Jump to content

Birkaç Fosilden Bilinen 5 İnsan Atası


NizaL

Önerilen Mesajlar

Atalarımızdan bazıları, topuk kemiği bir yerde çene parçası diğer yerde gibi yalnızca çok az sayıdaki fosillerden biliniyor. Böylesi durumlarda, insan evriminin hikâyesini resmetmek de bize kalıyor. Ancak bu hikâye, Australopithecus sediba ve Homo naledi gibi büyüleyici güncel bulgularla, daha önce hiç hayal etmediğimiz şekillerde yeniden yazılmaya başlıyor.

 

http://i.hizliresim.com/RDBa8Y.jpg

 

Geçmişten bir esinti: bir Sahelanthropus tchadensis kafatası

 

Aşağıda, diğerleri arasında fosillerine en az rastlanan beş insan atasından bahsediliyor. Kim bilir, belki daha fazla kanıt bulunduğunda hikâyeleri çoğu şeyi değiştirir.

 

Sahelanthropus Tchadensis: Bir Maymun muydu?

Yaklaşık 7 milyon yaşındaki S. tchadensis, şu ana kadar Afrika’da bulunan tüm muhtemel insansılar arasında en yaşlı olanı. Bu tür, resmi olarak, 2001’de Çad’da bulunan, birkaç diş, iki farklı alt çeneye ait parçalar ve en önemlisi görece daha bütün, tek parça kafatasından oluşan yalnızca çok az sayıdaki fosilden biliniyor.

 

Kafatasının arka kısmındaki özellikler bu türün, insanınkine benzer dikey bir omurga üzerinde oturduğunu gösteriyor bu da S.tchadensis’in dik yürüdüğünü işaret ediyor. Bu konu hakkında emin olmak için, özellikle bacak bölgesinden daha fazla fosile ihtiyaç duyuluyor. Doğrulanmamış raporlar, kafatasının yanı sıra bir de uyluk kemiği bulunduğu bildiriliyor, ancak bu bulgu henüz bilimsel bir belgede yayımlanmadı. Hakkında yalnızca çok az kanıt bulunduğundan, S. tchadensis’in bir maymun türü olmaktan ziyade bir insansı olarak tanımlanabileceği hususunda-henüz- şüpheci davranılıyor.

 

Orrorin Tugenensis: Uyluk Kemiğiyle İki Ayakla Yürüme Arasında Bağlantı mı Var?

2000 senesinde, Kenya’nın batısında keşfedilen O. tugenensis resmi olarak, altısı dişlerden oluşan bir düzine fosilden biliniyor. Diğer fosiller arasında, bir parmak kemiği, iki çene parçası, üç farklı uyluk kemiğinin parçaları ve üst kol kemiğinden bir parça yer alıyor. Yapılan incelemelerin birçoğu uyluk kemiklerinden biri üzerine yoğunlaştırılmış. Bu incelemelerle, O. tugenensis’in diğer insansılar gibi iki ayağı üzerinde yürüyüp yürüyemediği belirlenmeye çalışılıyor. Bu türün iki ayaklı yürümenin en azından başlangıcı olduğu hususunda birçokları hemfikir. Daha fazla fosil kaydının konuyu kesinliğe kavuşturacağı düşünülüyor.

 

Kentanthropus Platyops: Alet mi Yapıyordu?

1998 ve 1999 yılları arasında, Kenya’nın kuzeybatısındaki 3.3 milyon yıllık çökeltilerde gün yüzüne çıkartılan K. platyops en iyi, çoğunlukla bütün ancak ezilmiş ve şekli bozulmuş bir kafatasından biliniyor. Aynı zamanda, çoğu dişlerden, ikinci bir kafatasının parçalarından ve birkaç alt ve üst çene kırığından oluşan birkaç düzine fosil parçası daha bulunduğu belirtiliyor.

 

Şu ana kadarki tüm K. platyops fosilleri boyundan yukarısına ait olsa da daha sonra fosillerin bulunduğu aynı kayalarda birtakım çok ilkel taş aletlere de rastlandı. Bu aletleri K. platyops yapmış olabilir, ancak bir araştırmacı bu aletleri yapanın daha ziyade, yalnızca birkaç çene parçasından bilinen bir diğer gizemli insansı Australopithecus deyiremeda olabileceğini öne sürüyor.

 

Homo rudolfensis: Gerçekte Bir Tür mü?

Çoğu araştırmacı insan türünün 2 ila 3 milyon yıl önce Afrika’da ortaya çıktığına inanıyor, ancak bu toprakları kaç erken insan türünün paylaştığı hususunda bir fikir birliğine ulaşılamıyor. Homo rudolfensis bu uyuşmazlığın tam merkezinde yer alıyor.

 

H. rudolfensis, uzun yıllar yalnızca, 1972’de Kenya’da keşfedilen 1.9 milyon yıllık büyük beyinli, düz yüzlü kafatasından biliniyordu. Bunun yanı sıra, 2007 ve 2009 yılları arasında yine Kenya’da bulunan üç yüz ve çene kemiği de bazı araştırmacıların 1972’deki kafatasının gerçekten farklı bir türe ait olduğunu doğrulamasında yardımcı oldu, ancak A.sediba ve H. naledi’yi keşfeden Lee Berger de dâhil olmak üzere diğer araştırmacılar konuya şüpheci yaklaşmaya devam etti.

 

Öyle ki türün isminde dahi bir uyuşmazlık söz konusu: bu isim türe 1970’lerde, kafatasının 1972’deki keşfine dâhil olmayan bir Rus araştırmacı tarafından verilmiş. Daha sonra bulunmuş üç fosili analiz eden araştırmacılar, H. rudolfensis isminin geçerli olup olmadığını veya gerçekten insan türüne dâhil edilip edilemeyeceğini doğrulamak için daha fazla fosile ihtiyaç olduğunu söylüyor.

 

Denisovalılar: En Son ve Kesinlikle En Az

Fosil kaydı açısından, Denisovalılar tüm insansılar arasında en az bilineni. Şu ana kadar, onlara ait olduğu doğrulanan, hepsi 50.000 ila 225.000 yaşında üç diş ve bir parmak kemiği olmak üzere yalnızca dört küçük fosil bulunuyor.

 

Sibirya’nın Denisova mağarasından gelen bu dört fosilin tümü, aynı genetik havuza ait olduklarını doğrulamaya yetecek kadar DNA barındırıyor. Bu gen havuzu, geçtiğimiz birkaç on bin yıldır Avrasya’da bulundukları bilinen diğer iki insansının, Neandertallerin ve bizim türümüzün, gen havuzlarından farklı. 2007 ve 2014 yılları arasında Çin’de bulunmuş parça parça halde iki antik insan kafatasının Denisovalılara ait olabileceği söyleniyor, ancak bu kafataslarından DNA alınamazsa, bundan emin olmamız pek de muhtemel değil.

 

Perrin Margaryan

Newscientist. 27 Eylül 2017

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • İyi İnsan Olmak

      Dünyamız buraya enkarne varlıkların, bilgi uygulamaları yaparak gelişmeleri için, belli zaman–mekân koşulları ve nitelikleri içeren hidrojen âleminde sonsuz sayıdaki uzaysal objeden en önemlilerinden biridir. Çünkü dünyanın, vazife planından hemen önce gelen yarı süptil arasata (sevgi planına) açılan çıkış kapısı olduğu da bilinmektedir. Dünyada gelişim devreseldir. Dolayısıyla içinde ama sonlarında bulunduğumuz bu “Âdem Devresi”nden önce de (dünya yaşanabilir niteliklere kavuşmasından başlayara

      , Yer: Evrensel Enerjiler ve Farkındalık

    • Uçan Canlı, İnsan Gibi Bembeyaz

      Arkadaşlar hala tüylerim diken diken oluyor korkudan. Dün gece saat 3 sıraları balkona çıktım sigara içmek için. Dışarılarda hiç kimseler yok tabi o saatte.Başımı kaldırdım gök yüzüne baktım hava kapalı mı diye.Ve sanırım güneyden kuzeye doğru geliyordu.Bir ışık farkettim.Ürperdim ilk başta UFO falan sandım.Ayağa kalkıpta baktım ve şok oldum.Kanatları vardı kocaman.Bembeyaz.Ama hayatımda görmediğim kadar beyaz insan silüetinde insana benzer bişey.Anladığım kadarıyla boyu uzundu.Bir ara sanki baş

      , Yer: Yaşadığınız Paranormal Deneyimler

    • Washington'da 'insan gübreleme' yöntemi yasalaştı

      ABD'nin Washington eyaletinde 'insan gübreleme' adı verilen, ölülerin hızla toprağa dönüştürüldüğü bir yöntemle cesetlerin imhasına izin veren tasarı, eyaletin Demokrat Valisi Jay Inslee tarafından imzalanarak yasalaştı. Washington eyaleti 'insan gübreleme' adı verilen, ölülerin hızla toprağa dönüştürüldüğü bir yöntemle cesetlerin imhasına izin veren ilk eyalet oldu. ​BBC Türkçe’de yer alan habere göre eyalet meclis üyelerinin geçen ay kabul ettiği tasarı eyaletin Demokrat Valisi Jay Insle

      , Yer: Gündem

    • 1.500 Yıllık İnsan Dışkısında Zehirli Yılan Dişi Bulundu

      Teksas’taki bir kaya sığınağında bulunan 1500 yıllık fosilleşmiş insan kakası, dişi ile birlikte bütün bir çıngıraklı yılanı yiyen bir avcı toplayıcının kanıtlarını içeriyor.   Yapılan araştırmanın detayları, zehirli bir yılan dişinin, 1.500 yıl önce bir kişi tarafından sindirildiğini ve Teksas’taki bir kaya sığınağına dışkılandığını gösteriyor. Arkeolog Elanor Sonderman bu zehirli yılan dişini bulduğunda, tarihöncesi dışkılar içinde böylesine ilginç bir şey bulmayı beklemiyordu. Aksine, Tek

      , Yer: Gündem

    • Tarih Öncesi İnsan Türlerinin 7 Canlandırması

      Önceki insan türlerinin bize ne kadar benzediklerini, ne kadar farklı olduklarını hep merak ettik. Hayal gücümüzün sınırlarını zorlayan, kilden ve silikondan arkeolojik buluntulara uygun olarak şekillendirilmiş rekonstrüksiyonlar.   1- Australopithecus Afarensis (3.9 milyon – 2.9 milyon yılları arası)   http://i.hizliresim.com/LDEJza.jpg   2- Paranthropus Boisei (2.3 milyon – 1.2 milyon yılları arası)   http://i.hizliresim.com/oV9LW7.jpg   3- Australopithecus Africanus (3.03 milyon –

      , Yer: Kayıp Medeniyetler

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...