Jump to content

Sevgililer Günü


umuayy

Önerilen Mesajlar

Geçmişin aşıkları "Sevgililer Günü"nde yolladıkları kartları kendileri yapıyorlardı, kartlar kağıt dantellerden, incecik aynalardan ve parfüm keseciklerinden yapılıyordu. Şimdi nerede o aşıklar? Ama olsun, siz de 14 Şubat´ta sevdiğinize, sevginizi anımsatın ve bu yazıda 2000 yıllık bir geleneğin geçmişine yolculuk yapın.

 

Orta çağlarda St. Valentine Day´de yani bizdeki adıyla "Sevgililer Günü"nde bir sevgili seçmek kura çekilirdi. O yıllarda, yerel soytarılar vardı, kasabanın, köyün maskarası gibi... Bir kız kendisine eş bulmak için soytarıyla anlaşmak zorundaydı çünkü kurayı o çekiyordu, genç kız istediği veya sevdiği erkeğin adını bir kağıda yazarak soytarıya verir ve bu şekilde o kasabanın yıllık çekilişine katılırdı. Amaç istenen erkeği kazanmaktı. Aslında çok gerilere gitmemiz gerekiyor, geleneğin kökeni 2000 yıl öncelerindedir. Bir Hıristiyan azizi olan Aziz Valentine, gerçekten yaşamış biridir, 14 Şubat 270´de başı kesilerek öldürüldüğü için şehit olarak kabul edilir. Ama bu dini olayın sevgililerle ve romantizmle nasıl buluştuğu pek açık değildir, bir raslantı olabilir. 14 Şubat tarihi, Lupercalia´nın arifesidir yani Romalılar´ın en önemli Bereket Bayramı´nın... Hıristiyanlık, Roma´dan çok etkilenmiştir, kilisenin ilk liderleri Lupercalia´nın yerine Aziz Valentine gününü koymuş olabilirler, sonradan da Aziz Valentine sevgililerin efendisi olmuş olabilir. İçeriğin değişmesinde, Pagan geleneklerin katkısı da olmuştur. 16. Yüzyıl´da, sevgililer birbirlerine aşklarını simgeleyen küçük anılar verirlerdi, en popüler hediyeler eldiven ve çorap bağıydı. Bir denizcinin sevgilisine verdiği korse çok ilginç bir örnek olarak hala saklanmaktadır. Denizci tahtadan oyma bir çerçevenin içine korseyi koymuştu, çerçeveye kalpler, çiçekler ve denizcinin de bir kabartması oyulmuştu.

 

Sevginin kanıtı elbise ve bir şişe şarap;

 

17. Yüzyıl´da, Amerikalı Püritenler (Sofu bir Hıristiyan tarikatı), "Sevgililer Günü" geleneğini boş inanç diyerek yasaklamaya çalıştılar ama başaramadılar. Hatta Massachusetts Kolonisi´nin valisi olan John Winthrop 14 Şubat 1629´da karısına bir mektup yazmıştı; "Benim azizim ancak sen olabilirsin..." 1660´da İngiltere´de Stuart dönemi monarşisinin restorasyonundan sonra, Aziz Valentine Günü daha büyük bir coşkuyla kutlanmaya başladı. Bunu,Frana, İtalya ve Almanya izleyecekti. Küçük bir Fransız köyü olan Corcieres, Sevgililer Günü´ne sahip çıkmaya çalışmasıyla tanınır. İddialarının kökeninde çok eski bir gelenek vardır. Yapılan araştırmalarda, köyde evliliğin seçme sistemine dayandığını gösteriyor. Köyün yaşlıları iki gruba ayrılarak, evleri dolaşıyorlar ve evlilik adaylarını belirliyorlar. Sonra yaşlılar evlilik çağına gelmiş genç kız ve erkekleri adlarıyla çağırarak evlerinin pencerelerine çıkmalarını istiyorlar. Birini seçen kızlar veya erkekler seçimlerini duyurma hazırlığına başlıyorlar. Genç kız erkek için, bir elbise hazırlıyor ve yolluyor, erkek ise kabul ettiğini belirtmek için kıza bir şişe şarap gönderiyor. Ve o günün gecesinde, tüm köyün katıldığı bir dans partisi yapılıyor. Ama her zaman böyle olmuyor, kız veya erkek teklifi kabul etmeyince, yine kasabanın merkezinde geceyarısı dev bir şenlik ateşi yakılarak, reddedilen tüm teklif elbiseleri ateşte yakılıyor. Gelenek 1776´da yasaklanıncaya kadar sürdürülüyordu.

 

Antika kartlar...

 

Sevgililer Günü´nde kart yollama geleneği, 18. Yüzyıl´ın ortalarında başlatıldı. İlk kartlar el yapımıydılar, altın harflerle ve kağıt dantellerle süsleniyorlar ve üzerlerine el yazısıyla aşk şiirleri yazılıyordu. Daha ateşli kartlarda satenden yapılmış kalpler yapılıyor, küçük parfüm keseleri, incecik aynaların altına saklanıyordu. Bu kartlar birer sanat eseriydiler ve günümüzde antik değer taşımaktadırlar. 1850´den sonra baskı kartlar piyasaya çıkarıldı, Azizler Günü kutlamaları artık ticarete dönüşüyordu ve el yapısı kartlardaki duygusal derinlik ve sevgi anlatımı ortadan kalkıyordu. Victoria döneminin kartlarında, 20.Yüzyılın başlarından sonra, kartlarda günün modasına uygun olarak çizgi kahramanlar, espriler görülmeye başladı. Günümüzde Sevgililer Günü, tamamiyle ticari çıkarlara yönelik bir sömürüye dönüştürülmüştür. Geçmişin özen ve sevgi dolu el yapımı kartlarını artık koleksiyoncular kovalıyorlar ve büyük paralar ödüyorlar.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bence hediye almak için özel bir gün olmasını beklemek çok saçma.Sevgililer gününün bir anlamı yok benim için.Çok saçma geliyor bana.Ben sevgilime hergün mutlu edecek bir hediye veririm be bugnümü bekliyeceğim.Hem böyle belli bir gün olunca insan bi nevi mecburiyetten alıyor ya şartlandırma bu yani.Bırak içinden geldiği bir zaman alınsın değil mi? Kendi kendine hediye alıcaksan cruelty bence bunun nedeni sevgililer günü olmasın.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

niye insna kendi kendini ödüllendirebilir pekala.Yani senden kendine hediye alabilirsin.Özellikle sınava hazırlanan öğrencilere zaten motivasyon arttırma amaçlı olarak kendilerini ödüllendirmeleri tavsiye edilir.Ama nednese ben bunun nasıl bir motivasyon sağlıyacağını hiç anlayamadım.Ben kendimi takdir etmeyi hiç bilmediğimden sanırım bana garip geliyor.Ama benim bile kendimi ödüllendirdiğim olmuştur.Çikolatayla.Sonra oturup onu zevkle yiyişimi bir görün her defasında ilk kez yiyormuşum gibi heyecanla paketini sıyırışımı.AL sana ödül işte

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

arkadaşlar tabiki insan sevgisini sadece bugüne özel gösterilmemeli. ama çıkarmışlar böyle bir günü ortaya kutlamamakda olmazki şimdi. :)

hehe ben şimdi bekliyom, çiçeğim gelmezse olacakları biliyo arkadaş. :).

hihi hatırlıyom da bi sevgililer gününde uzaklardayım, yalnızım, çevremde ne arkadaşlarım, ne ailem var. valla gittim bi restorana yedim yemeğimi, sonra hep almak istediğim ayakkabıları gidip aldım kendime. hatta bide çiçek alayım kendime diyodumda, abartma kız diye bi ses yankılandı beynimde. :)

--------------------

niye insna kendi kendini ödüllendirebilir pekala.Yani senden kendine hediye alabilirsin.Özellikle sınava hazırlanan öğrencilere zaten motivasyon arttırma amaçlı olarak kendilerini ödüllendirmeleri tavsiye edilir.Ama nednese ben bunun nasıl bir motivasyon sağlıyacağını hiç anlayamadım.Ben kendimi takdir etmeyi hiç bilmediğimden sanırım bana garip geliyor.Ama benim bile kendimi ödüllendirdiğim olmuştur.Çikolatayla.Sonra oturup onu zevkle yiyişimi bir görün her defasında ilk kez yiyormuşum gibi heyecanla paketini sıyırışımı.AL sana ödül işte

 

 

 

haha işte budur. tebriklerrr :thumbsup:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yok valla olmadı. evet, ayakkabılarda günün en güzel olayıydı zatiii.... :) sevgililer günü değilde beni asıl üzen doğum günüm yaklaşıyo ve yine ilk hatırlayacak olan bankalar, alışveriş yaptığım mağaza ve turkcell olacak. :( . ( geçen sene aynen böyle oldu)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • AurorA'nın Doğum günü!Nice Mutlu Yıllara!!

      Arkadaşlar bugün AurorA moderatörümüzün doğum günü.Güzel dileklermizi buradan iletelim lütfen   Her zaman yanımızda olduğun ve bize yol gösterdiğin için teşekkür ederim AurorA nice mutlu yıllara!Üzgünüm yanına gelemedik ama unutmadıkta!Nice mutlu yıllara, tüm güzellikler seni bulsun       http://www.evlilikhazirliklari.com/UserUploadFiles/pasta2%282%29.jpg     :dance2::dance2::dance2::dance2::dance2:

      , Yer: Gnoxis Cafe

    • Apotheous Doğum Günü

      Kutlu olsun kardeşim. Nice mutlu yaşlara..   not: açılmış konu bulamadım umarım doğrudur.

      , Yer: Gnoxis Cafe

    • Bir idam Mahkumunun Son Günü / V.Hugo

      trajikomık:)ımla ve noktalama ıcın tekrar özur dılerım     Ve sonra başıma cok komik bir olay geldi. Benim iyi kalpli,ihtiyar jandarmamın nöbet süresi bitmişti;onu almak için geldiler.Ona karsı öylesıne bencil ve öylesine nankör duygular içindeydim ki;onun elini bile sıkmadım.Sonra onun yerine alnı çökmüş,koca gözlü,alık suratlı bir başkası geldi   Sonrasında hic dıkkat etmedim;masanın başına oturmuş arkamı kapıya dönmüstüm.Elimi yelpaze gibi sallayarak,kendimi serinletmeye çalışıyordum ve d

      , Yer: Not Defteri

    • Marques De Sade - Sodom'un 120 Günü

      Sade'ın en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen Sodom'un 120 Günü, bir sapkınlık destanı olarak kabul ediliyor. Yazar romanına bu ismi vererek, bütün din kitaplarına giren ve Tanrı'nın halkının sapkınlıkları nedeniyle lanetlediği Sodom ve Gommora kentlerinin yokediliş hikayesini anımsatıyor. Sade, ıssız bir kelede yaşanan sapkınlıklarla dolu günleri anlatıyor kitabında. Böylece okurunu bir anlamda şeytanla yüzleştiriyor.   Marques de sade' nin en önemli yapıtı olan Sodom'un 120 Günü, i

      , Yer: Kitap Tanıtımları ve Eleştirileri

    • Bir Solukta Boğazınızda Yumruyla Okuyacağınız Atatürk'ün Son 100 Günü

      Avrupa'dan doktor getirildiğinde iş işten geçmiş olacaktı, Mustafa Kemal, yaşamının son günlerine giriyordu...     31 Temmuz 1938 / "Sonuç, ciddi ve vahimdir."   http://img-1.onedio.com/img/719/bound/2r0/5637125e1d082ee35b89df89.webp   1 Temmuz günü önce Dr. Eppinger İstanbul'a geldi ve diğer meslektaşını beklemeden hemen Atatürk'ü muayene etti. İlk tepkisi, kötü bir Fransızca'yla "Un cas triste (Güç bir vaka)" demek oldu. Almanya'dan davet edilen Prof. Bergmann, Avusturyalı meslektaşından

      , Yer: Atatürk'çü Düşünce Kulübü

×
×
  • Yeni Oluştur...