Jump to content

Antik Besin Ekmek


Önerilen Mesajlar

Çikolata parçacıklı kurabiye veya domates çorbasının aksine, ekmeğin icadı tek bir kişiye veya bir topluma indirgenemiyor, ekmek şu an bulunduğu duruma bin yıllar süren bir süreç sonucunda gelmiş.

 

2aQ392.jpg

 

Dilimli ekmeğin modern versiyonu görece yeni bir icat sayılsa da (Wonder Bread markası ilk dilimli ekmek somununu 1930’da piyasaya sürmüştü) ekmek, kökeni 22.000 yıldan daha eskiye dayanan antik bir besin.

 

2004 yılında bilim insanları günümüz İsrail’inde yer alan Ohalo II adı verilen bir kazı alanında bir sürtme taşın içinde kalmış 22.000 yıllık arpa taneleri keşfetti. Bu keşif, insanların yabani tahıl tanelerini işlediğine dair bulunan ilk kanıt niteliğinde. Ancak, Tennessee, Nashville’deki Lipscomb Üniversitesi’nden yemek tarihçisi ve Profesör Howard Miller, bu erken “ekmek” oluşturumlarının standart sandviç ekmeklerinden ziyade kaya üzerinde veya köz ateşte pişirilen öğütülmüş tohum ve tahıllardan yapılma düz çörekler şeklinde olduğunu ifade ediyor.

 

Evcilleştirilen ilk bitkiler olan ekmek tahılları, en erken Natufianlar tarafından yabanda ekilip biçilmişti. Avcı toplayıcılardan oluşan bu Mezolitik grup yaklaşık 12.500 yıl önce Orta Doğu bölgesindeki Ürdün Nehri Vadisi’nde yaşamıştı.

 

Yemek tarihçisi ve “Ekmek: Küresel bir Tarih” (Reaktion Books, 2011) adlı kitabın yazarı William Rubel, “Natufianların tamamen doğadan toplanan besinlerle beslenmeye dayanan yaşamdan besin kaynaklarının tüm yönlerini kontrol altına alan çiftçiliğe dayanan yaşama geçiş yapan ilk insanlar oldukları düşünülüyor. Natufianlar, arpayı öğütmek ve bundan ekmek yapmak için gerekli altyapıya sahipti.” diyor.

 

Miller, Natufianların bilinen en eski tarıma dayalı toplumu oluşturduklarını, tahılları iri taneli bir un elde edecek şekilde öğüttüklerini ve bundan “doğrudan köz kömür üzerinde pişirdikleri küçük, pita ekmeklerine benzer mayasız somunlar” yaptıklarını söylüyor.

 

Sonraki birkaç binyılda, tarım ve tahıl yetiştiriciliği Orta Doğu ve Güneybatı Asya üzerinde, Nil Vadisi, Mezopotamya ve İndus Vadisi’nin doğusundaki diğer avcı toplayıcı halklarla olan ticaret noktaları boyunca yayıldı.

 

Rubel, “Ekmek, devletin ve büyük siyasi birliklerin gelişimini ateşleyen evrimsel kıvılcımdı. Ekmek, üretim fazlasının birikmesine olanak tanıyarak, köylerin nihayetinde gerçek şehitlere dönüşecek şekilde büyümesini sağladı” diyor.

 

Natufianların ekmek yapmaya başlamasından en az 5.000 yıl sonra, Tunç Devri boyunca üç uygarlık hızla gelişiyor ve genişliyordu: Mısırlılar, (günümüz Irak’ında) Mezopotamyalılar ve (günümüz Pakistanın’daki İndus Vadisi’nde) Harappalılar. Antik dünyanın en büyük medeniyetleri sayılan bu üç uygarlığın tümü ekmekle besleniyordu.

 

Rubel, “Aldıkları kalorinin çoğunluğu ekmekten geliyordu. Ekmek, üretim fazlası oluşmasına olanak tanıyarak, toplumsal sınıfların gelişmesini sağladı. Ekmek ortaya çıkana kadar tam zamanlı bir esnaf sınıfı yoktu.” diyor.

 

Miller’e göre yarı evcilleştirilmiş mayayla yapılan bilinen ilk mayalı ekmek, Mısır’a ve MÖ 1000 yılına dayanıyor. Ancak, Rubel’in ifade ettiğine göre Mezopotamyalıların da mayalı ekmek yaptığına dair kanıtlar bulunduğundan, araştırmacılar arasında mayalı ekmeğin asıl kökenine ilişkin tartışmalar devam ediyor.

 

Gerçekte, mayalı ekmeğin icadının alkol tüketimiyle ilişkili olması muhtemel. Mısır Arkeolojisi dergisindeki 1994 tarihli bir araştırmaya göre Antik Mısırlılar arpayı ve gernik buğdayını hem ekşi bira hem de ekşi maya ekmek yapmak için kullanıyordu. “Antik Mısır Materyalleri ve Teknolojisi” (Cambridge University Press, 2000) adlı kitapta belirtildiğine göre Antik Mısırlılar iyice mayalanmış hamurdan biralı ekmek somunları yapıp, daha sonra bu ekmeği ufalayıp, suyla elekten geçirip fermente ederek bira yapmış olabilir.

 

Miller, “Bira sıvı ekmektir. İkisinin de içinde aynı malzemeler var-su, tahıl, maya- sadece bu malzemeler farklı oranlarda” diyor.

 

İnsanların tahılları sürtme taşlar arasında ezmesiyle başlayan ve bazlamaya benzer ilk formundan bugün bildiğimiz süpermarketlerde satılan paketli ve dilimli formuna kadar gelişim gösteren ekmek toplumla birlikte evrimleşti.

 

Perrin Margaryan

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Similar Topics

    • Antik Yunan Olimpiyatlarında “Kara Büyü”

      Antik Olimpiyat oyunları başlamadan önce Yunanistan’ın en iyi sporcuları Zeus heykelinin önünde toplanırdı. Heykelin ayaklarının önünde, rahipler tarafından ritüeli yerine getirmek üzere kurban edilen bir yaban domuzunun eti bulunurdu. Sporcular, şimşek tanrısının intikam dolu taş bakışları üstlerindeyken kuraldışı bir hareket yapmayacaklarına, hakemlere rüşvet vermeyeceklerine, rakiplerini sabote etmeyeceklerine ve en önemlisi kara büyü kullanmayacaklarına dair yemin etmek zorundaydılar. Olymp

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • Antik Yunan’da Büyü

      Yunanlar için büyücülük (mageia ya da goeteia), büyülü sözler ve uğursuz dualar (epoidai), lanetli tabletler (katadesmoi), iyileştirici ilaçlar ve ölümcül zehirler (pharmaka), muskalar (periapta) ve güçlü aşk iksirlerini (philtra) içeren kapsamlı bir konuydu. Antik dünyada büyü, batıl inanç, din, bilim ve astroloji arasındaki ayrım, modern dünyada olduğu gibi belirgin değildi. Bu gizemli, kapsayıcı büyü sanatı, insanların günlük yaşamlarında kendilerine yardımcı olmalarını ve mutluluklarına ket

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • Antik Roma’da Fahişelik

      Romulus ve Remus’un analarına çobanlar Lupa diyorlardı. Lupa kelimesi ise hem dişi kurt hem de fahişe anlamındaydı. Ancak günümüzde fahişe kelimesinin anlamı Roma Dönemindeki anlamı ile aynı değildir. Çünkü bugünkü anlamından, fahişe denince saygınlığını yitirmiş düşmüş kadın akla geliyor. http://arkeopolis.com/wp-content/uploads/romus-ve-romulus.jpg     Fahişeler, yüzlerindeki ağır makyaj, bağlı olmayan saçları ve Augustus döneminde zina yapan kadınların da giymek zorunda oldukları giyisileri

      , Yer: Dinler ve İnanışlar

    • Antik Çağ Simyasının Rönesans İzdüşümleri: Sanat ve Bilim Bağlantısı

      [h=2]Antik Çağda Sanat [/h]Öncelikle antik dönemlerde sanat, bilim ve dinin birbirinden çok kesin bir şekilde ayrılmadığını, ancak bugün bizim keskin bir tanım getirme arzularımızdan kaynaklanan bir zaruret ve/veya bir keyfiyet olduğuna deyinmek gerekmektedir. Kelimelerin kökenlerinde bile şaşılacak derecede bu gün ayrı tutulan kavramlar barındırırlar ve bu tekliğin içindeki çokluk bile yeterince konuya hakim olunmasını zor kılar. Aynı durum sanat içinde geçerlidir. Dinsel bir tiyatro, kutsal bi

      , Yer: Simya

    • Antik Mısırın Özel Tütsüsü Kapet Yapımı

      Antik Mısırın Özel Tütsüsü Kapet Yapımı Bloga yazidigim son mesajım bana bir kaç yıl önce yaşadığım eski bir olayi dusunmeme sebep oldu. Mısır Tanrılarına saygı gösterirken ritüellerinin çoğunda kullandığım kapet için bu tarifi hatırladım. Yeniden paylaşmaya degecegini dusundum. Yunan kifesi tarafından da bilinen Kapet, eski Mısır'da popüler olan bir tütsü türüdür. Her bir madde için doğru tercümeyi bilmediğimiz için çoğu tamamlanmamış olsa da, oldukça birkaç tarif ve üretim yöntemleri bize ul

      , Yer: Neo-paganizm & Wicca

Arka Oda

Arka Oda

    Chat izniniz bulunmuyor
    ×
    ×
    • Yeni Oluştur...