Jump to content

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminde Yürütme


NizaL

Önerilen Mesajlar

24 Haziran cumhurbaşkanı ve genel seçimlerinin ardından resmen ve tamamen yürürlüğe giren başkanlık sistemi de işlemeye başladı.

 

Başbakanlık makamı ve Bakanlar Kurulu yapısı da böylece tarihe karıştı.

Yeni sistem kapsamında kabine üyeleri arasındaki dört milletvekilinin vekilliği düştü. Yürütmenin başı olan cumhurbaşkanı hem hükümet hem de devlet başkanı sıfatına kavuştu.

 

Kabinede kaç kişi yer alacak?

Cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanların listesi şu şekilde belirlendi:

 

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül

Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez

Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Kasapoğlu

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli

Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Mehmet Cahit Turan

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy

 

Yapılan anayasal düzenlemeler kapsamında, cumhurbaşkanı yardımcıları için herhangi bir kriter belirtilmediği gibi, sayısı konusunda da herhangi bir sınırlama bulunmuyor.

Bakan sayısı da 16'ya düşürüldü.

 

Yeni sistemde kabine nasıl işleyecek?

Başbakanlık makamının kaldırılmasıyla birlikte yürütmenin başı da cumhurbaşkanı olacak. Böylece cumhurbaşkanı hem devlet hem de hükümet başkanı sıfatını taşımaya başlayacak.

Dahası, eski sistemde Bakanlar Kurulu'nda olan yürütmenin ve bakanların yetkilerinin çok büyük bir kısmı cumhurbaşkanına aktarılıyor.

 

Geçen hafta içerisinde çıkartılan 477 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile yürütülükteki kanun ve KHK'ların yürütme maddelerinde Bakanlar Kurulu ve bakanlara yapılan atıfların cumhurbaşkanına yapılmış sayılacağı düzenlemesi getirildi.

Yeni KHK ile 1924 yılından 1960'a kadar çıkarılmış bazı kanunlarda yer alan "İcra Vekilleri Heyeti" ifadesi ile 1963-2017 yıllarındaki bazı kanunlarda geçen "Bakanlar Kurulu" ve "başbakanlık" ibareleri, "cumhurbaşkanı" ve "cumhurbaşkanlığı" olarak değiştirildi.

 

Büyükelçi, genelkurmay başkanı ve vali gibi üst düzey makamlar ile düzenleyici ve denetleyici kurumların başına yapılacak atamalarda cumhurbaşkanı tarafından yapılacak. Bu atamalar daha önce Bakanlar Kurulu tarafından yapılıyordu.

TBMM üyesi olan dört ismin bakan olarak atanması nedeniyle milletvekillikleri düştü.

 

Ayrıca kurulacak hükümetin TBMM'den güvenoyu alma zorunluluğu da yeni düzenlemeler de yer almıyor.

Böylece, Bakanlar Kurulu, Erdoğan tarafından yeni kabinenin açıklanmasının ardından göreve başladı.

İlk kabine toplantısının ise Cuma günü Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda yapılması bekleniyor.

 

Kabineyi kim denetleyecek?

Yapılan anayasa değişikliğiyle birlikte TBMM'nin görev ve yetkileri arasından; "Bakanlar Kurulu'nu ve bakanları denetlemek", "Bakanlar Kurulu'na belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek" ve "bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşüp kabul etmek" çıkartıldı.

 

Bu düzenleme, TBMM'nin artık anayasal araçlar üzerinden yürütmeyi denetleme yetkisinin kalmadığı anlamına geliyor.

Bununla birlikte TBMM; meclis araştırması, genel görüşme, soruşturma ve yazılı soru yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanacak.

 

Yazılı soru önergeleri bakanlar ve cumhurbaşkanı yardımcılarına sunulabilecek. Bu da TBMM'nin cumhurbaşkanına yazılı soru veremeyeceği anlamına geliyor.

Milletvekillerinin sözlü soru önergesi ve gensoru verme hakkı da yeni sistemde kaldırılan düzenlemeler arasında yer alıyor.

 

Kararname çıkarma yetkisi kime veriliyor?

Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) yerine yeni sistemde cumhurbaşkanlığı kararnameleri getiriliyor.

 

Temel hak, kişi hak ve ödevleri ile siyasi hak ve ödevler konularında cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacak. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ancak ekonomik, sosyal ve kültürel hakları kapsayacak.

 

İlk cumhurbaşkanlığı kararnamesinin de bugün yayınlanması bekleniyor.

TBMM'nin bir cumhurbaşkanlığı kararnamesine aykırılık taşıyan bir kanun çıkarması halinde, kanun geçerli olacak.

Ancak partili cumhurbaşkanını uygulamasının yürütme ile yasama arasındaki ayrılığı azaltacağı eleştirileri yapılıyor. Hükümet ise bakanların kanun tasarısı sunma yetkilerinin kaldırılmasının kuvvetler ayrılığını güçlendirdiğini savunuyor.

 

Kanun ile cumhurbaşkanlığı kararnamesi arasında yetki karmaşası çıkması halinde Anayasa Mahkemesi'nin vereceği karar belirleyici olacak.

Burada da benzer bir şekilde partili cumhurbaşkanının doğrudan ya da dolaylı olarak 15 Anayasa Mahkemesi'nin 13'ünün belirlenmesinde etkili olabileceği ifade ediliyor.

 

BBC Türkçe

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde TBMM'nin yetkileri ve görevleri

 

27. Dönem Parlamentosu, seçilen 600 milletvekilinin ant içme töreni için TSİ 14:00'te toplanacak.

 

Hafta boyunca mazbatalarını alıp Meclis'teki kayıt işlemlerini tamamlayan milletvekilleri, yemin töreninden sonra resmen görevlerine başlayacak.

 

Yeni sistemde kanun yapma yetkisini elinde bulunduran TBMM'nin yanı sıra, cumhurbaşkanı da doğrudan anayasadan aldığı yetkiye dayanarak, meclisten bir yetki kanunu çıkarılmasına ihtiyaç duymaksızın kararname çıkarabilecek.

 

Parlamenter ve yeni sistem arasında cumhurbaşkanlığı kararnameleri açısından bir bağ kurmak gerekirse, kararnamelerin "olağan dönemde çıkarılan" Kanun Hükmünde Kararnamelere (KHK) benzer olduğu söylemek mümkün.

Bu kararnamelerin yaklaşık 2 yıl boyunca çıkarılan OHAL KHK'larından farklı özellikte olacaklarını söylemek gerekiyor.

 

OHAL KHK'ları ile yeri ve kapsamı sınırlı olmak şartıyla her konuda düzenleme yapılabiliyor; çekirdek haklara dokunmamak ve uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklere uymak şartıyla temel hak ve özgürlükler sınırlandırılabiliyor, hatta durdurabiliyordu.

Olağan KHK'lar ve onların yerini alacak cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile sadece ekonomik, sosyal ve kültürel haklar alanında düzenlemeler yapılabiliyor; kişisel ve siyasal haklar ise düzenlenemiyor.

 

Meclis işlevsizleştirildi mi?

Yeni sistemde cumhurbaşkanının çıkardığı bir kararname ile ilgili olarak TBMM başka bir kanun çıkarırsa, Meclis'in çıkardığı kanun geçerli olacak. Dolayısıyla TBMM, çıkaracağı kanun ile kararnameyi etkisiz kılabilecek.

 

Mevcut yasalarla düzenlenmiş konularla ilgili herhangi yeni bir kararname çıkarılamayacak.

Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanacak.

Tüm bu maddeler; hükümet temsilcileri tarafından anayasa değişikliği sonrası TBMM'nin yasama görevinde elini güçlendiren hükümler olarak yorumlanıyor.

 

Ayrıca yeni sistemde Bakanlar Kurulu olmayacağından, mevcut sistemde Bakanlar Kurulu tarafından sunulan "kanun tasarıları" da ortadan kalkacak. Milletvekilleri tarafından sunulan kanun teklifleri ise aynen geçerliliğini koruyacak.

Bu değişiklik de hükümet tarafından yürütmenin ve yasamanın "yasa yapma bağlamında" keskin bir biçimde ayrıldığı şeklinde okunuyor.

 

Yürütmeyi elinde bulunduran cumhurbaşkanının partili olduğu düşünüldüğünde ise pratikte yürütmenin "yasa teklifi sunmasının" önünde herhangi bir engel yok.

Cumhurbaşkanı dolayısıyla Meclis'teki çoğunluk aracılığıyla yasama işlemine de dolaylı yoldan katılma imkanına sahip.

 

'Geciktirici veto' yetkisinin yerini ne alacak?

Kanunların yayımlanma yetkisi yeni sistemde de cumhurbaşkanına ait. Ancak değişiklik, cumhurbaşkanının bir kanunu TBMM'de yeniden tartışılması için geri göndermesinden sonra başlıyor.

Eğer cumhurbaşkanı kanunu TBMM'ye geri gönderirse, kanunun aynen yayımlanabilmesi için eskisinden farklı olarak Meclis'in salt çoğunluğu tarafından kabul edilmesi gerekecek.

 

Parlamenter sistemde ise geri gönderilen kanunun, kanunu imzalayan milletvekillerince yeniden imzalanması yeterliydi.

Dolayısıyla cumhurbaşkanı tarafından veto edilen kanunların kabulü için, üye tam sayısının (600) salt çoğunluğunun (301) kararı gerekiyor.

Bu da kimi hukukçular tarafından cumhurbaşkanının kanunları kabulü konusundaki yetkisinin "geciktirici veto" yetkisinden "güçleştirici veto" yetkisi yükseltildiği şeklinde değerlendiriliyor.

 

Cumhurbaşkanı bir yandan kararnameler ile TBMM'ye paralel bir yasama yetkisi kullanırken, diğer yandan yasamanın Meclis ayağında müdahale gücünü de elinde bulunduruyor.

 

Yeni sistemle OHAL sürekli hale mi gelecek?

Cumhurbaşkanlığı sistemi ve OHAL dönemi arasında yönetimsel ve sınırlandırılan kişi hak ve özgürlükleri açısından önemli farklar bulunuyor.

 

OHAL KHK'ları "geçici" nitelik taşıyor; sadece olağanüstü dönemde uygulanmak üzere çıkarılıyor ve OHAL sona erince de kendiliğinden yürürlükten kalkıyor.

Dolayısıyla olağan dönemin kanunlarında değişiklik yapılamıyor, kalıcı durum yaratılamıyor. Anayasa'ya göre OHAL KHK'ları, kanunda kalıcı bir değişiklik yapamıyor.

Eğer OHAL KHK'ları TBMM tarafından onaylanırsa, sadece olağanüstü dönemlerde uygulanmak üzere OHAL Kanunu'nun bir parçası haline geliyor.

 

Ancak Türkiye'nin son OHAL tecrübesine bakıldığında, çıkarılan KHK'ların süresini ve kapsamını aşan pek çok düzenlenme ve değişiklik olduğu görülüyor.

OHAL rejiminin düzenlemeleri olağan dönemin birer parçası haline getirildi, kanunlarda değişiklik yapıldı ve süreklilik kazandı.

 

Söz konusu KHK'ların iptalini isteyen CHP konuyu Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) taşıdı ancak mahkeme başvuruyu reddetti.

Dolayısıyla teknik olarak cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin OHAL KHK'larına benzer konularda olamayacağı ve Anayasa'ya aykırı olamayacağını söylemekle beraber, cumhurbaşkanlığı sisteminde TBMM ile yetki karmaşası yaşanması halinde başvurulacak AYM'nin 15 üyesinden 13'ünün dolaylı ya da doğrudan partili bir cumhurbaşkanı tarafından atanacağını hatırlatmakta fayda var.

 

Meclisin değiştirilen görev ve yetkileri ne?

Anayasa'nın 87. Maddesinde belirtilen TBMM'nin görev ve yetkileri arasından; "Bakanlar Kurulu'nu ve bakanları denetlemek", "Bakanlar Kurulu'na belli konularda kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi vermek" ve "bütçe ve kesin hesap kanun tasarılarını görüşüp kabul etmek" ifadeleri çıkartıldı.

 

İlk bakışta, Anayasa'dan çıkarılacak bu maddeleri "yeni sistemde Bakanlar Kurulu olmaması" gerekçesiyle açıklamak mümkün.

Ancak bu değişiklik, artık Meclis'in yürütme organı üzerinde anayasal araçlar yoluyla herhangi bir siyasi denetim sahibi olamayacağı anlamına gelmekte.

Zira, kaldırılan Bakanlar Kurulu yerine yürütme yetkilerinin tek elde toplandığı cumhurbaşkanlığı makamına karşı Meclis'in "denetleme" yetkileri devredilmiyor.

 

Cumhurbaşkanlığı sistemiyle cumhurbaşkanı tarafından hazırlanan Bütçe Kanun Teklifi'nin TBMM tarafından onaylanması halinde, bir önceki yılın bütçesi yeniden yürürlüğe konacak.

Bu durum ise cumhurbaşkanlığı tarafından ülkede yapılması planlanan yeni yatırımların engellemesi anlamına gelebilecekken, bazı hukukçular tarafından bütçe konusunda da son sözün cumhurbaşkanında olduğu şeklinde değerlendiriliyor.

 

Meclis'in değişen görev ve yetkileri arasında erken seçim kararı da yer alıyor. TBMM artık basit çoğunlukla erken seçim kararı alamayacak, nitelikli çoğunluğa (360 oya) ihtiyaç duyacak.

Genel ya da öz af konusunda meclisin eski yetkileri ise aynen devam ediyor. Yine üye tam sayısının beşte üç çoğunluğunun kararı (360 oy) ile genel ya da özel al ilan edebilecek.

 

TBMM'nin bilgi edinme ve denetleme yetkisi nasıl olacak?

TBMM; meclis araştırması, genel görüşme, meclis soruşturması ve yazılı soru yollarıyla bilgi edinme ve denetleme yetkisini kullanacak.

 

Gensoru yetkisi artık yok. Meclis soruşturması ise cumhurbaşkanı yardımcısı ve bakanlar hakkında yapılan soruşturma yetkisinden ibaret.

Dolasıyla yürütmenin cumhurbaşkanında toplandığı yeni sistemde, yasama organı olan Meclis'in cumhurbaşkanına soru sorma veya onun faaliyetlerini denetleme yetkisi bulunmuyor.

 

Aynı durumu Meclis'in yazılı soru sorma yetkisinde de görmek mümkün. Milletvekilleri bundan böyle "Başbakan ve bakanlar kurulu" yerine ancak "Cumhurbaşkanı yardımcılarına ve bakanlara" yazılı soru sorabilecekler.

Dolayısıyla TBMM hiçbir biçimde yeni sistemde yürütmenin kendisi olan cumhurbaşkanına soru soramayacak, hakkında TBMM soruşturması başlatamayacak.

 

Meclis'in genel görüşme yetkisi de anayasa değişikliği sonrasında sıkça tartışılan konular arasında yer alıyordu.

Genel görüşmenin "toplumu ve devlet faaliyetlerini ilgilendiren bir konunun TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi" tanımı içerisinden "devlet faaliyetlerini ilgilendiren bir konunun" ifadesi çıkarılmış ve anayasa değişikliği ile sadece toplumu ilgilendiren bir konuda genel görüşme yapılabileceği kabul edilmişti.

 

Bu yönüyle TBMM'yi devlet faaliyetlerin tümüyle dışlamakla eleştirilen madde için TBMM Anayasa Komisyonu'nda bir değişiklik yapıldı ve genel görüşme kapsamına yeniden ''devlet faaliyetlerini ilgilendiren bir konu" ifadesi eklendi.

 

BBC Türkçe

Fundanur Öztürk

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • SXP 1062 Çift Yıldız Sisteminde Büyük Kayma

      Türk bilim insanları, SXP 1062 çift yıldız sisteminde meydana gelen büyük bir kaymanın varlığını gün yüzüne çıkarttılar.     ODTÜ'de görev yapan bir grup fizikçi, evrendeki en yoğun cisimlerden biri olan SXP 1062 isimli çift yıldız sistemindeki nötron yıldızının 18 dakika olan dönme periyodunda, büyük bir kaymanın varlığının keşfettiklerini duyurdu.   Büyük bir kaymanın varlığını keşfeden Türk bilim insanları, literatüre giren bu keşifi ile çift yıldızın hem periyodu hem de yıldız içindeki

      , Yer: Bilim & Teknoloji

    • Hükümet arşivleri

      İngiltere Savunma Bakanlığı Yıllardır Gizledikleri UFO Arşivlerinin Bazılarını Yayımlamaya Başladı BBC’de de yer alan habere göre; İngiltere Savunma Bakanlığı, 1970′li yıllarda uçan daireler - UFO diye bilinen ‘Tanımlanamayan Uçan Cisimler’ gördüğünü söyleyen kişilerin ifadelerinin yer aldığı bir dizi arşiv belgesi yayımladı. Kew Ulusal Arşivi’nde bulunan belgelerin ortaya koyduğu ve bakanlığın kendisinin de ifade ettiği üzere, savunma bakanlığı bu konuda soruşturma yapma zahmetine girmemiş.

      , Yer: Ufoloji

    • Sınav sisteminde toplu çöküş!

      Polis Koleji Sınavı, KPSS, LYS, TUS ve Açık Öğretim Sınavı. ÖSYM tarafından organize edilen bütün sınavlarda skandallar ortaya çıkmaya başladı. Milyonlarca kişinin kaderi para, cemaat örgütlenmesi ve AKP'nin elinde belirsizleşti. Hiç bir devlet kurumuna güven kalmadı.   İktidar partisi AKP bir Anayasa değişiklik paketi hazırladı ve ülkeyi referanduma götürüyor. Her gün bir kentte Başbakan Erdoğan neden 'evet' denilmesi gerektiğini büyük bir öfke ile anlatıyor. Ancak Türkiye bir yandan da hafta

      , Yer: Gündem

    • Hükümet Köyleri Şirketlere ve Ağalara Açıyor!

      Yeni bir Köy Kanunu hazırlanıyor. Taslağı var. Taslakta diğer yasa taslaklarında olduğu gibi demokrasiyi çağrıştıran bir miktar kırıntılar içine serpiştirilmiş. Bu çağrışım ile çekilen perdenin ardında şirketlere yeni rant alanları açılıyor. Köylerin yaylak, kışlak çayır, harman yeri ve benzeri ortak kullanım alanları yeni Köy Kanunu taslağına göre satılabilecek.   Evet Köy Kanunu Taslağında “geri çağırma” gibi demokratik çağrışım yapan kırıntı var. Birçok konuda karar yetkisi Köy Meclisine ver

      , Yer: Gündem

    • İlk Cumhurbaşkanlığı seçimi Atatürk'ü öldürüyordu

      İlk Cumhurbaşkanlığı seçimi Atatürk'ü öldürüyordu   İlk cumhurbaşkanlığı seçimi, Atatürk’ün iki kez kalp krizi geçirmesine neden oldu. Çankaya Köşkü’nde iki gün arayla gelen krizler, neden herkesten gizli tutuldu? Kalp krizlerinin sebebi, cumhuriyet fikrine karşı çıkan hilafet yanlısı muhalifler miydi? Kalp krizleri Atatürk’ün hayatını nasıl etkiledi?   Tarih: 11 Kasım 1923. Yer: Çankaya Köşkü Atatürk, öğle yemeğinde çok sevdiği etsiz kuru fasulye yiyordu.   Birden göğsünün arka tarafından

      , Yer: Atatürk'çü Düşünce Kulübü

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...