Jump to content

Kolayca meditasyon yapmak ister misiniz?


Termevsimi

Önerilen Mesajlar

Kolayca meditasyon yapmak ister misiniz?

 

Meditasyon

http://www.bilinmeyen.com/uplimages/medi.jpg Meditasyonla ilgilenen, yapmak isteyen, deneyen bir çok

kimse kitap veya değişik makaleler gibi bir bilgi kaynağını

alarak veya meditasyon öğrettiğini iddia eden bir yere

mesela bir derneğe giderek işe başlar ve bu kişilerin büyük

bir çoğunluğu da hayal kırıklığına uğrar. Çünkü konu

kendilerine yanlış olarak anlatılır. Yaptığını ve bildiğini

iddia eden kişilerin büyük bir çoğunluğu da kendisine

"Anlamamış geri zekalı" dedirtmemek için yaparmış gibi,

bilirmiş gibi konuşur veya yazar fakat yurdumuzda

yayınlanmış ve anlatılmış meditasyon hakkındaki bilgilerin

hepsi de eksik veya yanlış.

Bu yazıyı okuyanların büyük bir çoğunluğunun da meditasyon

denemesi yaptıklarını ve başarılı olamadıkları için boş

verdiklerini, "Ben beceremiyorum" düşüncelerine

girdiklerini biliyorum. Aslında meditasyon inanamıyacağınız

kadar kolay ve sadece dört beş dakikada ne olduğunu

anlayabileceğiniz, on dakika uğraşırsanız da yapmaya

başlayacağınız birşeydir.

Bütün mesele şimdiye kadar, ne olduğunu bilmeyen kişiler

tarafından yanlış anlatılmış olmasındadır. Meditasyonu

anlatmak ve öğretmek için de ne öyle yüzlerce sayfalık

kitaplara ve ne de saatler ve günlerce süren konuşmalara

gerek vardır.

Benim rastladığım hemen hemen her kaynak meditasyon yapmayı

anlatmaya başlarken işin esası olarak "Zihninizi

durduracaksınız" veya "Zihninizi tamamen boşaltacaksınız"

veya "Hiç bir şey düşünmeyeceksiniz" diye başlıyor. Sonra

da bir sürü şey anlatıyorlar. Fakat bu zihni durdurmak,

boşaltmak, düşünmemek nasıl olabilir? Nedir? buna değinen

yok. Sanki bu zihin durdurmak, gözlerini kapatmak veya

kafayı kaşımak gibi insanın tabii bir işleviymiş gibi

bahsediyorlar. İşte başarısızlıklar da burada başlıyor.

Şimdi iddia ediyorum ki "Zihin durmaz!" Bu mümkün değildir.

Zihni durdurmak, düşünmemek, boşaltmak ancak bir ölünün

beyninde mümkün olabilecek birşeydir. Hatta ölülerin bile

beyin dalgalarının bir süre devam ettiği söylenir. İnsanın

veya hayvanın, fiziksel bir beyni olan bir canlının zihni

durmaz. Boşalmaz. Meditasyon yapmaya kalkıp da bunu

başaracağım diye uğraşan kimselerin de başarısız

olmalarının nedeni bu anlatımdır.

Bu şekilde anlatılmasının da bence tek sebebi o kitapları

yazanların, batıdan ya da isterse doğudan olsun, çeviri

yaparken olayı böyle anlamalarıdır. Tabii ki yurdumuzda da

neyin ne olduğunu anlayan ve uygulayan, uğraşa uğraşa

kendisine göre değişik bir yöntem bulmuş olan insanlar

vardır fakat bu kişiler kendi deneme yanılma deneyleri ile

bir sonuca ulaşmışlardır. Yazılı veya sözlü bir bilgiden

faydalanarak bunu başarmış değillerdir.

Konunun izahına geçmeden önce meditasyonun neden şart

olduğunu ve çalışılması gerektiğini biraz anlatmam

gerekiyor.

 

Değişik meditasyon teknikleri vardır. Bunların hepsini

bildiğimi iddia etmem bile saflık olur fakat sonuçta hepsi

bir noktada birleşirler. Peki meditasyon nedir, nasıl

yapılır?

 

ZİHNİ SUSTURMAK

Herşeyden önce bilinmesi gereken "Zihni susturmak"

kavramıdır.

Durup dikkatle kendinizi dinlerseniz farkedersiniz ki,

zihninizden devamlı olark bir takım kelimeler, zihinsel

sesler geçmektedir. Bu düşünürken, farkında olmadan

yaptığımız birşeydir. Birisini dinlerken bile zihin kendisi

kelimeler ve cümleler üretmese bile dinlediğimiz konuşmanın

bazı sözlerini tekrarlar. Hiç bir söz tekrarlamadığı

zamanlarda bile zihnimizden yerli veya yabancı saçma sapan

şarkı sözleri veya müzikler geçer. Bazı zamanlarda da

birisi ile yapacağımız ya da yaptığımız bir konuşmayı

bilerek veya bilmeyerek zihinsel olarak tekrarlarız. Bu

durum zihnin kendi kendisi ile konuşmasıdır. Öyle bir

haldir ki, bunu sesli olarak yapsak, yolda, işte, evde

böyle ilgisiz şeyler söylesek herkes psikiyatrik tedaviye

ihtiyacımız olduğunu düşünür.

İşte "Zİhni susturmak" zihnin bu konuşmasını durdurmaktır.

Bunu yapmak çok kolaydır fakat ilk başlarda sadece birveya

iki saniye sürer ve ne kadar zorlarsanız zorlayın,

kontrolünüz nederece güçlü olursa olsun bir an gelir ki,

zihinsel sesiniz hiç aklınızda olmayan bazı kelimeler

söylemeye, cümleler tekrarlamaya ve hatta küfürler

sıralamaya başlamıştır.

Zihninizi susturmayı başardıktan sonra yapılan çalışmalarla

bunu bir,iki dakikaya kadar uzatmanız çok kolaylaşır.

İşte zihni boşaltmak veya hiç birşey düşünmemekten

kastedilen budur. Zihin susturulur fakat durdurulmaz.

Zihninizin konuşmasını durdurduğunuz zaman da zihin durmuş

olmaz. Gözünüzün önünden bir sürü görüntü geçebilir.

Çevrede olan biteni farkedebilir, sesleri duyabilirsiniz.

Tabii bu meditasyon amacı ile sessiz bir yerde oturmayıp,

yolda yürürken zihninizi susturma denemesi yaptığınız

takdirde geçerlidir.

Şayet oturduğunuz, rahat bir ortamda zihnizi susturmaya

çalışıyorsanız ve gözünüzün önüne olmadık görüntüler

geliyorsa, doğru yoldasınız demektir. Bu görüntüler ister

resim şeklinde gözünüzün önüne gelen şeyler olsun, ister

zihinsel düşünceler olsun hiç farketmeksizin,

durdurulamazlar! Zaten amacımız bunları durdurmak da

değildir. Bu görüntü fışkırmaları bilinçaltımızın

temizlenmesidir. Hatta zaman zaman konsantremizi bozacak

kadar ani ve çarpıcı görünümler de olabilir. Merak etmeyin,

çıldırmıyorsunuz ve hayal de görmüyorsunuz. Sadece

bilinçaltınızda düğümlenmiş kirliliklerden arınıyorsunuz.

 

ZİHİN NASIL SUSTURULUR?

Bunu yapabilmek her durumda mümkündür ve özel bir hazırlığa

gerek yoktur fakat ilk başlamada durumu tam olarak

yaşayabilmek ve anlayabilmek için "Nefes teknikleri"

yazısında anlatılan birinci nefes tekniğini kullanmak

gerekir.

Rahat bir yerde oturun. Tercihen odanın ortasında ve bağdaş

kurmuş olarak oturmanız iyi olabilir. Bel kemiği zemine 90

derecelik durumda olmalıdır (Çalışma içinde yorulmak ve bu

dikliğin bozulması mümkündür. Bu olursa zarar yoktur). İki

eliniz, iki dizin üzerinde rahat bir konumdadır. Kafa

geriye kalkık veya öne eğilmiş değildir. Kafanın dikliği,

başın arkasının, bel kemiği ile aynı doğrultuda olmasına

yetecek kadardır. Yani sırtınızı ve başınızı, ensenizi bir

duvara dayamış gibi bir dikliktesiniz.

Önce on veya yirmi defa birinci nefes tekniğini

tekrarlayacaksınız. Nefes tekniği yapılırken düşüncelerin

daldan dala atlaması, ilgisiz konularra odaklanmaları

gerekmez fakat zihinsel bir zorlamaya da gerek yoktur.

Burada sadece ciğerler genişletilmekte, hazırlanmakdır.

Fiziksel bir aktivite içindeyiz.

Burundan kısa sürede ve hızla alınan nefes, nefes

tekniklerinde tarif edildiği gibi alınır. Bundan sonra

ağızdan ağır ağır verilir. Nefesin verilişi mümkün olduğu

kadar uzamalıdır. hava boşalınca karın adaleleri kasılıp,

içeriye çekilerek ciğerlerdeki son hava kırıntıları da

dışarıya atılır ve yeniden nefes alınır.

Nefes çalışmasını yaparken yorulduğunuz takdirde

duraklayıp, bir, iki normal nefes alıp vermeniz mümkün ve

gereklidir. Bu nefes tekniği ve zorlamalar ayrıca fazla

sigara içenlere de faydalıdır.

Birinci nefes tekniğini kararlaştırdığınız sayıda yaptıktan

sonra zihin susturma çalışmalarına başlayabilirsiniz.

Burada unutmamanız gereken şey şu anda meditasyon yapmayıp,

zihni susturmayı öğrendiğimizdir.

Önce gene aynı şekilde nefes alacaksınız ve aynı şekilde

nefesi boşaltacaksınız. Herşey birinci nefes tekniğindeki

gibidir. Nefesi boşaltıktan sonra karın adalelerinizi

kasarken normal nefes çalışmasından daha gevşek

davranacaksınız ve içerde çok az miktarda hava kalacak.

Boşalmanın sonunda nefesinizi tutacaksınız. Gözler

kapalıdır. Bu durumda yani ciğerlerde hava yokken nefes

tutmak, nefes aldıktan sonra nefes tutmaktan çok daha zor

ve kısa sürelidir. Nefesinizi tutuğunuz anda da zihninizin

konuşmasını susturacaksınız.

Bu durumun, bu şekilde çalışılmasının nedeni, ciğerler

boşken nefes tutulunca zihnin susturulmasının çok kolay

olmaıdır. Deneyin. Bu durumda iken zihinsel sesinizin

durmasının, normal bir zamanda veya ciğerlerde hava varken

durmasından çok daha kolay olduğunu göreceksiniz.

İçinde olduğunuz durum en fazla iki veya beş saniye

sürebilir. Bundan sonra ya nefesiniz tüknir ve nefes alma

ihtiyacı duyarsınız veya zihinsel konuşmanız tekrar başlar.

Her iki durumda da nefes alıp, baştan başlayacaksınız.

Zihinsel sesinizi uzun süre sustursanız da nefesinizi

tutmak için zorlamayın. Ciğerlerdeki en ufak zorlanmada

nefes alarak baştan başlayın.İşte nefesinizi tuttuğunuz o

kısacık anda zihinsel sesinizi durdurunca, zihni

susturmanın ne demek olduğunu anlaycaksınız.

Bu çalışmayı günde beş dakika ya da iki dakika yapmanız

yeterlidir. Zihninizi susturma ve nefes tutma süreniz

giderek artacaktır. Bu şekilde onbeşgün, bir ay çalıştıktan

sonra normal meditasyon çalışmalarına başlayabilirsiniz.

MEDİTASYON

Aynı şekilde oturacaksınız ve aynı şekilde önceden birinci

nefes tekniğini az veya çok sayıda uygulayacaksınız. Bundan

sonra normal nefes alış verişne geçeceksiniz. Hatta kısa

kısa ve az nefes almanız gereklidir. Başlarda gene nefes

verdikçe zihinsel sesinizi susturacak, tecrübe kazandıkça

da normal nefes alış verişi sırasında da, nefes gibi

şeylerle hiç uğraşmadan zihninizi susturmaya devam

edeceksiniz. Gözünüzde patlayan ışıklar, renkler,

görüntüler gibi şeyler konsantrenizi bozarsa baştan

konsantre olup devam edeceksiniz. Zihniniz konuşmaya

başlayınca tekrar susturacaksınız. İşte herşey bu kadar.

Bu çalışmaların on dakikadan fazla sürdürülmesi (Baştaki

nefes çalışmaları hariç) hem yorucu hem de gereksizdir.

Bu nefeslere ve meditasyona alışınca ilerki seviyelerde

yeni teknikler mantra ve enerki çekme ve yönlendirme

çalışmalarında kullanılacaktır fakat önce bunlarda ustalık

kazanmanız gereklidir, şarttır.

Meditasyon çalışmanızda görsel etkileri yani zihinsel

imajları durdurmaya çalışmayın. Hatta çalışmadan sonra

aklınızda kalan renk, görüntü gibi şeyleri not edin.

Çalışma sırasında bir mum yakılması, rahatsız etmeyen bir

elektrik ışığında olunması, tam karanlıkta oturulması gibi

şeyler mümkündür. Gözlerin kapalı olması gerekir fakat

tecrübe kazandıkça açık gözle de yapılabilir. Bulunulan

yerde mesela herhangi bir kokudaki bir çubuk tütsünün

yakılıp, yakılmaması tercihinize kalmıştır fakat bu gibi

şeyler, mümkünse çevreye ritüelistik, mabedimsi bir görünüm

kazandırmak açısından insanı motive edici faktörlerdir.

Ama bunlar olmasa da olur.

 

 

FİZİKSEL DENEYLER

Zihnizi susturmayı ve meditasyon halini başardığınız zaman

bunu fiziksel yansımalarını çok rahat görebilirsiniz. Örnek

olarak en sevdiğim deney kuş deneyidir. Kentteki büyük

camilerin avlularındaki ya da kuşlara yem atılan

meydanlardaki güvercin sürülerini herkes bilir. Yerdeki

güvercin topluluğuna doğru yürüyün ve zihninizi susturarak

meditasyon haline girin. Şayet kuşları düşünmez, ayağınızla

birisine çarpmaz, tekme atmazsanız normal bir yürüyüşle bir

tek kuşun bile havalanıp kaçmasına sebep olmadan kalabalık

bir kuş sürüsünün içinden yürüyüp geçebilirsiniz.

Şayet korkmuyorsanız mesela İstanbul, Kadıköy sahilindeki

ev hayvanı satılan pazar gibi bir yerde elinizi uzatıp

rahatça bir yılanı tutabilirsiniz. Zihinsel sesiniz

başlamadan yılan kıvranıp, kaçmaya çalışmaz.

Burada önemli olan hayvanları da düşünmeden hareketinizi

yapmanızdır. Bu deneyler yapılması gereken şeyler ve şart

olan şeyler değil. İsteyen deneyip, zihinsel aktivitenin

gerçekten de hayvanlar tarafından hissedildiğini görsün

diye yazıyorum.

Bir, iki yaşlarındaki bir çocuğa, yüzünüzü gözünüzü

buruşturup korkunç olmadan, normal bir yüz ifadesi ile,

hatta gülümseyerek fakat gözlerinizi kırpmadan ve zihninizi

susturarak bakarsanız, çok kısa bir an sonra çocuğun

korktuğunu veya ağlamaya başladığını görebilirsiniz.

 

alıntı

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok çok

teşekkürler sabahları kalktığımda zihnimin muhabbeti tavan yapıodu ev zaten 0 ın altı - 3 derece çıplağım giyinmem lazım birde o konuşmuyomu sabah sabah çıldırıcak gibi oluyodum

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

hiçbirşey düşünmemeyi başaramıyanlar için güzel bir bilgi fakat bunu yapabilenlere bu kadar yüklenmesini anlıyamadım yazının sahibini de yazsaydın keşke merak ettim.Arayıp nasıl hiçbirşey düşülemeyeceğini anlatma isterdim :)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ben gözlerimi kapatınca Tanrıya ve peygamberlere ağır cinsel hakaretler ve iğrenç şeyler geliyor gözümün önüne, içime şeytan mı girdi yoksa normal bir durum mu?

 

Bilinçaltınla ve inancınla alakalıdır. Öncelikle inanç konusunda araştırmalar yapıp içinde geçmişten kalma korkularınla yüzleşmeli, bunları içinden tamamen temizlemelisin.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ben gözlerimi kapatınca Tanrıya ve peygamberlere ağır cinsel hakaretler ve iğrenç şeyler geliyor gözümün önüne, içime şeytan mı girdi yoksa normal bir durum mu?

 

çok doğal. Aurora'nın dediği gibi içsel olarak onlara hakaret etmemiz gerektiğne dair dogmatik inancımız o kadar yoğun ki, bilinçaltı bu dogmayı yıkmak istiyor. Serbest bırak ve içinden akmasına izin ver, o bilinçaltı blokajı çözülecektir.

 

Şöyle örnek vereyim; garson, bir müşteriye tatlısı için krema götürür. Müşterinin burnu çok büyüktür ve garsona bu iletilmiştir. Garson müşteri ile konuşurken sürekli kendini baskılar "burnuna bakmamalıyım, burnuna bakmamalıyım". O kadar çok baskılar ki, en sonunda tatlınıza krema ister misiniz demek yerine "burnunuza krema ister misiniz?" der. Çünkü bilinçaltında burnu çok baskılamış ve bilinçaltı bu enerjiyi çözmek istemiştir. Dil sürçmelerinin çoğu bu tarz durumlara dayanır. Aynı bunun gibi.

 

Tanrı'ya kutsallık o kadar yoğun bir tabudur ki, küçüklüğümüzün belli bir evresinde bilinçaltındaki bu blokajdan dolayı kutsallığa hakaret etmek isteriz. Bastırırsak, rüyalarda, dil sürçmelerinde veya eylemlerinizde kendini gösterir. Çözümü baskılamamak, o enerjinin akmasına izin vermek. Bunu yaptığınızda tekrarlanmayacaktır. Ve eminim ki her şeye kadir yüksek iradeler de insan doğasının bu küçük oyunlarını hoşgörecektir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Ölmeden Önce YApmak İstedğin 3 Şey?

      Issız Bir adada arkdaşlarım arkdaşlarımın sevgilileri ve sevdiğim kızla yaşam mücadelesi vermek Sağlam bir kitap yazıp,okunduğunu görmek Ölmeden önce gülümsemek

      , Yer: Forum Oyunları

    • Meditasyon Soru Cevap Bölümü

      Bu bölüm meditasyon soru-cevap bölümüdür. Lütfen sorularınız sormadan önce aşağıdaki en çok sorulan sorular kısmını okuyunuz. -Sirius   ************************************************************     MEDİTASYON HAKKINDA ÇOK SORULAN SORULAR   1- Meditasyon Nedir ?   İnsanların neden meditasyon yaptığıyla ilgili genelde temel fikir günlük yaşamımız sırasında devamlı olarak algısal veri girişine maruz kalmamız ve zihinlerimizin daima düşünme sürecinde aktif olmasıyla ilgilidir. Gazete okuruz

      , Yer: Meditasyon

    • Sevdiğiniz Kokuları Söyler misiniz?

      İnsanı en hızlı bir şekilde yolculuğa çıkartan, farklı duygulara sürükleyen şey, kokulardır diye düşünüyorum.   Dünyada milyonlarca güzel koku varken birçoğundan bihaberiz. Gönüllü yahut zoraki olarak hapsolduğumuz şehirlerde sentetik kokuların içinde yaşayıp gidiyoruz.   Birçok parfüm, oda spreyi vs. kokusu bende anksiyeteye, çarpıntıya, migrene sebep oluyor.   Birkaç gündür bunu düşünüyorum; bir parfüm kokusu beni aniden huzursuz edebiliyorsa, bir başka koku aniden huzurlu da kılabilir o hâ

      , Yer: Gnoxis Cafe

    • Doğum haritamı biraz detaylıca inceler misiniz??

      Merhaba! Ben haritamla ilgili araştırıyorum lakin parça parça bilgiler olduğu için bir bütün anlam çıkaramıyorum. Bana yardım eder misiniz??  1/04/2001  Saat: 4.55

      , Yer: Astroloji

    • Aerokinezi İle İlgili Yardımcı Olabilir misiniz?

      Öncelikle herkese merhaba. 29 yaşındayım ve yağmurlu şimşekli rüzgarlı havaları çok severim. Rüzgarı hissetmeyi severim. Fırtınada kollarımı açıp gözlerimi kapatıp rüzgarın tenime dokunmasından aşırı mutluluk duyarım. Sanki rüzgarla birmişim gibi bir his kaplar içimi, huzur dolarım.  Bundan birkaç sene önce başladı her şey. Bir gün içimden gelen dürtü ile rüzgarı yönlendirmeye daha doğrusu havayı yönlendirip rüzgarı çağırmaya çalıştım ve oldu. Çok heyecanlanmıştım, sevinmiştim ama dedim tes

      , Yer: Telekinezi

×
×
  • Yeni Oluştur...