Jump to content

Duyguları Bastırmak Kötü Bir Şey mi?


NizaL

Önerilen Mesajlar

İngilizler çekingen, mesafeli ve duygularını göstermeyen insanlar olarak bilinir. Gerçekten öyleler mi? Duyguları gizlemek kötü bir şey mi?

 

http://i.hizliresim.com/mo1W82.jpg

 

Amerikalılar atılgan ve cüretli, Fransızlar romantik ve kaba, İngilizler ise soğukkanlı olarak bilinir. İstisna durumlar dışında herkes içinde ağlamak iyi karşılanmaz. Yürekli İngiliz sakinliğini korur ve yola devam eder.

Peki bu öne sürülenler ne kadar doğru? Milli özellikler bir yana, insanların duygularını açığa vurmaması onları cesur mu yapar yoksa duygusal gelişimini mi engeller?

 

Londra’daki Queen Mary Üniversitesi’ne bağlı Duygusal Tarih Merkezi’nden Thomas Dixon, İngilizlerin duygularını ifade etmeyen, soğukkanlı tavırlarının aslında sadece 1870-1945 dönemine ait bir özellik olduğunu söylüyor.

 

Soğukkanlılık dönemi

Dixon bunun, “özel okullarda eğitim almış, diğer ülkelere hükmeden imparatorluk geleneğine ait” bir özellik olduğunu belirtiyor.

Daha önce İngilizler kendi duyguları ile daha barışıklardı. Kraliçe Victoria döneminin soğukkanlı, ifadesiz insanları bile aslında duygusaldı.

 

Örneğin Charles Dickens, Tiny Tim gibi karakterlerin acıklı hayat hikayeleriyle kalplere hitap etmek istemiş, Kraliçe Victoria 1837’de tahta geçerken halkın alkışlarını duyup herkesin içinde gözyaşlarına boğulmuştu.

Dixon, İngilizlerin soğukkanlı özelliğini İkinci Dünya Savaşı sonrasında yitirmeye başladığını, 1960’larda ‘Güzin Abla’ tarzı girişimlerin insanları duyguları hakkında konuşmaya teşvik ettiğini söylüyor.

 

Ancak bu mirasın etkisi hala devam ediyor. “Bu özelliğe sahip olmasak da öyleymiş gibi düşünmek istiyoruz. Soğukkanlılık bir nostalji ögesi haline geldi” diyor Dixon.

 

Kültür farklılıkları

Ancak yine de İngilizlerin diğer uluslara kıyasla daha az duygusal olduğu söylenebilir. Bilim insanları İngilizlere özel bir araştırma yapmış değilse de Doğu ile Batı arasında bir farklılık olduğu gözlenebilir.

Örneğin Japonların suçluluk, utanç, minnettarlık, insan canlısı duygularına karşılık Amerikalıların ve Avrupalıların daha çok öfke, gurur ve sinirlilik özellikleri taşıdığı söylenir.

 

Bunun bir kısmı farklı kültürlerin belli duygulara verdiği değerle ilgili olabilir. “Çevrenizdeki insanların ne şekilde tepki verdiği ya da ne şekilde tepki verecekleri konusundaki düşünceleriniz duygularınızın alacağı biçimi ve onları nasıl ifade edeceğinizi belirler” diyor Belçika’daki Leuven Üniversitesi’nden Batja Mesquita.

 

Ayrıca insanların duygularını gösterme isteği konusunda da kültürel farklılıklar söz konusudur. 2007’de 2500 İngilizin katıldığı bir araştırmada yüzde 20'den az bir kesimin duygularını dışa vurduğu ortaya çıktı.

 

Katılımcıların yüzde 72’si bunun sağlık açısından zararlı olduğuna inansa da. Yüzde 19 ise en son ne zaman duygularını rahatlıkla dışa vurduğunu hatırlamadığını söylüyordu.

 

Duyguları düzenleyen yöntemler

Psikologlar duyguları dışa vurmama halini “duyguları bastırma” olarak adlandırıyor ve insanların duygularını düzenlemek için kullandığı beş klasik yöntemden biri olarak görüyor.

 

Bu yöntemler şöyle sıralanabilir:

Belli bir duyguyu tetikleyecek durumlardan kaçınmak

Negatif duygulardan ziyade pozitif duygular yaşama şansını artırmak amacıyla bir durumu değiştirmek

Duyguların öne geçmesini önlemek için dikkatinizi başka bir yere yönlendirmek

O durum ortadan kalktığında olaylara farklı bir perspektiften bakmayı denemek

Duyguları bastırmak

Genel olarak duyguları bu şekilde düzenlemek pozitif bir şeydir ve akademik başarıyı artırdığına, ruh sağlığını güçlendirdiğine ve ömrü uzattığına inanılır.

 

Fakat duygusal bastırma zaman zaman yararlı olsa da çoğu psikolog bunu beş yöntemin en kötüsü olarak değerlendirir.

 

Cambridge Üniversitesi’nden Susanne Schweizer “Duyguları bastırmaya çalışmak bir düşünceyi bastırmak gibidir, ters etki yaratabilir” diyor. “Daha sonra daha güçlü bir şekilde ortaya çıkabilir.”

 

Zayıflık belirtisi mi?

Duyguları bastırmanın zararlarını gösteren çeşitli araştırmalardan söz edilebilir.

 

Stanford Üniversitesi’nden psikoloji profesörü James Gross bir deneye gönüllü katılan deneklere önce korku filmi, sonra komedi filmi izletmiş, bir gruptan duygularını bastırmasını, diğerinden ise doğal davranmasını istemiş.

 

Duyguları bastırmanın, insanların kendilerini iyi hissetmemesine neden olduğu gibi bunun için fiziksel çaba göstermelerinin de tansiyonlarının yükselmesine neden olduğu görülmüş.

 

Daha sonraki araştırmalarda da duyguları bastırmanın hafızayı zayıflattığı ve iletişim kurulan insanlar açısından bir yük haline geldiği belirlenmiş.

 

İngilizlere gelince… Ruh sağlığıyla ilgili yardım kuruluşu Mind’ın verilerine göre, 18-34 yaş grubundaki her beş kişiden dördü, endişeli oldukları zamanlarda cesur bir tavır takındıklarını dörtte biri de duyguları sergilemenin zayıflık belirtisi olduğuna inanıyor.

 

Bunun sonucu olarak daha fazla ruh sağlığı sorunları, erken ölümler ve insanların birbirine karşı nefret duygusu gözlenebiliyor.

 

Sosyal destek

Doğu Asya’da da duyguları bastırmak normal, hatta pozitif bir özellik olarak görülüyor. Ama Gross’a göre, bastırmanın norm olduğu toplumlarda bunun maliyeti daha az olabiliyor.

 

Duygusal bastırmanın nadir de olsa bazı yararları yok değil. Londra’daki 7 Temmuz 2005 bombalı saldırılarında olduğu gibi zor dönemlerde dayanma ve direnme kararlılığı göstermek gibi…

 

Duyguların bulaşıcı özelliği vardır. Böyle bir durumda panik ve endişe daha da kötü sonuçlar doğurabilir. Başkalarının dişini sıkıp dayandığını görmek diğerlerini de cesaretlendirir. Sosyal destek ruh hastalıklarına karşı koruyucu işlev görür.

 

Kısacası, akıllı bir şekilde kullanıldığında soğukkanlılık duygu dünyasında etkili bir araç olabilir. Ama çoğu zaman en iyi araç değildir. Diğerlerinin de aynı yöntemi kullanıyor olmasından emin olmak gerekir.

 

Linda Geddes

BBC Future

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Üstüme birakilan kötü ruh hali ve enerjiden kurtulma

      Arkadaşlar merhaba umarım konuyu yanlış yere açmamışımdir. Öncelikle hepinize iyi ve sağlıklı günler diliyorum. Ben fal bakıyorum ve birçok söylediğim doğru çıkıyor, bu konuda sezgilerime çok güveniyorum. Fakat bir sorun var ki kız kardeşim bu konuda beni çok kırıyor, genelde beni, sezgilerimi ve uğraş alanimi küçümser gibi davraniyor, inanmayın o nerden bilecek falan yapıyor, birçok insan beni bu konularda ciddiye alır oysaki. Ablamın bu tavırları benim enerji ve motivasyonumu çok düşürüyor, ba

      , Yer: Evrensel Enerjiler ve Farkındalık

    • Astrolojide bahsedilen kötü etkiler düzeltebilinir mi?

      Selamlar. Sırf merak, sorularla geliyorum. Retrolar, zararlı ve düşük konumlar, kötü açılar ve saire sahip olduğumuz zayıf yönleri gösteriyor. Kurtulmanın bir yolu var mı? Mesela Venüs ve Marsım Satürne iki kare atıyor ve Satürn koç burcunda retro. Satürnün bir dayak yememiş haline nasıl yardım edebilirim?

      , Yer: Astroloji

    • Kötü Karakterler Neden Sevilir?

      Sinemada ya da televizyonda gösterilen drama adını verdiğimiz kurmaca filmlerde kötü karakterler daha akılda kalıcı ve daha sevilir oluyor. Bu saptama genel olarak doğrudur. Star Wars deyince akla Darth Vader gelir. Se7en filminde Kevin Spacey’in canlandırdığı obsesif seri katili düşünün. Ya da Olağan Şüpheliler’deki sinema tarihinin en korkutucu (kendisi türk kökenli) kötülerinden birini: Keiser Söze. Yine sinema tarihinin en önemli filmlerinden Godfather’daki Vito Corleone karakterine ne demel

      , Yer: Sinema

    • Öldükten Sonra Başımıza En Kötü Ne Gelebilir

      İşkence göreceğimiz bir yere mi gideriz, bir hayvan olarak Dünya' ya tekrar mı geliriz, yok olup gider miyiz ? Örnekler tabii ki çoğaltılabilir. Bu konudaki düşüncenizi, görüşünüzü merak ediyorum.

      , Yer: Ölüm ve Ötesi

    • Yarım Kalmış Düşünceler-İyi ve Kötü Üzerine

      Yarım bıraktığım bazı yazılarımı paylaşmak istiyordum uzun zamandır, umarım keyifle okursunuz           İyi insanlar nasıl yetişir diye düşünürdüm küçükken. Fikirlerimin verdiği savaştan kazanan bir taraf çıkmazdı ya hiç, terazinin bir kolu ağır basmazdı. Küçük zihnimde öğretilmiş bazı gerçekler vardı, kimi insanın gerçekten iyi kimi insanın da iyi göründüğü gibi. Saf ve temiz çocukluğumla hiçbir zaman ayırt edemedim bu iki insanı, bende ikisine de iyi olduğuna inanmak yerine öğretilmiş gerçek

      , Yer: Not Defteri

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...