Jump to content

Yarım Kalmış Düşünceler-İyi ve Kötü Üzerine


MrFaziL

Önerilen Mesajlar

Yarım bıraktığım bazı yazılarımı paylaşmak istiyordum uzun zamandır, umarım keyifle okursunuz

 

 

 

 

 

İyi insanlar nasıl yetişir diye düşünürdüm küçükken. Fikirlerimin verdiği savaştan kazanan bir taraf çıkmazdı ya hiç, terazinin bir kolu ağır basmazdı. Küçük zihnimde öğretilmiş bazı gerçekler vardı, kimi insanın gerçekten iyi kimi insanın da iyi göründüğü gibi. Saf ve temiz çocukluğumla hiçbir zaman ayırt edemedim bu iki insanı, bende ikisine de iyi olduğuna inanmak yerine öğretilmiş gerçeklikleri reddederek başka gerçekler öğrettim kendime. Benim düşüncelerime göre iyi insan yoktu, bütün iyi insanlar milyonlarca yıl önce hiç var olmadan silinmişti dünyanın üzerinden. İyi dediğimiz insanlar en iyi rol yapanlarıydı aslında. İyiliğin bizi usulca terk edişinden beri kötülük annenin rahminde büyümeye başlamıştı, kimi insanın benliği bu sarmaşıklara teslim olmuş, kimi insanın benliği ise rol yapmayı öğrenmiş ve kötülüğü rahmindeki gibi muhafaza etmişti vücudunda. Kendi gerçekliklerimi oluşturmaya başladığımda kafamda beni düşmana karşı savunmasız kılan bir soru peydahlandı, hangisinden korkmalıydım?

 

İnsanlar zihnimdeki sorulara nüfuz ettiklerinde kaleyi içten fethetmek istediler ve zihnimin en taze köşelerine öğretilmiş gerçekliklerinin tohumlarını bıraktılar. Tohumları filizlendi, ağaç oldu ve meyve verdi. Meyveleri düşüncelerdi, bu düşünceler bana saf kötü olandan korkmamı, ona karşı savaş vermemi söylüyor, durum böyle olursa iyiliğin tekrar yeryüzüne geleceğini müjdeliyordu. Toplumun gerçekliklerinin saçmalıktan ibaret olduğunu bildiğim için sönmeyen bir ateşle ağacı köklerine kadar yaktım ve zihnime yerleştirilmiş bu düşüncelerden kurtulup, tekrar kendi gerçekliklerimi aramaya başladım. Çıktığım bu uzun ve zorlu düşünce yolculuğunda, iyiliğin yeryüzünü terk etmediğini ve saf kötülüğün kurak topraklarına henüz filizlenmeye başlamış tohumlar bıraktığını gördüm. Kötülük ve iyilik ince bir dengede duruyorlardı, kötülüğün saflaşmaya başladığı yerde iyilik filizleniyor, iyiliğin saflaşmaya başladığı yerde kötülük filizleniyordu. Bu da saf halde bulunmayı imkânsız hale getiriyordu, çünkü tanrı saflığın daima rekabet getirdiğini biliyordu. Saf kötülüğün içerisindeki iyilik dengeyi sağlamak için çoktan var olmaya başlamıştı bile.

 

Asıl korkmam gereken insan, güzel kokan bir zehir gibi zihnime girip öğretilmiş gerçekliklerin tohumlarını eken insandı. Yıllardır bu insan toplumun katranlaşmış fikirlerini sinsice küçük zihinlere ekiyor ve özgün düşünceyi henüz var olmadan yok ediyordu. Aslında o içimizden biri gibi görünen içimizdeki bir düşmandı.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Büyü ve Sanatın Ortak Kökenleri Üzerine

      İnsan toplumunun çekirdeğini küçük bir göçebe topluluk oluşturmuştu. Bunları insansı maymunlardan ayıran özellik, elleriyle bazı ilkel araçlar yapmaları ve ateşten yararlanmalarıydı. İnsan toplumu bu ilk çekirdeğin bölünmesi sonucunda gelişti. Bu göçebe topluluk, ilkin, her ikisi de dıştan evlenme kuralına bağlı iki yarıma bölündü. Bir yarımın erkekleri öteki yarımın kadınlarıyla çiftleşti. Doğan çocuklar analarının bağlı olduğu yarımın üyesi sayıldılar. Daha sonra bu yarımlar da kendi içlerinde

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • Zaman Üzerine

      Zaman kavramının derinliğini algılama;   Neden olayların sondan başa gerçekleştiğini görmüyoruz? Fizik kurallarına göre böyle bir şey mümkün. Zamanın hikayesi nedir? Zaman hakkında ne biliyoruz? Zamanın akışı tek yöndeymiş gibi görünür. Sadece geleceğe doğrudur. İşte bu doğru olmayabilir. Saatler bize saatin kaç olduğunu gösterebilir, ama zamanın ne olduğunu söyleyemez. Einstein'ın zamanla ilgili radikal fikirleri... Einstein'e göre, zaman farklı hızlarda akabilir. Benim

      , Yer: Uzay ve Gizemleri

    • Üstüme birakilan kötü ruh hali ve enerjiden kurtulma

      Arkadaşlar merhaba umarım konuyu yanlış yere açmamışımdir. Öncelikle hepinize iyi ve sağlıklı günler diliyorum. Ben fal bakıyorum ve birçok söylediğim doğru çıkıyor, bu konuda sezgilerime çok güveniyorum. Fakat bir sorun var ki kız kardeşim bu konuda beni çok kırıyor, genelde beni, sezgilerimi ve uğraş alanimi küçümser gibi davraniyor, inanmayın o nerden bilecek falan yapıyor, birçok insan beni bu konularda ciddiye alır oysaki. Ablamın bu tavırları benim enerji ve motivasyonumu çok düşürüyor, ba

      , Yer: Evrensel Enerjiler ve Farkındalık

    • Paganizm, Cadılık, Wicca ve Büyüler Üzerine…

      http://4.bp.blogspot.com/-qfW_v52syvw/UhPVBwRJWRI/AAAAAAAAAGQ/FxPKXkGZpko/s320/pagan.jpg   Paganizm, Cadılık, Wicca, büyü kavramları birçoğumuza oldukça yabancı gelmektedir. Birçoğumuz için büyü; sadece hacı-hocaların elinde olan yalan dolu bir sektör olarak bilinmekte, paganizm; güneşe-gök gürültüsüne tanrı diyen, eliyle yonttuğu taşlara – heykellere tapan insanları akla getirmekte, cadılar ise masaldan fırlamış çocuksu hikâyeler olarak görülmektedir. Oysa çok değil bundan altı yüzyıl önce in

      , Yer: Neo-paganizm & Wicca

    • Hakikat ve Hiçlik Üzerine

      Neredeyse 1 senedir aklımı haddinden fazla kurcalayan, yanıtlamak adına kendimi paraladığım bir sorun mevcut. Forumda felsefi düzlemde aktif pek kişi olduğunu düşünmesem de, her yine de bir ihtimal derman umuduyla paylaşıma açmak istedim. Yaptığım araştırmalarda bu soruma karşılık kaynak bulamadım. Bulduklarım da, cevap niteliği taşımayan şeyler oldu.   Öncelikle belirtmek isterim ki, "hiç", "yok" değildir. Yani, toplumun zannettiği gibi değil ve günlük dillerinde fazlaca kullandıkları "hiç" k

      , Yer: Felsefe

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...