Jump to content

Kendi kendine zarar(fiziki) verme davranışı


Manje_Loa

Önerilen Mesajlar

GENÇLER ARASINDA KENDİ KENDİNE ZARAR VERME DAVRANIŞI GİDEREK YAYGINLAŞIYOR

 

http://www.biltek.tubitak.gov.tr/gelisim/psikoloji/images/zarar2.jpg

 

 

Amerika'da yapılan bir araştırma üniversite öğrencilerinin %17'sinin kendini jiletleme, yakma, oyma ya da diğer yollarla kendine zarar verme gibi davranışlar sergilediklerini ortaya koymuş. Bugüne değin kendi kendine zarar davranışı üzerine Amerika'da yapılan en büyük araştırma olduğu belirtilen araştırmaya Cornell ve Princeton üniversiteleri imza atmış. Bulguların yalnızca Amerika ile sınırlı kalmadığının altını çizen araştırmacılar, Kanada ve İngiltere'de yürütülen çalışmaların da benzer sonuçlar verdiğine ve gençler arasında hızla artan kendine zarar verme davranışının ciddiyetine dikkat çekiyorlar.

Kendi kendine zarar verme, bilimsel bir terim olarak ortada intihara dair herhangi bir eğilim yokken kişinin kendi bedenini hırpalayıcı davranışlar sergilemesi olarak tanımlamıyor. Bu davranışların içine saç ya da deriyi çekme, yarma, kemikleri kırma, kendini ısırma girebiliyor.

Araştırmacılar günümüz gençliğinin geçmiş kuşaklara göre stres uyaranlarına daha açık olduklarını ve başa çıkma stratejilerinin zayıf olduğunu söylüyor.

Araştırmanın detaylarına gelecek olursak, kızların erkeklere göre kendine zarar verme davranışını daha çok gösterdikleri ve Asya kökenli katılımcıların böylesi davranışlarda daha az bulundukları bulunmuş. Bir de biseksüelliğin, kendine zarar verme davranışıyla ilişkili olduğu ortaya konmuş. Cinsel kimliğinin fazlaca sorgulayan gençler kendilerine daha çok zarar verme eğilimindeymişler. Gerek kız gerekse erkeklerde en sık görülen yöntemin ise yaralı bölgeyi kaşıma / kazıma, kesme ve delme olduğu açığa çıkarılmış.

Araştırmacılar sürekli olarak kendine zarar verme davranışı sergileyen gençlere dair bir takım tespitlerde de bulunuyor:

• Diğer yaşıtlarına göre intihar girişiminde bulunmuş olma yüzdeleri 6 kat daha fazla,

• 3.5 kat daha fazla duygu istismarı rapor ediyorlar,

• Geçmişlerinde psikolojik bir sıkıntı dönemi geçirmiş olma olasılıkları 3 kat daha fazla,

• İki kat daha fazla yeme bozukluğu sergiliyorlar.

 

 

Alıntı

 

 

KENDİNE FİZİKİ ZARAR VERME

(KENDİNİ YARALAMA)

 

 

Kendine Fiziki Zarar Vermek (Kendini Yaralamak):

 

 

Bireyler yoğun duyguları ile farklı şekillerde başetmeye çalışırlar. Kendine Zarar Verme Davranışı da (Kendini yaralamak) başetme yöntemlerinden biridir.

Bireyler bazen, sorunlarının ne kadar büyük olduğunu, kendilerini ne kadar çok yaralar ve yıpratırlarsa o kadar iyi kanıtlayabileceklerine inanırlar. Bazen de

sorunlarından kaynaklanan acıyı dindirmek için kendilerine fiziki bir acı vermeye gereksinim duyarlar. Kendine Zarar Verme Davranışı, genel olarak dört gruba ayrılır.

Zeka sınırlılığı olanlar, cinsel istismar öyküsü bulunanlar, anti sosyal kişilik yapısı olanlar ve oturmamış, çatışmalı kişilik yapısı olanlar.

 

 

 

 

Kişileri böylesi bir gerginliğe sokan nedenler genelde;

 

 

Kişileri bazı durumlarda, Aile Problemleri, Cinsel Sorunlar, Ekonomik Sorunlar, Arkadaş İlişkileri, Kültür Çatışması, Okul Başarısızlığı, Taciz Edilme, Uyum Problemleri

gibi nedenler gerginliğe sokabilir.

 

 

 

Başkalarından yardım almaya karar verme;

 

Kendini Yaralama, isteğinin önüne geçmek kişiye bazen zor gelebilir. Ancak kendine zarar vermenin, ölüme bile neden olabilecek pek çok sakıncası olduğunu

unutmamak gerekir. Başkalarının kendisini anlayamayacaklarını, ciddiye almayacaklarını düşünebilir. Sorununu paylaşmak için bu durumda, en çok kime

güvenebileceğini düşünmelidir. Bu konuyla ilgili uzmanlarındestek ve yardımına başvurmak en güvenli çözüm yoludur.

 

 

 

Aile ve Arkadaşlar, kendini yaralayan birine nasıl yardım edebilirler:

 

“Kendini yaralamak“ o kişinin bilinmesini istemediği, kendini kötü hissettiği, utandığı, kimsenin kendisini anlamadığını düşündüğü bir olaydır. Bu aşamada aileye ve

arkadaşlara önemli bir görev düşmektedir.

 

  • Eğer birisinin kendisini yaraladığı fark edilirse onun, yargılanmadan dinleneceği kendisine söylenmeli,


  • Duygularına saygı gösterilmeli,


  • Onu dinlemek için zaman ayırılmalı ve anlattıkları ciddiye alınmalı,


  • Onu dinlerken hemen çözüm getirilmeye çalışmamalı ve açık fikirli olunmalı,


  • Eğer sorunlarını sizin yönteminizle çözmeyi istemiyorsa, ısrar edilmemeli,


  • Yardım alabilecekleri başka kişileri bulmalarına yardımcı olunmalı,


  • Beraber yapılmakta olan günlük etkinlikler aynen devam ettirilmelidir.


Durum tehlikeli görünüyorsa neler yapılabilir?

Bazen sizden yardım isteyen kişi, kendini yaralamakta olduğunu, ancak sırrının kimseye açıklanmamasını isteyebilir. Bu durumda olayın gizli kalması ve o kişinin

yaşamının tehlikede olması ikileminde kalabilirsiniz. Kişinin güvenini kaybetmemek ve aynı zamanda onu hayati tehlikeden korumak durumundasınız. En uygun

yaklaşım, o kişi ile beraber, bir uzmandan yardım alma konusunda karar vermektir. Bir uzmandan yardım almayı kabul etmiyorsa, bu konuyla ilgili bir uzmana

danışabilirsiniz.

 

 

Yardım eden kişi, yardım etmeye çalışırken, kendisini nasıl korumalıdır?

 

 

  • Bu konuda eğitilmiş kişilerin de, “kendini yaralayan” kişilerle çalışırken, zaman zaman bir uzmandan destek almaya gereksinim duyabilecekleri unutulmamalıdır,
  • Kendinize dikkat edin, gereksinim duyduğunuzda bir psikologla görüşmekten çekinmeyin,
  • Normal yaşamınızı, ilişkilerinizi ve etkinliklerinizi sürdürün,
  • Her zaman yardıma uygun olmayabilirsiniz, bunun için suçluluk duymayın,
  • Kendilerini yaralamak, neticede, onların kendi sorumluluklarındadır, sizin değil,
  • Ve unutmayın ki onu bir uzmana yöneltmek her iki taraf içinde en sağlıklı yardımdır.
  • Bu gibi durumlarda, sizin duygularınızında önemli olduğunu unutmayın!

Alıntı

--------------------

TARİHÇE

 

Kendine zarar verme davranışı konusundaki yazılar Yeni Ahit’e kadar uzanmaktadır.

 

Yeni Ahit’te “cinlerin hükmündeki bir adamın gece ve gündüz bağırdığı ve kendisini taşla kestiğinden” söz edilmiştir.

 

Kral Oedipus trajedisinde Kral Oedipus’un babasını öldürüp annesiyle evlendiğini öğrendiğinde suçluluk ve günahkarlık duyguları içinde nasıl gözlerini çıkarıp Tebai kentini terk ettiği anlatılmıştır.

 

Norveç mitolojisinde ise Odin, sularında bilgelik ve zeka taşıyan Mirmir ırmağının suyundan tek bir yudum içebilmek için gözlerinden birini vermiştir.

 

On üçüncü yüzyılda ise, Marco Polo anılarında Bağdat’ta tanıştığı bir ayakkabı tamircisinin müşterilerinden bir bayanın terliklerini onarırken bacağına baktığı için günah duyguları ile sağ gözünü nasıl kör ettiğini anlatmıştır.

 

Van Gogh psikoz içindeyken kulağını kesip bir fahişeye yollamıştır.

 

Tıbbi literatürde bakıldığında ilk olarak 1946’da suçluluk duyguları içinde her iki göz nüvesini çıkarmış olan kadın hastadan bahsedilmektedir.

--------------------

TANI

 

Kendine zarar verme davranışını tanımlamakta kullanacağımız dört ölçüt şunlardır:

 

1. Kendini kesme ya da yakma davranışlarından birisini sürekli tekrarlaması,

 

2. Kendine zarar vermeden önce gerilim duygusuna sahip olması,

 

3. Fiziksel acıyla beraber rahatlama, zevk alma ve hoşuna gitme duygusunu yaşaması,

 

4. Utanma duygusu ve sosyal olarak damgalanma korkusu karşısında kendine zarar vermenin izlerini ya da kanı gizlemeye çalışmasıdır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bu olayın nedenleri arasında hiç ummadığı birisini hiç ummadığı bir durumda görmekveya o kişiden bir zarar görmek, bulunduğu ortamı ne yaparsa yapsın değiştiremeyeceğini düşünmek, sevilmediğini düşünmek gibi şeyler de var...

bunun en zor olanı ortamın düzelmesinin sağlanması..çünkü hastalıklı bir ortamda bulunuyorsa kişi bunun diğer bireylerle de yapılan bir gönüllü çalışma olarak yürütülmesi gerekir ki buna çoğu kişi razı olmaz.özellikle bu durumun aile içinde oluşu hastanın iyileşmesinin ve onun kazanılmasının bir çaba gösterilmesi zorunluluğuyla mümkün olduğunu göstermektedir... aksi halde olabilecek birçok sonuç var olumsuz. olumluları düşünürsek hastanın hayatı seçmesi ve ortamı kabullenip kendi için yaşamaya başlaması diyebiliriz sanırım...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kendine zarar vermek nedir?

 

Kendine zarar vermek, zor hislerle baş etmekte kullanılan bir yoldur. Bazı kişiler yoğun hislerini kendilerine farklı biçimlerde zarar vererek yaşarlar. Zarar verme biçimleri değişse de, en sık kullanılan yöntemler şunlardır:

-Kendini kesmek veya yakmak

-Vücudunun herhangi bir yerini morartmak

-Yüksek dozda ilaç almak

-Saç veya deri yolmak

 

Bazı kişiler problemin ciddiyetinin, verilen zararın derecesine göre değiştiğine inanırlar. Fakat durum böyle değildir. Kendine az zarar veren bir kişi, kendine ciddi bir şekilde zarar vermiş kişi kadar kendini kötü hissediyor olabilir.

 

İnsanlar neden kendilerine zarar verirler?

 

Kendine zarar veren bir kişi şunları söylemiştir; “Kontrol insanlar için önemlidir, etrafımızdaki olayları kontrol edemediğimiz olur, fakat kişinin kendine yaptıklarının kontrolü kendisindedir”.

Herkesin hayatında problemler olur fakat bazen sorunlar çok yoğunlaşır ve hisleri söze dökmek zor olur. Bazı insanlar böyle zamanlarda kendilerine zarar verirler.

 

Kendine zarar veren biri neler hisseder?

 

Kendinize zarar veren biriyseniz aşağıdaki hisler size tanıdık gelebilir. Kendisine zarar veren bir yakınınız varsa onu daha iyi anlayabilmek için aşağıdakileri okuyabilirsiniz.

-Kendinden nefret… insanların istediği gibi biri olamadığı için

-Korku… kendine zarar verme davranışı bir gün ölümle sonuçlanabileceği için

-Suçluluk… kendine verdiği zararı durduramadığı için

-Çaresizlik… ne yapması gerektiğini bilmediği için

-Utanç… insanların kendisini garip görebileceğini düşündüğü için

-Yalnızlık… kiminle konuşabileceğini bilemediği için

-Çökkünlük… bir şeylerin düzelmeyeceğine inandığı için

-Kontrolünü kaybetmiş… neden kendine zarar verdiğini bilmediği için ve durduramadığı için

-Endişe… insanların, kendisinin ilgi çekmek için böyle bir şey yaptığını düşünecekleri için

 

Kendine zarar verme, stresle baş etme yolu haline gelmişse, çözülmesi gereken problemler var demektir. Aileden, çevreden veya ruh sağlığı uzmanından yardım almak gerekir.

 

Kendinize nasıl yardım edebilirsiniz?

 

1) Neden kendinize zarar verdiğinizi düşünün.

Bazı kişiler neden kendilerine zarar verdikleri konusunda bir fikre sahip olmayabilirler ve neden öyle hissettiklerini ve davrandıklarını öğrenmek ürkütücü gelebilir. Eğer kendinize başka baş etme yolları yaratabilirseniz, kendine zarar vermeyi durdurmak kolaydır. Bunu yapabilmek için, neden kendinize zarar verdiğinizi anlamanız gerekir. Aşağıda üzerinde düşünmenizin faydalı olabileceği bazı sorular verilmiştir.

 

-Kendinize ilk zarar verdiğinizde neler oluyordu?

-Şu anda kendinize zarar verme hissinizi tetikleyen şeyler nelerdir?

-Hep aynı mekanda ve aynı insanla mı berabersiniz?

-Kimselere anlatamadığınız korkutucu anılarınız, düşünceleriniz ve hisleriniz var mı?

 

2) Kendinize zarar vermenizi önleyebilecek neler var?

Kendinizi kötü hissettiğinizde, baş etmenizi sağlayan neler var? Bazı insanlar bir arkadaşla veya güvendikleri bir insanla konuşmayı, egzersiz yapmayı, bir telefon konuşması yapmayı, resim yapmayı, müzik dinlemeyi veya hissettiklerini yazmayı faydalı bulurlar. Size iyi gelecek şey ne olabilir?

 

3) Yardıma ihtiyaç duyduğunuza nasıl karar verirsiniz?

Kendinize zarar vermenizi engellemeye çalışsanız da, bunu başaramadığınız zamanlar olabilir. Kendinize zarar vermeyi istemediğiniz ama kendinizi durduramayacağınızı hissettiğiniz zamanlarda, biriyle konuşmayı deneyebilirsiniz. Bu kişinin sizi dinleyecek, size öneriler verebilecek bir kişi olması gerekir.

Hayatınızın tehlikede olduğunu hissederseniz doktorunuza veya hastaneye haber verin.

 

Aile ve Arkadaşlar Kendine Zarar Veren Birine Nasıl Yardımcı Olabilir?

Aile ve arkadaşlar, kişinin kendine zarar verdiğini fark ederek, kişiyi dinleyerek ve ona destek olarak yardımcı olabilirler.

Kişilerin neden kendilerine zarar verdiklerini anlamak zor olabilir. Kendinizi kızgın, suçlu ve şoka uğramış hissedebilirsiniz. Nasıl yardımcı olabileceğinizi bilemiyor olabilirsiniz. Bazı öneriler:

-Açık fikirli olun ve önyargılı olmayın

-Dinlemek için zaman ayırın ve kişiyi ciddiye alın

-Problemlerini çözmesi için, kendisine çeşitli yollar geliştirmesine yardımcı olun

-Kişiye, kendisine yardım edebilecek insanları bulmasında yardımcı olun

-Onu, başkaları ile konuşması için cesaretlendirin

-Birlikte yaptığınız aktiviteleri devam ettirin

-Sizin istediğiniz şekilde davranmadıklarında alınmayın, gücenmeyin

-Kişiyle dalga geçmeyin

-Attıkları olumlu adımları destekleyin

 

Eğer durum ciddiyse ne yapabilirsiniz?

Bir kişi size kendisine zarar verdiğini söyleyebilir fakat bunu kimseye anlatmamanızı isteyebilir ve siz zor bir durumda kalabilirsiniz. Kişilerin isteklerine saygı duymak gerekir fakat kişinin hayatının tehlikede olduğunu düşünüyorsanız, mümkün olduğunca çabuk yardım istemelisiniz. Bunu anlatmanın en doğru olacağı kişinin kim olabileceğine beraber karar verebilirsiniz. Eğer kişi işbirliğine yanaşmıyorsa, durumu kime anlattığınızı ve niçin anlattığınızı ona söyleyin.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ben küçükken ciddi anlamda sinirlendiğim zaman kendimi morartana kadar ısırırmışım. Seneler sonra hala bu huyum devam etmekte ama küçükken olduğu kadar değil. Şimdi biraz daha şiddete vurum kendime vurduğum oluyor ama eskisi kadar çok ısırmıyorum. Ayrıca bu benim elimde olan birşey değil. İstem dışı insan sinirden ne yapacağını bilemez haldeyken oluyor. Benim ki ileri düzeyde bir durum değil tabi bunun için şanslıyım...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ben kendime zarar veremem 1. si zaten korkarım 2.si psikopat deilim. Sinirimi atmak için ya kendi kendime söylenirim, ya beni sinir eden kişiye uzaktan laf sokarım:D eşyalarımı felan duvara atma fırlatma gibi alışkanlığım yoktur benim malım kıymetlidir!! hiç bişiyi kolay kolay atmam xD iyiki böyle bi hastalığım yok...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Psikolojik kısmı bir yana bırakırsak,insan yaralandığı zaman vücutta endorfin hormonu salgılanır.Bu yüzden,kendine zarar veren insanlara sorulduğu zaman hemen hepsi bunu yaptıktan sonra sebepsiz bir rahatlama hissettiklerini söylerler.Endorfin salgılanıp kama karışmıştır da ondan....

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yansıtamıyo değil bence yansıtmak istemiyo onu morartcağıma kendimi parçalarım diyo o yüzden böyle davranıyo yani karşısındaki insanı kendinden daha fazla önemsiyo :S çok ilginç ya.ama bu kadar hassas olmaya gerek yok ki.patlat bitane gitsin kndini üzmeye ne gerek var dmi ama...hakedicek insan göremiyorum etrafımda.ağzını burnunu kıracak kadar önemsemiyorum kimseyi kndimi parçalıcak kadarda değer vermiyorum kimseye ....... :wacko:psikolojik bozukluk gibide değil sanki ayrı bişey ya :S

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kahretsin, ben de kendime zarar verme yolunu seçiyorum.

 

Bu anlatacaklarım belki komik gelebilir ama hepsi gerçek :S

 

-Sigara içiyorum çünkü vücuduma zarar veriyor.

 

-Süt içmekten nefret ederim, 1 bardak sütü bitiremezdim, mutlaka sonunda istifra ederdim ama son birkaç yıldır, sırf kendime acı çektirmek için süt içiyorum. Hoş artık tadına alıştım, eskisi gibi istifra etmiyorum artık. Açıkçası tiksindiğim tüm lezzetlerin tadına baktım.

 

-Geçen sene koluma defalarca ince kalemlerle çeşitli yazılar yazardım, kazıyarak, kanatarak. Üstüne de yarım şişe kolonya boşaltırdım :S

 

-Dinlediğim müziklerden çok etkilenirim. Bu yüzden dinleyince insanı sarhoş edecek müzikleri dinliyorum.

 

-Yüksek dozda hap alma olayına gelelim, psikolojik tedavi alıyorum, 1 hap içmem gerekirken 4 hap içiyorum :S Hoş kafa yapıyor :D

 

 

Bunları yaparken hissettiğim duygulardan, en nefret ettiğim duygu da;

 

-Endişe duygusu… insanların, kendisinin ilgi çekmek için böyle bir şey yaptığını düşünecekleri için

 

Bunu neden yaptığımı biliyorum ama elimden birşey gelmiyor :S Artık eskisi gibi kendime zarar vermiyorum, kurtuldum sayılır.

 

Allah, bu yolu seçen herkesin yardımcısı olsun.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Olay tamamen kişinin kendisiyle alakalı.. Karşısındaki kim olursa olsun, ister değer verilecek biri, ister değer verilmeyecek biri; kişi, o anda duyduğu öfkeyi, içine düştüğü yalnızlıkla bağdaştırarak kendisinden çıkarıyor.. Genel olarak bedene kesici cisimlerle zarar vermekle başlıyor bu.. İçindeki öfkeyi o anda kimseden çıkaramadığı için bir nevi bu öfkenin yaşanmasında kendisine de pay biçiyor ve acı çekerek rahatlamaya çalışıyor..

--------------------

Ayrıca "ibox" arkadaşım bu bir seçim değil.. Çaresizlik de değil.. Bu kişinin tamamen bilinçli bir şekilde yaptığı birşey...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

"Seçim" den kastım;

 

bilinçli bir şekilde kendine zarar vermeyi seçmek. Başka yollar varken inadına kendine zarar vermeyi seçmek.

 

Aslında bu konuda empati yapmak çok zor. Kimse, bu durumdaki insanların neler çektiğini anlıyorum diyemez :S Yaşamayan bilemez.

 

 

 

Ben bu yolu seçiyorum çünkü benim canımı yakan kişi, aşık olduğum kişi, anlıyacağınız üzere platonik aşk :( Ben ona zarar vereceğime kendime zarar veririm daha iyi. Acizliğmden nefret ediyorum. Bu yüzden kendimi çok sevdiğim söylenemez :(

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Böyle gördüğün için kendini yanılıyorsun işte.. Bunun tamamen psikolojik bir şey olduğuna kendini inandırmalısın.. Acizlik değil ki bilinçli olarak yapılıyor dediysek de bunu farkındalık olarak söylemiştim, bazen kişinin elinde de olmayabilir.. Diğer insanlar gibi başkalarına acı çektirerek hayatını kurtarmaktansa yani bir nevi onların acılarından beslenmektense, kendi acınla kendini öldür daha iyi.. Abartı tabi bu.. Ama bunun zavallılıkla yada acizlikle bir alakası yok asla..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kusura bakmayın, sanırım kendimi tam ifade edemedim. Acizliğim, bu yolu seçmeyi engelleyemem değil. En basitinden gücüm yetmediği için birşey yapamıyorsam, bu benim acizliğimdir diye düşünürüm. Bir olay karşısında elim kolum bağlı kalıyorsa bu benim acizliğimdir. Yanlış anlaşılmasın! olaydan kastım, kendime zarar vermek değil.

 

Mesela, aşık olmaman gereken bir kişiye aşık oldun. Eğer bu aşkını belli edersen, çok yakın bir arkadaşını (bu arkadaş, aşık olduğun kişi değil) kaybedeceksin. Aşkını belli etmiyorsun, ve sonucunda kendin acı çekiyorsun, aşkını belli edersen, bir arkadaşını kaybedeceksin ve bu da sana çok koyacak. Elinden hiç birşey gelmiyor. Bu durumda acizsin.

 

Ben de bu acizliğim sonucunda kendime zarar veriyorum. Artık bu huyumdan kurtuldum sayılır. Umarım anlatabilmişimdir. Senin dediğin de doğru, tamamen psikolojik bir durum.

 

Ben, "Ben acizim, bu huyumdan kurtulamıyorum." demiyorum. Bu çok saçma olur çünkü.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

13de sigara 14 yaşımda alkole başladım her gün içtim eve sarhoş olmadan gittiğimde o gün sabah olmuyordu. Bir kıza platonik olarak aşıktım. onu bir an düşünmemek için uyuşturucu bile kullanabilirdim. Ailemi çok üzdüm kollarımda jilet attığım façalar hala duruyor. Tam 7 yıl içkiden sonra askere gittim. ve ben askerdeyken aşık olduğum kız başkasıyla nişanlandı.. firar ettim çok geçmeden nizamiyenin köşesinde yakalandım komutan anlayışlıdı önce bir araba dayak yedim sonra 2 gün geç terhis oldum. Komutanın o sözlerini hiç unutmadaım; biliyorumki seni burada dayaktan öldürsem umrunda bile değil sen adam olmazsın. fakat terhisine az kaldı sende kurtul bende kurtulayım. Bana bak bir hayat böyle sürmez seni seven aileni kahretmeye hakkın yokki, artık bir karar vermelisin ya hayat devam ediyor yada bitmiştir. Bana kalırsa hayatını bir kızla mahvetmişsin bir kızın elini tutup, öpmemiş, herhangi bişey bile paylaşmamışsın, kendine bir fırsat ver bak neler yaşayacak neler paylaşacaksın. o zaman sorumlu olduğun sevdiğinden o kız aklına bile gelmez demişti. haksız sayılmadığını ben çok uzun zaman sonra anlamıştım. şuan 7 senedir alkol kullanmıyorum çok nadir içsemde artık kendimi kontrol edebiliyorum. sigarayıda yaklaşık 3 aydır içmiyorum çok kitap okuyor araştırmalar yapıyorum. Hayata yeniden başlıyorum geçmişten büyük dersler çıkararak.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Yapılmaması gereken bir davranış tabi ki ama bunu bu durumdan çıktıktan sonra anlıyorsunuz. Keşke olmasaydı dediğiniz zamanlar oluyor.Ayrıca geleceğinizle de oynamış oluyorsunuz (meslek seçiminde özellikle).

Yine de keşkelerle hayat geçmiyor.Evet yaptım yanlıştı ama bir daha olmayacak dediğinizde kurtulursunuz.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bu durumun yardımla fln düzeLeceğini sanmıyorum.Kişinin kendisiyle iLgili birşey bu. [şahsen] Sinirimi başka yolla atamıyorum , ayrıca rahatlatıyorda .. başka türlü atamıyorum üstümden gerginliği , siniri vs. .. eğer yapmazsam üstünden 2-3 gün geçse bile çok sinirli ve gergin oluyorum. [ denendi , onaylandı. ] Kolay birşey değil yani.. özellikle benim gibi küçük yaşlardan beri bu durumu yaşayanlar için hiç hiç kolay değil. Dediğim gibi "rahatlatıyor" . :confused:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

kendine zarar veren insanlara ılımlı yaklaşıyorum bunun adı ''self - destruction'' dır.

 

Kola, bacağa faça ya da çizik atmaktan ibaret değildir. kötülüğün bir türevidir. hissedebilen bir varlığın duyduğu acıdır ve edilgen bir kötülüktür. depresyon, korku, kaygı veya keder gibi duygulanımlar ile nükseder.. psikopatiye meğili olanları olanlarla birlikte emo kid diye tabir edilen türevleri de vardır.

Ama kaldıramadığım şey ''evil incarnate'' olarak tanımlanan etken kötülüktür. bu kişiler ereklerini hep güçte bulmaya çalışır ama iflah olduklarında pişmanlıklarını dile getirmeye gelirken mesihti peygamberdi bahane ederek kendilerini safa çekmeye çalışırlar. tuhaf olan şey gücü gerçekte bulduklarını sandıkları o yer acımasız asilerle doludur.

 

'No sympathy for the devil' (johhny depp in bir filminde lsd kullanımı sonucu hatırımdan çıkmayacak repliğidir bu.. zaten başroldeki durumu şeytanla bir ilgisi olmayıp daha çok konuşmacı ve anlatıcı niteliğindedir..

 

- Fear and loathing in las vegas -

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

küçüklüğümden beri sinirlendiğim olaylara ve kişilere her zaman fiziksel zarar vermemeye özen göstermişimdir ama kendime sinirlendiğimde kendimi çok ama çok kolay kontrol edebiliyorum ama içimde kendime zarar verme düşünceleri fırtınalarla nüksediyor, küçükken gözükmesini istemediğim için bacaklarıma sigara basardım , ve inanın o acı o kadar tarif edilemez tatlı bi duygu-his-zevk veriyorki yaşamayan bilemez ama hiç te bi yerlerimi kesmedim ve ya morartmadım bi tek küçükken duvara yumruk vururdum ve sigara basardım bacaklarıma ama artık pişmanım ve o tür davranışlarda bi daha da bulunacağımı zannetmiyorum ,,

--------------------

oh be yazdım da bi rahatladım neden se :D

Siyah karlaR tarafından düzenlendi
Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Üstteki Üyeye Şarkı Sözleriyle Cevap Verme

      heralde anlamışsınızdır ben bir şarkıdan bir söz yazıcam attaki üyede ona karşılk verirmiş gibi başka bir şarkıyla devam edicek ve onun verdiği cevaba karşılık onun altındaki bi şarkı sözü yazıcak     BAŞLIORUZ hey hey you you i don't like your boyfriend   Bkalm ne cvp verick...

      , Yer: Forum Oyunları

    • İnziva: İnsanın Kendine Yolculuğu

      İnziva ile ilgili denk geldiğim güzel bir yazıyı paylaşmak istedim.Yaşamın bize yüklediği misyonlar ve insanlığın kurduğu düzenin içinde bazen kendimizden uzaklaşıyoruz.Çevremizin bize yüklediği ve yaşamla mücadelenin içinde bazen nefes aldığımızı bile hissedemiyoruz.Algılarımız kapanıyor ve kendimize yabancılaşıyoruz.Bu noktada inziva konusu çok önemli benim için.Yola devam etmek için ihtiyacımız olan yakıt İNZİVAYA ÇEKİLMEKTİR bazen.                                                        

      , Yer: Witchcraft

    • Kendi Şiirinizi Paylaşın..

      KİMSİN Kİ SEN KİMSİN...??? kimsin ki sen kimsin sadece bir hiçsin ne bir uçan kuş nede bir dogan gİneş ne gökyİzİnde bir ay nede parlayan bir yıldız aslında zavallının birisin hiç hakkın yok kimseye laf atmaya hakaret etmeye kendi haline bakmadan karşıdakini tanımadan hiç hakkın yok bir söz bile söylemeye kimsin ki sen kimsin sadece bir hiçsin gİzel olsan ne yazarki o gİzellik kiminle özelki ne olursan ol kimsin sadece sıradan birisin ama hepsinden çok bir hiçsin kız san

      , Yer: Şiir

    • Goetia'daki 72 (Daemon) Şef Ruhun Kendi Kademelerine Göre Sınıflandırılması

      Şimdi bu başlığı okuyanlar diyecekler ki ''e var ya Türçe daemon listesi diye bir başlık''.Evet var ma iki içeriği karşılaştırdığınızda aradaki farkları görüceksiniz.   Not:Bu konu sağ-el yolunun içeriğidir. Ve çevirilerdeki yardımlarından dolayı aurorax a teşekkürlerimi sunarım.   (1.) BAEL.—İlk ana Ruh, doğuda hüküm süren kral, Bael olarak adlandırılmıştır. Seni görünmez yapar. Cehennemsel ruhların 66 lejyonundan fazlasına hükmetti. Birçok şekle bürünebilir. Bazen kedi, bazen kara kurbağas

      , Yer: Paranormal Varlıklar

    • Kendi Kendine Telkin (oto - ipnoz)

      Başlıktan da anlaşılacağı üzere telkin başlı başına bilimsel bir araştırma konusudur. Telkinden amaç şuuraltına bir takım emirlerin verilmesidir.   Şuuraltının özelliğinden dolayı, şuuraltımıza iletilen hemen hemen her emir çok kısa bir sürede fiziğe yansır ve verilen emir şuuraltı tarafından derhal yerine getirilir.   İnsan doğasının bu mucizevi özelliğini uzun yıllar önce farkeden çeşitli ülkelerdeki birçok araştırmacı, telkin üzerinde önemli çalışmalar gerçekleştirmiştir. Yapılan deneysel

      , Yer: Psişik Yetenekler

×
×
  • Yeni Oluştur...