Jump to content

Ömer Hayyam Şiirleri


hexagram

Önerilen Mesajlar

Ruabilerini elimle yazıcam çünkü seçtiğim rubailer bunlar...

Gerçi müslüman olanlar çıkışacaklardır biraz...

Benim camiye gidenlere,namaz kılanlara vs. kötü bi niyetim olduğu için yazmadım,zaten öyle yapsaydım başlığı edebiyat bölümüne açmazdım :)

umarım tartışmalar yaşanmaz,işte rubaileri:

 

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım

Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım

Gül rengi şarabımı yere döktün tekmil

Zannım bu ki sen de sarhoş oldun Tanrım

 

*******

 

Beni camide gören hacı hoca sanır ki

Namaz ile niyaz ile sevab almaya geldim

Oysa ki bir zamanlar yürüttüğüm seccade

Eskidi de yenisini çalmaya geldim

 

*******

 

Var mı dünyada günah işlemeyen,söyle

Yaşanır mı hiç günah işlemeden,söyle

Bana kötü deyip kötülük edeceksen

Yüce Tanrı,ne farkın kalır benden,söyle..

 

*******

 

Cennette huriler varmış,kara gözlü

İçkinin de ordaymış en güzeli

Desene biz çoktan cennetlik olmuşuz

Bak, bir yanda şarap,bir yanda sevgili

 

*******

 

İnsan son nefese hazır gerekmiş

Nasıl ölürse öyle dirilecekmiş

Biz heran şarap ve sevgiliyleyiz

Böyle dirileceksek işimiz iş

 

*******

 

Kim görmüş o cenneti,cehennemi?

Kim gitmiş de getirmiş haberini

Kimselerin bilmediği bir dünya

Özlenmeye,korkulmaya değer mi?

 

*******

 

Sen içmiyorsan içenleri kınama bari

Bırak aldatmacayı,iki yüzlülükleri

Şarap içmem diye övünüyorsun

Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki?

 

*******

 

Benden Muhammed Mustafaya saygı ve selam:

Deyin ki,hoş görürse bişey soracak Hayyam:

Neden Yüce Efendimizin buyruklarında

Ekşi ayran helal de güzelim şarap haram?

 

Benden Hayyam'a selam söyleyin demiş peygamber

Sözlerimi yanlış anlamışsa çiylik eder:

Ben şarabı herkese haram etmiş değilim ki

Hamlara haramdır,doğru,ama olgunlar içer

 

*******

 

Şarap küpüne serdik seccademizi

Şarap yakutuyla adam etik kendimizi

Umudumuz,meyhanede yeniden bulmak

Camide,medresede yiten günlerimizi

 

*******

 

Al istersen,veresiye cennet senin olsun.

Bana bir açıklık yer,

bir çayır çimen olsun,

bir kadeh,bir güzel,bir şarap sunan olsun yeter.

Ama bunlar peşin olsun.

Cennet,cehennem gibi laflara boş verelim.

Cehennem hani kim gitmiş,

hani,cennetten dönen kim?

 

*******

 

Aşk kitabını evirdim çevirdim.

Bir adam konuştu kitabın içinden,

yüreği yana yana,bir adam:

"Kimdir mutlu kişi,bilir misin?

Bir karısı olacak ay gibi güzel,

Bir gecesi olacak yıl kadar uzun..."

 

*******

 

İster müslüman olsun,ister gavur,bana ne,

sımsıcak olsun yürek dediğin,

sevgiyle dolu olsun ağzına dek.

Bizim deftere adın hele bir yazılsın,kardeş,

o zaman cennet de vız gelecek sana,

göreceksin,cehennem de vız gelecek.

 

*******

 

Bakıyorum cenneti arıyorsunuz boyuna

kiminiz tekkede,kiminiz medresede,

kiminiz manastırda,kilisede kiminiz.

Ödünüz kopuyor cehenneme gitmekten.

Oysa hiç ekmedi yüreğine bu tohumu

aklı başında olan.

 

*******

 

Sünneti geç,farzı da bir yana ser;

Kes azcık lokmanı,yoksula ver,

Kırma gönül,dostu çekiştirme;

Cennete girdin hadi,içkimi ver!

 

*******

 

Bir tatlı,güzel kız,gelse şu mevsimde eğer,

Bir kırsa kadeh doldursa,şarap verse eğer;

Herkes kınasın varsın,bu sözümdne ötürü;

Hayyam köpek olsun,cenneti isterse eğer.

 

*******

 

Kim demiş haramı helali bilmez Hayyam!

Ben ki asla haramla helali karıştırmam.

Ey sevgili!Helaldir seninle içtiğim şarap,

Oysa bana sensiz içtiğim su bile haram...

 

---------------

 

şimdilik bu kadar yazabildim,eklemeler de yapabilirim,iyi okumalar...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Var mı dünyada günah işlemeyen,söyle

Yaşanır mı hiç günah işlemeden,söyle

Bana kötü deyip kötülük edeceksen

Yüce Tanrı,ne farkın kalır benden,söyle..

 

bunu biliyordum ve cok hosuma gitmistı buna benzer

Tanrı'yA...

eğer bir çember yarattıysan içine girilsin diye,

kendin gir oraya ve bak bakalım gidiyor mu hoşuna

william blake

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

işte çok sevdiğim bir şiiri:

Geçmiş günü beyhude yere yad etme,

Bir gelmemiş an için de feryat etme,

Gelmiş geçmiş masal bunlar hep

Eğlenmene bak ömrünü berbat etme.

 

 

Niceleri geldi neler istediler,

Sonunda dünyayı bırakıp gittiler.

Sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?

O gidenler de hep senin gibiydiler.

 

 

Dünyada ne var, kendine dert eyleyecek,

Bir gün gelecek ki can bedenden gidecek,

Zümrüt çayır üstünde, sefa sür iki gün ...

Zira senin üstünde de otlar bitecek

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bakıyorum cenneti arıyorsunuz boyuna

kiminiz tekkede,kiminiz medresede,

kiminiz manastırda,kilisede kiminiz.

Ödünüz kopuyor cehenneme gitmekten.

Oysa hiç ekmedi yüreğine bu tohumu

aklı başında olan.

 

 

ömer hayyamı birasda kendime örnek alıyormusum geldi bi an bende cogu konuda onun gibi düşünüyorum

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Aslında hayyam şiirlerden ibaret bi insan değil bence. O bence düpe düz bir filozof. Ve düşünceleride hiç yabana atılır gibi değil. Tam bir İhvan-ı Safa düşünürü... Ah moğollar ah! Elleriniz kırılaydıda Alamut kütüphanesini yakamayaydınız!

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Çayda akan su gibi , çölde esen yel gibi

Iste bir günü daha kayboldu ömrümün.

Ben ben oldukça iki günün gamini bir çekmem.

Biri geçip giden gün biri gelecek gün.

 

hayyam için kadehim havada aklım yanımda ve özgürüm bir deli kadar ruhum sarhoş...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Çayda akan su gibi , çölde esen yel gibi

Iste bir günü daha kayboldu ömrümün.

Ben ben oldukça iki günün gamini bir çekmem.

Biri geçip giden gün biri gelecek gün.

 

hayyam için kadehim havada aklım yanımda ve özgürüm bir deli kadar ruhum sarhoş...

 

Çok güzel :clapping:

 

"hayyam için kadehim havada aklım yanımda ve özgürüm bir deli kadar ruhum sarhoş..."

 

:thumbsup:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ey özünün sırlarına akıl ermeyen;

Suçumuza, duamıza önem vermeyen;

Günahtan sarhoştum, ama dilekten ayık;

Umudumu rahmetine bağlamışım ben.

 

Büyükse de isyanım, kötülüklerim,

Yüce Tanrı'dan umut kesmiş değilim;

Bugün sarhoş ve harap ölsem de yarın

Rahmete kavuşur elbet kemiklerim.

 

Tanrım bir geçim kapısı açıver bana;

Kimseye minnetsiz yaşamak yeter bana;

Şarap içir, öyle kendimden geçir ki beni

Haberim olmasın gelen dertten başıma.

 

Rahmetin var, günah işlemekten korkmam;

Azığım senden, yolda çaresiz kalmam;

Mahşerde lutfunla ak pak olursa yüzüm

Defterim kara yazılmış olsun, aldırmam.

 

Derde gama yatkın yüreğime acı;

Bu tutsak cana, garip gönlüme acı;

Bağışla meyhaneye giden ayağımı,

Kızıl kadehi tutan elime acı.

 

bütün dörtlüklerinin şarap reklamlarıyla dolu bir sitede bulunması insanı güldürüyor :D

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

oyunu oynayan tanri, bizlerse dama ta$i !

i$in dogrusu bu, gerisi laf-i güzaf.

onun için dünya dama tahtasi, bizler birer oyuncak.

bikar sonunda, saliverir hiçligin kuyusuna !

 

Amin Maalouf'un Semerkant isimli kitabini tavsiye ederim, Ömer Hayyam'in hayati hakkinda güzel bilgiler veriliyor

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yaşam düşüncesini altmıştan öte atma

nereye adım atsan sarhoş olmaksızın atma

şimdi daha kafatasından bir taş yapılmamışken

sen testiyi sırtından, kadehi elinden atma

 

 

 

hayyam'ın dörtlük ve rubailerinin bulunduğu e-kitabı isteyen arkadaş olursa gönderebilirim ;)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Şarap sonsuz hayat kaynağıdir, iç;

Gençlik sevincinin pınarıdır, iç;

Gamı yakar eritir ateş gibi,

Sağlık sularından şifalıdır, iç.

 

 

Can bir şaraptır, insan onun destisi;

Beden bir ney gibidir, kan o neyin sesi.

Hayyam, bilir misin nedir bu ölümü varlık:

Hayal fenerinde bir ışık pırıltısı.

 

 

Dünyada akla değer veren yok madem,

Aklı az olanın parası çok madem,

Getir şu şarabı, alın aklımızı:

Belki böyle beğenir bizi el alem!

 

Ömür defterinden bir fal açtım gönlümce;

Halden anlar bir dost gelip falı görünce;

Ne mutlu sana, dedi; daha ne istersin:

Ay gibi bir sevgili, yıl gibi bir gece.

 

 

Bahar geldi; başka bir şey istemem kafamda;

Hele akla hiç yer vermem bahar soframda;

Şarap, seninleyim bu mevsim, koru beni:

Söğüt ağacı, sen de ser gölgeni altıma.

 

 

Gece, gül bahçesinde ararken seni,

Gülden gelen kokun sarhoş etti beni;

Seni anlatmaya başlayınca güle

Baktım kuşlar da dinliyor hikayemi.

 

Bu uçsuz bucaksız dünya içinde, bil ki,

Mutlu yaşamak iki türlü insana vergi;

Biri iyinin kötünün aslını bilir,

Öteki ne dünyayı bilir, ne kendini.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

"Irmaklarından şaraplar akacak" diyorsun

cennet-i alâ meyhane midir?

"her mümin'e iki huri" diyorsun

cennet-i alâ kerhane midir?

 

* * *

tanrı bize cenette vaat ettiği şarabı

niçin haram etsin bu dünyada, akla sığar mı?

bir sarhoş arap, devesini vurmuş hamza'nın

peygamber de yasak etmiş arap'a şarabı

 

* * *

beni özene bezene yaratan kim? sen

ne yapacagımı da yazmışsın önceden

demek günah işleten de sensin bana

o zaman nedir o cennet cehennem?

 

* * *

kim senin yasanı çiğnemedi ki söyle?

günahsız bir ömrün ne tadı kalır söyle.

yaptıgım kötülügü kötülükle ödetirsen eğer

sen ile ben arasında ne fark kalır ki söyle

 

* * *

tanrı bizi çamurdan yarattıgında

biliyordu bu dünyada ne işimiz olacak

işlediğim günahlar hep onun emriyledir

o halde cehennemde beni niçin yakacak?

 

* * *

isyan edip karşında duracağım, neredesin?

karanlıgı, işiğa yoracağım, neredesin?

ibadete karşılık cenneti alacaksam

"bağış mı ticaret mi" diye soracağım, neredesin?

 

* * *

kör cehalet çirkefleştirir insanları.

suskunlugum asaletimdendir.

her lafa verecek bir cevabım var elbet

lakin bir lâfa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye

 

* * *

dünya üç beş bilgisizin elinde

sanırlar ki tüm bilgiler kendilerinde

üzülme, eşek eşeği beğenir

bir hayır var sana kötü demelerinde

 

* * *

sen bu dünyanın sırrına eremezsin

erenlerin dilini de sökemezsin

öyleyse iç şarabı, cennet et dünyayı

öteki cennete ya girer, ya giremezsin

 

* * *

niceleri geldi, neler istediler

sonunda dünyayı bırakıp gittiler

sen hiç gitmeyecek gibisin değil mi?

o gidenler de hep senin gibiydiler

 

 

 

******

İçin temiz olmadıktan sonra

Hacı hoca olmuşsun kaç para

Hırka tespih post seccade güzel

Ama TANRI KANAR MI BUNLARA

 

Sen sofusun hep dinden dem vurursun

Bana da sapık dinsiz der durursun

Peki, ben ne görünüyorsam o'yum

YA SEN NE GÖRÜNÜYORSAN O'MUSUN

 

Sen içmiyorsan içenleri kınama bari

Bırak aldatmacayı iki yüzlülükleri

ŞARAP İÇMEM DİYE ÖVÜNÜYORSUN AMA

YEDİĞİN HALTLAR YANINDA ŞARAP NEDİR Kİ..

 

Ey kara cübbeli senin gündüzün gece

Taş atma dünyayı bilmek isteyenlere

ONLAR YARATANIN SANATI PEŞİNDELER

SENİNSE AKLIN ABDEST BOZAN ŞEYLERDE...

 

Ben kadehten çekmem artık elimi;

Tutmam senin kitabını minberini.

Sen kuru bir softasın, ben yaş bir sapık

CEHENNEMDE SEN Mİ DAHA İYİ YANARSIN, BEN Mİ?..

 

Seni kuru softaların softası seni

Seni cehenneme kömür olası seni

Sen mi haktan rahmet dileyeceksin bana ?

HAKKA AKIL ÖĞRETMEK SENİN HADDİNE Mİ ?

 

Yaşamın sırlarını bileydin

Ölümün de sırlarını çözerdin

Bugün aklın var bir şey bildiğin yok

YARİN AKİLSİZ NEYİ BİLECEKSİN

 

Ey kör! bu yer, bu gök, bu yıldızlar, boştur boş!

Bırak onu bunu da gönlünü hoş tut hoş!

su durmadan kurulup dağılan evrende

BİR NEFESTİR ALACAĞIN, O DA BOŞTUR BOŞ!

 

...Ömer Hayyam...

 

( Ömer Hayyam'ın yeri çok başkadır bende , çook..

:))

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Dünya derdiyle harap olmadan böyle,

Bol bol içelim kızıl şaraptan şöyle.

Dünya kanlımız; şarap, dünyanın kanı;

Kanlısının kanını kim içmez; söyle?

 

 

Kadeh bir bedendir ki, ondan can doğar,

Yasemine benzerken, erguvan doğar.

Hayır, yanlış söyledim; aslında şarap,

Ateşten gebe kalan bir sudan doğar!

 

 

Bir dağ içse şarabı oynar, yorulur.

Kusurlular şaraba hep kusur bulur.

Niçin, gel şu şaraba tövbe et, dersin?

İnsan ruhu şarapla tertemiz olur!

 

 

ve şeytana verdiği ayar :D

 

Şarap; gurur, benliği alır hep geme.

Şarap çözer düğümü, zor ve güç deme.

Şeytan bir yudum şarap içmiş olsaydı;

Bin kez secde ederdi her gün Adem’e!

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

KİM GÖRMÜŞ

 

 

Kim görmüş o cenneti, cehennemi?

Kim gitmiş de getirmiş haberini?

Kimselerin bilmediği bir dünya

Özlenmeye, korkulmaya değer mi?

 

Dert içinde sevinci bul da yaşa;

Haksız düzende haklı ol da yaşa;

Sonu nasıl olsa yokluk dünyanın,

Varından, yoğundan kurtul da yaşa.

 

Bulut geldi; lalede bir renk bir renk

Şimdi kızıl şarap içmemiz gerek.

Şu seyrettiğin serin yeşillikler

Yarın senin toprağında bitecek. :thumbsup:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Atatürk Şiirleri - Serdar Yıldırım

      EŞSİZ ASKER ATATÜRK O, bir millete baştı. Yel oldu, dağlar aştı. Sel oldu, düşman kaçtı Tüm dünya buna şaştı Eşsiz asker Atatürk. --------------------------------- ATATÜRK VE CUMHURİYET O'nsuz tarih olmazdı. O, doğmasaydı. Tarih kitaplarını yırtardım, Cumhuriyet kurulmasaydı. --------------------------------- CUMHURİYET Haykır durma, Cumhuriyet 96 yaşında. Dört mevsim yaşanıyor, toprağında, taşında. *     *     *      * Birbiriyle kaynaşmış Türk Halkı'nın

      , Yer: Atatürk'çü Düşünce Kulübü

    • Fazıl Hüsnü Dağlarca Şiirleri

      En sevdiğim ile başlıyorum... Seni   Öyle uzun seviyorum ki seni Ya yaradılışta doğmuşum Ya ölümsüzün biriyim ben... Hasret Sevgimi unutmak için seyrederim bir tabloyu, bir mermeri, Ki ne kadar dalsa ruhum yeniden döner geriye: Okurum düşüne düşüne okuduğun şiirleri, Senin düşüncen geçerken üzerlerinde bir sıcaklık kalmıştır diye Oyun Oynasak Biri yıldız olsa Biri ben olsam.   Oynasak Gelse gecenin biri Çağırsak gündüzün birini Biri ben olsam.  

      , Yer: Şiir

    • Aşık Veysel Şatıroğlu Hayatı ve Şiirleri

      “Üçyüzonda gelmiş idim cihana”   Veysel Şatıroğlu, 1894’te Sivas’ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi. Veysel’in dünyaya geliş öyküsü, Anadolu köylerinde hemen birçok çocuğun yaşadığı olağan bir doğum biçimidir. Ama, bugün özellikle dışarıdan bakanlar için ilginçtir, olağandışıdır. Anlatmak gerekirse, annesi Gülizar Ana, Sivrialan dolaylarındaki Ayıpınar merasında koyun sağmaya giderken sancısı tutmuş, oracıkta dünyaya getirmiş Veysel’i. Göbeğini de kendisi kesmiş, bir çap

      , Yer: Yazarlar

    • Etkilendiğiniz Şiirleri, Dörtlükleri Yazın

      ben kendimle başlayayım   BAYRAMLAR BAYRAM OLA   Güneş yükselmeden kuşluk yerine Bir adam camiden döndü evine Oturdu sessizce yer minderine   Kızı “Bayram” dedi, yalın ayaklı Adam “Bayram” dedi, tam ağlamaklı..   Eli öpüldükçe içi burkuldu Konuşmak istedi, dili tutuldu Güç belâ ağzından bir “off! ” kurtuldu   Oğlu “Bayram” dedi, sırtı yamalı Adam “he ya” dedi, gözü kapalı..   Düşündü kış yakın, evde odun yok Tenekede yağ yok, çuvalda un yok Yok yoka karışmış; tuz yok, s

      , Yer: Şiir

    • Didem Madak Şiirleri

      Çiçekli Şiirler Yazmak İstiyorum Bayım!                                  "Zenciler prensesi olacağım.                                 Hayat işte asıl o zaman başlayacak"                                                               Pippi Uzunçorap     Çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım Bilmiyorsunuz. Darmadağın gövdemi Çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum. Karanlıkta oturuyorum. Işıkları yakmıyorum. Çalar saat zembereği boşalana k

      , Yer: Şiir

×
×
  • Yeni Oluştur...