Jump to content

Everest Günlüğü


paranormalfikir

Önerilen Mesajlar

_Everest_G%C3%BCnl%C3%BC%C4%9F%C3%BC.jpg

 

Mayıs 1996’ya kadar Everest Dağı’na yaklaşık 630 kez tırmanıldı ve 144 kişi bu uğurda hayatını kaybetti.

1996 bir tırmanış sırasında en fazla kaybın yaşandığı yıl oldu ve 12 kişi hayatını kaybetti.

Ancak 84 kişinin zirveye erişmesi, 1996’yı aynı zamanda başarılı bir yıl yaptı.

 

"Everest Günlüğü", Jon Krakauer’in dünyanın çatısı Everest’te olup bitenleri duygusal bir içtenlikle kaleme aldığı kusursuz anlatımıyla eşsiz bir MACERA.

Nefes nefese okuyacağınız, kopamayacağınız bir KORKU hikâyesi.

"Everest Günlüğü", kitabın girişinde “Bu kitabı yazarak Everest’i hayatımdan silebileceğimi düşündüm” itirafında bulunan Krakauer için aynı zamanda bir gönül borcu. Fırtınada kaybolanlar için daha fazlası yapılamayacak olsa da bir “vicdan azabı”.

Neden insanlar Everest’e tırmanmaya çalışıyor? Neden insanlar sevdiklerinden uzakta hayatlarını riske atıyorlar, onca zorluğa, soğuğa ve rüzgâra katlanıyorlar? Neden? Everest’in büyüsü ne?

Tutku, heyecan, gerilim ve ve doğaya karşı verilmiş insanüstü bir savaş.

 

(Doğan Kitap)

 

Jon Krakauer, Everest'in zirvesine ulaştığında 57 saattir uyumamıştı. Yeryüzünün en yüksek noktasında oksijen azdı ve zihni gidip geliyordu. Sonunda diğer dağcılarla birlikte yerkürenin çatısındaydılar, ama macera daha yeni başlıyordu...

Fırtına bulutlarının yaklaştığını kimse fark etmemişti. Krakauer çadırına zor ulaştı. Bayılmıştı. Ertesi sabah uyandığında onu büyük bir sürpriz bekliyordu.

 

Krakauer, Everest Günlüğü'nde, kendisi dahil bütün insanların bu zirveden nasıl etkilendiklerini anlatıyor. Duru ve bir gazeteci hassasiyetiyle yazılmış Everest Günlüğü, karşı konulmaz bir tutkuyu, her şeyden vazgeçme pahasına peşine düşülen hayalleri, doğaya karşı verilen mücadele sonucunda elde edilenleri ve yitip gidenleri gözler önüne seriyor.

 

“İlk ağızdan duyabileceğiniz en sarsıcı öykü. Krakauer'in başarılı anlatımıyla yıllar boyu hafızalardan silinmeyecek bir maceradan çok özel anılar.”

 

(The New York Times)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Cadının Günlüğü isimli kanala ne oldu ?

      Bilen varsa lütfen söylesin. Gerçekten çok merak ediyorum. Bu kadinin önceden wicca/cadilik hakkinda güzel,bilgilendirici videolari vardi. Ama sonra bir video atmıştı kendisindeki anksiyete vb. Psikolojik rahatsizliklarini anlatıyordu. Iste o videodan sonra uzun bir süre video atmadı. Bir süre sonra eski videolarını silmeye başladı. Sonra da kanali tamamen kapattı. Facebook hesabini da kapatmis. Ya cok merak ediyorum acaba basina bir sey mi geldi ? Bilen biri beni aydinlatirsa sevinirim

      , Yer: Gnoxis Cafe

    • MADIMAK Carina'nın Günlüğü

      Yıllardan 1993'tür ve kadının toplumdaki yerini araştırmak için genç bir araştırmacı olan Carina Cuanna Türkiye'ye gelir. Temmuz ayında Sivas'ta düzenlenen Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne katılmak için aralarında Aziz Nesin'in de olduğu geniş bir yazar-müzisyen-gazeteci ve şairler topluluğu ile yola çıkar. Fakat gerici güçlerin provakasyonu sonucu konakladıkları Madımak oteli önünde tansiyon artar. Çıkartılan yangın sonrası yaşanan katliamında Carina da yaşamını kaybeder. Fakat son nefesine kadar

      , Yer: Filmler

    • Bir Seri Katilin Günlüğü

      ...Yine o korkunç istek uyandı içimde. Barlara gitmek istiyordum yine. Avlanma duygusunun heyecanı başladı. Beynim bunun normal bir duygu olduğuna inandırmaya çalışıyordu beni. Ama ben duygularımı bastırdım ve ofise döndüm...   ...Bir sürü sakinleştirici içtim ki kendimden geçeyim diye. Avlanarak kana susamışlığımı dindirmeye çalışan vahşi bir hayvanım ben. İlaçların etkisiyle kafesine kapatılmış ve uysallaşmış olacağım. Bazen kafama bir kurşun sıkmalarını istiyorum. İlaç etkisini gösteriyor...

      , Yer: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri

    • Sadist bir katilin günlüğü.

      Sırf bu iş için aldığım topuklu kösele ayakkabıları giydim.Merdivenlerden çıkarken yaklaşan topuk sesleri,korkusunu birkaç kat daha arttıracaktı muhakkak.Her attığım adımda duyacağı sesler,kalbinin atışını daha da hızlandıracaktı.Tak tuk tak tuk...Onun kanında salgılanan adrenalin,benim kanımda salgılanacak olan endorfini tetikliyordu.Ben her basamağı çıkışımda,onun dudaklarının ucunda desibeli yükselen inlemeler,benim beynimde neşeli kahkahalara dönüşüyordu.Tak tuk tak tuk... Bu korku dalgasın

      , Yer: İnsan Psikolojisi

    • Bir Hayalet Avcısının Günlüğü

      Kaybolan hayaletler...   “Bütün hayaletler nereye gitti bilmiyorum. Kesinlikle söyleyebilirim ki 20 sene evvel olduğu kadar hayalet yok meydanda. Belki de onları fazla kabullenmemiz bir neden olabilir. Çevremde herkesin bir hayalet hikayesi, her gazetenin anlatacak bir haberi var son günlerde. İnsanlar, ben bu olaylarla ilgilendiğim için benim yüzlerce hayalet gördüğümü sanıyorlar. Oysa hayaletli evlerde bir çok akşamlar geçirmeme rağmen sadece 2-3 kere görmeye yaklaştım.   Kesinlikle hayalet

      , Yer: Şehir Efsaneleri

×
×
  • Yeni Oluştur...