Jump to content

Ataerki ve Egemenlik


roxelane

Önerilen Mesajlar

Ataerkil sistemde eşitlik yaratmaktan çok "üst olma" amacı güdülür. "Üstlük" kavramı ise kimliğin evrimselleşmesi ile değil, kas gücü fazlalığı ile belirlenen bir durumdur. "Üst", seçime dayalı bir yönetici de değildir; onun arzusu baskı ile üst-ast ortamı yaratıp "efendilik" etmektir.

 

Ataerkil sistemlerde egemenin kimliği ve doğruları prototip olarak bireylere dayatılır; kurallara uymayan ahlaksızlıkla suçlanarak dışlanır. Ahlak adlı kavram, ataerkillerin doğrularını empoze etmek için kullandıkları en ürkütücü yaptırımdır. Doğallıktan kaynaklanmayan kurallarla örülmüş bu sistem ve yarattığı kavramlar (örneğin baba/devlet/tanrının buyruklarının tartışılmazlığı; annenin aseksüelliği oranında yüce sayılması; doğal olanın "hayvanlık"la suçlanması) doğallığa paralel gelişmiş bir erdeme yabancı olduğu için her bireyin doğuştan bildiği gerçekler darbe alır; kişiler doğru davranışı belirleyemez olur; belirleyebilmek için egemeni örnek almaktan başka çare bulamaz.

 

Ataerkide, doğal olmayan kurallar baskıcı biçimde yüceltilir (örneğin evliliğin "bir yastıkta kocama" hedefine kilitlenmesi; ana ve babanın asla yanılmayacağı; karşı cins ile ilişkilerde kadının erkekten genç olmasının gerektiği; baba-kız, ana oğul arasında aşkın bulunamayacağı benzeri dogmalar); çünkü birey doğal enerjiler ve bilgiden koparıldığı ölçüde egemenin gölgesine girip onun "besleyicileri" grubuna katılacaktır.

 

Oysa anaerkide liderlik değil eşitlik esastır. Herkes kendini, bilgisini ve inançlarını ortaya koyar; bir diğerini özendirmeye çalışır veya çalışmaz; kişiler beğendiğini alır, beğenmediği ile ilgilenmez; kimse kimseyi farklılığı nedeni ile eleştirmez, ayıplamaz, kınamaz, suçlamaz, cezalandırmaz. Çünkü kadınlar egemenliğe değil, rahat ve keyifli bir hayat sürmeye daha fazla önem verirler. Rahat ve huzurlu yaşamak adına egemenlerle çatışmayı çokluk gereksiz gören kadını "kolay rakip" belleyen erkekler ancak "sınırı aştıklarında" kadının gerçek gücü karşılaşırlar. İşte kadının egemenliği bu noktadan sonra başlar ve ağır bir ivme ile –erkek kendine sınır koyana dek- gelişir.

 

Elvin Azar

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bazı yerlerde haklı hatta çok haklı , ama bunu direkt olarak erkek-kadın kıyaslamasına dönüştürmek biraz mantıksız olmuş gibi , sonuçta ataerkil yapıyı kendi lehine kullanıp hükmeden kadınlarda var/vardı , ha onlarıda bu sistem öyle yaptıysa veya onlarda bundan etkilendiyse hata ortak bir hatadır zaten ,

 

teşekkürler güzel yazı

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...