçemez

 

 

Gönül serden geçer yardan geçemez

Bağlanmış ikrara kavi özlüyüm

Her sözüm dinleyen özüm seçemez

Sırat köprüsünden ince sözlüyüm

 

Benim sözüm çürük değil sağ gibi

Çürük sözler erir akar yağ gibi

Üzerinden kervan geçer dağ gibi

Yokuşluyum sanma beni düzlüyüm

 

Yolcu ateş yanmak ile yol yanmaz

Erenlerin dokuduğu çul yanmaz

Cehennemde günah yanar kul yanmaz

Ben günahtan sürmelenmiş gözlüyüm

 

Seyrani aradım onu her yerde

Aşk-ı hakikatle düştüm bu derde

Tuttum günahımdan yüzüme perde

Rabbim divanında kara yüzlüyüm

 

 

 

Muhabbet Küpünün Olsam Şarabı

 

 

Muhabbet küpünün olsam şarabı

Yar beni doldurup içer mi bilmem

Mamur olmak için gönül harabı

Bir mimar eline geçer mi bilmem

 

Aşıkın olmaz mı çile çekmezi

Çilenin olmaz mı boyun bükmezi

Helal süde katan haram pekmezi

Seçmek murad etse seçer mi bilmem

 

Bübüle gül yarar deveye diken

Çiledir aşıkın boynunu büken

Tarlasına haram tohumu eken

Helal mahsulünü biçer mi bilmem

 

Kimi mevtasına kefen biçmiyor

Kimi helal rızık yiyip içmiyor

Yavrusundan köpek bile geçmiyor

Hak Seyrani'sinden geçer mi bilmem

 

 

Yumurtasın Kokutmağa

 

 

Yumurtasın kokutmağa

Yatar sanma gürke beni

Aşkın dersin okutmağa

Sanma korkup ürke beni

 

Ben aşıkın birisiyim

Ölü değil dirisiyim

Siyah tilki derisiyim

Kapla samur kürke beni

 

Canbazım ben aşk ipinde

Büyür meyve hep çöpünde

Temiz aşkın zevk küpünde

Sanma sulu sirke beni

 

Seyrani bir arı beyi

Çiçeği aşkın göbeği

Nazlıyım gözüm bebeği

Düşüremen çirke beni

 

 

 

Mahkeme Meclisi İcat Olduğu

 

 

Mahkeme meclisi icat olduğu

Çeşme-i rüşvetin akmaklığından

Kaza bela ile alem dolduğu

Kazların kadıya uçmaklığından

 

Selefin rüşvetle hüccet yazması

Halefin anlayıp hükmün bozması

Yıkılan binanın birden tozması

Asıl sermayenin topraklığından

 

Asıl sermaye-i niyabetleri

Emval-i eytamdır ticaretleri

Davet-i rüşvete icabetleri

Sıdk ile gönlünün alçaklığından

 

Bülbülün aşkıdır dalda öttüğü

Çobanın südedir koyun güttüğü

Toprağın Habil'i kabul ettiği

Şüphesiz yüzünün yumşaklığından

 

Dünyadan ahrete gidip gelmemek

Olmasa iktiza eder ölmemek

Balık baştan kokar bunu bilmemek

Seyrani gafilin ahmaklığından

 

 

 

Eyvah Fukaranın Beli Büküldü

 

 

Eyvah fukaranın beli büküldü

Medet ticaretin gücüne kaldık

Eyiler alemden göçtü çekildi

Bizler zamanenin piçine kaldık

 

Rüşvet ile yarar hakim hücceti

Hüccet ile alır kadı rüşveti

Halk bilmiyor dini şer'i sünneti

Bozuldu sikkenin tuncuna kaldık

 

Sene bin iki yüz altmış beş tamam

Okunur ezanlar boş bekler imam

Seyrani bu nutkun sonu vesselam

İnanın dünyanın ucuna kaldık

 

 

HAYATI

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...