Jump to content

İçinde Yağmur Yağan Şiirler


schizophrana

Önerilen Mesajlar

Sana Yağmur Diyorum

(gidersen hani sığınaklarım?

Eksilir, zarar kalırım

kalırım!

Yeni günün tenine dağılır yaralarım

sana yağmur diyorum...)

Uzun boylu umuttun

tadında unutuldun

nerde büyük uçurumların

kış suların, yaz uykuların?

Sana yağmur diyorum ıslaklığım bundan

yağ da ıslanalım, ama uslanmayalım

uslanmayalım!

Gün, vursun yükünü gecenin hırkasına

yol, vursun sesini uzaklığın pasına

sesime kibrit çaksan tutuşacağım

sargısızım

çoğalırım

çoğaldıkça arsızım

s a n a y a ğ m u r d i y o r u m...

Yılmaz Odabaşı

Uzak Kaderler İçin

Bir gün, bir yağmurla garip garip

-Çoluğu çocuğu terk edeceğim.-

Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım

Alıp başımı gideceğim.

Asır yirminci asırdır, amenna

Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım

Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi

Uzaklar daha uzaklaşır

Bir define çıkarır gibi kayalardan, Âdemden beri

Sımsıcak sevgilere muhtacım.

Bir gün alıp başımı gideceğim

-Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...-

Belimi bir ılık şal sarsın, mavi

Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız

Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin

Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında.

Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm

Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde

Diyarı gurbette kanlı bir aşk

Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde

En uzak beyazlar,

En yakın ikindilerde, duygulu

Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam

İçip içip ağlasam...

Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum?

Herkesin derdinden pay isterken.

Uzak kaderlerin suları çağlar şimdi

Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.

Bir gün, bir parkta otururken, biliyorum

Bir el yağmurla dokunacak omzuma

Bir çift göz, bir davet, bir kalp

Çoluğu çocuğu terk edeceğim.

Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak

Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak

Toprak ve insan kokularıyla,

Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için

Başımı alıp gideceğim.

Turgut Uyar

Boşuna

Sen yoksun

Boşuna yağıyor yağmur

Birlikte ıslanmayacağız ki

Boşuna bu nehir

Çırpınıp pırpırlanması

Kıyısında oturup göremeyeceğiz ki

Uzar uzar gider

Boşuna yorulur yollar

Birlikte yürüyemiyeceğiz ki

Özlemlerde ayrılıklar da boşuna

Öyle uzaklardayız

Birlikte ağlayamayacağız ki

Seviyorum seni boşuna

Boşuna yaşıyorum

Yaşamı bölüşemeyeceğiz ki

Aziz Nesin

Buluşmak Üzere

Diyelim yağmura tutuldun bir gün

Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek

Öbür yanda güneş kendi keyfinde

Ne de olsa yaz yağmuru

Pırıl pırıl düşüyor damlalar

Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın

Dar attın kendini karşı evin sundurmasına

İşte o evin kapısında bulacaksın beni

Diyelim için çekti bir sabah vakti

Erkenceden denize gireyim dedin

Kulaç attıkça sen

Patiska çarşaflar gibi yırtılıyor su ortadan

Ege denizi bu efendi deniz

Seslenmiyor

Derken bi de dibe dalayım diyorsun

İçine doğdu belki de

İşte çil çil koşuşan balıklar

Lapinalar gümüşler var ya

Eylim eylim salınan yosunlar

Onların arasında bulacaksın beni

Diyelim sapına kadar şair bir herif çıkmış ortaya

Çakmak çakmak gözleri

Meydan ya Taksim ya Beyazıt Meydanı

Herkes orda sen de ordasın

Herif bizden söz ediyor bu ülkenin çocuklarından

Yürüyelim arkadaşlar diyor yürüyelim

Özgürlüğe mutluluğa doğru

Her işin başında sevgi diyor

Gözlerin yağmurdan sonra yaprakların yeşili

Bi de başını çeviriyorsun ki

Yanında ben varım

Can Yücel

Şemsiye

tozlu bir şemsiye durur

çatı katındaki odanın

kuytu bir köşesinde

kumaşındaki eski yağmurların

hüzünlü kokusuyla

anımsar mısın bilmem

yağmurun bardaktan

boşanırcasına yağdığı o günü

hani şemsiyeyi iyice çekip başımıza

dudaklarımla hesaplamıştım

yüz ölçümünü

nicedir sokağa çıkarmıyorum

şemsiyeyi

korkuyorum çünkü

kapısı açık kafesinden

uçan bir kanarya gibi

beni ikinci kez terk etmenden

yanıt alamayacağımı bilsem bile

yanına gidip

sorarım hergün şemsiyeye

altında elele

nasıl görünürdük diye

Sunay Akın

YAĞDIKÇA

Yer ile yeksan, ıslak saçlı, kem gözlü,

Kavim göçlerinden bu yana ağlayan

Ve durmadan

Cep kanyağı yakıcılığında ezgiler

Çalan, çaldıran, yakalatan

Adı bende gizli bir kadındı İstanbul

Şehre bir yağmur yağdı

Ben ağladım

Sevilirken ayrılmak mı kaldı Bizanstan

Yalan dolan yoktu gözlerde sadece ses

Verilen sözler birdi edilen yeminler sıfır

Eşyalar alındı fotoğraflar söküldü yerlerinden

Bir aşkın izlerini yok edecek yeni bir aşk

sipariş edildi yeniden

Bir şehre yağmur yağdı

Ben ağladım

Kim daha çok yalan söndürdü çay bardaklarında

Hangisi talandı demli öpücüklerin

Ve buğularda yitirilen kimin adıydı

Bir aşktan diğerine kaç saate gidiliyordu

Soyulur muydu kabuğu hayatın

Yoksa bütün vitamini kabuğunda mıydı?

Yağmur şehre bir yağdı

Ben ağladım

Ben giderken ençok seni götürdüm

Aklımın nakliyesiydi asıl yoran taşıyıcıları

Yardan düşmüştüm yaralarım yardan armağandı

Kutsal kitabımdı ziyan edilmiş sevgililer atlası

Ben sevmeyi beceremedim belki de sevilmeyi

Benim sevmeye engel evcil acılarım vardı

Ben yağmur ağladım bir şehre yağdı

Ben şehre ağladım bir yağmur yağdı

Ben bir ağladım şehre yağmur yağdı

Ben...

Yağmur...

Ağladım...

Yılmaz Erdoğan

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Hepsi çok güzel gerçekten.. Teşekkürler:) Bir tane de benden..

 

 

Bir Daha Bana Benzeme Angel

 

Yağmura çok teşekkür ederim

Bu gece yalnızca cesedime yağdı

 

Bana bir şey olursa diye korktum

Seni birkaç saniye düşünürsem;

Düşünürken üşürsem diye korktum

Oturup siyah portakallar yedim

Oturup korkunç kitaplar okudum

İçimde bir sıkıntı gibi cinayet

İçimde bir sığıntı gibi telaş

İçimde felaket gibi bir merak

Hislerimin uzağına düştüm, şimdi çok üzgünüm

Şimdi çocukluğumun uzağına da düştüm

Daha da düşersem diye korktum

Seni birkaç saniye düşünürsem;

Ay kıvrılırsa diye

Kan kıvranırsa diye

Can sıçrarsa ölürken bir yerlere,

Daha da ölürsem diye korktum

Seni birkaç saniye düşünürsem;

Sessem, sersem bir heceysem eğer

Seni bir kelime edersem diye korktum

Seni kötü bir cümlede kullanırsam

Adını söylerken takılırsam, yalnış telaffuz edersem

Böyle bir günah işlersem

Tanrı affeder diye korktum

 

Yağmura çok teşekkür ederim

Bu gece yalnızca bu şiire yağdı

 

Sağol aşkım

Sağol kırık kolum, kesik bileğim, kırık yüzüm,

Kesik geleceğim, kırık sonsuzluğum

 

Her şeye rağmen

Yağmura bulanmış, güzel bir yazdı...

 

 

Küçük İskender

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Her yağmurda daha çok özlediğim sevdiğime....

 

ÖZLETİYOR SENİ BU YAĞMURLAR

Burada yağmur yağıyor

Aralıksız yağıyor günlerdir

Ama sen yine de şemsiyeni

Almadan gel ilk otobüsle

Buğulanan camlara usulca

Yüzünü çiziyorum ki yüzün

Bir yağmur damlası olup

Düşüyor yapraklarına gülün

Güller de bozamıyor bu uzun

Karanlık sessizliğini kentin

Anılarını yitiriyor sokaklar

Bezirgânlaşıyor bulvar ışıkları

Tarih de kekemeleşiyor bazan

Ki o zaman aşktır tek bilici

Aşksa yürümek gibi bir şey

Duyabilmek kuşların gelişini

Anısı bizsek eğer bu kentin

Unuttuğu türküler bizsek

Acıyı rehin bırakıp bir güle

Anımsatmalıyız bunları bir bir

Sonra yürümeliyiz seninle

Sokaklara caddelere çıkmalıyız

Belki bir aşktır bu kentin

Belleğini geri getirecek olan

Burada yağmur yağıyor ama sen

Şemsiyeni almadan gel yine de

Özletiyor bu çılgın sağanak seni

Sırılsıklam özletiyor biliyor musun

Ahmet TELLİ

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...