Jump to content

Antik Felsefenin Genel Hatları


KaTiLxPiRe

Önerilen Mesajlar

Antik Felsefenin Genel Hatları

 

Antik Yunan'ı ileriye taşıyan en önemli etken felsefedir.Antik felsefe genel anlamda tanrı ile ilgili düşüncelere verilen isimdir,ancak sofist-sokrat-platon üçgeni ayrı bir yere sahiptir.Bunun yanında Zenon,Gorgias gibi isimlerin de bu çember dışında etkileri görülmektedir.

 

Antik Felsefede Tanrı

 

Tanrının bir oyun hamuru olduğunu düşündürecek kadar çok Tanrı görüşü ortaya atılmıştır.En pürüzsüz görüş Platon isimli Sokrates'in öğrencisine aittir.Platon gelecek çağlara en çok etki eden filozof olarak bilinir,bir diğer ismi ise Eflatun'dur.Platon'un en bilinen görüşü ''İdea''dır.İdeal kelimesi Türkiye'de genel geçerli isteklere hitap eden daha doğru tanımlarsak ''Orta Derece'' olarak tanımlanır.Berbat bir İngilizce sahibiyim ancak ''Good İdea'' ''İyi Fikir'' demektir.Bu iki tanıma ek olarak ''Platonik Aşk''ta yanlış bir kullanımdır.Neden yanlış olduğunu ilerledikçe anlayacaksınız.

 

Platonun 2 evren yarattığını ancak bu evrenlerin birbiri ile bağlantılı bir döngü içerisinde bulunduğunu bilmelisiniz.Platon ''İdea'' derken ''Olabilecek En Kusursuz''u kast etmiştir.Daha iyi anlamanız için şunu ekleyeyim;Genel geçerli olarak atlar 4 ayağa sahiptir,''At İdeası''da 4 ayağa sahiptir ki bu Aristoteles'in oldukça fazla değindiği bir noktadır.

 

Platon bir ruh tasvir/anlatımı sunmuştur;Ruh ''İdealar Dünyası''ndan gördüklerini unutarak yeryüzüne gelir,yeryüzünde unuttuğu İdeaları anımsar ancak hatırlayamaz aynı şekilde Jostein Gaarder(''Sofie'nin Dünyası'' isimli kitabın yazarıdır,İsveç'te Felsefe Öğretim üyesi...) bu konuda çok sevdiğim bir örneğe sahiptir.Yazar kitapta konuyu anlatırken Tanrıyı bir kurabiye ustasına benzetir ve her kurabiyenin aynı kalıpta pişmesine rağmen değişik olduğundan bahseder.

 

Devamı için beklemede kalınız...

 

Evet kurabiye ustasında kalmıştık,Platon'un kurabiye ustasının yaptığı kurabiyeler şekil bakımından hep aynı.Yani bir at yaparken hep aynı yapıyor,ancak kurabiyelerin kimisi daha şişkin kimisi daha çatlaktır,işte aynısı atlar içinde geçerli.Peki İdea ne oluyor o zaman?İdea kalıp oluyor,Tanrının elindeki ''At İdeası'' ve onun ''İdeaya Benzer/Yakın'' örnekleri...

 

Platona göre birbiri ile bağlantılı şeyleri ruh hatırlayabilir,önceden dediğimiz gibi;Ruh bu dünyaya gelirken unutur ''İdealar Dünyası''nı.Örneğin düzenli bir bahçe ruha bir bahçıvan olduğunu anımsatır,oysa Aristoteles böyle düşünmez.Aristoteles de Platon gibi Sokrates'in öğrencilerindendir ancak Aristoteles çok aykırı düşüncelere sahip bir doğa filozofudur.

 

Aristoteles genel olarak ''Hain'' olarak tanınır ki elinize herhangi bir Antik Felsefe kitabı alsanız bunun yanlış bir kanaat olduğunu anlarsınız.''Tek bildiğim hiçbir şey bilmediğimdir'' diyen Sokrates öğrencisine düşüncelerini savunmayı öğretmiştir.Aristoteles metafizik bir dünyaya oldukça şüpheyle yaklaşır hatta cürretkarsanız dönemim ateisti diyebilirsiniz.Aristoteles doğa ile ilgilense de Platon'un kuramlarına bolca kafa yormuştur.Vardığı sonuç Platon'un yanıldığıdır,onun takıldığı bölüm İdealar ve İdeaların hatırlanmasıdır.

 

Aristoteles önceden de bahsettiğim gibi 4 ayaklı at İdeasının aslında gördüklerimiz atların genel geçerli özelliklerinden alıntılandığını savunur.Yani Aristoteles'e göre kurabiye ustasının kalıpları bizim kurgularımızdan ibarettir daha doğrusu doğanın kesinlikleri!Aristoteles güzel bir noktaya değindi,aslında bir Tanrının kalıpları değil bizim farkında olmaksızın kurguladığımız genel geçerli kurallardır İdealar...Bana göre Aristoteles Ateizm ve Bilinç için öncü ve ilktir,Ateizm açısından kesin çıkarımlar ile bir karşı çıkışta bulunması...Bilinç için ise,bilinçaltımızın ürünü olan ''İdea''ların ne olduklarına en yakın tahminde bulunmasıdır ki bu tahmin ilk defa bilinçaltı'na yaklaşım olarak tarihte yerini almıştır.

 

Sokrates'e değinelim birazda.Sokrates kendini ''Atina bir at ve bende atı böğründen sokarak uyanık tutan sineğim'' diyerek tanımlar.Kendisinin hiçbir yazılı eseri bulunmamaktadır,yaşadığı kesindir.Aynı zamanda tahmin edeceğiniz gibi,diyalogun kurucusudur,yani soru-cevap Sokrates'in eseridir.Bu diyalog dediğimiz şey çözüm için çok yaralıdır aynı zamanda dönemim felsefesinde(Platon'un kitapları özellikle) fazlaca kullanılmıştır.Platon kitaplarında Sokrates'i konuşturur,ancak Sokrates gerçekte o sözleri söylemişmidir bilemiyoruz.Zamanının entellektüellerinden diyebiliriz,geldiğimiz yer Sokrates'in ölümü.

 

Sokrates oldukça ölümü hak etmişti.Sokrates diğer filozofların aksine bilgiyi insaların önüne açıkça seriyordu.Filozofların en büyük sorunu açıkça konuşmaktır.Düşüncelerini insanlara sunarken oldukça açıklayıcı olan Sokrates malesef bir şeyi unutmuştu,hayranlık uyandırmıyordu.Düşünmek konusunda gelişmiş insanlar(Diğer filozoflar.) hariç kimse ona hayranlık duymuyordu,bu onun düşman ilan edilmesine sebep oldu ve baldıran zehri ile cezalandırıldı.Meşhur ''Sokrates'in Savunması'' iki eser olarak elimizdedir,1. olarak Platon'un eseri alınır 2. olarak Xanephon'un eseri alınır.

Not:İsimlerde yanlışlık yapabilirim,doğrusunu öğrenmek için Google amcaya danışın lütfen :D.

 

Şimdi genel olarak bazı Tanrı görüşlerinden bahsedeceğim.

 

Filozoflarımız bazen tanrıyı bir sayı bazen bir tohum ilan etmiştir.Kısaca değineceğim;

1-Tanrı bir varlıktır,eğer varlık olmasa bilinemezdi o halde tanrı taohumlardan(İlk atom fikri) oluşmuştur.Tanrının tohumları etrafa saçılınca o ölecek ancak tohumlar ölmez.

2-Tanrı ne vardır ne yoktur,bu yüzden onu mantık ile ele alamayız,hiçbir varlığa benzemez.Kendinin tek kanıtı çevremizdir.

3-Her şeyin Tanrısı mevcuttur,bu konuda pek bilgili değilim ancak forumda sorarsanız 10-20 Tanrı sayarlar anlarsınız zaten.Devlet dairesindeki memurlarmış gibi düşünün :D.

4-Tanrı ince havadır/ateştir/sudur vs. vs. diye uzar gider.Bu görüşler Thales,Herakleitos gibi birçok filozofun görüşüdür.

 

Bu arada Thales'in önemlerinden biri de Kainatın başlangıcına ilk olarak kanıt getirme gereği duymasıdır.Dağlar üzerindeki balık kalıntılarını evrenin ilk maddesinin su olduğuna kanıt olduğunu savunur.Aynı zamanda geometri ile haşır neşir olması onun analektik bir felsefeye itmiştir.

Herakleitos ise aşırı derecede ruhani yönü olan bir filozoftur.Sokratesin eline geçen bir kitabı için Sokrates şöyle der;Anladıklarım çok güzel,sanırım anlamadıklarım da.

Herakleitos Ruh/İnce Hava diye adlandırdığı şeye inanıyordu,evrenin bunla kaplı olduğunu söylüyordu.Oldukça karmaşık yazıları olduğu biliniyor bir nevi tasavvuf,neyse benim işim değil ne düşünürseniz düşünün.

 

Not:Atistoteles Orta Çağ gelince görüşleri ''Hristiyanlık'' ile bağdaşlaştırılan bir doğa filozofudur ne acıdır,dinle alakası yoktur oysa...

 

Devamı için beklemede kalmayın...

 

Herekleitos'u çok az anlattığımın farkına vardım.

 

Herakles İyona filozoflarının sonuncusudur,kendisi müthiş bir filozoftur tam bir tespit adamıdır.Aşırı derece derin konuşur.Nietzsche ile bağlantısı mevcuttu ancak ''Antik''de olduğumuz için değinmeyeceğim.Felsefik görüşü logos'tur.

 

Logos'u anlamak için önce sizi Heraklesin öğretisine götürelim bakalım :D.''Her şey akar'',kısa ve öz.Evet her şey değişir,değişmeyen tek şey ise değişimdir.Bir nehre 2. kez giremezsiniz der çünkü nehir değişmiştir.İşte bu kadar derindir Herakles.

 

Logos değişimlerin dışında bulunan değişmeyen şeydir.Örneğin bir üçgenin iç açılarının 180 oluşu değişime uğrar mı?Yeni-Platoncular(Sayılarda Tanrıyı gören filozoflar oluyor bunlar) için mükün gözükmüyor ancak Herakles dünyevi algıların şaşırtmaca olabileceği için değişimi kabul eder,hologramlar veya halüsinasyonlar diyebilirim...Aynı zamanda akıl her anlamda dünyadan etkilendiği için daima ve daima hata payı mevcuttur.Ancak paradoxun kendi kendini yıkması nasıl paradoxu kanıtlıyorsa işte Herakles aynı şeyi değişime uyguladı ve değişmeyen şeyi,logosu keşfetti.Logos tanrıdır...Her ne kadar öğrencileri ona yetişemese de Herakles çok değerli bir filozoftur.Benim gözümde en önemli filozoftur,tespitleri bugün hepimizin zorlanmadan ulaşabileceği şeylerdir bu nedenle etkilenmezsiniz ondan ama dönemine bakarsak ''İnsan'' demek için 2 kere düşünürsünüz.

 

Herakles'in tasavvufla alakası vardır,beni alakadar etmez ama madem değindik 2 kelam edelim.Tanrıyı anlamaya çalışması onu politeist Yunan'lılardan ayırır.Kendisinin Tanrı inancının ne olduğunu gördük zaten.Tasavvuf demişken şimdi Homeros'a değinmeden geçemeyeceğim kusura bakmayın :D.

 

Homeros'u az-çok biliyorsunuzdur.Kısaca 1-2 bir şey söyleyeyim.Aristoteles'e göre Homeros ''İlk Filozof''tur.Şiirleri onu tasavvufla ilişkilendirir.Tasavvuftan kastım,tanrı ile ilgili şiirler yazmak onun değerlerini sorgulamak falan filan...

 

Canım sıkıldı hadi size bir de yeni-platoncuların felsefesinden bahsedeyim.Yeni platoncular,Platonun kurucusu olduğu ilk üniversite ''Akademia''nın kapısındaki yazıya gönülden bağlıdırlar.Kapıda ''Matematik bilmeyen giremez'' yazar :D.Yeni platoncu kardeşlerimiz her şeyde sayı görürler,Aristo'nunda karışımının bulunduğu bu felsefe tanrının kurallarının rakamlar/aksiomlar kendisinin ise en küçük sayı olduğunu söyler.Hatta derviş gibi gezdiklerini belirtmek isterim.

 

Bakın mesela,bir öğrenci hastalanıp bir hancının yanında kalır.Hancı adama bakmaktan sıkılır ancak sesini çıkarmaz,öğrenci ölmeden önce bir işaret astırır kapıya...Ve derki,bir dostum gelip sana paranı ödeyecek.Hancı umut beslemez,anacak bir gün başka bir öğrenci kapıdaki işareti görür ve hancıdan olan biteni öğrenir sonra hancıya bolca para verir.Derviş gibi yersiz,yurtsuzdurlar dünyevi şeylerden arınmışlardır(:D) genelde ama para kazanmak/öğretmek/öğrenmek onların işidir.

KaTiLxPiRe tarafından düzenlendi
Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Aslında İdealar Dünyasındayız ama öyle değiliz peki bu nasıl bir denklem ?

 

Paylaşım için teşekkürler

 

2 dünya birbiri ile bağlantılı ancak kesin çizgiler ile ayrıldığı yerleri mevcut bu nedenle ''İdealar Dünyasının Kopyası''nı yaşıyoruz.Tabi bunlar Platon'un görüşleri...Aa bak aklıma geldi şimdi,mağara örneğini anlatacaktım Platon/Devlet neyse başka zaman,belki Ütopik dünya ve Tanrı eğitimini de yazarım bir ara.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Devamı için beklemede kalın...Sanırım Tanrının sayılar ile kendini belli ettiğini ve her sayısının tanrıdan ibaret olduğunu söyleyen filozofları anlatacağım.Ancak anlayacağınız üzere çok karmaşık olacak belki devamı gelmez.

Konuyu okudukça daha hoş bir hal alıyor :) umarım yazmaya devam edersin..

 

"Dokuzlar" adlı ilginç bir film izlemiştim.Filmdeki mantık :

 

6 Numara = Maymunlar

7 Numara = İnsanlar

8 Numara = Medyumlar

9 Numara = Yaratıcı Tarzı Bir şey..

10 Numara=Tanrı

 

İlginç bir konusu vardı filmin.Ama senin ele alacağın konu "İskambil Kağıtları" tarzı birşey sanırım..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Konuyu okudukça daha hoş bir hal alıyor :) umarım yazmaya devam edersin..

 

"Dokuzlar" adlı ilginç bir film izlemiştim.Filmdeki mantık :

 

6 Numara = Maymunlar

7 Numara = İnsanlar

8 Numara = Medyumlar

9 Numara = Yaratıcı Tarzı Bir şey..

10 Numara=Tanrı

 

İlginç bir konusu vardı filmin.Ama senin ele alacağın konu "İskambil Kağıtları" tarzı birşey sanırım..

Yazmayacağım.Film ilginç gözüküyor ama felsefik görüş ile hiç bağlantısı yok :D.

 

Ya bak şimdi;Bu filozoflarımız aşırı derecede analektik filozoflar haliyle kesinliği severler.Kendileri sayılarla yani geometri/matematik ile ilgileniyor astronomi ile ilgileniyor.Bu filozoflar ilgi alanlarını Tanrıya vuruyor ve diyorlar ki her şey 1'den oluşmuştur.1 sayısı ''var'' ifadesidir,ve diyorlar ki 0 anlam karışıklığına sahiptir.0 eğer yokluk ise onu bilemeyiz demek ki o da 1 dir.

 

Bak ne yapalım,böyle olmayacak.Ben yazıyı hazırlarım,uzun sürebilir çünkü en karmaşık felsefik görüşlerden biridir hatta en karmaşığıdır.Yazıyı hazırlayınca özel mesaj ile sana yollarım,arzu edersen devam eder ve geri kalan görüşleri de yollarım.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bak mesela şeyide yollarım ben sana mağara örneğini falan,ideaları daha detaylıca anlatırım.Ayrıca bahsettiğin filme benzer görüşleri vardır 1-2 filozofun onları da yazarım ben sana ama şimdi değil :D.Bügün gezineyim öyle,yarın sınav var kafamı dağıtmalıyım.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İyi düşünmüşsün birinin rehber olması gelişim sürecini hızlandırır.Felsefe anlayışı günümüzde artıyor.Bir şeye bağlı kalmadan bağımsız, özgür bir insan olmak en doğru olanı..

 

Bu arada bahsettiğim filmin adını taşıyan başka filmlerde var.Alta fotoğrafını koydum yanlış anlaşılmaşın..

yyyyy.jpg

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...