Jump to content

Vizyondakiler


schizophrana

Önerilen Mesajlar

05 Haziran 2009 Haftası Gösterime Giren Filmler

 

TERMİNATÖR: KURTULUŞ (TERMINATOR: SALVATION)

 

Özel efektleri ve etkileyici aksiyon sahneleriyle öne çıkan "Terminatör: Kurtuluş - Terminator Salvation'' vizyona girdi. Bilim kurgu efsanesi Terminator serisinin dördüncü halkası, hiç şüphesiz 2009 yazının en iddialı yapımlarından. Arnold Schwarzenegger'in rol almadığı ilk Terminator filmi olan Salvation ya da Türkçe adıyla Kurtuluş 2000 yılında Çarli'nin Melekleri filmini sinemaya uyarlayan yönetmen McG'nin imzasını taşıyor. Serinin çok beklenen ve kıyamet sonrası 2018 yılında geçen yeni bölümünde ''John Connor''u Christian Bale canlandırıyor. Fimde Bale'e, Anton Yelchin, Bryce Dallas Howard, Moon Bloodgood, Sam Worthington ve Helena Bonham Carter eşlik ettiği filmin senaryosunu John Brancato, Michael Ferris, Jonathan Nolan, Gale Anne Hurd, Anthony Zuiker ve James Cameron yazdı.

KÖRLÜK (BLINDNESS)

 

Gerilim ile romantizm ve dramı birleştiren ''Körlük - Blindness'' seyirci karşısına çıktı. 2008 Cannes Film Festivali'nin açılış filmi olan Körlük, dünyaca ünlü Nobelli yazar Jose Saramago'nun romanından beyazperdeye uyarlandı. Portekizli yazarın 1995 yılında yazdığı romanı sinemaya uyarlayan isim ise ''Tanrı Kent'' ile çok iyi eleştiriler almış ve en iyi yönetmen dalında Oscar adayı olmuş Brezilyalı sinemacı Fernando Meirelles.

Perdenin, bir şehirde, ne olduğu anlaşılamayan bulaşıcı bir körlük salgınının başlamasıyla açıldığı filmin konusu şöyle:

Adı bilinmeyen bir şehirde, ne olduğu anlaşılamayan bulaşıcı bir körlük salgını başlar. "beyaz körlük" olarak tabir edilen bu durumdan etkilenmeyen tek kişi bir göz doktorunun karısıdır. Yavaş yavaş herkesi etkisi altına almaya başlayan bu salgının yayılışını ve yaşanan kaos ortamını canlı canlı gören doktorun karısı, kendisini ve ailesini bu zor durumdan kurtarmaya çalışır.

Filmde Julianne Moore, Mark Ruffalo, Danny Glover ve Gael Garcia Bernal performanslarını sergiliyor.

AŞK UĞRUNA (POUR ELLE - ANYTHING FOR HER)

 

Pour Elle ya da Türkçe vizyon adıyla Aşk Uğruna beklenmedik bir şekilde hayatları alt üst olan evli bir çiftin yaşadıklarını anlatıyor.

Lisa ve Julien’in mutlu bir evlilikleri vardır ve oğulları Oscar ile birlikte Fransa’da şehrin civarında bir evde huzurlu ve sakin bir hayat yaşamaktadırlar. Ama bir sabah hayatları büyük bir sarsıntıya uğrar; olayla hiç bir ilişkisi olmamasına rağmen polis Lisa’yı cinayet suçu iddiasıyla tutuklar. 20 yıl hapis cezasına mahkum edilir. Ama Julien karısının suçsuz olduğuna inanmaktadır ve onu bu durumdan kurtarmak için elinden gelen herşeyi yapacaktır.

Fred Cavaye’nin imzasını taşıyan filmde Vincent Lindon, Diane Kruger, Lancelot Roch ile Olivier Marchal başrollerde.

EŞİNDE ÖLÜM VAR (DU SARAM YIDA - SOMEONE BEHIND YOU - VOICES)

 

Ölüm Var (Du Saram Yida - Someone Behind You - Voices) gösterime girdi. Ki-Hwan Oh’un yönettiği filmde Yoon Jin-Seo, Lee Ki-Woo, Park Ki-Wong ile Kim So-Eun rol alıyor.

Genç bir kız, ailesinden bir çok kişiyi ve arkadaşlarını hayal edilemeyecek kadar acımasız yöntemle öldüren bir “lânet” tarafından izlenmektedir. Genç kız, lânet tarafından kurban edilmeden önce bu canice gizem ardındaki sırrı bulmaya çalışmaktadır.

ntv/msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

12 Haziran Haftası Gösterime Giren Filmler

Hain (Traitor)

 

Jeffrey Nachmanoff’un yönettiği ve Don Cheadle, Guy Pearce, David Hoberman ile Jeffrey Silver’ın oynadığı Hain (Traitor), bugün vizyona girdi.

FBI ajanı Clayton’un yürüttüğü uluslararası komploya ait soruşturmada ipuçları eski özel harekât subayı Horn’u işaret eder. Soruşturma timi, Horn’un yasadışı eylemlerini komployla ilişkilendirir fakat kanıtlar çelişkilidir. Hedefinin eski askeri mi, yoksa daha karmaşık şeyler mi olduğu konusunda tereddüde düşen Clayton, gerçeği gün ışığına çıkarmak için Horn’un izini sürmeye başlar.

 

 

Aşk Ateşi (The Burning Plain)

 

Guillermo Arriaga’nın yönettiği ve Charlize Theron, Kim Basinger, Jennifer Lawrence ile Jose Maria Yazpik’in oynadığı Aşk Ateşi’nin konusu şöyle:

Bir restoranda işletmeci olan Sylvia gizemli bir kadındır. Maria ise Meksika’da babası ve en yakın arkadaşıyla mutlu mesut bir hayat sürmektedir. Ancak trajik bir kaza her şeyi değiştirir. Mariana ve Santiago, beklenmedik bir şekilde aşık olurlar. Terk edilmiş bir karavanda, Gina ve Nick arasında yaşanan yasak aşkın fırtınası, Sylvia ve diğer karakterlerin hayatlarını bambaşka bir şekle sokar.

 

Lanetli Ev (The Haunting in Connecticut)

 

Peter Cornwell’in yönettiği ve Virginia Madsen, Kyle Gallner, Martin Donovan ile Amanda Crew’in oynadığı Lanetli Ev’in konusu şöyle: Campbell ailesinin yeni taşındıkları evleri akıl almaz olaylara tanık olmuş bir cenaze evinden dönüştürülmüştür. Evin sahibinin medyum oğlu Jonah, ruhani varlıkların diğer tarafa geçebilmesine fırsat yaratan şeytani bir ulak görevi görmüştür. Şimdi, ölülerle iletişim kurabilen Jonah her şeyden habersiz aileyi farklı türde bir dehşete boğmak üzere dönmüştür ve korkunç şeyler olmak üzeredir.

 

Kanlı Hesaplaşma (Shinjuku Incident)

 

Derek Yee’nin yönettiği filmin oyuncuları Jackie Chan, Naoto Takenaka, Daniel Wu ile Xu Jinglei. Steelhead, Tokyo’ya giden kız arkadaşı Xiu Xiu’dan haber alamayınca onun peşinden yola koyulur. Tokyo’ya ulaştığında buradaki Çinli göçmenlerin çetelerin baskısı altında olduklarını görür. Kız arkadaşı Xiu Xiu ise Japon kimliği edinmiş ve Eguchi ile evlenmiştir. Eguchi, bir rakibini yenmesine yardım eden Steelhead’e güvenir ve gece kulüplerinin yönetimini verir. Fakat bu huzurlu yaşamı uzun sürmez.

Adamım Benim (I Love You, Man)

 

John Hamburg’un yönettiği ve Paul Rudd, Jason Segel, Rashida Jones ile Andy Samberg’in oynadığı Adamım Benim’in konusu şöyle: Peter, Zooey ile evlenmek üzeredir ancak nikâhında sağdıçlık yapacak erkek arkadaşı olmadığını fark eder. Bunun üzerine bir sürü erkekle dostluklar kurmaya çalışır. Sonunda Sydney ile arasında sağlam bir dostluk ortamı oluşur. Ancak iki erkeğin birbirine yakınlaşması hızlandıkça Peter’in Zooey ile ilişkisinde sorunlar başlar. Peter bir tercih yapmak zorundadır. Ya nişanlısını, ya da yeni bulduğu “kardeşini” seçecektir.

ntv/ msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

26.06.2009 Haftası

 

Bir Kadının Seks Günlüğü (Diary Of A Sex Addict)

 

Christian Molina’nın yönettiği ve Belen Fabra, Leonardo Sbaraglia, Llum Barrera ile Geraldine Chaplin’in oynadığı Bir Kadının Seks Günlüğü bugün gösterime giriyor. Valérie Tasso’nun aynı adlı romanından uyarlama olan film seks bağımlısı bir kadın olan Val ve onun günlükleri üzerine kurulu.

 

 

 

Val iyi eğitimli, yöneticilik yapan, çekici, duygusal ve genç bir kadındır. Tüm bu olumlu özelliklerinin yanında Val’in hayatını oldukça zorlaştıran bir bağımlılığı vardır. Bir nemfoman yani seks bağımlısı olan bu genç kadın doyumsuz cinsel açlığını gidermek için farklı insanlarla ilişki içine girer. En saf duygularını ve en samimi itiraflarınıysa kişisel günlüğünde saklar. Kiminle ve ne zaman isterse birlikte olan bu genç kadın için seks bir yaşam biçimi haline gelmiştir. Bu yaşam tarzı onu aşkın ve hayat kadınlığının en uç noktalarına götürür.

Pek Yakında (Coming Soon)

 

Bir korku filminde sizi en çok korkutan şey nedir? Bir hayaletin beklenmedik biçimde aniden kaybolması mı? Ana karakter, hemen arkasındaki hayaleti farketmediğinde mi? Film boyunca izlediğiniz kişinin aslında hayalet olduğunu öğrenmek mi? Peki ya bir gün yalnız başınıza evinize döndüğünüzde, izlediğiniz korku filminin sizi kovalamasına ne dersiniz? Sopon Sukdapisit'in senaryosunu yazıp, yönettiği filmin başrollerinde Chantavit Dhanasevi, Worakarn Rojanawatchra oynuyor.

 

 

Yönetmen anlatıyor:

“Çocukların hayal gücü geniştir” lafına sonuna kadar inanıyorum. Ben de o gördüğü, duyduğu herşeyi alıp, onlarla ilgili hayal dünyası yaratan çocuklardan biriyim; özellikle de korku filmleri seyrederken. Yetişkin birisi film izlediğinde, film bittiği anda bir rahatlama gelir. Ama çocuklar için (benim için de) asıl korku dolu anlar o sırada başlar çünkü hayal gücü açığa çıkar. Yetişkinler bunun saçma olduğunu ve görüklerinin“sadece bir film” olduğunu söyleyeceklerdir. Bense içimden “ya değilse” diye düşünürüm. COMING SOON filmi de benim bu çocukluk hayallerimden çıktı. Bunlar ya hayal değilse? Ya size de olursa?”

 

Transformers: Yenilenlerin İntikamı

 

“Transformers: Revenge of the Fallen”, 2007 yılında izleyicinin büyük beğenisini kazanan ilk “Transformers”ın devamı. İnsanoğlunun Autobotlar ile Decepticonlar arasındaki savaşın ortasında kalmasını anlatan filmin yönetmenliğini ilk filmde olduğu gibi yine Michael Bay üstlenirken, prodüksiyon amirliğini Steven Spielberg yaptı. Başrollerinde Shia LaBeouf – Megan Fox ikilisinin bir kez daha kamera karşısına geçtiği ikinci filmde izleyiciler daha fazla robotla tanışırken maceranın boyutları, başta Mısır olmak üzere daha çok ülkeye yayılacak.

Senaryosunu Roberto Orci ile Alex Kurtzman’ın yazdığı “Transformers – Revenge of the Fallen”ın çekimleri, 2008 yılında Mart – Kasım ayları arasında hayata geçirildi. Ağırlıklı çekim mekanı Amerika Birleşik Devletleri olurken filmin bazı bölümleri Mısır gibi ülkelerde çekildi.

İkinci filmin konusu kısaca şöyle: Sam Witwicky (Shia LaBeouf), Transformers’ın kökenleri ve dünya üzerindeki tarihçesi konusunda yeni detaylar keşfeder. Topladığı bilgiyi ele geçirmek isteyen şeytani ruhlu Deceptionlar onun peşindedir. En büyük mücadele, Mısır’daki Giza piramitlerinde gerçekleşecektir. Çünkü aranan tapınak bu bölgededir.

 

 

 

ntv/msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

mesela ben Knowing(kehanet) filmini izledim.. okuduklarımdan yola çıkarak kaçırmamam gerektiğini düşünmüştüm.. izlediğim diğer filmlerle mukayese ettiğimde vasat üstü olduğunu söyleyebilirim.. ve bir mutlu son bekliyorsanız.. (hani genelde başrol oyuncuları için iyi bir sonla biter ya..) heveslenmeyin derim..

film başladığında bolca gerilim sahneleriyle karşılaşacağınızı düşünürken.. pek de öyle olmuyor..(Lucinda)

 

http://www.aceshowbiz.com/images/still/knowing33.jpg

 

filmin özellikle 2012 fanatikleri ve komplo teorilerine ilgi duyanları saracağına inanıyorum.. eleştirmen değilim.. ama kendi zevkime göre 10 üzerinden 6 veya 7 verebilirim..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

03.07.2009 Haftası

 

BUZ DEVRİ 3: DİNOZORLARIN ŞAFAĞI

 

Carlos Saldanha ile Mike Thurmeier’ın yönettiği ve Simon Pegg, Seann William Scott, John Leguizamo ile Denis Leary’nin seslendirdiği animasyon film ''Buz Devri-3 Dinozorların Şafağı''nı (Ice Age 3: Dawn Of The Dinasaurs) vizyona girdi. İlk 2 filmde seyirciyi hayran bırakan tüm özelliklere daha fazla komedi, aksiyon ve görsel bir anlatımın eklendiği filme 3 boyutlu sinemanın sihri de eklende. Film, alt yazılı, dublajlı ve 3D seçenekleriyle 262 salonda Türk seyircisiyle buluştu.

Her yaştan izleyicinin sevgisini kazanan filmin Türkçe seslendirmesi, Ali Poyrazoğlu, Haluk Bilginer, Yekta Kopan ve Altan Erkekli tarafından yapıldı.

Kendilerini birden gizemli bir yeraltı dünyasında bulan ekip, karşılaştıkları dinozorlar, duran değişik hayvan türleri, yeni bir bitki örtüsü ve tek gözlü, acımasız dinozor avcısı gelincik Buck ile heyecan dolu ve bir o kadar da eğlenceli bir maceranın ortasında kalırlar.

 

 

 

SENİ O KADAR ÇOK SEVDİM Kİ

 

Philippe Claudel’in yönettiği ve Kristin Scott Thomas, Elsa Zylberstein, Serge Hazanavicius ile Laurent Grevill’in oynadığı Seni O Kadar Çok Sevdim Ki (Il y a Longtemps Que Je t’aime - I’ve Loved You For So Long), izleyiciyle buluştu.

Juliette ve kendisini reddeden ailesinin 15 yıl boyunca hiçbir bağı olmamıştır. Hayat onları ayırmış olsa da kardeşi Lea, ona kocası Luc, babası ve kızları ile yaşadıkları evin kapılarını açar. Hepimizin sahip olduğu sırlar, içinde bulunduğumuz hapsolma halleri ve paylaşılan yalnızlığa dair bir film.

 

 

 

 

İÇİMİZDEKİ DÜŞMAN

 

Florent Siri’nin yönettiği ve Benoit Magimel, Albert Dupontel, Aurelien Recoing ile Marc Barbe’nin oynadığı İçimizdeki Düşman (L’Ennemi Intime – Intimate Enemies), sinemalarda yerini aldı.

Cezayir’de yaşanan savaş sırasında Fransız ordusunda bir bölüğün komutanı öldürülünce Teğmen Terrien, bölüğün başına getirilir. Bölükte hayattan ümidini kesmiş Çavuş Dougnac ile tanışır. Savaş ortamının zorlukları iki askerin kişiliklerini sınayacaktır. İsimsiz bir savaşta kaybolmuş iki asker, aslında en büyük düşmanın kendileri olduklarını fark edeceklerdir.

 

 

 

 

İÇİMDEKİ ŞEYTAN

 

Parkpoom Wongpoom ile Banjong Pisanthanakun’un yönettiği ve Marsha Wathanapanitch, Withaya Wasukraipaisan ile Rachanu Boonchuduang’ın oynadığı İçimdeki Şeytan (Alone), vizyona girdi.

Pim’in Kore’de sürekli işi ve iyi arkadaşları vardır, evlilikleri normal gitmektedir. Bu durum Tayland’tan bir telefon gelmesine kadar sürer. Gelen haberde Pim’in annesinin hastalığına bir türlü teşhis konulamadığı ve çok hasta olduğu, dönmeleri gerektiği söylenir. Pim, Tayland’a vardığında geçmişte yaşadığı acı olayları hatırlar.

 

 

 

ntv/msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kısa bir aradan sonra devam edelim :)

14.08.2009 Haftası

Kız Kardeşimin Hikayesi (My Sister’s Keeper)

Ünlü aktris Cameron Diaz'ın, kızı kanser hastası olan bir anneyi canlandırdığı ''Kız Kardeşimin Hikayesi-My Sister's Keeper'' gösterime girdi.

Yönetmenliğini Nick Cassavetes'in yaptığı filmin senaryosu, Jeremy Leven ve Nick Cassavetes imzasını taşıyor. Jodi Picoult'nun kitabından beyaz perdeye uyarlanan filmde, Diaz'ın yanı sıra, Abigail Breslin, Walter Raney, Sofia Vassilieva, Heather Wahlquist, Jason Patric, Evan Ellingson ve Alec Baldwin rol alıyor.

Filmin konusu kısaca şöyle:

Sara (Cameron Diaz) ve Brian Fitzgerald (Jason Patric) kızları Kate'in (Sofia Vassilieva) lösemi olduğunu öğrenir. Çocuklarının sadece bir kaç yıl ömrü kalmıştır. Bunun üzerine çift Kate'e, donör olması için Anna (Abigail Breslin) adında bir bebek sahibi daha olur.

İlk yaptıkları şey Anna'nın göbek bağından alınan kanı kullanmak olur. Yıllar geçtikten sonra artık Anna'dan Kate'e kemik iliği nakli yapılması gerekir. Kate'in böbrek nakline de ihtiyacı olur. Bu olanların üzerine Anna, ailesinin onu bu amaçla kullanmasından dolayı onlara dava açar. Bu karar tüm aileyi parçalar. Çünkü Kate'e böbrek nakli yapılmazsa ölecektir...''

Tıkanma (Choke)

Tüm dünyada büyük yankı uyandıran Dövüş Kulübü'nün (Fight Club) Chuck Palahniuk’un “Tıkanma” adlı romanından uyarlanan ahlaksız, hınzır ve psikotik bir komedi. Clark Gregg’in yönettiği ve Sam Rockwell, Anjelica Huston, Kelly MacDonald ile Brad William Henke’in oynadığı Tıkanma ''Choke'', seks bağımlılığı, aşk, anne-oğul çekişmesi, yaşlanma korkusu gibi konuları incelikli şekilde işleyen başarılı bir kara mizah örneği. Modern aileyi ve bencil toplum düzenini yerden yere vuran film Sundance Film Festivali 2008 Özel Jüri Ödülü aldı

Filmin konusu kısaca şöyle:

Tıp fakültesini bırakan Victor (Sam Rockwell) gündüzleri Kolonyal Dönem’in canlandırıldığı tematik bir parkta çalışan bir seks bağımlısıdır. Pahalı bir bakımevinde kalan Alzheimer hastası annesi Ida’nın (Anjelica Huston) masraflarını karşılamak için “ilginç” bir yol bulmuştur.

Lokantalarda boğazına takılan yiyecekle boğulma numarası yapmakta, kurtaran kişinin kendisinden sorumlu olmasını sağlamaktadır. Böylece, kurtaran kahramanlaşmakta, sıkıcı hayatının bir anlamı, arkadaşlarına gurur duyarak anlatacağı bir hikâyesi olmakta, daha sonra da hayatını kurtaran kişiden kendini sorumlu hissederek, ona sık sık yardım etmektedir.

Victor’ın, annesinin hastalığına sebep olan çarpıcı gerçekleri öğrenmesiyle hayatı hiç beklemediği şekilde değişir.

Kan Gölü (Eden Lake)

Gerilim-korku türünün örneklerinden ''Kan Gölü-Eden Lake'' de sinema sevenlerle buluştu. James Watkins'in yönettiği ve senaryosunu yazdığı filmde, Kelly Reilly, Michael Fassbender, Tara Ellis, Jack O'Connell, Finn Atkins ve Jumayn Hunter'ın rol alıyor.

Filmin konusu:

Anaokulu öğretmeni Jenny (Kelly Reilly) ve sevgilisi Steve (Michael Fassbender), romantik bir hafta sonu için orman içinde bulunan bir göl kenarına giderler. Fakat bu sakin ve huzurlu yerde ortaya çıkan gençler, kendilerini çifte kanıtlamak için güç gösterisine girip şiddet uygulamaya başlayınca, olaylar kendiliğinden gelişir ve ''kedi-fare kovalamacası'' vahşete dönüşür.''

ntv/msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

22/08/2009 Haftası Vizyona Giren Filmler :

 

Soysuzlar Çetesi (Inglorious Basterds)

 

Ünlü yönetmen Quentin Tarantino'nun kamera arkasına geçtiği ''Soysuzlar Çetesi-Inglorious Basterds'' seyirciyle buluştu.

 

 

 

Brad Pitt, Samuel L. Jackson, Diane Kruger, Melanie Laurent, Christoph Waltz, Eli Roth, Mike Myers ve B.J. Novak'ın rol aldığı filmin senaryosu da Quentin Tarantino imzasını taşıyor. Alman işgali altındaki Fransa'da başlayan öykü şöyle gelişiyor:

 

 

Çok sevdiği ailesinin, Nazi Albay Hans Landa'nın (Christoph Waltz) tarafından katledilmesine tanıklık eden Shosanna Dreyfus (Melanie Laurent), katliamdan kıl payı kurtularak Paris'e kaçar. Orada sinema salonu sahibi ve işletmecisi olarak yeni bir kimlik edinir. Aynı günlerde Avrupa'nın başka bir köşesinde Teğmen Aldo Raine (Brad Pitt), Yahudi askerler tarafından kurulan bir grubu, düşmana karşı misilleme yapma amacıyla organize etmektedir. Raine'ın grubu, Nazi Almanyası'nın önde gidenlerine zarar verme misyonunu üstlenmiştir. Bu amaçla, Alman sinema oyuncusu ve gizli ajan Bridget Von Hammersmark (Diane Kruger) ile işbirliği yaparlar.

Shasoanna'nın kendi intikamını alma planlarını yaptığı bir sinema salonunun çatısı altında hepsinin kaderleri kesişecektir.

 

 

 

O’Horten

 

Bent Hamer’ın yönettiği filmde Baard Owe, Espen Skjonberg, Githa Norby ile Bjorn Floberg oynuyor.

"Yumurtalar", "Factotum", "Mutfak Hikayeleri", "Güneşli Bir Gün" filmleriyle kendine has üslubunu ortaya koyan Norveçli yönetmen, film ile Cannes Film Festivali’nin ‘Belirli Bir Bakış‘ bölümüne konuk oldu. Filmin konusu kısaca şöyle:

Trenin mühendisi kendisini almaksızın istasyonu terk ettiği an, mühendis Odd Horten (Bard Owe), önünde uzanan geleceğin basılı zaman çizelgeleri ve iyi bilinen istasyonlar olmaksızın geçecek bir yolculuk olduğunu anlamıştır. O’Horten dakik bir demiryolu ağının bir parçası olarak yolculuk ettiği 40 yılın ardından emekli olmaya mecbur edilmiştir ve platform onun için artık güven dolu bir yer değildir. Düzenli ve yalnız varoluşu yerini olasılık dışı serüvenlerle ve şaşkınlık verici ikilemlerle dolu bir geleceğe bırakmak üzeredir: Horten uçakla seyahat edebilecek midir? Ödüllü teknesini eninde sonunda satacak mıdır? Peki nasıl kendisini bir çift yüksek topuklu kadın ayakkabısının içinde bulmuştur? Ya direksiyonda gözleri bağlı bir adamla yaptığı kabus gibi yolculuktan kurtulabilecek midir? Yaşlanmakta eğlenceli bir taraf olduğu test edilip onaylanmıştır ve gülümseyerek, yaşamı kendine özgü görkemiyle kucaklamayı başarmamız için ille de yaşlı Norveçliler olmamıza gerek yoktur. İnsanlık haline mükemmelce eğri bir açıdan bakan Bent Hammer bize sıcaklığın, bir doz melankolinin ve evrensel cazibenin sarmaladığı absürd bir manzara sunuyor...

 

 

Gerilim Hattı

 

Abel Ferry’nin yönettiği filmde Fanny Valette, Nicolas Giraud, Justin Blanckaert ile Raphael Lenglet oynuyor. Filmin konusu kısaca şöyle:

Bir grup arkadaş eğlenceli bir tırmanış yapmaya karar verir. Tırmanış rotası kapalı olsa da yollarına devam ederler. Göze aldıkları bu tırmanış, gittikçe daha riskli ve tehlikeli bir hal alır ve kazalar birbirini izler. Yolun kapalı olmasının bir nedeni vardır. Önce Fred kaybolur, ardından hava kararmaya başlar. Yolculuk korkunç bir kâbusa dönüşür.

 

 

 

 

 

ntv/msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

http://media1.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/K%C3%BClt%C3%BCr%20Sanat/Sinema/090828filmler.hlarge.jpg

 

 

Günışığı Temizleme Şirketi

Christine Jeffs'in yönettiği ve Amy Adams, Emily Blunt, Alan Arkin ile Jason Spevack'ın oynadığı 'Günışığı Temizleme Şirketi/ Sunshine Cleaning', hayatın zorluklarıyla cebelleşen bir aileyi anlatıyor.Bu duygusal komedi türündeki 'Günışığı Temizleme Şirketi'nde, iki kız kardeşin büyüğü Rose, çocuğunu tek başına büyüten bir annedir. Küçüğü Nora ise yetişkinlikten kaçmak için her şeyi dener. Birlikte Rose'un oğlu Oscar'a bakarlar, babalarını da beladan uzak tutmaya çalışırlar ama geçinebilmek için çalışmaları gerekir.

Mavi Fil

Kompin Kemgumnird'in yönettiği ve Timuçin Esen, Ozan Güven ve Ezgi Mola'nın seslendirdiği animasyon film ''Mavi Fil/ The Blue Elephant'ın orijinal seslendirmesini Jeremy Redleaf, Carl Reiner, Thomas Sharkey, Martin Short gibi dünya yıldızları yaptı. Senaryosu Amraporn Pandinthong ve Evan Spiliotopoulos'a ait filmin kahramanı Khan Kluay, kayıp babasını bulmak için yolculuğa çıkan genç bir fildir. Bu yolculuğunda dostluk, cesaret ve fedakarlık gibi anlamlı şeyler öğrenir. Yeni keşfettiği kavramların aslında babasının ruhuyla ona geçmiş olduğunu ve içinde var olduğunu fark eder. Bir arada yaşamayı öğrendiği insanlarla filler arasındaki ilişkiyi anlar.

Son Durak 4 - 3D

''Ölümü atlatamazsın'' teması üzerine oluşturulan korku serisinin dördüncü filmi olan ''Final Destination 4/Son Durak 4'' üç boyutlu olarak vizyona girdi. David R. Ellis'in yönettiği, senaryosu Eric Bress'e ait filmin başrollerini Bobby Campo, Shantel Vansanten, Nick Zano, Haley Webb ve Mykelti Williamson paylaşıyor.

Serisinin son ama 3 boyutlu ilk filmi olan ''Son Durak 4''ün konusu ise şöyle: ''Nick ve arkadaşları, hafta sonunda araba yarışı izlemeye giderler. Bu sırada Nick, yarışın yapıldığı stadyumda çok büyük bir kaza meydana geldiğini, insanların öldüğünü ve stadyumun izleyicilerin üzerine yıkıldığını görür. Nick, bu gördüklerinin birazdan yaşayacakları bir felaket olduğunu fark ederek, 12 kişiyi kendisi ile birlikte stadyumdan çıkmaya ikna eder ve böylece kazadan kurtulmuş olurlar ama ölüm yarım kalan işini bitirmek için geri döner. Stadyum kazasından kurtulanları çok daha korkunç kazalar beklemektedir.''

 

 

ntv/msnbc

 

 

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

http://img79.imageshack.us/img79/6295/poster1db3.jpg

Fight Club / Dövüş Kulübü'nün yazarı Chuk Palahniuk'un aynı adlı romanından uyarlanan Tıkanma, modern aileyi ve bencil toplum düzenini yerden yere vuran, çarpık bir mizah anlayışıyla örülü, gayet sivri bir komedi-dram. Bu bağımsız yapımın anti-kahramanı Victor, bir seks bağımlısı. Üstüne üstlük, annesi Ida, Alzheimer hastası. Victor, annesinin hastane masraflarını karşılamak için pahalı lokantalara gidip sonradan para sızdırmak için boğazına yemek kaçmış numarası yapıyor. Victor'un hayatı, annesi için yeni bir tedavi yöntemi öneren doktor Paige'le tanıştığında değişiyor.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

http://media4.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/K%C3%BClt%C3%BCr%20Sanat/Sinema/090925filmler.hlarge.jpg

 

25 Eylül Haftası

 

 

Suretler

Jonathan Mostow'un yönettiği ve Bruce Willis, Radha Mitchell, Rosamund Pike ile James Francis Ginty'nin oynadığı 'Suretler/ Surrogates' filmi, FBI ajanlarının bir üniversite öğrencisinin gizemli cinayetini araştırmasıyla başlar.

Bu öğrenci, insanların kusursuz robot versiyonlarının yaratıcısı olan kişiyle bağlantılıdır ve uzaktan kumandalı makineler olan suretler, insanların evlerinden çıkmadan yaşamalarına imkan tanımaktadır.

 

 

 

 

--------------------

Ricky

François Ozon'un yönettiği ve Alexandra Lamy, Sergi Lopez, Melusine Mayance ile Arthur Peyret'nin oynadığı ''Ricky'' filmi, İngiliz yazar Rose Tremain'in Moth adlı kısa öyküsünden uyarlandı. Alelade insanlar olan Katie ile Paco tanışmasının ardından sihirli değnek değmişçesine bir mucize gerçekleşir ve iki genç birbirlerine aşık olur. Olayların gelişmesiyle iki gencin aşklarının olağanüstü meyvesi olan Ricky adında müthiş bir bebek dünyaya gelir ve olaylar gelişir.

 

 

 

11'e 10 Kala

Pelin Esmer'in yönettiği ve Nejat İşler, Mithat Esmer, Tayanç Ayaydın ile Laçin Ceylan'ın oynadığı ''11'e 10 Kala'' filminin konusu şöyle: ''Tutkulu bir koleksiyoncu olan Mithat Bey için İstanbul, koleksiyonları kadar sınırsız bir değerdir, Ali için ise kapıcısı olduğu Emniyet Apartmanı ve yakın çevresi demektir. Apartmanın diğer sakinleri, deprem endişesi ve daha değerli bir eve sahip olma tercihiyle binayı yıkıp yeniden inşa etmek isteyince, Mithat Bey'in koleksiyonları uğruna verdiği savaşların en zorlusu başlar. Artık apartman, yalnız yaşayan bu iki adamın ortak kaderidir''

 

Sarı Saten

Mehmet Çoban'ın yönettiği ve Hatice Balaban Çoban, Menderes Samancılar, Anton Algrang ile Lisa Hahn'ın oynadığı ''Sarı Saten: Günahkarların Aşkı'' (Der Gelbe Satin-Yellow Satin) filmi, zorla evlendirilmek isteyince evinden kaçan 17 yaşındaki Meryem'in, sığındığı dayısının oğlu Bilal'in cinsel şiddetine maruz kalmasıyla başlar.

 

Kadın Aklı Erkek Aklı

İsyan eden Meryem'e taksi şoförü Galip Abi yardım eder ve onu koruma altına alır ve aradan 17 yıl geçer. Bu defa da Meryem'in 17 yaşındaki kızı Esra'nın aynı tehlikeyle karşılaşmasıyla olaylar gelişir. Robert Luketic'in yönettiği ve Katherine Heigl, Gerard Butler, Eric Winter ile John Michael Higgins'in oynadığı 'Kadın Aklı Erkek Aklı/ The Ugly Truth' filminin konusu şöyle: ''Abby, bekarlığı dışında her soruna anında çözüm bulabilen bir televizyon programı yapımcısıdır. Reytingleri düşüş gösterince, işe yeni alınmış Mike ile ekip olmak zorunda kalır. Erkekler hakkında ipuçları vermekte olan bölümünün reytinglerdeki ani artışı, Mike'nin yerini garantiler. Abby, bekar komşusu Colin ile tanıştığında ise doğru hamleleri yapmak için Mike'nın görüşlerine ihtiyacı olduğunu anlar.''

 

 

 

ntv/ msnbc

schizophrana tarafından düzenlendi
Ardarda Atılan Mesajlar Birleştirildi
Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

02 Ekim 2009 Haftası

http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/K%C3%BClt%C3%BCr%20Sanat/Sinema/091001F%C4%B0LMLER.hlarge.jpg

Karanlıktakiler

Çağan Irmak'ın yönettiği ve Meral Çetinkaya, Erdem Akakçe, Derya Alabora ile Şebnem Dilligil'in oynadığı ''Karanlıktakiler'' filminin konusu ise şöyle: Egemen, 30'lu yaşlarını aşmış, bir reklam ajansında çalışan ve annesi Gülseren ile aynı evde yaşamak zorunda olan genç bir adamdır. Hayat, Egemen için, evlerinin içine gizlenmiş ufak bir cehennem gibidir. Gülseren içinse Egemen hayattaki tek varoluş nedenidir. Patronu Umay'a duyduğu ilgi genç adam için büyük bir açmaz, annesinin varlığı ise bu ilgi önünde koca bir engeldir.

Son Veda

En İyi Yabancı Film dalında Oscar kazanan Yojiro Takita'nın yönettiği ve Masahiro Motoki, Ryoko Hirosue, Tsutomu Yamazaki ile Kazuko Yoshiyuki'nin oynadığı 'Son Veda/ Okuribito'da, karısı Mika ile memleketine dönen Daigo, cesetlerin yakılmadan önce törensel olarak ''tabutlanması'' işinde çalışmaya başlamaktadır.

Ölümcül Tuzak

Kathryn Bigelow'un yönettiği, David Morse, Evangeline Lilly, Guy Pearce, Jeremy Renner, Ralph Fiennes'in oynadığı 'Ölümcül Tuzak/ The Hurt Locker', herkesin potansiyel düşman ve her objenin de ölümcül bomba olduğu Irak'ta, elit askerlerin dünyanın en zor görevlerinden birinde yer almasıyla olaylar başlıyor.

Takım lideri William James, hem bu yaygın bombalardan hem de psikolojik ve duygusal etkilenmelerle uğraşmaktadır. James'in iki askeri, kendini cüretkarca savaşın ortasına atar. James ise ölüme aldırmadığı için askerlerine yardıma gider. Yeni vahşi liderini korumaya çabalayan adamlar, şehri kaosa sürükler.

AcıCemal Şan'ın yönettiği ve Nesrin Cavadzade ile Erol Demiröz'ün oynadığı ''Acı'' filmi, Erzincan'ın iki bin metre yüksekliğindeki bir dağ köyünde çekildi.

Filmde, iki ayrı insan, iki ayrı dünya bir araya geliyor ve anlatılmaya çalışılan dede torun ilişkisi, kuşak çatışmaları olağanüstü bir gerçeklikle ortaya konularak iki kişilik bir dünya ortaya konuluyor.

Kampüste Çıplak AyaklarCansel Elçin'in yönettiği ve rol aldığı, Ezgi Asaroğlu, Damla Sönmez ve Türkü Hazer'in oynadığı ''Kampüste Çıplak Ayaklar'' adlı film, İstanbul'daki bir üniversitede geçiyor.

Farklı sorunları olan gençlerin bulunduğu sınıfın kapısının bir gün açılıp içeri adı Şiva olan Hintli bir kızın girmesiyle başlayan film, başta herkesin alay ettiği, ancak sonradan herkesin arkadaşı olacak ve farklı inançlar ve mitolojik hikayelerin yardımıyla onların hayatını değiştirecek kızın öyküsüyle devam eder.

OyuncuMark Neveldine ile Brian Taylor'un yönettiği ve Gerard Butler, Michael Hall, Amber Valletta ile Logan Lerman'ın oynadığı 'Oyuncu/ Gamer', toplumdan uzak bir hayat süren milyarder Ken Castle'in ''Slayers' isimli tartışılan bir oyun biçimini oluşturmasıyla başlar.

Milyonlara, fantezilerini tüm dünyanın gözü önünde sergileyebilme imkanı sağlayan ve olağanüstü popüler bir hale gelen çok-oyunculu bir online oyun olan 'Slayers'in, yeni ve korkunç bir boyut kazanmasıyla olaylar büyür.

Matrak Adamlar

Judd Apatow'un yönettiği ve Adam Sandler, Seth Rogen, Leslie Mann ile Eric Bana'nın oynadığı 'Matrak Adamlar/ Funny People' filmde, ölümüne az bir süre kalan ünlü bir komedyenin, elde ettiği ikinci bir şansla neler yaptığının hikayesi anlatılıyor.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

16 Ekim 2009 Haftası

 

Sam Raimi'nin korkuya geri dönüş yaptığı 'Kara Büyü', Coco Chanel'in ilk yıllarını konu alan 'Büyük Aşk', yılın en fazla beklenen animasyonlarından 'Yukarı Bak', Ang Lee imzalı 'Özgür Woodstock' ve diğerleri...

 

UL - Bu hafta 7 yeni film gösterime girdi.

 

NEFES: VATAN SAĞOLSUN

Yönetmen Levent Semerci'nin Irak sınırına yakın bir ilçedeki komando tugayında bulunan 2 bin 365 metre yükseklikteki Karabal Jandarma Karakolu'nu korumakla görevlendirilen bir yüzbaşı komutasındaki 40 askerin hikayesini anlattığı 'Nefes: Vatan Sağolsun' adlı film gösterime girdi.

Senaryosunu Levent Semerci ile İlker Altınay ve Hakan Evrensel'in yazdığı filmde, Akan Atakan, Barış Aydın, Barış Bağcı, Cüneyt Deniz, Doğukan Polat, Ekin Bulut, Engin Baykal, Ersin Cem Bilgin, Ertunç Atar, Faruk Uysal, Göktay Tosun, Hakan Bulut, Hakan Turutoğlu, İbrahim Aköz, İlker Kızmaz, Kadircan Kulbay, Koray Ezgin, Melih Kokucu, Mete Horozoğlu, Muharrem Bayrak, Okan Avcı, Onur Gürsoy, Orhan Doruk Şengezer, Ozan Tekcan, Ömer Tahsin Çetin, Özgür Eren Koç, Serkan Altıntaş, Serkan Yatan, Sinan Ateş, Soner Caner, Turgay Atalay, Utku Duman Akan Atakan, Barış Aydın, Barış Bağcı ile Cüneyt Deniz rol aldı.

Yapımcılığını Murat Akdilek ve Levent Semerci'nin üstlendiği, müziklerini Fırat Yükselir'in yaptığı filmin konusu özetle şöyle: ''Büyük çaplı bir sınır ötesi operasyonun başlamasıyla telsiz röle istasyonunun bulunduğu Karabal Jandarma Karakolu'nun önemi daha da artmıştır. Çünkü operasyona katılan birliklerin haberleşmesi artık bu röle istasyonu ile sağlanacaktır. Güneydoğu'da Irak sınırına yakın bir ilçedeki Komando Tugayı'nda görevli yüzbaşı ve emrindeki askerler, tipi ve karla mücadele ederek 2 gün süren intikalin ardından karakola ulaşır. Askerler, karakoldaki jandarma askerleri ile birlikte geçirdikleri günlerde acıyı, sevinci ve hasreti paylaşırlar, son güne kadar karakolu ve telsizi koruma görevlerini yerine getirmek için mücadele ederler.''

 

ÖZGÜR WOODSTOCK

 

[/url]Yönetmen Ang Lee imzası taşıyan ve Demetri Martin, Imelda Staunton, Eugene Levy ile Iemile Hirsch'in oynadığı 'Özgür Woodstock/ Taking Woodstock' sinemaseverlerle buluştu. Senaryosunu Tom Monte ve James Schamus'un kaleme aldığı filmin konusu şöyle gelişiyor: Yıl 1969... Greenwich köyünde yaşayan bir iç mimar olan Elliot Tiber, köhne bir motelde yaşayan ebeveynlerine yardım etmek için El Monaco'ya geri dönmek zorunda kalır. Banka evlerini haczetmek istemektedir, sigorta borcunu ödeyemeyen babaları ise evi yakma niyetindedir. Komşularından yakında hippilerin bir müzik festivali düzenleyeceği haberini alan Elliot, yapımcıları arar. Niyeti köhne otellerinden bir miktar para kazanabilmektir. Yaklaşık 3 hafta sonra yarım milyon insan çok yakınlarındaki arazide toplanmıştır. Bu Elliot için bir kuşağın yaşamını, kültürünü keşfetme fırsatı yaratacaktır.

ZAFER ÇOCUKLARI

 

Bu hafta gösterime giren bir diğer film de Krisztina Goda'nın yönettiği ve Kata Dobo, Ivan Fenyö, Sandor Csanyi ile Karoly Gesztesi'nin oynadığı 'Zafer Çocukları/ Children Of Glory'Macaristan'da 1956 yılında yaşanan olayları anlatan filmin konusu şöyle: ''1956 yılında Sovyetlerin etkisindekİ Macaristan, sadece su topunda süper güce sahiptir. Su topu takımı oyuncuları kazandıkları zaferlerle tüm halkın dikkatini çekmektedir. 1955'te Moskova'da, Macarlar maçı hakem yüzünden kaybetmişlerdir. Melbourne'deki olimpiyatlarda rövanş maçı yapma fırsatı doğmuştur. Öte yandan Budapeşte'de halk ayaklanmış ve Sovyetlere başkaldırmıştır.

YUKARI BAK

 

Walt Disney Pictures ve Pixar Animation Studios'un sunduğu haftanın tek animasyon filmi 'Yukarı Bak/ Up' minik seyirciler kadar yetişkinleri de sinema salonlarına bekliyor. Pete Docter ile Bob Peterson'ın yönettiği filmi Christopher Plummer, John Ratzenberger, Edward Asner ile Delroy Lindo'nun seslendirdi.

Seyirci ile 3D formatında buluşacak olan filmde, evine binlerce balon bağlayarak Güney Amerika'nın yaban hayatına uçan ve sonunda hayatı boyunca düşlediği büyük macerasını gerçekleştiren 78 yaşındaki balon satıcısı Carl Fredricksen'in ''yukarıda'' geçen hikayesi anlatılıyor.

COCO CHANEL & IGOR STRAVİNSKY: BÜYÜK AŞK

 

Chanel markasının yaratıcısı Coco Chanel'in kendi markasını kurduğu ve 20. yüzyıla damgasını vuran 'Chanel No: 5' adlı parfümü oluşturduğu ilk yılları anlatan 'Coco Chanel & Igor Stranvinsky/ Büyük Aşk' adlı dönem filmi sinemaseverlerle buluşuyor. Jan Kounen'in yönettiği filmde, Mads Mikkelsen, Anna Mouglalis, Anatole Taubman ile Natacha Lindinger rol aldı.

Chanel firmasının büyük katkısı ile gerçekleştirilen filmde Coco Chanel'i canlandıran aktris Anna Mouglalis'in filmde giydiği bütün kıyafetler, Chanel'in gerçek hayatta giydiği ve özenle saklanan koleksiyonundan izin alınarak kullanıldı. Filmin konusu şöyle: Kariyerinin başında olan Coco Chanel, bir akşam Igor Stravinsky adlı Rus bestecinin hazırladığı bir operanın ilk gösterimine gider. Çağı için fazla modern bulunan eser, seyirci tarafından yuhalansa da Coco müzisyenin notaları arasında yatan dehayı fark eder ve Stravinsky'den çok etkilenir. Ancak ünlü besteci evlidir ve çocukları vardır. Chanel, Ekim Devriminden sonra Rusya'dan kaçan ve Fransa'da mülteci olarak yaşayan Stravinsky ile ailesine evini açar. Chanel ve Stravinsky 20 yüzyıla damgasını vuracak fırtınalı bir aşk yaşanmaya başlar. Stravinsky'nin Fransa'daki hayatı giderek bir çıkmaza sürüklenirken Coco yaşadığı aşkın da etkisiyle kariyerinde yükselişe geçer ve efsanevi No:5 adlı parfümü oluşturur.

 

KARA BÜYÜ

 

'Örümcek Adam/ Spider Man' ve 'Evil Dead' serisinin yönetmeni Sam Raimi, şeytani bir lanetin etkisini kırmanın çaresini umutsuzca arayan bir genç kadının öyküsünü anlatan 'Kara Büyü/ Drag Me to Hell' ile korku türüne geri dönüyor. Alison Lohman, Justin Long, Lorna Raver, Dileep Rao, David Paymer, Adriana Barraza, Chelcie Ross, Reggie Lee, Molly Cheek ve Bojana Novakovic'in rol aldığı, senoryosu Sami Raimi ve Ivan Raimi'ye ait olan filmin konusu şöyle: Christine Brown, Los Angeles'ta yaşayan bir ev kredisi uzmanıdır. Mesleğinde hırslı ve tutkuludur. Clay Dalton adında yakışıklı bir erkek arkadaşı vardır. Esrarengiz görünümlü Bayan Ganush'un aldığı konut kredisinin vadesinin uzatılması talebiyle bankaya gelişine kadar hayatında her şey tam istediği gibidir,

Christine bu noktada kararsız kalır. İçgüdülerinin sesini dinleyip yaşlı kadına istediği süreyi vermeli midir? Yoksa patronu Bay Jacks'ı etkilemek için süre uzatma talebini reddetmeli midir? İkincisini seçerse ikramiyesini alacaktır. Christine ikincisini seçer, borcuna karşılık evden tahliye edilmesi için gerekli talimatı vererek Bayan Ganush'u zor durumda bırakır. İntikam hırsına kapılan yaşlı kadın Christine'ye Lamia adıyla bilinen çok güçlü bir büyü yapar. Artık Christine'in hayatı cehenneme dönüşmüştür. Şeytani güçlerin saldırıları ve karamsar erkek arkadaşı tarafından yanlış anlaşılması üzerine ruhunu ebedi lanetten kurtarmak amacıyla Rham Jas adlı bir kahinin yardımına başvurur. Hayatı kabusa dönen Christine'in normal hayatına dönmesi için kahin büyüyü tersine çevirecek çılgınca bir süreç başlatır.

OKYANUS DÜNYASI

 

Efsane kaptan Jacques-Yves Cousteau'nun oğlu Jean-Michel Cousteau'nun önderliğinde ve Jean-Jacques ve Francois Mantello'nun yönetmenliğinde çekilen 'Okyanus Dünyası/ OceanWorld' de bugün vizyona giren yapımlar arasında yer alıyor. İzleyicileri, dünyanın yaşam kaynağı okyanusların mucizevi ve zengin dünyasına davet eden film, 3 boyutlu ilk uzun metraj belgesel olma özelliğini taşıyor.

Filmde, Avustralya'daki 'Great Barrier' resifinden Meksika'daki Roca Partida'ya kadar geniş bir alanda köpekbalıklarının hayatını gözler önüne seren belgeselde, manta vatozunun büyüleyici bale gösterisi, çekiç balığının soylu ailesi, aslan balıklarının acımasızca avlanışı, genç bir grup yunusun ağ futbolu oynaması, deniztavşanının inanılmaz İspanyol dansı ve deniz ejderi anlatılıyor.

Yapımı 7 yıl süren, 25 keşif yolculuğu ve 200 saatlik çekim sonucunda ekrana taşınan yapım, Birleşmiş Milletler Çevre Programı ve Doğal Hayatı Koruma Vakfı desteği ile yapılandırıldı.

 

ntv/msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

23 Ekim Haftası

http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/K%C3%BClt%C3%BCr%20Sanat/M%C3%BCzik/F%C4%B0LMLER26EK%C4%B0M.hlarge.jpg

İKİ DİL BİR BAVUL

 

Orhan Eskiköy'ün senaryosunu yazdığı ve Özgür Doğan'la beraber yönettiği, bir öğretmenin uzak bir Kürt köyündeki ilk yılını anlatan 'İki Dil Bir Davul' adlı film vizyona girdi.

Üniversiteden yeni mezun olmuş bir öğretmenin okula yeni başlayan ve Türkçe bilmeyen çocuklarla yaşadıklarını anlatan filmde, öğretmen Kürtçe bilmez, çocuklar Türkçe. Bu nedenle öğretmen ilk kez gördüğü bu coğrafyada, bir yılını çocuklara Türkçe öğretmekle geçirir.

Filmde, bir yıl boyunca öğretmenin farklı bir topluluk ve kültür içindeki yalnızlığına, çocuklar ve köylülerle yaşadığı iletişim problemine, çocuklardaki değişime tanık olunuyor. Bir yıllık süreç içinde öğretmen ve çocuklar birbirlerini yavaş yavaş tanımaya ve anlamaya başlıyor.

KANAL-İ-ZASYON

Yönetmenliğini Alper Mestçi'nin yaptığı, senaryosunu Murat Aykul'un kaleme aldığı, yapımcılığını Murat Toktamışoğlu ve Kemal Kaplan'ın üstlendiği 'Kanal-i-zasyon' adlı filmde, Okan Bayülgen, Hakan Yılmaz, Serhat Özcan, Aslıhan Gürbüz, Rasim Öztekin, Erol Günaydın, Orhan Aydın, Hüseyin Elmapınar ve Ergül Coşkun rol aldı.

Her kesimden insanı güldürme iddiasını taşıyan ve bir televizyon kanalında geçen olayların anlatıldığı filmin konusu şöyle: Saf Anadolu çocuğu İmdat, cam siliciliğinden, televizyon kanalı genel müdürlüğüne ve Türkiye'nin reyting rekortmeni bir yapımcıya dönüşür ve reyting rekorları kıran birbirinden ilginç, absürt televizyon şov ve programlarına imza atar.

KANA SUSADIM

Karyn Kusama'nın yönettiği 'Jennifer's Body' adlı filmde, Megan Fox, Amanda Seyfried, Johnny Simmons, Adam Brody, Sal Cortez, Ryan Levine, Juan Riedinger, Colin Askey, Chris Pratt, Juno Ruddell, Kyle Gallner, Josh Emerson,

J.K. Simmons, Amy Sedaris, Cynthia Stevenson rol aldı. Diablo Cody'in senaryosunu kaleme aldığı ve müziğini Stephen Barton ve Theodore Shapiro'nun yaptığı filmin konusu özetle şöyle: ''Film Minnesota'da geçiyor. Minnesota'da küçük bir tarım kasabasının okulunda amigoluk yapan kızlardan biri olan Jennifer Check, daha iyi bir hayat için kötü bir ruhla anlaşmaya gider. Ancak ruhun amacı Jennifer'ı ele geçirmektir. Jennifer, bunu fark etse de artık çok kalmış ve el geçirilen bedeniyle okulun tüm yakışıklı erkeklerini öldürmeye başlar.

Jennifer Check'in okuldaki ve kasabadaki en iyi arkadaşı olan Needy Lesnicky, Jennifer'in geçirdiği değişimi önceden fark ederek arkadaşının içindeki kötü ruhu durdurmak adına bir savaşa başlar.''

MELEKLER VE KUMARBAZLAR

Ertekin Akpınar'ın senaryosunu kaleme alıp yönettiği 'Melekler ve Kumarbazlar', 17 Ağustos 1999'da meydana gelen büyük Marmara depreminden sonra Adapazarı'nda yaşayan dört yakın arkadaşın başından geçenleri sinemaya taşıyor.

Deprem sonrası insanların travmalarını, geleceğe dair umutlarını, arayışlarını ve tutkularını beyaz perdeye yansıtan filmde, Cem Davran, İrem Altuğ, Hakan Gerçek, Bülent Şakrak, Hakan Meriçliler, Nail Kırmızıgül, Gözde Seda Altuner ve Alp Korkmaz rol aldı.

Yönetmen Akpınar'ın ''sert bir taşra filmi'' olarak tanımladığı filmin konusu şöyle: Şehsuvar, çocukluk rüyasını evlenmeden önceki son yaz tatilinde gerçekleştirmek isterken, geçmişini kaybetmiş bir kadın olan Zeynep ile karşılaşır. Hayatını Sakaryaspor'a adamış fanatik bir amigo olan Selami, hayata tutunamayan, saplantılarının esiri olmuş serseri bir adam olan Haydar ile hiç beklemediği bir anda tanışırken, aynı durum, 17 Ağustos depreminde bir enkazda kalan Soner, eşini ve oğlunu depremde kaybetmiş alkolik bir fotoğrafçı olan İrfan için de geçerlidir.

Sert bir hayatın ortasında yapayalnız olan Aydan, gelgitli bir ilişkinin ortasında kalmış, yaptığı işlerde bir türlü istediklerini gerçekleştirememiş bir kahveci olan Metin ve ne istediğini bilen ama hayatını bir türlü yoluna koyamayan Aysun'un hayatları taşranın sert dünyasında kesişir.

FAME

Yönetmenliğini Kevin Tancharoen'un yaptığı, Allison Burnett ve Christopher Gore'un senaryosunu yazdığı ''Fame''in oyuncuları ise Kay Panabaker, Naturi Naughton, Kherington Payne, Megan Mullally, Bebe Neuwirth, Debbie Allen, Asher Book, Cody Longo, Walter Perez, Charles S. Dutton, Kelsey Grammer, Collins Pennie, Anna Maria Perez de Tagle, Paul McGill ve Paul Iacono.

Müziğini Mark Isham'ın yaptığı, Alan Parker imzalı hit film 'Fame'in orijinalinin yeniden uyarlaması olan filmde dansçılar, şarkıcılar, oyuncular ve ressamlardan oluşan bir grup yetenekli gencin, ''New York Gösteri Sanatları Şehir Lisesi''nde geçirdiği 4 yıl anlatılıyor.

Filmin konusu ise şöyle: Adeta farklı ve yaratıcı bir güç santrali olan dans okulu, toplumun her kesiminden öğrencilere hayallerini gerçekleştirme, gerçek ve uzun süreli bir şöhret yakalama şansı sunar. Sadece yetenek, kendini adama ve sıkı çalışma ile elde edilebilecek türden bir şans... Herkesin zaman zaman kendinden şüphe duyup bezdiği inanılmaz rekabetçi bir ortamda, her öğrencinin tutkusu sınanacaktır. Kariyer hedeflerine ek olarak bir de lisede olan diğer her şeyle de uğraşmak zorunda kalacaklardır. Ödevlerle dolu karmaşık bir zaman, sıkı dostluklar, tomurcuklanan aşklar ve kendilerini keşfetme... Her öğrenci spot ışığı altındaki kendi anı için didinirken, aralarından kimlerin doğuştan gelen bir yetenek ve başarmak için gerekli disipline sahip olduklarını keşfedeceklerdir. Arkadaşlarının ve hocalarının sevgi ve desteğiyle, aralarından kimin Şöhret''i yakalayacağını göreceklerdir...

CASUS KIZLAR

Pascal Jardin'in yönettiği ve Cansu Dere, Melisa Sözen ile Bergüzar Korel'in seslendirdiği animasyon film 'Casus Kızlar/Totally Spies' UIP Filmcilik dağıtımıyla TMC Film tarafından vizyona sunuldu.

Filmin konusu özetle şöyle: Sam, Clover ve Alex, Beverly Hills'li sıradan üç genç kızdır. Dünya İnsan Koruma Örgütüne (WOOHP) uluslararası ajan olarak seçilen kızlar tamamen şok olurlar. Ciddi eğitimlerden geçen kızlar, danışmanları Jerry tarafından Beverly Hills'te yaşayan ünlü veteriner Peppy Wolfman'ın yerini belirlemek için görevlendirilirler. Kızlar, Peppy'nin diğerleri gibi kaçırıldığını çabucak anlarlar. Ancak kaçırılanların hepsinin bakışları 'Mükemmelleştirici' adlı tuhaf bir makine aracılığıyla değiştirilmiştir.

Lisedeki olağan hayatlarıyla, gizli ajan kimlikleri arasında hokkabazlık yapan kızlar, tüm bu kayboluşların ardında Fabu adlı başarısız eski bir mankenin olduğunu fark ederler. Bu kişi aynı zamanda 'Mükemmelleştirici' makinesini de icat etmiştir ve planı, uzay istasyonunda muhteşem bakışlara sahip insanlar yaratmaktır. Böylelikle kendini takdir etmeyen insanları ve dolayısıyla dünyayı yok etmek istemektedir.

ntv/msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

http://media3.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/K%C3%BClt%C3%BCr%20Sanat/Sinema/091106filmler.hlarge.jpg

KISKANMAK

 

Nahit Sırrı Örik'in aynı adlı romanından uyarlanan, Zeki Demirkubuz'un yönettiği ve senaryosunu yazdığı ''Kıskanmak'', bu hafta sinemaseverlerle buluştu.

Görüntü yönetmenliğini Emre Erkmen, sanat yönetmenliğini Nilüfer Çamur Giritlioğlu ve yapımcılığını Zafer Çelik ve Zeki Demirkubuz'un üstlendiği filmde, Nergis Öztürk, Serhat Tutumluer, Berrak Tüzünataç, Bora Cengiz, Hasibe Eren, Nihal Koldaş, Ferdağ Işıl, Mustafa Uzunyılmaz, Reyhan İlhan, Serdar Orçin, Rafi Emeksiz, Birsen Dürülü, Yeşim Gül, Şule Demirel, Can Anamur ve Hatice Aslan rol aldı.

Cumhuriyet'in ilk yıllarında geçen filmin konusu şöyle: 1930'lu yılların Zonguldak'ı... 29 Ekim gecesi Cumhuriyet Balosu yapılmaktadır. Bu küçük, sıkıcı kömür kentine 2 ay önce taşınan maden mühendisi Halit, eşine az rastlanır güzellikteki karısı Mükerrem, kız kardeşi ve sığıntısı Seniha da davetlilerin arasındadır. Kentin en zengin ailesinin oğlu Nüshet, Mükerrem'i dansa kaldırdığında oturduğu kuytu köşeden onları gözleyen Seniha, yengesinin bu kız gibi güzel çocuğa karşı koyamayacağını hemen fark etmiş, Tanrı'nın onu çirkinliğin yazgısına boyun eğen olmaktan, güzelliğin kaderini çizen mertebesine yükseltmeye karar verdiğini o anda anlamıştır.''

İNCİR ÇEKİRDEĞİ

 

Selda Çiçek'in yönettiği ve Özgü Namal ile Derya Durmaz'ın başrollerini üstlendiği ''İncir Çekirdeği'', bu hafta gösterime giren başka bir yerli yapım oldu.

Yönetmen Selda Çiçek'in ilk filmi olan ''İncir Çekirdeği''nin çekimleri, geçen yaz Mardin'de gerçekleştirildi. Çiçek, Batman'da yaşanan gerçek bir hikayeden etkilenerek senaryoyu da kaleme aldı.

Özgü Namal ve Derya Durmaz'ın yanında filmde Sevinç Erol, Nalan Başaran, Veysel Diker, Turgay Tanülkü, Barış Çakmak, Burcu Salihoğlu, Onur Dikmen, Makbule Sitare Akbaş ve Semanur Dönmez oynadı.

Filmin kısa özeti şöyle: Günümüzden 7 yıl önce, ailenin tek oğlu Celil, askerden gelecektir. Evde telaşlı bir bekleyiş vardır. Celil'in ablası Delal, Nazif'le evlenmiş ve ondan bir kız bebek doğurmuştur. Aile Celil'i heyecanla karşılar. Hemen ertesinde gittikleri piknikte Delal, ağabeyinin komşu kızından etkilendiği fark eder. Henüz çok genç olan kızkardeşi Heda'yı da peşlerine takarak alan dışına gönderir. Amacı konuşup anlaşmalarını sağlamaktır. Ancak, Celil ve genç kız dolaşırken bastıkları mayınla hayatlarını kaybederler. Aradan geçen zaman zarfında Delal vicdan azabına dayanamayacak ve intihar edecektir. 7 yıl sonra Heda, ablasının kocası ile evlendirilmiş ve onların kızına analık etmektedir. Ayrıca hamiledir de. Aile arasında bebeğin oğlan olacağı inancı hakimdir. Ancak, Nazif karısı ile ilgilenmemekte ve gecelerini sevgilisi Defne ile geçirmektedir.

MEZUNİYET

 

Aşk, cinsellik, eşcinsellik, bekaret, cinayet ve kader temalarının işlendiği ''Mezuniyet'' filmi, bugüne kadar Türkiye'de uzun metraj sinema filmi çeken en genç yönetmen Doğa Can Anafarta'nın elinden çıktı. Bir mezuniyet balosu sabahı başlayıp, ertesi gün hayatları tamamen değişen gençlerin hikayesini anlatan ''Mezuniyet'', son yıllarda gençlerin hayatını en gerçek ve doğal haliyle anlatan bir film olarak yorumlanıyor.

Yapımcılığını Hatay Tozkoparan, Selen Sevigen ve Batu Müftüoğlu'nun üstlendiği filmde, Gül Gölge Saygı, Aykut Oray, Billur Kalkavan, İlker Ayrık ve Haldun Boysan rol aldı.

Filmin konusu özetle şöyle: Mezuniyetlerine bir yıl kala en yakın arkadaşlarının intiharıyla sarsılan liseli genç grup, aradan geçen zamana rağmen hala bu intiharın etkisinden kurtulamamıştır. Kız arkadaşıyla sorun yaşayan Akın, aklı hala serserilikte olan Metin, ailesi ve okuldaki diğer gençlerle sorunu olan Efe ve varlıklı ailelerin çocuklarıyla takılmak yerine bir çete grubuyla arkadaşlık yapan Aykut ve her şeyin iyi gitmesi için elinden geleni yapan Umut'un hayatları akıl almaz bir şekilde kesişecektir.

AŞK GELİYORUM DEMEZ

 

Yapımcılığını Tims Productions ve Sugarworkz'ın üstlendiği, yönetmenliğini Murat Şeker'in yaptığı ''Aşk Geliyorum Demez'', Yeşilçam tadında bir aşk filmi olarak romantik sinemaseverleri salonlara çekecek.

''Türk İşi'' romantik komedi olarak adlandırılan filmin çekimleri 5 hafta sürdü.

Başrollerini Bergüzar Korel, Tolgahan Sayışman, Zeki Alasya, Altan Erkekli, Altan Gördüm, Ömür Arpacı, Müfit Aytekin, Yılmaz Gruda, Hakan Bilgin, Kemal İnci, Yosi Mizrahi ve Sarp Apak'ın paylaştığı filmin senaryosu Murat Şeker ve Selami Genli tarafından yazıldı.

Filmin konusu özetle şöyle: Ali, Mahmutpaşa'daki bir hanın esnaflarından birinin oğludur. Ali, oldukça yakışıklı ve çapkın bir delikanlıdır. Gözde ise esnafın çalıştığı hanı satın alan zengin müteahhidin, yardımsever, doğaya ve hayvanlara düşkün kızıdır. Müteahhit, esnafın çalıştığı hanı satın alır ve orayı yıkıp alışveriş merkezi yapmaya karar verir. Han esnafının bir an önce hanı boşaltmasını isteyince esnaf birleşerek bir plan yapar ve Ali'den Gözde'yi etkileyerek hanı kurtarmasını ister. Bir yardım gecesinde tanışan Ali ve Gözde birbirlerinden çok etkilenirler. Esnafın da yardımıyla yapılan planlarla komik ve romantik bir hikaye başlar.

YASAK BÖLGE 9

 

Neill Blomkamp'ın yönettiği, senaryosunu Terri Tatchell ile yazdığı ''Yasak Bölge 9/District 9'' adlı film, bu hafta gösterime giren 2 yabancı filmden biri oldu.

Sharlto Copley, Jason Cope, Nathalie Boltt, Sylvaine Strike, Elizabeth Mkandawie ve John Summers rol aldığı ve yapımcılığını ünlü yönetmen Peter Jackson'ın üstlendiği bilim kurgu filmin konusu ise şöyle: ''30 yıl önce uzaylılar, dünyayla ilk bağlantılarını kurar. İnsanlar onlardan ya bir saldırı ya da büyük bir teknolojik ilerleme geleceğini bekliyor. Fakat hiçbiri olmaz. Aksine, kendi gezegenlerinde son hayatta kalan uzaylılar sığınmak için dünyamıza gelirler. Tüm dünya devletleri onlarla ne yapacaklarını tartışırken yaratıklar Güney Afrika'da 'District 9' olarak tanımlanan bir yere geçici olarak yerleştirilir. Artık, uzaylıların dünyada bulunmasıyla ilgili sabırlar tükenmiştir. Uzaylılar üzerindeki kontrol, Multi-National United'e (MNU) verilmiştir. Bu özel şirket eğer uzaylıların silahlarından yapabilirlerse muazzam paralar kazanma peşindedir. Fakat şirket başarısız olmuştur, çünkü silahların aktivasyonu için gereken şey uzaylı DNA'sıdır.

Bir MNU çalışanı olan Wikus van der Merwe, DNA'sını değiştiren gizemli bir virüsü kapınca, insanlar ve uzaylılar arasındaki tansiyon had safhaya çıkar. Wikus, en fazla peşinden koşulan ve en değerli adam olmuştur. O, uzaylıların teknolojisini çözecek anahtardır. Şimdi Wikus'un bulunduğu düşmanca ortamda saklanacak sadece bir yeri vardır.''

COCO CHANEL'DEN ÖNCE

 

Audrey Tautou, Benoit Poelvoorde, Alessandro Nivola, Marie Gillain, Emmanuelle Devos, Regis Royer, Etienne Bartholomeus, Yan Duffas, Fabien Behar, Roch Leibovici, Jean-Yves Chatelais, Pierre Diot, Vincent Nemeth, Bruno Abraham-Kremer ve Lisa Cohen'ın rol aldığı ''Coco Chanel'den Önce/Coco Before Chanel'' adlı filmin yönetmenliğini Anne Fontaine yaptı.

Edmonde Charles-Roux ve Anne Fontaine'nin senaryosunu yazdığı filmde, yetimhanede başlayıp, kabare şarkıcılığına uzanan daha sonra da dünyanın en önemli modacısı olan Chanel'in masal gibi hayatı anlatılıyor.

Gerçek adı ''Gabriella Chanel'' olan ''Coco Chanel''in Paris'e taşınmadan ve ünlü olmadan önceki yaşamından kesitlerin sergilendiği filmin konusu ise şöyle: Kız kardeşiyle birlikte Fransa'nın orta kesimlerinde bir yetimhaneye gönderilen ve her Pazar günü boş yere babasının onu almaya gelmesini bekleyen küçük bir kız... Pek de iyi olmayan sesiyle sarhoş askerlere şarkı söyleyen bir kabare göstericisi... Bir taşra terzisinde, kıvrım kenarları diken mütevazı bir dikişçi. Koruyucusu Etienne Balsan'ın, yozlaşmış kişilerden uzakta bir sığınak sunduğu genç ve sıska bir hayat kadını... Kimsenin karısı olmayacağını bilen, aşkına karşılık veren Boy Capel ile bile evlenmeyi reddetmiş aşık bir kadın... Yaşadığı dönemin adetlerini baskıcı bulan ve sevgililerinin kıyafetlerini giyen bir asi... Bu hikaye, hayata inatçı bir yetim olarak başlayan, olağanüstü bir yolculuk sonunda modern kadının sembolü ve zamansız bir başarı simgesi haline gelecek efsanevi modacı Gabrielle Chanel'in hikayesi.

ntv/msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Yeni Yıl Şarkısı

 

A Christmas Carol

 

http://beyazperde.mynet.com/images/film/4840-cc-a.gif

 

 

 

Tür : Fantastik / Dram / Animasyon / Aile

Gösterim Tarihi : 20 Kasım 2009

Yönetmen : Robert Zemeckis

Senaryo : Robert Zemeckis , Charles Dickens (Kitap)

Görüntü Yönetmeni : Robert Presley

Müzik : Alan Silvestri

Yapım : 2009, ABD

 

 

 

Seslendirenler : Jim Carrey (Ebenezer Scrooge, Geçmiş, Bugün ve Gelecek Noellerin Hayaleti) , Gary Oldman (Bob Cratchit / Marley / Tiny Tim) , Robin Wright Penn , Colin Firth (Fred) , Cary Elwes , Daryl Sabara (Peter Cratchit) Ebenezer Scrooge, Noel tatiline son derece alçakça başlıyor, sadık hizmetkarına ve neşeli yeğenine bağırıyor. Scrooge daha sonra öbür dünyada vurdumduymazlığının bedelini ödeyen ölmüş iş ortağı Joseph Marley’nin hayaletiyle karşılaşır.

 

Marley aynı kaderi paylaşmaması için Scrooge’a yardım etmek ister ve ona üç ruhun onu ziyaret edeceğini söyler. Ancak Geçmiş, Bugün ve Gelecek Noellerinin hayaletleri, onu gözlerinin açılmasını sağlayacak bir yolculuğa çıkardığında, Yaşlı Scrooge görmek istemediği gerçeklerle karşı karşıya kalır ve kalbini açarak, çok geç olmadan kötülük dolu yılları telafi etmek zorunda kalır.

 

Forest Gump filmiyle Oscar ödülü kazanan yönetmen Robert Zemeckis'in bu filmle ilgili düşünceleri, 1843 yılında A Christmas Carol adıyla ilk defa yayımlanan romanın birçok versiyonu çekilmiş filminin son yorumlanışını özetler nitelikte.

 

“Sanki Charles Dickens bu hikayeyi filmi yapılsın diye yazmış—o kadar görsel ve o kadar sinemaya özgü. Bugüne kadar yazılmış en güzel zamanda yolculuk hikayesi ve yazarının aslen düşündüğüne inandığım şekilde filmini yapmak istedim.”

Robert Zemeckis, Yönetmen/Yapımcı/Senarist

*beyazperde

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

11 Aralık Haftası

 

Michael Moore'un festivalleri dolaşan belgeseli 'Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi', Testere serisinin en yenisi 'Testere 6' ve yönetmenliğini Serdar Akar’ın yaptığı 'Gecenin Kanatları' haftanın öne çıkanları...

 

http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/K%C3%BClt%C3%BCr%20Sanat/Sinema/091211sinemalar.hlarge.jpg

 

GECENİN KANATLARI

Yönetmenliğini Serdar Akar’ın yaptığı filmde 12 Eylül darbesinden sonra, anne ve babası polis baskınında gözleri önünde katledilen Gece’nin yaşadığı büyük dram anlatılıyor. Yaşam Gece’yi aşk ve ölüm arasında bir seçim yapmaya zorlayacak. Bir intihar bombacısı olan kız ile milli takıma 400 metre koşucusu olmak için çalışan bir atletin yollarının kesişeceği filmde Yusuf ve Gece’nin aşkları dillere destan olacak.

 

 

 

TESTERE 6

 

 

Kevin Greutert'in yönettiği ve Tobin Bell, Costas Mandylor, Mark Rolston ile Betsy Russell'ın oynadığı ''Testere 6/Saw VI''nın özel efektleri ve yüksek gerilimiyle seyirciyi sinema solanlarına çekmesi bekleniyor.

 

KAPİTALİZM: BİR AŞK HİKAYESİ

 

 

Michael Moore'un yönettiği ''Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi/Capitalism: A Love Story'' haftanın tek belgesel filmi. Yaptığı belgesellerle gündeme gelen Moor'un hazırladığı belgesel filmin konusu şöyle: ''Belgesel şirket egemenliğinin, insanlar üzerindeki mahvedici etkisini konu alıyor. Ama bu sefer, sanık General Motors'tan çok daha büyük ve suç mahalli de Michigan'daki Flint kasabasından çok daha geniş bir alanı kapsıyor. Orta Amerika'dan Washington'daki iktidar salonlarına ve Manhattan'daki küresel finans merkezine varana kadar, Michael Moore, sinema seyircilerini bir kez daha keşfedilmemiş topraklara götürüyor.

Hem mizah, hem de öfke barındıran bir yaklaşımla tabu haline gelen 'Amerika'nın kapitalizme duyduğu aşk karşılığında ödediği bedel nedir?', sorusu irdeleniyor. Yıllar önce, bu aşk çok masumane gözüküyordu. Ama günümüzdeyse, aileler bu bedeli işleriyle, evleriyle ve birikimleriyle ödemeye devam ettikçe, 'Amerikan Rüyası' daha çok bir kabus gibi görünüyor. Moore, izleyicilerini hayatları tepe taklak olan, sıradan insanların evlerine götürüyor ve bu duruma yönelik açıklamaları Washington'da ve başka yerlerde arıyor. Elde ettiği bulgular ise zıvanadan çıkmış bir aşk macerasının belirtileriyle tamamen aynı, yalanlar, istismar, ihanet ve ve her gün işini kaybeden 14 bin insan.''

 

 

NO OFSAYT

 

 

Mehmet Bahadır Er, Maryna Gorbach'ın yönettiği ve Yıldırım Memişoğlu, Taylan Ertuğrul, Deniz Olgaç ile Ahmet Çakar'ın oynadığı ''No Ofsayt'' haftanın tek komedi filmi. Mizahi yönü ön plana çıkan filmin konusu özetle şöyle: ''Ali Tarantula 45 yaşlarında, eğitimi sınırlı biridir. Ali Tarantula bir gün futboldaki ofsayt kuralına kafayı takıyor. Elinde tabureyle 'Telegole' programına giriyor ve birbirinden komik olaylar zinciri başlıyor.''

 

AŞKA DAİR

 

Maria Sole Tognazzi'nin yönettiği ve Monica Bellucci, Pierfrancesco Favino, Xenia Rappoport ile Marisa Paredes'in oynadığı ''Aşka Dair /L'uomo Che Ama-The Man Who Loves'' romantik film sevenleri sinema salonlarına çekmeyi hedefliyor.

 

 

ntv-msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İlk yerli zombi filmi 'Ada: Zombilerin Düğünü', 'Meryl Streep, Steve Martin ve Alec Baldwin'in oynadığı 'İlişki Durumu: Karmaşık', Mel Gibson'ın uzun bir aradan sonra beyazperdeye döndüğü 'İntikam Peşinde' ve çocuklar için 'Garfield Süper Kahraman' gösterimde...

 

 

http://media1.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/K%C3%BClt%C3%BCr%20Sanat/Sinema/100129yenifilmler.hlarge.jpg

 

 

ADA: ZOMBİLERİN DÜĞÜNÜ

Talip Ertürk ile Murat Emir Eren'in yönettiği, Esra Ruşan, Erol Ozan Ayhan, Kaan Keskin ve Gülüm Baltacıgil'in oynadığı ''Ada: Zombilerin Düğünü'', ilk yerli ''zombi'' filmi olma özelliği taşıyor. Filmin konusu şöyle:

 

''Birbirlerini uzun süredir tanıyan 5 kişilik bir arkadaş grubu, ortak bir arkadaşlarının düğününe katılmak üzere Büyükada'ya gider. Erhan, ekibin mutlu anlarını kayda alabilmek için yanında bir kamera getirmiştir ve sürekli çekim yapmaktadır. Film boyunca tüm izlenenler, bu kameraya yansıyanlardır. Düğünün ilerleyen saatlerinde davetlilere saldıran bir grup zombi, ortalığı kan gölüne çevirir.''

 

 

İLİŞKİ DURUMU: KARMAŞIK

Nancy Meyers'in yönettiği ve Meryl Streep, Steve Martin, Alec Baldwin ile John Krasinski'nin oynadığı ''İlişki Durumu: Karmaşık/It's Complicated'', kadın ile erkek ilişkilerine farklı bir açıdan bakıyor. Aşk, boşanma ve ikisi arasındaki her şeyi konu alan komedi filminin konusu özetle şöyle:

 

''Jane Adler, 3 yetişkin çocuğuyla Santa Barbara'da bir pastane işletmektedir. 10 yıl önce boşandığı eski kocası avukat Jake ile dostane bir ilişkisi vardır. Fakat Jane ile Jake, oğullarının mezuniyet töreni için kendilerini şehir dışında bulduğunda işler karışır.

 

Baş başa çıkılan masum bir yemek, şarabın ölçüsünü kaçırmalarıyla 19 yıllık evlilik anılarından bahsettikleri kahkaha dolu bir akşama ve bir anda ilişkiye dönüşür. Jake, kendinden çok genç Agness ile evli olduğu için Jane şimdi öteki kadındır.

 

Tazelenen bu aşkın ortasında kalan kişiyse Jane'in mutfağını yeniden dekore etmek için tuttuğu mimar Adam'dır. Karısından boşanmış olan Adam, Jane'e aşık olmaya başlar, fakat çok geçmeden tuhaf bir aşk üçgeninin parçası olduğunu fark eder.''

 

İNTİKAM PEŞİNDE

Martin Campbell'in yönettiği ve Mel Gibson, Danny Huston, Ray Winstone ile Shawn Roberts'ın oynadığı ''İntikam Peşinde/Edge Of Darkness'', kızı için her türlü fedakarlığı göze alan bir babayı anlatıyor. Yüksek temposuyla aksiyon sevenlere hitap eden filmin konusu şöyle:

 

''Thomas Craven, cinayet masası dedektifi ve kızını yalnız büyüten bir babadır. 24 yaşındaki kızı evinde vurulunca herkes hedefin Craven olduğunu düşünür. Ancak Craven, bu durumdan şüphelenmeye başlar ve kızının ölümünü araştırmaya karar verir. Araştırma onu, kızının gizli yaşamına, devletin gizli işlerine ve kanıtları yok etmekle görevli devletin gizli adamı Darius Jedburgh'e götürür.''

 

GARFİELD SÜPER KAHRAMAN

Mark Dippe'nin yönettiği ''Garfield Süper Kahraman/Garfield's Pet Force'', tembel kedi Garfield'ın yeni maceralarını beyazperdeye aktarıyor.

 

Karikatür dünyası ile çizgi roman dünyası arasındaki olayları anlatan filmin konusu özetle şöyle:

 

''Süper kötü Vetvix, barışçı Dorkon gezegenine saldırmış, Çizgi Roman ve Karikatür Dünyası'nı işgal etmesine yardımcı olacak icadı çalmıştır. İcat, Molkar Silahı adlı bir molekül karıştırma aletidir ve bu silahla vurulanlar, silahı ateşleyenin kontrolü altına girmektedir. Karikatür dünyasının tüm sakinleri Molkar silahıyla vurulma tehlikesiyle karşı karşıyadır.''

 

ntv/msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

 

 

ROMANTİK KOMEDİ

 

Ketche'nin yönettiği ve Cemal Hünal, Engin Altan Düzyatan, Gürgen Öz ile Sedef Avcı'nın oynadığı ''Romantik Komedi'', metropollerde yaşayan kadın ve erkek ilişkilerini anlatan eğlenceli ve samimi bir dile sahip.

 

Arkadaşlığın ve aşkın hayattaki yerini vurgulayan, hayata ve aşka dair umut dağıtan filmin konusu şöyle:

 

''Esra, Didem ve Zeynep, üç yakın arkadaştır. Zeynep'in düğünü sürprizlere neden olacaktır. İstemediği bir işte yıllardır çalışan Esra istifa eder, kötü giden ilişkisini sona erdirir. Reklam ajansında çalışmaya başlayan Esra, ajansın kreatif direktörü Mert ile yakınlaşırken, Didem de Mert'in arkadaşı aktör Cem Sezgin'den etkilenir. Üç arkadaşın kararları hayatlarını değiştirecektir.''

 

TANRININ KİTABI

 

Albert Hughes ile Allen Hughes'in yönettiği ve Denzel Washington, Gary Oldman, Mila Kunis ile Ray Stevenson'un oynadığı ''Tanrının Kitabı/The Book of Eli'' içerdiği şiddet ve dil unsurlarından dolayı Amerika'da ''R'' kategorisinde sınıflandırıldı.

 

Mahvolmuş insanlığa yardım etmeye çalışan Eli'nin hikayesini anlatan filmin konusu özetle şöyle:

 

''Seçtiği için değil, öyle gerektiği için savaşçı olmuş Eli, sadece huzur arıyor ama zorlanırsa, yaptıkları ölümcül hatayı anlama fırsatı vermeden rakiplerini alaşağı ediyor. Şiddetle koruduğu şeyse hayatı değil, geleceğe dair umudu. 30 yıldır taşıyıp koruduğu ve gerçekleştirmeye kararlı olduğu bir umut. Bu adanmışlıkla hareket eden Eli'nin, yıkılmış dünyada elinden tutan ve onu ele geçirmeye kararlı olan tek kişi hırsızlar ve silahşörlerden oluşan derme çatma bir kasabada hükümdarlığını ilan eden Carnegie'dir. Bu sırada, Carnegie'nin evlatlık kızı Solara, başka bir nedenden ötürü Eli ile ilgileniyordur. Ama ikisi de onu yolundan döndürmenin kolay olmadığını görür.''

 

HERKESİN KEYFİ YERİNDE

 

Kirk Jones'un yönettiği ve Robert Deniro, Drew Barrymore, Kate Beskinsale ile Sam Rockwell'in oynadığı ''Herkesin Keyfi Yerinde/Everybody's Fine'' zengin oyuncu kadrosu ile haftanın öne çıkan yapımlarından.

 

''Mükemmel aile yoktur'' teması üzerine kurulmuş filmin konusu şöyle: ''Frank Goode ailesini ayakta tutabilmek için her saat çalışmış, 60 yaşına geldiğinde, zamanın geçip gittiğini ve çocuklarının büyüdüğünü göremediğini fark etmiştir. Zamanı geri döndürüp çocuklarıyla tekrar bir araya gelme hevesiyle Frank, ani bir yolculuğa çıkar. Ancak kısa sürede karısının ona çocukların durumlarıyla ilgili bilgi verirken, kötü haberleri atladığını ve iyi haberleri abarttığını fark eder.''

 

 

ntv/msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/K%C3%BClt%C3%BCr%20Sanat/Sinema/100219sinemalar.hlarge.jpg

 

 

AŞK DERSİ

 

Lone Scherfig'in yönettiği ve Peter Sarsgaard, Olivia Williams, Carey Mulligan ile Emma Thompson'nun oynadığı ''Aşk Dersi/An Education'', genç bir kızın yetişkinliğe geçme sürecini anlatıyor.

 

1960'ların savaş sonrası İngilteresinin mutaassıplıktan, özgür ruhlu bir sürece geçtiği zaman diliminde cereyan eden filmin konusu şöyle:

 

''16 yaşında kadınlığa geçişin eşiğinde olan Jenny, odasında özgür bir hayatın hayallerini kurmaktadır. Yağmurlu bir Londra sabahında Jenny'nin rutin hayatı, 30 yaşlarındaki David'in gelişiyle altüst olur. Parlak bir öğrenci olan Jenny, Oxford'da okuma hakkı kazanmak ile karizmatik ve kendinden yaşça geçkin bir adamın çekici teklifi ve hayatı arasında gidip gelmektedir.''

 

KAN ARZUSU

 

Park Chan-Wook'un yönettiği ve Song Kang-Ho, Kim Ok-Bin, Kim Hae-Sook ile Shin Ha-Kyun'un oynadığı ''Kan Arzusu/Thirst'', korku filmi sevenlere hitap ediyor.

 

2009 Cannes Jüri Ödüllü alan filmin konusu özetle şöyle: ''Hayatın değerli olduğuna inanan rahip Sang-hyun, insanların ölümcül bir virüsten kurtarılmasına yardım etmek amacıyla gizli bir aşı geliştirme araştırmasında gönüllü denek olur. Fakat deney sırasında virüsün kendisine de bulaşmasıyla ölür. Rahibin bedenine kan nakli yapılır ve rahip bu kan sayesinde mucizevi bir şekilde yeniden hayata döner. 500 denek içinde hayatta kalmayı başaran tek kişi o olur. Fakat niteliği tanımlanamayan bu kan onu artık bir vampire dönüştürmüştür.''

 

KURT ADAM

 

Joe Johnston'un yönettiği ve Benicio Del Toro, Anthony Hopkins, Emily Blunt ile Hugo Weaving'in oynadığı ''Kurt Adam/The Wolfman'', lanetlenmiş adam efsanesini beyaz perdeye tekrar taşıyor.

 

Birbirinden değerli oyuncu kadrosuyla dikkatleri üzerini çeken filmin konusu şöyle:

 

''Lawrence Talbot'un çocukluğu annesinin öldüğü gece sona erer. Blackmoor'daki Viktorya tarzı malikaneden bir gece vakti ayrılır ve olanları unutmak için onlarca yıl buradan uzak durur. Ancak kardeşinin nişanlısı Gwen Conliffe kendisini bulup, kayıp sevgilisi için yardım istediğinde, Talbot aramalara katılmak üzere evine döner. Son derece güçlü ve kana susamış bir yaratığın köylüleri öldürdüğünü ve Aberline adındaki Scotland Yard müfettişinin soruşturma için bölgeye geldiğini öğrenir. Talbot, bu korkunç yapbozun parçalarını teker teker birleştirdiği sırada, dolunayda insanları kurt adama dönüştüren eski bir lanetten haberdar olur. Talbot, en korkunç ve ürkütücü kabuslardan fırlayan canavar tarafından ısırılır ve böylece karanlık yönü açığa çıkar.''

 

ARTHUR: MALTAZAR'IN İNTİKAMI

Luc Besson'un yönettiği, Cem Yılmaz, Ozan Güven, Özkan Uğur ile Volkan Severcan'ın seslendirdiği animasyon film ''Arthur: Maltazar'ın İntikamı/Arthur and the Revenge of Maltazard'', Arthur'un maceralarını anlatıyor.

 

Orijinal seslendirmesi Reddie Highmore, Mia Farrow, Ronald Crawford Robert Stanton, Penny Balfour ve Fergie gibi dünya starları tarafından yapılan filmin konusu özetle şöyle:

 

''Arthur, çok heyecanlı çünkü bu gece ayın onuncu evresini görecek. Bu da onun en sonunda Minimoyların ülkesine geri dönmesi ve Selenia ile kavuşması anlamına geliyor. Bu arada Minimoylar, Arthur'un onuruna bir şölen düzenlemektedir. Küçük prenses de güllerle bezeli elbisesini giymiş, Arthur'un babası ise büyükannenin evindeki tatillerini yarıda kestiklerini sabırsızlıkla söylemek için bugünü seçer. Tam ayrılmak üzerelerken, bir örümcek Arthur'un eline S.O.S. yazılı bir pirinç tanesi bırakır. Hiç şüphe yok ki Selenia tehlikededir. Arthur, hiç düşünmeden kızı kurtarmak için harekete geçer. Bu da tehlikeli geçitten geçmek, Max'in kelle koparan barına uğramak, Kröb'ün ordusu ile savaşmak, Betameche'nin derisini kurtarmak, farelerle, kurbağalarla, tüylü örümceklerle savaşmak anlamına gelmektedir. Arthur, Minimoyların köyüne vardığında aslında hiç kimsenin yardım çağrısında bulunmadığını anlar. Genç kahraman kendini kurnazca planlanmış tuzağın içinde bulur.''

 

 

PERCY JACKSON VE OLİMPOSLULAR ŞİMŞEK HIRSIZI

 

Chris Columbus'un yönettiği ve Logan Lerman, Uma Thurman, Rosario Dawson ile Pierce Brosnan'nun oynadığı, ''Percy Jackson ve Olimposlular Şimşek Hırsızı/Percy Jackson and the Olympians: The Lightning Thief'', annesi Yunun tanrısı olan bir çocuğun hikayesini anlatıyor.

 

Rick Riordan'ın aynı isimli romanından uyarlanan filmde, babası mitolojik Yunan tanrısı Poseidon, annesi ise sıradan bir insan olan Percy adındaki genç, zorlu bir mücadeleye girer.

 

Serinin bu ilk filminde Percy, kendini ispatlamak için Zeus'un çalınan şimşeğini bulup hırsız olmadığını herkese göstermek zorundadır.

 

 

ntvmsnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/K%C3%BClt%C3%BCr%20Sanat/Sinema/100304mart5sinemalar.hlarge.jpg

 

 

SES

Ümit Ünal'ın yönettiği ve Selma Ergeç, Mehmet Günsür, Işık Yenersu ile Eylem Yıldız'ın oynadığı ''Ses'', gaipten sesler duymaya başlayan genç bir kızın hikayesini anlatıyor. İddialı gerilim sahneleriyle dikkati çeken filmin konusu şöyle:

 

''Derya, bir bankanın çağrı merkezinde çalışan ve annesi ile birlikte yaşayan genç bir kızdır. Derya'nın rutin giden hayatı gaipten duymaya başladığı bir sesin ortaya çıkması ile beraber altüst olur. Genç kız başlangıçta sesi duymazlıktan gelmeye çalışsa da ses kısa sürede genç kızın hayatını kontrol etmeye başlar. Derya'dan iş yerindeki patronu Onur'u takip etmesini isteyen ses, genç kızın hayatını giderek korkunçlaşan bir kabusa çevirir.''

 

ALİS HARİKALAR DİYARINDA

Tim Burton'un yönettiği ve Johnny Depp, Anne Hathaway, Helena Bonham Carter ile Crispin Glover'ın oynadığı ''Alice Harikalar Diyarında/Alice In Wonderland'', 3 boyutlu olarak beyazperdeye aktarıldı.

 

 

Tim Burton'ın hayalgücü ziyarete açılıyor

Oz Büyücüsü’nden Matrix’e Alis'in serüveni

En çok sevilen masallarından biri olan ''Alice Harikalar Diyarında''da Johnny Depp ''Çılgın Şapkacı'' rolünde, Mia Wasikowska ise çocukluk arkadaşları ''Beyaz Tavşan'', ''Tweedledee'', ''Tweedledum'', ''Fare'', ''Tırtıl'', ''Cheshire Kedisi'' ve ''Çılgın Şapkacı'' ile yeniden bir araya gelen 19 yaşındaki Alice rolünde. Alice, kaderini bulmak için fantastik bir yolculuğa çıkar ve ''Kupa Kraliçesi''nin korku krallığına son verir.

 

VAMPİR İMPARATORLUĞU

Spierig Kardeşler'in yönettiği ve Ethan Hawke, Willem Dafoe, Claudia Karvan ile Michael Dorman'ın oynadığı ''Vampir İmparatorluğu/Daybreakers'', aksiyon ve gerilim sahneleriyle dikkat çekiyor.

 

Vampir türünü bilim kurgu ile buluşturan filmin konusu özetle şöyle:

 

''Gizemli bir salgın dünya nüfusunun çoğunluğunu vampire dönüştürmüştür. İnsan ırkı tükenme tehlikesiyle karşı karşıya kalan ikinci sınıf bir türdür. Vampirler tarafından avlandıkları ve çiftlik hayvanı gibi beslendikleri için gizlenmek zorundadırlar. Şimdi her şey, insan kanıyla beslenmeyi reddeden vampir araştırmacısı Dalton'ın elindedir. Dalton kana alternatif bir madde geliştirmeye çalışmaktadır.

 

EŞREFPAŞALILAR

Hüdaverdi Yavuz'un yönettiği ve Sinan Albayrak, Turgay Tanülkü, Burak Tarık ile Hüseyin Soysalan'ın oynadığı ''Eşrefpaşalılar'', sinema ve tiyatro dünyasından çok sayıda ismi bir araya getirdi.

 

Tiyatro Anse'nin oyunlarından biri olan ve 3 yıl boyunca tüm Türkiye'de turneye çıkan ve 400 binden fazla kişi tarafından izlenen ''Eşrefpaşalılar''ın çekimlerinin tamamı, İstanbul'da gerçekleştirildi.

 

Filmde 512 yardımcı oyuncu ve 3 kez yağmurlama sistemi kullanıldı. Yağmurlama sahneleri boyunca 66 ton su tüketildi. Filmde yer alan Zeybek ve Kabadayı kapışma sahnesi için oyuncular koreograflarla özel olarak çalıştı. Filmin konusu şöyle:

 

''İzmir Eşrefpaşa'dan gelip İstanbul'a yerleşmiş iki dosttan biri olan Tayyar, mafya lideri olurken, Davut, kahve işletmektedir. İkisi de aynı kadını sevmiştir, fakat Madam Eleni, Tayyar ile evlenmiştir. Eleni'yi ortada bırakan Tayyar, Davut'un evlatlığı Nusret'i yanına çekerek intikam almayı düşünür. Nusret iki dünya arasında bocalarken mahalleye bir hoca tayin olur ve olayların seyri değişmeye başlar.''

 

ntv-msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

7 yeni film gösterimde

Martin Scorsese'nin gerilim filmi 'Zindan Adası', Anadolu'nun zengin kültürünü konu alan 'Anadolu'nun Kayıp Şarkıları', Jeff Bridges'a Oscar kazandıran 'Çılgın Kalp' ve Oscar'lı bir diğer film 'Acı Bir Hayat Öyküsü' gösterimde. Oscar'a damgasını vuran 'The Hurt Locker' da tekrar vizyonda.

 

http://media1.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/K%C3%BClt%C3%BCr%20Sanat/Sinema/100312filmler12mart2.hlarge.jpg

 

 

ZİNDAN ADASI

 

Martin Scorsese'in yönettiği ve Leonardo DiCaprio, Mark Ruffalo, Ben Kingsley ile Michelle Williams'ın oynadığı ''Zindan Adası/Shutter Island'', Dennis Lehane'nin çok satan romanından uyarlandı. Gerilim ve aksiyon sahneleriyle dikkat çeken filmin konusu şöyle:

'Yıl 1954. Soğuk savaş zirve noktasında. Adli polis Teddy Daniels ve yeni ortağı Chuck Aule çok sayıda cinayet işlemiş, zeki bir kadın katilin kaçmanın imkansız olduğu Aschecliffe Hastahanesi'ndeki son derece güvenlikli bir odadan esrarengiz bir biçimde kayboluşunu araştırmak üzere Zindan Adası'na çağrılır. Bu uzak, fırtınaların dövdüğü adada araştırma yapan psikiyatrlar ve tehlikeli psikopat hastalar bulunmaktadır. Bu ürkütücü ortamda hiçbir şey göründüğü gibi değildir.''

 

ANADOLU'NUN KAYIP ŞARKILARI

 

Nezih Ünen'in yönettiği ve Cemile Yıldırım, Çetin İçten, Osman Turan ile Osman Efendioğlu'nun oynadığı ''Anadolu'nun Kayıp Şarkıları'', haftanın tek belgesel filmi olarak ön plana çıkıyor. Belgesel, izleyenleri, antik kültürleri, imparatorlukları, mitolojileri ve yaşanmış görkemiyle Anadolu'nun 10 bin yılı aşmış geçmişinden kalma egzotik mekanları ve insanları arasında yaşanan müzikal bir yolculuğa çıkarıyor.

 

ACI BİR HAYAT ÖYKÜSÜ

 

Lee Daniels'in yönettiği ve Gabourey Sidibe, Paula Patton ile Mariah Carey'in oynadığı ''Acı Bir Hayat Öyküsü/Precious'', aile içi şiddet ve tecavüz konusuna dikkati çekiyor.

 

ntv/msnbc

 

Tüm yaşadıklarına rağmen Precious içinde bulunduğu durumu kaderinin bir parçası olarak kabullenmiştir ve yaşadığı sorunlardan hayal dünyasında gezintiye çıkarak kaçmaya çalışmaktadır. Film, hayatın umutla bakılması gereken bir hediye olduğu düşüncesi ile hareket ediyor ve aynı zamanda, çaresiz insanların yalnız olmadıklarını, onlara her zaman yardıma hazır kurumların var olduğunu anlatıyor.

 

''Altın Küre 2010''da ''En İyi Drama'', ''En İyi Kadın Oyuncu'' ve ''En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu'' dallarında aday gösterilen film, Sapphire'in ''Push'' isimli romanından sinemaya uyarlandı.

 

Yapımcılığını dünyaca ünlü şov sanatçısı Oprah Winfrey'in yaptığı film, aile içi şiddet, tecavüz, dışlanmışlık ve sefaleti tüm acımasızlığıyla masaya yatırıyor ve olayları 16 yaşında bir genç kız üzerinden aktarıyor.

 

PARLAK YILDIZ

 

Jane Campion'in yönettiği ve Ben Whishaw, Abbie Cornish, Kerry Fox ile Paul Schneider'in oynadığı ''Parlak Yıldız/Bright Star'', 1818 yılında Londra'nın hemen dışında geçiyor. Muhteşem doğa manzaralarıyla bezeli romantik filmin konusu özetle şöyle:

 

 

 

''Henüz 23 yaşındaki şair Keats, genç komşuları, moda öğrencisi Fanny Brawne'la gözlerden ırak bir ilişkiye girer. Birbirlerine bağlılıkları güçlenir, aşkları alevlenirken bazı engelleri aşmaları gerekir. Bunlar Fanny'nin annesi, Keats'in en yakın arkadaşı Brown ve genç şairin amansız hastalığı.''

 

''Altın Palmiye'' sahibi tek kadın yönetmen olarak anılan Oscarlı yönetmen Jane Campion'ın yeni filmi, yönetmenin en iyi filmi olmaya da aday gösteriliyor.

 

25 yıllık hayatına üç şiir kitabı sığdırmayı başarmış olan ve veremden ölen ünlü İngiliz şair John Keats'in yaşamının son yıllarını ve bu esnada moda öğrencisi Fanny Brawne'la yaşadığı aşkı anlatan film, ''2009 Cannes Film Festivali''nde ''Altın Palmiye'' adayı oldu.

 

ÇILGIN KALP

 

Scott Cooper'ın yönettiği ve Jeff Bridges, Colin Farrell, Maggie Gyllenhaal ile Robert Duvall'in oynadığı ''Çılgın Kalp/Crazy Heart'', alkolik bir şarkıcının hayatını anlatıyor. İnsanın içini ısıtan hikayesiyle dikkatleri çeken filmin konusu özetle şöyle:

 

''Bir zamanların country müzik starı Bad, 57 yaşında alkolik bir şarkıcıdır. Küçük kasaba barlarında gitar eşliğinde şarkı söyleyerek geçinmektedir. Birçok kadınla ilişkisi olmuştur ancak şimdi yalnızdır. Günlerden bir gün hayatına Jean girer. İyi bir haber peşindeki genç gazeteci boşanmıştır ve dört yaşındaki oğlunu kendi başına büyütmektedir. Birlikte oldukça Jean, Bad'in içindeki insanı görmeye başlar.''

 

ÖLÜMCÜL TUZAK

 

Bu sene En iyi Film ve En İyi Yönetmen Oscarlarını kazanan 'The Hurt Locker' tekrar gösterimde.

 

Chris Hedges’in “Savaşma arzusu güçlü ve ölümcül bir bağımlılıktır. Savaş bir uyuşturucudur.“ sözüyle açılan film, dünyanın en zor işlerinden birini yapan, muharebe sırasında bombaları etkisiz hale getirmekle görevli askerlerin yaşamından bir kesit sunuyor.

 

ntv/msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

http://media.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/K%C3%BClt%C3%BCr%20Sanat/Sinema/100326sinemalar.hlarge.jpg

 

 

SERSERİ MAYINLAR

 

Ferzan Özpetek'in yönettiği ve Riccardo Scamarcio, Nicole Grimaudo, Alessandro Preziosi, Lunetta Savino'nun oynadığı ''Serseri Mayınlar/Mine Vaganti'', geleneksel bir İtalyan ailesinin öyküsünü beyaz perdeye taşıyor.

 

İlk kez Berlin Film Festivali'nde izleyiciyle buluşan film, makarna üreticisi bir İtalyan ailesinin geleneksel ve ahlaki kalıpların dışına çıkan çocuklarının, ne yöne gideceği kestirilemeyen öykülerini anlatıyor. İki arkadaşının başına gelen gerçek bir olaydan esinlenerek yazdığı filmde Ferzan Özpetek, bu öykülerin iç-içe geçirdiği büyülü bir zamanın içine çektiği izleyiciyi, oyuncularının yarattığı duygu denizindeki gelgitlerle baş başa bırakıyor.

 

İlk kez İtalya'da vizyona giren film, ilk üç günde 500.000 kişi tarafından izlendi.

 

AY

 

Duncan Jones'un yönettiği ve Sam Rockwell, Dominique McElligott, Rosie Shaw ile Kevin Spacey'nun oynadığı ''Ay/Moon'' bilimkurgu tarzına yeni bir soluk getiriyor. Katıldığı birçok festivalden ödülle dönen filmin konusu şöyle:

 

''Astronot Sam, aya gönderilir. Uydu bağlantısının kopmasıyla iletişimi kaybeden Sam'i zor zamanlar beklemektedir, ama sonunda üsten ayrılabilecektir. Sam, halüsinasyonlar görmeye, hafızasını yitirmeye ve oraya nasıl geldiğini dahi unutmaya başlar. Sam o andan itibaren etrafında neler olup bittiğini anlamak için savaşmaya başlayacaktır.''

 

KUTU

 

2000'lerin en iyi filmlerinden Donnie Darko'nun yönetmeni Richard Kelly'nin yönettiği ve Cameron Diaz, James Marsden, Frank Langella ile Gillian Jacobs'nun oynadığı ''Kutu/The Box'' ahlaki değerlerle insanın doğası arasındaki ikilemi ortaya koyuyor. Richard Matheson'ın kısa öyküsünden uyarlanan filmin konusu şöyle:

 

''Norma ve Arthur Lewis çiftinin hayatı bir gün kapılarına bırakılan tahta kutu içindeki hediye ile tamamen değişir. Kutu, hayatlarında geri dönüşü olmayan olaylara sebep olacaktır. Gizemli bir yabancı eğer kutunun üstündeki düğmeye basarlarsa bir milyon doların sahibi olacakları yazılı bir not iletir. Fakat düğmeye basmaları aynı zamanda hiç tanımadıkları bir insanın ölmesine sebep olacaktır.''

 

UZAKLARA GİDELİM

 

Sam Mendes'in yönettiği ve John Krasinski, Maya Rudolph, Carmen Ejogo ile Catherine O'Hara'nın oynadığı ''Uzaklara Gidelim/Away We Go'', ilk çocuklarını bekleyen genç çift hikayesini konu alıyor.

 

Çocuk sahibi olacaklarını öğrenen Burt ve Verona, yerleşip, kuracakları ailenin köklerini salabilecekleri ve çocuklarını büyütebilecekleri en ideal yeri aramak için Amerika'yı dolaşırlar.

 

Çiftin yol boyunca yaşadıkları aksilikler ve aradıkları ''ev''i bulmaları için onlara yardım etmeye çalışan enteresan akrabalar ve eski arkadaşlar da serüvenlerine renk katıyor.

 

Günümüzün en yetenekli yönetmenlerinden biri olan Sam Mendes'den bekleneceği üzere senaryosunu en iyi şekilde tamamlayan bir görsellik ve etkileyici soundtrack eşliğinde gelişen film hem Amerika'nın hali üzerine zekice gözlemlerle dolu hem de komedi içeriyor.

 

''Norma ve Arthur Lewis çiftinin hayatı bir gün kapılarına bırakılan tahta kutu içindeki hediye ile tamamen değişir. Kutu, hayatlarında geri dönüşü olmayan olaylara sebep olacaktır. Gizemli bir yabancı eğer kutunun üstündeki düğmeye basarlarsa bir milyon doların sahibi olacakları yazılı bir not iletir. Fakat düğmeye basmaları aynı zamanda hiç tanımadıkları bir insanın ölmesine sebep olacaktır.''

 

UZAKLARA GİDELİM

 

Sam Mendes'in yönettiği ve John Krasinski, Maya Rudolph, Carmen Ejogo ile Catherine O'Hara'nın oynadığı ''Uzaklara Gidelim/Away We Go'', ilk çocuklarını bekleyen genç çift hikayesini konu alıyor.

 

 

Çiftin yol boyunca yaşadıkları aksilikler ve aradıkları ''ev''i bulmaları için onlara yardım etmeye çalışan enteresan akrabalar ve eski arkadaşlar da serüvenlerine renk katıyor.

 

Günümüzün en yetenekli yönetmenlerinden biri olan Sam Mendes'den bekleneceği üzere senaryosunu en iyi şekilde tamamlayan bir görsellik ve etkileyici soundtrack eşliğinde gelişen film hem Amerika'nın hali üzerine zekice gözlemlerle dolu hem de komedi içeriyor.

 

ÇOK FİLİM HAREKETLER BUNLAR

 

Ozan Açıktan'ın yönettiği ve BKM Mutfak oyuncularının oynadığı ''Çok Filim Hareketler Bunlar'' Türk sinemasında daha önce denenmemiş bir anlatım dilini kullanarak, 9 ayrı öyküyü tek filme sığdırdı.

 

Filmde, yaz tatilinde sadece aşkın peşinde olanlar, tatile gidemeyip evde sivrisineklerle savaşanlar, sadece günübirlikçi olarak denizle buluşanlar, yazı mezuniyet balosu ile karşılamak için önce mahalleliyle uğraşanlar, yaz tatilinin en güzel hediyesi bisikletin değerini bilemeyenler, tatile uçakla gidenlerle tatili bitip okula dönerken hala ayakları yerden kesilenlerin yaz hikayeleri anlatılıyor.

 

AŞKA YOLCULUK

 

Anand Tucker'ın yönettiği ve Amy Adams, Matthew Goode, Adam Scott ile John Lithgow'un oynadığı ''Aşka Yolculuk/Leap Year'' kadın erkek ilişkilerini romantik komedi tarzında aktarıyor.

 

Sevdiği erkekle evlenmeye kesin kararlı olan ama kaderin cilvesi sonucu başka bir erkekle tanışan genç bir kadının öyküsünü anlatan filmin konusu özetle şöyle:

 

''İlişkisinde evlilik teklifi almadan dördüncü yılını dolduran Anna, bu işi çözmeye kararlıdır. Kadınların erkeklere 29 Şubat tarihinde evlilik teklifi yapmasına izin veren eski bir İrlanda geleneğini keşfeden Anna, Boston'dan Dublin'e giden erkek arkadaşı Jeremy'nin izini sürmeye karar verir. 29 Şubat'ta evlilik teklifi yapması fikrini ise serseri ruhlu ama iyi niyetli babası Jack gündeme getirmiştir''

 

 

ntv msnbc

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...