Jump to content

Newcomb Paradoksu


Embraced_Malkavian

Önerilen Mesajlar

Geleceği tahmin eden yaratığı saf dışı bırakmadığımız ve durumu illa ki determinizm ve özgür irade paradoksu ile ilişkilendirmek istediğimizde, sorun sadece ve sadece insanın canını sıkan bir durumdur. geleceği tahmin eden yaratığı saf dışı etmek yerine, canı sıkılan bir yaratık olan insanı saf dışı bırakır isek, sorun sadece ve sadece sonsuza dek devam eden ve sonsuz süreye ve enerjiye ihtiyaç duyan bir işlem tekrarlamasına dönüşür. geleceği tahmin eden yaratık olarak bir bilgisayar seçtiğimizde "işlem" diyerek ne kastettiğim anlaşılacaktır. daha fazla açıklamaya girişmeden evvel insanın da geleceği, geçmişi, her türlü bilinmeyeni tahmin eden bir yaratık olduğunu bir ön bilgi olarak sunmak isterim.

 

Evvela olaydaki kişileri, ve yaptıklarını, ve de düşündüklerini irdeliyelim. olayda iki kişi vardır. biri insan, diğeri geleceği tahmin eden yaratık. geleceği tahmin eden yaratığın yaptığı şey insanın yapacağı şeyi tahmin ederek bir hamle yapmaktır. insanın yaptığı şey ise bir seçim yapmaktır. "seçim yapmak" ne demektir? seçim yapmak, koşulları değerlendirip uygun hamleye karar vermektir. buradaki koşul, yaratığın hamlesidir. olayı paradoks gibi gösteren şey yaratığın hamlesinin "geçmişte" halihazırda yapılmış olmasından dolayı insanın özgür seçiminin alamsızlaşmasıdır. burada göz önüne alınmayan şey, yaratığın tahmin yaparken harcadığı "işlem süresi", yani düşünürken geçen zamandır. bu yaratığı tanrı olarak değil de "yaratık" olarak seçmemizin amacı, olayı metafiziklikten kurtarmaktır. geleceği tahmin eden yaratık ya bir uzaylı, ya bir bilgisayar, ya da benzeri bir "yüksek kapasiteli" beyindir. ve ne kadar yüksek kapasiteli olursa olsun düşünüp hamlesine karar vermesi belli bir zaman alacaktır. biz deneyimizde düşünme süresini ihmal ediyoruz ve yaratığın hamlesini halihazırda "yapılmış", dolayısıyla insanımız için "geçmişte" sayıyoruz. yaratığın hamlesini yapılmış saymamızın nedeni insanın eninde sonunda bir seçim yapacağından şüphe duymamamızdır. insan eninde sonunda bir seçim yapar, zira ya deneydeki risk-fayda seçeneklerinden birine kanacak, ya da bir süre sonra içine düştüğü açmaz dolayısıyla canı sıkılacaktır. yani insanın bir seçim yapacağı bir ön kabuldür. eğer insanımız yerine hem canı sıkılmayan, hem de risk-fayda seçimi karşısında duygusal tepki vermeyip salt mutlak değer gözeten bir yaratık koyacak olursak (ki bir seçim yapacağı için "özgür irade"si tabi ki olacaktır bu insansı yaratığın da), bu yaratık seçimini yapabilmek için uzun uzun düşünecektir. ve hatta malesef sonsuza dek düşünecektir. çünkü yapacağı seçim geleceği tahmin eden yaratığın hamlesini belirleyeceğinden tekrar tekrar başa dönüp yeniden düşünecektir. bunu seçersem böyle olur, o zaman şunu seçeyim, ama o zaman şöyle olur, o zaman bunu seçeyim, ama o zaman böyle olur, o zaman şunu seçeyim... peki geleceği tahmin eden yaratık hamleyi hali hazırda yaptığından insansı yaratık bu hesapları niye yapsın? işte meselenin özü şurada ki: bunları aslında insansı yaratık düşünmemektedir, geleceği tahmin eden yaratık, insansı yaratığın seçimini hesaplarken düşünmektedir. insansı yaratık seçim yapmakta gecikecekse eğer, geleceği tahmin eden yaratığın da hamlesini yapmak için harcayacağı süre uzayacaktır. eğer insansı yaratık sonsuz süre boyunca seçim yapamadan sürekli düşünecek kadar duygusuz ve aynı zamanda uzun ömürlü ise, açıktır ki geleceği tahmin eden yaratığın düşünme süresi de sonsuz olacaktır. hele hele eğer insansı yaratık insandan birazcık daha zeki ise, mesela en az geleceği tahmin eden yaratık kadar zeki ise, durum geleceği tahmin eden yaratığın kendi kendisinin davranışlarını tahmin etmesine dönüşür ki, bu durumda işlemin neden sonsuza uzıyacağı daha iyi anlaşılır. yani, salt mantıksal düzlemde, geleceği tahmin eden yaratık geleceği ancak sonsuzda tahmin edebilir. bu da olanaksızdır. geleceği tahmin eden yaratığın bir bilgisayar olduğunu varsayarsak muhtemel sonuçlar windowsun geçersiz bir işlem yürütüp kapanması, işlemcinin yanması, elektriklerin gitmesi, ya da güneşin kırmızı dev olup dünyayı yutması ve bilgisayarı eritmesidir.

 

Eğer ki insansı yaratık sonsuz işlem yürütmeyecek, gerçek bir fayda hesaplayıp bir seçim yapacaksa, yahut sonsuz işlemin pillerini bitireceğini göz önüne alıp rastgele bir seçim yapacaksa, geleceği tahmin eden yaratık düşünmeyi sonsuzdan önce bitirir, insansı yaratığın yapacağı seçimi bilmiş olur. insansı yaratık kuşkusuz bunda bir sakınca da görmeyecektir, zira gerçek fayda elde etmişken tahmin edilebilir davranışlar sergilediğine üzülmeyeceği gibi, tamamen rastgele seçim yapabilmenin asıl ve gerçek özgür irade olduğunun da farkında olacaktır.

 

Kanaatimce bir paradoksun paradoks olabilmesi için salt mantıksal koşullarda çelişkiye yol açması gerekir. bunun sağlanması için de düşünce deneyinin her türlü insani duygusallıktan arındırılmış olması gerekir. newcomb paradoksu hem risk-fayda seçimiyle ilgili kumarbazlık duygularından, hem seçim yaparken ki açmazların yarattığı depresif duygulardan, hem de seçim yapmanın anlamsızlığının yarattığı nihilist duygulardan arındırılmaya muhtaçtır.

 

Velhasıl newcomb paradoksu aslen determinizm ve özgür irade paradoksu ile ilgili değil, insanın, mantığı ile duyguları arasında içine düştüğü paradoks ile ilgilidir.

 

Bir örnekle açıklamam gerekirse daha kolay anlaşılacaktır herhalde:

 

Bir kutuda her halikarda 1000$ var ve kutulari size sunan tanri diger kutuya koydu ya da koymadi, yapti bitti; yani ikisini de alinca her halikarda +1000$ olacak dusuncesinde tanrinin sizin seciminizi kestirebilme yetenegi bir nevi cope atiliyor gibi.. olayi biraz egip bukerekten soyle aciklasaydik: diyelim ki tanri sizin seciminizi kestirme isini su sekilde yapiyor: size kutular sunuluyor, seciminizi yapiyorsunuz oyle ya da boyle, sonrasinda seciminizi goren tanri 1 adet 100luk zar atiyor (2d10la da olur yoksa) ve zamanda geriye, sizin seciminizin oncesine donuyor ve artik zarda ne geldiyse ona gore birseyler koyuyor ya da koymuyor.. siz seciminizi yapiyorsunuz, 2 kutu dediyseniz bi anda diger bos kutuyu goruyorsunuz (%1 ihtimalle de dolu oluyor tabi), tek kutuyu sectiyseniz zengin oluyorsunuz..

 

olay mahalinde seyirci olarak katilan bir sahis varsa da onun gordugu seyi direk sizin seciminizden bagimsiz olarak degerlendirmek dogru mu? eger 3. sahis gibi dusunecek ya da onun dedigini dinleyecek olsaydik bir anda tanrinin da dagitimi onun dedigine gore yapacagini kabul etmemiz lazim (yani hep 2 kutu dedigi icin 3. sahis, gordugu kutularda %99 1000$, %1 de 1001000$ var demektir)..

 

olasilik hesabi direk tek kutu secilecek der bu sayilarla, ortaligi karistiran sey sanki bu durumda insanlarin gelecekte olacak birseyin ne sekilde gerceklesecegini bilen bi varligin bunu nasil yapacagini karistirmasinda; cunku zaman icinde yolculuk yaparak bunu hallettigini dusununce ortalikta paradoks falan kalmiyor (bu durumda ne yapacagini bilmek = ne yapacak oldugunu bilmek gibi bir kabul var gibi, belki de yok, yoksa paradoks da yok, demek ki var, varsa niye var)..

Alıntıdır

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bazı yerleri eksik ama başka sitelerden baktım.Mutlak gerçek var ise irade yoktur.Yani tahmin edicinin 1 seçeneği var ise eğer.1 seçenek demek kesin olarak hangi kutuyu seçeceğimizi bilmesi demek .Ve 3. şahısın kutuları bilmeside bizim ona göre seçim yapacağımız için yani tek bir seçim (en yüksek miktarı kazanmak varken niye daha az kazanalım ki)olduğu için bu da kesindir ve mutlak gerçektir.Ama mutlak gerçek yok ise irade vardır yani tahmin edicininde seçenekleri var ise ki kesinlikle vardır.Bizim 4 seçeneğimiz varken onun 1 seçeneğinin olması imkansız.Çünkü öyle olsaydı hangi seçimi yaparsak yapalım tahmin edicinin seçeneği doğru olurdu.Düşünün 3 kutu var birinde 5 birinde 10 birinde 15 TL var ve mutlak gerçek var tahmin edicinin tek seçeneği vardır.Mesela 10 TL kazanacak desin.Peki fikrimi değiştirip diğer kutuları seçersem yine mi 10 TL kazanacam tabikide hayır.İnsan düşüncesi bakımından düşünecek olursak mutlak gerçek yoktur ve özgür irade vardır.Ama mutlak gerçeklerde vardır mesela yer çekimi kişiden kişiye değişmez herkes için vardır tek seçenektir kesindir.Çelişki yoktur aslında.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Fermi Paradoksu

      , Yer: Uzay ve Gizemleri

    • Özel Görelilik - Kutuya Çubuk Sığdırma Paradoksu

      Uzunluk büzülmesi olayının ilk bakışta çelişkiliymiş gibi görünen yönü, bu kısalmanın karşılıklı olması. Yani, birbirlerine gören hareket eden iki cisimdeki gözlemciler, kendi cisimlerinin normal boyunda, diğerininse kısalmış olduğunu söyler. İki gözlemcinin cisimlerin boyları konusunda farklı görüş sahibi olması bir çelişki olması için yeterli değil. Farklı gözlemcilerin, çevrelerindeki olayları farklı şekilde görmesi, özellikle görelilik kuramında sıkça karşılaşılan, olağan bir durum. A

      , Yer: Bilim & Teknoloji

    • newcomb paradoksu

      geleceği tahmin gücü ve iradenin aynı anda bulunduğu bir ortamda ortaya çıkabilecek sorunlardan birini ortaya koyan paradoksa değinelim biraz.   sahnede siz, bir tahmin edici (gelecekte ne yapacağınızı kayda değer bir doğrulukla tahmin edebilen bir yaratık) ve a ve b isminde iki kapalı kutu bulunmaktadır. önünüzde iki seçenek var: ya iki kutuyu birden seçeceksiniz ya da sadece b kutusunu.   a kutusunda 1 000 tl var. b kutusunun içeriği ise şöyle belirleniyor;siz seçiminizi yapmadan önce, tahmi

      , Yer: Felsefe

    • İkiz Paradoksu

      Zaman genleşmesi de, tıpkı uzunluk büzülmesi gibi, ilk bakışta çelişki içeriyor gibi görünüyor. Birbirlerine göre hareket eden iki roket içindeki saatler diğerine göre daha yavaş işler. Daha doğrusu, bu roketlerdeki gözlemciler aslında diğer saatin daha yavaş işlediğini söyler. Bu açıdan görüş birliği içinde değiller. Peki, böyle bir görüş birliğinin olmaması bir sorun mu?Bir sorun olup olmadığını anlamak için bu roketlerdeki saatleri bir araya getirip karşılaştırmak gerekiyor. İşte, ikiz parado

      , Yer: Bilim & Teknoloji

    • Tanrı ' nın paradoksu

      _Tanrının varolduğunu kabul ediyor musun?   _Evet.   _Onun gücünün sonsuz olduğunu kabul ediyor musun?   _Evet.   _Onun herseyi yaratabileceğini kabul ediyor musun?   _Evet.   _Soru:''Bu niteliklere sahip olduğunu kabul ettiğin Tanrı, kendisinin kaldıramayacağı kadar ağır bir kaya yaratabilir mi?   Yaratabilir: O istediği herşeyi yaratabilir.   Yaratamaz: Onun gücü herşeye yeter.   Ya bu şartlar altında böyle bir tanrı yoktur   Ya onun gücü sonsuz değildir   Ya da istediği herşeyi yar

      , Yer: Felsefe

×
×
  • Yeni Oluştur...