Jump to content

Şamanik Bakış Açısından Hastalıklar


sirius

Önerilen Mesajlar

Şamanlar hastalığın ruhsal boyutuna bakarlar. Bir hastalık duygusal veya fiziksel boyutta gerçekleşiyor olabilir ama şaman ruhsal dengesizlik veya uyumsuzluğu arar.

 

Şamanik bakış açısından hastalığın üç çeşit klasik nedeni bulunur. Tedavi yaratmak için icra edilebilecek sınırsız şifa seremonisi bulunur. Şamanın yardımcı ruhları nedeni teşhis eder ve sonra da şifalandırma için gerekli tedavinin uygulanmasına yardım ederler. Şaman, şifa enerjilerine kanal olmak için yardımcı ruhları ve evrenin gücüyle birleşir ve “içi boş bir kemik” olarak hareket eder.

 

Hastalığın üç nedeni güç kaybı, ruh kaybı ve ruhsal ihlal veya başka bir ruhun ele geçirmesidir. Tipik olarak bu nedenlerin bir bileşimi sözkonusudur. Yalnızca ruh kaybı veya ruhsal ihlal yaşayan birine nadiren rastlarsınız.

 

Yardımcı ruhların sahip olduğu, insan dünyasına yukarıdan bakan bakış açısı şamanik uygulamacının sıklıkla sahip olamadığı bir bakış açısıdır. Bu yüzden şamanlar şifa çalışması yaparken yardımcı ruhlarla birlikte çalışırlar.

 

Güç Kaybı

 

Güç kaybı bir hastalık nedenidir. Bu, bir kişinin kendisini korumakta olan güç hayvanını veya koruyucu ruhu kaybettiği bir durumdur. Güç kaybının tipik semptomları kronik depresyon, kronik intihar eğilimleri, kronik hastalık ve kronik şanssızlıktır.

 

Şamana güç kaybının oluştuğu gösterildiğinde, geçmişteki güç hayvanı veya koruyucu ruhu geri getirmek ve böylece güç ve korumayı yeniden oluşturmak için çeşitli seremoniler icra edilebilir.

 

Otuz yıllık şamanik uygulama ve öğretmenliğime rağmen hala basit bir seremoninin gücü beni şaşırtmaya devam ediyor. İntihar eğilimli ve depresyonda olan insanların yardımcı ruhları onlara geri getirildiğinde iyileştiklerini gördüm.

 

Ruhsal İhlaller ve Posesyon

 

Bir kişi koruyucu ruhunu veya yaşamsal özünü yitirmiş olduğunda sıklıkla bedende bir boşluk oluşur. Evren boşluğa izin vermediği için, bu boşluğu doldurmak için birşey gelebilir. Şamanlar güç ve yaşamsal özlerini yitirmiş danışanlarının içine girmiş ruhsal eklenti algılayabilirler.

 

Ruhsal eklentiler negatif düşünce formlarından gelirler. Yerli kültürlerde insanlar enerjiyi ifade etme ve enerjiyi gönderme arasındaki farkı anlarlar. Biz Batı’da bu farkı sıklıkla anlamıyoruz. Öfkemizi, çaresizliğimizi, üzüntümüzü, vd. ifade etmemiz önemlidir. Ama sıklıkla bu enerjileri kendimize, diğerlerine ve çevreye psişik oklar gibi gönderiyoruz. Ve bu enerjiler, şamanların ruhsal ihlal/eklenti olarak adlandırdıklarını yaratıyor.

 

Ruhsal ihlalin işaretleri, kanserin bir çeşidi veya belirli bir bölgede ağrı şeklinde, lokalize bir sorun olrak ortaya çıkar. Şamanlar için duygusal ve fiziksel hastalık ayrımı bulunmadığından, ruhsal ihlal kronik öfke veya depresyon olarak da kendini gösterebilir. Bu tip ruhsal bir sorunun tedavisinde şaman, yardımcı ruhlarıyla birlikte çalışarak ruhsal ihlalin yerini ve doğasını teşhis eder. Ve sonra da bunu çıkardığı bir ekstrasyon (çekip çıkarma) icra eder.

 

Şamanik şifa uygulamalarıma ilk başladığım 1980 lerde ekstrasyon çalışmasında uzmanlaşmıştım ve bu çalışmalarla kanser, depresyon ve hatta kronik yorgunluk ve lupus tedavilerinde çok başarılı oldum. Bu şifa metodunun gebe kalmada sorun yaşayan kadınlarda da başarılı olduğunu gördüm.

 

Şamanlar hem yaşayanları hem de ölüleri şifalandırırlar. Ölmüş olanları psychopomp (ruhgütme) çalışması yaparak şifalandırırlar. Bu terim Yunanca psychopompous’tan gelir ve birebir anlamı ruhların kılavuzu demektir. Öldüğümüzde genellikle aşkın gerçekliğe zarifçe geçiş yaparız. Şamanizmde bir kişi cinayet, kaza, savaş, aşırı doz, intihar, terörist saldırı sonucu travmatik ölümle karşılaştığında ruhunun aşkın alemlere geçişinde yardıma ihtiyacı olabileceği anlayışı vardır. Bunun nedeni ruhun ölüm esnasında bocalayıp, burada yani Orta Dünya’da takılıp kalabilmesidir.

 

Orta Dünya’da takılıp kalmış olan bir ruh burada gezinip durabilir veya gücünü veya yaşamsal özünü yitirmiş birinin bedenine girebilir. Ve bu da posesyona neden olur. Şamanik bakış açısından bu, şizofreni ve çoklu kişiliğin nedenlerinden biridir.

 

Bu durumda şamanın rolü bir deposesyon (yabancı ruhu ait olmadığı bedenden çıkarmak) icra ederek, bu ruhun Orta Dünya’dan aşkın gerçekliğe geçişine rehberlik etmektir.

 

Birçok yerli kültüründe, insanlar öldüğünde ruhgütme çalışması yapıldığından ve deposesyon çalışması ihtiyacı çok iyi anlaşıldığından, bizim Batı’da deneyimlediğimiz duygusal hastalıklara rastlanmaz.

 

Sandra Ingermann

 

Ve Üçüncüsü;

 

http://www.gnoxis.com/kay%C4%B1p-ruh-par%C3%A7%C4%B1-soul-retrieval-%C5%9Famanlar-travmalar%C4%B1-nas%C4%B1l-%C5%9Fifaland%C4%B1r%C4%B1r-59259.html

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Benim inanışıma göre insan ilk kendisinin ve evrenin yaratılışına şahit olduğunda ,Bu tür ilimlerin ve şifa enerjilerini kulllanmanın bütün seremonilerini biliyordu . Maddi dünyaya tekamül ettikten sonra bile DNAlarında kayıtlıdır bu bilgiler . Bazı insanlarda şifa gücü daha fazladır bu tür bilgileri daha erken hatırlar .Buda ilahi iradenin bir takdiri .(Tamamen benim inanışım bunlar . ) . Şamanizm olmasa insanlık omayacakmış gibime geliyor bu makaleleri okuduktan sonra bana . Ama evrende öyle bir sistem var ki kişi kendi ruhsal tekamül seviyesine göre bazı sıkıntılara zorunlu maruz bırakılıyor sanki. Özellikle günümüzün kapital dünyasında insanlar hastalık süreçlerinde bu tür bilgilerden yoksun bırakılıyor ...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Nöroetik: Beyin ve Ahlaki Davranışlara Büyüleyici Bir Bakış

      Nöroetik, yeni ve ilginç bir bilgi alanıdır. Beyinde olanlarla ilgili olarak ahlaki davranışları analiz eder. Nöroetik kelimesinin iki anlamı vardır. 1973 ve 2002 yılları arasında “sinir bilimlerinde etiği inceleyen bir bilgi alanı” olarak tanımlandı. Ancak 2002’den itibaren etiğin sinirbilimi olarak ele alındı. Bu son kavram bugün hakim olan kavramdır. Etiği felsefe alanına değil, nörobiyolojiye dayandırmaya çalışır. Alman nöropsikiyatrist Anneliese Alma Pontius, nöroetikten bahseden

      , Yer: Gnoxis Cafe

    • Sık Görülen Hastalıklar ve Faydalı Renkleri

      Mide Krampları:Sarı,limon sarısı. İltihaplanma:Mavi,mavi-menekşe. Ağrı(kulak):Turkuaz. Ağrı(baş):Mavi,yeşil. Ağrı(kas):Pastel turuncu. Ağrı(diş):Mavi,mavi-menekşe. Alkolizm:Lacivert,sarı. Alerjiler:Lacivert,açık turuncu. Anemi:Kırmızı. İştah(aşırı):Lacivert. İştah Kaybı:Sarı,limon sarısı. Astım:Mavi,turuncu. Bulantı:Sarı,limon sarısı. Kanama:Mavi-yeşil. Su Toplaması:Pudra ya da buz mavisi. Tansiyon(düşük):Kırmızı,kırmızı-turuncu. Tansiyon(yüksek):Mavi,yeşil. Kemikler:Menekş

      , Yer: Alternatif Terapiler

    • Türk Kültürü Açısından Şamanlık

      İslam'dan önceki ideolojik ve sosyo-kültürel alanın idare edici ve yönlen­ dirici fonksiyonunu üstlenen Şamanlık,ı felsefi pratik bir akım olup Türk kül­ türünün bütün yönlerini kapsamaktaydı. Türklerin zamanla kabul ettikleri dinler de (Manihaizm, Budizm, Hıristiyanlık, Musevilik, İslam) Şaman öğe­ lerini Türk şuurundan ve Türk kültüründen silip atamamıştır.2 Şamanlık, ye­ ni kültür çevresine ayak uydurarak yaşamını şöyle veya böyle bir şekilde sür­ dürebilmiştir. Takip ve yasaklar3 Şaman unsur

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • Rasyonalist Bakış Açısıyla H.P Lovecraft

      Mitos Yaratıcısı Olduğu Kadar Paranoyaklık Yaratıcısı Edebi ustalıklardaki yetersizliğine rağmen bir mitos yaratıcısı olarak ele aldığımız H.P Lovecraft’in eserlerine yansıyan mitleri ele alan karakterler, normal bir özdeşleşme sürecinden sonra eserlere yön veren karakterden ziyade, okuyucunun kendisini direkt bir şekilde temsil eden simgesel karakterlere dönüşürler. Somut bir örnek olarak Cthulhu Mitosunu devam ettiren yazarlar (ki bu yazarlara Stephen King bile dahildir) “bir Lovecraft ok

      , Yer: Yazarlar

    • Arketiplerin Ana Fikrine Bakış

      [h=2]ARKETİPLERİN ANA FİKRİNE BAKIŞ[/h][h=2]Bilinçli düşüncemiz büyük oranda bilinç dışı tarafından belirlenebilir. Bilinç dışı, bütünselliğimizin parçasıdır. Bizde varolan çeşitli özelliklerin, en yüce olanlarla en aşağı olanların bile alanıdır. İnsanın farkında olmadan davranışlarını etkileyebilir. Bize göre gerçek alemdeki her somut obje, beynin frekansları tercümesinden ibaret ve titreşimler algılara beyin tarafınca organize edilerek döndürüldüğünde onları seyrediyoruz. Beş duyunun eseri ol

      , Yer: Mitoloji

×
×
  • Yeni Oluştur...