Jump to content

Buğulu Bir Cama Ne Yazarsın?


KraKer

Önerilen Mesajlar

cin vs zannedilebilecek birsey cizerdim ya da öleceksin !!! seklinde biseyler yazardım sonra kurutma makinesiyle o camı kuruturdum sonra tekrar bugulanana kadar dokunmazdım tekrar bugulandıgında o sekil ortaya cıktıgında aaa cama bakın diyip odada kim varsa tırsmalarını izlerdim :blink::blink: tamam fantezi yaptım zuhahahah susayım ben uykusuzluk yuzunden bunlar hep aah ahh :p

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

o anki pskolojime bakıyo hersefernde değişk bişey yapıyrm ismimi yazıyrm bazen bi şrkı söznn beni etkilen kısmı kafama göre şekiller yapıp sora birden sinirlenip hepsini karalıyorm cama çakıştırasım geliyo hatta :D delimiyim nedir :D:D

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

kış günleri, bizim dergahın camekanları buğulanır öyle... içerde çay filan yapıyoruz; çoğu zaman kalabalık oluyo, benim minderin dibine kadar sıkış tepiş oturuyo elemanlar... mekan biraz dar gelmeye başladı son bir-iki yıldır. geniş bi yer tutalım dedik; kiralar pahalı. ben de cami hocası gibi dergaha bağış toplama yöntemleriyle, kirayı cemaatime ödetemem ki?

 

herneyse bu unsurlar karşısında, kış vakti bizim camlar buğulanır sanki içeride kırk tene düdüklü tencere kaynıyomuş gibi... bu durumda hemen camları filan sildiririm, yazı yazılmasına izin vermeden. çünkü çerçevenin içerisindeki ''teletabikamil'in dergahı'' yazılı tabela görülmüyo bu durumlarda... dolayısıyla, sürekli camları sildirdiğim için yıllardır birşey yazamadım camın buğusuna. gerçi çocuklar ''kamil abi ışıklı tabela filan yaptıralım'' filan diyolar ama o da çok janjanlı olur. dergah diskoya döner valla...

 

en son; annem evde kelle-paça pişiriyodu düdüklü tencerede. girdim mutfağa baktım camlar buğulu. hemen bebek ayak izleri yaptım iki elimle cama. sonna annemi çağırdım; ''anne bu camda bebek mi yürümüş?'' diye şaka yapmıştım. nerdeyse bayılacaktı kadıncağız korkudan, evi ecinniler filan mı bastı diye. o günden beridir de öyle fırsat olmadı cama yazı yazmaya.

 

bir de... yıllar önce mahallenin kahvesinde cam buğulanmıştı. ben de hemen camın dibindeki masada, kağıt falı bakıyordum. fal çıkmayınca canım sıkıldı, ruhum daraldı, kafayı kaldırıp cama baktım. bilinçsizce bir kalp çizdim ve iki tarafına; kamil ve ulviye yazdım. dalmışım öyle... hatunun babası arkamdaki masadan küllüğü fırlatınca kendime geldim.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • ..buğulu yaşlar!

      ..buğulu yaşlar! Her giden, o yoldan geri dönse.. Gurbetten gelen yolcu gibi keşke Ne mutlu olurdu, gönüllerimiz Sevgiyle aşk atan, o kalplerimiz   Her gün yollarda gözler olmazdı Ha geldi! Ha gelir! Ağlamazlardı   Seven kalpler, asla ayrılamazlar Gurbet yolcusu onlar, olamazlar Sevgiyle ile aşk, nasılsa bir bütün Ruhla bedenide, ayıran ölüm!   Her gün yollarda gözler olmazdı Ha geldi! Ha gelir! Ağlamazlardı   Gurbete giden yolcu musun sen Seviyorum ben, diyemezsin sen Sevgi, a

      , Yer: Şiir

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...