Jump to content

Termofil Savaşı Tam


Wasteland

Önerilen Mesajlar

Termofil Savaşı (Yunanca: Θερμοπύλαι, Thermopylai) Herodot'un verdiği bilgiye göre MÖ 480 yılında Yunan kent devletlerinden oluşan bir ittifakın Mora yarım adasını Balkanlar'a bağlayan Termofil dağ geçidinde kendisinden çok daha kalabalık istilacı Pers ordusuyla yaptığı savaştır. Tarihteki en ünlü direnişlerden biridir. Termofil geçidi Antik Yunandan itibaren savaşlara da sahne olmuştur.

 

 

Savaşın sebepleri

 

MÖ 480 yılında Pers kralı Serhas (Kserkses) babası Darius'un Atinalılara yenilmesinin öcünü almak için Çanakkale'yi geçerek, Yunanistan'ı istila etmek üzere yola çıktı. Herodot'un belirttiğine göre beş milyon, Ozan Simonides'in belirttiğine göre ise üç milyon savaşçıdan oluşan Pers ordusunun vatanları üzerine yürüdüğü haberi bütün Yunanistan'ı dehşete düşürdü. Yunanistan o tarihte aralarında siyasal birlik oluşturamamış ve birbirleri ile sürekli çatışan şehir devletlerinden oluşuyordu. Ancak Yunanistanın topyekün istilası tehdidi şehir devletlerinin bir ittifak oluşturmasını sağlamıştır. En büyük şehir olan Atina'nın en zayıf günlerini yaşıyor olması Antik Yunanistandaki bütün ümitlerin, Dor savaşçı özelliklerini taşıyan Spartalılara bağlanmasına sebep oldu. Güçlü Pers ordunun başka türlü durdurulamayacağına inanan Sparta'nın eş iki kralından biri olan Leonidas tek çarenin Termofil Geçidi'nin tutulması olduğuna karar verdi. Kalabalık orduların hareket alanını kısıtlayan ve askeri manevralara izin vermeyen kayalık geçit ancak göğüs göğüse mücadele ile Pers'ler tarafından ele geçirildi. Pers ordusunun ne derece kalabalık olduğunu tarihçi Herodot, ordunun içerek ırmakları kuruttuğunu ve koca kentlerin erzağını tükettiğini söyleyerek anlatmaktadır. Bu betimlemeler açıkça abartı olsalar da kesin olan, Perslerin Yunanlılardan sayıca çok üstün olduklarıdır.

 

Savaş

 

Sparta'da Karnia Festivalinin başlaması Sparta'nın üst düzey yargıçlardan oluşan yönetim kurulu Eforların Sparta ordusunun yola çıkmasına izin vermemelerine neden oldu. 5 gün süren festivalin bitmesini beklemenin geçidin tutulması için geç kalınmasına yol açacağına karar veren Leonidas, Heredot'a göre 300 kişilik muhafız birliğini alarak geçidi tutmak ve yardım gelene kadar Pers ordusunu oyalamak için yola çıktı. Spartalılar müttefik de toplayarak MÖ 486 yılında Termofil geçidinde Perslerle karşı karşıya geldi. Persleri burada olabildiğince oyalayarak geride kalanlara ordu hazırlamaları için süre kazandırmış olacaklardı. 7 gün boyunca 300 Spartalı ve 700 Tespialıdan oluşan küçük Yunan birliği iki yüz elli bin Pers askerini geçitlerin öte tarafında tutmayı başardı. Ancak beklenen yardım gelmedi.

7. günün sonunda Pers generali Hidasnes, bir grup askeri Malisli Efialtes adında bir hainin gösterdiği bir dağ patikası üzerinden Yunanlılar'ın arkasına çıkartınca Persler geçidi arkadan sarabildiler. Bunun üzerine Sparta kralı Leonidas Tespialı askerlere geri çekilme emri verdi. Kendisi ise 300 askeriyle ülkesinin kanunları gereğince burada savaşarak ölecekti. Son muharebenin bitimine doğru ölen Leonidas'ın cesedini korumak için kalan son Spartalıların tırnak ve dişleriyle mücadele ettiği Herodot'un kayıtlarında belirtiliyor. Burada kahramanca ölen askerler sayesinde güç toplayan Yunan kentleri bu savaşın ardından Persleri Salamis ve Plateade mağlub ederek tarihin ilk demokratik düzenini korumuşlardır.

 

Pers ordusunun buradaki ağır kayıplar Serhas'ı o kadar korkutmuştur ki daha sonra Pers donanması Salamis'te yenilgiye uğradığında istilayı tamamlamak üzere ordusunun sadece çok küçük bir kısmını geride bırakarak Yunanistan'dan çekildi. Kalan bu ordu ise Platea Savaşı'nda yenilir. Termofil'deki Yunan savunmacıların başarısı, bir ordunun manevi gücünü yükseltmek için eğitimin, donanımın ve savaş alanın taktik kullanımındaki avantajları vurgulamak ve aynı zamanda bunaltıcı üstünlüğe karşı gösterilen cesaretin örneği olarak gösterilebilir. Spartalı ve Tespialı'ların kahramanca fedakarlığı çağlar boyunca birçoklarını etkilemiştir.

Tüm Spartalı ve Tespialı askerler cesurca savaşmışlarsa da, hepsinin en cesuru olarak Spartalı Dienekes gösterilir. Savaş arifesinde bir Trakya yerlisi Pers okçularının sayısını anlatmak için, Perslerin attığı okların güneşin yüzünü örttüğünü söylemiştir. Dienekes ise buna yanıt olarak gülmüş ve şöyle cevap vermiştir:

 

"Öyleyse biz de gölgede savaşırız"

 

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/6/61/Termofil_Savaşı.gif

 

 

Pers Ordusunun Hareketi

 

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/9/98/Thermopylen.png

 

Asker sayısı konusunda ihtilaflar

 

Termofil Savaşının tarihteki varlığı tamamen Herodot'un kayıtlarına dayanır. Diğer bütün tarihçiler (Romalılar dahil) bu savaş için Herodot'a atıfta bulunmuşlardır. Tarihte Pers -Yunan savaşlarının olduğu yadsınmadığı halde, Pers ordusunun 2 milyon 600 bin gibi bir sayıya ulaştığını askerlik mesleğinden biraz anlayanlar için mümkün olmayan, sadece Yunan kahramanlığını abartmak için kullanan Herodot 'un Termofil savaşı ile verdiği bilgiler son derece şüphelidir.

Büyük bir ordu (30.000 askerden den büyük) her zaman paralel kollar halinde ve lojistik esaslar dahilinde hareket eder. Bu durumda koca bir ordunun dar bir geçitte sıkıştığı ve önündeki 300 kişiyi 7 gün aşamadığı bilgisi gerçekçi değildir.Eğer geçmişte gerçekleşen bu olay şu anın esasları doğrultusunda incelenirse önemli stratejik hatalar yapılmış olur(paragrafın başındaki gibi). 30.000 den hayli hayli büyük yaklaşık 300.000 kişilik bir ordu; arkalarında gelen egoları yüzünden kendilerini o dar geçitte aynen Leonidas'ın öngördüğü gibi sıkıştırmışlardır.Burada pers ordusunun akıllanıp spartalıları arkadan kuşatmasına kadar geçen sürede Xerkses ısrarla geçidi almaya çalışmış ancak egosuna yenilerek ordusuna büyük kayıplar verdirmiştir.Spartalıların ve Tespialıların yiğitliği,Leonidas'ın öngörüsüyle askeri dehası ve tabi ki Xerkses'in açgözlülüğü ve kibri pers imparatorluğunun ileride bir çok yeri yakıp yıkıp insanlarını köleleştirmesini önlemiştir.

 

 

Bugün Termofil'de iki anıt kalmıştır. Sonradan yapılan anıtta Kral Leonidas'ın kendisinden silahlarını isteyen Xerxes'a söylediği sözler yazılıdır:"MOLON LABE" - "GEL VE KENDİN AL" ikincisinde ise Şair Simonidesin sözleri vardır. Bu sözler tüm savaş yazıtlarının en ünlülerindendir: "Git, Spartalılara söyle, buradan geçen yabancı, burada, kanunlarına itaat eden bizler, yatıyoruz

 

Bu hikayenin destanlaştırarak anlatıldığını unutmuyalım

 

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/3/38/Thermopyles.JPG/800px-Thermopyles.JPG

 

Termofil Aniti

 

 

Bağlantılar

Söylenceye göre, Yıl Milattan önce 480; Yer Armenia, Shopene, Gordyene sınırlarının tamda birleşim noktası ( Eski Farqin). Silvanlı Daxes olduça güçlü bir savaşçıydı. Sırt sırta savaş meydanlarında birlikte hareket ettiği yörenin seçkin savaşçılarını yönlendiriyordu. Onun gönlünde Xerxes’in yeri apayrıdı. Bu gece arkadaşlarına bir ziyafet verecekti. Daxes, babası Tirvan’ın 10 yıl önce Elbat’ın nadide üzümlerinden hazırladığı şarabı kuyudan çıkardı.

En son geçen yıl bir araya gelmişlerdi. Bir zamanlar kırkın üzerindeydiler. Pers kralı Kyres;70 yıl önce Med kralı Keyaksares’in oğlu Astiyag’ı bir ayak oyunuyla kalleş yeğen Kiros sayesinde yıkmıştı. Silvanlı Daxes, Xerxes ve arkadaşları 70 yıl sonra, Geçen yıl, Pers Kralı Darius’a karşı cengaverce savaşmıştı... Bu savaşta kala kala 18 kişi kalmışlardı ve Tanrı Marduk adına yemin etmişlerdi. “ Her kim Perslerle savaşırsa, bizlerde onların yanında Perslerle savaşacağız. Taaki Perslerin adı yeryüzünden silininceye kadar. Ünlerini Spartada, Kapadokyada, Shopenede, Gordyenede, Armeniada, duymayan kalmamıştı. Söylenceye göre Pers kralı Serhas bir gece rüyasında onlarla savaş meydanında milyonluk ordusuyla savaşırken görmüştü kendisini. O gece ölüp ölüp dirilmişti.

Pers kralı Serhas babasının yenilgisini hazmedemediğinden Sparta’ya bir sefer yapmayı planladığı kulaktan kulağa bütün coğrafyaya yayılmıştı. Pers generale yeryüzünün gelmiş geçmiş en büyük ordularından biriyle, yeryüzünün gelmiş geçmiş en çetin savaşına hazırlanmalarını emretti.

Silvanlı savaşçılar; Sparta Kralı Leonidasın, Pers ordusu karşısında zor duruma düşecekleri hesabıyla onlara yardıma gitmeye karar verirler.

Bu arada Spartada Karnia festivali var ve bu festival 5 gün sürmektedir. Bu dönem Yunan halkı için adeta Dünyadan tamamen soyutlanma bayramı olarak kabul edilirdi. Pers ordusu Termofil geçidine yakın gelmelerine rağmen Eforlar ( Sparta üst düzey yargıçlar kurulu) savaş hazırlıklarının Karnia dan sonraya bırakılması kararına varmışlardı. Sparta Kralı Leonidas adeta eli, kolu bağlanmış durumdaydı.

Dienekes, Stelios, Astines yanlarına 280 civarında arkadaşlarını alarak Termofil geçidini ölüm pahasına tutmaya karar vererek yola çıkarlar. Öte yandan 700 civarında Tespialı ve 25 civarında olduğu tahmin edilen Silvanlı savaşçı Termofile vardılar.

Nihayet Pers ordusu görünmeye başladı. ( İkiyüz kırk bin kişi oldukları tahmin ediliyor). Termofilde, Pers ordusunun savaşçılarından toprak görünmüyordu. Pers komutanı Hidanes mükemmel bir savaş düzeni kurmuştu. Ve nihayet saldırmaya başladılar. İlk olarak okçular yaylarını gerdiler. Okların atılmasıyla birden yeryüzü geceye döndü. Atılan ok ayısı o kadar fazlaydı ki bir bulut gibi Termofili karanlığa boğmuştu. Silvanlı Xerxes o kadar güçlüydü ki kendisine atılan mızrakları ok niyetine yayda gererek Perslere geri atıyordu.

Buna rağmen kendilerinden 240 kat fazla olan orduya karşı tam 7 gün direndiler. Bu sürede Pers ölülerinden adeta duvarlar örülmüştü. 7. günün sonunda bir hain bir Yunanlı nın arkalarına dolanacak vadi yolunu göstermesi Persler, arkadan dolaşılarak Spartalıların zayıf noktasını tamamen tuttu. Bu durumda Leonidas, Tespiyalılara kaçıp canlarını kurtarma talimatı verdi.

Daxes bir ara dostu Xerxesin vücuduna isabet etmiş tam beş okla savaşmaya devam ettiğini gördü. Arkasında yaklaşan bir Persli kılıcını Xerxesin sırtına sapladı. Tüm hızıyla koşan Daxes arkadaşının yere yığılışıyla çılgına döndü. Dünyası kararmıştı. En iyi arkadaşını kaybetmişti.

Ve nihayet kaçınılmaz sona gelinmişti. Pers ordusuna karşı son Spartalı ve Silvanlı kalıncaya kadar kahramanca savaştılar. Persler hem sayıca azalmış hem bitap düşmüştü. Pers kralı Serhas ın gözü çok korkmuştu. Spartalı ve diğer Yunanlı gruplar, kalan Persleri bozguna uğratmayı başardılar.

2485 yıl sonra bu tarihi olayın filmi yapıldı. Pers kralının ismi persçe:"Khashayarsha"dir. Yunalılarca yazılışı:"Xšayāršā" olduğundan asıl savaşçılardan Xerxes ile ismi benzerlik gösterdiği görülmüştü. Tarihi kaynaklarda Pers ordusunun bu savaşta sayısı 120 bin ile 2 milyon arasında belirtildiği çelişkileri göze çarpmaktadır.

 

Bu Savasda Pers Ordusunun Yani Sira. Ülkedeki Silah Kusanan Her Pers Ve Kralin Parayla Tutup Getirdigi Farkli Ülkelerden Askerler, Dünyanin Hertarafindan Gelen Ordular Çin Vs

Dünyanin Hertafindandan Gelen Ordularin Getirdikleri Savas Silahlari Ve Savasa Bilecek Hayvanlar Fil Vs Kullanilmisdir

 

Dar Ve Yüksek Kayaliklarda Ufacik Bir Gecitte Savunma Yaparak Savasmislardir O Gecit Sayesinde Dayanabilmislerdir.

 

Kaynak: Yazar Danyal MUĞURTAY

Alinti.. Derleme...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sparta (eski Elence; Attika lehçesi: Σπάρτη Spártē, eski Dor lehçesi: Σπάρτα Spártā), klâsik antik çağda en çok „Λακεδαίμων“ Lakedaimōn olarak adlandırılan kent M.Ö. 2. binyılın sonunda yaşanılan Dor istilasının hemen sonrasında Peloponnes (Mora) Yarımadasında Dorlar tarafından kurulan şehir ve şehir devleti.

En güçlü rakibi Mora ile Tesalya arasında bulunan Attika bölgesinde kurulmuş olan Atina kent devletiydi. İki devlet arasında Pers istilası yıllarında oluşturulan ittifak ilişkisi daha sonra Atina'nın bütün Helen dünyasını kendi çatısı altında birleştirmeyi arzulayan politikası neticesinde rekabete dönüştü. Bu rekabet sonucunda M.Ö. 431'de başlayıp aralıklar ile 27 yıl süren ve tarihe Peloponnes Savaşı olarak geçen bu savaş Yunan dünyasının Büyük İskender dönemine dek parçalı siyasal yapıda kalmasına yol açtı.

 

 

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/6/6c/Sparta_territory.jpg/654px-Sparta_territory.jpg

 

Sparta bölgesi

 

Kuruluşu

 

M.Ö. 9. yüzyıl sonunda Pitana, Meson, Limnai, ve Kynosura isimli dört köy birleşti. Ancak şehir hiçbir zaman sur içine alınmadı. M.Ö. 8. yüzyılda Eurotas vadisi yakın dağlar ve kıyı ovası da şehrin topraklarına katıldı. Zengin eyalet Messinia ele geçirildi. İç savaşlarında yaşandığı dönemde şehride örgütlenmeler başladı. Kurumlar Lykurgos tarafından kuruldu. Bir tür anayasa ilan edildi. Lakedaimonlular'ın sitesi tüm haklara sahip vatandaşlardan oluşuyor, eşitler olarak adlandırılan bu yurttaşlar devletten, Heiloslar tarafından işlenen toprak hissesi (kleros) alıyorlardı. Heiloslar bazen aşağılanıyor ve ülkede huzuru sağlamak için gerekli görülen terör dönemlerinde öldürülüyorlardı. Perioikoslar ise kendi geleneklerine göre yaşıyorlardı. Orduyu iki kral komuta ediyor, siyasal yaşamı ise Gerusialar yönetiyordu. Sparta'daki yaşam bu dönemde çok parlaktı. Ancak ülkede gerginlik artmaya başladı. Argos ile yapılan savaşta yenildiler. Sistem katılaştı. Katı bir eğitim sistemi kabul edildi. Her türlü lüks yasaklandı. M.Ö. 550'ye doğru, Khilon'un dönemindeki Sparta, elindekileri korumakla yetinen, kendi içine kapanık bir şehir oldu.

Sparta Uygarlığı

 

Sparta Uygarlığının en belirgin özelliği aşırı disiplinli askerî örgütlenmesiydi. Toplumda her erkek ve kadının görevleri vardı. Erkekler askerdi. Kadınlar ise devlete asker yetiştirmekle görevli anne konumundaydı. Her kadın çocuğuna altı yaşına kadar büyütmek, dayanıklı ve sağlıklı olarak yetiştirmek mecburiyetindeydi. Altı yaşına kadar ailelerinin yanında kalan çocuklar bu yaştan sonra askeri disipline yavaş yavaş alıştırılmak üzere devletçe alınır ve ilerleyen yaşlarında eziyet verici şartlara dayanıklı olabilmeleri için bölge bölge dolaştırılırdı. Çocuklar yirmi yaşına geldiklerinde tam bir asker olarak hizmete başlar ve altmış yaşına kadar askerlik görevini yapardı. Altmış yaşına gelebilen erkekler bundan sonraki hayatlarını toplantılar yaparak geçirirlerdi. Sparta'da çok sert bir askeri disiplin yönetimi bulunuyordu. Sparta Uygarlığı'nın bir diğer özelliği ise köle düzenindeki farklılıklardı. Diğer Yunan uygarlıkları aksine Sparta Uygarlığında köleler temelde devlete aitti. Bir kölenin tüm kullanım hakkı devletindi ancak bağlı bulunduğu toprak sahibine de tarım ürünlerinden bir pay vermek zorundaydı. Toprak sahibi köleyi öldüremez ve ona işkence yapamazdı. Uygarlığın köle sınıfı İlot adını taşıyordu. İlotlar bir tür ekonomik özerkliğe de sahiplerdi. Çalıştıkları devletin eşit olarak bölüp dağıttığı arazi parçasını (Kleros) ekip biçerler ve üründen arpa, buğday, şarap, peynir gibi besin maddelerini toprak sahibine verirlerdi. Spartalılar savaşarak kazandıkları topraklardaki halkı da Kleros sistemine dahil ederdi. Kleroslarda hiçbir gerçek Sparta vatandaşı yaşamazdı. Sahip oldukları Kleroslar'da yaşamazlar, Sparta'da yaşarlar ve kendilerine bağlı İlotlar'ı yönetmezler, denetlemezler, topraklarından çıkaramazlar ve satamazlardı.

Altmış yaş üzeri üyelerden oluşan İhtiyarlar Meclisi devlet yönetimi ile ilgili kararlar alır ve 30 yaşını geçmişlerin oluşturduğu diğer bir meclis bu kararları sonuca bağlardı. Spartalılarda karar alma işlemi olağan dışıdır. Okunan maddeler toplantıya katılan kalabalığın çıkardığı seslerle hükme ulaştırılırdı. Kimin sesi çok çıkarsa o yönde karar çıkardı. Aristotales bu yüzden Spartalıları çok çocuksu bulmuştur. Spartalılarda bir diğer sınıf Periyekler adı verilen sınıftı. Periyekler 30.000 kişi kadardı. Bunlar devlet ilk kurulurken işgal edilen Lakonya bölgesinde yaşayan Aka uygarlığı soyundan gelenlerdi. Periyeklerin bir Sparta'lı gibi yönetimde söz sahibi olması ve asker olabilmesi ayrıca bir Periyek'in bir Sparta'lı ile evlenmesi de mümkün değildi. Periyekler tarım ticaret ve zanaatla uğraşmak ve devlete vergi vermekle yükümlülerdi. İlotlara bakarak oldukça özgürdüler fakat Sparta topraklarında yaşamak onlar için de kolay değildi. Spartalılarda İlotları denetlemek amacıyla muhbirler ve gözeticiler görev yaparlardı. İlotların yaşadığı kasabalara ara sıra pusu kurulur ve daha önceden tespit edilen ve ileride sakıncalı olabilecek İlot bireyleri öldürülürlerdi. Bu işle görevli kurumun adı Krypti'di. Bu yüzden İlotlar asla sivrilme davranışı içinde olamazlardı. Sparta Uygarlığında 2 kral vardı. Devlet iki kral tarafından yönetilirdi. Bu iki kralın saygınlıkları çok yüksekti. Krallık babadan oğula geçerdi.

 

 

I. Leonidas (Kral)

 

 

Leonidas (Λεωνίδας), bir Sparta kralı ve II. Anaxandridas'ın oğullarından biri.

Agiad ailesinin on yedinci kuşağında, MÖ 489 veya MÖ 488 yılında, yarı kardeşinin kizi olan Gorgo ile evlenmiş, I. Cleomenes'in ardından tahta geçmiştir. Sayıca çok üstün Pers ordusuna karşı az sayıda askeriyle yürüttüğü Termofil Savaşı ile ünlüdür

 

Hayatı

 

MÖ 480 yılında, ephor (tanrıların rahipleri)lar Leonidas'la birlikte 300 kraliyet korumasını ve askerini Thermopylae(Termofil) geçidine, geçidi Serhas komutanlığındaki Pers ordusuna karşı korumak için göndermişlerdir. Günümüzdeki bir hikâyeye göre, Leonidas çok az bir gücü yanında götürmüştür. Çünkü bile bile ölüme gittiğini düşünüyordur (bir kahin Sparta'nın kurtuluşunun sadece krallardan birinin ölümüyle gerçekleşeceğini söylemiştir). Aksine, görünüşe göre ephorlar bu plana Carneia festivali ve Yunan güçlerini Korint girişinde yoğunlaştırma politikaları nedenlerinden ötürü isteksiz bir şekilde destek çıkmışlardır.

Birkaç anekdot, Leonidas ve Spartalılar'ın eski çağlarda bile cesaretleriyle ünlü olduklarını gösterir. Savaşın ilk gününde, Serhas Yunanlılar'a silahlarını bırakmalarını söylediğinde, Leonidas şöyle cevap vermişti: Molon Labe ("Gel de al"). Üçüncü gün ise, Leonidas adamlarına güzel bir kahvaltı etmelerini, çünkü akşam yemeğini Hades'te yiyeceklerini söyledi.

İlk iki gün boyunca Leonidas'ın adamları Persliler'in önden gelen saldırılarını durdurdular, fakat Malisli Ephialtes Pers generali Hydasnes'i dağ patikası üzerinden Yunanlılar'ın arkasına çıkartınca, Leonidas ordusunu ikiye böldü. Kendisi 300 Spartalı, 700 Thespiaeli ve 400 Thebesli asker ile geçitte kalmaya devam etti.(Bu olayda Perslilere karşı son direnişte Spartalılar kırmızı pelerinlerini Thespialıların siyah pelerinleriyle değişmiş ve bu ikisi arasında büyük bir dostluk başlamıştır. Ancak ilerdeki dönemlerde Thebes ve Sparta arasında büyük bir savaş çıkacak ve Thebes kazanacaktır)

Belki de Hydarnes'in ordusunun çevresini sarmayı düşünüyordu: eğer öyle ise, bu hareketi başarısızlıkla sonuçlandı, ve az sayıdaki Yunan ordusu iki taraftan saldırılarak, teslim olan Thebesliler hariç, yok edildi. Bir başka teoriye göre Leonidas geri kalan ordusunu, Persliler'e karşı başka savaşlarda savaşabilmeleri için, evlerine geri gönderdi. Geride kalan askerler ise, Persli atlıların geri çekilen askerleri yok etmemesi için geçidi savunmaya devam etti.

Leonidas savaş sırasında öldürüldü ve Spartalılar ölü vücudunu alabilmek için çabaladılar. Ancak karşılarındaki ordunun sayıca büyüklüğüne bakılınca da anlaşıldığı gibi, kralın vücudu Persliler tarafından ele geçirildi. Herodot der ki, Leonidas'ın kafası Xerxes'in emriyle kesilmiş ve kalan vücudu da çarmıha gerilmiştir.

Leonidas onurlu bir şekilde, Spartalılar'a pek özgü olmayan feryatlarla ve yas tutularak gömülmüştür (Spartalılar normalde savaşta gerçekleşen ölümü en şanlı ölüm olarak görürlerdi ve üzüntülerini dışa vurmazlardı, fakat Delphi'deki kahin bu şekilde gömülmeyi, Sparta'yı korumak için Sparta kralının kaybı kehanetiyle birlikte emretmiştir). Aşağıdaki yazıtı içeren oymalı bir aslan anıtı, Leonidas'ın öldüğü yere, onun ve adamlarının kayıplarının anısına yapılmıştır:

Git, Spartalılar'a söyle, buradan geçen yabancı,

Burada, kanunlarına itaat eden bizler, yatıyoruz. –– Thermopyle'deki kitabe (Simonides'in şiiri)

Ateş Geçitleri, (İngilizce: Gates of Fire) 1998 yılında Steven Pressfield tarafından yazılmış, Sparta'lı bir askerin gözünden Termofil Savaşı'nı anlatan tarihi bir romandır.

Pressfield, Pers ordusunun 2 milyon kişiden oluştuğunu iddia ederken, Herodot bu rakamın 5 milyon olduğunu söyler. Simonides'e göre ise bu rakam 3 milyondur. Ancak günümüz tarihçileri o zamanın kaynakları ve lojistik imkânlarıyla bu rakamın 100 ila 250 bin arasında olabileceğini hesaplamışlardır

 

 

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/9/96/Jacques-Louis_David_004.jpg/800px-Jacques-Louis_David_004.jpg

 

Leonidas Thermopylae'deyken, Jacques-Louis David tarafından yapılmıştır. (1814)

 

 

Kaynak:wikipedia

 

Alıntı Ve Derlemedir

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Spartadaki hoplit denilen ağır piyade birliklerini unutmamalıyız kullandıkları faranji .Büyük iskendere ilham kaynağı olmuştur .Sparta termofili savaşından sonra bir daha eski gücüne kavuşamamıştır . Anlatılanlar çok destansı değil . :D

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Rüyamı tam manasıyla kontrol edemiyorum ne yapmamı önerirsiniz ?

      Rüyamda mekanı değiştiremiyorum,Bina falan da yaratamıyorum,Uçamıyorumda yani istediğim çoğu şeyi yapamıyorum ama içimden aniden bide düşünsene şimdi şu oluyormuş ozaman o şey gerçekleşiyor ki oda istem dışı oluyor. Ve rüyamda kendimede güvenmiyorum yani bir şeyleri yapabilceğime inanmıyorum. Bana bunları aşmam için ne yapmamı önerirsiniz ?

      , Yer: Lucid Rüya

    • Tam Farkındalık Meditasyonu

      NEDİR:Burada bir dinlenme yönteminden bahsedeceğiz. Bu yöntem dinlenmenin en doğal, en saf hâlidir.Hiçbir çaba gerektirmez.Sizde hiçbir bağımlılık yaratmaz.Hiçbir olumsuz yan etkisi yoktur.Bu yöntem kişiliğinizin tüm olumsuz yanlarını çözerek onlardan tamamen kurtulmanızı sağlar. Böylece her alanda daha mutlu, daha huzurlu ve daha sağlıklı bir kişi olursunuz.Bu dinlenme şu temele dayanır: Yaşam mükemmelliğin kendisidir ve yaşamdaki işleyiş de mükemmeldir. İnsanlar, yaşama ve kendilerine yanlış b

      , Yer: Meditasyon

    • 3.Dünya Savaşı Armageddon

      İbranice'de:Megiddo dağına ''harmegiddo'' denir. ''Armagedon'':bu ismin,yunanca okunuşuna göre yazılmış halidir.Baştaki ''h''leri söylememe;yunanca okunuşun bir özelliğidir. --- (İsrail'in,Megiddo şehrinin;doğudaki Batı Şeria topraklarına göre konumuna dikkat edin.. İsteseler daha ileri gidebilirlerdi..Batı Şeria'nın,daha da içlerine sokulabilirlerdi..Ama Kudüs'te olduğu gibi;Megiddo'dan da,daha fazla ileri gitmediler.. Niçin?..Çünkü ayetlere göre hareket ediyorlar..Gerekli karmaşa ve savaş

      , Yer: Komplo Teorileri

    • Türkiye'de Tam 50 Milyon Kişinin Kimlik Bilgileri Çalındı!

      Türkiye'de yaşayan tamı tamına 50 Milyon kişinin kimlik bilgileri internet ortamında sızdırıldı!   Daha önce Apple'ın iCloud hacklenmesinde yaşanan kişisel bilgilerin paylaşımına bu sefer Türkiye'de vurdu. Türkiye Cumhuriyeti Nüfus Cüzdanı'na sahip olan tam 50 milyon vatandaşın çeşitli kimlik bilgileri internet ortamında torrent olarak yayıldı.   Yapanların hangi hack ekibine bağlı olduğu bilinmezken, yeni çipli kimlik kartı sistemine geçecek olan ve birçok bilgiyi veri merkezlerimizde sak

      , Yer: Bilim & Teknoloji

×
×
  • Yeni Oluştur...