Jump to content

Paganizm, Cadılık, Wicca ve Büyüler Üzerine…


AurorA

Önerilen Mesajlar

http://4.bp.blogspot.com/-qfW_v52syvw/UhPVBwRJWRI/AAAAAAAAAGQ/FxPKXkGZpko/s320/pagan.jpg

 

Paganizm, Cadılık, Wicca, büyü kavramları birçoğumuza oldukça yabancı gelmektedir. Birçoğumuz için büyü; sadece hacı-hocaların elinde olan yalan dolu bir sektör olarak bilinmekte, paganizm; güneşe-gök gürültüsüne tanrı diyen, eliyle yonttuğu taşlara – heykellere tapan insanları akla getirmekte, cadılar ise masaldan fırlamış çocuksu hikâyeler olarak görülmektedir. Oysa çok değil bundan altı yüzyıl önce insanlar cadı oldukları ve büyü yaptıkları gerekçesiyle rahatlıkla engizisyon mahkemelerinde yargılanıyor, yargılama sırasında türlü işkencelerle insanlara büyü yaptıkları ve cadı oldukları itiraf ettiriliyor ve sonuç olarak çoğunlukla yakılarak ölüme mahkûm ediliyorlardı. Hatta bugün bile medyada sıkça rastlamasak da, Suudi Arabistan’da din polisleri insanları cadılıkla suçlayarak aynı engizisyon mahkemelerindeki gibi ölüme mahkûm edebiliyorlar. Peki, nedir bu kavramlar? Neden bu kadar bihaberiz bunlardan ve bugüne kadar nasıl gelebilmiş bu bilgiler?

 

Özellikle kitaplı dinlerin kendi görüş ve inançlarını yaymak amacıyla cadılara ve pagan inanışına sahip kimselere yaptıkları işkenceler, pagan tanrı ve bilgilerinin çarpıtılarak insanların zihinlerine farklı şekillerde sokulması, kadim bilgilere ait her türlü verinin, kütüphanelerin yakılıp yıkılması sonucunda bu bilgilere sahip olan azınlık kendilerini gizleyerek, varlıklarını ve inançlarını belli etmeksizin küçük topluluklar halinde yaşamaya zorunlu kılınmışlardır. Kitaplı dinlerin yıkıcı hareketleri ve bu inançlara sahip kişilerin inançlarını herkesten gizlemek zorunda kalmaları nedeniyle paganizm ve cadılık uygulamalarının tarihte ilk ne zaman ortaya çıktığı bilinmemekle birlikte çoğu kişi tarafından cadılığın Atlantis ve Mu uygarlıkları ile bağlantısı olduğu iddia edilmektedir. Hatta bu alanda yapacağınız küçük bir araştırma neticesinde Atlantis ve Mu uygarlıklarının vakti zamanında teknoloji açısından aşırı gelişmiş olduğu, sonunda büyü nedeniyle buralarda iç karışıklık yaşandığı, büyük savaşlar sonucunda bu kıtaların battığına dair bilgilere ulaşmanız mümkündür. Konuyu, uzun yazıları okumaktan ürken gözler için biraz daha kısa tutmayı amaçladığımdan çok derine girmeden devam ettirmek niyetindeyim. Bu sebeple Paganizm ile başlayalım…

 

Paganizm, kökenleri dünyanın eski doğa dinlerine uzanan inançların bütününe verilen genel bir isimdir. Esasında etrafında var olan her şeyin tanrısal gücün tezahürü olduğunun farkına varılmasını temel alır. Özünde yaratıcı güç düşüncesi vardır. Tüm tanrılar ve tanrıçalar o gücün bir başka deyişle evrensel özün, doğanın farklı tezahürlerinin sembolleştirilmeleridir. Paganizm’de önemli olan doğaya uyumlanmaktır. Bu inancın ruhban sınıfları ya da örgütlü bir din sistemi yoktur. Çeşitli coğrafi bölgelerde tanrı ve tanrıçalara ulaşmak için farklı yöntemler kullanmışlardır. Paganizmde güzel olan tanrı ve tanrıçaya ulaşmanın birden çok yolu olduğuna inanılması ve doğanın efendisi değil; onun bir parçası olduklarına inanarak doğa ile bütünleşmeye çalışmalarıdır. Böylece kutsal olana ulaşmaya çalışan kişi, bu yolun öncelikle doğadan ve dolayısıyla doğanın parçası olan kendisinden geçtiği bilincine sahiptir. Bu sebeple doğaya, doğanın içinde kendisiyle birlikte yaşayan tüm canlılara azami saygı ve sevgi duymaktadır.

 

Paganizmdeki gibi cadılıkta da, Wicca dininde de doğaya uyumlanmak ve doğanın bilgeliğinden yararlanmak çok önemlidir. Dört element vasıtasıyla doğa ile iletişime geçer, büyü pratikleri yaparak evrendeki enerjileri, doğayı ve kendi iç benliklerini keşfederler. Cadılık ile Wiccalık aralarındaki benzerlikler nedeniyle çoğu kişi tarafından aynı sanılır. Ancak Wicca kavramı, cadılıktan çok daha yeni, modern bir kavramdır. Bu kavram 1954 senesinde Gardner tarafından ileri sürülmüş, onun öğretileri bir din haline getirilmiştir. Bir başka deyişle Wiccalık cadılığın bir alt koludur ve bir dindir. Wiccalıkta tanrı ve tanrıçalara tapınma varken, cadılıkta tanrı ve tanrıçalar sadece evrensel düzeni sağlayan kozmik bilge varlıklar olarak görülür ve onlarla iletişime geçilir, onlara tapınılmaz. Cadılıkta derin bir felsefe vardır. Örneğin iyi ya da kötü diye bir şey yoktur. Onlara göre erdemler, etikler ve doğanın bilgeliği kuralları vardır. Aydınlığın ve karanlığın yani doğanın iki önemli dengesinin bilgeliğinden söz ederler. Bunlar o kadar iç içedir ki; birini reddetmek diğerini eksik bırakır. Günümüzde popüler kültürün de etkisiyle birçok kişi wiccalığı tercih ederek bu yolda ilerlemekteyse de, geleneksel cadılık öğretilerine bağlı şekilde yaşayan da birçok kişi bulunmaktadır.

 

Cadılık ve Wiccalıkta büyü önemli bir yer tutar. Büyü, bu konuda oldukça uzman olarak görülen Aleister Crowley’in tanımıyla “irade doğrultusunda değişiklik yaratma sanatı ve bilimi”dir. Varlığı ve yokluğu yüzyıllarca birçok kişi tarafından tartışılmış, ulaşılan sonuç ise kişilere göre değişiklik göstermiştir. Örneğin Hegel’e göre büyü, tüm zamanlar boyunca toplumun her kesiminde mevcuttur. Eusebe Salverte, “Essay” adlı eserinde büyüye saygı ile baktığını belirtip antik toplumlardaki büyücülerin de belli hileler kullandığını söylemiştir. Antropolog Sir James Frazer büyünün gerçek olmadığını ileri sürmüş, ancak büyünün sosyal ve bilimsel gelişmelere temel olduğunu vurgulamıştır. Modern antropolojide Hubert ve Mauss gibi uzmanlar ise ilkel büyücülerin sahtekâr olduğunu, onları izleyenlerin onlarda doğaüstü güçler olduğuna inandığını iddia etmişlerdir.

 

Günümüzde dünyanın çeşitli yerlerinde halen büyünün var olduğuna inanan, büyü yapan ve hatta Suudi Arabistan’daki örnekte olduğu gibi büyü yapan kişileri cezalandıran kimseler bulunmaktadır. Büyü denilen şeyin var olmadığı düşüncesi, içinde bulunduğumuz materyalist dönemde oldukça yaygındır. İnsanlar hep aşırı uç sonuçlar görmeyi arzulamaktadırlar. Ancak durum öyle değildir. Örneğin parayla satın almanız gereken bir şeye ihtiyacınız olduğunda bu şeyi almak için büyü yaparsanız bir anda cepleriniz parayla dolup taşmayacak ya da almak istediğiniz şey aniden evin içinde belirmeyecektir. Büyü nedeniyle ortaya çıkacak sonuç ancak beklemediğiniz bir yerden aniden para gelmesi ya da ihtiyacınız olan şeyin size hediye olarak gelmesi şeklinde olabilir. Bu da çoğunlukla konuyu detaylı incelemeyen ya da şüpheci karaktere sahip kimseler için tesadüf olarak nitelendirilebilirken, büyünün varlığına inananlar bunun enerjinin doğru yönlendirilmesi sonucu başarı sağlayan bir büyü olduğunu düşüneceklerdir. Büyünün var olup olmadığı konusundaki karar tamamen kişinin kendi görüsüne, düşüncelerine bağlı bir şeydir.

 

Büyünün nasıl yapıldığı da çoğunlukla merak konusudur. Büyü, enerji sistemleri üzerinde uzmanlaşmış kişilerin enerjiyi doğru şekilde yönlendirmesiyle gerçekleşir. Bu açıdan bakıldığında dua etmek dahi büyü yapmakla eş görülebilir. Ancak özellikle cadılık geleneğinde büyü yapmak, yapılan her büyünün üç katı olarak kendilerine geri döneceği inancı nedeniyle de oldukça önem verilmesi ve özen gösterilmesi gereken bir şeydir. Bu sebeple cadılık geleneğinde herhangi bir ritüel öncesi oldukça uzun denilebilecek kadar bir süre çalışmalar ve hazırlıklar yapılır. Ancak ondan sonra büyü yapma işlemine başlanır. Anlaşılacağı üzere bugün için filmlerde – dizilerde izlediğimiz iki söz söyleyip bir asa titreştirmekle büyü yapılamaz. Günümüzde büyü, cadılık ve Paganizm gibi konularda doğru bilgilere ulaşmak, bu dizi ve filmler yüzünden de oldukça zordur. Bu sebeple bu alanda araştırma yapmak ve kendilerini geliştirmek isteyen kişiler öncelikle düzenli meditasyon yaparak ruhlarını evrensel öze açmalı, kendilerini dolayısıyla doğayı ve evreni tanımalı, farkındalıklarını geliştirmeli, sezgilerini güçlendirmeli, ve ruhlarını bu alanı algılayabilecekleri bir seviyeye yükseltmelidirler. Bu seviyeye ulaştıktan sonra edinilen bilgileri sürekli sorgulayarak bu alandaki doğru bilgileri ayıklamak mümkündür.

 

(Gnoxis'teki bazı kaynaklardan yararlanılarak hazırladığım derlemedir.)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Güzel bir yazı olmuş. eline ve düşüncelerine sağlık :) Ayrıca, okunmayacağına dair bir kaygı gütmeksizin kısaltmamanı dilerdim.

 

Bu arada yazıyı başka bir sitede -alıntı olduğunu belirterek- paylaşmak istiyorum. Umuyorum ki, sizler için bir sorun teşkil etmeyecektir...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kötü büyü geleneksel cadılıkta benimsenmeyen bir kavram. Büyütün dengeleri nasıl etkileyeceğini kim bilebilir? Kötü dediğiniz her şey gerçekten kötü müdür? Vs birçok şey sayılabilir. Önemli olan 3 katı ile karşılaşmak İstemeyeceğini şeyleri başkasına yapmamaktır.

 

 

Okuyan herkese teşekkür ederim. Paylaşabilirsiniz elbet kaynak göstererek. Bilgiler sitede çeşitli konularda mevcut.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Eline sağlık, yazı gerçekten ışıldıyor. Hem göze hem ruha hitap ediyor, tabiri caizse "hap bilgi" olarak da çok işe yarar olmuş :)

 

İzninle dikkatimi çeken iki noktayı belirtmek istiyorum.

 

"Bir başka deyişle Wiccalık cadılığın bir alt koludur ve bir dindir." deyişi sistematik açıdan biraz sıkıntılı, çünkü vika paganizmin bir alt koludur. Vikanlar cadıdır ancak bir din olarak paganizm içerisinde yer almaktadır. Basit bir formülle şöyle diyebiliriz:

Vika= Paganizm + Cadılık. Büyü sıklıkla kullanılır.

Paganizm= Cadı olmak ve hatta büyü yapmak mecburi değil.

Cadılık= Pagan olmak mecburi değil. Büyü sıklıkla kullanılır.

 

Diğer husus da şu:

 

"Ancak özellikle cadılık geleneğinde büyü yapmak, yapılan her büyünün üç katı olarak kendilerine geri döneceği inancı nedeniyle de oldukça önem verilmesi ve özen gösterilmesi gereken bir şeydir." ifadesindeki üç katı inancı paganizmin kabul ettiği bir inançtır ve haliyle vikanlar da inanır. Cadı olan vikanlar buna inanmasına karşılık bu durum tüm cadılar için kabul edilemez. Cadı, inancına göre üç katına inanır veya inanmaz. Yani pagan olmayan bir cadı üç katına inanmayabilir.

 

Yazını çok beğendim tekrar teşekkürler, en az 10 tane yazının özü var bu yazıda. Hani dipnotlu atıf yapsan makale de olurmuş bu :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Evrenin Oluşumu Ve İnsanın Yaratılışı Üzerine Sümer Dini

      SÜMER DİNİNİN ÖZELLİKLERİ Antik çağ inançlarının modern insan için anlaşılması güçtür. Tuhaf ve algılanamaz oldukları için saçma gelir ve bu dar bakış özellikle Mezopotamya dinlerinin anlaşılması hususunda büyük bir engeldir. Bu da insanın içinde bulunduğu uygarlığa paralel olarak düşünce sisteminin şekillenmesinden ileri gelir. Günümüz uygarlıklarının düşünce sistemi ise bahsedilen inançların anlaşılmasını güçleştirir. Mezopotamya’da Kalkolitik dönemde bulunan köy kültüründe ilkel ina

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • Türkiye'de Wicca, Pagan toplulukları hk.

      Merhaba,   Merak ettiğim bir konu var. Bir Pagan'ın kendini yetiştirmesi için, geliştirmesi için ya da başkalarıyla ritüeller gerçekleştirmesi için Türkiye'de topluluklar var mı? Kendini, hayatını bu yönde ilerletmek isteyenler için onlara yol gösterecek öğreticiler bulunur mu, nerede bulunur? Forumda gerçekten çok iyi bilgiler var ama yine de bir öğreticiye, rehbere ihtiyaç var diye düşünüyorum...

      , Yer: Neo-paganizm & Wicca

    • Osmanlı Devleti’nde Cadılar Üzerine Bir Değerlendirme

      Ulaşabildiğimiz kadarıyla en erken XVI. asrın ortalarından itibaren, aynen batılı vampirlere benzeyen Osmanlı “cadı”ları vardır. Rumeli’de gayrimüslim milletlerdeki muhtelif inanışların etkisi altında şekillenmiş bulunan “cadı”ların varlığından çok, Osmanlı Devleti’nin bunlara karşı takındığı tavır ilginçtir. Şeyhülislamın onayını  arkasına alan devlet, mezarların açılmasına ve açılan mezarlardaki cenazelerin her türlü yok edici işleme tabi tutulmasına izin vermektedir. Hatta XIX. asrın ortaları

      , Yer: Şehir Efsaneleri

    • Birkaç Sorum Olacaktı (Cadılık)

      1- Cadılık doğuştan gelen bir özellik midir yoksa sonradan da cadı olunabilinir mi?   2- Cadı olup olmadığımı yani bir güce sahip olup olmadığımı nasıl anlarım?      

      , Yer: Witchcraft

    • 1450-1750 Yılları Arasında Avrupa’da Cadılık

      İnsanlık tarihi incelendiğinde toplu öldürmelerin gerçekleştirildiği katliamlar yaşanmıştır. Cadı avı ya da cadı avcılığı da çok kişinin ölümüne neden olan katliamlar arasında sayılabilmektedir. Tarih içerisinde özellikle Ortaçağın karanlık dönemlerine atfedilen “cadı avcılığı” ya da “cadıların yok edilmelerine” yönelik olayların, aslında Yeniçağa (1450-1750) geçişte gerçekleştiğini belirtmek gerekir. Özellikle Reform Dönemi (1517) sonrası, Katolik kilisesinin bölünmesiyle batıl inanç yeniden

      , Yer: Neo-paganizm & Wicca

×
×
  • Yeni Oluştur...