Jump to content

paranormalfikir

Önerilen Mesajlar

Uzanmış uyumaya çalışırken bir şey fark ettim... Karanlık odamda karanlığı seyrettim bir süre, sonra gözlerimi kapattım. Yine karanlık, fakat ikisi birbirinden çok farklı, biri evrenin karanlığı diğeri beynin karanlığı...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

90larda doğan nesilin özellikle "görebilen" lerinin işi çok zor. kendini avutanlar avutur. işle veya eşle. ancak hepsinin ötesinde o ötede bir yerde daima pusuda bekleyen o şey var ya. hani adına boşluk mu desem, tamamlanmamışlık mı, o eksiklik mi, o işte o kelimelerin tanımlayamadığı huzursuzluk. onunla bir kez tanışan bu görebilen nesil yavaş yavaş orta yaşlara yaklaşıyor ve içten içe gizli bir panik sarmış durumda. anlıyorum onları, bizi, hepimizi. bir önceki jenerasyon (ana babalarımız) hayatta kalma, iş eş çocuk gelir zincirinde buldular avuntuyu. bizden sonraki genç nesil ise hakiki nihilizm, boşvercilik, akıllı telefon ve dijital avunmacılıkta. ancak arada kalan şu nesil var ya. işte o bir türlü huzuru yakalayamayan, içlerinde bir şeyler sürekli kanayanlar. hiçbir psikoterapinin huzursuzluklarını geçiremedikleri. onlar, yani biz nolacağız hakikaten bilmiyorum. yani aslında biliyorum da düşünmemeye çalışıyorum.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

"Bu yolculuk insanı sonunda ölümü bile 3 gün sonra duyulan bir kişinin yada gökyüzündeki tek bir yıldızın yalnızlığı kadar büyük bir yalnızlığa iter. Çünkü ego ancak tam bir ümitsizlik noktasına gelince teslim olur. Bu teslimiyet acı vericidir. Çünkü kişi kendini yutacak dipsiz bir uçurum açılmış gibi hisseder. Bu ölüm gibi gelir.Ancak bu bir taraftan ölümdür diğer taraftanda o bir diriliştir. O Doğmak için ölmektir. Yolcu önce bilinçaltının karanlıklarına dalar. İç dünyamızın bu karanlığı gerçek benliğimizin, tanrının şekilsizliğinin göz kamaştırdığı yerdir.Benliğimiz karanlıkta gizlenmiş bir ışıktır."

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

“Üstünde yazdığım bu cam masa senin olmalıydı. Alıp kullanmadığım kalemler, defterler, kitap ayraçları.. Bu kenarları göz kalemiyle çizilmiş bakışlar, otobüslerin yanaşmadığı duraklar senin olmalıydı. Geçe geçe eline bu kuru mektup geçecek. Arada bir ablanla gönderdiğin haberlerde "Umay'ın burada ne yaşandığından haberi yok diyormuşsun. Tabii ki bilmem. Tamı tamına anlamam imkansiz Atilla. Ama kalbimdeki acıyı nereye koyacaksın? Göğsümdeki sıkıntıyı nereye saklayacaksın. Hayata kızıp kızıp fotoğrafına ve gönderdiklerine sarılmamı nasıl yok edeceksin? ” 

Umay Umay - Cevapsız Ağrı

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...