Jump to content

Qing’in Hikayesi


NizaL

Önerilen Mesajlar

Chuang Tzu’nun Kitabı’nda ağaç oymacısı Qing’in hikayesine yer verilir. Qing, hükümdar tarafından bronz çanların altına yerleştirilen stantları oymakla görevlendirilmiştir. Bir gösteriyle bu hünerini hükümdara ve halka sergiler.

Qing işinde o kadar iyidir ki, onun ağaçları oyarak hazırladığı stantlara herkes hayranlıkla bakar. Hatta çoğu insan Qing’in doğaüstü yetenekleri olduğuna inanır.

 

HÜKÜMDAR: Bu kadar güzel şeyler yapabilmenin sırrı da nedir? Hangi yöntem mümkün kılar bunları?

 

QİNG: Ben sadece kendi halinde bir zanaatkarım. Hangi tekniğe sahip olabilirim ki? Ağaçtan bir çan standı yapmaya hazır olduğumda, benim için en önemli şey enerjimi tüketmemek oluyor. Bu yüzden ilk olarak zihnimi sakinleştirmek için zihin orucu tutuyorum.

 

Üç gün oruç tuttuktan sonra, zafer veya övgü konusundaki endişelerim; elde edeceğim ünvan ya da kazanacağım para kafamda bir sorun teşkil etmiyor.

 

5 gün sonra, yuhalanacağıma dair düşüncelerimi veya alacağım alkışları; yeteneklerimi ya da beceriksizliklerimi de kafamdan atıyorum.

 

Sonunda 7 gün oruç tuttuktan sonra, öylesine sakin bir halde oluyorum ki bir vücudum ve 4 uzvum olduğunu unutuyorum.

 

Bu noktadan sonra beni izleyen bir hükümdar ya da gösterimi sergilediğim bir sahne kalmıyor. Tüm becerilerim konsantre oluyor ve dikkatimi dağıtan dışarıdaki her şey kayboluyor.

 

Qing, zihin orucu sayesinde işini ya da gösterisini yaparken sürekli düşünceler üreten aklını aradan çıkarıyor.

 

Çünkü akıl, olacakları düşündüğünden olanı kaçırıyor.

 

Peki, bu Qing denen ağaç oymacısı doğru ağacı nasıl buluyor? Ağacı tüm detaylarıyla inceliyor mu? Onun hakkında saatlerce analiz yapıyor mu? Ağacın doğru ağaç olup olmadığı hakkında tereddüde düşüyor mu?

 

Belki de arkadaşlarına şöyle diyor, “Geçenlerde bir partide bir ağaçla tanıştım, sanırım benim için doğru ağaç o.”

 

Ya da böyle, “O partide tanıştığım ağaç var ya tam bir odun.”

 

QING: Ağaçların ilahi doğasını tek tek gözlemlemek için ormana gidiyorum. Mükemmel bir şekil ve formda bir ağaca rastlarsam, bitmiş bir çan standını onun içinde görebiliyorum. Yapmam gereken tek şey, elimi işini yapması için serbest bırakmam.

 

Eğer belli bir ağaç beni çağırmıyorsa yoluma devam ediyorum. Yaptığım sadece içimdeki ilahi gücün dünyadakiyle eşleşmesine izin vermek. Sanırım bu yüzden sanatım, diğer insanlar tarafından doğa üstü görülüyor.

 

Qing o ağacın doğru ağaç olduğuna karar vermek için defalarca düşünmüyor. Biliyor ki, o ağaç doğru ağaçsa onu çağıracak. Onu çağırmayan ağacın yanından bile geçmiyor. Bir ağacın doğru olduğuna aklıyla karar vermiyor, o ağacı tüm ruhuyla hissediyor. Doğru ağacın ilahi doğası, onunkiyle “match oluyor” (buradan beyaz yaka arkadaşlara selam çakmak istedim).

 

Qing, “Yapmam gereken tek şey, elimi işini yapması için serbest bırakmam.” diyerek aslında şunu kastediyor: Ben akıl olan her şeyimi aradan çıkarıyorum ve diğer her şeyimin işini yapmasına izin veriyorum.

 

Qing aynı zamanda doğru ağacı bulduğunda, ona diğer insanlar gibi bakmıyor. Qing, ağaca gözleriyle baksaydı sadece bir ağaç görürdü. Ama Qing, ona ruhuyla bakıyor ve stant olarak görüyor. “Mükemmel bir şekil ve formda bir ağaca rastlarsam, bitmiş bir çan standını onun içinde görebiliyorum.” diyor.

 

cevapisareti

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Otuz yıl sürecek Zen çalışmama başlamadan önce

Dağları dağ, suları su olarak görürdüm.

Daha derin bir bilgi seviyesine ulaşınca

Öyle bir noktaya geldim ki

Artık ne dağları dağ

Ne de denizleri deniz olarak görebiliyordum.

Fakat şimdi işin temeline ulaşmış

Ve huzurlu bir durumdayım

Bir kere daha dağları dağ

Denizleri Deniz olarak görmeye başladım.

 

Ch’ing-Yuan

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Assassin’s Creed Tarihi Kişiler Ve Gerçek Hikayesi 1

      Bu Paylasdigim Konu Tarihi Kişileri Ve Hikayeyi Anlatmakdadir Derlemedir Ama Oyundanda Bahsediyor Burda Derlemedir     İlk Olarak Oyunun Kendisinin Hikayesini Paylasmaliyim   Assassin’s Creed (Türkçe: Suikastçinin İnancı), Ubisoft şirketi tarafından geliştirilmiş tarihle iç içe, gizlilik ağırlıklı, üçüncü şahıs aksiyon-macera tarzı bir Microsoft Windows, PlayStation 3 ve Xbox 360 oyunudur. Oyun ilk kez Microsoft tarafından Project Assassin adı altında X ’05 sergisinde takdim edilmiştir. Oyunu

      , Yer: Tarihi Kişiler ve Olaylar

    • Şıpsevdi Sakızının Romantik Hikâyesi

      https://askdedigin.com/ask-nedir-sipsevdi-sakizi/

      , Yer: Gnoxis Cafe

    • Silent Hill’in Gerçek Hikayesi

      ATEŞ, DUMAN VE KÜL… BİR ZAMANLAR HAYATLA TİTREŞEN SOKAKLAR BUGÜN BOMBOŞ… CENTRALİA PENSİLVANYA SİLENT HİLL FİLM VE OYUNLARINA KURGUSAL OLARAK İLHAM KAYNAĞI OLMUŞ OLAN KASABA YANİ GERÇEK SESSİZ TEPEDİR. http://www.kultbilgi.com/wp-content/uploads/2016/11/maxresdefault-2-1024x576.jpg Günümüzde ise sadece cesur fotoğrafçıların bazı araştırmacıların ve korku hayranlarının günü birlik olarak gidip hava kararmadan döndükleri hayalet bir kasabadır. Peki ne olmuştu da bu hayat dolu kasaba bu hale gelmi

      , Yer: Paranormal Varlıklar

    • Sezar'ın hakkı Sezar'a ve Musa'nın bir hikayesi

      15Bunun üzerine Ferisiler çıkıp gittiler. İsa'yı, kendi söyleyeceği sözlerle tuzağa düşürmek amacıyla bir düzen kurdular. 16Hirodes yanlılarıyla birlikte gönderdikleri kendi öğrencileri İsa'ya gelip, «Öğretmenimiz» dediler, «senin dürüst biri olduğunu, Tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini, kimseyi kayırmadığını biliyoruz. Çünkü insanlar arasında ayrım yapmazsın. 17Peki ne dersin, söyle bize, Sezar'a vergi vermek Kutsal Yasa'ya uygun mu, değil mi?» 18İsa onların kötü niyetlerini bildiğinden, «Ey ik

      , Yer: Edebiyat

    • İftarlık Gazoz'da Anlatılan Kimin Hikayesi?

      "Bütün üçüncü dünya metinleri, (…) ulusal alegoriler olarak okunmalıdır." (Fredric Jameson) Türkiye toplumu, 1980'li yıllardan bu yana bir kimlikler savaşı yaşıyor.   Yüzyıllık modernleşme ve uluslaşma süreci içinde bastırılmış ve dışlanmış kimlikler, toplumun yapıtaşlarını yerinden oynatacak şiddette sarsıntılar yaratarak birbiri ardına geri dönüyor.   Son aylarda, ülkenin güney sınırlarına gelip dayanmış olan iç savaş ortamı, kanlı çatışmalar ve katliamlarla içeriye doğru yayılıyor.   Türk

      , Yer: Filmler

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...