Jump to content

İnisiyasyon ve Sembolizm


nevermore

Önerilen Mesajlar

Bilginin varlık tarafından özümlenmesinde ve idrak edilerek yaşama geçirilmesinde en önemli etmen “bilgi-varlık” dengesidir. Kuşkusuz, herkes (bir inisiyasyon merkezindeki müridler de dahil) bu durumda olmadığı için; büyük gerçekler, sır nitelikli bilgiler insanlara aktarılırken sembollere büründürülmüştür. Sembollere büründürülerek verilen bilgi ile müridin anlayış cehti ve anlayış kapasitesi yavaş yavaş zorlanır. Sadıklar Planı Tebliğlerinde de belirtildiği gibi, “Semboller, (özellikle) beşeri şuurun ve idrakin geri düzeylerinde, onları fazla yük altında bırakmadan, titreşimi yüksek tesirler içerisine sokmamak, teşevvüş içerisinde bırakmamak ve ne anladı ise anladığı oranda yürütmek için oluşturulmuştur.” (Sadıklar Planı Teb.,sayfa-525) Bilgi enerjetik bir potansiyel içerdiğinden, süzüle süzüle verilmek gerekir. Bu gereklilikten dolayı da; hangi bilgiyi kime, nasıl, ne zaman verilmesi konusunda titizlik gerekir. Bilgi enerjisinin enerjetik potansiyeli, özellikle yazılı dilde etkin olduğundan dolayı önemlidir. Çünkü, “Söz unutulabilir, konuşulup geçilebilir; ama yazı unutulmaz, tekrar edilebilir. Bu demektir ki, sözdeki potansiyel ile yazıdaki potansiyel çok farklıdır.”

 

İşte bu gerçekten hareketle, özellikle inisiyatik merkezlerde; inisiyatik öyküler ve piyesler sunulur müridlere. Hatta Zen Budizmi’nde çömeze (müride) “koan” denen teemmül (derin düşünme) ve murakabe konuları verilir. Bu şekilde, sembollere büründürülmüş sır nitelikli bilginin mürid / çömez tarafından yavaş yavaş özümsenmesi hedeflenir. Tüm bunlar, varlığın; ezilmeden, yıkılmadan, teşevvüş içerisinde bırakılmadan, tedricen yükselebilmesine yardım içindir. İnisiyatik adap gereği böyle yapılmakla, sanki hikmet semboller içine sarılıp, sarmalanmış, şiddeti azaltılarak sadeleştirilmiştir. Çünkü, Sadıklar Planı’nın da belirttiği gibi, “Sadelik ve basitlikte hikmet vardır.”

 

Bireyler arası realite (hatta yakın realitelerde olsalar da) anlayış farklılıklarından dolayı aynı sembol içeriği bakımından değişik kişilere değişik anlamlar ifade eder. “Sembolün içerdiği kudret, bilgi ve tesir (“sır”) ne kadar derin ve kapsamlı ise, onunla karşılaşan varlıklar üzerindeki tesiri de o derece derin ve kapsamlıdır.” Bu nedenle anlayış farklılıklarına göre ortaya çıkan yorumları farklı farklı oluşu da çok doğaldır. Bir sırrın anlayış derinliklerine, anlayış kapasitesinin artışıyla inilir. Müridin bünyesinde “inisiyatik karakter”in oluşumu, onda fehim ve feraset (anlayış keskinliği, düşünce derinliği) melekesinin de artışına zemin hazırlayacaktır.

 

Tüm bunlardan dolayı, inisiyasyonda, sadece yazılanların değil, söylenenlerin de sembolleştirilmesi söz konusudur. Müride verilen sır nitelikli bilginin süptil titreşimi ancak bu şekilde korunur. Böyle bir titizlik içinde, sanki mürşitten (mürid tarafından) emanet alınan sırrın sükut ve sükunet hali içinde mürid tarafından saklanması beklenir. Esasen bu, müride sır ile yüklenen sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda inisiyatik bir adaptır.

 

Aynı zamanda “içsel sükunet” de demek olan sükut ve sükunet hali; dünya ortamının yatay nitelikli tesir karmaşasından kendini soyutlayabilmiş olmanın müride kazandırdığı sessizlik ve sakinliktir. Bu sessiz ve sakin nitelik kazanılmadıkça, bireye / müride gelen düşey tesir onun tarafından algılanamaz. Duygusal ve zihinsel heyecanlardan da arınmışlık demek olan bu durum, beşeri zihnin susturulmuş olmasıyla gelen; sadece içsel denge ve birlik değil, aynı zamanda zihinsel gevezelik ve vesvese içinde olmamaktır.

 

Bu aşamada müridin içsel sükunete kavuşması; yeni olan her şeye (dolayısıyla da sır nitelikli bilgilere) hazır olmayı da beraberinde getiren safiyetin erdemli insanlara özgü bir göstergesidir. Elbette ki, makbul bir kisve olan bu durum, binbir haletin de aynasıdır. Yani, böyle bir duruma, haletleri derinden yaşanmış eprövlerle ulaşılır. Başka bir deyiş ile, sessizlik ve sakinlik kisvesine bürünmek, sadece başarılı / verimli eprövlerin hülasası olmayıp, aynı zamanda sır nitelikli bilgilere liyakat kazanmış olmanın da göstergesidir.

 

Ayrıca, inisiyasyon geleneğinde önemli bir aşama olan “manyetik merkez oluşturmak” da içsel sükuneti bünyede oluşturmakla olasıdır. Bu duruma gelen bir mürid, “Bilgi sessizliktir.” inisiyatik ifadesinde anlamını bulan adap ve inisiyatik edep içinde kendisine emanet edilen sırrı saklayabilecek duruma da gelmiş demektir.

 

İnisiyasyonda sırrı sükut ve sükünet hali içinde saklamak kadar, ondan söz etmek de zordur. Çünkü, sır; doğası gereği, sözcüklere kolay kolay, hatta hiçbir şekilde dökülemez. Ayrıca bu zorluk; sembolleştirilmiş olan bilginin titreşiminin yüksekliğinden de kaynaklanmaktadır. İnisiyasyona yabancı olan için sır, açıklanamaz ve dokunulamaz niteliklidir. İşte bu durum, onu sembolleştirilerek sağlanır.

 

Aslında mürşitten müride aktarılan; sırrın kendisi değil, sırrın içindeki sembol ve onu anlaşılır hale getiren ruhsal tesirdir. Başka türlü ifadesiyle, sırrın kendisi değil, sırrın sembolize ettiği şey (yani, onun idesi) önemlidir. Zaten sırrın içerdiği tesir, onun idesinden dolayıdır.

 

Sır nitelikli bir bilgiyi sembolleştirmek, ya da sembollere büründürerek ortaya koymak (müride vermek) sanki onu bir dizi bariyerin arkasına gizlemektir. İşte bariyerlerin ilki form tarafından oluşturulur. Çünkü, onu sembolik de olsa söze / yazıya döktüğümüz zaman, onu formel hale getirmiş oluruz ki bu form zaten ilk bariyerdir. İkinci bariyeri ise, müridin eksik vasıfta oluşu (yeterli inisiyatik karaktere sahip olmayışı) oluşturur. Bir üçüncü bariyer ise, onun doğal olarak anlaşılmaz nitelikli oluşudur. Tüm bu bariyerler aşıldığında zaten tüm geleneksel inisiyasyonlar içsel olarak birbiriyle birleşir. Dolayısıyla bilgide “bir”lik, sembollerin çözülmesiyle deneyimlenen bir bütünleşmedir.

 

 

 

Selman GERÇEKSEVER

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sembollerin kullanımı her zaman için kişilere faydalı olmuştur.

Semboller aracılığı ile kişinin bulunduğu seviyede bilgi aktarımı onun sınırlarını zorlamadan yapılabilmektedir.

Semboller sayesinde henüz o bilgiye sahip olma seviyesine ulaşmamış olanlar için anlamsız hale getirilmiş olan bilgiler digerleri için gayet net ve açık bir durumda olabilmektedir.

Bu durum ilk başlarda niçin sorusu ile karşılansada zamanla bu bilgiye sahip olanlar tarafındanda aynı katılıkta korunmaya devam edilmiştir.

 

Evet kullanılan semboller birer bariyer sayılabilirler ancak bizler bu bariyerleri aşmak için uğraşmak yerine

zamanı geldiğinde o bariyerlerin bizler için sadece birer basamak durumuna geleceğinin bilincinde olmak ve farkındalık içinde

olma durumunu korumak zorundayız.

 

Bütün deneyimlerimiz bizler için ruhumuzun tekamül yolculuğundaki basamakları oluşturmak amacındadır.Bu basamakların harcı bilgidir.Bilgi anlamsızlıkta iken sır bizler ona ulaşınca ise hizmetimizdekidir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Efsanelerde, mitolojilerde, destanlarda, dinlerin ezoterik yönlerinde anlatılan algı ötesindeki söylemler aslında içinde sembolizmin mührünü taşır. Ejderhalar, ok, yay, cennet, cehennem, ateş, dağ... Ve nicelerinde kastedilen asıl şey nedir?

 

Bir aynaya yüz farklı kişi bakar ve yüz farklı görüntü elde edilir. Ancak ortada sadece bir ayna vardır...

 

Belkide sembolizmin gerçek dilini, asıl verilmek istenen mesajı çözmek tam anlamıyla mümkün olmayacaktır. Hattâ bazen yanlış yorumlar da elde etmiş olabiliriz. Bundan dolayı ele aldığımız bir sembolik anlatımı, diğer başka mitolojilerle, efsanelerle, destanlarla karşılaştırmak gerekebilir...

 

Meselâ kurt sembolü ve kurtla ilgili anlatımlar hangi efsanelerde, destanlarda, mitolojilerde karşımıza çıkar?

 

Türk destanlarında kurt anlatımı... (Türeyiş ve Göç Destanı, Oğuz Kağan Destanı, Ergenekon Destanı) (Gökyüzünden ışık huzmesinden gelen gök-kurt, kurtun Türk çocuğunu emzirmesi, büyütmesi, kurtun Türk kızıyla evlenmesi ve neslin yeniden çoğalması...)

 

Roma mitlerinde kurt sembolü... (İki küçük çocuğu emziren kurt sembolü...)

Mısır hiyerogliflerinde köpek - kurt... (Hiyerogliflerde yer alan siyah bekçi köpek - kurt, eski Mısır'da Sirius yıldızının en önemli yıldızlardan biri olması ve Sirius yıldızının hareketlerine göre takvim düzenlenmesi...)

 

Dogon mitlerinde kurt sembolü... (Dogonlar'ın astronomik bilgileri şaşırtıcı düzeydedir. Dogonlar atalarının Sirius yıldızından geldiklerini söylerler. Ve bu yıldızı kurt başıyla sembolleştirmişlerdir...)

 

Günümüz astronomisinde, Sirius yıldızının içinde yer aldığı takım yıldızı Büyük Köpek Takımyıldızı olarak adlandırılır. Şekil olarak da bir köpeğe, kurta benzer.

 

Ana tema; gökyüzüyle temasın bir anlatımı olabilir...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...