Jump to content

Yerel Ağızlarda Kullanılan Bazı Kelimeler


chesterfield

Önerilen Mesajlar

Bulunduğum şehirde çokca karşılaştığım " Yaw ben nerdeyim.Ben niye bu kelimeleri anlamıyorum" dedirten bir kaç kelime. :D

 

abarieee :şaşırma ünlemi

ağıllamak :koyunu kuzudan ayırmak

aletrik :el feneri

andal :tarlanın bölümlerinin her biri.

aşlık :buğday

avşarlamak :bir işi üstünkörü yapmak

ate :hala

baldırcan: patlıcan

ballık : yenilebilen bir tür bitki

bandıkmak :çok sıcaklamak

bannakcak : derme çatma yapılan kapı

baruu : korku ifade eden bir ünlem

batman :8 kiloluk ölçü birimi.

bazar ekmeği: somun ekmeği

bdiminek : yenilebilen bir tür bitki

bocut : küçük testi

boğen : kurumamış koyun pisliği

bolamadı :çoklukla, fazlasıyla

boşanmak :eşeğin zincirini koparıp kaçması

böycü : böcek

bunek : tanayı bağlamaya yarayan ip.

bunelek :yazın hayvanlara muzallat olan bir sinek

cavlak: kabuğu soyulmuş ceviz

cavurdamak : gürültü yapmak

caydak : katıksız

cıncık şeker : akide şekeri

cıngıl :üzüm tanesi

cızlağan :ısırgan otu

ciğerin ağzından gelsin: bir beddua çeşidi

cingil :1-bir çeşit süt kabı

2-burundan dışarı akan sümük.

coruhsuz : çok israf eden

cülük : civciv

çağşak:taşlık alan

çalçap :işi hızlı ve baştan savma yapan

çellav :hırçın yapılı

çepiç :genç keçi

çevirme :üzerine ekmek konulan yuvarlak ahşap sini

çıkrık : yün eğirme aracı

çiğin : omuz, vücudun parçası

çoğzürmek: işemek

çolpa: beceriksiz

çonur: çalı dikeni

çopur: kayalık yamaç

çorten: dam oluğu

çukur: hindibağı bitkisi

dal: sırt, vücudun parçası

dam tanası: aşılanmış cins dana

daylı dert: (annelerinn çocuklara bedduası)

depik: tekme

devre: aksi

deyramber: ayçiçeği, günebakan

dıkaçlı: ağzının içinden konuşmak

diri gün: salı günü

domuşmak: ayakta durmak

dölek durmak: yaramazlık yapmamak

dumacık: aşırı rahatsızlığa yol açan bir tür sinek

ekin yolmak: ekin biçmek

e galem: çıtkırıldım, nane molla.

engel: tarladaki buğday, arpa tutamı

epitmek: yelllenmek

fıs dimedi: hava çok sıcak, hiç rüzgâr esmedi

folu: tavuğun yumurtlaması için bırakılan tek yumurta

fos ciğer: sakatadın akciğeri

fotuk: yeşil renkli burun akıntısı

fotulamak: suyun tazyikli akması

gabala: 1-rastgele

gabış hayvan : tüysüz hayvan

gadem: kardeşim

gağış: kurumuş hayvan pisliği

ganara: doymayı bilmez adam

gaklık: taş oyuğu

gapalı bazar: pazar günü

garağış dumanı çok kederli yüz ifadesi

garık: bağın bölümlerinden her biri

garsamba: gereksiz alet, edavat

geber yatlık: gece yemeği

geğirmedim getlemedim; bağırsağımın ucu pıtladı: tahmin ettiğiniz kadar kötü bir şey yapmadım

geleni: gelincik

getleme: yenilebilen bir tür bitki

gıbal: sima

gırkmak: koyunun yününü kesmek

gırma :1-tüfek

2-tarlada andalın içindeki küçük engel

gıtır vermek: arayı bozmak

gıykımsız: işini hesaplamadan yapan

gocaoğmak: peynirli, soğanlı ekmek parçası yemeği

golan palanı: merkebe sabitlemeye yarayan sağlam ip

golek: yapay su birikintisi

golük: merkep

gosa: tırpan

guğlek: 2 tenekelik ölçü birimi (30 kg civarı)

gumanım: zannedersem

gurk: anaç tavuk

guru: boşuna, beyhude yere

gusgun: palanın bir parçası

gülbündü: kuş burnu

günülemek: bir çocuğun başkasını kıskanması

haftan: koyunların yem yediği tahta havuz

hak: çobanın emekleri karşılığı perânteden aldığı kuzu (1/10)

hakkırdamak : yüksek sesle gülmek.

hangırda: nerede

harar: büyük çuval

harım: harman yeri

hassek: sürüden geri kalmış davar

hazal: kurumuş yaprak

hereni :büyük yayvan kazan

heyden, cesattan kesilmek: takati kalmamak

heyeri: be adam

hındıkmak: bir isteği olmadığı için içten içe üzülmek

hülük: kışın etrafında oturularak ısınılan toprak ocak

ıstar: halı tezgâhı

il iyisi: başkasına yaranmaya çalışan

in: koyunun kulağına yapılan sahiplik işareti

ini : kayın

ississıran: spatula

iteği: ekmek yapılırken serilen örtü

izbet : yorgun, döküntü mal

kaklamak: sıyırmayı küçültmek

gararadert: bedddua

kârden gelmek: gurbetten gelmek

kef :kurumuş burun akıntısı

kele: uyuz dana

kelik: ayakkabı

kemçik: düşünmeden konuşan veya iş yapan

kendir: sağlam urgan

kerme :katmanlaşmış, parçalara bölünmüş hayvan dışkısı

keşli : patavatsız, saçma sapan konuşan

kişşik: imece üsulünde sıra

kitilemek: sinirinden dolayı agresif davranmak

kofere: bal peteği

koken: fasulve, karpuz v.b.nin ağacı

komüs: su bekçisi

kulük: manivela

küpecik: peynir konulan toprak kap

küssük: küçük balyoz

loda: sıyırma yığını

lömpü: ağır, hantal adam

mane vermek: kusur bulmak

mayda: annelerin sinirli iken çocuklara buyurduğu yemek çeşidi (zıkkımın kökü)

mazer yağı : vazelin

mısmıl :murdar olmamış

mızıklanmak: işi ağırdan alan

miliz: arı

mimbal: sivri uçlu kısa sopa

mürdümüne: boşu boşuna, beyhude

nâkıt: ne zaman

necaset: inatçı, çirkef çocuk

noğrün: hal hatır sorma ünlemi

ohmatsız :gözü doymayan

onese: avlanmak için yapılan mevzi

ötürek : ishal

panus: yük eşeği

papara: soğanlı, domatesli bir yemek

parç : maşrapa

pelezimek: heyecanlı bir şekilde koşmak

perânte: yaylada bir çobana mensup sürü sahipleri

pırtı :1-kumaş örtü

2-düğünden önce kız ve oğlan evinin yaptığı alışveriş

pişkir: havlu

pörüşmek: solmak

sakı : ceket

samarık: kandırmaya elverişli

samırdanmak: uykuda konuşmak

saptan gelmiş golük gibi serilmek: yorgun düşmek

savan: büyükce örtü

savuşturmak: uğurlamak

sındı: makas

sıracalı :yaramaz çocuk

sırçan tüyü: bir renk çeşidi (gri)

sıyırma: hayvanların yediği dikenli bir bitki

sinekli: yavaş iş yapan

sitil: domates, biber fidanı

sokurtu: ağzının içinden konuşmak

söypümek: iyice zayıflamak, seçilmek

suğdu: sinsi insan

süngü: bir çeşit kelek

şalak: karpuz

şaplak: tokat

şarapana: üzüm ezilen havuz

şelek: taşımaya elverişili hâle getirilmiş keven, buğday, sıyırma yığını

şepe: bir tür ekmek

şişek: genç koyun

talvar: gereksiz eşyaların konulduğu çatı bölmesi

teleme az pişmiş yumurta

tetir: ceviz kabuğu

tırık : ishalin şiddetlisi

tızıkmak hızlı koşmak

tingildemek: düzensiz ve hızlı yürümek

tomatis: domates

toklu :6-12 aylık kuzu

topalak: sakatadın böbreği

tospağa:kaplumbağa

tütsü: nazarı savmayı amaçlayan duman

uğra: ekmek açılırken onun yapışmamasını sağlayan kepek

ulu bazar: pazartesi

ummuoo: teessüf ederim

urup: tahıl ölçü birimi (guğleğin 1/4'ü)

üzlük: yumurta saklanan derin çukur

yağlı: ufak bir tür yemek

yallus: açgözlü

yav: yahu

yazağır: yani

yolak: patika, dağ yolu

yoz sığırı: işe yaramaz tembel

yumuş: görev, iş

yün eğirmek: yünü ip haline getirmek

yüzellik: nazar değmesini engellediğine inanılan bir tür bitki

zahra: tahıl

zerrâdar: azıcık

zıbarmak: mecburen uyumak

zımbık: yumruk

zıpırdamak: gürültülü bir şekilde oynamak

zollu: çok iyi

zuğmak: damın akmaması için yapılan toprağı sıkıştırma

 

Bu kelimeleri ve anlamlarını öğrendikten sonra kullanmak o kadar zevkli ki günlük konuşma diline ayrı bir renk katıyor :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Hiç duymadığım şeyler var ilginç :huh::D

 

Antalya'nın yerliside ;

Gaktırma:itekleme

Yayan:yürümek,araba v.b şeylere binmemek

 

Bunları hatırladım bende daha çok değişik kelimeler var.:)

 

gı- gız yada hitap şekli

bunuda çok kullanırlar Antalyada :D

 

Paylaşım için sağol.:)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Çok iyi olmuş bu ya gerçekten çok fazla kullanılıyor bu yerel kelimeler :D:rofl:

Bende etrafımda duyduğumdan ekleyim;

Kez = Kız

İiii = Şaşırma ünlemi

Yok yo = Hayır,yok

AAbuğannüş:Tahin,patlıcan ve yoğurtla yapılan bir tür meze

Acı zeyt:Zeytin posasının kaynatılıp tekrar sıkılmasından elde edilip sabun yapımında kullanılan düşük kaliteli siyah renkli zeytinyağı

Addan: Karar, doz, ölçü, ayar

Adıbelli: Bari

 

Afat:Doğal yıkım,afet

Afrit:Sağlıklı,dinamik,zinde

Agit:Kabadayı,külhanbeyi,

Ağbatkarabat:Bukalemun

Ağe:Samimi hitap sözü.

Ağı:Zehir

Ağız:Yeni doğum yapan büyük ve küçükbaş havyanlardan elde edilen,tatlı ve pide yapımında kullanılan yoğun kıvamlı süt.

Akbili: Darısı

Akislik:Aksilik,huysuzluk,mızmızlık

Akit:Hanımların bacak kıllarını temizlemek için,pekmez kaynatılarak yapılan,yapışkan,koyu sıvı

Alamyon:Alüminyum

Alatirik:Elektrik

Alengirli : Karışık, anlaşılmayan

Allek: Aşırı titiz zor beğenen.

Amanat:Emanet,ödünç

Ammi:Amca

Amti:Hala

Attun: Kendiliğinden tatlanmış iri zeytin

Amtuz:At,eşek,dana gibi hayvanların arka ayaklarıyla geriye doğru attığı tekme,çifte atma.

Anteke:Antakya

Anteri:İlginç ve değişik huyları olan,sıradışı kimse

Arasa:Bir şehirde aynı işi yapan esnafların bir arada bulunduğu çarşı

Arık:Ark,küçük su kanalı

Arıya verme:Zayi etme

Areyiş:Çardak,kamelya

Arsenkers:Altını üstüne getirilmiş,darmadağın edilmiş.

Aparlo:Hoparlör

Apırtmak:Çok kullanmak,tepe tepe kullanmak

Ar olmak:Çok utanmak

Asbab:Giysi,elbise

Aşker:Kumral

Aşret:Girişken,kolay kaynaşan

Aşşık:El ve ayak bilekleri

Atbea:İşçi

Ateb:Sitem

Atebe:Büyük taş,kaya parçası

Attar:Şifalı otlardan ve doğal karışımlardan ilaç yapan kimse,baharatçı.Aktar

Attun:Kendiliğinden olgunlaşıp düşen,hafif tatlanmış ve buruşmuş zeytin

Avırd:Yanakların iç kısmı

Avilcivil:Rengarenk,neşeli

Aynat:İnat,İnatçı

Ayreti:Geçici,iğreti

Ayıkmak: ayılmak,uyanmak,aklı başına gelmek

Azzab:Hizmetçi

 

 

 

 

 

B

Baez:Bazen,bazı

Bağda çekme:Çelme atma

Bahça:Çiftlik

Bahçacı:Çiftlik kahyası

Bahşire:Pazarlık

Bahteniz:Maydanoz

Balcan:Patlıcan

Balkı:Ağrı

Balkımak:Ağrımak,sancımak

Barhana:Tarlada hasadın toplandığı ve tanzim edildiği yer.

Basırık:Sürgü

Bastık:Üzüm pestili

Batman:7 kilo 697 gram ağırlığındaki ölçü birimi

Bayak:Az önce,demin

Baz:Pazu

Bazlama-Bazlambaç:Yufka seklinde açılan hamurun yağda kızartılıp üzerine pudra şekeri dökülerek yapılan tatlı çörek

Bed:Yanak

Beleş:Bedava

Belleğe:Hamamlarda atık suyu uzaklaştırmaya yarayan üzeri açık su oluğu.

Belleme:Hasta ziyareti

Bekere:Halka şeklinde kıvrılmış iplik,tel vs...Makara.

Berbeh:Kiremit

Berdi:Yılan

Berekente:Perakende,tek tek

Berkimek-Berkitmek:Sertleşmek,sertleştirmek,sıkılaştırmak

Bes:Sadece

Beşirlemek:Becermek,Başarmak

Beyirmek:Çok acıkmak

Bezir:Sebzelerin kartlaşmış veya acımış olanlarına verilen ad.

Bıhçı:Ağzı kavisli ve tırtıklı katlanabilen tahta saplı bağ bıçağı

Bıldır:Geçen yıl

Bıllokma:Birazcık

Bırröh:Nara

Bider:Tohumluk,damızlık

Bilbik:Açmamış gül,gonca

Bizir:Kümes hayvanlarının rahminde bulunan döllenmemiş yumurtacıklar.

Boyam:Meyan otu

Böke:Cesur,kahraman,pehlivan,lider

Böy:Bir tür örümcek

Böyrek:Böbrek

Bürün:Zeytin posasından elde edilen bir tür yakacak

C

Cahal:Toy delikanlı

Cambaz:Hayvan pazarlarındaki alıcıyla satıcı arasında anlaşma sağlayan kişi,arabulucu.

Camız:Genellikle sulak yerlerde yaşayan bir tür manda.

Cardın:Büyük fare,lağım faresi

Carra:İçinde genellikle salamura ürünlerin saklandığı,topraktan yapılan dışı sırlı kulplu büyük çömlek.

Ceh:Gösteriş yapmak,hava atmak,fiyaka.

Cehiz:Çeyiz

Celep:Çirkin,sevimsiz

Cepken:İki tarafında cep bulunan yelek.

Cercer:Hayvanın çektiği ilkel döver-biçer

Cevranlamak:Ortalıkta dolaşmak,bir yerin altını üstüne getirmek

Cılban:Hayvan yemi olarak kullanılan bir tür ot.

Cıllıgan:Mızıkçı

Cıncık:Cam kırığı

Cırındırık:Etin yenmeyen kısmı,çöz

Cıvık:Suyu çok konulmuş.

Cicom:Güzelim

Cirtatan:Acıkavun

Culluk:Hindi

Curun:Taştan oyulmuş su kabı,kurna.

Cülhe:Dokumacı

Ç

Çalkanmak:Üzülmek

Çangal:Kanca,çengel.

Çarpana:Kullanılmış,eskitilmiş ayakkabı.çarık,sandalet.

Çatal:Tahta sapan

Çebik:Çabuk

Çebiş:1 yaşını doldurmamış keçi

Çelet:Yaramaz çocuk

Çemremek:Yukarı doğru katlamak.

Çenet:Bir bütünün bölünmesiyle elde edilen parçalardan herbiri

Çerçi:Mahalle aralarında dolaşarak,genellikle mutfak eşyası satan,mallarını müşterilerindeki bulgur veya zahire ile takas da yapan seyyar satıcı.

Çıngı:Kıvılcım

Çıkma:Eski evlerde tabakadan sonra dört merdivenle çıkılan üçüncü kat

Çıkrık:Makara

Çıra:Eski yağ lambası

Çibik:Alkış

Çimmek:Yunmak,yıkanmak

Çirtik:Baş parmak ve orta parmağı birbirine çarptırarak çıkartılan ses ve bu hareket.

Çömçe:Kepçe

Çörten:Toprak damdaki suyu direk sokağa akıtan oluk çıkıntısı.

Çöydürmek:İşemek

Çöz:Etin yenmeyen kısmı

Çükündür:Şeker pancarı

Çüt:Çift,iki tane

Çüt:Tarlayı sürme işi

Çütçü:Çiftçi

D

Dabança:Tabanca

Daman:Tarlayı 1 yıllığına kiraya alma veya verme.

Dambıra:Saz

Damızlık:Katı pekmez

Damkazyan:Yaramaz çocukları korkutmak için söylenen hayali yaratık.

Daraba:Kepenk

Darak:Tarak

Darak:Silah şarjörü

Daraz:Kumaşta eskime belirtisi,çizik

Dayramak:Bir kumaşın veya dikilmiş olan bir şeyin dikiş yerlerinde olan açılma.

Debbe:Su kabı,bidon.

Değinsiz:Densiz,boşboğaz.

Değirmi:Yuvarlak

Dehliz:Çıkmaz sokak

Dehra:Ağız kısmı içe doğru kıvrık,kesici el baltası,tara.

Delha:Yufka inceliğinde,uzun ve genişçe kesilmiş herhangi birşeyin parçası

Dellek:Tellak

Demiryol:Asfalt

Demreği:Ekzama

Denk:Katlanarak üst üste konan döşek,yorgan,şal gibi eşyaların oluşturduğu yığın.

Depik:Tekme

Derdeşik:Ufak tefek ihtiyaç

Dereç:Merdiven basamağı

Devirgeç:Debriyaj

Devlip:Değirmen taşı

Devrisi gün:Ertesi gün

Deveme:Topaç

Deynek:Sopa

Deyza:Teyze

Dıbık:Şekerli yapışkan

Dırabızın:Merdiven korkuluğu

Diş:Rüya

Divan:İki veya 3 kişilik kanepe,büyük koltuk.

Dolak:Tülbent,yazma,başörtüsü.

Dolap:Geniş ağızlı büyük su kuyusu

Döğme:Aşurelik buğday

Dölbend:Tülbent

Dulda:Gölge,ayakaltı olmayan yer.

Dulum:Saçın yanak kısmına denk gelen uzantısı,favori.

Dürbeki:Darbuka

E

Ede:Abi

Ehad:Pazar günü

Ehlet:Dost,arkadaş,tanıdık

Elibaşında:Gripin

Ellaç:İlaç

Ellahim:Galiba,sanırsam

Elöpen:Küçük kertenkele

Eksik (Eksiketek):Kadın,kız

Endeze:Pense,kerpeten,çekiç,testere vb. gibi el aletlerinin genel adı.

Enik:Kedi-köpek yavrusu

Enistü:Enstitü

Erbea:Çarşamba

Erinmek:Üşenmek

Erz:Irz,namus

Essah:Sahi

Eşelek:Narın içindeki yenilmeyen yumuşak kısım

Eşkere:Açıkça

Eşki:Ekşi

Eşşik:Kapı arkasında,oda girişindeki zeminden alçakça boşluk

Etbalığı:Yağsız kıymadan yapılıp tavada kızartılan köfte.

Evlek:250 metrekarelik tarla parçası

Eyeyi:Koyunun kaburga bölgesi ve burdan yapılan yemeğin ad

Ezahana:Eczane

F

Fael:Tarım işçisi

Fecae:Facia

Felhan:Ekilebilir toprak

Fennus:Gaz yağı haznesine fitil salınarak ucu yakılan camlı lamba,fener.

Ferik:Piliç

Ferfit:Düzenli olmayan ölçüğe gelmeyen,kalitesiz.

Fermal:Fermuar

Fılcan:Fincan

Fırfır:Rüzgar gülü,oyuncak

Fısırdamak:Hafif sesle konuşmak

Fıstıklı abid:Yer fıstığı

Fış:İç boş

Fıtır:Mayasız hamur ve bundan yapılan ekmek

Fisfise:Sivilce

Firik:Tam olgunlaşmadan toplanıp,hafif yakılarak elde edilen buğday.

Fir'ön:Firavun,gaddar,zalim

Firtmek:Aradan fırlamak

G

Ged:Çentik

Geh:Bazen

Gerebiç:İçine fıstık veya ceviz konularak irmik ve un ile hazırlanan bir tür şekerli kurabiye

Gevelemek:Dişlemek.

Gezgah:Mutfak tezgahı

Gidişik:Kaşınan

Gillabiye:Arap erkeklerinin giydiği etekli,bir tür giysi.

Göpçük:Sap,meyve ve sebzenin dip kısmı

Göresmek:Özlemek

Gülle:Misket

Gün pekmezi:Ev yapımı pekmez

H

Habbe:Üzüm,zeytin,nar,fıstık gibi şeylerin tanesi.

Habbesi:Tel saç tokası,firkete

Habelleş-Tusbağı:Kaplumbağa

Haket:Masal,hikaye

Hakık:Akik taşı

Hakket:Gerçek,hakikat

Hal (Hel):Süslü ambalaj kağıdı,defter kabı veya şekerleme kabı.

Halbise:Halbuki

Halfe:Kalfa

Haleka:Halka

Halevet:Sevimlilik,sıcakkanlılık

Hamayli:Deriden yapılan,içinde ayet ve dua yazılı olan vücudun herhangi biryerinde taşınan kap.

Hambal:Hamal

Hamis:Perşembe

Hanek:Kelime,söz

Hanin:Canayakın,sıcakkanlı

Hapsa:Üzüm suyu ile nişasta bulamacı

Haraba:Harebe,yıkıntı

Harabolmak:Bozulmak,arıza yapmak

Haral:Büyük çuval

Haris (heris):Gece bekçisi

Hareze:Kuyuların ağzını örtmek için kullanılan ortası delikli yayvan taş

Harfene:Kalabalık olarak yapılan bir etkinlikte sonra herkesin kendi hesabını ödemesi

Hasıl:Mutfak içindeki su sarnıcı

Hasıt:Kıskanç

Hasıtlamak:Kıskanmak

Havara:Pekmez yapımında kullanılan üzümün suyunu posasından ayırmada kolaylık sağlayan bir tür doğal toz.

Havış:Eski kilis evlerinde çevresinde mutfak,ahır,tuvalet ve odaların bulunduğu,sokağa kapısı olan evin zemin kısmını oluşturan iç avlu,bahçe.

Hayir:İncir

Hayme:Çubuk,dal vs.ile yapılan çardak

Haytalya:Nişasta ve suyla yapılan şekersiz muhallebi.

Hazna:Evlerde penceresiz,girinti oda

Hecin:Zebani,eşkiya

Hedik:Aşurelik buğday ve nohudu kaynatılıp üzerine şeker dökülerek yenen ev çerezi.

Hel:Kavrulmamış kahve çekirdeği,kakule

Helliye:Deve derisinden yapılan genişçe zilsiz tef,bendir.

Hennas:İçten pazarlıklı,sinsi

Hernakeş:Dağınık,perişan

Hes:Marul

Heybe kilidi:Asma kilit

Heyrad:Fakir fukaraya dağıtılmak üzere yapılan yemek.

Hılfatsız:Hayırsız

Hımırtlak:Kıkırdak

Hımsımak:Ekşimek

Hıntırik:Mızmız

Hıntik:Gereksiz huyları olan,huysuz,çok titiz,ince eleyip sık dokuyan Hıra:Zayıf,cılız,sıska

Hırhana:Sülale

Hırmahış:Perişan,dağınık,yıkık,yorgun

Hırtlak:Gırtlak,nefes borusu

Hırtmak:Bir kişiye duyulan sevginin kaybolması,gözden düşme durumu

Hıshıs:Gizli,gizli

Hızver:Kömür kırıntısı ve tozu

Horaf:Komik,ilginç,acaip

Horanta:Ev halkı

Horsunmak:Küçük görmek,önemsememek

Höcre:Camilerde ana bina etrafında,avlu içindeki küçük odalar.

Hökmolmak:Son nefesini vermek,ölmek.

Hökkeze:Baston,asa

Höllük:Bebeklerin poposundaki ve bacak aralarındaki pişikleri engellemek için pudra niyetine kullanılan bir tür yumuşak toprak

Hömbelek:Tümsek,minik tepecik

Hömürmek:Bir yemeğin hepsini yemek,kimseye bırakmamak.

Höngülhöç:Tahterevalli

Hördelek:Yerde tümsek şeklinde yapılan,genellikle ısınmak için yakılan üzeri sıvalı ocak.

Hösmek:Susmak

Hudar:Sebze

Humus:Nohut ezmesi ve tahinle yapılan bir tür meze.

Huylanma:Sinirlenme,öfkelenme

Hulk:Öfke

Hurç:Heybe

I

Iraf:Tahta raf

Ismarış:Sipariş

Istıfıl ol:Bildiğin gibi yap

İ

İdare:Pamuk ipliğinden fitil kullanılarak,gazyağı ile yakılan aydınlatıcı,tenekeden ilkel lamba

İcar:Kira

İsnain:Pazartesi

İşkirmek-İşkirtmek:Dolduruşa gelmek,dolduruşa getirmek

İteyi:İki tarafıda işlenip temizlenmiş,hamur mayasını saklamaya yarayan deri kap,sargı

K

Kabala:Götürü

Kabaltı:Altı halkın kullandığı yol,üstü özel mülkiyet konut olan dar sokak geçidi

Kabben:Tartı aleti,terazi

Kad:Cüsse,boypos,endam.

Kaddüs:Kova

Kadim:Eski

Kahke:Simit

Kal (Kel):Güya

Kalaba:Kalabalık

Kalaz:Deriden yapılmış su kabı

Kalembez:Kalın kabuklu,etsiz,iri çekirdekli,yağ verimi düşük olan bir tür zeytin.

Kalle:Para kutusu,kumbara

Kanne:Cam şişe

Kapkap:Islak zeminlerde giyilen,ahşap ve lastikten yapılan bir tür terlik,takunya.

Karandık:Karanlık

Kari (Keri):yaşlı kadın,kocakarı.

Karbi:Sabahları ve rutubetli havalarda yağan çiğ

Karlambaç:Kar ve pekmez karıştırılarak yapılan bir tür tatlı.

Karmakatma:İnce bulgur ve sebzeli yapılan aperatif yemek,Kısır

Karneb:Su kabağı

Karnı getmek:İshal olmak,mide bozulması,amel.

Kasefet:Kasvet

Kasil:Henüz yeni çımaya başlamış,başakları olgunlaşmamış,hayvan yemi olarak kullanılan sararmamış taze filiz arpa

Kastel:Çeşme

Kassık:Kasık

Kaşmer:Soytarı,komik kişi

Katre:Damla

Katremiz:Büyük cam kavanoz.

Kavlak:Kabuğu soyulmuş

Kavırga:Taze buğday ve bulgurun tuzlanıp kavrulmasıyla yapılan ev çerezi

Kavirtmek:Koyvermek,başı boş bırakmak

Kayme:Kadın tellak,natır.

Kaypmek:Kayma

Kaytoz:Orta yaşın üstündeki erkek

Kazep:Zalim,acımasız,gaddar kimse,okta sapanda durmayan çocuk.

Kazzıklanmak:Defolmak

Kef:Et haşlanmaya başladığı zaman çıkan köpük.

Kef:Eğlence,düğün

Kehriz:Lağım

Kekre:Olgunlaşmamış meyve veya sebzelerin ağızda bıraktığı buruk tat.

Kele:Genellikle bayanların kullandığı samimi hitap sözü.

Keleb:İp ve urgan çilesi

Kelem:Şalgam

Kemmun:Kimyon

Kemre:Yara kabuğu

Ken:İnat

Kendir:Kalın urgan,sicim.

Kenger:Kökü yenilebilen bir tür diken.

Kenne:Genellikle maşraba veya şişe yerine kullanılan topraktan yapılan bir tür çömlek.testi

Kepir:Yumuşak toprak,toprak yol kenarı

Kepmek:Çökmek,çöküntü

Kerkez:Leş yiyen bir tür yırtıcı kuş,Kerkenez kuşu

Kerpiç:Çamur ve saman karıştırılarak yapılan yapı harcı

Kert:Zemindeki girinti ve çıkıntılar

Kesek:Kuruyup katılaşan toprak parçası

Keşefe:Büyük bıçak

Keşmer:Gülünç,soytarı

Kıcık:Hareketleri göze batan,hoş olmayan kimse

Kıh:Koyun,keçi fışkısı(dışkısı)

Kılafat:Erkekler için söylenen boy,pos,endam manalarına gelen kelime.

Kılide:Demet

Kınnep-kıyyık:Çuvaldız

Kırnav:Ergenliği geçiş,cinsel olgunluk.

Kırşak:Kene

Kırtış:Sahan ve tepsilerin kenarına yapılan tırtıklı işleme

Kıs kıs:Gizli gizli

Kıyyık-kınnep:Çuvaldız

Kızdırmak:Isıtmak

Kile:Bir tür tahıl ölçeği ve kabı.Buğday tartısı için bir kile,ortalama 25kg.dır

Kirtik:kullanılmış ve bitmek üzere olan sabun kalıbı.

Kocacık-tandır:Yerdeki çukur içine yakılan köz ateşinin üzerine sehpa ve yorgan örterek yapılan ısınma amaçlı ocak.

Kocuk:Kısa mont

Koltuk:Odun ateşi yanan taş fırının ateşten uzak köşesi

Kopça:Elbiselerde kullanılan küçük kanca

Koruk:Olgunlaşmamış,ekşi üzüm.

Koz:Ceviz

Kömeç:Ebegümeci

Kösnü (Körkösnü):Köstebek

Köşker:Yemeni ve benzeri deri,lastik,köseleden ürünler yapıp satan usta.

Kötek:Dayak

Kötürüm:Yatalak

Köynek:Fanila

Kubur:Mezar,kanalizasyon çukuru

Kuburluk:Tabanca kılıfı

Kudama:Leblebi

Kudüm:Uğurlu,hayırlı

Kumbüz:Bir tür haşhaş

Kurne:Bir odanın veya bir binanın iç kısmında kalan köşesi.

Kuşhana:Büyük kazan

Kuttuk:Kısa

Kübülmişe (kübbülmüşviyye):İnce bulgurdan yapılan köftenin oyulup,içine askı yağından harç konulup kapatılan ve mangalda pişirilip yenilen yemek.

Küdret:Kin

Külek:Pekmez ve nevinden sıvılar konulan tahta kazan

Küllük:Çamaşır ve bulaşıkların yıkanmasında kullanılan,su karıştırılarak yapılan kül çamurunun konulduğu duvariçi taştan dolap.

Küncü:Susam

Küp:Eskilerden,içme suyunu soğutmak için topraktan yapılan su kabı

Kürek:Hamuru fırına sürmeye ve pişen ekmeği fırından çıkarmaya yarayan uzun saplı alet

Kürsü:Tahta sandalye

Küşne:Hayvan yemi olarak kullanılan,bezelyeye benzeyen meyveleri olan birtür ot.

Kürtün:Eşek semeri

Küspe:Yağı alınmış susam posası

Küşüm:Utanma,sıkılma,endişelenmek.

Küşşe:Taranmamış saç,karışmış iplik veya yün yumağı

Kütküt:Arpacık

L

Laht:Lahit,ölen kişinin 52.gecesi mezarlıkta yapılan,merhumun ruhu için edilen dua.

Laht gecesi:Cenazenin defninden sonra burun kemiğinin çürüyüp düştüğüne inanılan 52.gece.

Lef:Küçük yapı taşı

Leğençe:Kenarları 4-6 cm yüksekliğinde olan tepsi şeklindeki metal yayvan kap.

Lem'a:Büyük yapıların köşe taşı.

Leska:Yakı

Leymun:Limon

Loğ:Taş silindir

Loğlamak:Toprak damları loğ yardımıyla düzleştirip sıkılaştırmak.

Loğlaz:Lübye,börülce.

Lokis:Piknik tüpünün üzerine takılan aparatla yapılan aydınlatma aracı

Lozi-Mişmiş:Kayısı

Löhme:Kemiksiz lop et

M

Mafrim:Boşu boşuna

Mabal:Günah,vebal

Madda:İç sıkıntısı

Mağara:Bodrum kattaki penceresiz oda,sığınak.

Mahana:Bahane

Mahmil:Eski kilis evlerinde duvara gömme olarak yapılan genellikle erzak saklamak için kullanılan tahta kapaklı dolap

Mahra:Sebze,meyve sandığı

Mahsere:Zeytinin yağının çıkarıldığı değirmen.

Mahsim:Masum,günahsız,zavallı

Makbara:Dolma oyma bıçağı

Malak:Pantolon paçası

Malhıta:Mercimekli çorba

Mantara:Bölge,civar

Marda:Tartmadan,göz kararı satılan mal

Martin:Tekli tüfenk

Maşara:25-30 metrekare büyüklüğündeki ayrılmış ekili tarla bölümü

Matmah:Mutfak

Mayana:Rezene

Mecmae:Küçük metal tepsi.

Mecrefe:Kanal açmada ve zirai sulamada su yollarını düzenlemek için kullanılan uzun saplı, genişçe çapa.

Mehlic:Yorulmak,bitap düşmek

Melhafe:Yorganın üzerine dikilen ve genellikle astar veya dış desenli kısmı.

Mellek:Bir tarafı balta,diğer tarafı çapa şeklindeki küçük el aleti.

Melloz:Çelik-çomak oyunu

Merengiç:Bazı tatlılarda kullanılan,öğütülüp kahveside yapılabilen bir tür baharat,çitlembik.

Meresten:Akıl hastanesi,tımarhane

Mertabanı:Sahandan daha büyük,tepsiden küçük bakır veya metal tabak.

Meses:Ucunda,demirden keski olan kalın sopa

Meskal:Sulama amaçlı kullanılan küçük havuz

Meşefe:Banyo havlusu

Meşlah:Erkeklerin genellikle başlarına veya bellerine sardığı,sıcaktan ve soğuktan koruyan,çok amaçlı örtü.

Meyt (Meyyit):Mevta,cenaze.

Mezzak:Alay

Mıh:Çivi

Mıkımı:Sürekli

Mıkla:Sarmısak ve yoğurtlu yumurta yemeği

Mıkrız:Cimri,nekes,pinti

Mırrık:Zeytinyağının dibe çöken tortusu

Mıyaket:Göz kulak olma,sahip çıkma

Mil:Balçık,katı çamur

Mintan:Genellikle erkeklerin giydiği yakasız uzun kollu bir tür gömlek.

Mişmiş-Lozi:Kayısı

Mişmişi:Turuncu

Mitil.Üzerinde kaplama olmayan,iki yüzü beyaz,kapsız yorgan.

Moraz:Dert

Muhambara:Kırmızı biber,susam,ceviz,zeytinyağı,galete kırıklarıyla yapılan bir tür aperatif yemek.

Murtlanmak:Yıkanıp tertemiz olmak.

Müddo'mim (Müdde-i umum):Baş savcı

Müzevir:Dedikoducu,sır tutamayan,laf taşıyan

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

N

Naerba:Tahtadan yapılan insan gücüyle döndürülen küçük dönmedolap

Nacar:Marangoz

Nahır:Büyükbaş hayvan sürüsü

Nakla:Defalarca

Naled:Lanet

Namazlağı:Üzerinde namaz kılınan halı,kilim gibi dokuma bez,Seccade

Na'met:Ekmek,nimet

Neçe:Nice

Neçim:Niçin,neden

Neçin:Doğrulama,tasdik etme sözü

Neçiye:Kaç para

Nehese:Delikli demir süzgeç

Neninene:Torunun torununu gören kadın.

Neşel:Nasıl

Nevazil:Hastalık,dert,maraza

Nicolmak:Kaybolmak

Nihan:Gayb,kayıp,bilinmeyen.

Nişe:Doğal nişasta

Niza (Nizae):Huzursuzluk,huysuzluk

Nüsübet:Musibet,felaket,büyük kaza

O

Ofurtma:Abartmak.

Oruk (öruk):İnce bulgurla ve bol yağlı kıymanın karıştırılmasıyla yapılan ve mangalda pişirilen bir yemek.

Oturtma:Düğünden önce sadece erkeklerin katılımıyla yapılan içkili eğlence.

Ö

Öcce:Bir tür mücver

Ödürlü:Çok korkmak

Ölbe:Yuvarlak tahta kutu

Öleş:Leş,kokuşmuş ceset.

Öndüc:Ödünç

P

Pancar:Pazı

Panga:Banka

Paskil:Baskül

Pasvant:Pazubandı,muska

Patata:Patates

Pat-sat:Tek tük

Pavraşanı:Yavşan otu

Pereventi:Zeytin hasadında,ağaçtan dökülüp uzağa sıçrayan zeytinleri elle toplama işi

Peşekar:Önemli bir kişiye yaranmaya çalışan kimse,(argo karşılığı yalaka)

Peşkir:Havlu

Peyriktirmek:Kovalayıp uzaklaştırmak,gelemeyecek hale getirmek.

Peyvaz:Piyaz,salata

Pin:Kümes

Pine:Yemeninin veya ayakkabının altına yapılan yama.

Pir:İnce zeytin dalı

Pirkap:Kamyonet

Pirket:Briket

Pirpirim:Semizotu

Piskiled:Bisiklet

Piskivet:Bisküvi

Pissik:Kedi

Pof:Kesilmiş hayvanın akciğeri.

Pompa:Akaryakıt istasyonu

Potuk:Ayı yavrusu

Pöç:Oma kemiği

Puhara:Baca

Puşt:Cinsel sapkınlığı huy edinmiş,alışkanlık yapmış kimse.

Pürçüklü:Havuç

Pürtük:Düz olmayan yer

R

Rahen:Fesleğen,reyhan

Reabul:Kapora,ön ödeme

S

Sako:Ceket

Salahana:Mezbaha

Salangaç:Salıncak

Sallama:Büyük ahır

Salmak:Yollamak

Salıklamak:Tarif etmek,tavsiye etmek,önermek

Saksı:Faraş,küçük kürek

Satıl:Çeşitli boylarda metal kova.

Sehra (sahra-sahre):Açık arazi,düz ova

Selase:Salı günü

Sekerat:Ölüm döşeği,kişinin ölmeden önceki son anları.

Semsek (Semirsek):Pide

Sep:Cumartesi

Seybana:Piknik

Sıçırtma:Közlenmiş patlıcanın lahmacun arasına konulmasıyla yapılan dürüm

Sıkı:Göze veya kulağa damlatılan damla

Sıkırcın:Rahatsız edilmek

Sındı:Büyük terzi makası

Sındak:Eğri,gedik

Sille:Hayvan yemi olarak kullanılan,meyveleri mercimek benzeri yabani ot.

Silleme:Tokat,şamar

Silik:Karaktersiz,güvenilmez.

Simit:İnce öğütülmüş bulgur.

Sin:Mezar

Sitti simidi:En küçük boy öğütülen bulgur.

Siyeç:Toprağın yükseltilmesiyle uzunca bir hat oluşturularak belirlenen bahçe sınırı

Siyen:Çamur

Soku:Taş dibek

Sokum:Lokma

Somurmak:Emmek

Söbe:Oval,elips

Söbek:Musluk

Söğülme:Közlenmiş patlıcan yemeği

Sucuk hamra:Mumbar dolması

Summak:Yemeklerde kullanılan bir tür ekşimsi baharat,sumak

Sumsuk:Yumruk

Supara:Kur'an elifbası

Suppa:Merkep yavrusu,sıpa

Susazmak:Susamak

Suvak:Sıva

Suvakçı:Sıvacı

Suvarmak:Sulamak

Süğük:Toprak damların kenar kısımlarına konan odun,çalı

Süğürt:Koş,yetiş

Süllüm:tahtadan yapılmış seyyar merdiven.

Sümsürmek:Su veya mendille burun temizliği

Sümsürük:Burun ifrazatı,sümük

Süneber:Çam ağacında yetişen bir tür fıstık.

Ş

Şaef: Taş kırıntısı

Şahne:Ağa yardımcısı,kahya,çiftçibaşı

Şakka:Kesilmiş hayvanın ortadan ikiye ayrılmasıyla elde edilen parça

Şarmıta:Kötü yola düşmüş kadın

Şamı tud:Kara dut

Şapşak:Kulplu metal su tası

Şapata:Elde açılan,odun ateşi ve taş fırında pişen yufkadan daha kalınca ekmek

Şapta:Uzun değnek,sopa

Şava (şevvayye):ızgara

Şeb:Şap

Şehra:Vücudun kasıktan ayağa kadar olan bölümü.

Şekerdenlik:Şeker ve şekerleme konulan süslü kap

Şememe (şemmame):çok güzel

Şerbelenme:Coşma,ilham alma.

Şerbetlenme:Dış etkilere karşı bağışıklık kazanma,efsunlanma.

Şeyirt:Çırak,yardımcı

Şıllık:Yufkanın kavrulup şerbetlenemesiyle yapılan tatlı.

Şıttıf: Küçük üzüm salkımı

Şikleme:Saplama,batırma

Şilif:Genellikle at,katır gibi hayvanların üzerinde kullanılan,yekpare,ağız kısmı genişce heybe.

Şire: Üzüm suyundan elde edilerek yapılan,sucuk,bastık,muska gibi mamüller

Şirik:Susam yağı

Şiriklenmek:Şımararak nazlanmak

Şirincelik:Tatlı

Şişberek:Mantı

Şitil:Fide

Şöyku:Ay ışığı.

Şukka:Serilerek kurutulan pestil,pekmez gibi ürünlerin kurumuş ama işlenmemiş hali.

T

Tabaka:Tütün kutusu

Tabaka:Eski Kilis evlerinde dışarıdan merdivenle çıkılan 2.kat

Tağa:Pencere

Tağar:Duvara ve yere yere sabitlenen,altında musluğu olan büyük küp.

Tah(Teh):Kendiliğinden kuruyan,dalında çürüyen üzüm ve pekmezi

Tahne:Tahin

Tahta:10-15 metrekare büyüklüğünde ayrılmış ekili tarla parçası.

Tahtil:Tatil

Takım:İki tarla arasındaki sınırı belirleyen toprak yok.

Talamak:İstila etmek

Taman:Bir işin yerine getirildiğini,yapıldığını anlatan ünlem.

Tandır-kocacık:Yerdeki çukur içine yakılan köz ateşinin üzerine sehpa ve yorgan örterek yapılan ısınma amaçlı ocak

Tapan:Yağı alınacak zeytin dolu çuvalı ezmek için kullanılan metal pres kalıbı

Taşkala: Telaş

Taydaş: Yaşıt,akran

Tazillemek:Azarlamak

Tekmillemek:Eksik olanı tamamlamak

Telbis:Pekmezhanede yapılan ve kuru üzümden elde edilen pekmez

Tellüs:Kalın örme çuval

Tembeki:Nargile

Teng:Kebaplarda kullanılan lezzet artırıcı salça ve baharat karışımı,terbiye

Tenirşek: Telden çember

Tepir: Hasırdan örgülü,yuvarlak yer sofrası

Terlik:Namaz takkesi

Teşt:Kenarları 8-10 cm yüksekliğinde olan genellikle bakırdan yapılan tepsi benzeri büyük geniş kap.

Tevir:Çeşit

Tıskiyt: Aşağılama sözü

Tib:Olgunlaşmamış ham incir

Tike:Kuşbaşı doğranmış kebaplık et parçası

Tilf:Posa

Timinneyi: Kile'nin yarısı

Tiyara:Uçak

Tiyek:Bağ asması

Tohtur:Doktor

Tolu:Dolu

Tokaç:Suda yün yıkamak için kullanılan ağaçtan yapılmış,saplı,geniş tokmak

Toklu:1 yaşını doldurmamış koyun

Top: Pekmez yapılmak için hazırlanan üzüm topacı

Topaç:Salamura olarak kavrulup saklanan tuzlu ve yağlı kıyma

Töhüd:Cenazenin arkasından,ölen kişinin ruhu için camide toplanıp 70 bin defa LAİLAHEİLLAH tesbihinin zikredilmesi ibadeti

Töleb:Ters taraf

Töz:Kulak kepçesi

Tudya:Saç dış cephe kaplaması

Tuluk:Su taşımak için kullanılan,iç kısmı işlenmiş deriden yapılan kap.

Tuman:Uzun,paçalı kilot.

Turudu:Aşırı yaramaz çocuk

Tusbağı-Habelleş:Kaplumbağa

Tuvarlak:Yuvarlak

Tüskeliye: Görmeziye,bilmeden uluorta konuşmak,plansız yapılan iş.

U

Udum: Beceri

Uluk,ulmak:Olgunlaşıp yumuşayan meyve sebzenin çürümesi

Uraplağı: Kile'nin 1/4ü.6kilo 250gr.

Urgun:Gizli

Urup:Çeyrek,çeyrekaltın

Uşakdevşek:Çoluk çocuk,babaya göre ev halkı

Utuzmak:Kumarda kaybetmek

Ü

Üvez:Bir tür küçük sinek

Ütme:Dağlama yöntemiyle kelle-paçayı dışındaki tüylerden arındırma

Verev:Dik olmayan,eğri duran

Vesvese: Evham,şüphe

Vezirin yağı:Vazelin

Y

Yabane:Evcil olmayan güvercin

Yağlık:El bezi

Yaho:Yahu

Yapma:En ince bulgurdan yapılan,taş fırında pişirilen kimyon da konulan etsiz köfte.

Yazı:Kırsal bölge

Yelkinmek:Geriye doğru gerilerek kuvvet elmak.

Yenice:Henüz üzüm vermeyen genç bağ asması

Yepelek:Kanatlanmış güve

Yerenlik:Şaka,latife

Yığalamak:Biriktirmek

Yılık:Aralık,yarı açık

Yırak: Uzak

Yingel:Sevilerek yenilen,çok tüketilen yiyecek

Yirik: Yırtmaç

Yirilmek:Yırtılmak

Yitmek:İtmek,iteklemek

Yohyoh:Düğün ve eğlencelerde erkeklerin hep bir ağızdan bağırarak söylediği sevinç nidası

Yonucu:Ev yapımında kullanılan taşları yontma ustası.

Yorum:Samimiyetle kullanılan hitap sözü

Yörep:Meyilli zemin

Yukka:Yufka

Yüksünmek:Bir işi küçük görmek,tenezzül etmemek

Yük yeri:Odalarda duvara gömme olarak yapılan,yatak yorgan koymak için kullanılan kapaksız dolap.

Z

Zahar: Herhalde,galiba.

Zahter:Kekik

Zahter:Nohut,karpuz çekirdeği,susam,limon tuzu tozlarının karışımından elde edilen bir tür kahvaltılık

Zambır:Sinir,asab bozukluğu,kızgınlık.

Zaptıya:Kolluk kuvvetleri zabit,zabıta.

Zarlamak:Çok beklemek

Zarıncı:Sabırsızlanmak

Zatı-Zatan:Zati-zaten

Zavır:Homurdanma.

Zembil:Kalın lastikten yapılan,genellikle tarımda ve inşaatlarda kullanılan bir tür taşıma kabı

Zeng:Genellikle üzümlerde görülen bir tür zirai hastalık,üzüm kabuğundaki nasırlaşma.

Zevzir:Sığırcık kuşu

Zeyt:Zeytinyağı

Zıbar: Defol,sus,git yat

Zılgıt: Bayanların ağız ve dilleriyle çaldıkları şenlik nidaları

Zırh:Kıyma çekmekte kullanılan satır benzeri kavisli büyük geniş bıçak.

Zibil: Süprüntü,hayvan gübresi

Zifir: Yağ bulaşığı

Zindiyan:Çok koyu çay demi

Ziyarat:Türbe,evliya kabri.

Zoypuntu:Kadınlarla gereğinden fazla ilgilenen,ilgisinden rahatsız olunan kişi.

Zöhn:Zihin,anlak,hafıza.

Zulumat:Bulutların güneşi kapatmasıyla oluşan geçici yarı karanlık.

Zukum:Zıkkım

Züngül: Pestilin yumurta ve una bandırılıp,zeytinyağıyla kavrulup,şekere bulanarak yapılan bir tür ev tatlısı.

:wacko:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • (yardım) bazı ibranice kelimelerin anlamı ve okunuşu

      Merhaba arkadaşlar ibranice Tanrı isimlerinin okunuşlarını ve anlamlarını sormak isitiyorum bilen varsa söyleyebilir mi?   EHIH (Eheieh) YHVH (yehova) ADNAI HA'ARETZ ELOHİM

      , Yer: Kabala

    • Pagan Kökenli Bazı Inançlar ve Ritüeller

      Köklerini En Karanlık Gece-Üçyüzlü Tanrıça’ nın Günü 21 Aralık ve Mitras’ ın doğum gününden alan, Hristiyanlıkta 24 Aralık Hz. İsa’ nın doğum günü Noel kutlaması olarak geçer. Gregoryanlar 6 Ocak’ta kutlarlar. Noel kutlamalarında Üç Missa (Ayin) düzenlenir. Noel kutlamalarındaki Noel Baba Epistos Nikolas’ ın Hz.İsa’ nın doğum günü ile ilgisi yoktur, Anadolu’ daki ritüellerle ilgilidir. Çam Ağacı ise kökenini, Ağaç Kültü ve Ermeni Mitolojisindeki onuruna çam ağaçlarına av hayvanları asılan Tanrı

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • 7 Maddede Zamanda Yolculuk Teorileri Ve Bazı Engeller

      Albert Einstein, E = mc² formülünü geliştirdiğinden beri, en azından tek yönlü olarak zaman yolculuğunun yapılabileceği düşünülüyordu. Ancak geçmişe doğru gitmek ise çok daha zor bir problem olarak algılanıyordu. Geçtiğimiz yüzyıl boyunca zamanda yolculuk üzerine birçok teori öne sürüldü. Ve aynı zamanda zaman yolculuğuna engel teşkil edecek paradokslar da. Galerimizde bu teorilerden ve paradokslardan bazılarını sizler için bir araya getirdik. Keyifle okumanız dileğimizle..   1. Rölativite Teor

      , Yer: Bilim & Teknoloji

    • Aşk-Seksüellik-Doğurganlık Gibi Uygulamalarda Kullanılan Otlar ve Anlamları

      Akasya : Kabukları ve dalları bir aşkı uyandırmak ve fiziksel gücü arttırmak için kullanılır. African Violet(Afrika Menekşesi) : Yakıldığı zaman harmoni ve sevgiyi kalbinizden salar. Dalya(yıldız çiçeği) : Diğer malzemeler ile kombinasyonunda tılsımlar içinde kullanılabilecek bir aşk bitkisi. Belesan(Pelesenk yağı) : Tılsımlar ve iksirler bu tomurcuklar ile bağlandığında daha etkili sonuç verir. Fesleğen : Kehanet ve aşk büyüleri için bir bitki.   Defne : Aşk iksirini yanmış yaprakl

      , Yer: Witchcraft

    • Önceki Yaşamlardaki İzlenimleri Bazı Tezahürleri

      [TABLE=width: 99%] [TR] [TD]Bedri RUHSELMAN Ruh ve Kainat Cilt-3   [/TD] [/TR] [TR] [TD] Kitabımızın bundan önceki bölümlerinde, içtepilerin ve hatta fobilerin bir kısım nedenleri hakkında bazı şeyler söylemiştik. Fakat bu tezâhürler bazen daha ileri giderek, bir önceki yaşamın olaylarıyla ilgili bazı fikirleri de içerebilirler. Bunlara tam bir anımsa denemez. Yani bunlarda fikir olarak oluşmuş bir bilgi yoktur; daha çok, bazı olaylar hakkında duygular ve tanımalar şeklindedir ve pek az

      , Yer: Ölüm ve Ötesi

×
×
  • Yeni Oluştur...