Jump to content

Devrimden Önceki İrandan Kareler


ByShaweling

Önerilen Mesajlar

yoo ben idamdan behsetmiycem 3-5 yaşındaki ekmek çalan bir çocuğun elini araba altında ezen zihniyeti soracaktım izninizle?

başka sorum yok hakim bey

--------------------

yoo ben idamdan behsetmiycem 3-5 yaşındaki ekmek çalan bir çocuğun elini araba altında ezen zihniyeti soracaktım izninizle?

 

o Kadar rahatızkı Yediğimiz önümüzde yemediğimiz Arkamızda Adam Ac Yatıyor Halen cok rahatız dıyor:)

 

rahatsın Bende rahatım oda rahat rahatsız olan kim ?

 

Dostum ıraqta bıle Internet Var Bu rahatlık Sayılmaz Adamlar Aya çıkıyor Sen Halen rahatlık peşindesin Nie Birseyler Okumadan YAzıyorsun Oku Gel tartışayım Senle :) Senle TartışamIyorum bile:whistling::punish2:

 

tekrar dıyorum Iran Bizden iyi burakmaki 1972 lere inim:rofl:

 

 

 

şakamı yapıyosun yoksa zikri olmadan fikri olanlardanmısın?_

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

şakamı yapıyosun yoksa zikri olmadan fikri olanlardanmısın

 

Mahallem gecekondu

Duvarlar delik desik

Dert,çile,keder dokur bende mekik

Mutluluk toparlandi villalara çekik

Seyirde gözler sokaklarim besik

Izler dururum dünyayi kes*k kesik

Kolpaya,ite,puşta çevrilir tetik,

Kurulduğum saatler vermedi ki frikik

Affı dilemedik affetmedik bilesin

O yüzden bak dalgana yönünü göresin

Bulaşmaya kalkmayasın raplenirsin

Hiç ummadigin anda da sobelenirsin

Yekten yek edersin Sen nerdesin?

 

buda şaka onca Yazımış Şaka Olmuş, ben diyorum iran sen diyorsun şaka, ben diyorum iyi, sen idam ben durum kötüdiyorum Sen inadına iyi diyorsun Anlamadım gitti?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Şöyle bir yazı buldum.Hepimizin ufkunu açacağını düşündüğüm için ekliyorum..

İran'a Şeriat Nasıl Geldi?

 

Merhaba,benim adım Bahman Nirumand. İranlı bir gazeteci-yazarım.

 

Şah'ın devrilmesinde aktif rol oynayanlardanım.

 

Ve aynı zamanda mollaların, demokrasi ve özgürlük getireceğine inanan milyonlarca solcu, demokrat, liberal ve milliyetçi insandan biriyim.

 

Evet, Humeyni yeryüzünde cenneti vaat etti bize. Demokrasi gelecek, kimse fikirleri ve siyasal görüşleri yüzünden tutuklanmayacak, işkence yapılmayacak, kadınlara eşit haklar verilecek, giyim serbest olacaktı.

 

Şah'ı devirdikten sonra mollaların camiye geri döneceklerinden emindik. Devleti yönetecek durumda olduklarına inanmıyorduk.

 

Yanıldık. Kitaplardan ezberlediğimiz cümleleri, içi boş kavramları birbirimize söyleyip duruyorduk.

ÜZERİNDE DURMADIK

 

Her şey 14 Ocak 1979 tarihinde değişti. Şah, İran'ı terk etti. Ardından İran tarihinin en büyük yürüyüşü Tahran'da yapıldı. Sansür, yasak yoktu, istediğimiz gibi bağırıyorduk.

 

Fakat mitingde ilk dikkatimi çeken, kim liberal Musaddık ya da solcu şehitlerin resimlerini taşıyor ise mollalarca dövülüyordu.

 

Pek üzerinde durmadık bu olayın, "Hele bir kurtlarını döksünler, sonra sakinleşirler" diye düşündük.

 

Ertesi gün gazetede, bir hırsızın genç mollalar tarafından yakalanıp, adına "İslam Mahkemesi" denilen bir mahalli heyet tarafından 35 kamçı cezasına çaptırıldığı haberini okuduk.

 

Haberi ciddiye almadık; "Üç beş sapsızın işi" dedik.

 

Bu arada bira-şarap fabrikalarının yakılması, sinemaların tahrip edilip filmlerin sokaklara atılması gibi olayların üzerinde hiç durmadık. "Ufak tefek şeylerin" toplumun demokrasi ve ulusal bağımsızlık yolundaki çabaları etkilemesini istemiyorduk.

 

Biz bunları söylerken, mollalar tarafından, kadın ve erkeklerin yan yana yüzemeyecekleri; okullarda aynı sınıflarda olamayacakları; birlikte spor yapamayacakları gibi gerici kararlar ardı ardına alınmaya başlandı.

 

"Müslüman kadınların yanında ******ların yeri yoktur" denilerek kadınlara örtünme zorunluluğu getirildi. Özellikle üniversitelerde bu yüzden çatışmalar çıktı.

 

Bu çatışmalardan rahatsız olduk; kadın sorununun güncelleşip ön plana geçmesini istemiyorduk! "Asıl mücadele, emperyalizme ve kapitalizme karşı verilmelidir" diyorduk. Kadın sorunu bir yan çelişkiydi, ana çelişki sömürüydü. Kadının giyim sorunu, emperyalizme karşı verilen mücadeleyi baltalamamalıydı!

 

Peçesiz, başörtüsüz sokağa çıkan kadınlar artık açıkça, gözümüzün önünde dövülüyordu. Bazı kadınların yüzüne kezzap atılıyordu.

 

Biz ise halabüyük laflar ediyorduk; bu tür olayları devrimin kaçınılmaz sancıları olarak görüp umursamıyorduk! "İttifak" "Eylem Birliği" gibi terimlerin peşinden koşup duruyorduk.

GEÇİŞ SANCILARI SANDIK

 

Humeyni, "Bütün sorunlarımızın sebebi, cemiyetimizdeki ahlaksızlıklardır. Bunların kökünü kazımalıyız" diyor; genç mollalar terör estiriyordu. Kitabevleri yağmalanıyor; gazete bayileri ateşe veriliyordu.

 

Şiraz'da "İslam Mahkemesi" eşcinsel ve ****** olduğu gerekçesiyle dört kişiyi idam ediyordu. Benzer olay Tahran"da da gerçekleşiyor, üç ****** ve üç eşcinsel kurşuna diziliyordu.

 

Sesleri ve görüntüleriyle erkekleri tahrik ettikleri için kadın spikerler televizyondan kovuluyor; uyuşturucu olarak görülen müzik yasaklanıyordu. Alkol içen, kırbaç cezasına çaptırılıyordu.

 

Şimdi düşünüyorum da, insan zamanla her türlü aşağılanmaya alışıyor galiba. Hiçbirini görmüyorduk; basmakalıp analizlerimizin doğru olduğuna o kadar inanıyorduk ki!..

 

Oysa toplum hızla dincileştiriliyordu. Alınan her kararda "Tamam bu sonuncusu" diyorduk. Ama arkası hep geliyordu.

 

Kızların evlenme yaşı 18'den 13'e düşürüldü. Parfüm, ruj, saç boyası, mücevher gibi kadın malzemelerinin yurda girişi yasaklandı. Kadın çamaşırı satan mağazaların vitrinlerine sutyen, kombinezon vs. koymasına bile izin yoktu.

 

Kamu dairelerinde kadın memurlara tesettüre girme emri çıkarıldı.

 

Aslında birçok aydın kadının üye olduğu kadın dernekleri vardı. Onlar kendi küçük çevrelerinde "hamilelik tatilinin uzatılması", "eşit işe eşit ücret" gibi talepleri tartışıyorlardı.

 

Biz aydınlar hep aynı düşüncedeydik: Demokrasi ve özgürlüğe geçiş sancılarıydı bu tür vakalar! Abartmaya gerek yoktu.

 

Hepimiz "ana çelişki" üzerinde duruyorduk; öncelikle dışa bağımlılık ve ekonomik krizden kurtulmalıydık.

 

REFERANDUM OYUNU

Üç ay önce Humeyni, Paris'te komünistler de dahil olmak üzere her görüşün rahatça örgütleneceği bir demokrasiden, özgürlükten bahsederken, şimdi tüm solcu, milliyetçi ve liberalleri İslam düşmanı ilan etmişti.

 

Bu sözler üzerine ilk protestomuzu yaptık. Mitingimize bir milyonu aşkın insan geldi.

 

Mollaların en iyi siyasi stratejileriydi; işlerine gelmediği zaman hemen gündemi değiştiriyorlardı.

 

Referandum meselesini gündeme getirdiler. Halka soracaklardı: "İslam Cumhuriyeti"ni istiyor musunuz, istemiyor musunuz?"

 

Kuşkusuz bu bir oyundu; halkın yüzde 65'inin okuryazar olmadığı bir ülkede kim ne anlardı cumhuriyetten?

 

Yapılan propaganda belliydi; dediler ki: "İslam"a evet mi, hayır mı diyorsunuz?"

 

Biz bu oyunu biliyorduk ama şöyle düşünüyorduk: "Önemli olan cumhuriyettir; serbest seçimlerdir; demokratik haklardır; özgürlüklerdir. İslam Cumhuriyeti bunu sağlayacaksa neden karşı çıkalım?"

 

Ancak bazı küçük kesimler bu oyuna gelmemek için referandumu boykot ettiler.

 

Sonuçta, "evet" diyen 20 milyon, "hayır" diyen ise sadece 140 bindi.

 

Mollalar bu referandum sonucunu çok iyi kullandılar. Güya tüm ülke yaptıklarını onaylıyordu. Artık televizyondan sonra basın da ellerine geçmişti. Sanki tüm muhaliflerin sayısı 140 bin kişi gibi gösterdiler. Halbuki 20 milyon içinde bizim oyumuz da vardı. Ama artık bizim sesimizin çıkmasına izin verilmiyordu.

 

HALKI ANLAYAMADIK

 

Mollalar güçlendikçe saldırganlaştılar.

 

Örneğin, tirajı bir milyon olan liberal "Ayendegan" Gazetesi"ni kapattırdılar. Sıra sonra "Keyhan" Gazetesi"ne geldi; muhalif yazarların işten çıkarılmasını sağladılar.

 

Tüm bu olanları protesto etmek için mitingler düzenlemeye başladık. Ama iş işten geçmişti artık; insanlar yılmıştı, korkuyordu.

 

Özgürlük, demokrasi ve bağımsızlık için ayaklanan halkın, bu kadar kısa sürede değişeceğini düşünememiştik.

 

Sanmıştık ki, mollaların gerici yasalarına/kurallarına halk karşı çıkacak. Halbuki tersi oldu; mollalar yasak, sansür getirdikçe arkalarından gidenlerin sayısı arttı.

 

Örtünmek moda oldu!

 

Tüm bunlara "gelip geçici bir fırtına" diye bakmak ne büyük yanılgıydı.

 

Komünistlerden, solculardan, demokratlardan, milliyetçilerden sonra liberal İslamcılar da zamanla mollaların hedefi oldu.

 

Şah döneminden daha çok insan cezaevlerine konuldu; idam edildi.

 

Milyonlarca insan canını kurtarmak için yurtdışına kaçtı.

 

Kaçanlardan biri de bendim.

 

Umarım bizim hatalarımızdan birileri ders çıkarır.

 

(Not: Bu metin, Bahman Nirumand"ın "İran" kitabından derlenmiştir.)

 

Türkiye'nin İran benzerliği çok şaşırtıcı

 

ÖNCE bir tespit yapalım:

 

Diyorlar ki, "Türkiye, İran'a benzemez!"

 

Yanılıyorlar.

 

Bu nedenle gelin önce kısa bir tarih yolculuğu yapalım:

 

19. yüzyılda İngiltere'nin Osmanlı Devleti gibi İran üzerinde de nüfuzu vardı.

 

İki ülke de tarım ülkesiydi.

 

20. yüzyıl başında, -İran 1906; Osmanlı 1908- askerlerin bastırmasıyla iki ülkede de meşrutiyet ilan edildi.

 

Her iki ülke 1920'lerde yeni liderleriyle yönetildi:

 

İran'da subay Rıza Han (Pehlevi), "ormancılar ayaklanmasını" bastırıp yönetimi devirerek kendini "Şah" ilan etti.

 

Türkiye'nin lideri ise iç ve dış düşmanları yenen ''Mustafa Kemal Atatürk"tü.

 

Her iki lider de ülkelerinin tarihlerinde görülmedik boyutlarda, modernleşme ve reform politikalarını uygulamaya koydu. Ülkelerini eğitim sisteminden hukuk sistemine kadar laikleştirmeye çalıştılar. Kılık kıyafet devrimi yaptılar.

 

Bu reformlara her iki ülkede de karşı çıkan pek olmadı; sayıları az olmakla birlikte muhalif olanlar da çok ağır cezalara çaptırıldı.

 

İran 1940'ta, Türkiye 1946 yılında parlamenter demokrasiye geçti.

 

İran'da 1951'de, Türkiye'de 1960'ta "milliyetçi/ulusalcı solcu" askerler darbe yaptı.

 

İranda başta petrol olmak üzere millileştirmeler yaşanırken, Türkiye de dışa açıldı, yabancı sermayeyi kabul etti.

 

CIA, İran'daki darbeci ''Musaddık"ı yıktı. Yerine tekrar ''Şah Rıza Pehlevi"yi getirdi. Şah bütün partileri kapattı, liderlerini hapsetti.

 

Türkiye, 1961'de demokrasiye döndü, seçimler yapıldı.

 

1960'lı yıllar, her iki ülkede de sol, milliyetçi ve İslamcı hareketin ivme kazandığı dönem oldu.

 

Aynı dönemde her iki ülkenin siyasi ve iktisadi olarak dışa bağımlılığı arttı. ABD "abi" rolündeydi. Düşman ise komünizmdi.

 

Her iki ülke de solcularını ezmek, yok etmek için her yola başvurdu. Devlet güçleri, sola karşı diğer güçlerle ittifak yaptı.

 

Sol muhalefetin ezildiği dönemde İslamcı hareketler güçlendi.

 

YEŞİL KUŞAK PROJESİ

 

Burada meseleye daha geniş açıdan bakıp, 1970'li yılların son dönemini bir hatırlayalım.

 

Sovyetler Birliği, Afganistan'a girmişti.

 

ABD'nin kontrolündeki Şah, İran'ı terk etmişti. Türkiye'de büyük bir sol dalga vardı.

 

Soğuk Savaş döneminde siz ABD"nin yerinde olsanız ne yaparsınız?

 

İran'da Sovyetler Birliği yanlısı solculara karşı mollaları desteklediler.

 

Türkiye'de 12 Eylül 1980 askeri darbesini yaptırıp, İslamcıları kuvvetlendirerek solu ezdirdiler.

 

ABD, Şah'tan umudunu kesince mollaları destekledi. İran'da mollaları yok etmek isteyen askerlerin elini kolunu bağladı.

 

Şah Rıza Pehlevi, ölmeden birkaç hafta önce, "Amerika ve İngiltere yerine muhalefeti yok etmek isteyen askerleri dinleseydim, ülkeyi terk etmek zorunda kalmazdım" diye açıklama yaptı.

 

ABD, Sovyetler Birliği'ni İslam ülkeleriyle kuşatıp içindeki İslamcı halkları ayaklandırarak yıkacağını hesaplıyordu.

 

Bu nedenle İranlı subaylara hep engel oldu.

 

Örneğin: Şah gittikten sonra, ülkenin başında kalan sosyal demokrat Başbakan Bahtiyar "İslam Cumhuriyeti"ne izin vermeyeceğim" diyordu.

 

Genelkurmay Başkanı Karabagi, ''Bahtiyar"ı destekliyordu.

 

Bahtiyar, ABD ve İngiltere"ye danıştı. Tabii ki destek alamadı.

 

Mollalar şanslıydı; dünya siyasal konjonktürü onların lehineydi.

 

Sonunda Humeyni, Tahran'a geldi. Yerleştiği "Refah Okulu"nda, liberal-İslamcı Mehdi Bazargan"ı Başbakan ilan ettiğini açıkladı. ABD ve Avrupa bu "ılımlı İslamcı" atamadan mutlu oldu.

 

Ancak mollalar güçlendikçe iktidara yerleşti.

 

Son hedefleri, halkın oylarıyla Cumhurbaşkanı olan liberal Müslüman Beni Sadr idi.

 

Askerler bu kez ''Beni Sadr"ın imdadına yetiştiler; darbe yapabileceklerini söylediler. Sadr darbe istemedi ve yurtdışına kaçmak zorunda kaldı.

 

Mollalar iktidara yerleşti. "Ilımlı İslam" istemiyorlardı!

 

DESTEK ESNAFTAN

 

İran tarihine bakıldığında, mollaların devlete karşı ayaklandığı görülmemişti. Sadece 1963"te Şah, mali kaynaklarını yok ettiği için ilk protesto eylemini gerçekleştirmişlerdi. Bu nedenle Humeyni, Türkiye'ye sürgüne gönderilmişti.

Durum aslında bizim Nakşibendiler'e benziyor, onlar da hep devletin yanında olmuşlardı. Neyse...

 

Türkiye'deki İslami hareketler ile İran'daki mollaları destekleyen güçler arasında benzerlikler var mıydı?

 

Yapısal farklılıklar olsa da taban aynıydı:

 

Mollaların ülke içinde en büyük destekçisi, iç ticaretin üçte ikisini, ihracatın üçte birini elinde tutan ve geleneksel değerlerin savunucusu Bazar esnafıydı.

 

Mollalar ayrıca liberal-burjuva çevrelerinden de destek gördü. Bunun sebebi, özerklik için harekete geçen Azeri, Kürt, Beluciler gibi etnik unsurların başlarının hemen ezilmesi talebiydi.

 

Ve tabii, din adamlarının siyasal örgütlenme gücünün en büyük dayanağı ise, cami komiteleriyle girdikleri yoksul mahallelerdi. Camiler cihat birliklerinin hücre evleriydi. Kısa bir süre öncesinin solcu varoş mahallelerinin yoksulları akın akın mollaların arkasından yürüyordu artık.

 

Şimdi tekrar başa dönüp soralım: Türkiye, İran'a benziyor mu?

Hürriyet / Pazar

Soner YALÇIN

iki damla yaş aksın.

“Bu memleket dünyanın beklemediği asla ümit etmediği, bir müstesna mevcudiyetin yüksek tecellisine sahne oldu. Bu sahne en aşağı yedi bin senelik Türk beşiğidir. Beşik tabiatın rüzgârlarıyla sallandı. Beşiğin içindeki çocuk tabiatın yağmurlarıyla yıkandı. O çocuk tabiatın şimşeklerinden, yıldırımlarından, kasırgalarından korkar gibi oldu, sonra onlara alıştı''

 

ALINTIDIR...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

iranlıların hepsini öldürmek tek kelime ile faşizme girer. ben askerliğimi bilmem nerede yaptın, bilmem ne kadar dua ettim demekte, gereksizliğe. bize ne nerede askerliğini yaptıysan. senin askerliğini yaptığın yerle ölçülmüyor iran! bu ülkenin rahatlığı konusunda da çok ilerlemiyelim. kimsenin rahat olmadığı ortadayen, rahatız demekte gereksiz.

ancak, ayetullahı sevmiyoruz diye şaha sarılmak ne kadar gereksizse, iran iyi olum, askeriye bile kötü burda demekte o kadar gereksiz. iranın iyi olduğu falan yok. bildiği emperyalist bir ülke! sadece dini çok fazla kullanıyor diye bizim yaşadığımız ülke çokta ilerici değil!

iranlıların hepsini öldürmek istiyorum gibi düşünceler ise tek kelime ile faşizmdir! islam devrimi olurken bütün herkes ayetullahları savunmadığı gibi şu an bile ciddi anlamda muhalefetin güçlü olduğu bir ülke iran. kendi ırkını yüceltmek için başka ırklara gereksiz saldırganlık kişiliği bozuk olan faşist zihniyetlerde mevcuttur. Ki kendi ülkesini aşağılayıp başka ülkeleri savunmakta aynı anlamda faşizmdir!

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

leb debeden leblebiyi anlamışsın iranı neden Yazmışım İr YAzsam iranın Olduğunu Anlmazdın Bir ikincisi ise zihniyet diyen var gördüm zihniyet dediğin tek dişi Kalmış canavar Ülkesini Benden çok Sevemez Kimse Buna İnan ne düşmanlığım Var nede Başka Birsey Aksine daha çok SeviYorum Ama iran Bizden Her Türlü iyi Bunu Kabullen

 

iranlımıyım yo hayır Kürtmüyüm oda hayır Vb Mıyım Hayır türküm ne Gibi Bir Kastim Olabilir GErçekleri Söylemekte zoruna Gidiyorsa o zaman biz hiç koNuŞmayalım Ağzımızı kapıyalım

 

bu ulkenin BErbat olduğunu NErden çözdüm derseniz ASKERİYE Den Hakkari Yüksek Ovada Askerlik Yaptım İran sınırında Ve örnek vermek istiyorum

 

Biz toprakta bilmem Kaç filt yukarı 4 saate cıkarken adamlar dağı Oymuş yol Yapmışlar 5 dk Tepede hemde Asvalt Biz yol yok HEr YEr maYın olan bize Oluyor Terör oraya Gitmez direk Bize gelir

 

bir diyer örnek gun Bilemiyecem de Çatışma Esnasında Olan biten 5 dk BıLıyorsun Kı onlarda Kale var Bizde cadır Kaleye Saldirdilar Bizde Tepeden izliyoruz Dua Ediyoruz Bize gelmesinler 5 dk olmadı baktım birlik orda helikopterler NErdeyse savaş ucukları çekecekler.

Aynı olay bizde çatışmadayız Destek bekliyoruz HErsey bitmis daha yeni Gelip ay canlarim birseyinizmi var..:blink:

 

çok YAzdım Bu aradaki Farkı Görmelisiniz Bunu Ben Askerde öğrendim DAHADA Kimse Bana Birşey öğretmesin yeter bu kadar...

 

 

ha anladıgım kadarıyla iranin türkiyeden daha iyi oldugunu sadece askerde yaşadıgın deneyimlerden anladın öylemi...peki iranda yaşayan kadınların yaşadıklarını düşünsene...peki onların yerinde olsan ne diyecektin... bu askerlik konusuna hiç girmicem ... çünkü o konuda sana katılıyorum.. ne desen haklısın ama bu özel genel degil.... saygılar

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

chris bu sana degildi .... kime oldugunu anlayan anladı cvp verdi ... saygılar

--------------------

fikir yazısı sana degildi ...digeri ise düşüncelerimi dile getirmişsin ... bende bunu soruyorum manasında

Anladım...Açıkladığınız için teşekkür ederim :)

Saygı ve Sevgilerimle...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

chris bu sana degildi .... kime oldugunu anlayan anladı cvp verdi ... saygılar

--------------------

fikir yazısı sana degildi ...digeri ise düşüncelerimi dile getirmişsin ... bende bunu soruyorum manasında

Anladım...Açıkladığınız için teşekkür ederim :)

Sevgi ve Saygılarımla...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Aman allahım ne kadarda morderlermiş. O mini etekler, o kucağa ortumalar. Egoların, şehvetin ve eğlencenin modern insanın mükemmel konbinasyonu. Ama gel görki şimdiki hali tam bir rezalet. Göz zevkinizi tatmin edebileceğiniz bir kadın, bir et yok dışarda düşünsenize ! Bastırılmış duygular bataklığı İran ... Acınıyoruz ve seni modernizme davet ediyorum. Soyun İran...

 

Siyret okumanızı tavsiye ederim. Yada kuran. Herhangi bir dini kitapta olabilir. İslam diye bir din geldi dünya ya haberiniz olsun.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

''Aman allahım ne kadarda morderlermiş. O mini etekler, o kucağa ortumalar. Egoların, şehvetin ve eğlencenin modern insanın mükemmel konbinasyonu. Ama gel görki şimdiki hali tam bir rezalet. Göz zevkinizi tatmin edebileceğiniz bir kadın, bir et yok dışarda düşünsenize ! Bastırılmış duygular bataklığı İran ... Acınıyoruz ve seni modernizme davet ediyorum. Soyun İran...

 

Siyret okumanızı tavsiye ederim. Yada kuran. Herhangi bir dini kitapta olabilir. İslam diye bir din geldi dünya ya haberiniz olsun.''

 

Yazmış olduğunuz mesajda bir ima algıladım.

İran nedense milletimiz tarafından inanılmaz bir derecede seviliyor ve örnek alınıyor.

Bizim savunmaya çalıştığımız şey genel olarak kadınlardır.

Kadınların(çok aferdersiniz)bir mal olarak görülmesidir.

Biliyor musunuz?

İran dışından gelen erkekler kalacakları süre içerisinde İranlı bir bayanla evlenip ülkesine dönerken boşuyor.

Tabi imam nikahında belirlenen bir ücreti ödeyerek..

İşte size dine uygun fuhuş..

''Bir et yok dışarda düşünsenize!''demişsiniz.Ne kadar iğrenç,ne kadar terbiyesizce bir düşüncedir bu!

İddia ediyorum forumdaki arkadaşlarımın savundukları ve benim savunmuş olduğum şey sizin düşündüğünüz şey değildir,olamaz da..

Kendi adıma konuşuyorum.

İslam diye bir din var,evet.

İnsanlara Kuran-ı Kerim okuyun demek size düşmez.Her insanın aklı,vicdanı ve hür iradesi vardır.

İbadet Allah ile kul arasındadır ve başka hiç kimseyi enterese etmez..

İnanır veya inanmaz.Bunu sorgulamak da bizlere düşmez..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Yazmış olduğunuz mesajda bir ima algıladım.

İran nedense milletimiz tarafından inanılmaz bir derecede seviliyor ve örnek alınıyor.

Bizim savunmaya çalıştığımız şey genel olarak kadınlardır.

Kadınların(çok aferdersiniz)bir mal olarak görülmesidir.

Biliyor musunuz?

İran dışından gelen erkekler kalacakları süre içerisinde İranlı bir bayanla evlenip ülkesine dönerken boşuyor.

Tabi imam nikahında belirlenen bir ücreti ödeyerek..

İşte size dine uygun fuhuş..

''Bir et yok dışarda düşünsenize!''demişsiniz.Ne kadar iğrenç,ne kadar terbiyesizce bir düşüncedir bu!

İddia ediyorum forumdaki arkadaşlarımın savundukları ve benim savunmuş olduğum şey sizin düşündüğünüz şey değildir,olamaz da..

Kendi adıma konuşuyorum.

İslam diye bir din var,evet.

İnsanlara Kuran-ı Kerim okuyun demek size düşmez.Her insanın aklı,vicdanı ve hür iradesi vardır.

İbadet Allah ile kul arasındadır ve başka hiç kimseyi enterese etmez..

İnanır veya inanmaz.Bunu sorgulamak da bizlere düşmez..

 

Senin Kime LAf koyduğun belli Değil Allah diyorsun alakasi Ne Enterese demişsin ne Alaka ben Senin YAzından hiç Birşey Anlamıyorum anlamaya calıŞıyorum Ama içinden cıkamıyorum içine Almışsın Bır yol o yoldan düm düz Gidiyorsun demiyorsun yanına BAriyer kurayım Malum ucurum Senden Sonrakiler BAriyersiz Yolda ucmasınlar Biz Veya Bizler türkiyeyi neden küçültmek isteyelim Biz Burda + - Peşinde Koşturuyoruz Ve Sen BAzı Şeyleri Bilmeden Hareket ediyorsun bu konu icin kime Yazilarıima kimi de Yediremedignden FAzla cevap Vermedim tek cevabim Sudur iyi dinle NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sen neden üstüne alınma gereği duydun ki şimdi benim bu yazım lqym adlı üyeyeydi..Benden önce atılan mesajı tekrar oku derim.

''Ne Mutu Türküm Diyene'' Sonuna kadar..

Bazı şeylerden kastettiğin neler?

Allah diyen ben değilim benden önce mesajı atan kişi.Mesajı iyice bir irdele.Eğer özel bir sorunun varsa pm at.Konuyu kirletmeyelim ikimiz de..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sen neden üstüne alınma gereği duydun ki şimdi benim bu yazım lqym adlı üyeyeydi..Benden önce atılan mesajı tekrar oku derim.

''Ne Mutu Türküm Diyene'' Sonuna kadar..

Bazı şeylerden kastettiğin neler?

Allah diyen ben değilim benden önce mesajı atan kişi.Mesajı iyice bir irdele.Eğer özel bir sorunun varsa pm at.Konuyu kirletmeyelim ikimiz de..

Baksana Yazılarımıza yazık diyenler Bile VAr kime atıyorsan onu belirle Herkes üstüne Alınmış durumda Ama Anladım ki bana deyil Yazık dedirtmiyelim kendimize HErkeze yorum yapamıyorum Sen cevaplarını verirsen duacı olurum Herkese Laf yetistermiorum pm Olayida aslında Kafamda Birseyler Varda Bos ve ya rahatsiz Olma sen

 

sadece yazık..

 

Belkide Mesajı çogalsın die YAzılmış olmalı bir kelime Normalde derin Bir cümle Gibi duruyor? haksızmıyım

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Senin bu Ara LAfların acayip hoşuma gidiyor ağzımı Kapamaya yetiyor Teşekürler:)

 

esmercix, iranda yaşayan insanların baskıdan, sadece baskıdan ne hallere geldiğini görmelisin. irana giden bir tanıdığım anlatmıştı. mollalar oradaki tek yetkili güç olarak her önüne gelene istediklerini yapmaya haklarının olduğunu düşünüyorlar ve bunu sık sık kullanıyorlar. hani çobanlar nasıl koyunları güder ya aynen öyle. insanların ağızlarını açıp istemiyoruz demeye bile hakları yok. Türkiye'de de insanların durumu çok iç açıcı değil ama en azından ağızlarımızı vurarak kapatmıyorlar. yani en azından şimdiye kadar bu böyleydi. her neyse.. iran özenilecek bir ülke değil, insanların hayvan yerine konulduğu bir ülke.. tabi sizler doğduğumuzdan beri bir miktar özgür yaşayabildiğiniz değerini anlayamayabiliyorsunuz. umarım bir gün anlarsın özgürlüğün değerini.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

esmercix, iranda yaşayan insanların baskıdan, sadece baskıdan ne hallere geldiğini görmelisin. irana giden bir tanıdığım anlatmıştı. mollalar oradaki tek yetkili güç olarak her önüne gelene istediklerini yapmaya haklarının olduğunu düşünüyorlar ve bunu sık sık kullanıyorlar. hani çobanlar nasıl koyunları güder ya aynen öyle. insanların ağızlarını açıp istemiyoruz demeye bile hakları yok. Türkiye'de de insanların durumu çok iç açıcı değil ama en azından ağızlarımızı vurarak kapatmıyorlar. yani en azından şimdiye kadar bu böyleydi. her neyse.. iran özenilecek bir ülke değil, insanların hayvan yerine konulduğu bir ülke.. tabi sizler doğduğumuzdan beri bir miktar özgür yaşayabildiğiniz değerini anlayamayabiliyorsunuz. umarım bir gün anlarsın özgürlüğün değerini.

 

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun etme

Başka bir yar başka bir dosta meylediyorsun etme

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı

Hangi hasta gönüllüyü kasdediyorsun etme

Çalma bizi bizden bizi gitme o ellere doğru

Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun etme

Ey ay felek harab olmuş alt üst olmuş senin için

Bizi öyle harab öyle alt üst ediyorsun etme

 

Ey makamı var ve yokun üzerinde olan kişi

Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun etme

Sen yüz çevirecek olsan ay kapkara olur gamdan

Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun etme

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan

Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun etme

Aşıklarla başa çıkacak gücün yoksa eğer

Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun etme

Ey cennetin cehennemin elinde olduğu kişi

Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun etme

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize

O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun etme…

Bizi sevindiriyorsun huzurumuz kaçar öyle

Huzurumu bozuyorsun sen mahvediyorsun etme

Harama bulaşan gözüm güzelliğinin hırsızı

Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun etme

İsyan et ey arkadaşım söz söyleyecek an değil

Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun etme!!

 

Şems’in gidişinden sonra Hz. Mevlana’nın dilinden dökülen sözler

 

Tek Kurtarıcım bu şiir

Ben burda iranı desteklemiyorum neden basa Basa iran diyip duruyorsunuz Ben anlamıyorum Ben + - pesindeyim

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yok abicim söylemeye çalıştığım şey şu, iran'a belirli açılardan iyi diyorsun ama değil yani. son seçimlerden sonra olan olaylara bakarsan bunun en açık örneğini görebilirsin. iranın son yıllardaki en büyük başarıları 2 tane ne idüğü belirsiz su 35 benzeri uçak tasarlayabilmiş olması bir de amerika'nın kendi içişlerine karışmasına izin vermemeleri (ki bu konuda round bitmiş değil, amerika öyle kolay papuç bırakmıyor ortalığa malesef). insan hak ve özgürlüklerinden haberleri yok ama.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yok abicim söylemeye çalıştığım şey şu, iran'a belirli açılardan iyi diyorsun ama değil yani. son seçimlerden sonra olan olaylara bakarsan bunun en açık örneğini görebilirsin. iranın son yıllardaki en büyük başarıları 2 tane ne idüğü belirsiz su 35 benzeri uçak tasarlayabilmiş olması bir de amerika'nın kendi içişlerine karışmasına izin vermemeleri (ki bu konuda round bitmiş değil, amerika öyle kolay papuç bırakmıyor ortalığa malesef). insan hak ve özgürlüklerinden haberleri yok ama.

 

bu demek oluyorki sen son hale göre bicimlendirmişsin olayı?

yanlız Olaya Giriş açısı Başka

uzat Elini Anlaşacaz sen haklısın ben başka Bakıyorum ben ve Bir daha bu konu hakkında Yoruma bile Sıkıldım kapadım bu konuyu Kendimce ?

 

Yanlız eğerki uzun Bir zaman Aradan Sonra iran böyle diyen Olursa bu Seferde ben rahat burakmam ona Göre Yoruma Bile saygısı olmuyan birileri Var? (Saygı onlarda dursun lazım olur)

Yorum neki ya demeki tv Bunları desek ipi getirecekler adamı rahat konuşmak için illaki Başbakan mı olmam GErekiyor gerceği oda konuşamıyor ya:rolleyes:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Avrupa nın Hristiyanlıktan önceki inanışlarıyla ilgili yardım

      Avrupa nın pagan kökleri ile ilgili kitap önerileri verir misiniz?

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • Anılarını Söyle, Önceki Hayatında Kim Olduğunu Söyleyelim

      >>> Anılarını Söyle, Önceki Hayatında Kim Olduğunu Söyleyelim! - onedio.com

      , Yer: Yararlı ve Eğlenceli Linkler

    • Stephen Hawking'in Ölmeden Önceki Son Makalesi: Çoklu Evren

      İngiliz fizik profesörü Stephen Hawking'in hayatını kaybetmeden önce üzerinde çalıştığı son araştırması, yaşadığımız evrene benzer başka evrenler de olabileceği önermesinde bulunuyor.   Araştırma ayrıca, paralel evrenlerin olduğuna dair kanıt bulunabilmesi için de astronomların yoluna ışık tutuyor.   'Kozmik enflasyon ve kozmik çoklu evren' teorilerine yeni bir önerme getiren makale, evrenin nasıl oluştuğuna dair bir teori geliştiriyor.   Leuven Katolik Üniversitesi'nde görevli Belçikalı

      , Yer: Bilim & Teknoloji

    • Zamandan Önceki Tarih

      ZAMANDAN ÖNCEKİ TARİH Suzanne Lie ve Kadim Galaktik Aile 10.4.2016 Kadim ve Galaktik Aileniz Sevgililer, En iyi şekilde açıklamak için, yönümüzü değiştirmemize ve Dünyanın kadim, çok boyutlu tarihini anlatmamıza izin verin. Dünya şimdiki güne, üçüncü boyut titreşimine düşmeden önce, hatta dördüncü boyuta düşmeden önce, kutupluluklar YOKTU. Eril ve dişil, proton ve elektron, almak ve aktarmak aynıydı. Eril ve dişilin kutuplaşması atom ile başladı, ilk kutuplaşmış insana Adam (Adem) adı veri

      , Yer: Kayıp Medeniyetler

    • Önceki Yaşamlardaki İzlenimleri Bazı Tezahürleri

      [TABLE=width: 99%] [TR] [TD]Bedri RUHSELMAN Ruh ve Kainat Cilt-3   [/TD] [/TR] [TR] [TD] Kitabımızın bundan önceki bölümlerinde, içtepilerin ve hatta fobilerin bir kısım nedenleri hakkında bazı şeyler söylemiştik. Fakat bu tezâhürler bazen daha ileri giderek, bir önceki yaşamın olaylarıyla ilgili bazı fikirleri de içerebilirler. Bunlara tam bir anımsa denemez. Yani bunlarda fikir olarak oluşmuş bir bilgi yoktur; daha çok, bazı olaylar hakkında duygular ve tanımalar şeklindedir ve pek az

      , Yer: Ölüm ve Ötesi

×
×
  • Yeni Oluştur...