Jump to content

Sikkeler Ne Anlatır? Ortaçağ Anadolu Sikkelerinde Simgeler ve Çokkültürlülük


nevermore

Önerilen Mesajlar

Antik dönemde ilk sikke MÖ 6. yüzyılda Anadolu’da Lydia’lılar tarafından basılmış, daha sonra insanların ve devletlerin imkân ve gereksinimlerine göre yapıldığı madde ve şekil bakımından değişikliğe uğramıştır. Anadolu’da Yunan şehir devletlerinin ve Roma dönemi sikkelerinin bir yüzünde genelde kentin sembolü olan bir nesne, bir yapı veya hayvan ve yüceltici sözlerin yanısıra tanrıların veya mitolojik kahramanların betimi yer almaktadır. Bu yüzden Klasik Yunan, Roma ve Bizans sikkelerinde basıldığı devletin yönetim yapısı sikkelerdeki isimler, imajlar ve çeşitli işaretlerden anlaşılmaktadır. Anodolu’da, klasik dönem Yunan şehir devletlerinde ve Roma döneminde basılmış sikkelerin üzerinde yer alan yüksek rölyefli hükümdar portre ve büstleri çok sonra Ortaçağ’da Anadolu’da yaşayacak olan Orta Asya’dan göçerek gelen Türkmen Beylikleri tarafından da kullanılmıştır.

0001.jpg

Eski Yunan ve Roma sikkelerinde, bazen bu nesnelerden biri, şehrin veya devletin simgesi olmuştur; hükümdar değişse bile bu simge uzun yıllar değişmeden kalmaktaydı. Örneğin Bergama sikkelerinde, sepet içinde yılan, Efes sikkelerinde arı, Miletos’ta aslan, Atina sikkelerinde baykuş, dönemler boyu sembolik olarak kullanılmıştır. Hellenistik dönemin arifesinde Büyük İskender, Makedonya’dan yola çıkmış, Anadolu’yu geçip Pers ‹mparatorlu€u’na son vermiş ve Hindistan’a kadar, yolunun üzerindeki kentleri ve devletleri fethederek büyük zaferler kazanmıştır. Bu dönemde çok sayıda kentte kurulan darphanelerde basılan sikkelerin bir yüzünde Herakles başı bulunur, ki bu, aslında Büyük İskender’in simgesidir. Sikkenin diğer yüzünde, tanrı Zeus, tahtta oturur şekilde betimlenmiştir. Güç ve cesaretin sembolünü taşıyan bu sikke tipi, İskender’in ölümünden sonra bile, Hellenistik ve Roma ‹mparatorlu€u dönemlerinde kullanılagelmiştir. Ortaçağ Anadolu sikkeleri arasında bulunan ve Artuklu hükümdarı Necmeddin Alpî’nin bastırdığı bazı sikkelerde Büyük İskender’in bu artık klasikleşmiş büstü görülmektedir.

0002.jpg

Bizans’ta ise, hükümdarın tek başına ve iktidarı paylaştığı şahıslarla beraber resmedildiği sikkeler basılmıştır. Ayrıca Hıristiyan bir karakter taşıyan Bizans İmparatorluğu’nda, I. Justinianus’tan itibaren dini simge olan haç, paraların üzerinde çeşitli formlarda yer almıştır. II. Justinianus döneminde ise (685-711) Bizans paralarının üzerinde, kutsal tasvir olarak İsa görülür. İkonoklazma döneminde (726-843) İsa betiminden vazgeçilmiş, onun yerine imparator ve aile üyeleri resmedilmiştir. Arabistan Yarımadası’nda 622 yılında İslamiyet’in yayılmaya başlamasıyla Arap alfabesi Türkler arasında da yaygınlaştı ve İslamiyeti kabul eden Büyük Selçuklu, Anadolu Selçuklu ve Türkmenlerin kullandıkları Uygur harflerini bırakarak İslam halifeleri ve devletlerinin kullandığı Arap alfabesini kullanmaya başladılar. Mimari yapıtlarının kitabelerinde, sikkelerinde, Emevi ve Abbasi sikkelerinde olduğu gibi Arap alfabesiyle Allah’ın ve Peygamber’in adı “Lailahe İllalah, Muhammeden Resulullah” yazısı sonra da hükümdarın adı ve tarihi yer almaktaydı. Bu dönemde İslam dininde her ne kadar suret yasağı varsa da Ortaçağ Türkmen devletleri bu sikkelerinde insan sureti, doğaüstü yaratık ve hayvan motifleri oldukça fazla kullanılmışlardır.

0003.jpg

Gök tanrı ve Şaman geleneğinin zengin ve gizemli kültür birikimini yüzyıllar süren göçlerle Orta Asya’dan batıya doğru taşıyan Türkler, 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra, Anadolu’da beylikler ve devletler kurdular. Anadolu’ya egemen olan Bizans İmparatorluğu’nun zayıf düşmesiyle Bizans’ın ve diğer yerli toplumların arasından batıya doğru ilerlediler. Orta Asya kültürünü yerleştirirken, bölgenin yerel kültür ve sanat gelenekleriyle de etkileşime girdiler. Bu dönemde, arkaik uygarlıkların etkisi ve zengin miraslarının hâlâ görülebildiği Anadolu, tam bir mozaiğe dönüşmüştü: Bir yandan Hellen, Roma ve Bizans uygarlıkları, batıdan gelen Haçlılar; diğer yandan da Arap yarımadasından kuzeye doğru gelen Sasani, Eyyubi, Fatımi ve Memluklerin İslam kültürü… İşte bu mozaik Orta Asya’dan bu coğrafyaya Şamanist kültürü taşıyan Türk topluluklarının kendi geleneksel sanatlarıyla etkileşerek, sikkelerde, mimari eserlerde, taş işçiliği ve maden işleme sanatlarında; dokuma kumaş ve diğer küçük el sanatlarında çok belirgin bir sentez yaratmıştır. Bu çokkültürlü ortamın tarihi, objektif birer tarih vesikaları olan sikkeler üzerinden çok farklı pencerelerden okunarak yorumlanabilmektedir.

0004.jpg

Ortaçağ’da Anadolu’da yerleşik devletler kendi gelenek ve kültürleriyle yaşarken, Türk boylarının Orta Asya’dan batıya doğru akınlar halinde gelmesi, Anadolu’da birtakım kültürel değişimlerin yaşanmasına neden olmuştur. Türkmenler, Anadolu’nun içlerine doğru ilerleyip zaferler kazandıkça, güçlenip devlet kurmuşlar ve kendi adlarına sikke bastırmışlardır. Bu çağda, Anadolu’nun tarihi ve kültürü, sikkelerden anlaşılacağı gibi, bir hayli karışmıştır. Sergiye konu olan bu sikkelerde de görüleceği gibi, Türkmenler bu erken dönemlerinde, önceden var olan yerel kültürlerin motiflerini kullanmışlardır. Bu dönemde basılan sikkeler Anadolu’nun Ortaçağ’daki kozmopolit kültür yapısını açıkça göstermektedir. Örneğin, Anadolu Selçuklu sultanının bastığı paranın bir yüzünde, Bizans haçı ve Arap harfleriyle bir dua cümlesi; diğer yüzünde, Selçuklu hükümdarının adı yazmaktadır. Artuklular, genelde, Eski Yunan ve Roma tarzında, figürlü sikkeler bastırmışlardır. Bu sikkelerde hükümdarın adı Arap harfleriyle tam olarak yazılmıştır. Danişmendlerin, Bizans tarzında Eski Yunanca harflerle yazılı, insan figürlü sikkelerinin yanında Arapça harflerle kesilmiş sikkeleri, dönemin ilişkiler karmaşasını yansıtan ilginç göstergelerdir. İslam’ı henüz yeni kabul etmiş Ortaçağ Türk devletleri, Arap harflerini benimseyip sikkelerinde, mimari yapıtların kitabelerinde ve küçük el sanatlarında, portreleri, büstleri, gezegen ve burç sembollerini, mitolojik kahramanlarla birlikte kullanarak masalsı ve çokkültürlü bir görsel evren yaratmışlardır.

0005.jpg

 

KAYNAK

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Anadolu'da Ezoterik Yapılanmalar

      Önce konumuzun kavramsal çerçevesini oluşturmak, sonra da tarihsel ve kültürel sürecini ele almak kanımca yararlı olacaktır. Ezoterik (Bâtıni, içrek): Dışa kapalı, içe dönük demektir. Ezoterizm (Bâtıniye, içreklik): Kadim bilgelikle günümüze kadar gelen ve gerçeğin yalnızca seçkin ve söyleneni anlayacak kişilere verilebileceği anlayışına dayalı bir öğreti biçimidir. Toplumdaki akıldışı âdet ve bilgilerle çatışan ussal öğretiler zorunlu olarak içrekliği ve kapalı olmayı, başka deyişle ezoteri

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • Lois Martin, Cadılığın Tarihi Ortaçağ'da Bilge Kadının Katli

      “Her kültür kendi cadısına ve büyücüsüne sahiptir ve her kültürde bunlara imrenilir yada bunlardan korkulur” “… algıda yaşanan bu değişimin sebepleri Avrupa toplumunun temellerini sarsan yeni bir paranoyada gizlidir. 1000-1400 yılları arasında Avrupa’nın toplumsal ve politik çizgisinde büyük bir değişim yaşandı. İşgalci Müslüman orduların tehdidi, Doğu Ortodoks Kilisesi ile yaşanan ayrım, heretikliğin yükselişi ve Kara Ölüm’ün yıkıcı etkileri bir araya gelerek Avrupalı zihninde toplumsal, ruhsal

      , Yer: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri

    • Eski Mezopotamya ve Anadolu’da Uğursuzluk İnancı ve Bununla İlgili Büyü Ritüelleri

      İnsanlık tarih boyunca maddi varlığa egemen olma çabası gütmüştür. Bu çabada istediği ilerlemeyi kaydetmiş olsa da, manevi dünya ya da bilinmezlikle mücadelesinde istediği aşamaya ulaşamamıştır. İnsan bu noktada, deneyimleri ve hayal gücünün yardımıyla kendini korumaya almıştır. Yaptıkları büyüler, ödedikleri kefaretler ve zaman içerisinde gelenekselleşmiş bazı fal metotlarıyla uğursuzluklara ve bilinmezliklere karşı kendilerini korumaya çalışmışlardır.   “Büyü” çivi yazılı belgelerde, genel

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • Ortaçağ İspanya’sında Büyü, Büyücülük ve Cadılık

      İspanya’nın en eski yerli topluluklarından biri olan İberlerin, uzunca bir zaman önce Afrika’dan geldikleri düşünülmektedir.   İberler ve sonrasında gelen Keltlerin Duero ırmağı vadisine yerleşmelerinden Keltiberler ortaya çıkar. Fakat Roma M.Ö. III. yüzyıldan itibaren bu melez toplumun sonunu hazırlar. Dönemin iki güçlü ismi Kartacalılar ve Romalılar İber Yarımadası’na doğru ilerlerler. Kartacalılar, Romalıların etkin gücü karşısında geri çekilir. İki yüzyılın sonunda Romalılar yarımadayı ele

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • Eski Anadolu Uygarlıklarında Resim Sanatı

      En son araştırmalar Anadolu bölgesinin, Yakın Doğu’daki Neolitik kültürler arasında en eski ve en gelişmiş merkezlere sahip bulunduğunu ortaya koydu (M.Ö. 10000 – 5000 tarihleri arasında Anadolu kültürlerinin Hacılar, Çatalhöyük, Can Hasan gibi merkezlerinde ilginç resim örnekleri de bulunuyordu. Neolitik öncesine ya da Üst Neolitik dönemlere ait ilkel kaya resimlerinden tarih öncesi resimleri bölümünde söz etmiştik. Antalya bölgesinde bulunan Beldibi, Karain, Öküzlüin gibi yerlerde natüralist h

      , Yer: Plastik Sanatlar

×
×
  • Yeni Oluştur...