Jump to content

Çeşitli Zamanların Gerçekleşmiş Kehanetleri


Laikha

Önerilen Mesajlar

* Keops Piramidindeki Kehanet..

 

Keops piramitinin kinci alt geçit uzunluğu 2,56m, birinci alt geçit uzunluğu 1,32m.’ye bölündüğü zaman 2,56:1,32=1,93939 sayısını verir. Veya ikinci dünya savaşının başlangıç tarihini. 1939,3 Eylül.

 

 

 

* Yunus Emre’nin Yobaz Molla Kasımla İlgili Kehaneti..

 

Bir halk söylentisine göre Yunus Emre’nin şiirleri üç yüz beş yüz tane değildi. Üç bin tane şiir vardı ve bunlar bir kitapta toplanmıştı. Bu kitap Molla Kasım adlı bağnaz bir hocanın eline geçti. Bu hoca bir akarsu kenarına oturup şiirleri okumaya başladı. Dine aykırı gördüklerinden bin tanesini yaktı bin tanesini de suya attı. İki bin birinci şiire gelince şu sözlerle karşılaştı:

Derviş yunus bu sözü eğri büğrü söyleme,

Seni sigaya çeken bir Molla Kasım gelir!

 

 

* Hz. Muhammed’in İstanbul’un Alınacağı Kehaneti..

“Elbette İstanbul fethedilir orayı fetheden askerin başındaki emir ne güzel emirdir ve bu asker ne güzel bir askerdir.”

 

 

 

* Hacı Bayram Veli’nin İstanbul’un Alınacağı Kehaneti..

 

“Ayasofya Camii olacaktır. Küçük Ayasofya, Hora Kemer civarındaki Kilise ve daha birçokları cami olacaktır.”

 

“Ney sen konstantaniyye’yi alamayacaksın! Orası alınacaktır bunu ben dahi göremeyeceğim. orası…”

 

Hacı Bayram dönüp eliyle göstererek:

 

“ Şu beşikte yatan çocuk tarafından be bizim Akşemseddin tarafından alınacaktır”

 

Beşikteki çocuk ise Fatih Sultan Mehmet’tir.

 

 

 

* Mother Shipton ve Çok İlginç Kehanetleri..

Kehanetlerin en enteresan ve hoş olanları ilk defa 1641 yılında Londra’da yayımlanan “Mother Shpton” adlı bir İngiliz kadınına aittir. Mother 1588’de İngiltere’nin Yorkshire eyaletinin Kuaresborough şehrinde doğduğu ve 1650 de öldüğü söylenir. Onun mezar taşında şöyle yazılıdır:

 

“Bu arada hiç yalan söylemeyen bir kadın yatıyor. Onun maharetleri çok denenmiştir. Kehanetler ebediyen yaşayacak adını her zaman ayakta tutacak”

 

Mother’în çok doğru kehanetlerinin bazıları şunlardır:

 

Arabalar atsız gidecektir, gürültüleri tüm dünyayı sararak rahatsız edecektir. Dünyanın etrafında göz açıp kapamadan düşünceler uçacaktır. Azametli insan çok yüksek tepelerden bir araç ile geçecektir; fakat onun yanında ne bir eşek ne de bir at bulunmayacaktır. İnsanlar denizin dibinde yürüyecek uyuyacak gidecek hatta konuşacaktır ve havada insanlar aydınlıkta karanlıkta ve yeşillikte görüneceklerdir.

 

Demir su içinde tahta kayıklar daha kolay yüzecektir. Şimdi bilinmeyen bir ülkede nehir yataklarında ve kayalar içinde altın bulunacaktır. Devletler vahşi bir kavgaya tutuşup birbirlerine girecek Kuzey Güney’i parçalayınca bu bitecektir.

İngiliz zeytini ile alman şarabı evlenerek sarmaş dolaş olacaklardır.

 

Sevgili kurmak Fransa halkı serbest olmadan önce üç kez kanlı bir dans yapacak üç zalim hükümdar onu üç kez istila edecek. Üç kez halk hâkimiyeti ele alacak üç kez halkın ümidi kırılacak ve her birinden yeni bir hanedan doğacak sonra korkunç harp koptuğu zaman İngiltere ile Fransa bir olacaktır. Zaman gelecek kan denizleri çok büyük bir sel gibi yayılacak büyük gürültüler büyük bağırmalar ve korkunç feryatlar duyulacak ve denizler göklerden daha çok gümbürdeyecek.

 

Aynı devre içinde olacaklar:

Resimler serbestçe hareket ederek canlı görünecekler(sinema) gemiler balık gibi denizin altında yüzecekler(denizaltı) insanlar göklerin yukarılarından kuşlardan daha hızlı uçacaklar(uçaklar) dünyanın yarısı kana bulanacak yarısı ölecek(dünya savaşları)

 

Bugünkü zamana uyanlar:

İşte kafiyesiz açık bir öz, bu çok uzak ve hayret dolu günlerin de geleceğinde neler olacak? Kadınlar çılgınlığı benimseyecekler, erkekler gibi giyinecekler ve eve hakim olacaklar, bacaklarını açarak (at vs.ye) binecekler, utanmayı terk edecekler cadılar gibi süpürge sapı kullanacaklar. Aşk ölecek evlilik duracaktır; kadınlar kedi ve köpekler gibi sevişecekler ve erkeler domuzlar gibi yalnız yiyecekler ve şehvet için yaşayacaklar.

 

 

 

* Morgan Robertson ve Titanik Faciası Kehaneti..

 

Yazar Walter Lord’un Titanic faciasını anlatan “Hatırlanacak Bir Gece” adlı kitabında yer alan önsöz çok ilginç bir hususa değiniyordu:

 

“1898 yılında yaşam mücadelesi veren Morgan Robertson adında bir yazar o zamana kadar inşa edilmiş bulunanlardan ço9k daha büyük olan muhteşem bir transatlantik hakkında bir roman yazmıştı. Robertson gemisini zengin b,ve kendini beğenmiş kişilerle doldurmuş ve soğuk bir nisan gecesi bir buzdağına çarptırmıştır. Bu öykü bir şekilde her şeyin boş olduğunu gösterir ve nitekim MF: Mansfield firması tarafından aynı yıl içinde yayımlanan kitabın orijinal adı da “boş yere” idi.

 

“14 yıl sonra White Star Line adında bir İngiliz gemicilik şirketi hayret edilecek şekilde Robert son’un romanındaki gemiye benzeyen buharlı bir gemi inşa etti. Yeni transatlantik 66.000 ton ağırlığında su ihraç ediyordu: robertsonunki ise 70.000 ton kadardı. Gerçek gemi 265m. Uzunlundaydı; romandaki 240m’ye ulaşıyordu. Her iki gemi de üç pervaneli olup 24-25 deniz mili hız yapabiliyordu. Her ikisi de yaklaşık 3000 yolcu alabiliyor ve her ikisinin de filikaları bu rakamın ancak küçük bir yüzdesini karşılayacak kadardı. Fakat bu husus pek önemsenmiyordu çünkü her iki gemi için de batırılamaz deniyordu.

 

“10 Nisan 1912 günü gerçek gemi New York’taki ilk seferini yapmak üzere Sauthampton’dan ayrıldı. Yüklediği kargo arasında Ömer Hayyam’ın Rubailerinin baha biçilmez bir kopyası ile hepsi birlikte 250 milyon dolar değerinde olan yolcuların bir listesi bulunuyordu. Bu gemi de aynı romandaki eşi gibi yolu üzerindeki bir buzdağına çarparak soğuk bir Nisan gecesi battı.

“robertson hayali gemisine Titan adını vermişti; White Star Line şirketi de inşa ettiği transatlantiğe Titanic adını verdi”

 

 

 

* Nicholas Roerich ve Resimlerindeki Kehanetler..

Leonardo Da Vinci’nin aynı günümüzdeki bir helikoptere benzeyen “uçma makinesi esikiz”ni hepimiz görmüşüzdür. Bu son derece ilginç çizimi yazı yerine resimle belirtilmiş bir kehanet olarak da alabiliriz. Aynı şekilde yaptığı tablolarla kehanetlerde bulunan başka bir dahi de ressam yazar ve kaşif Nicholas Roerichtir. Yalnız Nicholas Leonardo’nun resimlerindeki gibi doğrudan değil de sembolik bir anlatım tarzını seçmiştir.

 

Rusya’da doğan ve yaşamının büyük bir kısmını Hindistan’da geçiren ve 1947 yılında orada ölen Nicholas muhakkak ki geleceği görme yeteneğine sahipti. Dünyanın önde gelen mucizeleri ile koleksiyonlarında beş bin kadar tablosu bulunan Nicholas’ın bazı eserlerinin belirgin bir kehanet motifi ihtiva ettiği görülmektedir. Hint gazetecisi R.C. Tandan, Nicholas hakkında yazdığı bir yazıda şunları söylüyordu:

 

“Roerich tarafından 1913 de ve 1914’ün başlarında yapılan tablolar kehanette bulunucu bir mahiyet taşırlar. Nicholas’ın sanatını etüt edenler gelecekteki dünya olaylarına ait sembolik kehanetlere her bir etapta nasıl rastladığımızı göstermek üzere 1897-1930 yılları arasında tamamladığı eserlerin adlarını ihtiva eden bir liste hazırlamışlardır.”

 

Örneğin 1912de tamamladığı “Göklerin Savaşı” adlı eserinde Nicholas sembolik bir gökyüzü savaşında karşı karşıya gelen altın mavi ve yeşil fırtına bulutları ile aşağıda bu durum karşısında aciz bir halde kalmış gibi görünen göller ve kulübeler resmetmiştir. Bu Avrupa’nın üzerinde toplanmakta olan savaş bulutlarına dair tuval üzerindeki bir kehanetti.

Nitekim birinci dünya savaşından az önce kehanetleri hakkında bir de makale yazan Nicholas şöyle diyordu:

 

“Yakında bileceksiniz korkular ve dehşetler gelecek ve işte ondan sonra hatırlayacaksınız.”

 

 

 

* Atatürk İle İlgili Gerçekleşen Kehanet..

Mustafa kemal arkadaşlarıyla birlikte Bingazi’ye gidiyordu; Trablusgarp savaşına katılacaklardı.

 

Yolda bir bedeviye rastladılar. Bu adam el falından çok iyi anladığından bahsederek genç subayların fallarına bakmayı teklif etti. Hepsi avuçlarını gösterdiler talihlerini öğrenmek istediler.

 

Sıra Mustafa kemal’e gelmişti. O ya fala inanmıyordu ya da bir bedevinin kehanetini itimat etmiyordu. Bununla beraber arkadaşlarının ısrarına dayanamadı ve elini uzattı.

 

Sarışın subayın yumuşak elini avuçlarına alan bedevi bu elin çizgilerine bakar bakmaz yerinden fırladı ayağa kalktı ve büyük bir heyecanla:

 

“Sen padişah olacaksın diye bağırdı. Padişah olacaksın ve 15 yıl hüküm süreceksin” (1923)

Gülüştüler bedeviyi bırakıp yollarına devam ettiler.

 

Aradan yıllar geçti Mustafa Kemal Türkiye Devleti’nin cumhurbaşkanı oldu. Cumhuriyetin 14. Yılında hastalandı. Karaciğerinin şiştiğini görenler “içme paşam” diye yalvardıkları zaman o Bingazi yollarındaki falcı bedeviyi hatırlayarak güldü:

 

“Arap vaktiyle söylemişti” dedi. “bizim padişahlık nasıl olsa 15 yıl sürecek” ve ilave etti” hesapça bu son senemizdir”

 

 

 

* Wolf Messing’in Kehanetleri ve Yorumları..

Ünlü telepat Wolf messing arada sırada sallanmakta olan ideolojik bir dala tırmanır ve gelecekle ilgili kehanetlerde bulunur. Bazı kimseler kehanet olgusunun mistik bir hava taşıdığını benimserlerse de bugün Sovyetlerdeki birçok bilim adamı kehanetin muazzam ölçüde pratik kullanımının olabileceğini anlamaktadırlar. Sovyet biyologlarından Prof. I. Gellerstein bir keresinde uzayda büyük bir hızla yol aldıkları için nelerin olabileceğini önceden bilmeleri gerekecek olan kozmonotların kehanet yeteneği bakımından da eğitilmelerinin zorunlu olacağını belirtmişti.

 

Wolf’un telepati deneylerinin yanı sıra geleceği önceden görmek olgusuyla ilgili olarak bazı çalışmalar yaptığını çok az kişi bilir. Kendisinin kehanetleri ile ilgili şu iki örneği incelediğimizde bu konuda da en az telepati konusundaki kadar yetenekli ve güçlü olduğunu görüyoruz:

1940 yılında Sovyet-Alman ilişkileri gayet iyiydi. Fakat bu yıl içerisinde kapalı bir Moskova kulübünde konuşan Messing “Sovyet tankları Berlin’e girecektir” demişti.

Messing’in kehanet sansasyon yarattı. Alman elçiliği üyeleri olayı protesto ettiler. Sovyet diplomatları yanıt olarak Messing kehanetlerinden sorumlu olmayacaklarını belirttiler. Nitekim sonunda Sovyet tankları Berlin’e girdi.

 

1943 yılında Yurtseverlerin savaşı doruğa ulaşmıştı. Baltık Kıyıları Beyaz Rusya, Ukrayna ve Kırım düşmanın eline geçmişti. Savaşın sonu gelemeyecekmiş gibiydi. Ancak aynı içinde Novosibirsk Opera Tiyatrosundaki bir gösteri sırasında Messing savaşın ne zaman sona ereceğini bildirdi. Söylediğine göre savaş 1945 yılı mayıs ayının 1i ile 3ü arasında son bulacaktı. Kehaneti sadece bir haftalık bir süre kadar şaşmıştı.

 

Böylesine sıhhatli bir kehanet olgusu nasıl açıklanabilir?

“Kendiliğinden idrak” adlı bir makalesinde messing şunları yazmaktadır:

 

“Olaya dışarıdan bakınca anlıyorum ki yeteneğim sanki materyalist dünya anlayışına ters düşmektedir. Fakat bilinmeyenin ya da doğaüstünün benim yeteneklerimle hiçbir ilgisi yoktur. İki tür idrak mevcuttur. Akli zihni bilme tarzı ve ayrıca direkt bilgi kehanet! Açıklanamaz mı dersiniz? Evet bizlerin zamanın mahiyeti ve uzayla irtibatları hakkındaki ve geçmiş şimdiki zaman ve gelecek arası komünikasyonlar hakkındaki bulanık fikirlerimizle bugün için açıklanamaz olmaktadır…

 

“Bir kere serbest iradeyi kabulüm edersek kanaat getirerek belirtmeliyiz ki, gelecek geçmişe ve şimdiki zamana göre şekillenir. Bunlar arasındaki irtibatları yöneten yasalar anlaşılmaktan çok uzaktır. Böylece bu irtibatları anlamak için yapılacak atılım mevcudiyetin açıkça bildiğim bir mekanizma olan sezgisel kehanet olgusunun mekanizması üzerine eğilen bir araştırmayla başlayabilir”

 

Bu sezgisel bilgi mekanizması ne olabilir? Messingin yanıtı anlaşılmışın dışındadır:”sürecin kendisi akli değildir. Nihai sonuç birden iradi bir çabadan kaynaklanarak şimşek gibi çakar. Birden duru görü yeteneği olan kişiye bir iki ya da olayla ilgili belirli bir kesin husus açıklanmış olur. Bu direkt bilgi dar açılı akli neden sonuç zincirini atlayıp doğrudan bu zinciri nihai sonuca bağlayıcı baklasına ulaştırır.

 

 

 

* Doc Anderson ve Kehanetleri..

 

Amerika Georgia eyaletinin Rossville kentinde mucizevî şifa gücünden dolayı “Doc” takma adıyla tanınan Robert Charles Anderson yaşar.

 

Doc, duru görü gücünün farkına ilk kez bir kaza sırasında ölen kardeşini gösteren zihni bir vizyon birden gözleri önünde çıktığı zaman varmıştı. O zamanlar dokuz yaşındaydı. Sonra zaman zaman gelecekteki olaylara ait izlenimler almaya ve bunları arkadaşlarına anlatmaya başladı. En nihayet 1944 yılında Noel gününde üç tanığın ve birde noterin huzurunda imzalı bir belge düzenlendi. Bu belgenin bir paragrafında şunlar yazılıydı:

 

“ Başkan Roosevelt’in dönemini tamamlayamayacağı ve bozuk sıhhati ve üzerindeki büyük yüklerden dolayı 1945 yılının nisan ayı ortalarında bu dünyayı terk edeceği kehanetinde bulunuyorum.”

 

Radyoda başkanın ölüm haberi verildiği zaman yerel polis yanlarındaki iki de hükümet ajanı Doc’un ofisine gelerek kendisini sorguya çekmişlerdi.

 

“Şiddetliliğinden ötürü elementleri birbirinden ayıracak ortalığı kayıp yıkıcı bir cihaz yaratacağımız ve 1945 ağustosunun ilk yarısında Japonya’ya karşı savaşın bütün gidişatını değiştirecek olan bir olayın meydana geleceği ve dahası Japonya ile aramızdaki bu savaşta yaklaşık on gün sonra sına ereceği kehanetinde bulunuyorum” bu atom bombasının Hiroşima üzerinde patlaması ve Japonya’nın bunun üzerine silahlarını bırakması olayları ile ilgili olan tamamen isabetli bir kehanettir.

 

“Havanın adiyabatik genişlemesi olgusunun prensiplerinin geliştirilmesi ve kullanılması ile uçakların sesten hı8zlı uçacakları ve uçak sevk etme gücünün inanılmaz sonuçlara ulaşacağı kehanetinde bulunuyorum”

 

Bu kehanette de jet öncesi döneme rastlamaktadır.

Apollo misyonlarının başlamasından 25 yıl önce 1944 yılında Anderson “Roketle sevk etmek yoluyla stratosfere insan yarısı bir uydu yerleştirmek için çeşitli atılımlar yapılacaktır. Bununla ilgili ilk atılımlar tam bir başarısızlıkla sonuçlanacak ve bu yönde yaklaşık 1958 ve 159 yıllarına kadar başarı elde edilmeyecektir. 1968 yılında gezegenler arası, seyahatin üstesinden gelinmiş bir husus olacağı ve ay üzerinde içinde insan bulunan bir üs tesis edeceğimiz kehanetinde bulunuyorum” diye iddia ediyordu.

 

Bütün bu kehanetleri yazdığı belgede ayrıca Orta Doğu, Afrika, Hindistan ve Uzak Doğu boyunca yayılacak olan büyük huzursuzluğa değiniyordu. Bu kehanette sömürgeci sistemin çökmesi sonucunda gerçekleşti.

 

Doc yazar Andrew Tomas’a gönderdiği 18 Mart 1968 tarihli bir mektupta yakında Çekoslovakya’da liberalleşme atılımının bastırılması çabasından doğacak olan şiddet hareketlerinden söz ediyordu. Bu kehanetin doğruluğu altı içinde ortaya çıktı.

Anderson acaba gelecek için ne gibi kehanetlerde bulunmaktadır? Bundan sonraki büyük çaptaki bir savaş Kızıl Çin’den gelecek ancak kısa ömürlü olacak. Bu çatışma sırasında Amerika ile Sovyetler birliği Kızıl Çine karşı bilecekler. Bunlar da Andersonun 1968 yılında açıkladığı kehanetlerdir. Gelecekteki bu savaşta nükleer silahların kullanılacağına dair bir şey söylememiştir.

 

Doc, 20.yy.ın sonlarına doğru jeolojik tufanların olacağı kehanetinde bulunmaktadır. “dünyanın daha önce deprem nedir hiç bilmemiş olan kısımları şiddetli depremlerle sarsılacaktır. Golfstrimde oluşacak bir değişiklik sonucu önemli ölçüde ilkim değişiklikleri ortaya çıkacaktır”

Her şeye rağmen yüzyılın sona ermesinden önce savaş denen şey tümüyle ortadan kalkacak ve tüm dünya birleşecektir.

 

 

 

* Uri Geller ve Kehanetleri..

Dünyanın her yanındaki bilim adamlarını harikulade psişik güçleriyle şaşırtan ve hayrete düşüren Geller şimdi de bu muhteşem güçlerini geleceğe ait kehanetlerde bulunmaya yöneltmiştir.

 

Geller’in kehanetlerine göre uzayda yaşamın gerçekten mevcut olduğunu gözler önüne serecek kanıtlar ortaya çıkaracak. Kayıp kıta Atlantis keşfedilecek. Loch Ness Canavarının gerçek olduğu tespit edilecek ve bunu kanıtlayacak fotoğraflar çekilecek.

 

Kendisine bu kehanetlerle ilgili bilgiyi nasıl edindiği sorulduğunda zihninin derinliklerinde vizyonlar gördüğünü söylemektedir: “güçlerimi bu vizyonlar üzerinde kenetlerim ve yavaş çekimle kaydedilmiş bir film gibi gözlerimin önünde geçen olaylar görmeye başlarım”

Geller 1979 yılının ilk yarısı içinde California üzerinden gelen görülmeye değer bir UFO selinin geçeceği ve birkaç sonra da San Francisco Bay bölgesi dâhilinde mahiyeti açıklanamayan ışık kesilmeleri olacağı hiçbir sebep yokken arabaların birden duracağı kehanetinde bulunmuştur.

Geller kehanetlerine şu sözlerle devam etmektedir:

 

“Önümüzdeki iki yıl içinde (1979-1981) Sovyet bilim adamları uzaydan gelen güçlü radyo sinyalleri alacaklar ve bunlar dünya dışı bir uygarlığın bizimle haberleşmeye çalıştığının kanıtı olacaktır. ”

 

Diğer kehanetleri arasında İsrailli bilim adamlarının belirli kanser türlerini iyileştirecek olan yeni bir tedavi yöntemini keşfedecekleri hususu da yer almaktadır. Söylediğine göre “bu çalışmayı gerçekleştirecek olan ekibin başındaki kişi Nobel ödülünü alacaktır”

Rusya ile Kızıl Çin arasında iyi ilişkiler kurulacak… güney Amerika Sahilleri açıklarında büyün petrol yatakları keşfedilecek ve dolayısıyla da dünyanın Arap petrolünü bağımlı olmasında önemli bir dönüş olacaktır.

 

En son ve en önemli kehanete göre Türkiye ile Kıbrıs arasındaki denizde çok güzel bir şekilde korunmuş olan ve Atlantis sakinlerinin matematik ile dil bilimlerinde çok ileri seviyelere vardıklarını gösterecek olan tabletler bulunacaktır.

 

 

 

* Uçak Kazasını Bir Hafta Önceden Bilen Genç Öğrenci..

A.A.Kuzey Karolina-Durham. 21.3.1977

LeeFried adlı 19 yaşındaki Amerikalı bir üniversite öğrencisi Santa Cruz’da meydana gelen sivil havacılık tarihinin en büyük uçak kazasını olaydan bir hafta önce yazılı olarak haber vererek dünyadaki bütün falcıları be parapsikologları şaşkına çevirdi.

 

Zaman zaman kendi kendine parapsikoloji deneyleri yapan Fried 21 Mart günü bir kağıda bir hafta sonra tarihin en büyük uçak kazasının iki Jumbo Jet uçağının çarpışması ile meydana geleceğini ve kazada 583 kişinin öleceğini yazmış ve bunu bir zarfa koyduktan sonra arkadaşları ile birlikte okuduğu üniversitenin rektörü Terry Sanford’a vererek anahtarı sadece rektörde bulunan kasada saklanmasını ve 29 Marttan önce açılmamasını istemişti.

29 Martta gazete ve Tv muhabirleri huzurunda zarfı açan rektör Sanford okuduklarını kendi de inanamadı. Kâğıda genç üniversiteli şunları yazmıştı:

 

“Gelecek pazartesi günü ‘News And Observer Raleight’ adlı gazetenin birinci sayfasında manşette şu başlığı okuyacağımı hissediyorum: iki Jumbo jet çarpıştı.583 kişi öldü. Tarihin en büyün uçak kazası.”

 

Gerçekten de genç Fried’in sözünü ettiği gazete 28 Mart sayısında buna benzer bir başlık atmış sadece ölü sayısını 575 olarak bildirmiştir. Ancak daha sonra kazanın bilançosunun 577’ye yükseldiği ve bazı yolcuların durumlarının da kritik olduğu bilinmektedir.

 

Fried son tahmininde Amerikan Yüksek Mahkemesinin ABD’de ölüm cezaları konusunda önemli bir karar alacağını öne sürüyor.

 

 

 

*Öleceği Gün ve Saati Bilen İhtiyar Kadın..

Dünyanın bir numaralı spritualist gazetesi 11 Ekim 1969 tarihli Psychic News gazetesi ‘Sunday Mirror’dan naklen şu haberi veriyor:

 

“Kadın, altı gün sonra saat 15.00 de öleceğini söyleyen annesi için pansiyondan bir oda kiralamıştı. İhtiyar anne yetmiş yaşlarında olmasına rağmen ne bir hastalık ne de üzerinde bir bitkinlik vs. görülüyordu”

 

Olayı gayet açık bir kehanet olarak nitelendiren haberin bir kopyasını bilimsel yazılar sorumlusu Ronald Bedford Ruhsal Araştırmalar Cemiyetine göndermişti yaşlı hanıma bu ölüm fikri ne kadar saçma olduğu söylendiyse de kabul ettirilemedi. Kızının kiraladığı odaya yerleştikten sonra kendi ölüm gününden gayet normal bir şekilde bahsediyordu.

Söylediği gün saat 11.00’e kadar bir şey yoktu. Fakat 11.00’de biraz uzanmak istediğini söyledi. Bedford’un yazdığına göre kadının yüzü sadece biraz soluktu o kadar. Muayeneye gelen doktor da daha fazla bir şey söyleyememişti. Tek ilave ettiği şey “biraz yorgun “ demekten başka bir şey olmamıştı.

 

İhtiyar kadın saat 13.00’de komaya girdi ve öğleden sonra saat 3’ü beş on Dakka geçerken doktor başucunda olduğu halde hayata gözlerini kapadı.

 

 

 

* J.F. Kennedy’nin Kendi Ölümü Hakkındaki Kehaneti..

28.9.1964 U.P. La Conciencie.

Kennediy Dallas’ta ölümü karşılamazdan önce muhtemel bir cinayetten bahsetmiştir; karısı Jacqueline ve yardımcısı Kennth O’Donnnel ile bir gün önce Fort Worth’da kaldıkları akşam başkan onlara bazı kimselerin bir cinayet kehanetinde bulunduklarından bahsetmiştir. Daha sonra o da O’DOnnel ajansına şu açıklamada bulunmuştur:

 

“Eğer birisi gerçekten bir cumhurbaşkanını öldürmeyi tasarlarsa bu hiç de zor bir şey değildir. Katil örneğin yüksek bir binaya çıksa ve elinde teleskoplu bir tüfeği de bulunursa bu cinayetin önüne kimse geçemez”

 

 

 

* Robert Kennedy’nin Ölümüne İlişkin Kehanetler..

 

.F.Kennediy’nin dul eşi Jacqeline Kennedy İtalyan kompozitörü Gian Carlo Menotti’in kayınbiraderi Robert Kennedy’nin başkanlık sayarında taşradaki evindekinden daha mesut olup olmayacağı sorusuna karşılık:

 

“Gerçekten mesut olamayacak çünkü kocam gibi o da vurulacak” demiş.

 

Peter Fairley adındaki bir gazeteciye iki kehanet mektubu geliyor.

 

Birincisi: Freiburg Parapsikoloji Enstitü Araştırmalarından etkilenen genç bir Amerikalı Alan Vaugan’dan geliyor: “Robert Kennedy’nin iki aydan önce suikasta uğramasından korkuyorum. Kaderin doğmuş olduğundan emin değilim fakat sanıyorum ki bu hayatına mal olacak”

 

İkincisi: Bayan Joan Hope’den(canada): “ kardeşini takiben R. Kennedy de aynı tehlikelere maruz kalacaktır”

 

 

* New York Elektrik Kesilmesinin İki Gün önce Bilinmesi Kehaneti..

17 Temmuz 1977 Milliyet –(New York)

Amerika’nın gelecekten haber vermekle ün salmış medyumlarından Roge, New York’taki elektrik arızasından iki gün önce Seattle Kentindeki “Seattle Post İntelligencer” gazetesine giderek olayı önceden haber vermişti. Roge gelecekle ilgili görüşünü bir kâğıda yazdıktan sonra iç içe beş zarfa koyarak mühürlemiş ve gazete yöneticilerine teslim etmişti. Medyum New York’ta elektrik kesilmesiyle yağmalar olacağını da bildirmiştir.

 

Olay gerçekleşmiş ve kentin 25 saat cereyansız kalmasına yol açan elektrik kesintisi meydana gelmiştir. Amerikan gazeteleri elektrik kesilmesine “Temmuz Noeli” adını vermişlerdir. Çünkü olay sırasında milyonlarca dolarlık yağmalanan eşya yağmacılar tarafından yakınlarına hediye edilmiştir. Kent felaket bölgesi ilan edilmiştir.

 

Yağmacılarla 25 saat savaşan 25 bin polisten 558’i yaralanmış kentte 18 milyar tl. Zarar olmuştur.

 

Zorla elektrik veren şirket hakkında soruşturma açılmıştır. Şirket yöneticileri arızanın gece bir trafoya yıldırım düşmesinden meydana geldiğini ve bunun tanrının işi olduğunu söylerken Belediye Başkanı Beame şirket yetkililerini “alık almazcasına sorumsuz davranmak ve görevlerini ihmal etmekle” suçlamıştır.

 

Gazeteciler olaylar sırasında yağmacılarla çok ilginç konuşmalar yapmak olanağı bulmuşlardır. Örneğin bir yağmacı “bütün yatak odamı yeniledim” derken bir başkası da bir dükkândan” kaçırdığı buzdolabının yeteri kadar büyük olmayışından” yakınmıştır. Yağma edilen eşyalar arasında piyano dahi bulunduğu saptanmıştır.

 

Bu arada vitrinlerden kaçırılan çok sayıda 1977 model lüks otomobil ertesi gün sokaklarda parçası alınmış halde bulunmuştur.

 

 

(Alıntı..)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...