Jump to content

Bir Öz Güvenin Çöküşü


ihaveadream

Önerilen Mesajlar

Arkadaş, beni çoğunuz bilmezsiniz ama ben espri falan yaparım. Neyse ki gülen olur. Bazen mahallede ortamlarında sizin liderliğinize içten içe sadakat yemini eden çocuklar vardır ya.. Oğlum git topu getir, oğlum bilmem ne yap dersiniz. Bir grubu da yönetebilirsiniz ama aralarında en vvvşağı da vardır mutlaka. Sanki çete kurdunuz falan. Her neyse, o vvşak olanı her dediğinize güler. Artık yani hoşunuza mı gidiyor yoksa sinirleriniz mi bozuluyor bilemezsiniz. En salak esprinize, en çocukça şakanıza anıra anıra gülerler. Siz de hissedersiniz " bu buşt neden bu kadar çok gülüyor lan yoksa fark etmeden harikalar mı yaratıyorum " dersiniz, bazen de " çok mu aptal durumuna düştüm de bu gülüşler eleştirel bir vurgu mu taşımakta aslında " düşünürsünüz. Lakin o yaşlarda eleştiriyi tv'de falan duyup anne babaya sorduğunuz için o düşünceler genelde oluşmaz. Hele vurgu ?? Aman sanrım..

 

İşte bu anlattığım ortamda fark etmeseniz de bi' enerji bi' öz güven depolanır. Durmadan yanında gezen bir adam her esprine şeker yemekten felç olmuş dişleriyle yaklaşık 30 dakika anıra anıra dövünmüştür, gülmüştür, Till gibi dizlerine vurarak esprinin rtmini yaşamıştır.

 

Sonra büyürsünüz; ama o vvvşak arkadaşlarınız yine vardır.

 

Nihayet eve bi gün gelirsiniz, kadın erkek genç yaşlı küçük büyük ihtiyar kızlar delikanlılar ve sümüklü çocuklardan oluşan halalı dayılı caps'lı bi ahali vardır. Oturma odasında hunharca paylaşmaktadırlar. " Sen niye bi aydır ziyarete gelmeyon " diye bir birlerine girmektedirler. Arada kadınların tartışma heycanına bıyık altından kıs kıs gülen dayı amca tarafı, karılarının omuzlarına vurarak " sakin ol şampiyon " demekte, ara sıra bir birlerine dönüp, muhafazakar bir forum useri gibi " sübanallah kardeş ibretlik bir paylaşım " demektedirler. Sonra arabalardan, dükkanlardan falan konuşurlar. Esnaf dayının çocuğu olup, arabesk dinleyen, araba kullanmayı küçük yaşta öğrenen, 16 yaşında olup 34435 yaşında adamlarla enseye tokat şakalaşan kuzeninize selam verirsiniz.

 

+Nabıon, nasılsın ? dersiniz.

- Allah'a şükür... der en pes sesinden.

 

Sanki babanızın arkadaşına selam vermiş gibi olursunuz. Yaşça kuzenden 3 4 yaş büyük olmanıza rağmen.. İşte yine o aynı kuzen büyüklerle dükkan mükkan araba muhabbetlerine girmiştir yine. Siz çalışmayıp hala karı kızla sokak gezip avarelik yaptığınız için gereksizsinizdir. Her zaman lafı yiyen siz olursunuz. Konuşurken pek dinlemezler. Her cümleniz havada kalır.

 

İşte burada bir alarm devreye girer. Eve girmeden önceki çocuk ile eve girdikten sonraki çocuk bir değildir. Attan inip, eşeğe binmiştir adeta. 15 dakika önce adam anırtırken, dayılarının soğuk esprilerine gülümser olmuştur. Şirinlik kaygısı gütmeye başlamıştır.

 

Dayı muhabbeti :

 

Dayı : Yaa yaa birader işte. 42 yaşına geldi hala evlenemedi kızcağız.

Teyze : Ehh. Tbmm'de çalışıyor bir de..

 

Sanki tbmm'de çalışana sandıktan koca çıkıyormuş gibi.. O aralar şirinlik kaygısında olduğum için muhabbete dalma ihtiyacı hissettim.

 

ihaveadream: Ne iş yapıomuş tbmm'de başbakanmıymış hehoehoeoheo.

 

dersiniz. Bi halt ettiniz sanırsınız da olmamıştır. Kimse gülmez. 3 saniye yüzünüze bakar ve konuşma tekrar başlar.

 

Dayı: Vardır elbet bi durum. 40 yaşına gelip de evlenmediyse.

 

Sanki anasını satayım 40 yaşına gelip de evlenmemek çok anormal bir durummuş gibi. İstemiyordur. Koca kahrı çekmek zor geliyordur. Ama benim şirinlikler burda da bitmedi tabiki.

 

ihaveadream: Halbuki Kırkı'da çıkmış kadıncağızın evlenmesine mahal de yok hooehoeoheoho

 

Dayı : Kerem kak yürü git bi soğuk su getir.

 

...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

:) Çoğunlukla susmayı tercih ettiğim ortamdır akraba ortamı... Ağızlarda yayık ve sahte olduğu bilinen bir sırıtmayla "ee sen nasılsın kızım?" denildiğinde, "iyiyim teşekkür ederim siz?" sorusundan ibaret... Gerçi son zamanlarda işleri sormaya, evi, köpeğimi sormaya başladılar. Sanırım onların gözlerindeki "çılgın" yaşantım merak konusu...

 

Çok güzel bir yazı olmuş ellerine sağlık :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Şu An Ne Dinliyorsun? Yorum Yap, Bir Dizesini Yaz, Paylaş!

      nightwish the pharoah saıls to orıon cok saglamdır tavsıye ederım

      , Yer: Diğer Müzik Türleri

    • Halk Korkusu Bağlamında Türk Korku Sineması Üzerine Bir İinceleme

      KORKUDAN HALK KORKUSUNA Korku, diğer hislerde olduğu gibi belirli bir tek tanıma sahip değildir. Korku üzerine birçok araştırmacı farklı bakış açıları ile tanımlama yapmışlardır. Türk Dil Kurumu, çevrimiçi Güncel Türkçe sözlüğünde korku terimini; “Bir tehlike veya tehlike düşüncesi karşısında duyulan kaygı, üzüntü” olarak tanımlamaktadır . Korku bilinmez olanın merak edilmesi ile başlamaktadır. Aslında bilinmeyene karşı korku durumu ötekinden gelebilecek zarar düşüncesinden de kaynaklanm

      , Yer: Sinema

    • Eril Tahakkümün Bir Aracı Olarak Sinemada Tecavüz

      ‘Vesikalı Yarim’ i izlemiş miydiniz? İzlemişseniz eğer unutmamışsınızdır bu neredeyse tüm aşklar gibi kırık biten hikayeyi ve güzeller güzeli Türkan Şoray’ın vesikalı halini.  Filmin başlangıcında İstanbul’un kenar mahallelerinden bir manav, bir gece erkek arkadaşlarıyla alem yapmaya Beyoğlu’nda bir pavyona gider. Film de açıkça söylenmez ama sezdirilir; gecenin sonuna doğru masadaki üç erkek belli ki geneleve doğru yola çıkar. Kahramanımız Halil’in karşısına da konsomatris Sabiha çıkar. Pavyond

      , Yer: Sinema

    • Bir terapi yöntemi : Affetmek

      BİR TERAPİ YÖNTEMİ : AFFETMEK alinti:psikospritüel.com       Antalya Ruhbilim Okulu 3 yıldır " Birey ve toplum sağlığında affetmenin koruyucu ve geliştirici etkisini vurgulamak amacıyla ve affetme kapasitesini arttırmak için bir şampiyonluk "düzenliyor. İlki 2003 Antalya Dolphinland'de , ikincisi 2004 İstanbul Naturel Beden,Zihin, Ruh Festival'inde yapıldı. Biz affetmeyi hep karşı tarafı affetmek diye düşünürüz. Bense daha çok kendimizi bir durumdan affetmek, bağışlamak üzerinde durmak istiyo

      , Yer: Evrensel Enerjiler ve Farkındalık

    • Yeni bir aşk büyüsü daha

      İlk önce bir kağıt veya deri üzerine sevdiğinizin adı soyadını yazıyorsunuz siyah mürekkeple (anne ismi veya baba ismi varsa daha iyi olabilir) Kırmızı bir mum yakıyorsunuz Sevdiğinizi imgeleyip muma odaklanıyorsunuz inandığınız tanrı varsa ondan yardım diliyorsunuz örnek olarak Ay tanrı ve tanrıçaları affınıza sığınarak sizden yardım istiyorum --- kızı --- --- beni sevsin bana aşkla dolsun diyip bir kaç kez tekrarlıyorsunuz inanarak hissederek. sevdiğinizin ismini yazdığınız kağıdı yakıyo

      , Yer: Witchcraft

×
×
  • Yeni Oluştur...