Jump to content

Tarihin En Korkunç Seri Katillerinden Çikatilo


paranormalfikir

Önerilen Mesajlar

XBCf22y.jpg Adsız.jpg

 

Andrey Romanoviç Çikatilo

 

"...Ben doğanın bir hatasıyım, deli bir hayvanım..."

 

"...Yaptıklarımı cinsel bir tatmin için değil, daha çok huzur bulabilmek için yaptım..."

 

Rostov Kasabı - Vahşi Kızıl

 

Oğlanlar ve savunmasız genç kızları hedef olarak seçmişti. Çoğu zaman onları evlerine bırakmak, karınlarını doyurmak ve yardım etmek bahanesiyle otobüs duraklarından, yollardan alıp, ıssız yerlere ormanlara götürürdü. Burada onlara hayâl gücümüzü zorlayan kötülükler yapıyordu. Dillerini kesiyor, meme uçlarını ısırarak koparıyor, cinsel organlarını yiyor, gözlerini çıkarıyordu. Bu saydıklarımız sadece onun yaptıklarından birkaçıdır. 1984'te dört haftalık bir dönemde 6 genç insanı doğramıştır.

 

Yöneticilerin seri cinayetleri çürümüş bir batı fenomeni olarak ilan edip propaganda malzemesi yaptığı sırada, suç tarihinin en büyük psikopatlarından biri, Rusya'da liman şehri olan Rostov'da bulunmaktaydı. "Sınıfsız bir toplumda suç var olamaz?" doktrinini çürütmemek için yetkililerce 1978- 1990 yılları arasında 12 yıl boyunca bu canavarca işler yok sayıldı ve toplumdan gizlendi. Bu durumda zavallı vatandaşlar yıllarca bu canavar seri katille yan yana yaşadıklarını bilemediler. Halk arasında birçok söylenti ve şehir efsaneleri oluşmuştu. Bu arada güvenlik güçleri birçok şüpheliyi yakalamayı başarmıştı. Eski bir tecavüz suçlusu ve şüphelilerden biri olan Çikatilo, işlediği cinayetten suçlu bulunup idam edildi.

 

Kurbanlar çoğunlukla fahişeler ve çocuklardı. Cinayetler daha çok tren istasyonları ve otobüs durakları yakınında bulunan ormanlık arazilerde işlendiği için, tüm istasyonlara yüksek rütbeli resmi ve sivil görevliler yerleştirildi ve tüm şüpheli durumlar rapor edilmeye başlandı. Çünkü bir Emperyalist Batı Hastalığı olarak görülen ve komünist düzende hiçbir zaman rastlanmayacak bir suç türü olan seri cinayetlere hiç de hazırlıklı değillerdi. Başka da yapacak bir şeyleri yoktu.

 

Aslında polis kuvvetleri Çikatilo'yu 23 insanı öldürdükten sonra 1984 yılında yakalamıştı. Cinayetlerin artması üzerine polis, fahişelere yaklaşan şüpheli şahısları takip ederken birçok fahişeye yaklaşmaya çalışan ve bir tanesinin halka açık yerde göğsünü okşayan biri olarak Çikatilo'yu gözaltına aldı. Bu yepyeni suç türüne yabancı olan polis, onu incelediğinde sıradan bir insan olduğunu, Komünist Partisi üyesi olduğunu ve düzenli bir yaşantısı olduğunu görünce serbest bıraktı. Tabii ki serbest bırakılmasının tek sebebi bu değildi. O dönemde kokuşmuş polis teşkilatında suç delilleri doğru düzgün incelenmemişti. Delil olarak bulunan kan ve meni örnekleri birbirine karıştırılmıştı. Teknoloji yetersizdi ve beceriksizdiler. Cani serbest kalmıştı ve yakalanana kadar cinayetlerine devam edecekti.

 

Çaresizlik içinde kıvranan devlet görevlileri beğenmedikleri Amerikan sisteminin seri cinayetlerde kullandığı bir yöntem olan profilleme yöntemini kullanmaya karar verdiler. Bununla ilgili Psikiyatr Dr. Alexander Bukanovski görevlendirildi. Bukanovski bir profil çizecekti ve yakalandığında Çikatilo'ya birebir uyduğu görülecekti.

Yakalanışı:

 

20 kasım 1990 tarihinde bir polis, ormanlık alandan çıkan bir şüpheliyi durdurdu. Şahsın yüzünde kan izleri vardı ve ayakkabılarını yıkamıştı. Kimlik kontrolünde şüphelinin Andrey Çikatilo olduğu anlaşıldı. Yapılan incelemede 54 yaşında, Komünist Parti üyesi, 2 çocuk sahibi ve eğitimli bir kişi olduğu anlaşılınca yıllar önce olduğu gibi bir kez daha yaşam tarzı ve konumundan dolayı serbest bırakıldı. Ancak ertesi gün o bölgede bir kız çocuğunun cesedi bulundu. Bu bölgeyle ilgili bir gün önceki raporlar incelendiğinde, artık çanlar Çikailo için çalıyordu. 21 kasım 1990 tarihinde yakalandı ve tutuklandı.

 

10 gün boyunca konuşmadı. Gözaltı süresi dolmak üzereyken polislerden farklı bir yöntem izleyen Psikiyatr Dr. Alexander Bukanovski'ye her şeyi itiraf etti. Polis 36 cinayetten şüphelenirken 17 cinayet de bu sayının üzerine eklendi. 53 insanın canice öldürülmesi, cesetlerinin parçalanması, tecavüz edilmesi ve etlerinin yenmesi eylemlerini en ince ayrıntısına kadar anlatmak ve maketler üzerinde göstermek Çikatilo'ya ayrı bir zevk veriyordu. Keserek yediği cinsel organlar için "...Çok pembe ve esneklerdi..." ifadesini kullanmıştı.

 

Çikatilo, 1990 yılında yakalandığında 53 insanın öldürülmesinden yargılandı. Bu davaya halk arasında 'Aptal Davası' adı takıldı. Ancak herkes biliyordu ki gerçek sayı çok daha fazlaydı. Kurbanların ailelerinden korunması için çelik kafes içinde mahkemeye getirildi. Yargıç Leonid Akorzanof'un suçlamaları okuması 2 gün sürdü. Çikatilo, yargılama heyetine saldırmak istedi. Pantolonunu indirerek cinsel organını mahkeme salonundakilere gösterdi. Akıl sağlığının yerinde olmadığı gibi bir izlenim vermeye çalıştı, fakat o deli değildi. Tam iki saat boyunca ifade verdi. İfadesinde; üreme organlarının çalındığını, olaylar esnasında kontrolünü kaybettiğini iddia etti. Dava 6 ay sürdü. 14 ekim 1992 tarihinde sonuçlanan mahkemede, idama mahkum edildi ve 11 ekim 1994 tarihinde Rostov hapishanesinin bir hücresinde sağ kulağının arkasına tek kurşun sıkılarak idam edildi.

 

Biyografisi:

 

publika.az1396605394getImage.jpg

 

Bu olay herkesi şaşkına çevirmiş ve dehşete düşürmüştü. Uzmanlar, Çikatilo'nun bu suçları işleyebilecek duruma gelmek için hangi aşamalardan geçtiğini ve bir canavara nasıl dönüştüğünü anlayabilmek için geçmişinde izler aradılar ve çok ilginç bulgulara rastladılar.

 

1936 yılında Ukrayna'da doğmuştu. Stalin'in sert politikaları halkı ezmekteydi. Ülkede açlık vardı. Çiftçiler bütün mahsullerini devlete veriyorlardı ve insanlar açlıktan ölüyordu. Aç kalan insanlar ölüleri yemek zorunda kalmıştı ve yamyamlık başlamıştı.

 

Çocukluk yıllarında annesi sürekli olarak abisinin yamyamlar tarafından öldürülerek yendiğini anlatıyordu.

1943 yılında annesi hamile kalmıştı ve babası yıllardır cephedeydi. Muhtemelen annesinin bir Alman Askeri tarafından tecavüze uğramasını seyretmek zorunda kalmıştı.

Babası Almanlara esir düştü. 1949 yılında döndüğünde ise, Stalin yönetimi tarafından hainlikle suçlandı. O dönemde savaşta esir düşen ve geri dönenlere hain damgası vurmak adet olmuştu.

 

Bu sendromların etkisinde çocukluk yıllarını tamamlayıp gençlik yaşlarına geldiğinde yakışıklı ve dikkat çekici bir genç erkek olmuştu. Genç kızların ilgisini çekmekte zorlanmıyordu. İlk cinsel deneyiminde başarısız oldu ve bu durum çevreden duyulduğunda alay konusu oldu. Daha sonraki denemelerde de başarısızdı ve artık o ve çevresindekiler biliyordu ki o iktidarsızdı. İktidarsızlık, ona alay konusu olma ve aşağılanmayı getirmişti.

 

Bu ortamdan uzaklaşabilmek için Moskova'ya giderek hukuk okumaya karar verdi, ancak sınavda başarılı olamadı. Başka bir yüksek okula gitmek zorunda kaldı. İktidarsızlığını arka plana atmak için başka yönlerini geliştirmek istiyordu. Komünist Partiye üye oldu.

 

1963 yılında kız kardeşiyle aynı evde oturan evde kalmış bir kızla ablasının baskısıyla evlendi. Cinsel hayatları yoktu. Sohbet ediyor ve birbirlerine destek oluyorlardı. Çocuk yapmak için mastürbasyon gibi çeşitli yöntemler deniyorlardı. 1965'te başarılı oldular ve ilk olarak bir kızları ve 4 yıl sonra da bir oğulları aynı yöntemle dünyaya geldi.

 

Parti üyesiydi, geliri iyiydi, ailesiyle iyi geçiniyordu. Sıradan ve saygı değer bir insan olmuştu.

 

1970 yılında bir orta okulda işe başladı, ancak bir süre sonra öğrencileri tarafından ciddiye alınmamaya ve çevresinde aşağılanmaya başladı. Öğrenciler onun yanında sigara içiyorlardı ve kendisine 'Aptal...' anlamına gelen bir lakap takmışlardı. Psikolojisi bu durumdan olumsuz etkileniyordu. Okulda flört eden öğrencileri gördükçe iktidarsız olduğu aklına geliyor ve topluma karşı nefreti artıyordu. Küçük yaşta kız ve erkek öğrencileri taciz etmeye başladı. Onlar onu aşağılamıyordu ve itiraz edemiyorlardı.

 

1974 yılında taciz olayı sebebiyle okuldan kovulduğunda okul yöneticileri onu bir rezaletin parçası olmamak için ifşa etmek istemediler. Sadece kendilerinden uzaklaştırdılar, ancak onun diğer eğitim kurumlarında çalışması bu durum sayesinde mümkün oldu.

 

Rostov 33 numaralı meslek okulunda işe başladı. Burada çalışırken ailesinin de bilmediği bir köhne ev satın aldı. Bu ev tüm bu vahşetlerin başlangıcı olan ilk cinayetin olay yeriydi.

 

İlk Cinayet:

1978 yılıydı. 9 yaşındaki Elena Zakadnova'yı bir sakızla kandırarak bu eve götürdü. Çocuğa cinsel tacizde bulundu. Çocuk buna itiraz edemedi ve o kendini istediği her şeyi yapabilecek güçlü bir erkek gibi hissetti. İktidar ve zevk hisseti, ancak cinsel organıyla bir şey yapamayacağını anlayınca bıçakla kızın cinsel organını kesti ve yedi. Çok sayıda bıçak darbesiyle öldürdükten sonra cesedini evin yakınındaki nehre attı. Ceset bulunduğunda polisler evin yakınında kan bulmalarına rağmen ondan şüphelenmediler. Çünkü o iyi bir yurttaştı.

Eski bir tecavüz suçlusu, bu olayın faili olarak yakalandı, suçlu bulundu ve idam edildi.

 

Çikatilo, bu olaydan sonra korktu ve kabuğuna çekilerek öğretmenliği bıraktı. 2 yıl boyunca suç işlemedi. Sade bir hayata başladı ve inşaat şirketleri için tedarikçilik işine başladı. Bir süre böyle yaşadıktan sonra dürtüleri onu rahat bırakmadı.

 

1981 yılı 3 Eylülü'nde 17 yaşında Larisa isimli 17 yaşında bir genç kıza cinsel ilişki teklif etti. İkinci defa tutmuş olduğu gizli eve gittiler, ancak ilişki gerçekleşmedi. İktidarsızlık onu yine harekete geçirdi. Genç kızı defalarca bıçaklayarak öldürdü ve cesedi ısırmaya başladı. İntikam arıyordu...

 

Artık tüm dünyayı dehşete düşüren seri cinayetlerine tekrar başlamıştı. Ta ki, yakalandığı 1990 yılına kadar...

 

İdam:

 

Andrey Çikatilo, 25 yıllık hayat arkadaşı Faina Çikatilo ile evliliğini aksatmaz, torunlarının güler yüzlü dedesi olarak bilinir. Aynı zamanda Komünist Parti üyesi olan Çikatilo'nun Edebiyat ve Mühendislik Fakültelerinden çifte diplomalısı bulunmaktadır.

 

Çikatilo, 50'den fazla kadın ve çocuğu vahşice doğrayıp kanını içmesi bir yana; dillerini, mahrem yerlerini kesip yemesiyle akıllarda kalmıştır. 20 Kasım 1990'da, son cinayetten iki hafta sonra tutuklandı. 14 Şubat 1994'te kafasına sıkılan tek kurşunla öldürüldü.

 

Adreslerinden derlenmiştir.

 

https://eksisozluk.com/andrey-romanovic-cikatilo--367302?p=1

Andrey Çikatilo - Vikipedi

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Vahşet'ül dehşet... :ohmy::ohmy: Rusya'da bu ve benzeri çok sayıda cani var.

 

10 - 15 yıl önce bir katil daha vardı Rusya'da, öldürdüğü kurbanların etini pişirip yerdi. Şu an dünyanın en korunaklı cezaevlerinden birinde.

 

>>> Te

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Seri Katil Charles Milles Manson'ın Hayatı..Cani manyaklar arasında en özel olanıdır.

      Manson, cani manyaklar arasında en özel olanıdır. Ona daimi kötü ününü kazandıran cinayetler – 1960'ların en şok edici olan 1969 Tate-LaBianca cinayetleri – aslında başkaları tarafından islenmişti; kendisi asla bir silah atellememil veya bıçak kullanmamıştır. Fakat onun karanlık cazibesinin kaynağı tam olarak budur; köle gibi kendisini takip eden ve onun en kanlı emirlerini yerine getirmeye hazır olan müritleri üzerindeki etkisi. Esasında Manson bazı büyülü sözler söyleyen zeki bir dolandırıcıda

      , Yer: İnsan Psikolojisi

    • Kayıtlara Geçmiş İlk Seri Katil : Henry Howard Holmes

      Doğum adı Herman Webster Mudgett Doğum 16 Mayıs 1861 Gilmanton, New Hampshire, ABD Ölüm 7 Mayıs 1896 (34 yaşında) Philadelphia, Pensilvanya, ABD Ölüm nedeni Asarak idam Ceza Ölüm Kurbanların sayısı 4–200 (4 kesinleşen; 27 itiraf edilen) Cinayetlerin süresi 1888-1894 Cinayetlerin yer(ler)i ABD, Kanada Tutuklama tari

      , Yer: Tarihi Kişiler ve Olaylar

    • Tarihin Seyrini Değiştiren Hatalar

      http://i.hizliresim.com/RDk6Xn.jpg   Yanlış bir dönüş Birinci Dünya Savaşı'nı başlattı Arşidük Franz Ferdinand'ın suikastı Birinci Dünya Savaşı'na yol açan temel sebeplerden biriydi ve kolaylıkla önlenebilirdi de. Franz Ferdinand'ın şoförü hastaneye giderken yanlış bir yola girdi ve doğrudan kendisini öldürmek için bir yerde oturup bekleyen suikastçi Gavrilo Princip'e ulaştı. Yanlış okunan bir konuşma Berlin Duvarı'nı yıktı Batı Almanya'dan bir politikacı 1989 yılında yaptığı basın toplan

      , Yer: Tarihi Kişiler ve Olaylar

    • 1984 George Orwell Kitabi ve Kuzey Kore Arasindaki Korkunç Benzerlik

      Felsede gördüğümüz korku ütopyalarından en korkuncudur bana göre. Hepimizin bildiği üzere 1984 kitabı baskıcı totaliter bir rejimin en uç seviyesidir bilmeyenler okuyup araştırıp gelsin. İnternette pdf versiyonu vardır. İnsanlar yokluk yoksulluk içindedir düşünme özgürlüğü tamamen kısıtlanmıştır. Bütün gazete dergi ve televizyon yayınları devletin elinden çıkar hatta devletin eski yayınları düzeltme organları vardır bizim kahramanımızda bu yayınlardan birinde çalışıyor. Evlerde televizyonlarda

      , Yer: Felsefe

    • Vikinglerin Korkunç İdam Yöntemi - Kan Kartalı

      [video=youtube;Rl05-4mmWfk]

      , Yer: İskandinav Mitolojisi

×
×
  • Yeni Oluştur...