Jump to content

Kayip kita mu


Poscin

Önerilen Mesajlar

[h=1]KAYIP KITA MU[/h]

http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/05/mu-kitasi.jpg

Aden bahçesi Asya’da değil , Pasifik Okyanusu’nda artık var olmayan bir kıtanın üzerindeydi. Tevrat’ta ki yaratılış efsanesi Fırat vadisinde yaşayan insanlardan değil, bu batık kıtadan yani İnsanların Anavatanı olduğu iddaa edilen Mu kıtasından çıkmıştı.Bu iddaaların kanıtı Hindistan’da bulunan çoktan unutulmuş kutsal tabletler üzerindeki kayıtlar ve diğer ülkelerden gelen kayıtların birleştirilmesiyle ortaya çıkmıştır . Bu tabletler günümüzden 50.000 yıl önce yaklaşık 64 milyon kişinin yaşadığı bu inanılmaz topraklarda bşrçok yönden bizim şuandaki yaşantımızdan üstün bir uygarlığın geliştiğini anlatmaktadır.Bu tabletlere bakıp Güney denizindeki beyaz ırkın var olup olmadığını çözebilir, Pasifik denizinin ortasındaki bu dev uygarlığın nasıl bir gecede tarihe gömüldüğünü öğrenebilriz. Bilim adamları önceden bu kıtanın varlığına karşı çıksalarda tabletlerin çözülmesiyle artık gerçekten böyle bir kıtanın varlığını kabullenmişlerdir. Peki bu tabletlerde yazanlar nelerdir onlara bakalım birde.1.si Hindistan’da bulunan ve eğitimli bir baş rahip tarafından çözülen tabletlerdir. Bu tabletler mu araştırmasının başlangıcıdır. Bu tabletler Naakaller tarafından bizzat Mu kıtasında yazılmışlardır ve Pasifiğin merkezindeki ülkeden nasıl çıktıklarını anlatmışlardır.

2.si Ramayana Destanıdır. Hinduların Ramayana destanını bilenleriniz vardır. Destanın bir bölgesinde Naakallerin Burma’ya “doğum yerleri olan Doğu’daki ( pasifik yönündeki bir ülkeden” geldiklerinden söz etmektedir. Bu ülke Mu kıtasından başka biryer değildir.http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/05/61.jpgBunlar en önemli olanlarıdır açık bir şekilde böyle bir uygarlıktan bahsedilir. Daha pek çok tablette mu ülkesinden bahsedilir. Mayaların Troana El yazmasında bile açık bir şekilde bahsedilir Mu kıtasından. Tabletlerin dışında bulunan yıkıntılarda bize Mu kıtasını göstermektedir. Bir meksika piramidinde kabartma yazılarla ” Batı Ülkeleri’nin yıkımının anısına ” yazısı bulunmuştur. Bu örnekler çoğaltılabilir. Tarih bize Mu kıtasının olduğundan bahsetmektedir.Kayıtlara dayanarak, kitaptan okuduğum kadarıyla mu kıtasını size anlatayım öncelikle.“Çok uzak zamanlarda Pasifiğin ortasında şuanda su ve gökyüzü dışında hiçbirşey bulunmayan yerde büyük bir kıtadan söz edilir. Burası geniş düzlükleri olan güzel , tropik bir ülkeydi. Yüksek dağlar,dert yamaçların olmadığı bu büyük kıtada bereketli topraklar,ormanlık tepeler ve bunların arasında kıvrılarak akan büyük akarsular bulunuyordu. Ormanlarında güçlü mamut ve fil sürüleri dolaşırdı. 64 milyon kişinin saltanatını sürdürdüğü bu ülkede hayat,neşe ve mutluluk içinde geçiyordu. Bu kıta üzerindekilere hertürlü kolaylığı, refahı sağlayan biryerdi. Her tarafta tıpkı örümcek ağları gibi her yanı saran düzgün yollar vardı ve bu yollar pürüzsüz mermer taşlarıyla mükemmel bir şekilde döşenmişlerdi. Bu 64 milyon kişi birbirinden ayrı fakat tek bir hükümet altında toplanan “on kabileden” meydana gelmişlerdi. Bu büyük uygarlık Güneş İmparatorluğu adındaydı ve imparatorluğun başında “Ra Mu” adı verilen hiyeratik baş vardı. Hepsinin dini aynıydı. İnanışa göre ruhlar ölümsüzdü ve eninde sonunda ulu yaratıcıya geri döneceklerine inanıyorlardı. Ulu yaratan Güneş ile ifade edilirdi. Bunun nedeni onun tüm gücünü anlatabilecek şeyin Güneş oluşuydu. En başlarında bulunan Ra Mu yaradanın temsilcisiydi. Bunu bildiklerinden Ra Mu’ya asla tapılmayacağının farkındaydılar.O zamanlar Mu halkı gelişimlerini çok ilerletmiş ve aydınlanmış insanlardı. Bu yüzden Mu kıtasında vahşilik yoktu ve hiçte olmamıştı. Mudaki insanlar beyaz derili insanlardı. Mu halkı içerisinde gemileriyle “doğudaki okyanuslardan batıdakilere ve kuzeyden güneydeki denizlere” açılan büyük denizciler vardı. Ayrıca mimarlık, büyüj taş mabetler ve saray yapmada çok ilerlemişlerdi. Mu topraklarında yedi büyük şehir yada merkez vardı. Burada ilim ve diğer disiplinker öğretilirdi. Şehirler büyük ırmakların denizle buluştuğu yerlere kurulmuşlardı ve buralar dünyanın hertarafından gelen gemilerin gidip geldiği alışveriş merkezleriydi. Mu ülkesi dünya medeniyetinin, eğitiminin , ticaretin baş merkeziydi. Dünyanın diğer yerindeki ülkeler ona bağlı koloni imparatorluklarıydı. Zengin sınıflar birçok mücevher ve kıymetli taşlar takar ve çok sayıda hizmetçilerle saraylarda yaşarlardı.Herşey çok güzel giderken birgün büyük bir şok yaşandı. Yerkürenin içlerinden gelen seslerin ardından ülkenin güney kesimleri depremler ve volkanik patlamalarla sarsıldı. Yine güney kıyılarındaki şehirleri okyanustan gelen dev dalgalar yıkarak büyük zarar verdi. Volkanik ağızlar lav ve ateş püskürdü. Arazi düz olduğundan akmayan lavlar orada koni şeklini aldılar. Bu ilk ziyaretti. Bundan sonra insanlar şehirleri yeniden kurdular. Ticaret ve yaşam yeniden başladı. Nesiller sonra depremler yeniden başladı. Deniz dalgaları gibi kıta sallanmaya başladı. Şehirler enkaz yığınına dönüştü. Okyanustan gelen dev dalgalar önlerine çıkan tüm canlıları yuttu. Mu kurtar bizi diye haykıran insanlar yüksek yerlere sığınmaya çalışsalarda kurtulamadılar. Gece boyunca kıta yarılmaya devam etti ve parçalara ayrıldı.Büyük homurtularla bu dev kıta dibe çökmeye başladı.Yarıklardan fışkıran dev su kütleleri bu büyük kıtayı içine gömerek bitirdi.

http://www.bilgiustam.com/resimler/2009/05/9.jpg

Mu insanı,insanların anavatanı,bütün o sanatsal şehirler,tapınaklar,saraylar,ilimler ve muhteşem ustalıkları bir gecede yok oldu.”James Churcward tabletlerden okuduklarını böyle özetledi.Okuğumda gerçekten etkilendim. Dev gibi kıta bir gecede böyle sular altında kalmıştı işte. Bugünkü iddaalara gelirsek.Türklerin bile anavatanının Mu kıtası olduğu söylenmekte.Kim bilir belkide öyledir.Birdahaki yazımda Atatürk’ün Türklerin kökeniyle ilgili yaptığı araştırmayı anlatmaya çalışacağım size.Bu araştırmada Türklerin Mu kıtasıyla olan bağlantısı çok daha iyi anlaşılacaktır diye düşünüyorum.

 

ALINTI!!!

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Kayip kiz / gone girl - 2014

      KENDİ YORUMUM   David Fincher bana göre bu işin tanrısıdır. Son filmi olan ” Gone Girl ” den haberim olduğu gibi keyifli bir gece geçireceğimi düşünüp play tuşuna bastım. Filmdeki bazı şeyler bana bir o kadar tanıdık geliyordu ki, izlediğim her an yumruk gibi çarpıyordu suratıma. Geçmişimi, ve olsaydı onunla geleceğimi, paranoyak olup git gide işin içinden çıkamamamı, YALAN üzerine kurulu bir sistemi ve bir kadının diğer ikinci yüzünü korkunç bir şekilde yüzüme vuruyordu. Zamanın da onun için y

      , Yer: Filmler

    • Batik kita mu’ nun sakinleri antakya’nin ilk ziyaretçileri mi??

      Tarih, geçmişin olaylarını eldeki kaynak sayılan malzeme ve dokümanları kronolojik sırayla tutarlılıkla irdeleyerek inceleyen, neticelerini, neden ve niçin leri ile ortaya koymaya, açıklamaya çalışan bilim dalıdır. Tarihçi, topladığı bilgi ve belgeleri eksik dahi olsalar bir puzzle ın parçaları gibi akıl yürütme yolu ile birleştiren, yeniden kurgulayan kişidir. Bütün bu çalışmaları yaparken, arkeoloji, bibliyoğrafya, kronoloji, paleografi, mühürbilim, yazıtbilim, soybilim, antropoloji, sosyoloji

      , Yer: Mu Kıtası

    • Kayip Esyayi Geri Getirme Buyusu

      __________( Kayip olan esyanin ismini 2x tekrar et) Nerede? "__________( " " " tekrar 2x) bana gel? "__________( " " "tekrar 2x) neredesin"? "__________( " " " tekrar 2x)bana gorun gel"?   eger kayip esya hemen gelmezse, baska isler ile ugrasin gelecektir.

      , Yer: Witchcraft

    • Kayip Mu Uygarligi ve Dini

      Kayip Mu Uygarligi ve Dini   Batik Mu kitasi ve Mu uygarligi hakkindaki bilgilerin çok büyük bir bölümü, 19. yüzyilda yasamis olan Ingiliz arastirmaci James Churchward'in incelemeleri neticesinde gün yüzüne çikmistir. Ingiliz silahli kuvvetlerinde albay olan Churchward, 1880'li yillarda Hindistan ve Tibet'te görevle bulundugu siralarda bu kita hakindaki ilk bilgileri edinmis, emekliliginden sonra da Orta Amerika'da arastirmalarini tamamlayarak bu batik uygariik hakkinda bes eser yazmistir.  

      , Yer: Mu Kıtası

    • Kayip Cennet John Milton

      ‘Ey Yaratılanların en güzeli,Tanrının yarattıklarının sonuncu en iyisi, gözün görebileceği,aklın düşünebileceği en güzel şey, Kutsal,tatlı kadın!Nasıl böyle birden kaybettin kendini, soldun ve ölüme yaklaştın Yasağı nasıl ihlal ettin,Yasak kutsal meyveyi nasıl kopardın? Seni lanetli bir düşman kandırdı, Ama kim bilmiyorum ve seninle beraber ben de mahvoldum. Hiç kuşkusuz seninle birlikte ben de öleceğim Sensiz nasıl yaşarım? senin tatlı konuşmandan,aşkından nasıl vazgeçerim de bu vahş

      , Yer: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri

×
×
  • Yeni Oluştur...