Jump to content

Ortaçağ Avrupası'nda Cadılar ve Cadı Avı/Haydar Akın


KATA

Önerilen Mesajlar

Kadının karanlık çağı

 

Cadılar, çocuk kitaplarında resmedilmeden önce mahkeme tutanaklarında, duvar resimlerinde, gravürlerde ve tablolarda boy göstermişti. Avrupa'da cadı olduğundan şüphelenilen kişiler, işkenceyle sorgulanıyordu.

 

'Cadı', tuttuğunu koparan huysuz kadınları tanımlayan bir sıfat olmadan önce 50 bin kişinin katledildiği 350 senelik sadist cinayetler silsilesinde, suçun adıydı

 

Tatlı Cadı, Blair Cadısı, Harry Potter'ın sınıf arkadaşı, Pamuk Prenses'in taş kalpli üvey annesi... 20'nci yüzyılın sonları ve 21'inci yüzyılın başlarında

'cadı' denince zihne üşüşen görüntüler bunlar. Oysa bu sözcük, içinde yaklaşık 350 yıl boyunca devam eden bir 'cinayetler silsilesi'ni barındırıyor.

Ortaçağ Avrupası'nda patlayan 'cadı avı' ile ilgili araştırmalar, tarihin bazen hayal edilebilenlerden daha zalim olduğunu gösteriyor. Kimi araştırmacılara göre 1400'lerde başlayıp 1700'lerin ortalarına kadar süren 'cadı avı', sadist cinayetler yoluyla kadınların toplum yaşamından kovulduğu ve yüzyıllarca sürecek erkek egemen

yaşam biçiminin temel direklerinin çakıldığı dönem oldu.

 

 

Sabaha kadar dans

Almanya'da mahkeme tutanakları ve yazılı kaynaklara dayanarak bu dönemi araştıran Haydar Akın'a göre, 1430-1780 yılları arasında Avrupa'da cadılık suçlamasıyla 50 bin kişi katledildi. Akın'ın 'Ortaçağ Avrupası'nda Cadılar ve Cadı Avı' adlı kitabı, Dost Kitabevi tarafından yayımlandı. Kitapta bu dönem şöyle anlatıldı:

Yeni doğmuş bebekleri pişirip elde ettikleri merhemleri sürerek uçtuklarına inanılan cadıların, geceleri kara büyü ayinleri düzenlediğine, sabaha kadar dans edip, şeytanla ve birbirleriyle seviştiklerine inanılıyordu. Cadıların kimi zaman köpek veya kurt kılığına girerek insanları taciz ettiği düşünülüyordu.

Cadı avı sonucu öldürülen kurbanların yarıya yakını, bugünkü Almanya topraklarında yaşıyordu. 1400-1750 yılları arasında Almanya'da 25 bin, Polonya'da 10 bin, Fransa ve İsviçre'de 4'er bin, Danimarka, İtalya, Avusturya, Çek Cumhuriyeti/Slovakya'da biner, Britanya adalarında 1500, Macaristan'da 800, Belçika/ Lüksemburg'da 500, Norveç'te 350, Lichtenstein, İsveç ve İspanya'da 300'er, Hollanda'da 200, Finlandiya'da 115, Slovenya'da 100, Rusya'da 99, Estonya'da 65, İzlanda'da 22, Portekiz'de yedi, İrlanda'da ise iki kişi 'cadı' oldukları ve 'şeytanla işbirliği yaptıkları' gerekçesiyle öldürüldü.

 

 

Boğulursa masumdur!

Suçlanan kişilerin cadı olup olmadığı ise akıl almaz deneylerle anlaşılıyordu. İşte deneyler...

İğne deneyi: Büyük bir iğne suçlanan kişinin vücudundaki lekeler, benler ve siğillere teker teker batırılarak kan çıkıp çıkmadığına bakılıyordu. Kan akmaması, kişinin şeytanla işbirliğine girmiş bir cadı olduğunu kanıtlıyordu. İğne deneyi Geç Ortaçağ'da Almanya, Fransa, Belçika ve İspanya gibi ülkelerde uygulandı.

Soğuk su: Suçlanan kişi çıplak vaziyette elleri ve ayakları bağlı halde derin bir suya bırakılıyordu.

Kişi suda batmazsa bedeninin şeytan tarafından işgal edildiğine inanılıyor ve derhal yakılıyordu. Batarsa, boğulmaya terk ediliyor, böylece 'ruhunun öbür dünyaya arınmış bir halde yollandığına' inanılıyordu.

Kızgın demir: Ateşte ısıtılarak kızdırılmış demir bir çubuk, iki eliyle tutması için suçlanan kişiye veriliyordu. Elleri yanmamış veya çok az yanmışsa sanığın 'şeytan tarafından korunduğuna, ateşe karşı dayanıklı kılındığına' hükmediliyordu.

Ağlama: Suçlanan kişinin yanında bulunan bir rahip, suçsuz ise ağlayabileceğini, şayet ağlayamıyorsa kendisini şeytanın engellediğini, bu tutsaklıktan kurtulması için kendisine bir şans verildiğini tekrarlıyordu. Bu ritüelin sonucunda gözlerinden yaş gelmeyen kişi suçlu bulunuyordu.

Tartı: Suçlanan kişi tartılmadan önce vücut ağırlığı hâkim tarafından tahmin edilip bir yere yazılıyordu. Tüm giysileri çıkarılan ve ağırlık yapmaması için saçları da kesilen sanık, tartıldığında, tahmin edilenden ağır gelirse suçsuz kabul ediliyordu.

Tabut: Cadı tarafından öldürüldüğünden kuşkulanılan ceset, suçlanan kişiyle yüzleştiriliyordu. Tabutun yanına götürülen kişiden cesede dokunması isteniyordu. Bu temas sonucunda cesette temas edilen noktada bir kanama veya bir değişim olursa, maktulün o ana kadar gizli kalabilmiş katili tespit edilmiş sayılıyordu.

 

 

Yaşlı ve kimsesiz kadınlar

Haydar Akın, cadı avının yaşlı ve kimsesiz kadınlarla başladığını, ancak daha sonra erkekler, çocuklar hatta rahipler olmak üzere geniş bir kesime yayıldığını söylüyor..

Cadı avının en fazla bugünkü Almanya topraklarında görüldüğünü hatırlatan Akın, bu durumun o yıllarda bu bölgede yaşanan kötü iklim koşulları, kıtlık, açlık, ardından gelen veba için günah keçileri aranmasına bağlanabileceğini belirtiyor.

Milliyet kultur sanat dergısınden alıntı

 

 

 

Ortaçağ Avrupası'nda Cadılar ve Cadı Avı

Haydar Akın

DOST KİTABEVİ / Yaşam - Kültür Dizisi

 

Sayısız masum insanın hayatına mal olan cadı avı, Avrupa tarihinde kara bir lekedir. Kilise babalarından feministlere dek uzanan geniş bir yelpazede çok farklı dönem ve kesimleri meşgul eden bu olgu, bir kitlesel histeri örneği olarak psikolojik ve sosyolojik açıdan zengin dersler almamızı sağlar ve Avrupa'nın geçmişini, dolayısıyla bugününü anlamamıza önemil katkılarda bulunur.

Ortaçağ Avrupası'nda üç yüzyıl süren "Cadı Avı Çağı"nı tüm boyutlarıyla anlatan bu kitap, Türkiye'de bu alandaki boşluğu doldurma yönünde atılmış bir adımdır. Yazar, o dönemde yaşamış kişi ve uzmanların tanıklıklarının yanı sıra sonradan yapılan yorumlara da başvurarak konuyu nesnel ve ayrıntılı bir biçimde ele alır. Ortaçağ Avrupası'nda Cadılar ve Cadı Avı hem önemli bir başvuru eseri hem de sürükleyici bir başucu kitabıdır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...