Jump to content

Yezidilik ve inanç...


chesterfield

Önerilen Mesajlar

Yezidilik

 

Yezidilik, Ortadoğu kökenli bir dindir. Çoğunlukla Kürt kökenli olan Yezidiler Irak'ın Musul kentinde ağırlıklı olarak yaşamaktadırlar. Suriye, Türkiye, İran, Gürcistan ve Ermenistan'da da cemaatleri bulunan Yezidiler'in bugünkü toplam sayısının 500,000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Ayrıca başta Almanya ve İsveç olmak üzere Avrupa ülkelerinde de bir çok göçmen Yezidi yaşamaktadır.

 

Yezidiler Melek Tavus'a ibadet ederler. Melek Tavus İslam Dini'ne göre Allah tarafından Şeytan'a çevrilmiş melektir. Ancak Yezidi inancında kötü bir melek değil, Allahtan sonra en değerli ve iyi melektir. Şeytan benzetmesi sonradan müslüman kesiminden gelmiştir ve yanliştır.

 

Yezidilik'ten önceki ilahi dinlerde anlatılan, şeytanın, yaratıcının buyruğuna rağmen insan karşısında eğilmeyip saygı göstermemesi, onun aslında ne kadar asil olduğunun tüm evrene ispatıdır ve yaratıcı tarafından sınanmıştır. İşte bu sınavı başarı ile verip tüm insanlığın ve dünya işlerinin başına geçme hakkını kazanmıştır.

 

Ancak burada Şeytan'ın sahip olduğu özellikler diğer dinlerden farklıdır. Yezidilikte tanrı dünyanın sadece yaratıcısıdır, ancak sürdürücüsü değildir. Tanrısal iradenin vücut bulması için Şeytan bir nevi aracılık rolü üstlenmiştir. Şeytan "Melek Tavus" olarak adlandırılır ve bir tavus kuşu ile simgelenir. Tanrı özünde iyilikle dolu olduğundan ibadet edip onun gönlünü kazanmak gerekmez. Aksine ibadetin ona değil içi kötülüklerle dolu olana, Tavus'a yapılması ile kötülüğün en büyük kaynağından korunulur. Bu anlamda iyilik ve kötülüğün kaynağı aslında Melek Tavus'tur. Ahiret inancı gibi sonradan hesap verilecek bir yerin varlığı söz konusu değildir. İnsanın inanışına ve yaşayışına göre dünya cennete de cehenneme de dönüşebilir. Melek Tavus bütün bu işlerin denetleyicisi ve tanrının bu dünyadaki gölgesidir.

 

Ayrıca Yezidiklik'teki Melek Tavus incancı ile eski Zerdüştlük ve Mitraistlik'den etkilenmiştir. Günümüzde, Yezidiler oldukça kapalı ve geleneklerine bağlı olarak kültürlerini devam ettirmektedirler.

Yezidilerde Yaradılış

Başlangıçta Tanrı Azda kendi ateşinden Melek Tavus'u yaratır ve ona evreni ve insanı yaratma görevini verir. Bununla birlikte yaradılış işinde Tavus'a yardımcı olacak 6 melek daha yaratır. Bunun üzerine Melek Tavus, Azda'nın verdiği buyruk doğrultusunda ve yina Azda'dan aldığı bir toz ile Erkek ile Kadın'ı ve evreni yaratır. Ayrıca ayak işlerini görmesi için de 4 tane de cin.

 

Daha sonra Melek Tavus yarattığı bu iki insanı takdim etmek üzere Azda'nın yanına gider ve Azda Melek Tavus'a "Bundan sonra bu iki insana tabi olacaksın" der. Bunun üzerine Melek Tavus "Bu iki insanı yaratan yoktan vareden benim niçin onlara tabi olayım ben sadece beni yaratan sana tabi olur, sana ibadet ederim" der. (Aslında Melek Tavus burada kibrinden değil Azda'dan başkasına inanmanın şirk olacağını bildiğinden İnsanlara secde etmemiştir.)

 

Bu ilk iki insandan toplam 80 çocuk dünyaya gelir. Daha sonra bu ilk iki insan, ideal insan konuda anlaşmazlığa düşerek kavgaya tutuşurlar ve sınavdan geçirilmelerine karar verilir her ikisi de bir kübe ruhlarını, düşüncelerini doldururlar ve ağzını kapatırlar 40 gün sonra Erkek olanın küpünden Şahid bin Car adında güzel bir genç çıkar. Kadınınkinden ise sürüngenler, akrepler çıyanlar.

 

Adam Şahid bin Car'ı o kadar sever ki diğer 80 çocuğuyla artık ilhilenmez olur. Bu da kadın ve 80 çocuğu arasında kıskançlık ve nefrete neden olur. Karar verirler Şahid bin Car öldürülecektir. Kadın bir parola belirler ve suikastın yapılacağını bu parolayla bildireceğini söyler. Ancak herşeyi bilen ve duyan Melek Tavus'u hesaba katmamıştır Melek Tavus, yarattığı 4 cine emir verir ve cinler gece olunca bu 80 çocuğun ağızlarına üflerler uyandıklarında 80'i de farklı dil konuşmaktadırlar. Bu sebeple annelerinin söylediği parolayı da anlıyamazlar Şahid bin Car böylelikle Melek Tavus'un sayesinde kurtulur.

 

Daha sonra Şahid bin Car'a dişi bir melek gönderilir ve bundan olan çocuklar Yezidilerin atalarını oluşturur, diğer 80 çocuktan dünyaya gelenlerse diğer insanları oluştururlar.

 

Yezidilerde İnanç Yezidiler kendilerine "Azday Halkı" adını verirler. İnançları şöyledir:

 

-Dünya sonsuzdur, dünyayı yaratan tanrı onu asla yıkmaz.

-Kıyamet ve mahşere inanmazlar

-Cennet ve cehenneme inanmazlar

-Doğanın korunması ve doğaya saygıyı benimserler.

-Günde üç defa güneşe dönerek ibadet edilir.

-Çarşamba gününü dinlenme günü olarak kabul ederler çünkü, Melek Tavus'un yaratıldığı gün, İlk iki insanın yaratıldığı gün ve Şahid bin Car'ın meydana geldiği gündür çarşamba.

-Sonradan Yezidi olmaya izin verilmez.

-Şeytan'ın adını telaffuz etmek haramdır

-Şeytan'ın adını anımsatan kelimeleri anmak (Kitan, Şar, Şat, mel'un, na'l) haramd

Yezidiler'in Kutsal Kitapları Yezidiler'in iki kutsal kitabı vardır.

 

Meshaf Reş

Kitab el Celve

 

Meshaf Reş ya da Türkçe Siyah Kitap: olarak bilinen bu kitap 15. yy da yazılmıştır ve Yezidiler'in mitolojisini anlatır. Ayrıca kitabın sonunda Yezidiler'in yapmalarının yasak olduğu şeyler bildirilir.

 

Kitab el Celve ya da Tanrısal İzahatlar: Daha geniş bir zaman diliminde yazılmış, Yezidiler'i bilgilendiren bir kitaptır. Bu kitabın içide bu kitabın sadece Yezidiler tarafından okunması gerektiği ve yabancıların eline geçmemesi gerektiği bildirilmiştir. Beş bölümden oluşur.

 

-Birinci Bölüm: Melek Tavus'un ezeli oluşu, ve sıfatları. Diğer dinlerin artık hükümsüz oluşu ve kitaplarının geçerlililiğini yitirmiş olduğu.

-İkinci Bölüm: Ödül ve Ceza, Reenkarnasyon.

-Üçüncü Bölüm: Herşeyin Melek Tavus'un denetiminde olduğunu anlatan bölüm.

-Dördüncü Bölüm: Mevsimler, yasalar ile ilgili bilgiler ve yabancı inançlara kapılmamak gerektiğine dair uyarılar.

-Beşinci Bölüm: Kendisini simgeleyen kavramlara saygılı olmayı buyuran bölüm.

 

Yezidiler Geri Dönüyor

 

Melek Tavus'un halkı Yezidiler, doğdukları topraklara zengin olup dönüyor. 7 bin Yezidi'nin Türkiye'ye yerleştiği belirtiliyor.

 

Elinde teşisi renkli yünlerden 'bazınbar' adı verilen ipi örüyor. Çünkü onun 'Çarşema Sor' (Kırmızı çarşamba) adı verilen bayram için çok ip üretmesi lazım. Sonra ipleri bereket getirsin diye, buğday sapına, kapının önündeki kiraz ağacına, ineğin boynuzuna, kendisinin ve kocasının bileğine takması lazım. İnancına göre eğer bunları yapamazsa bu yıl bereketli geçmeyecek. Aslında boyalı pişmiş yumurtaları da varmış; ama onları gelen misafirlere ikram etmiş.

 

Gule Ongudu 72 yaşında. Batman'ın Beşiri ilçesinin Üçköyler (Fakiri) köyünde yaşıyor. Kendisi bir Yezidi. Diriliş anlamına gelen ve her nisan ayının üçüncü haftasında kutlanan Yezidi Bayramı'na hazırlık yapıyor. Onun için hayat, doğup büyüdüğü bu topraklarda yaşayabildiği kadar Çarşema Sor'u kutlamak sadece. Bayram üç hafta devam ediyor. Sonunda bağlanan ipler çözülüyor. Cumai denen bu etkinlikle bayram sona eriyor.

 

Biz vardığımızda Beşiri ilçesinin girişinde bir iye çadırı kuruluydu. Burası İbrahim Bulut'un evi. Bulut, geçen hafta Almanya'da kaybettiği babaannesinin son isteğine uyarak cenazesini Hacri köyündeki Yezidi mezarlığına getirip gömmüş. Çadırdaki kalabalık başsağlığı için gelmiş. Yezidi olduğunu belirten Bulut, iye mecliste bulunanları şöyle tanıtıyor: "Şu filan aşiretin reisi, bu Hz. Ali'nin soyundan gelen Seyit, sağımdaki Müslüman kardeşim, solumdaki Urfa'dan bir Yezidi yakınım. Dün Vali, kaymakam, komutan geldi, bu gün bazı müdürler başsağlığında bulundu. Gördüğünüz gibi hepimiz burada kardeş gibi yaşıyoruz. Ben Yezidi, onlar Müslüman ama aramızda bir fark yok. Dostlarım, arkadaşlarım bunlar. Bu tablo bütün Türkiye'ye örnek olsun."

 

Yezidiler, tıpkı Süryaniler gibi Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ne yayılan bir halk topluluğu. Daha çok inançlarıyla tartışılıyor. Şeytana tapmalarından dolayı (Melek Tavus) zaman zaman satanistlerle karıştırılan Yezidiler, temel ilkeleri ve kendilerine has ibadetleri olan bir dine mensup. Bu inanışın sahipleri şeytana Melek-i Taus (Melek Tavus) diyorlar. Melek Tavus'un halkı olan Yezidilerin büyük bir bölümü, 1984 yılında bölgede baş gösteren PKK terörüyle köylerini bırakıp Almanya, Fransa, İsviçre gibi Avrupa ülkelerine göç etti. Son yıllarda ise bu göçün tam tersi yaşanıyor; giden Yezidiler doğdukları topraklara geri dönüyor.

 

Son 5 yılda kesin dönüş olmasa da yaklaşık 7 bin Yezidi'nin Türkiye'ye gelip ev ve arazi satın aldığı, kendi köyünü imar etmeye çalıştığı belirtiliyor. Tarlalar satın alıyor, lüks villalar yapılıyor, harap haldeki köyler tekrar canlandırılmaya çalışılıyor. Batman'ın Yolveren köyüne geri dönen Rıza Çelik, kendisiyle birlikte 15 ailenin daha döndüğünü şöyle anlatıyor: "Artık topraklarımıza döndük, çok mutluyuz. Buralar dedelerimizin, atalarımızın yurdu. Biz de onların mirasını sürdüreceğiz. Giden Yezidilerin hepsi dönmek istiyor. Geriye göç artacak. Devletin bize sahip çıkmasını istiyoruz."

 

DERNEK TERÖRE KARŞI BİR TUTUMDUR

 

Almanya'dan Viranşehir'e bağlı Kavurga köyüne dönen Behçet Öküzboğan da geri dönüşün artacağı görüşünde. Sadece Almanya'dan 200 kadar akrabasının yerleşmek için köylerine geri döneceğini söylüyor. Behçet Öküzboğan, sıradan bir gurbetçiden ziyade adeta bir ağa olarak dönmüş Türkiye'ye. 6 yıl önce 2 milyon mark vererek 3 bin dönüm arazi alan Öküzboğan, şimdi bir köyün sahibi ve yanında 400 kişiyi çalıştırıyor. Kendi köylerini yeniden imar etmek için çalışacaklarını belirtiyor. Satın aldığı Asoğlu merasına yaptırdığı 'Behçet'in Sarayı'nı Viranşehir'de bilmeyen yok. Tribleks olan lüks evin havuzu, özel garajı ve misafirler için dizayn edilmiş bölümleri dikkat çekiyor. Öküzboğan, Viranşehir'de tekstil fabrikası açmak için devletten izin bekliyor.

 

Türkiye'de Yezidilerin artık toplum tarafından dışlanmaması gerektiğini belirten Behçet Öküzboğan, "Türkiye'de Yezidiler horlanıyor, dışlanıyor. Bu doğru değil. Hepimiz bu topraklarda birlikte yaşayabiliriz. Ben bugün 400 aileye iş ve aş veriyorum. Almanya hükümeti bize çok sahip çıktı, azınlık olduğumuz için bize geniş imkânlar tanıdı. Türkiye Almanya kadar olamayacak mı? Devletten sadece destek istiyoruz, bize sahip çıksınlar istiyoruz. Kavurga köyünü babam kurmuş, şimdi harabe olan köye akrabalarım gelip yerleşecek." diyor.

 

Almanya'da 40 yıl yaşadıktan sonra geri dönenlerden biri de 65 yaşındaki Şemdo Akyel. İşçi olarak gittiği Almanya'da para biriktirip köyüne dönmek istemiş. Ancak o Batman'daki köyünde satın alacak arazi bulamayıp kendi tapulu mülkünü de geri alamayınca Şanlıurfa Viranşehir'den toprak satın almış. Şimdi Viranşehir'de tarım yapıyor.

 

Yezidilerin geri dönüşleri bazen sorun da çıkarıyor. Terk edip gittikleri köylerine yerleşen bölge halkının arazileri terk etmemesi mahkemelerde dava konusu oluyor. Bazen de işlemler resmî bir talimatla derhal çözülüyor. Şırnak'ın İdil ilçesine bağlı Mağra köyünün, yaklaşık iki yıl önce valilik emriyle eski sahipleri olan Yezidilere verilmesi bir emsal teşkil etti. Ardından benzer durumdaki birçok köyde bu uygulamaya geçildi.

 

Türkiye'ye sadece yaşayan Yezidiler gelmiyor, yurtdışında vefat edenler de yıllardır Türkiye'ye getiriliyor. Farklı kabirleri ve mezar taşlarıyla Yezidi mezarları da giderek artıyor. En son geçen hafta, Almanya’dan bir Yezizi’nin cenazesi Batman'a getirilip Hacri köyü mezarlığına gömüldü. Mezar taşlarında güneşi sembolize eden figürler yaygın olarak kullanılıyor.

 

Yezidilerin geri dönüşüyle birlikte sivil toplum çalışmaları da hız kazanmış durumda. Bütün Yezidileri bir çatı altında toplayıp kendi kültürlerini yaşatmak amacıyla bir yıl önce Batman'da kurulan Batman Yezidileri Sosyal Yardımlaşma ve Kültür Derneği bunlardan biri. Derneğin başkanlığını Veysi Bulut yapıyor. Derneğe asıl desteği veren isim ise bölgede tanınan önemli Yezidilerden İbrahim Bulut. Ona göre bu dernek Yezidilerin hayatta kalmasını sağlayacak önemli bir unsur: "Yurtdışında Yezidiler kendi kültürlerini kaybediyor. Geri döndüklerinde biz onlara bu kültürü vermeye çalışıyoruz, en azından kendilerine hatırlatıyoruz."

 

Yezidileri bekleyen asıl tehlikenin yozlaşmaktan çok onları kendi saflarına çekmek isteyen terör örgütleri olduğunu belirten Bulut, "Avrupa ülkelerinde yaşayan Yezidiler için bu terör örgütleri büyük bir tehlike. Güneydoğu meselesi içinde Yezidi sorununu ele almaya çalışıyorlar. Biz onlara katılmıyoruz. Biz onlara, önce Yezidiyiz sonra Kürt'üz ve Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarıyız diyoruz. Yezidileri siyasileştirmelerini istemiyoruz. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Türkiye'de aynı bayrak altında herkesle birlikte yaşıyoruz. Kimse bu durumu bozmaya kalkışmasın." görüşünü savunuyor. Bir dönem terör örgütü PKK'ya bazı Yezidi katılımların olduğunu ancak bunu bölgenin şartlarına göre değerlendirmek gerektiğini belirterek, "Korucu başı olan Yezidiler var. Bu adamlar evlerinin damında Türk bayrağı dalgalandırıyor." diyor.

 

YEZİDİ MÜSLÜMAN KARDEŞLER

 

Yezidiler Kuzey Irak'ta Musul bölgesiyle Sincar dağlarında; İran'da, Gürcistan'da, Ermenistan'da ve Suriye'de ağırlıklı olarak yaşıyor. Türkiye'de İçişleri Bakanlığı Yezidi dönüşleri ve sayıları hakkında bir bilgilerinin olmadığını açıklıyor. İbrahim Bulut'a göre, eskiden Türkiye'de 30 bine yakın Yezidi yaşıyordu. Şimdilerde bu sayının birkaç binle ifade edilebileceğini söylüyor. En büyük Yezidi köyü 10 haneden oluşuyor. Mardin'in Midyat, Savur, Nusaybin; Urfa'nın Viranşehir, Ceylanpınar, Suruç; Diyarbakır'ın Çınar ve Bismil'e bağlı köyleriyle Batman'ın merkez köylerinde yaşıyorlar. Ancak nüfuslarının ne kadar olduğu tam olarak bilinmiyor. Terörün tırmandığı dönemde Yezidilerden bazılarının kimliklerini gizlediğine dair iddiaların da bundan kaynaklandığı belirtiliyor.

 

Fakat, ilginç olan husus ise son yıllarda Müslüman olan Yezidi sayısındaki artış. Aynı aileden Yezidi ve Müslüman kardeşlerin bir arada mutlu olarak yaşadıkları bir gerçek. Örneğin, Viranşehir'deki 10 kişilik Yılmazoğlu ailesi bunlardan biri. Aileden üç genç Müslümanlığı seçmiş. Şimdi Yezidi kardeşleriyle birlikte hayatlarını sürdürüyor. Yezidi Tekin Yılmazoğlu Müslümanlığı seçen ağabeyi Metin Yılmazoğlu'ndan hiç rahatsız değil. Bölgede Müslüman-Yezidi ilişkisi ailelerle sınırlı değil. Köylerde de Müslüman ve Yezidiler birlikte rahatça yaşıyorlar.

 

YEZDAN KELİMESİNDEN GELİYOR

 

Çeşitli dillerde, pek çok araştırmalar yapıldığı, kitap ve makaleler yayımlandığı halde Yezidilerin ismi ve menşei hakkında kesin bir sonuca varılmış değil. Yezidi ismi, eski İran dinindeki "hayır" tanrısı olan "izd" veya "yezdân" kelimesinden geliyor. Zerdüştlükte horozun kutsal bir hayvan olarak kabul edilmesi gibi Yezidilikte de "Melek Tavus" horoza benzer bir şekilde tasvir ediliyor. Bu topluluğa göre Adem peygamberden sonraki ikinci ataları "Tanrı verdi" anlamına gelen Ezda'dır. Buna nisbetle "Ezdai (Ezidi=Yezidi)" deniliyor. 'Ezda'dan geldiklerine inanan Yezidilere göre, kendi soylarından olmayan birinin bu mezhebe girmesi mümkün değil; çünkü Yezidi soyu temizdir, üstündür. Onlar saf olarak Hz. Adem'in terinden yaratılmıştır. Havva'nın terinden olmuşlardır. Tanrısal varlığın iyilik ve kötülük şeklinde ikiye ayrıldığına; Tanrı'nın iyiliği, melek-i tavusun (şeytan) kötülüğü temsil ettiğine; Tanrı ile melek-i tavus (şeytan) arasında sürekli bir çekişme bulunduğuna inanıyorlar.

 

Yezidilerin Kitêb a-Cilwa (Vahiy Kitabı) ve Mishafa-Reş (Kara Kitap) olmak üzere iki kutsal kitabı var. Temel ilkeler bu iki kitaba dayandırılıyor. Yezidilerin ibadet dili ve bizce malum olan bütün Yezidi duaları Kürtçe olduğundan mevcudiyetleri uzun zamandan beri bilinen ve asıllarının kopyaları Avrupalıların eline geçen bu iki mukaddes kitabın (eski Kürtçe yazmaları) Arapça'ya benzer bir şekli olduğundan dolayı, "Hep Arapça yazılmıştır." diyen araştırmacıların çoğunlukta olduğu görülüyor.

 

ŞEYTAN DEĞİL MELEK TAVUS

 

Yezidiler'e göre tanrı kendi özünden, ateşinden ve nurundan Melek Tavus'u yaratmış, ona evreni biçimlendirme ve insanı yaratma görevini vermiş. Gnostisizm'de görülen insanın tamamlanmamış, mükemmel olmayan bir varlık olduğu düşüncesi Yezidilikte de var. Öte dünyaya, ölümden sonraki bir hayata inanmayan Yezidiler, insanın bu dünyada cezalandırılmasını ve ödüllendirilmesini savunuyor. Cennet veya cehennem hayatının olacağı inancı yok. Mükemmel bir varlık olmayan insan, daha iyi olmak için çaba göstermeli. Ölümden sonra beden toprağa karışır ve ölmüş insana tanrı tarafından yeniden yaşam verilmez. İnsan ölür, toprağa karışır, toz olur; yalnız ruh ölümsüzdür.

 

Yezidiler Mıshafa-Reş'te yasaklanan hususlardan başka, şeytan ismini telaffuzdan sakınıyorlar. Şayet ondan söz etmek zorunda kalırlarsa, ya Tavus Melek ya da dolaşık bir ifade ile "o bildiğin, cahillerle mecnunların telin ettiği o" şeklinde konuşuyorlar. Yezidiler şarap içiyor. Yezidilerin, Yezidi olmayan bir kadının yüzüne bakması ise haram. En büyük yeminleri Melek Tavus, Êzid ve Şeyh Adi adı üzerine yapılan yeminler. Her Yezidinin bir ustası, bir şeyhi, bir piri, bir mürebbisi ve ahiret kardeşi bulunuyor. Her Yezidi kendi denkleri arasından biri erkek, diğeri kadın olmak üzere iki ahiret kardeşi edinmek zorunda. Bu kardeşler ömür boyu birbirlerine yardım edip armağanlar verirler. Bunlardan biri ölümcül bir hastalığa tutulduğunda diğeri ona Yezidi imanını telkin etmekle yükümlüdür.

 

Bir kız kocasını kendi seçme hakkını haizdir. Rızası alınmadan evlendirilmez. Kocasını seçen kız, babasına haber vermek zorunda. Evlenmede esas yaygın olan geleneğe göre tek kadınla evliliktir. Birden çok kadınla her Yezidi evlenebilir. Evlenmede başlık verme geleneği yürürlüktedir. Evlenme, şeyh veya pir tarafından bir ekmeğin ikiye bölünüp yarısının geline yarısının da damada verilmesi ile yerine getirilmiş olur. Yezidi bir kadın, Yezidi olmayanlarla evlenemez. Dışarıdan evlilikleri olmayan Yezidiler, kendi içinde de evlenmelerine kısıtlamalar getiriyor. Her kabile bir şeyhe ve pire bağlıdır. Bu kabileler de kendi arasında evlilik yapamıyor.

 

Düğünlerde gelin kırmızı beyaz elbise giyer. Damat, gelin eve girerken itaatin bir işareti olarak ona bir elma ile vurur. Yezidi olmayan biriyle evlenen kız veya erkek aforoz edilir. Tarafların birbirlerini boşama hakları vardır. Karısını boşamak isteyen erkek, karısına üç defa "sen benim şeyhim ve pirimsin" demekle onu boşamış olur. Kadın da aynı şekilde kocasını boşama hakkına sahiptir. Yezidilerde boşanma yok denecek kadar az. Baldızla evlenme ise yok. Doğan çocuklar mümkün ise bir hafta içinde değilse iki yaşına kadar mutlaka vaftiz edilir. Vaftiz, şeyhin doğan çocuğu Şeyh Adi'nin Laleş Vadisi’ndeki türbesi civarında bulunan zemzem suyuna üç defa sokup çıkarmasıyla yapılmış olur. Laleş dışında yaşayan Yezidiler kavvalların (Yezidi din adamlarının) zemzem suyunu kullanır. Vaftizten sonra şeyh, Melek Tavus'tan çocuğun imanı salih, uğurlu, yararlı, uzun ömürlü, mutlu olması için niyazda bulunur, dua eder. Sünnet de vaftizden kısa bir süre sonra yapılır. Çocuk ölü doğsa da sünnet edilir. Kirvelik geleneği Yezidilerde de vardır. Kirve kızı alınmadığı için kendi sınıfları dışından başka bir deyişle şeyh, fakir, pir sınıfına mensup bir kirve temin edemedikleri takdirde, Sünnilerden bir kirve seçerler. Kendi aralarından birini kirve yapmayı, nüfusları az olduğundan birbirlerinden kız alıp vermeyi engellememek için sakıncalı bulurlar.

 

 

ÖLENİN MİRASI SADECE ERKEK ÇOCUKLARA

 

Vefat edenlerin naaşı, yüksek sesle salavat getirilerek, ahiret kardeşinin huzurunda Yezidi şeyhi veya fakir tarafından yıkanır; ölüye abdest aldırma ise yoktur. Ceset kolları çapraz vaziyette ve baş kısmı doğuya, yani güneşin doğduğu tarafa gelecek şekilde gömülür. Ölenin mirası yalnız erkek çocuklarına kalır. Eğer erkek çocuk yoksa miras ölenin kardeşlerine, amcalarına, bunlar da yoksa ailedeki diğer erkeklere intikal eder.

 

Kutsal günleri çarşamba, istirahat günleri cumartesidir. En büyük bayramları yeni yıl bayramıdır. Buna sersal derler. Her yılın nisan ayının ilk çarşamba günü, en güzel elbiselerini giyip kıra çıkarlar. Her aile kendi yiyecek ve içeceğini getirir veya orada pişirir. Bu yiyecek orta yere dizilir. Hep birlikte öğle yemeğini yerler. Kurban bayramını da kurban keserek kutlarlar. Yezidilerde oruç 9 günden ibarettir. Şems yani güneş için oruç, sonra Yezda için son üç gün ise rojayahuda denilen oruçtur. Üç gün oruç üç gün bayramın sonunda Yezidiler, güneş ile birlikte yemek yemeği bırakır, güneşin batışıyla bu süre sona erer.

 

 

Alıntıdır

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...