Jump to content

Maji


YankeeRose

Önerilen Mesajlar

"Maji irade doğrultusunda değişiklik yaratmanın Sanatı ve Bilimidir."(2)

Aleister Crowley

"Maji en yüce, en mutlak ve en ilahi doğa felsefesinin bilgisidir. Uygulama ve harika çalışmalarında ilerleyerek, her şeyin içsel ve okült erdemlerinin üzerine doğru bir anlayışla gidilir, uygun nesnelere doğru araçlar uygulanır, böylece olağanüstü ve hayret verici sonuçlar elde edilir. Dolayısıyla, Majisyenler doğa sırlarını inceleyen engin ve azimli araştırmacılardır ve yeteneklerinden dolayı basit insanların mucize gözüyle baktığı etkenleri önceden belirleme gücüne sahiptirler."(3)

Kral Süleyman'ın Legemeton kitabının Goetia bölümü

"Maji, o Büyük Sanat, sadece bütün sanatların değil, aynı zamanda bütün dinlerin, bütün asaletin ve bütün bilimlerin hem özü, hem de bütünüdür."(4)

Lewis Spence

"Majikal güçlerin kullanımı doğal, ancak Doğanın basit bilinen işlevlerine üstün olan güçlerin kullanımıdır. Bir mucize Doğa kanunlarının ihlali değildir. Bu sadece cahil insanlar için geçerlidir. Maji bir bilimdir, Doğa güçlerinin, görünen ve görünmeyen alemlerin kanunlarının derin ve engin bir bilgisidir. Bir adeptin (üstadın) elinde Spiritüalizm (ruhçuluk) majiye dönüşür, çünkü o Doğa kanunları ihlal etmeden evren kanunlarını birleştirmeyi bilmektedir. Bir deneyimli medyumun elinde ise, Spiritüalizm bilinçaltı büyücülüğe dönüşmektedir, çünkü kendisine vermek istedikleri bilgi dışında haklarında hiç bir şey bilmediği çeşitli ruhların kontrol-dışı oyuncağı haline gelmektedir. Bilmeden iki alem arasında kendisinde bir iletişim kapısını açmaktadır ve bu kapıdan astral alemde mekan edinmiş Doğa'nın kör güçleri dahil, ayrım yapmadan iyi ve kötü ruhları da geçit yapabilmektedir."(5)

Helena Petrovna Blavasky

"Doğaya ters düşen bilim şeklinde bir maji yoktur - o doğayı kontrol etmenin bilimidir."(6)

Lord Bulwer-Lyton, "Zanoni"

"Maji tek bir bilim altında felsefede en kesin ve dinde en mutlak ve yanılmaz şeyleri birleştirir. İlk bakışta birbirine tamamen zıt gözüken - inanç ve mantığı, bilim ve imanı, yetki ve özgürlüğü mükemmel bir uyum ve ahenkle bağdaştırır"(7)

Eliphas Levi, Maji Tarihi

 

 

84.jpg

Maji batı kökenli bir kelime olup, çoğu zaman büyü olarak tercüme edilir. Büyü kirletilmiş bir kelimedir ve batıl inançlar, karanlık uygulamalar, şarlatanlık, yerine getirilmeyen vaatler gibi akla hiç de hoş olmayan şeyler getirir. Son zamanlarda bazı Türkçe kitaplarda büyü kelimesine eski Şaman şan ve şöhretini uygun anlamları aşılama çabasına girilmiştir, ama yine de maji kelimesini tercih edeceğiz. Çünkü maji kelimesinin etimolojik kökenlerinde önemli anlamlar vardır. Bunlara diğer yazılarımızda deyindik ve burada tekrarlayacağız: "Zerdüştlüğün rahiplerine Magiler denilirdi. Magiler astrolojik, ilahiyat, doğal şifa ve okült bilgileri, erdem ve bilgelikleriyle ünlülerdi. İncil'de üç Maginin İsa'nın doğumunu önceden bildikleri ve Betelam yıldızını takip ederek bir ahırda yeni doğan İsa'yı kutlayarak hediyeler getirdiklerini yazar... Daha sonra Zerdüştlük, Magilerden dolayı Araplar tarafından Mecüsilik olarak adlandırıldı. Günümüzdeki Maji kelimesi bu kökendendir. Bir ezoterik ekol olarak Maji'nin kökeni de Zerdüştlüğe ve hatta daha da öncelere dayandığı çoğu "modern" majisyen tarafından bilinmez. Ayrıca, maji kelimesini büyü olarak tercüme etmek doğru olmaz. Maji kelimesinin kökeni Hint-Avrupalı dillerde "yüce" veya "ulu" anlamına gelir. Sanskritçe'de "Maha" aynı anlama gelir, örneğin Mahatma (maha=yüce, büyük, atma=ruhsal varlık) büyük ruh, yüce kişi, Maharaja (maha=yüce, büyük, raja=kral) büyük kral anlamına gelir. Aynı şekilde Avrupa dillerinde Ma, Mag veya Maj kökü: Maj-esti, Mag-net, Mag-nificant, Ma-ximum, Mag-nate, Mag-istrate, Maj-or, Mag-ister, Ma-ster gibi başlıklı kelimler yücelik, erk ve asalet anlamlarını taşır. Dolayısıyla, bir kara majiden söz etmek etimolojik açıdan yanlış olur. Maji sadece insanı yücelten, laik olduğu düzeye getiren kutsal bir bilim olabilir." Magiler aslında Ari topluluklarında Zerdüştçülük'ten de eskidir. Magileri, Keldaniler'de, Orta Doğu'da Sabiler, Hindistan'da Magas, Greklerde Magos ve tekil olarak Magoi, Latince'de Magus ve tekil olarak Magi olarak bilinirdi.

 

Majiyi genel anlamda büyüden ayıran şey, majisyenin uygulamalarını kozmik bütünlüğün bilinci ve kozmik yasalara uyumluluk içinde yürütmesi. Kozmos (akılcı bir düzene sahip evren) insanın kişisel, ruhsal, bütünsel gelişmesini ön görür ve bu amaç uğruna başkalarıhttp://www.gnosis.gen.tr/forum/images/Barrett2.JPGn hak ve özgürlüklerine dokunulmadığı sürece ona her türlü hakkı tanır. Büyücü ruhsal ve kozmik yasaları bilmez, elinde çalışan veya çalışmayan bazı formül ve teknikler vardır ve bunları kullanırken verdiği hasara değil, aldığı somut sonuca bakar. Eskiden, Maji belirli bir ezoterik öğretinin bir parçasıydı ve belirli kriterleri yerine getiren kişilere öğretilirdi. O zamanlarda maji öğretisi yoga gibi mürşitten müride, genelde inisiyasyon dereceleri bulunan loca sistemi içerisinde, ancak belirli sınavlardan geçmiş seçkin kişilere aktarılıyordu. Günümüzde ise, bir çok sırları açıklanmıştır, iyi veya kötü olsun, artık herkes oturup kitaplardan bile öğrenebilir ve uygulayabilir. Ancak her hangi bir ilerleme kaydetmek için sıkı bir eğitim gerekmektedir. Bu da herkesin harcı değildir. Kişiliği gelişmemiş insanlar böyle sıkı bir disipline kolay kolay girmezler. Bencil insanlar kolay kolay özveride bulunamazlar.

 

85.jpg

Günümüzde maji konusunda ilerlemek isteyenler, konsantrasyon, imgeleme, meditasyon, zihin ve duygu kontrolü gibi bir çok konuda kendilerini geliştirmek için evlerinde kendi kendine veya aynı fikirleri paylaşan bir grup arkadaşla çalışırlar. Bu sıkı eğitimin bir sonucu olarak insan daha bilinçli ve duyarlı olabilmekte, sezgileri ve zekası daha da açılmakta, dolayısıyla her şeyi az çok olduğu gibi görebilmekte. Böyle bir kişinin güçlerini karanlık emellere kullanacağa görüşü biraz karamsardır. Bir araba hasar ve zarar getirebilir, ancak arabayı yasaklamak yerine sürücüler eğitilse, daha uyanık ve dikkatli bir konuma getirilse bu kazalar neredeyse sıfıra inmez mi? Maji insana az bilenen zihinsel güçlerini kullanmasını öğretiyor. İnsanlar aslında her yerde bu zihinsel güçleri zaten kullanıyorlar. Zaman zaman bazen bilinçsizce etrafındakilere ve kendilerine bu güçlerle zarar verebiliyorlar. Bu konuda bilgilenmek insanı başkalarından ve hatta kendisinden korur. Günümüzde NLP, Ben Ötesi Psikoloji, Hipnoz, Pozitif Düşünce gibi bir çok yeni akımın değindiği esaslar ve fazlası binlerce yıldır ezoterik okullarda öğretilmekteydi. Son 150 yılda ortaya çıkan ve daha önce sır olarak saklanan bir çok ezoterik öğreti bazı kişilerce adapte edilip modern isimler altında iş adamları, satıcıları eğitmek üzere birçok seminer ve kursa malzeme olmuştur. Ancak ezoterik öğretilerin kapsamı bunlardan çok daha geniştir. Maji aslında hazır bir bilgi paketi değildir, bilgi o denli geniştir ki her şeyi birden öğrenmek mümkün değildir. Bunun yerine birçok temel teknik ve bilgiler verilmekle beraber, daha çok bilgi edinmenin, aydınlanmanın ve gelişmenin yöntemleri öğretilir. Gelişme için gerekli çalışmayı insan ancak kendisi yapabilir. Bu yöntemlerle insana gerekli ve istediği bilgiyi kazanır, ama kullanmak için hazır olmadığı bilgiyi sonraya bırakmalıdır, her şeyin bir zamanı vardır. İşine yarahttp://www.gnosis.gen.tr/forum/images/spare.JPGmayan bilginin hamallığını yapmamalıdır. Bilgi derken telefon numaraları, kişisel sırlar, küçük hesaplar ve her türlü gereksiz bilgileri kastetmiyoruz. Gerçek bilgi kalıcı bilgidir, bizim bir parçamızı oluşturacak prensipler ve teknikleri içerir.

Dion Fortune Majiyi "Batı Yogası" diye tanımlamıştır. Her toplumda kendi kültürüne uygun ruhsal ve psişik gelişme ve aydınlanma sistemleri gelişmiştir. Batı Tradisyonu, örneğin yoga gibi doğu sistemlere nazaran daha az tanınmaktadır. Çünkü tarih boyunca ağır baskılara maruz kalmış ve yer altına inerek, bir nevi gizli öğreticilik şeklinde varlığını sürdürmüştür. Bu baskılar özellikle Hıristiyanlık tarafından uygulanmıştır. majinin diğer hermetik, ezoterik ve okült bilimler gibi kadim geçmişe sahip olmasından kaynaklanır. Hıristiyanlık kendi dini ideolojisini yaymak ve kilisenin kitleler üzerinde hakimiyetini pekiştirmek için kadim öğretilerin etkisini silmeye çalışmıştır. Onlar ne de olsa eski pagan dinleri ile yakın bir bağları vardı.

 

Majinin, günümüzde gerek pratisyenler, gerekse de teoriysenler arasında en popüler tanımı, Aleister Crowley tarafından verilmiştir: "Maji, irade doğrultusunda değişiklik yaratmanın Sanatı ve Bilimidir (Magick is the Art and Science of creating change in confomity with will)." Bu tanım dışında "Her bilinçli fiil, majikal bir fiildir (Every intentional act is a magical act)" ifadesini eklemiştir. Yani bilinçli olarak özgür irademizle belirli bir amaca yönelik bütün faaliyetlerimiz majikal faaliyetlerdir. Bu, örneğin kendimize bir çay hazırlamak bile olabilir (Crowley'nin verdiği örnek). Bilinçsiz ve alışkanlıkla yapılan fiillerin "gerçek irademizden (true will)" kaynaklanmamaktadır. Değişiklik yaratmak insana özgüdür, örneğin şekilsiz bir taşı yontup bir sanat eseri yaratmak, tarihin akışını değiştirecek kararlar almak, zararlı bir alışkanlığa son vermek, yine bir yetenek kazanmak, her türlü engeli aşıp başarılı olmak vs. gibi. Ancak, insanlar çoğu kez yaşamlarını kendi haline bırakıyorlar, otomatik bir varlık gibi yaşayarak, hiç bir gelişme kaydetmiyorlar, Gurdjieff'in deyimi ile "uyku" halindeler. İşte majinin amacı insanda farklı bir cevher yaratmak ve ona değişiklik yapmanın ve değişime uğramanın teknolojisini ve yollarını sunmaktır.

 

86.jpg

Bütün insanların kendilerini ele alıp bazı köklü değişiklikler uygulamaya ihtiyaçları vardır. Bu açıdan Maji doğu sistemlere göre daha akıcı, daha az inkarcı bir sistemdir. Doğu sistemlerin çoğunda inzivaya çekilip maddeyi ve bedeni ve dolayısıyla doğayı inkar etmek vardır. Sadece ruhun bulunduğu bir evren durgundur, en azından bizim bulunduğumuz mekan ve seviye açısından. Oysa ruh ve madde aralarında sonsuz karşılıklı ilişki içerisindedir. Batı Ezoterik Tradisyonunda özünde insanın kendisine fazla baskı uygulamadan, uygar insan modelinden uzaklaşmadan bir bütün olarak gelişmesi ön plandadır. Bu açıdan Majiyi küçümseyenler olmuştur. Kimisi nefsini yok etmek, yenmek gerektiğini bize söyledi. Peki insan nefsi onun bir parçası değil mi? İnsan bir parçasına karşı nasıl savaş açar? Nasıl kin ve nefret duyar? Bir arabanın içini açıp şu parça gereksiz, onu söküp atalım daha iyi işler denilebilir mi? İçimizdeki yüksek potansiyellerimizi açığa çıkardığımızda, zaten nefsimizde o bütün içerisinde doğru yerini bulur. Nefis kelimesi nefesten gelir, can ve yaşamdır. Majinin özünde Işığı maddeye indirmek, maddeyi erdemle aşılamaktır. İnsan nefsi düşmanı değildir, insan doğal olduğu sürece bir sorun yaratmaz, her parçası gerektiği yerde gerektiği şekilde işlevini görür. Nefisle güreşmeye kalkışırsan o canavarlaşır, o içinizde bir çocuk gibidir sadece onu daha yüksek, güzel ve ahenkli doyumlara yöneltmek gerekir.

 

87.jpg

http://www.gnosis.gen.tr/forum/images/kupka1%20The%20Path%20of%20Life.jpg

Majikal felsefede insan bir küçük evrendir, her parçası büyük evrenle ilintidir. Her parçasının bir bütün içinde yeri vardır ve her parçası kutsaldır, çünkü "insan Tanrı'nın suretinde yaratıldı". Diğer yandan başkaları majinin güce dayandığını dolayısıyla "kötü" olduğunu söyleyenler var. Eğer güç kötüyse, güçsüz ve zayıf olmak iyi mı oluyor? Güçsüz olacaksanız o çok korktuğunuz kendi nefsinize nasıl karşı koyacaksınız? Güçsüz insan kendisine zarar verebilecek her türlü girişime karşı kapısını açık tutup teşvik etmiyor mu? Biz Cennette yaşamıyoruz, fizik ortamında fizik yasaları hakimdir. Her tarafımız doğa ile çevrili, biz de doğal varlıklarız, ona sırt çevirip pembe duvarla çevrili bir mekana kapanamayız. Görevimiz doğal, korkusuz ve gerçek birer insan olmak, içsel özgürlüğe kavuşmak, ruhsal yasaları yeryüzüne indirmek, kendi gelişmemize paralel olarak başkalarını da geliştirmek, böylece insanca yaşanabilecek gerçek değerleri yücelten bir toplumu oluşturmaktır.

Crowley'nin maji konusundaki kısa fakat mükemmel tanımını yakından inceleyelim. Çünkü her zaman olduğu gibi gerçek okült inisiyeler kelimelerini çok dikkatli kullanırlar ve onlara anlam içinde anlam yüklerler. İlk dikkatimizi çeken şey onun hem bir sanat, hem de bir bilim oluşudur. Sanat yaratma, ilham ve tezahür etmeyi içerir. Yani maji kuru bir bilim dalı değildir, uygulamaya koymak onun başlıca unsurudur. Bilim bilindiği gibi kanıtlanmış hipotezlerden ve varsayımlardan oluşmuş bir veri kümesidir. Gerçek bilimde ideoloji yoktur, pozitif bilim ve dolayısıyla negatif bilim diye bir ideoloji yoktur. Bunlar bazı akademisyenlerin ürettikleri batıl inançlardır. Eğer bir şey çalışıyorsa vardır, o kadar basit. Teorik açıdan mekanizmasını tam anlamayabiliriz, açıklamak için en uçuk bilim kurgu fantezileri aratmayacak türde teoriler üretebiliriz, ruhlara, meleklere, cinlere, psikolojik, parapsikolojik etkenlere bağlayabiliriz. Tek bildiğimiz şey bir şeyler çalışıyor ve arkasında bir sistem var, yüz yıllarca geçmişi olan geleneksel kaynaklar bunları belirli teorik ve felsefi çatılar altında sistemlere bağlamış. Bunlar belki de arkaik olabilir, ancak zaman zaman çok eski kaynaklarda dahi şaşılacak biçimde akılcı ve modern yaklaşımlara rastlamak da mümkündür. İnsan dehası her çağda parlamıştır. İnsan dehası teknoloji ile üretilemez, yüksek bir şuur haline tabidir. Maji'de diğer Hermetik bilimler gibi insan dehasını, insan potansiyelini ortaya çıkarmaya yöneliktir. Bunun dışında bazı modern görüşlere göre Majide "üzümü ye, bağını sorma" ilkesi geçerlidir. Yani bir şey çalışıyorsa ve ondan faydalanabiliyorsan, sebebinin ne önemi var. Maji çalışmasına çalışıyor, ama çalışma şekli biraz tuhaf, hayvanlar nasıl içgüdülerle doğa yasalara uyum sağlayabiliyorsa, insanlar da bir şekilde sezgileriyle görünmeyen alemlerden kaynaklanan psişik ve metafizik yasalara uyum sağlayabiliyorlar. Yeter ki o içsel pırıltının ona yön vermesine izin versinler. Bu hem o ünlü sırlardan biri, hem de majinin garip yanlarından biridir.

Maji Unsurları

 

88.jpg

Majinin esasları basittir. Ancak aletleri ve gereçleri karmaşık olabilir, çünkü bunlar irade gücünü ve konsantrasyonu desteklemek için üretilmiştir ve duruma, kültür ve çağa göre değişebilir. Değişmeyen şey temel ilkelerdir. Esas dayanağı insan iradesidir. İnsanda özgür irade olup olmadığı tartışma konusu olmuştur. Pozitif bilim üzerine kurulmuş ideolojik görüşler düşünce ve duyguları kimyasal salgıların tayin ettiği, insanın determinist bir evrene tabi dış etkenlere tepki veren bir nevi karmaşık robot olduğu görüşü savunmuştur. Bu görüşe karşın insan davranışlarının tümü özgür iradeden kaynaklandığını savunan çeşitli görüşler de vardır. Okült açıdan bakıldığında birinci görüş maalesef daha doğrudur. İnsanda özgür irade vardır, fakat kullanılması, kullanmayı bilmesi ve geliştirilmesi gerekir. Ancak iradesini özgürce kullanıldığında varlığından söz edilebilir, gerisi aldatmacadır. http://www.gnosis.gen.tr/forum/images/3rdeye.jpg

İradeyi geliştirme yöntemleri okullarda öğretilmemektedir. Bazen yaşamdaki zor şartlar irademizi geliştirmeye zorlayabilir. Çünkü yaşam da bizi birer majisyene dönüştürmeye göre tasarlanmıştır. Çocukluktan itibaren öğrendiğimiz her şey bizi çevreye ve kendimize hakim olmayı öğretiyor. Hepimiz kör talihin, feleğin şamarını yemişizdir ve şüphesiz herkes gibi yemeğe devam ediyoruz. Her şey bizi kendi ayaklarımız üzerinde durmayı öğretiyor. Dolayısıyla, kendimizi geliştirmeye öğretecek gerçek bir okul buna dayılı olmalıdır. İster adına psişik gelişme, ister ruhsal tekamül diyelim veya başka bir şey diyelim, bu süreç ve meyveleri bize ve sadece bize aittir. Hiç bir "guru", "avatar", "şeyh" vs. bunu elimizden almasına, gelişmemize sahip çıkmasına ve bir şekilde bizi borçlu kılmasına izin vermeyiniz. İnsanları bu maske altında sömürenler gerçek kara büyücülerdir. Ayrıca bilgi bir ticari meta olarak tutulamaz. Hiç bir örgüt meditasyon teknikleri veya psişik gelişmenin telif hakkına sahip değildir. Temel prensipleri öğrendikten sonra siz de kendi çalışma yöntemlerinizi yaratabilirsiniz. Verdikleri yöntemler ve daha da fazlası binlerce yıldır açıkça bilinmekte ve klasik eserlerde verilen yöntemlerden alıntılardır. Gerçek öğretmen sizin gelişmenizi ön plana alır. Bunun dışında, bir ağaç meyvelerinden tanınır, eğer bir kimse veya grup verici değilse ve gerekli durumlarda insanların gelişmesini katkıda bulunmak istemiyorlarsa, pırlantalarını paylaşmak istemiyorlarsa, o zaman ortaya çıkıp insanlardan özel ilgi ve yetki talep etmelerine hakları yoktur.

Başka bir yazımızda şöyle yazdık: "Eliphas Levi'ye göre majinin üç unsur vardır: 1) irade güchttp://www.gnosis.gen.tr/forum/images/shaman.JPGü, 2) astral ışık ve 3) tekabül. Bu üçlüye ileride Altın Şafak Cemiyeti dördüncü bir unsur olarak imgelemeye kattılar. İrade en önemli unsurdur. Örneğin, Levi'ye göre büyücülerin karmaşık ve bazen de son derece saçma reçeteleri iradelerini belli bir konu üzerinde yoğunlaştırma görevini görür. Astral ışık, Anton Mesmer tarafından ortaya atılan iradeyi hedefine götüren suptil manyetik alandır. Tekabül ise farklı şeyleri birbirine bağlayan suptil bağlardır. Bunlar genelde astrolojiktir. Yani belirli bir ot, tütsü, taş belirli bir gezegene bağlıdır. Dolayısıyla, belirli bir gezegenin etkisinden faydalanmak için, o gezegene bağlı tütsü, renk vs. kullanılır.

"İnisiye olmayan kişiler Hayal Gücünü popular anlamda "hayal ürünü" ile eş anlamda olarak idrak ederler. Başka bir deyişle, gerçek dışı bir şey olarak. Ancak Hayal Gücü bir gerçeğin ifadesidir. Bir insan astralda ve hatta daha yüksek bir alemde bir şekil yarattığını hayal ediyorsa ve o şekil o alemde mekan eden zeki bir varlık tarafından bizim alemdeki çevre kadar somut olarak algılanıyorsa. Hayal gücünün yarattığı bu şeklin geçici bir varlığı olabilir. Bu önemli herhangi bir sonuca neden olmayabilir veya da canlandırılıp iyi veya kötü bir amaç için kullanılabilir.

"Majinin uygulanması için hem Hayal Gücü, hem de İrade Gücü faaliyette geçmelidir. İkisi de uygulamada eş değerdedir. Hatta en iyi sonuçları elde etmek için Hayal Gücü, İrade Gücünün biraz önüne geçmesi gerekir.

Ritüel Maji

 

89.jpg

Sık sık kullanılan ritüel maji teriminde, Türkçe'de bulanmayan "ritüel" kelimesi ayin, seremoni, tören ile özdeşleştirilmiştir. Özellikle modern Batı majinin "pınarı" olarak görülen Golden Dawn sisteminin açığa çıkması ile ritüel maji konusu daha çok gündeme gelmiştir. Ritüel'in anlamını kavramak ilk bakışta zor gelebilir.

John Michael Greer ritüeli şöyle tanımlıyor. "..her ne kadar majide ritüel'den fazla şeyler varsa, ritüel sanatı dünya geleneklerinde majikal tekniklerinin özünü oluşturur. Ritüeli sembolik hareket olarak tanımlayabiliriz. Bir sembol (bu kelime felsefeyi içeren sorunların yarısını kapsar, ancak bunlar bekleyebilir) başka bir şey anlamına gelir, bir ilişkiyi tanımlar, anlam ilişkisi, sembol ve tanımladığı şey arasında.... sembol simgelediği şey değildir, ne de kendisidir. Onun başka bir boyutu vardır, anlam boyutu, o da (şimdilik) şuur aleminde varlığını sürdürür. İnsanlar sembol kullanan varlıklardır, dilimiz, sosyalhttp://www.gnosis.gen.tr/forum/images/crowley4.jpg yapımız, dünyayı tanımlamak için kullandığımız imajlar ve fikirler hepsi semboldür... Çoğu zaman günlük yaşamın ritüelleri alışagelmiş yarı şuurlu bir şekilde icra edilir... Ritüeller ve altındaki anlam ilişkileri bilinçli bir şekilde etüt edildiği ve kullanıldığında, geniş bir imkan yelpazesi açılmaktadır. Bu imkanlar arasında maji yöntemleri vardır... Dolayısıyla ritüele hakim olmak belki de insan şuurunun muazzam gizli potansiyellerinden faydalanmanın en önemli yöntemini sunmaktadır."

Ritüellerde kullanılan sembolleri, küçük evren olan insanın (mikrokozmos) büyük evrende simgeledikleri şeylerle irtibat kurmanın bir aracı olarak görebiliriz. Buda bizi Platon'un mana alemindeki idealler veya psikolog Jung'un kitlesel bilinçteki arketiplerin bilinçli bir şekilde kullanma yöntemine getirir.

Diğer bir psikolojik tanımda ritüellerde kullanılan sembol ve araçlar bilinçaltı ile ilintilidir. Bu konuda W.E. Butler şöyle yazmıştır: "Majikal sistemde duyulardan zihne inen imajlar bilince yöneltilen "telkin" olarak kullanılır. Bu da ritüelin yarattığı duyarlı halden dolayı yoğunlaştığı çizgi üzerinde etkisini sürdürür... İkinci olarak, ya ritüelin performansı ile, ya da diğer bir oto-hipnoz tekniği ile, bilinçaltı seviyelerin bilince intikal etmeleri için bilinç seviyesi düşürülüp istenilen düşünceye maruz kalmalıdır. dolayısıyla majinin bütün "alet ve destek unsurları" - kılıç, asa, pentagram, kase, daireler, üçgenler, siciller, ışıklar, kıyafetler, tütsü, monoton ses tonlar ve çağrıda (envokasyon) kullanılan "barbar isimler" - hepsi bilinçaltı üzerinde topluca bir etkiyle çalışmaktadırlar. Böyle bir toplu telkin zihinde bir vites değişikliği yaratır ve böylece "irade doğrultusunda şuur değişikliği yaratmanın sanatı" olarak verdiğimiz maji tanımına uymaktadır.

 

David Conway tarafından yapılan diğer bir tanım da şöyledir: "Maji de ritüelin en gözde faydası majisyenin duyularına direkt hitap eden bütün cisimlerin seremoninin arkasındaki fikirle sembolik bağları oluşudur. Bu sembolizm her zaman aşikar değildir, ancak emin olabilirsiniz ki, yüzlerce, hatta binlerce yıldır gelişerek, kitlesel bilinçaltıyla bağları olan zihnin derin seviyeleri tarafında gayet iyi bilinmektedir. Majide kullanılan bütün sembollerin güçlü astral eşleri olduğunu biliyoruz, bunlarda temsil ettikleri güçlerin görülür halleridir. Form, ses, renk, hareket, her şey majinin hizmetine tanzim edilmiştir. Ayrıca koku duyusu ile bilinç-altının istenilen tarafına hitap ede bilen buhur için de aynı şey geçerlidir. Kısacası, ritüele dahil edilen her şey majisyenin zihni üzerindeki etkisi düşünerek dikkatli bir şekilde seçilir."

Aslında hiç bir majisyen veya okültist majiyi ve çalışma mekanizmasını tam aynı şekilde açıklamaz. Yine de bu üç açıklamada bir çok benzer nokta yakalamak mümkündür.

Öte Alemler ve Varlıkları

 

Majiyi içeren inisiyatik ezoterik öğretilerin ortak bir öğesi bir şekilde öte alem kapısını aralamaktır. En eski majisyenler olan şamanlar da bir ayağı sanki sürekli öte alemde. Özellikle Mısır kökenli, eski misterlerde inisiyenin yaşamdayken bir süre ölümü yaşaması ön görülmekteydi. Bu onda büyük bir dönüşüm yaratacaktı. http://www.gnosis.gen.tr/forum/images/magus.JPGGünümüzde Tibet misterlerinde de aynı şey geçerli, ancak doğu kökenli ama batılılara yönelik tasarlanmış bazı popüler sistemlere bakıldığı zaman bu unsurun noksanlığı dikkat çekmektedir. Golden Dawn gibi Batı Tradisyonunu takip eden inisiyatik örgütlerde astral ve daha yüksek alemlere hayattayken erişmek, nüfuz etmek en temel amaçlardan biri. Öte alemlerle erişim yöntemleri arasında vizyon görücülüğü (scrying in the spirit vision), yükselmek (rising on the planes), ve astral seyahat gelmektedir.

Majisyenlerin hedef aldığı en önemli majikal yeteneklerden biri de astral seyahat, astral projeksiyon veya şuur projeksiyonu denilen edimdir. Şuur projeksiyonu deneyimi oldukça yaygındır, bir çok kişinin başına gelmiştir, ancak çoğu zaman olayın bilincinde olmadıkları için tam kavrayamamışlardır. Şuur projeksiyonda kişiler kendi bedenleri dışına çıkabilmekte, bedenlerini dışarıdan görebilmekte ve düşündükleri yerlere anında gidebilmektedirler. Ruh varlığı olduğuna dair bu denli çarpıcı bir deneyim düşünülemez. Oldukça ayrıntılı ve şaşırtıcı bilgilerle dolu şuur projeksiyon deneyimleri ünlü insanlar tarafında yaşamıştır. Ölümden dönen veya ölüm döşeğinde olan insanlar tarafından aktarılmıştır. C.I.A. ve K.G.B. gibi örgütler de dahil, bu gücü siyasi ve dünyevi menfaatler için istismar etmek amacıyla ciddi araştırmalar yapılmıştır. Hipnozla bu deneyimi yaşatmak oldukça basittir. Durum böyleyken, okültistlerin astral beden ve astral alem tezleri belirli bir itibar kazanmıştır.

 

Golden Dawn cemiyeti öğretilerinde astral seyahati bilinçli bir şekilde gerçekleştirmek için şöyle bir teknik öneriliyor: Bir süre bir boy aynasına baktıktan sonra, aynadaki görüntü akılda tutulur. Rahat bir yerde otururken veya yatarken hayal gücüyle bu görüntü önünde net bir şekilde canlandırılır. Derin bir nefes alınıp verilirken şuur bedenden bu görüntünün içine aktarılır. Bu çalışmada başarıya ulaşıncaya dek sürekli tekrarlanır. Başarı kişinin yeteneklerine göre ya kısa sürede ya da yıllar sonra elde edilir. Tabii ki başka yöntemler de mevcuttur. Bazı ilkel kabilelerde, Şamanlarda, Eski Mısır'da, Hindistan'da bedene narkoz etkisi yapan ve astral bedeni aniden dışarıya çıkmasını sağlayan otlar da kullanılırdı.

 

Şuur projeksiyonunda insanınhttp://www.gnosis.gen.tr/forum/images/waterhouse16%20The%20Magic%20Circle.jpg seyyal bedeni olan astral bedeni astral alem dediğimiz seyyal madde planına girer, ilk safhalarda bu projeksiyonlar astral alemin fizik alemine yakın ortamlarında gerçekleşir. Astral alemin daha yüksek boyutlarına girmek için biraz içsel gelişme ve astral deneyim gereklidir. Bu mekan aynı zamanda ölüm sonrası alemdir. Sıkı ve sürekli bir çalışmadan sonra Astral seyahati başarmak mümkündür, zor olan astral bedeni kontrol edebilmek ve onu uygun ortama getirmektir. İnsan, duygularını ve düşüncelerini kontrol edemezse hayalleri şekillenip karşısına çıkar. Negatif düşünceleri negatif varlıkları çekebilir veya onu negatif alanlara çekebilir. 18. asırda yaşayan bir astral gezgini, Emanuel Swedenburg'un anlattığı gibi Cennet ve Cehennem'in asıl gerçeği budur. Ayrıca, yolunu bilmeyen bir yolcu da başıboş gezinen bir astral avaresi olur.

 

Yeryüzü her türlü yaşam türü barındıran bir yerdir. Okyanusların karanlık diplerinden karlı dağlara dek çeşit çeşit yaşam türleri barındırır. Durum böyleyken, elbette maddenin daha narin bir formu olan astral maddeden oluşmuş ve mekan olarak yer yüzeyinden çok daha geniş yaşam alanları içeren astral alemin kendine has yaşam türleri vardır. Bu madde fizik aleme nazaran irade ve düşünce tarafından daha kolay şekil aldığına göre, yaşam türleri de daha zeki olacaktır.

 

Özellikle Orta Çağ majisyenin popüler bir uygulaması bedeniz varlıkları çağırmak ve belirli görev yüklemekti. Buna evokasyon denilir. Bu varlıklar ileriki bölümlerde açıklayacağımız "Sülyeman'ın Anahtarı" kitabından "Karanlığın Hayvanları" diye söz edilir. Genelde demon, ifrit veya cin olarak adı geçen ve görünümleri ürkütücü olan bu varlıkları, majisyenler görüntülerini göze hoş şekillere bürünmelerini tembih ederler. Dr. Israil Regardie gibi bazı modern majisyenler bunların majisyenin bilinçaltı komplekslerinin projeksiyonu olduğunu ve bu komplekslerin çözülmesi gerektiğini anlatırlar, ancak bu tanım bütün majisyenler tarafından kabul edilmez ve onların objektif birer varlık olduklarını savunanlar da vardır.

 

Korkunç şekillere bürünmek varlıkların bir nevi korunma mekanizmaları olabilir. Tibet panteonda, inisyasyon riltüellerinde ve majisinde buna yönelik bazı imalar vardır. Buna benzer bir zihniyetle Amerika'da "Cehennem Melekleri" gibi motosiklet çeteleri de kurukafa, svastika, şeytan gibi sembolleri kullanırlar, sanki "bana dalaşma ben tehlikeliyim" der gibi. Demonik varlıklar her haliyle alt seviye varlıkları oldukları belli oluyor. Modern uygulamalarda genelde bunlardan uzak durulur. Ancak ruhsal açıdan gelişmiş, psişik dengeye sahip ve deneyimli bir majisyen bunlarla yüz yüze gelmeye cesaret edebilir. O derecede biri de genelde bu tür çalışmaları aşmıştır. Oysa Orta Çağ majisyeni bu tür çalışmalara yatkın olduğu elimize geçen "grimoire"lardan belli oluyor. Modern Okült anlayışına göre demonik varlıklar alt astral dediğimiz bir bölgede bulunurlar. Alt astral her türlü nefsi duyguların, saldırganlığın yoğunlaştığı bir bölgedir.

 

Astral madde içinde bulunduğumuz fizik madde ortamından daha seyyal ve o ortamda enerji ve madde arasındaki fark daha azdır. Dünyamızın astral tabakaları fizik aleme kıyasla daha çok farklılıklara tabidir. Bizim anlayışımıza göre cehennem tabakaları olarak idrak edebileceğimiz yerler olduğu gibi, hayal edemeyeceğimiz güzellik ve aydınlıkta yerler de vardır. Ölüm sonrası girilen ve spiritüalistlerin spatyum dedikleri yer de vardır. Swedenburg'e göre ölümden sonra insanlar ruhsal titreşimlerine uygun yerlere giderler. Astralın daha karanlık yerlerine giren kişiler oraya mahkum edildiklerinden değil, kendi gönüllerinden oralara çekildiklerinden ve o ortama daha rahat intibak ettiklerinden dolayı girerler. Yüksek tabakalardaki ruhsal ışık onları rahatsız eder, http://www.gnosis.gen.tr/forum/images/magus3.JPGkendileri gibi loş, pis ve karanlık yerlerden hoşlanan varlıklar ile birlikte olmayı tercih ederler. Fizik ortamında düşüncenin maddeyi etkilemesi astrala nazaran çok daha zor olmasına karşın insanoğlunun da yeryüzünün bir çok yerlerini cehennemleştirdiğini görebiliriz. Çoğu zaman bu doğa yasalarına saygısızlığından, ideal değerleri hiçe saymasından gelmektedir. Fizik dünyada da yaşam enerjisinin negatif olduğu, insanların acı ve çile çektiği alanlar hepsi insan üründür.

 

Majikal evokasyon cok yaygın bir görüşe göre de her iki tezin doğru olduğu ve varlıkların bir şekilde bilincimizi yansıdıkları kabul edilir. Aslında bu tezi doğrulayacak bulgular vardır, ruh çağırma seanslara aşina olanlar da bu tür aldatıcı yönünün farkındalar. Evokasyonun yanı sıra insan üstü varlıkların davet edildiği bir de invokasyon yöntemi de vardır. İnvokasyonda çağrı ve celp değil davet vardır. Evokasyona ve ayrıca invokasyona da tabi varlıklar vardır, yanlış yöntemi yanlış varlığa uygulamak felakete yol açtığı söylenir. Evokasyonda majisyen etrafında koruma çemberini kurar ve talimatlara çok dikkatli bir şekilde uyar, çünkü varlıkların çok tehlikeli, kurnaz ve aldatıcı oldukları söylenir.

 

Astral alem düşünce formların mekan ettiği bir alandır. Düşünce formları insanların hayal güçleri tarafından yaratılan formlardır. Bu formların birçoğu dinsel folklorik ve mitolojiktir, bunlar tanrılar, melekler, cinler gibi şekillerde mevcuttur. Kitlesel bilinçte yaratılan hemen hemen her form bir şekilde astralda varlığını koruduğu söylenir ve bazen insanlar tarafından inançla beslenmekte ve güçlenmektedir. Eğer bir düşünce formu ilahi alemdeki arketiple ilintiliyse o bir şekilde güç kazanıp hayatiyet kazanır. Bu ilahi arşetipler çiğ enerji halindeyken insanlar tarafından kültüre göre dış şekilleri, kılıfları giydirilir. Örneğin başmelek Rafael veya İsrafel Grek tanrısı Hermes ve Mısır neteri Tehuti, Toth ile özde aynıdır. Yani aynı ilahi arşetipin farklı yansımalarıdır. İşte majikal varlıklar güçlerini buradan alırlar. Hermetic Order of the Golden Dawn cemiyetinde ağırlık olarak Kabalistik melek majisi uygulandığı halde, özellikler eski Mısır tanrı formları üzerinde çeşitli uygulamalar da kullanılıyordu. Bunlardan en ilginçleri arasında ileri seviye bir çalışma olan tanrı formlarına bürünmek (assumption of god forms) çalışmasıdır. Bu çalışmada belirli bir arketipe tekabül eden mitolojik bir varlık etüt edilir, onun astral kalıbı ile temas kurulur ve majisyen bir süre için bilinçli olarak o tanrı olur. Çalışma sonucunda o tanrının sahip olduğu yetenek veya erdem ona geçebilir. Diğer bir yazımızda belirttiğimiz gibi: "Hermetik Kabala'da genelde melekler bir nevi robot veya programlanmış enerji araçlarıdır, belli kalıp dışına çıkamazlar ve kültüre göre adları ve şekilleri değişir." Aynı şekilde Goetia gibi İbrani kökenli kitaplarda ifritler ordusunda birçok eski pagan tanrıların isimlerini bulmak da mümkündür.

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

güzel bir yazı ,yalnız batı majsi kadar doğu majisini tanıtmakta doğal olsa gerek dokümanların bazılarını yayınlatmak isterim .......en azıdan çok güçlü olan evrensel ilahın mesajını vermiş olurum saygılarımla ...........majiiiiiiiiiiiii

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

güzel bir yazı ,yalnız batı majsi kadar doğu majisini tanıtmakta doğal olsa gerek dokümanların bazılarını yayınlatmak isterim .......en azıdan çok güçlü olan evrensel ilahın mesajını vermiş olurum saygılarımla ...........majiiiiiiiiiiiii

 

maji okult bilgilerin umarım paylaşırsın cünkü sabırsızlanıyorum

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Maji kaç bölüme ayrılır?

 

Akmaji-karamaji ayrımı var mıdır?

 

Goetia karamajinin adı mıdır yoksa karamajinin bir bölümü müdür?

 

Teürji akmajinin bir bölümü ise akmajiyi oluşturan diğer unsurları nelerdir?

 

Maji-goetia ayrımı doğru mudur?

 

aydınlatacak herkese şükranlarımı sunarım.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Maji kaç bölüme ayrılır?

 

Akmaji-karamaji ayrımı var mıdır?

 

Goetia karamajinin adı mıdır yoksa karamajinin bir bölümü müdür?

 

Teürji akmajinin bir bölümü ise akmajiyi oluşturan diğer unsurları nelerdir?

 

Maji-goetia ayrımı doğru mudur?

 

aydınlatacak herkese şükranlarımı sunarım.

 

hiç bir bölüme ayrılmaz , ak kara gibi ayrımlar diye bir şey yok. goetia bir yoldur , bir ekoldur. maji goetia ayrımı diye bir şey yok , olamaz da. bu kadar net.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

tanrının iki eli diye ayırıp tanrının sol eli tanrının sağ eli diye bi gruplandırma yapanlar var . böyle gruplandırmada goetia sağ eline yoluna ait olarak bilinir

 

İlginiz için teşekkür ederim. Lakin bir sorum daha olacak; goetia yani ''sağ el yolu'' ile diğer sol el yolunun arasındaki temel farklar nelerdir daha doğrusu Goetia ve diğer(sol el majisinin adını henüz bilmiyorum) yolun amaçları yada araçları nelerdir?

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...