Jump to content

Gnoxis A H G B K D-Ders 9-Rastlantı Diye Birşey Yoktur(Herkes Okuyabilir)


hexagram

Önerilen Mesajlar

Bu bölümü herkesin okumasını isterim,sadece alıştırmaya katılanlarla sınırlı kalmamız gerekmiyor.”Rastlantı” sandığımız şeylerin aslında hiçbirinin rastlantı olmadığını anlatan bir yazı.En küçük birşeyin bile anlamı var...

Eğer bu yazıyı okumaya karar vermişseniz yada okumaktan şuanda vazgeçiyorsanız,bunun da bir anlamı var hayatınızda...

 

RASTLANTI DİYE BİRŞEY YOKTUR

 

Dikkatimizi Çekecek Şeyleri Nasıl Seçiyoruz

 

Bir önceki bölümde çevrenizde olup bitenlerin daha çok farkına varmaya başladınız.Amaç herşeyi fark etmeniz değildi (ki bu zaten imkansız),sadece ne fark ediyorsanız onun bilincinde olmanızdı.

 

Hepimiz tamamiyle başka başka şeyler fark ederiz.Neden sizin dikkatinizi çeken şeylerle beimkiler farklı?Çoğu insan bunu rastlantıya bağlar.Bir başka deyişle,belirli bir anda bir şeyleri fark etmeleri rastlantısal ve şans eseri bir nedene bağlıdır.İşte bir öğrencinin bu konudaki görüşü:

 

“Ne fark edersem onu fark ederim işte.Bir şeyler dikkatimi çeker.Bazen bir duyum,bazen bir diğer duyum baskındır,ama bunun br kuralı olduğunu sanmıyorum.Özel bir anlamı yok.”

 

Çoğu insan da buna benzer görüşleri olduğunu siz de kabul edersiniz.Ve çoğu insan tamamiyle yanılıyor.

Bir düşünün,ya fark ettiklerinizin belli bir nedeni varsa?

 

Açık Fikirli Misiniz?

 

Şimdi öğrencilerimin çoğu için altıncı duyularının en inanılmaz olan yönüne sıra geldi.Sıkı durun,çünkü sizden tüm düşüncelerinizi değiştirecek bir açıklamayı kabul etmenizi isteyeceğim.Bu,sizi hayat ve gerçeklikle ilgili düşüncelerinizi sorgulamaya zorlayabilecek bir açıklama:

 

Algıladığınız,hatırladığınız,hissettiğiniz,düşlediğiniz yada içinize doğan;kısacası fark ettiğiniz herşeyin bir anlamı var,her şeyin.

 

Kendize bu gerçeği anlamak için birkaç dakika verin.Eğer şuanda heyecanla titremiyorsanız,bu iddianın önemini henüz kavramadınız demektir.Şimdi bu açıklamayı biraz inceleyelim.

 

Herşey Bir İşarettir

 

Eğer burnunuzun kaşındığını fark ettiyseniz,bu gerçeğin bir anlamı vardır.Teninizin rengini fark ederseniz,bunun da bir anlamı vardır.Bu kelimeleri okurken bu kelimeleri fark ettiğinizin bilincindeyseniz,bunun da bir anlamı vardır.

 

Hiçbirşey şans eseri olmaz.Fark ettiğiniz herşeyin bir anlamı vardır.Bir başka deyişle,rastlantı diye bir şey yoktur.

 

Bu,üzerinde düşününce insanı ürküten bir gerçek.Herşey yorumlanabilir.Hayatta anlamı olmayan hiçbirşey yoktur.Bir kör gibi dünya üzerinde ilerlerken,önümde enerjilerdne oluşan bir desen grüyorum,tek yapmam gereken bu desenin içine girmek.Ayrıca bilinçli yada bilinçsiz oalrak dünyadaki deneyimlerimin çoğunu ben yaratıyorum.Bilinçli olarak babamı arayıp “Haydi bir yerlerde buluşalım” diyorum.Bilinçsiz olarak ise başka bir nedenden dolayı en iyi arkadaşım olan babamla kavga etmeyi planlıyorum.

 

Her an-geçmişte,şimdi yada gelecekte olsun-bir anlam taşır.Her işaretin,her eylemin,her isteğin,fark ettiğimiz herşeyin izini geçmişe doğru sürebiliriz,ancak şuanda kullandığımız “filtreden” süzüldükten sorna onun farkına varırız.Ve şimdi fark ettiğimiz herşeyin gelcekte de bir anlamı oalcaktır.İşte bunu verimli olarak gündelik hayatınızda uygulamanızı sağlayacak bir alıştırm.

 

ALIŞTIRMA-10

 

Ne Fark Ediyorsunuz?

 

Bölüm 1

 

Biraz sonra sizden gözlerinizi monitörden ayırıp bulunduğunuz yere(odaya) bakmanızı isteyeceğim.Şimdi dğeil,ama size “bakın” dediğimde gözlerinizin takıldığı ilk şeyde durup bu şeyi ayrıntılarıyla tanımlayın.Gördüğünüz şey içinizde imgeler,duygular hatta anılar uyandırıyormuş gibi yapın ve bu şeyin hikayesini- yani izlenimlerinizi,altıncı duyunuzla edindiğiniz bilgiyi- aktarın.

 

Bunu yapmanın belirli bir yöntemi yok.Bu bilgiler sizin bilmediğiniz bil sorunun yanıtını oluşturacak.[Alıştırmayı(iki bölümü de) yapanlar soruyu öğrenmek için özel mesajla mesaj atabilirler.]

 

Pekala.Şimdi bakın.Gördüğünüz ilk şeyi tanımlayın,bu sizin bu alıştırmaya ait soruya verdiğiniz yanıtı oluşturacak.İzlenimlerinizi ayrıntılı olarak defterinize yazın.

 

Bölüm 2

 

Yazdıklarınızı okuyun.İzlenimleriniz olumlu mu,olumsuz mu?

Sizce evet mi,yoksa hayır mı diyorlar?

Algıladığınız şey(koku,görüntü,tat,duygu yada imaj) gittikçe olumlu bir hale mi geliyor,yoksa olumsuz bir hale mi geliyor?

Altıncı duyunuz başka ne gibi ipuçarı veriyor?

Büyün yorumlarınızı kaydedin ve bunları defterinize “Alıştırma 10” başlığı altnda yazın.

 

Bir Öğrencinin Yanıtı

 

İşte bir öğrencinin,ne olduğunu bilmediği bir soruya verdiği yanıt:

 

”Teneke bir mektup kutusu görüyorum,içi zarf dolu ve üzerinde de bir domuz resmi var.Domuz ot yiyor ve mutlu görünüyor.Sonra domuz,içi yapılacak işlerle dolu olan kutudan uzaklaşıyor.Bir kurt ona bakıyor,ama aralarında bir çit var.Havalandırma cihazının sesi beni rahatsız ediyor.Domuz sakince önündeki otları yemeye devam ediyor,kurdun aradaki çiti aşamayacağını biliyor.Domuzun kurdun bulunduğu yere gitmesine de gerek yok,kurt da çitin öte yanında domuza bak baka açlıktan ölecek.”

 

Şimdi de bu öğrencinin zarfı açıp içindeki soruyu öğrendikten sonra kendi yanıtını nasıl yorumladığına bakalım.Sorusu şuydu(bu öğrencinin sorusu;herkesin sorusu farklı olacak,sizinki de farklı tabi):

“Şirketimi çok düşük bir fiyata satmak zorunda kalacak mıyım?”

 

Yorumu:

 

”İçi zarfla dolu olan teneke kutu,benim şirketim ve şuanda içinde bulunduğu güçlükleri simgeliyor olabilir.Kurt da,şirketi çok ucuza satmak zorunda kalmamı bekleyen alıcı.Domuz oradan uzaklaşıyor,aradaki çitin aşılmaz olması ve domuzu koruması bana sorunların çözüleceği ve ‘kurt’un bizi yiyemeyeceği duygusunu veriyor.Sonunda kurt istediğini alamıyor ve ölüyor.Yanıt,kesinlikle ‘hayır’ “

 

İmgelerin sizinle konuşmasına izin verin.Bunları anlamlı şekilde yorumlamaya çalışın.Ama mantığınızı zorlamayın.Bırakın hayal gücünüz hikayeyi anlatsın.

 

Niçin Daha Fazlasını fark Etmiyoruz?

 

Zihninizin çevrenizdeki bunca anlamla karmakarışık olmadan,hatta çıldırmadan nasıl başa çıktığını merak ediyor olamalısınız.Psikoaktif uyuşturucular kullanmıyorsanız yada çok dengesiz bir kişiliğe sahip değilseniz,bilinçaltınız,bilincinizin yenilmesine göz yummayacaktır.Bilinçaltınız çevrenizdeki bilgi karmaşasının içinden yalnızca size gerekli olanalrı seçer ve size iletir.Sizin için önemli olanı bilir ve bu bilgileri anlamlı bir biçime sokarak size sunar.

 

Sürekli Milyonlarca İşaret Alıyoruz

 

Bir şeyelr durmadan “kafamıza dank ediyor”.Ancak kültürümüz bize bunları görmezden gelmeyi öğretti.Aklımıza bir şey geldiğinde,kendimize bu şeyi elle tutulur bir hale getirme fırsatını tanımıyoruz.Kendinize “kafanıza dank etme” anlarını tanımalısınız.Örneğin meditasyon yaparken kendinize,”Bu sabah 10:30 ve 11:00 arasında kafama dank eden şeylere dikkat edeceğim,” diyebilirsiniz.Sonra bunları inceleyip,size bir yararları olup olmayacağına karar verebilirsiniz.

 

Pratik zekalı bir insan olarak,meditasyon yaparken karşılaştığım en büyük sorun,meditasyon insanı dünyanın “üzerine” çıkarması.Oysa ben,bu dünyaya ait gündelik hayatımda kullanabileceğim bilgiler istiyorum.Fark ettiklerinizi seçip inceleyerek bilgi oluşturursunuz.Sadece fark etmekle kalırsınız,bu bilgi anlamsız ve yararsız olur.

 

Bu satırları yazarken gözüm kütüphanemdeki bir kitaba ilişiyor.Özellikle ona bakmamın bir nedeni olmalı.Kitabın adı Diane.Belki yarın yada öbür gün Diane’e rastlayacağım.Belki de oğlumun gelecek yıllardaki öğretmeninin adı Diane olacak.Eğer kütüphanede gözüme ilişen her kitabın adının,karşılaşacağım birini tanımlamasını istersem,bu gerçekten de öyle olur.Bilinçdışım,karşılaşacağım insanlarla ilgili olan adları seçer.

 

Bunu içgüdüsel olarak,inandığımız işaretleri kullanarak yaparız.Buna benzer başka yöntemler de vardır.Örneğin,”Gördüğüm her rakam piyangoda büyük ikramiyeyi kazanacak numarayı oluştursun,” diyebiliriz.Ben henüz bunu yapabilecek kadar iyi durumda değilim,yoksa şimdi milyoner olurdum,ama bunun mümkün olduğundan eminim.

 

Altıncı Duyu Bilinç Düzeyinizi Yükseltir

 

Çevrenizde nelerin dikkatinizi çekeceğinden söz ediyorduk.Bir sürü insan bilinçtyen söz ederken bunu durağan bir şey olarak kabul eder ve yalnızca şu anda çevremizde olan bitenin farkına varabileceğimizi sanırlar.

 

Bu büyük bir ynaılgıdır.Altıncı duyu,bilincinizi sınırsız ölçüde yükseltir.Altıncı duyunuzla,bilincinizi istediğiniz yere ve zamana yöneltebilirsiniz.[bknz: zihin seyahati :D ]

Bebekler sınırız bir bilince sahiptirler,çünkü henüz çevrelerindeki dünyadan farklılaşmamışlardır.Bu yüzden onlara ulaşan verilerin belirli bir formu yoktur.Bu nedenle bilgi sayılmazlar,çünkü pratik açıdan kullanılmaları mümkün değildir.Bizim amacımız,altıncı duyunuzdan kullanılabilir bilgi edinmek için yararlanmanız.

 

Herşey Neyin Dikkatimizi Çekeceğine Karar Vermemeize Bağlı

 

Ben,yaptığımız her seçimde –bu,Beşinci Cadde’den mi geçsem,Altıncı Cadde’den mi? gibi basit bir seçim bile olabilir- karşımıza çıkacak şeylere göre karar verdiğimizi hissediyorum.Kararımızı dikkatimizi çeken şeyler belirler.Kimi insanın dikkatini,o caddedeki ilginç yada hoş insanlar çeker,kimilerininkini de çöp yığınları.Çoğu zaman bu seçimleri bilinçsizce yaparız.Bilincimizi bir araç olarak kullanabilmemiz için,yaptığımız seçimlerin farkında olmamaız gerekir.İyi şeyleri ararken,yalnızca olumsuzları buluyorsak,zihnimiz kötü şeylerle meşgul demektir.

 

Kendi Gerçekliğinizi Yaratmakta En Büyük Rol Size Düşüyor

 

Bir anlamda,sürekli yaratıyoruz.Bize gelen işaretleri istediğimiz gibi seçmesek de,bizim için ne anlama geleceklerine biz karar veririz.

Demek istediğim,bir önceki örnekte de belirttiğim gibi,kendi isteğimle gördüğüm her şeyde Diane’le ilgili bir şeye rastlmaya karar verebilirim.Anacka bunu yaparsam,alıştırmanın amacı Diane’le ilgili bir şeyeler görmek olur.Eğer geleceği tahmin etmek istiyorsam,bilinçdışıma gelecekle ilgili olan işaretleri seçmesini emrederim.

 

Hâlâ Emin Değilseniz

 

Bunlar teori yazıları değil,uygulama yazıları;yine de bu bölüm,altıncı duyunuza güvenmeyi amaçlıyordu,çünkü güven olmadan altıncı duyunuzu tanımanız ve kullanmanız mümkün değil.

Hâlâ kuşkularınız varsa,bu bölümde belirtilen fikirleri daha ayrıntılı olarak düşünmeyi isteyebilirisniz.Ayrıca 29.Bölüm’de,altıncı duyunun kendimizi ve dünyayı anlamakta bize nasıl ayrdımcı olduğuna dair bazı fikirlerimi sizlerle paylaşacağım.

 

Benim Söylediklerimle Yetinmeyin

 

Dikkatinizi çeken her şeyin –ama herşeyin- özel bir anlamı vardır.Bir başka deyişle,bazı şeylerin dikkatimizi çekip,bazılarının çekmemesinin bir nedeni vardır.Önemli olan,algıladığınız bilginin hangi sorunun yantını olduğunu bilmek.

 

Bazı insanlar için bunu kabul etmek çok güç olabilir.Eğer siz de buna inanmakta güçlük çekiyorsanız, inanıyormuş gibi yapmayı deneyin.Bu şekild eoyun oynamanın da çoğu insan için zor olduğunu biliyorum,bu yüzden önümüzdeki bölümde çocukken oynadığınız oyunlara benzeyen çalışmalar yapacağız.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

hayır istemiyorum :)

eğer diğer dersleri uygulamamışsanız bu alıştırmayı yapmanızın hiçbir anlamı olmaz,çünkü bu alıştırma o derslerle bir bütün içinde.

Ama,kendi kendinize bir soru sorar ve bu alıştırmayı uygularsanız,sorunun cevabını bulabilirsiniz 6duyu yardımıyla.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bu yazı varya benim beynimde düşünüpte kelimelere dökemediğim,soruların cevabı niteliğinde olmuş,evet size saçma gelebilir,sorumu kendime dillendiremeden cevabı buldum ve yazıyı okuyup bitirdiğimde,şakağımda ki atar damar sanki anlarmışcasına tepki verdi buna halk arasında "seyirdi" deniyor galiba.damarımın attığını hissettim yaaa Allahımmmmm şoktayım hala (:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...