Jump to content

Søren Kierkegaard felsefesi


sidar

Önerilen Mesajlar

En özel varoluşun bireysel olabileceğini savunan tümel varoluşun sistematik olup ve bundan ötürü yozlaşmaya müsait olduğunu düşünen çok sevdiğim Nietzche gibi ayrıksı bir kişiliğe sahip bir varoluşçu filozof .:D

 

indir.jpg

 

Hayatı

 

Kierkegaard dindar babasının etkisiyle din eğitimi alarak ve katı bir dinsel atmosfer içinde yetişti.Tüm yaşamında bu çocukluğun etkisi görülür.Kendisi de dinsel düşünceleri olan birisi olmakla birlikte sürekli din adamlarıyla, kurumlarıyla ve düşünceleriyle çatışma halinde oldu. Mevcut Hıristiyanlığın yozlaşmış olduğunu ileri sürdü ve Hıristiyan inancının tamamen yenilenmesine yönelik eleştiriler geliştirdi. Kierkegaard, din ve tanrıyı tamamen bireysel bir konu olarak değerlendirdi. Bu yönde giderek sistematik felsefenin bireyi göz ardı eden bütüncüllüğünü de reddetti. Felsefesinde bireyi merkeze aldı.

 

Felsefesi

 

Kierkegaard, var oluşçuluğun öncülerinden sayılır. Var oluşçu felsefe bir bakıma her var oluşçu filozofta kendine özgü bir nitelik kazanarak ayrıca tanımlanır, ancak bilinen genel nitelikleri ve felsefi özgüllüğü açısından var oluşçuluğun kurucu isimlerinin başında Kierkegaard sayılmaktadır. Kierkegaard'ın belli bir felsefi sistematik geliştirmediği doğru olmakla birlikte (Kierkegaard bu anlamda Nietzsche gibi bağımsız ve dizgesiz filozoflardandır), kullandığı kavramlar ve felsefe yapma tarzı sonradan var oluşçu felsefelerde görülen nitelikleri barındırır. Kierkegaard'ın itiraz ettiği ve sürekli eleştirdiği filozof Hegel'dir. Hegel'in rasyonalist ve sitematik felsefesi Kierkegaard için kabul edilemezdir.Kierkegaard'ın Hegel'den daha çok asıl olarak Hegelcilik'i hedeflediği söylenebilir. Var oluşçu felsefelerde görülen kavramların çoğunluğu öncül olarak Kierkegaard'da görülür: saçma, bunaltı, korku ve kaygı. Kierkegaard'ın felsefi sorunsalı bir bakıma mevcut Hıristiyanlık içinde ve hatta karşısında nasıl iyi bir Hıristiyan olunacağı noktasına da bağlıdır. Kierkegaard, felsefe tarihinin soyut mantıksal kurgularla geliştiğini ve bu nedenle bireyi, bireyin gerçek yaşamını gözden kaçırdığını düşünür. Ona göre var oluş, somut ve öznel insanın yaşamıdır. Bu nedenle felsefe somut düşünmeye, yani var oluşa yönelmelidir.

 

Kierkegaard'dan Seçme Sözler

 

- Kadının erkekten daha duyusal olduğunu, onun vücut yapısı bile gösteriyor.

 

- Çünkü ebediyen vazgeçmiş olan kendi kendine yeter.

 

- An, zamanın ve ebediyetin birbirini dokundukları bir belirsizlik.

 

- Benim için hakiki olan bir hakikat bulmalıyım. Yaşayıp uğruna ölmek isteyeceğim bir fikir.

 

- Bir kızı baştan çıkarmak bir şey değil, ama baştan çıkarılmaya değen bir kız bulursan şanslısın.

 

- Felsefenin dediği doğru. Hayat geriye doğru anlaşılır. Ama burada bu cümleyi unutuyoruz: İleri doğru yaşanmalı!

 

- Süpürün beni. Son sözleri - 11. Kasım 1855

 

- Evlen! Pişman olacaksın. Evlenme... Yine pişman olacaksın.

 

- Akıl azaldığı oranda kaygı da azalır.

 

- Canı sıkılan herkes değişim istiyor.

 

- Nedir bir şair? İç çekmelerini ve çığlıklarını güzel bir müziğe dönüştüren dudaklara sahip olan, fakat ruhunda gizli acılar barındıran mutsuz bir insan.

 

- Neler gelecek? Gelecek ne getirecek? Bilmiyorum, hiç bir tahminim de yok. Bir örümcek sabit bir noktadan nedenlerden dolayı sonuçlara doğru düşerken önünde hep boş bir mekan vardır ve hiç bir yere tutunamaz, her ne kadar çırpınsa bile. Ben de kendimi öyle hissediyorum; önümde hep boş mekan; ileri doğru sonuçlara doğru yol almamı sağlayan arkamda kalmış nedenler var. Bu hayat korkunç, dayanılacak gibi değil.

 

- Her kötülüğün başı can sıkıntısıdır.

 

- Aslında avarelik hiç de kötülüklerin anası değildir, tam tersi, neredeyse tanrısal bir hayattır, yeter ki can sıkıntısına kapılma.

 

- Büyüklük şu ya da bu olmak değil, kendin olmaktır.

 

- Karşılaştırma eylemi mutluluğun terki ve memnuniyetsizliğin başlangıcıdır.

 

- Nefret, başarısızlığa uğramış sevgidir.

 

- Bir erkek hiçbir zaman bir kadın kadar acımasız olamaz.

 

- Bütün düşüncenin en yüksek çatışkısı, düşüncenin, düşünemeyeceği bir şey bulma çabasıdır.

 

 

Alıntıdır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Tam bana göre bir adammış. Dostoyevski, Albert Camus, Soren Kierkegeard, Nietzsche... Bu adamların çok farklı yapıları vardı. İzlenimlerine, tespitlerine şaşıp kalıyorum.

 

- Çünkü ebediyen vazgeçmiş olan kendi kendine yeter. (Tam 12'den vurmuş.)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Şan, ilim, şöhret,

Dostluk, zevk-ü sefa, servet:

Hepsi bir yel, bir sis,

Daha doğrusu,

Hepsi bir hiç.

 

-

 

Sabahları kalkar kalkmaz, yine hemen yatağa giriyorum. Kendimi en iyi hissettiğim zaman, akşamleyin, ışığı söndürüp, yorganı başımın üzerine çeker çekmez. O zaman bir kere daha doğruluyorum, tarifsiz bir hoşnutlukla odaya göz gezdiriyorum, ve sonra iyi geceler, doğru yorganın altına.

 

-

 

İnsan yalnız başkalarına karşı değil, kendine karşı da akıl ermez olabilmeli. Kendimi inceliyorum; bundan yorulunca, zaman öldürmek için bir sigara yakıyorum ve düşünüyorum; Tanrı bilir; Yaradanım benimle ne demek istedi, veyahut benden ne ortaya çıkaracak, diye düşünüyorum.

 

-

 

Benim için hiçbir şey, anımsamaktan daha tehlikeli değil. Belli bir yaşam koşulunu bir defa anımsadım mı, koşul kendiliğinden sona eriyor. Ayrılıklar aşkı canlandırır denir ya, pek doğru, lakin salt şiirsel bir anlamda canlandırıyor. Anılarda yaşamak, aklın hafsalanın alabileceği en mükemmel yaşam. Anılar, gerçeklikten çok daha fazla bir doygunluk hissi uyandırıyor, ve hiçbir gerçekliğin sahip olmadığı bir rahatlık ve güvence var onlarda. Zira anımsanan bir gerçeklik, çoktan sonsuza karışmış, dolayısıyla artık hiçbir zamansal önem taşımıyor.

 

-

 

Yapımdaki orantısızlık, ön bacaklarımın fazla ufak olması. Avustralya'nın kangurusu gibi ufacık ön bacaklarım var, oysa arka bacaklarım alabildiğine uzun. Çoğunlukla, olduğum yerde sessiz sedasız oturuyorum; bir hareket yaparsam, bu, sıcak akrabalık ve arkadaşlık bağıyla bağlı olduğum herkesin ödünü kopartacak kadar müthiş bir sıçrama.

 

İnsanlar ne mantıksız oluyor. Sahip oldukları özgürlükleri hiç kullanmıyorlar da, sahip olmadıklarında ayak diriyorlar; düşünce özgürlükleri var, onlar ifade özgürlüğünde diretiyor.

 

-

 

Canım hiçbir şey istemiyor. Ata binmek istemiyor, fazla sert bir hareket; yürümek istemiyor, fazla yorucu; uzanıp yatmak istemiyor; zira ya yatıp kalacağım, ki bunu canım istemiyor, veyahut tekrar ayağa kalkacağım, canım bunu da istemiyor. Velhasıl, canım hiçbir şey istemiyor.

 

-

 

Geniş çevremdeki tanıdıkların dışında, samimi bir dostum da var - melankolim; eğlencemin tam ortasında, işimin tam ortasında bana el edip, bir kenara çeker, bedenen orada olsam da olmasam da. Melankolim, şimdiye kadar bildiğim en vefalı sevgili, ne hayrettir ki, yine sevdalandım.

 

-

 

Ne olacak? Gelecek ne getirecek? Bilmiyorum, hiçbir fikrim yok. Bir örümcek, sabit bir noktadan hedefinin içine doğru seğirtirken, önünde daimi bir boşluk görür, ayak basacak yer bulamadığı bir boşluk, ne kadar çırpınırsa çırpınsın. Ben de bu durumdayım; önümde daimi bir boşluk, beni ileriye doğru güdüleyen şey, arkamda yatan bir netice, bu hayat geriye dönük ve korkunç, tahammül edilir gibi değil.

 

-

 

Güneş öyle şahane ve pırıl pırıl aydınlatıyor ki odamın içini; yanda pencere açık; sokakta tıs yok, bir Pazar öğleden sonrası; bir tarla kuşunun sesi kulağıma geliyor ta yakından, komşu avluya bakan pencerelerden birinin dışına konmuş, makara çekiyor, o güzel kızın penceresinin dışında; ta uzaklarda; ücra bir sokakta bağırarak karides satan bir adamın sesi geliyor kulağıma; hava öyle sıcak, ve lakin şehir öyle ıssız ki. - O zaman gençliğim aklıma geliveriyor, ve ilk aşkım - ve ben o zamanlar hasret çekerdim, şimdiyse sırf ilk hasretimin hasretini çekiyorum. Gençlik nedir? Bir rüya. Aşk nedir? Rüyanın mayası.

 

(Søren Kierkegaard - Aforizmalar - Alıntı)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Hukuk Felsefesi

      Hukuk Felsefesi/donkişot yayınları...okudukca not tarzında buraya da ekliycem.zaten 70 sf:)bu kıtabın düzenine uymayıp kafamda oluşturdugum bır sıra ıle özetliyorum.Umarım karışık gelmez olabıldıgınce sade anlatmaya çalıştım...devamı gelicek :)bu sırda yazdığım özetle alakalı alakasız hukuk,adalet,devlet vs hakkında fikir paylasımı ya da tartısma ortamı yaratbılırız:)         hukuk felsefesi,ahlak felsefesının karsında kendi normlarının zorlayıcı karakterini ortaya cıkarır.tarih ahlak-hukuk,dev

      , Yer: Felsefe

    • Hippi Felsefesi

      HİPPİ FELSEFESİ   http://icube.milliyet.com.tr/YeniAnaResimModa/2012/03/01/hippi-akimi-2050069.Jpeg   Hippilerin “beat” hareketinden esinlendiğini söyleyebiliriz. 1950’lerde ortaya çıkan beat hareketi savunucularının çoğunluğunu edebi sanatçı çevre oluşturuyordu. Genel olarak kişisel kurtuluşun, arınmışlığın toplumsal sorunlarla ilgilenmemekten, geleneksel yapıya karşı çıkmaktan, özgürlüğün uyuşturucu, caz müzik ve cinselliğin doyasıya yaşanmasıyla ortaya çıkacağın savundular beatnikler.1960’

      , Yer: Felsefe

    • Soreen kierkegaard - Umutsuzluk ..

      SørenKierkegaard; şu Danimarkalı filozof, varoluşçulu­ğun babası... Kierkegaard'a göre umutsuzluk evrenseldir, çünkü insan sonluluk­tan sonsuzluğa geçişi umutsuzluk yoluyla gerçekleştirir. Umutsuzluk kaçınılmazdır, onu bir an olsun yabana atamayız. Benliğin iflah olmaz hastalıklarına karşılık umut üzerine topyekûn iyimser bir felsefe geliştirmek ruhumuza yapılabilecek en ağır saldırılardan biridir. Bir mustarip kötü bir teselliyle avutulabilir mi? Umut üzerine gerekli-gereksiz sarfedilen sözler

      , Yer: Felsefe

    • İslam Felsefesi

      İslam felsefesini, İslami felsefe ve İslam dunyasında gelişen felsefi akımlar olarak iki grupta değerlendirmek mümkündür.   Temelde özü itibarı ile dogmatik olan din ile felsefenin beraber nasıl değerlendirilebileceği tartışmalı olsa bile, İslam dünyasında felsefe orta çağ batı dünyasından çok daha müsamahalı karşılanmıştır. Bunun bir nedeni İslam dininin temel esaslar dışında ferdi düşünceye serbestlik tanıması, imani esasları alenen zedelememek şartıyla düşünceye verdiği özgürlük, diğer bir n

      , Yer: Felsefe

    • Søren kierkegaard-Baştan Çıkarıcıdan Alıntılar.

      Acaba günlüğün her şeye rağmen o şiirselliği nasıl izah edilebilir? Cevabı kolay, yazarın şiirsel mizacıyla denebilir, ama onun şair yanı şiirsel olanla hakikati birbirinden ayırt edebilecek kadar ne zengindi ne de fakir. Günlükteki şiirsellik esasen ondan notlara yansıyan bir şiirsellikti. Gerçeğin şiirsel anlarının keyfini artırmak için onun kattığı şiirselikle ilgiliydi. O bu şiirselliği daha sonra şiirsel tefekkür olarak geri almaktan zevk duydu, zaten yaşamı zevk almak üzerine kuruluydu. On

      , Yer: Felsefe

×
×
  • Yeni Oluştur...